Bugünkü (2 Aralık 2016) FETÖ haberleri

0

‘Gülen ve Papa görüşmesine aracılık edeni duyduğunuzda yer yerinden oynayacak’

Darbe Komisyonunda AK Partili Selçuk Özdağ, Fetullah Gülen ve Papagörüşmesine kimin aracı olduğunu bildiğini savundu. Özdağ,”Dışişleri Bakanlığı ve Vatikan’dan bunun sorulmasını istiyorum. Hangi parti ile ilişkisi vardır bunu biliyorum. Çok önemli bir isimdir Türkiye’de yer yerinden oynayacaktır” iifadelerini kullandı.
TBMM 15 Temmuz ve FETÖ / PDY Darbe Girişimini Araştırma Komisyonunda CHP’li komisyon üyesi Aytun Çıray MİT Müsteşarı Hakan Fidan ve Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar’ın komisyonda dinlenmesi için oylama talebinde bulunacağını bildirdi. Aytun Çıray, 15 Temmuz’un aydınlatılması için Fidan ve Akar’ın komisyona gelmesi gerektiğini vurgulayarak, iki ismin davet edilmesinin zorunlu olduğunu bildirdi. Aytun Çıray “Sayın Fidan’a 15 Temmuz akşamı saat 21.25’te Beştepe’de TİKA’daki bir arkadaşının yaş günü topantısına katılıp katılmadığını, Ayrıca darbeden sonra ailesini başka bir ülkeye götürüp götürmediğini, Başbakanla son bir- bir buçuk aydır görüşüyor mu ,görüşmüyor mu onu soracağız “diye konuştu.

MHP’li komisyon üyesi Mehmet Erdoğdu ise MİT müsteşarı, kuvvet komutanları ve Genelkurmay Başkanının ve darbenin mali ayağıyla ilgili bilgi verecek kişilerin komisyona getirilmesini talep etti.

ERDOĞDU:KOMİSYONA PAPA’YI DA ÇAĞIRALIM

AK Partili komisyon üyesi Selçuk Özdağ, Fetullah Gülen’in Türkiye’yi terk etmeden önce Papa ile görüşmesine kimin aracılık ettiğinin Dışişleri Bakanlığına sorulmasını talep etti. CHP’li Aykut Erdoğdu ise “Papayı da çağıralım o zaman komisyona” deyince Özdağ “Papa öldü kardeşim, lütfen sulandırmayın” diye yanıt verdi. Erdoğdu ise “Yeni Papa’yı çağırırız” dedi.
Selçuk Özdağ ile Aykut Erdoğdu arasındaki diyalog şöyle devam etti:” Selçuk Özdağ: Lütfen dinleyin bu görüşmeye kimin aracı olduğunu duyunca çok şaşıracaksınız. Aracıyı biliyorum. Bunun sorulmasını istiyorum Dışişleri Bakanlığı ve Vatikan’dan. Hangi parti ile ilişkisi vardır bunu biliyorum. Çok önemli bir isimdir Türkiye’de yer yerinden oynayacaktır. O zaman görüşeceğiz Aykut Bey kimin olduğunu görünce. Aykut Erdoğdu: Sayın Davutoğlu’na da soralım. Olayı sulandırıyorsunuz. Papa’yı da davet edelim. Selçuk Özdağ: Ayrıca Kılıçdaroğlu 17-25 Aralık öncesinde Amerika’ya gitmiştir. Dışişleri Bakanlığına soralım. Kılıçdaroğlu’nun hangi enstitüleri ziyaret edip etmediğini, bu enstitülerin Gülen ile ilgisi olup olmadığını , Sayın Kılıçdaroğlu’nun katıldığı toplantılarda FETÖ ’den arananlar var mıdır? Bunların sorulmasını istiyoruz. Ayrıca kaç CHP milletvekili 17-25’ Aralık’tan sonra Gülen’in televizyon kanallarına çıkarak destek vermişlerdir. Bunları da ortaya çıkarılım. Aykut Erdoğdu: Liderlerin Gülen ile ilişkilerini araştıralım. Erdoğan’ın, Bahçeli’nin, Demirtaş’ın da bütün liderlerin Gülen’le irtibatını araştıralım.”

OYLAMA YAPILMADI

Aykut Erdoğdu Fidan ve Akar’ın komisyona davet edilmesi konusunda oylama yapılmasını yineleyince komisyon başkanı Reşat Petek “Hayır oylamayacağız. Çünkü süreç devam ediyor. Şu anda gündemimiz bellidir. Konuyu dinleyeceğiz. Şu anda gündeme geçmemiz gerekiyor. ” dedi. Aytun Çıray ise “Bizim önergemizi onaylayıp onaylamama hakkınız yok. Önergemiz hukuka aykırı olarak oylanmamıştır ” diye tepki gösterdi.

Kaynak: Hürriyet ve Star ve Akit

Darbe girişiminin kritik ismi Başçavuş Pahsa her yerde aranıyor

Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) 15 Temmuz’daki darbe girişimi sırasında sivil kıyafetlerle Genelkurmay Başkanlığında görülen, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar’ın 27 Mayıs’ta emekliye ayrılan emir astsubayı Başçavuş Serhat Pahsa’nın, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında aranmasına devam ediliyor.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca FETÖ’nün darbe girişimine ilişkin soruşturmada, Genelkurmay Başkanlığından alınan görüntü kayıtlarında komutanları derdest eden askerler arasındaki sivil kıyafetli bir kişi dikkati çekti.

Rütbeli askerlere emirler verdiği görülen bu kişinin, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar’ın 27 Mayıs’ta emekliye ayrılan emir astsubayı Başçavuş Serhat Pahsaolduğu tespit edildi.

Genelkurmay Başkanlığına gönderilen MİT raporlarında FETÖ mensubu olduğu öne sürülen Pahsa’nın, 1 Ağustos’taki Yüksek Askeri Şura (YAŞ) toplantısında emekliye sevk edileceğini anladığı, bunun için de YAŞ’ı beklemeden mayıs ayında emekliye ayrıldığı öğrenildi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, cuntacı astsubayları organize eden ekipte kilit konuma sahip olduğu belirlenen ve darbe girişiminin ardından firar eden Serhat Pahsa’nın fotoğraflarını basına dağıttı.
Pahsa’nın adı, Orgeneral Akar’ı dinleyen itirafçı Levent Türkkan ve Gökhan Eski’nin ifadelerinde de yer almıştı. Genelkurmay eski Başkanı Necdet Özel’i makam odasına ses kayıt cihazı koyarak dinlediklerini itiraf eden Türkkan, Akar’ın emir subayı olduktan sonra dinleme işini bıraktığını belirtmiş, “Dinleme işini Serhat Pahsa ve soyadını bilmediğim ‘Şener’ isimli başçavuşlara yaptırdıklarını öğrendim.” diye ifade vermişti.

Öte yandan, darbeci askerlerin aynı anda cep telefonlarına gelen mesajlara baktıkları da görüntüye yansıdı. Bu durumun darbecilerin “Bylock” ve “Eagle” programlarını kullandıklarını ortaya koyduğu belirtildi.

Darbecilerin aynı anda telefonlarına gelen mesajları okudukları anın, TRT’deki sözde darbe bildirisinin okunduğu saate denk geldiği de savcılıkça tespit edildi.

Kaynak: Hürriyet

‘TMSF’nin satışa çıkaracağı inşaat şirketlerinin başlamamış projeleriyle ilgilenebiliriz’

Ağaoğlu Şirketler Grubu Başkanı Ali Ağaoğlu, FETÖ/PDY ilişkisi iddiasıyla Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na (TMSF) devredilen ve satışa çıkarılacak inşaat şirketleriyle şartlara bağlı olarak ilgilenebileceklerini; ancak bu şirketlerin başlamış ya da bir kısmı tamamlanmış değil, henüz başlamamış projelerine yatırım yapabileceklerini söyledi.
TMSF, FETÖ/PDY’ye dönük soruşturma kapsamında 500’den fazla şirketin yönetimini devralmıştı. TMSF’ye devredilen şirketler arasında inşaat şirketleri Dumankaya ile Fi Yapı da bulunuyordu.

Özellikle inşaat sektöründe yaşanan kayyum atamaları tüketiciler tarafından tedirginlikle karşılanmıştı. Hükümet yetkilileri daha sonra yaptıkları açıklamalarda tüketicinin bu durumdan etkilenmeyeceğini söylemişlerdi.

TMSF Başkanı Şakir Ercan Gül, Ekim ayında konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Bu işletmeler el konulduğunda tasfiye edilmeyecek, faaliyetlerine devam edecek belki üçüncü bir ele geçecek. Dolayısıyla bu işletmelerle iş yapanlar açısından bir tedirginlik olmasına gerek yok… Bu işletmelerle ilgili bir envanter çalışması yapılıyor. Değerleme sonucunda bir ihale sürecine gireceğiz” demişti.

Bu kapsamda TMSF, 674 Sayılı KHK uyarınca satışa konu varlıkların satış işleminde Türkiye Sınai Kalkınma Bankası (TSKB), Vera Varlık ve Garanti Yatırım’ı yatırım danışmanı olarak görevlendirdi.

Reuters’ın Ağaoğlu Grubu’nun söz konusu şirketlerle ilgilenip ilgilenmeyeceği ile ilgili sorusu üzerine Ağaoğlu, “Şirketler satışa çıktığında bakabiliriz. Şartları ve detayları görmemiz gerekiyor. Ancak bu şirketlerin sadece henüz başlamamış projeleriyle ilgilenebiliriz” dedi ve ekledi:

“Ağaoğlu markası olarak yaptığımız projelerde kendi standartlarımız var. Bu standartları başlamış, bir kısmı tamamlanmış bir projede uygulamamız zor. Bu nedenle sadece başlamamış projelerle ilgileniriz.”

Ağaoğlu’nun inşaatı devam eden mevcut projeleri arasında Maslak’ta Maslak 1453, Ataşehir’de ise My Newwork bulunuyor.

Kaynak: Hürriyet

Köşe yazısından gözaltına

DOĞAN Holding Ankara Temsilcisi Barbaros Muratoğlu, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü bir soruşturma kapsamında dün sabah gözaltına alındı.
Başsavcılığın gözaltı ve arama talimatı üzerine Ankara TEM ekipleri, Muratoğlu’nun evine dün sabah saat 06.00 sıralarında giderek, arama yaptı. Yaklaşık iki saat süren aramadan sonra Muratoğlu gözaltına alındı ve evdeki bilgisayarların kopyası alındı.

Demiryolları Hastanesi’nde sağlık kontrolünden geçirilen Muratoğlu, saat 13.40’ta polis ekibi tarafından uçakla Ankara’dan İstanbul’a getirildi. Muratoğlu, VatanCaddesi’ndeki İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’nde ifade verecek.

Akşam Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Murat Kelkitlioğlu, 24 Kasım’daki köşe yazısında Muratoğlu’nun FETÖ ile ilişkisi olduğunu iddia etmişti. Kelkitlioğlu’nun bu iddiasını Takvim gazetesi de tekrarlamıştı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Akşam ve Takvim gazetelerindeki bu iddiaları ihbar kabul ederek soruşturma başlattığı ve gözaltı kararı verdiği öğrenildi.

Kaynak: Hürriyet ve Akşam ve Yeni Şafak ve Takvim

Doğan Grubu’ndan açıklama: FETÖ’nün mağduruyuz

DOĞAN Grubu’na operasyon yapıldığı yönündeki iddialar üzerine Kurumsal İletişimden Sorumlu Başkan Yardımcısı Ahter Kutadgu imzasıyla bir açıklama yapıldı. Doğan Grubu adına yapılan açıklama şöyle:
“28 yıldır Grubumuz bünyesinde çeşitli görevlerde bulunan ve çalışkanlığıyla takdirimizi kazanarak son 2 yıldır da Doğan Holding Ankara Temsilcisi olarak görev yapan arkadaşımız Barbaros Muratoğlu hakkında bir soruşturmanın başlatıldığını öğrendik. Soruşturmanın niteliği ve detayları hakkında şu anda yeterli bilgiye sahip değiliz. Süreci yakından takip etmekteyiz. Bu soruşturmayı fırsat bilen bazı medya organlarının Doğan Grubu’na operasyon yapıldığı şeklinde yalan haberler yaptığını görmekteyiz.

KUMPASLARA MARUZ KALDIK
Geçmişte, başta haksız vergi cezaları olmak üzere FETÖ’nün kumpaslarına maruz kaldığı için ağır bedeller ödemiş ve bu örgüt unsurlarının bazı önemli davalardaki hukuk dışı uygulamalarına karşı çıkarak, yayınlarıyla bunları deşifre etmiş olan Grubumuzun söz konusu yasadışı yapı ile hiçbir ilişkisinin olamayacağı açıktır. Bu gerçeğe rağmen Ankara Temsilcimiz Barbaros Muratoğlu ile ilgili yapılan yayınlar Grubumuz aleyhine bir karalama ve çarpıtma kampanyasına dönüştürülmek istenmektedir.

MİLLETİMİZİN YANINDAYIZ
58 yıldır iş hayatında ve 40 yıldır da medya sektöründe var olan köklü Doğan Grubu, her türlü teröre ve terör örgütlerine karşı devletimizin ve milletimizin yanındadır. Sayın Cumhurbaşkanımızın ifadesi ile ‘at izinin it izine’ karıştırılmaya çalışıldığı bir ortamda yüce yargımızın suçlular ile suçsuzları birbirinden ayıracak deneyim ve basirete sahip olduğuna inanıyoruz. Kamuoyunun bilgisine saygı ile sunarım.”

Kaynak: Hürriyet ve Sabah

Başbakan’a anlatmış: Albay başüstüne demiyor

BAŞBAKAN Yıldırım, TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi Toplantısı’nda yaptığı konuşmada Türk Silahlı Kuvvetleri’ndeki FETÖ yapılanmasına da değindi. Yıldırım şunları söyledi:
“Bana Genelkurmay Başkanı anlatıyor, ‘Albaya talimat veriyorum albayda çıt yok. Adam bir şey söylemiyor, başüstüne falan demiyor.’ Merak ettim niye öyle yaptın? Astsubay abisi oymuş meğer. Astsubaydan onay alırsa peki komutanım yapayım diyormuş. Böyle bir anlayış olur mu? Bu çok tehlikeli bir örgüttür. Bundan sonra temizlenme sürecidir. Ama bu süreç çok kısa olmayacak.”

Kaynak: Hürriyet

FETÖ’den açığa alındı intihar etti

HATAY Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil ve Denetleme Şube Müdürlüğü’nde görevli olan ve FETÖ/PDY soruşturması kapsamında gözaltına alınıp adli kontrol şartıyla serbest bırakılan polis memuru Hasan Hüseyin Can (46) önceki akşam beylik tabancasıyla intihar etti.
Can’ın cenazesi memleketi Niğde’ye gönderildi.

Kaynak: Hürriyet

Adil Öksüz’ün kuzeni yurtdışına kaçarken yakalandı

Mehmet CANDAN / İZMİR, (DHA)- İZMİR’de, Fethullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması’na (FETÖ/PDY) yönelik polisin düzenlediği operasyonda örgütün ‘Hava kuvvetleri imamı’ olduğu belirtilen Adil Öksüz’ün kuzeni Zübeyir Öksüz havalimanında yurtdışına kaçmaya çalışırken yakalandı.
İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerinin İzmir merkezli, İstanbul, Iğdır, Muğla ve Kütahya’da FETÖ/PDY’nin sözde ‘Bornova eyaleti’nde örgüt adına faaliyet gösteren ve kapatılan Çalışkan Girişimci İş Adamları Derneği, Helezon Gençlik ve Spor Derneği ile Mersinli Yeni Mahalle Cami Yaptırma Yaşatma Sosyal Yardımlaşma ve Kültür Derneğine yönelik bu sabah yaptığı operasyonda örgütün Hava Kuvvetleri İmamı olduğu iddia edilen firari Adil Öksüz’ün kuzeni Zübeyir Öksüz’ün de yakalandığı ortaya çıktı.
İzmir’de yaşayan Zübeyir Öksüz’ün sabah baskın yapılan Helezon Gençlik ve Spor Derneği’nde yöneticilik yaptığı ve İzmir Adnan Menderes Havalimanı’nda yurt dışına kaçmak isterken yakalandığı bildirildi. Örgütün kriptolu haberleşme sistemi ‘ByLock’ kullanıcısı olduğu da öğrenilen Zübeyir Öksüz sorgulanmak üzere emniyete getirildi.

Kaynak: Hürriyet ve Sabah ve Türkiye

Galatasaraylı 3 eski futbolcu için 15 yıl hapis istemi! Hakan Şükür’ün dosyası ayrıldı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, FETÖ’nün futbol ayağına ilişkin soruşturmada, Galatasaraylı eski futbolcular İsmail Demiriz, Arif Erdem ve Uğur Tütüneker hakkında “silahlı terör örgütü üyeliği” suçundan 5 yıldan 15 yıla kadar hapis istemiyle iddianame hazırlandı. Savcılık, Hakan Şükür hakkındaki dosyayı ise ayırarak yetkisizlik kararıyla Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderdi.
İstanbul Cumhuriyet başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu tarafından Fetullahçı Terör Örgütü’nün futbol ayağına yönelik 3 eski futbolcu hakkında yürütülen soruşturma tamamlandı.

Savcı Mehmet Şenay Baygın tarafından hazırlanan 92 sayfalık iddianamede, şüpheli Arif Erdem’in firari, İsmail Demiriz’in tutuklu olduğu, Uğur Tütüneker hakkında ise adli kontrol tedbiri bulunduğu hatırlatıldı.

Şüphelilerden Arif Erdem’in, FETÖ’nün kriptolu haberleşme programı Bylock kullanıcısı olduğunun tespit edildiği ve örgütün futbol ayağının önemli adamlarından biri olduğuna yer verilen iddianamede, soruşturma kapsamında dinlenen bazı tanıkların ifadeleri dikkat çekti.

FUTBOL GÜLEN TARAFINDAN ÖZELLİKLE SEÇİLDİ
FETÖ’nün silahlı kanadının yanında paralel devlet yapılanması şeklinde örgütlendiği için devletin her alanında olduğu gibi toplumu ilgilendiren yaşam alanlarında da örgütlenme içerisine girdiği belirtilen iddianamede, özellikle spor anlamında futbolun en popüler spor dalı olması, asıl amacının dışında farklı baskı aracı olarak kullanmaya elverişli olması nedeniyle bu alanın örgüt elebaşı Fetullah Gülen tarafından özellikle seçildiği vurgulandı.

ASIL AMAÇ KULÜPLERİ ELE GEÇİRMEK
Örgütün asıl amacının yıllık bütçeleri milyon dolarları bulan, çok sayıda insanla taraftarlık bağı bulunan büyük kulüpleri ele geçirmek olduğuna değinilen iddianamede, “Bu nedenle kendilerine engel teşkil ettiğini düşünen kişi ve kuruluşlara karşı her türlü hukuk dışı yolu emniyet ve yargı kurumlarında bulunan örgüt elemanlarında kumpas kurularak ortadan kaldırmaya çalışmışlardır” ifadelerine yer verildi. İddianamede, özellikle şike kumpas olarak bilinen davanın planın en önemli göstergesi olduğu belirtildi.
HAKAN ŞÜKÜR’ÜN DOSYASI AYRILDI
Şüpheli Hakan Şükür hakkında ise, önceden Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı’nda soruşturma yapıldığı ve bu nedenle Şükür hakkındaki dosyanın ayrılarak yetkisizlik kararıyla Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderildiği ifade edildi.

Futbol dünyasından 3 şüpheli hakkında “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan 5 yıldan 15 yıla kadar hapis istemiyle hazırlana iddianame Başsavcılık tarafından onaylanarak, Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi.

İddianamede, soruşturma aşamasında ifadesi alınan ve futbol dünyasının eski imamlarından olduğu öne sürülen Said Alpsoy’un Emre Belözoğlu ile ilgili beyanlarına da yer verildi.

Belözoğlu’nun 2000’li yıllarda kendisini arayarak, “FETÖ’den gizli 1’inci ligtakımlarındakileri toplayıp İslami bilgi verelim. Allah’a karşı kendimi sorumlu hissediyorum. Ama FETÖ ile bu tarz işler yapılamaz. Onlar bu işi paraya dökmüş” dediğini belirten tanık Alpsoy, bu talebi gerçekleştiremediklerini, birkaç hafta sonra ise Belözoğlu’nun kendisiyle irtibatı kestiğini söyledi.

Kaynak: Hürriyet ve Sabah ve Takvim

Edirne’de FETÖ’nün 5 ‘bürokrat abisi’ gözaltına alındı

Engin ÖZMEN-Ali Can ZERAY/EDİRNE,(DHA) – EDİRNE’de FETÖ/PDY soruşturması kapsamında, örgütün eğitim kurumlarda farklı zamanlarda görev yapan ve kentteki üst düzey bürokratların ‘abisi’ olduğu öne sürülen 1’i kadın 5 şüpheli gözaltına alındı.
Edirne Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi ekipleri, FETÖ/PDY soruşturması kapsamında örgütün eğitim kurumlarında farklı zamanlarda görev yaparken, kentteki üst düzey bürokratların ‘abisi’ olduğu belirlenen C.Y., S.S., A.K., E.Y. ve kadın S.Y.’yi gözaltına aldı. Evlerinde de arama yapılan şüpheliler emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Polis ekipleri yaptığı incelemede, şüphelilerin örgüt içerisinde haberleşmeyi sağlayan cep telefonu uygulaması ‘ByLock’ programını kullandıklarını, Bank Asya’da hesapları olduğunu ileri sürüldü.
BANKA HESABINA ALTINLI SAVUNMA
İfadelerinde suçlamaları kabul etmeyen ve ByLock kullanmadıklarını öne süren şüphelilerden C.Y., Zaman Gazetesi aboneliği sorulduğunda öğretmenliği döneminde abone olmuş olabileceğini ancak tam olarak hatırlamadığını söyledi.
Bank Asya’daki yüklü miktardaki parayı ise düğününden kalan altınları bozdurduğunu söyleyerek savunan C.Y., “Hatırladığım kadarıyla düğünden kalan altınları hırsızlık korkusuyla Bank Asya’ya yatırdığım dönem olabilir. Bu miktar da yaklaşık 110 bin lira civarında. Bu bankaya bunun dışında yüklü miktarda yatırmam olmadı. Ben yapılan suçlamaları kabul etmiyorum. FETÖ/PDY terör örgütü yada hiç bir terör örgütü ile bağlantım yoktur” dedi.

Kaynak: Hürriyet

25 Aralık Soruşturması’nda kumpas davası…

Ümit TÜRK/İSTANBUL, (DHA) FETÖ’nün takipsizlikle sonuçlanan 25 Aralık soruşturmasında usulsüzlükler yaptığı iddiasıyla firari sanık Fetullah Gülen ile eski emniyet müdürü Yakub Saygılı’nın da aralarında bulunduğu 7’si tutuklu 69 sanığın yargılandığı davanın 12’nci duruşması yapıldı. Mahkeme Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım’ın da aralarında bulunduğu eski bakanlar ve iş adamlarının yer aldığı 32 ismin suçtan zarar gördükleri gerekçesiyle davaya katılma taleplerini kabul etti.
FETÖ’nün “25 Aralık soruşturması”nda usulsüzlükler yaparak Suudi iş adamı Yasin El Kadı ile iş adamları Fatih Saraç, Latip Topbaş, Nihat Özdemir, Orhan Cemal Kalyoncu ve Faruk Kalyoncu’nun da bulunduğu işadamlarına kumpas kurdukları iddiasıyla, Fetullah Gülen ve eski Emniyet Müdürü Yakub Saygılı’nın da arasında bulunduğu 7’si tutuklu 69 sanığın yargılandığı davanın 12’nci duruşması yapıldı.
İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya, tutuklu sanıklar eski emniyet müdürleri Yakub Saygılı ile Kazım Aksoy, İbrahim Şener, Arif İbiş, Mehmet Habip Kunt, Mehmet Fatih Yiğit, Mustafa Demirhan ile 14 tutuksuz sanık katıldı. Başka suçtan tutuklu 3 sanığın da hazır bulunduğu duruşmada, müştekileri avukatları temsil etti.
DELİLLERİ İNCELEDİKTEN SONRA SAVUNMA YAPMAK İSTEDİLER
Duruşmada beyanı sorulan tutuklu sanıklar, davanın delilleri olan HTS ve log kayıtları, bilgisayar imajları, harddisk örnekleri, CD ve DVD örneklerinin kendilerine verilmesini talep ederek, bu delilleri inceledikten sonra savunma yapacaklarını söyledi. Tahliye talep eden tutuklu sanıklardan İbrahim Şener, “Şu ortamda kimsenin kaçabileceğini zannetmiyorum. Zaten herkesin gözü üzerimizde ve kimse de kaçmaz” dedi.
“DELİLLER SANIKLARA VERİLSİN Kİ SAVUNMALAR YAPILSIN”
Beyanı sorulan tutuklu sanıklardan Yakup Saygılı ve Kazım Aksoy’un avukatı Muammer Aydın, heyet üyelerinin sürekli değiştiğini ve bir avukat olarak böyle bir mahkemede yargılanmak istemeyeceğini belirtti. Avukat Aydın, “Çünkü burada yargılanmak peşin hüküm demek. Adil yargılanmadan bahsetmek mümkün değil. Gücü elinde bulunduranlar gücün hukukunu kullanıyorlar. Deliller sanıklara verilsin ki savunmalar yapılsın. Müvekillerimin tahliyesini istiyorum” diye konuştu.
TAHLİYE TALEPLERİ REDDEDİLDİ
Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanıklara isnat edilen suçların kanunda ön görülen cezanın kaçma şüphesi doğuracağı gerekçesiyle, tutuklu sanıklar Yakub Saygılı, Kazım Aksoy, İbrahim Şener, Arif İbiş, Mustafa Demirhan, Mehmet Habip Kunt ve Mehmet Fatih Yiğit’in tahliye taleplerini reddederek tutukluluk hallerinin devamına karar verdi.
TUTUKSUZ SANIKLARIN İDDİANAME VE EKLERİNİN VERİLMESİ TALEBİ KABUL EDİLDİ
Mahkeme, tutuksuz sanıkların kaleme müracaat etmeleri halinde iddianame ve eklerinin verilmesi talebini kabul ederken, tutuksuz sanıkların ses kaydına ilişkin CD’lerin verilmesi talebini ise CMK uyarınca reddetti. Firari sanıklar Fetullah Gülen ile Sinan Dursun’un ise gıyabında tutukluluk hallerinin devamına karar verildi.
CUMHURBAŞKANI VE BAŞBAKAN DAHİL 32 İSMİN DAVAYA KATILMA TALEBİ KABUL EDİLDİ
Mahkeme ayrıca, suçtan zarar gördükleri gerekçesiyle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Binali Yıldırım, eski Başbakan Ahmet Davutoğlu, Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, Enerji Bakanı Berat Albayrak, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, MİT Müsteşarı Hakan Fidan, eski bakanlar, Egemen Bağış, Zafer Çağlayan, Erdoğan Bayraktar, Taner Yıldız, Hayati Yazıcı, Ömer Dinçer, Mahir Ünal, Yalçın Akdoğan, Ak Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, İşadamları Abdulkerim Çay, Usame Kutup, Cengiz Aktürk, Hasan Dağcı, Cemal Kalyoncu, Ömer Faruk Kalyoncu, Latif Topbaş, Abdullah Tivnikli, Avni Çelik, Oğuzhan Boyacı,Turgut Simitçioğlu, Bilal Erdoğan, Serhat Albayrak’ın davaya katılma taleplerini kabul etti. Duruşma ertelendi.
İDDİANAMEDEN
İddianamede, Gülen, Sinan Dursun, eski emniyet müdürleri Yakub Saygılı, Kazım Aksoy ve Hamza Tosun’un da aralarında olduğu 67 sanığın, “cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen ya da tamamen engellemeye teşebbüs” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Kaynak: Hürriyet

Karlıova Askerlik Şube Başkanı Üsteğmen, FETÖ’den gözaltına alındı

Serkan BİNGÖL/KARLIOVA (Bingöl), (DHA)- BİNGÖL’ün Karlıova Askerlik Şube Başkanı Üsteğmen E.F.Ö., Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü FETÖ/PDY soruşturması kapsamında gözaltına alındı.
Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen FETÖ/PDY soruşturması kapsamında hakkında yakalama çıkarılan ve aranan Bingöl’ün Karlıova ilçesi Askerlik Şube Başkanı Üsteğmen E.F.Ö., Karlıova Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı ekipler tarafından gözaltına alındı. E.F.Ö.’nün evinde yapılan aramada bulunan dijital verilere el konuldu. E.F.Ö. Erzurum Emniyet Müdürlüğünden gelen polis ekibine teslim edildi.

Kaynak: Hürriyet

Adana’da FETÖ operasyonu: 7 hakim ve savcı gözaltında

ADANA’da Fethullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması’na (FETÖ/PDY) yönelik operasyonda, 7 hakim ve savcı gözaltına alındı.
Adana Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen FETÖ/PDY soruşturması kapsamında örgütle ilişkisi olduğu iddia edilen çok sayıda hakim ve savcının adresine Terörle Mücadele (TEM) şube ekiplerince operasyon düzenlendi.

Gece saatlerinde gerçekleşen operasyonda, 7 hakim ve savcı gözaltına alındı.

Şüpheli hakim ve savcılar, sağlık kontrolünden geçirildikten sonra EmniyetMüdürlüğü’ne götürüldü.

Kaynak: Hürriyet ve Star ve Akşam

Kurmay Albay Kurtoğlu: “Başbakanlık binasının dinlenmesi talep edildi, yapmayınca herşey ondan sonra başladı”

Kurmay Albay Kurtoğlu: “Başbakanlık binasının dinlenmesi talep edildi, yapmayınca herşey ondan sonra başladı”
Nursima KESKİN/ ANKARA,(DHA)-FETÖ’nün kumpas mağduru olan ve terfilerini alamayan İstanbul İl Jandarma Komutanı Kurmay Albay Hüseyin Kurtoğlu “2011’de yaptığımız bir soruşturma vardı, 17-25 Aralık’ın altında imzası olan savcılardan biriyle karşı karşıya geldik. Bizlere yaptırmak istedikleri konuyu yapmayacağımızı ifade ettik, her şey ondan sonra başladı. Bir hafriyat yolsuzluğu araştırması yaparken başbakanlık binasının santralinin dinlenmesi talep edildi bizden. Mahkeme kararının içinde bunu geçmişler bilgimiz dışında. Bizde son anda Jandarma Genel Komutanlığı adıyla TİB’e bildireceğimiz sırada fark ettik ve durdurduk. Mahkeme kararı çıkarmışlar bu konuda. Sonra yanlışlık olmuş diye yeni karar çıkardılar” diye açıkladı

“KÖPRÜDE JANDARMA PERSONELİ YOKTU”

TBMM 15 Temmuz ve FETÖ/ PDY Darbe Girişimini Araştırma Komisyonu bugün İstanbul İl Jandarma Komutanı Kurmay Albay Hüseyin Kurtoğlu’nu dinledi. Hüseyin Kurtoğlu, darbe girişimi gecesi İstanbul’da Boğaz Köprüsünde tek bir jandarmanın bile bulunmadığını kaydederek “Burada jandarma görev almadı. Bu bölgede darbe teşebbüsüne kalkışan birlik bazında tek bir jandarma birimi darbeye iştirak etmemiştir. Köprüde hiçbir jandarma personeli yoktu üzerlerinde askeri kamuflaj kıyafetleri var. Jandarmanın asayiş kıyafeti farklıdır, kamuflaj değildir. Askerlik yapanlar bilirler her arabanın plakasında farklı kodlar vardır. Zaten orada askerliğini yapanlar onların jandarma olmadığını gördü. Jandarma algısı oradaki medya kuruluşlarının biri bir ilçeden malzeme getirmek üzere gelen jandarma aracının görülmesi ve jandarma diye tarif edilmesiyle ilgili. Oysa orası jandarma bölgesi değil. O saatte orada görülüyor jandarma aracı, malzeme götürüyor” diye konuştu.

“BAŞBAKANLIK SANTRALİNİ DİNLEMEMİZİ İSTEDİLER, REDDEDİNCE KUMPAS KURULDU”

Hüseyin Kurtoğlu, FETÖ’nün kumpasları sonucu 3 ayrı soruşturma geçirdiğini, terfisinin engellediğini anımsattı. Kurtoğlu 2011’de bir hafriyat yolsuzluğu araştırması yaparken başbakanlık binasının santralinin dinlenmesinin talep edildiğini, bunu kabul etmeyince hakkında uydurma suçlarla soruşturma başlatıldığını bildirdi. Davaların hepsinden beraat ettiğini belirten Kurtoğlu şunları kaydetti: “2011’de yaptığımız bir soruşturma vardı, 17-25 Aralık’ın altında imzası olan savcılardan biriyle karşı karşıya geldik. Bizlere yaptırmak istedikleri konuyu yapmayacağımızı ifade ettik, her şey ondan sonra başladı. Bir hafriyat yolsuzluğu araştırması yaparken başbakanlık binasının santralinin dinlenmesi talep edildi bizden. Mahkeme kararının içinde bunu geçmişler bilgimiz dışında. Bizde son anda Jandarma Genel Komutanlığı adıyla TİB’e bildireceğimiz sırada fark ettik ve durdurduk. Mahkeme kararı çıkarmışlar bu konuda. Sonra yanlışlık olmuş diye yeni karar çıkardılar. Jandarma genel komutanına şifai hakaret şeklinde bir ses kaydı üretildi hakkımda. Ses kaydı ile ilgili jandarma TIR’ları laboratuvarından TÜBİTAK’tan manipülasyon yoktur raporu alındı. Oysa bağımsız bilir kişiler manipülasyonun varlığını ortaya koydular. Bilgisayardaki kelimeleri nasıl word dosyasında kesip yapıştırılabiliyorsa bize de sesleri de böyle bölüp parçalayabilir ve eğer çok usta ehil kişiler yaparlarsa bunu bugün ki teknoloji ile bunu tespit etmeniz bile mümkün olmayabilir.”

“FETÖ TEMİZLENDİKTEN SONRA KURUMLAR ARASI İSTİHBARAT SIHHATLİ ÇALIŞMAYA BAŞLADI”

Hüseyin Kurtoğlu, kurumların istihbarat birimlerine ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “İstihbarat kurumları arasında uyumsuzluk var mıdır derseniz kurumlar arasındaki işbirliği sıhhatli çalışmaya başladı FETÖ temizlendikten sonra. Ancak cüzi miktarda ‘bu işi en iyi biz yaparız’ diyerek kıskançlıkla, kurumsal taassubu, tutuculuktan kaynaklanan uyumsuzluklar olabilir. Bugüne kadarki uyuşmazlıkların büyük çoğunluğu örgütün istihbarata el koyma çabalarının sonucudur.”

“ŞEYH SAİT İSYANI NİYE ÇIKTIYSA BU DARBEDE DE BENZER YÖNELİM OLABİLİR”

Darbe girişiminin iç dinamiklerden ziyade dış dinamiklerle alakası olduğunu vurgulayan Kurtoğlu şöyle konuştu: “Bu darbenin dış dinamiklerle alakası olduğunu düşünüyorum, içten ziyade. Size çok şey gelebilir ama; 1925′ te Şeyh Sait isyanı niye çıktıysa bu darbede bu maksada benzer bir yönelim olabilir diye düşünüyorum. Darbe Türk milletine ve özde silahlı kuvvetlerine yapıldı. Silah arkadaşlığı, birlik, dayanışma ruhunu yok ettiler. Bunların hepsinin yeniden kazanılması gerekiyor. Asker milletin sevgisiyle beslenir, geride kalanlara milletin sahip çıkacağı için cepheye giderler. Bir o gece köprüde yada havalimanlarında çocukların ‘ne yanlış yaptık’ durumu var bir de güneydoğuda durdurulamayan Mehmetçik var. Bunun ayırt edilmesi lazım. O nedenle söylüyorum ülkenin bütün kurumları bu girişimden negatif nasibini aldı. Silahlı kuvvetler en fazla aldı.”

“ORGANİZE BİR KALKIŞMA HAREKETİ YETENEKLERİ KALMADI ANCAK İNTİHAR EYLEMCİSİ TARZINDA EYLEM OLABİLİR”

Sık sık, darbe girişiminde bulunanların ‘asker’ olmadığı vurgusunu yapan Kurtoğlu konuşmasını şöyle sürdürdü: “Ülkemizin belirli bölgelerinde bir kıyafeti giyen ve eylem yapan insanları nasıl asker olarak kabul etmiyorsak bunlarında asker olarak nitelendirilmesi gerekmez. Bence bunlar teröristler. Asker olarak anılmalarından şahsen rahatsızlık duyarım. Jandarma Genel Komutanlığı bu anlamda safralarından kurtulmuştur. TSK’da bugün bir takım kaygıları olan insanların söylediği şeyler var. Acaba ikinci kalkışma olur mu, olursa nasıl olur gibi. Şahsi kanaatim şu ki organize bir kalkışma yapma yetenekleri söz konusu değildir artık. Belki gizli kalmış ferdi adeta intihar eylemcisi tarzı eylemde bulunacak insanlar olabilir. Her ülkede her yerde olabilir bu. Planlı aynı anda bir kalkışma hareketi yeteneklerinin olmadığını düşünüyorum.”

“SU TESTİSİ SU YOLUNDA KIRILDI”

“Jandarma genel komutanlığında tanıdıklarım olarak söylüyorum darbe teşebbüsüne herkes bir fiili katılmıştır. Bildiklerimiz içinde ‘Aa bu da mı var’ dediğimiz kimse yok. Evet vardı ve su testisi su yolunda kırıldı.”

Kaynak: Hürriyet ve Sabah

Cezaevinde ölen FETÖ tutuklusu işadamı toprağa verildi

Cem ULUCAN/AYDIN, (DHA) – AYDIN’da yürütülen FETÖ/PDY soruşturması kapsamında geçen 28 Temmuz’da tutuklanan, iki gün önce ise kalp krizinden ölen Uğur Derin Dondurucu’nun eski ortaklarından 77 yaşındaki Ünal Takmaklı, toprağa verildi.
Uğur Selüloz Kimya’nın sahibi Ünal Takmaklı, geçen 28 Temmuz’da, FETÖ/PDY soruşturması kapsamında gözaltına alınıp, tutuklandı. İzmir Menemen T Tipi Ceza İnfaz Kurumu’na konulan Ünal Takmaklı, geçen salı günü cezaevinde kalp krizinden öldü. Ünal Takmaklı’nın cenazesi, resmi işlemlerin ardından Aydın’ın Nazilli ilçesine getirildi. Takmalı için Koca Camii’nde öğlende cenaze namazı kılındı. Cenazeye, Takmaklı ailesinden oğulları İbrahim Takmaklı ve Mustafa Takmaklı katıldı. Nazilli Belediye Başkanı MHP’li Haluk Alıcık, Nazilli Ticaret Odası Başkanı Nuri Arslan, Nazilli Ticaret Odası Meclis Başkanı Gürdal Yüzügüler ve sevenleri de cenazede yer aldı. Takmaklı’nın cenazesi, Eğriboyun Mezarlığı’ndaki aile kabristanına defnedildi.
Öte yandan, Ünal Takmaklı’nın, yine FETÖ’den tutuklanan Uğur Derin Dondurucu’nun sahibi olan kardeşleri Ali Takmaklı ve Mehmet Takmaklı’yla yıllardır küs olduğu belirtildi. Ünal Takmaklı’nın isteğiyle, aynı cezaevinde olmalarına rağmen merhumun, kardeşleri Ali ve Mehmet Takmaklı ile ayrı koğuşlarda kaldığı ve birbirleriyle görüşmedikleri öğrenildi.

Kaynak: Hürriyet

Denizli’de adliye imamının öğretmen olduğu belirtildi

Ramazan ÇETİN/DENİZLİ, (DHA) – DENİZLİ’de FETÖ/PDY soruşturması kapsamında örgüt üyeliğinden tutuklanan 10 hakim ve savcının alınan ifadeleri sonrası adliye imamının matematik öğretmeni ‘İdris’ kod adlı 35 yaşındaki Musa Kesler olduğunun belirlendiği belirtildi. Darbe girişiminin ardından ABD’ye kaçan Kesler’in tutuklanan eşinin de kadın hakim ve savcılardan sorumlu olduğu öne sürüldü.
Denizli Adliyesi’nde FETÖ/PDY soruşturması kapsamında görevli 33 hakim ve savcı meslekten ihraç edildi. İhraç edilen hakim ve savcılardan 10’u tutuklandı, 9’u hakkında ise yakalama kararı çıkarıldı. Tutuklanan hakim ve savcılardan bazıları etkin pişmanlık yasasından yararlanmak için itirafçı oldu. Verilen ifadelerde ‘İdris’ kod adlı Musa Kesler’in Denizli Adliyesi’nin imamı olduğunun belirlendiği belirtildi. Gazi Üniversitesi’nden mezun olan Matematik Öğretmeni Kesler’in, darbe girişiminin ardından önce Kazakistan’a ardından ABD’ye kaçtığının tespit edildiği ifade edildi.
EŞİ TUTUKLU
Hakkında yakalama kararı çıkarılan Kesler’in, ‘Belma’ kod adlı eşi Gülcan Kesler’in ise kadın hakim ve savcılardan sorumlu olduğunun ortaya çıktığı belirtildi. Eşi ABD’ye kaçan Gülcan Kesler’in şu anda tutuklu olduğu kaydedildi.
Denizli Adliyesi imamı olan Musa Kesler’in örgüt üyesi hakım ve savcılardan sorumlu olduğu, 5’er kişilik hücreler oluşturduğu, bu hücrelerin birbirlerini tanımadıkları, yapılan ‘Himmet’ toplantılarında, hakim ve savcıların maaşlarının yüzde 10’unu örgüte verdikleri ortaya çıktı. Musa Kesler’in öğretmen olduğu ancak bir inşaat şirketinde SGK’lı çalışan olarak gözüktüğü belirlendi.

Kaynak: Hürriyet

SAMSUN’da FETÖ soruşturmasında 4 öğretmene gözaltı

Hakan ÇELİKBAŞ/SAMSUN, (DHA) – SAMSUN’da polisin gerçekleştirdiği FETÖ/PDY operasyonunda 3’ü halen görevde olan 4 öğretmen gözaltına alındı.
Samsun Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlar Şube Müdürlüğü ekipleri bugün Canik ve İlkadım ilçelerinde FETÖ/PDY operasyonu gerçekleştirdi. Operasyon kapsamında halen görevde olan öğretmenler E.Y., M.İ., Ş.T. ile soruşturma kapsamında daha önce ihraç edilen N.İ. gözaltına alındı. Emniyet Müdürlüğü’ne getirilen şüphelilerin evlerinde yapılan aramada ele geçen dijital verilere el konuldu.
Gözaltına alınan öğretmenlerle ilgili soruşturma başlatıldığı bildirildi.

Kaynak: Hürriyet

Ölen işadamının kurduğu dernekle FETÖ’ye para aktarmışlar

Ramazan ÇETİN/DENİZLİ, (DHA) – DENİZLİ Cumhuriyet Başsavcılığı, Fethullahçı Terör Örgütü / Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) soruşturması kapsamında bir süre önce kapatılan, 2010 yılında hayatını kaybeden devlet üstün hizmet madalyası sahibi Osman Nuri Yılmaz’ın kurduğu Babadağ’daki dernekle ilgili soruşturmayı tamamladı. Hayırsever Yılmaz’ın ölümünden sonra tüm kaynakları FETÖ/PDY’ye aktırıldığı belirlenen dernekle ilgili soruşturma kapsamında, aralarında dernek yöneticilerinin de bulunduğu 5’i tutuklu 8 kişi hakkında ‘silahlı terör örgütüne üye olmak’ suçundan dava açıldı.
Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı’nda yapılan açıklamada, bir süre önce FETÖ/PDY soruşturması kapsamında Babadağ İlçesi’nde 2001 yılında kurulan Osman Nuri Yılmaz Okullarını ve Hayratını Yaptırma ve Yaşatma Derneği’nin kapatıldığı belirtildi. Başsavcılığın yürüttüğü soruşturma kapsamında, 6 yıl önce hayatını kaybeden hayırsever işadamı, devlet üstün hizmet madalyası sahibi Osman Nuri Yılmaz’ın bütün mal varlığının bağışlandığı derneğin, ölümünden sonra amacı dışında FETÖ/PDY ile ilişkili olan vakıflara para yardımı yaptığı, derneğin mali imkanlarının buralara aktarıldığı belirtildi.
Başsavcılık tarafından yapılan soruşturmada, Osman Nuri Yılmaz Okullarını ve Hayratını Yaptırma ve Yaşatma Derneği’nde arama ve elkoyma işlemleri yapıldığı, suç delili olabilecek çok sayıda materyal ve döküman ele geçirildiği belirtildi. Derneğin saymanı ve aynı zamanda FETÖ’nün Babadağ ilçe imamı olduğu tespit edilen şüpheli ile Denizli Valiliği İl Dernekler Müdürlüğü’nde memur olarak çalışan kişinin de aralarında bulunduğu 5 şüphelinin tutuklandığı açıklandı. 5 tutukluyla beraber toplam 8 kişi hakkında ‘silahlı terör örgütüne üye olmak’ suçundan Denizli 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde kamu davası açıldığı belirtildi.

Kaynak: Hürriyet

Bitlis’te 93 öğretmen göreve iade edildi

Özcan ÇİRİŞ/BİTLİS, (DHA) – BİTLİS’te, FETÖ ve PKK soruşturmaları kapsamında açığa alınan öğretmenlerden 93’ü göreve iade edildi.
Bitlis Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, FETÖ ile ilişkili ya da irtibatı olduğu gerekçesiyle açığa alınan 156 öğretmenden 34’ü, terör örgütü PKK üyesi olduğu iddiasıyla da görevden uzaklaştırılan 115 öğretmenden 59’unun görevine döndüğü açıklandı. Soruşturma kapsamında FETÖ ve PKK terör örgütü üyeliğinden toplam 104 öğretmenin ihraç edildiği, 74 öğretmenin ise açığa alındığı belirtildi.

Kaynak: Hürriyet

FETÖ davasında eski infaz koruma memuru kadına beraat

ADANA, (DHA) – ADANA’da FETÖ/PDY üyesi olmak suçundan yargılanan eski kadın infaz koruma memur Emine K., daha önce FETÖ okullarında çalıştığını belirterek, “Bunların aklı fikri para, pişman olup okullarından istifa ettim. Okullarında işsizlikten çalıştım. Bunlar kan emici vampirler gibiydi” diye savunma yaptı. Mahkeme heyeti, suçu işlediği sabit olmaması gerekçesiyle Emine K.’nın beraatine karar verdi.
Ceyhan Açık Cezaevi’nde kadın infaz memuru olarak görev yapan Emine K., FETÖ/PDY terör örgütüne üye olduğu gerekçesiyle meslekten ihraç edildi. Hakkında adli kontrol kararı verilen Emine K., terör örgütü üyeliği suçundan 15 yıla kadar hapis cezası istemiyle Adana 11’inci Ağır Ceza Mahkemesi’ne dava açıldı.
‘İŞSİZLİKTEN OKULLARINDA ÇALIŞTIM’
Hakim karşısına çıkan Emine K., FETÖ’nün okullarında işsizlikten çalıştığını anlatarak, “Yurtlarında kısa süre kaldım. Bunların aklı fikri para, pişman olup okullarından istifa ettim. Bunlar kan emici vampirler gibiydi. Sosyal hayatım yoktu. Kendimi onlardan zor kurtardım. İstemeyerek bu cemaatin içinde bulunduğum için çok üzgünüm. Vatanını, milletini seven birisiyim, eğer devletimiz bu pisliklerden temizlenecekse mesleğimden atılmaya ve ceza almaya da razıyım” diye savunma yaptı.
Duruşma savcısı mütalaasında Emine K.’nın terör örgütü FETÖ/PDY üyesi olmak suçundan cezalandırılmasını istedi. Mahkeme heyeti, ‘yüklenen suçun sabit olmaması’ gerekçesiyle Emine K.’nın beraatine karar verdi.

Kaynak: Hürriyet

Ömer Halisdemir’i şehit eden darbeciye 5 kez ağırlaştırılmış müebbet!

Darbe girişimi sırasında Ankara’daki Özel Kuvvetler Komutanlığı’na girmeye çalışan darbeci generallerden Tuğgeneral Semih Terzi’yi öldürerek, darbe girişiminin seyrini değiştiren Astsubay Kıdemli Başçavuş Ömer Halisdemir’in şehit edilmesiyle ilgili iddianame, mahkeme tarafından kabul edildi. Ankara’da darbe girişimine yönelik hazırlanan bu ilk iddianamede yer alan 18 şüpheliden 17’si için 4’er kez, Ömer Halisdemir’i şehit eden darbeci Üsteğmen Mihrali Atmaca için ise 5 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Bürosu tarafından 15 Temmuz darbe girişimine karşı yürütülen soruşturma kapsamında ilk iddianame, Gölbaşı’nda bulunan Özel Kuvvetler Komutanlığı’nda darbeci general Semih Terzi’yi öldürerek, darbe girişiminin seyrini değiştiren Astsubay Kıdemli Başçavuş Ömer Halisdemir’in şehit edilmesiyle ilgili hazırlandı.

FETULLAH GÜLEN’İN BİLGİSİ VE TALİMATI İLE YAPILDI

Cumhuriyet Savcısı Velihattin Eldemir tarafından hazırlanan iddianamede, tamamı tutuklu 18 sanık yer aldı. İddianamede, sanıkların ’Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini Ortadan Kaldırmaya veya Görevini Yapmasını Engellemeye Teşebbüs Etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini Ortadan Kaldırmaya veya Görevini Yapmasını Engellemeye Teşebbüs Etme, Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma, Kişiyi Yerine Getirdiği Kamu Görevi Nedeniyle Bir Kişiyi Öldürme, Bir Suçu Gizlemek veya Başka Bir Suçun Delillerini Gizlemek ya da Yakalanmamak Amacıyla Öldürme’ suçlarından cezalandırılması istendi.

İddianamede, olay sonrası yapılan soruşturma ve alınan ifadeler doğrultusunda, darbe teşebbüsünün FETÖ terör örgütünün lideri Fetullah Gülen’in bilgisi ve talimatı ile yapıldığının anlaşıldığının, sivillerin katledilmesi, kamu görevlilerinin şehit edilmesi başta olmak üzere ortaya çıkan maddi ve manevi zarardan FETÖ terör örgütünün sorumlu olduğu belirtilerek, “İlk olarak 15 Temmuz kakışmasının FETÖ tarafından gerçekleştirildiğinin en somut göstergelerinin başında gelen zaman, mekan ve de şahıs olarak manidar bir anlam ifade edecek husus Adil Öksüz, Kemal Batmaz, Harun Biniş’in kalkışmada ana üs olarak kullanılan Akıncılar Üssü’nde yakalanması olayıdır” denildi.

ÖMER HALİSDEMİR’İN ŞEHİT EDİLMESİ ANLATILDI

İddianamede, Diyarbakır Silvan’da görevliyken darbeciler tarafından Özel Kuvvetler Komutanlığı’na atanan Semih Terzi’nin Gölbaşı’ndaki Özel Kuvvetler Komutanlığı’na bir grup askerle geldiği yer aldı. Terzi’nin helikopterden indiği andan itibaren olay iddianamede şöyle anlatıldı: “Semih Terzi, darbeye teşebbüs faaliyeti kapsamında Özel Kuvvetler Komutanlığı’nın Komutasını kendisine teslim etmek amacıyla kendilerini bekleyen Özel Kuvvetler Komutanlığındaki darbe eylemini yöneten Albay Ümit Bak, darbe faaliyeti içerisinde yer alan tam teçhizatlı Astsubay Turgay Usanmaz ve sivil kıyafetli Ali Kapucu tarafından karşılandı.

11-12 EL ATEŞ ETMİŞ

Korgeneral Zekai Aksakallı’dan  ’Semih Terzi’nin darbeye teşebbüs eden hain olduğu, bu nedenle kışlanın yönetiminin kendisine verilmemesi talimatını alan’ Astsubay Ömer Halisdemir’in dikkat çekmeden Semih Terzi’yi karşılayanların arasına karıştı. Karargah binasına çok kısa bir mesafe kala Semih Terzi’nin sağ tarafından yaklaşan Ömer Halisdemir vatansever bir asker davranışı ile beylik tabancasını çıkartarak Özel Kuvvetler Komutanlığı’nın yönetimini darbecilere teslim etmemek adına Tuğgeneral Semih Terzi’yi yaklaşık 3-4  defa sağ tarafından ateş ederek vurdu. Halisdemir, Semih Terzi’yi 16 Temmuz gecesi saat 02.16 sıralarında vurduğu, karargahın girişine göre sağ tarafında bulunan ağaçlık alana doğru kaçmaya başladığı görüldü.  Bu durumu beklemeyen darbeye teşebbüs eylemi içinde yer alan Semih Terzi’nin yanında bulunan bütün şüpheliler mevzi pozisyonu aldı. Tim personeli Hasan Aksoy’un havaya bir el ateş açtığı, Halit Çelik’in de çalılıklara ve havaya ateş açtığı, bu sırada mevzi pozisyonu almayan Binbaşı Fatih Şahin’in, kaçmaya çalışan Halisdemir’in arkasından kısa mesafeden uzun namlulu silahı ile 11-12 el ateş ettiği belirlendi.”
HALİSDEMİR 16 TEMMUZ GECESİ SAAT 02.26’DA ŞEHİT EDİLDİ

İddianamede, Ömer Halisdemir’in vurulduktan sonra sürüklenerek karargah binasının giriş kapısının sağ tarafındaki alana yatırıldığı ve olay yerine çağrılan ambulansın içindeki sağlık görevlilerinin Halisdemir’in nabzını kontrol ettikleri ve nabzının çok hafif attığını, durumunun çok ağır olduğunu tespit ettikleri, bu sırada Üsteğmen Mihrali Atmaca tarafından ambulans görevlilerinin ve ambulansın olay yerinden gönderildiği anlatıldı. İddianamede olayın devamı şöyle anlatıldı: “Semih Terzi’yi müdahale etmek amacıyla kendisini karargah içerisine alarak icra astsubayının odasına  çıkardıkları, ilk müdahalesini Hüseyin Oğuz’un yaptığı, daha sonra Albay Ümit Bak tarafından Terzi’nin hastaneye götürülmesi için helikopter çağrıldığı belirlendi. Darbeciler içerisinde yer almayan ve o sırada karargahta bulunan Yüzbaşı Vural Volkan Bal’ın dışarıya çıkarak, Ömer Halisdemir’in nabzını kontrol ettiği, bu sırada darbeye teşebbüs eylemi içerisinde yer alan Mihrali Atmaca’nın kendisini oradan uzaklaştırdığı ve 16 Temmuz gecesi saat 02.26 sıralarında Ömer Halisdemir’in yanına giderek beylik tabancası ile iki el ateş ettiği ortaya çıktı.”

DARBECİLER ARASINDA ÇATIŞMA

İddianamede tanık ve şüpheli ifadeleri doğrultusunda, darbe girişimi bastırılırken, Özel Kuvvetler Komutanlığı’ndaki darbe girişimini yöneten Yarbay Mehmet Ali Çelik’in teslim alındığı ve Albay Ümit Bak’ın teslim alınması sırasında bu kişinin teslim alınmasına engel olmaya çalışan darbe girişimi sırasında korumalığını yapan Nedim Şahin’in de çıkan silahlı çatışma sonucu İsmail Çınar ve Mihrali Atmaca tarafından vurularak öldürüldüğü anlatıldı. İddianamede bu olayın darbe girişiminden ayrı tutulması gerektiği Çınar ve Atmaca’nın Nedim Şahin’in ölümünden birlikte sorumlu oldukları, bu fiil nedeniyle ayrıca cezalandırılmaları gerektiği anlatıldı.

HALİSDEMİR’İN VÜCUDUNDA 8 ADET ATEŞLİ SİLAH GİRİŞ YARASI TESPİT EDİLDİ

İddianamede, Ömer Halisdemir’in için 24 Kasım 2016’da Adli Tıp Kurumu’ndan verilen rapor da yer aldı. Rapora göre, şehit Ömer Halisdemir’in vücudunda 8 adet ateşli silah giriş yarası ve 2 adet ateşli silahtan çıkan cismin geçişine ait yaralanma tespit edildi. Rapora göre, Halisdemir’in ölümü ’ateşli silah yaralanmasına bağlı iskelet sistemi kemik kırıkları ile birlikte iç organ yaralanmalarından gelişen iç ve dış kanama’ sonucu oldu.
Adli Tıp Kurumu’ndan Nedim Şahin için verilen raporda ise vücudunda 11 adet ateşli silah giriş yarası ile 1 adet ateşli silahtan çıkan cismin geçişi ile uyumlu yaralanmanın saptandığı, ölümünün ateşli silah yaralanmasına bağlı kafatası, yüz ve iskelet kemik kırıkları ile birlikte beyin kanaması, beyin parankim harabiyeti, iç organ (her iki akciğer, dalak, diafragma, mide) ve büyük damar harabiyetlerinden gelişen iç ve dış kanama sonucu meydana geldiğinin tespit edildiği yer aldı. Şüpheli 18 kişi, Ankara 14’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanacak.

Kaynak: Hürriyet ve Akit

..

Karabük’te FETÖ şüphelisi 12 kişi adliyede

Bülent DİKTEPE/KARABÜK, (DHA) – KARABÜK’te, FETÖ/PDY soruşturması kapsamında aralarında askeri personel ve öğretmenlerin de bulunduğu 12 kişi adliyeye sevk edildi.
Karabük Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakcılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube ve İstihbarat Şube ekipleri, 10 gün önce Karabük ile birlikte İstanbul, İzmir, Bursa, Kocaeli, Zonguldak, Şanlıurfa, Bitlis ve Bingöl’de 15 adrese eş zamanlı baskın yaptı. Operasyonlarda 10 kişi gözaltına alındı. Şüphelilerin, 2013 yılında ortaokullarda okuyan başarılı öğrencileri örgüt evlerine yönlendirip askeri liseleri gitmelerini telkin ettiği ve sınav sorularını verip bu öğrencilerin TSK’ya yerleştirilmesi faaliyetlerini yürüttükleri ileri sürüldü.
Karabük’te görevli emniyet müdürlerinin sözde ‘imamı’ olduğu değerlendirilen 37 yaşındaki A.G. ile komiser rütbesindeki personelin sözde ‘imamı’ olduğu değerlendirilen 34 yaşındaki Ş.Ö. de bir evde yakalandı. Emniyette işlemleri tamamlanan daha önce mesleklerinden ihraç edilen aralarında askeri personel ve öğretmenlerin bulunduğu 12 kişi adliyeye sevk edildi.

Kaynak: Hürriyet

Din dersi öğretmeni “FETÖ Marmara Emniyet İmamlığı”ndan tutuklandı

Ümit TÜRK/İSTANBUL,(DHA) İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü FETÖ/PDY soruşturması kapsamında “Bylock” kullandığı tespit edilen bazı polislerin ifadeleri doğrultusunda FETÖ’nün emniyet yapılanmasında üst düzeyde yer aldıkları tespit edilen kişilere ulaşıldı. Aralarında örgütün Marmara bölge imamı olduğu ileri sürülen Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni Hasan D., yine emniyet yapılanmasında “İmam” konumunda olduğu belirlenen Yunus Emre A., Samet Ö., Yakup B., Uğur Y., Sinan Ç., ve M.A., emniyetteki 12 gün süren sorgularının ardından savcılığa sevk edildi. Savcılık sorgusunun ardından Marmara bölge imamı olduğu ileri sürülen Hasan D., ile Yunus Emre A., Samet Ö., Yakup B., Uğur Y., Sinan Ç., ve M.A.’nın, “Terör örgütü üyeliği” suçundan tutuklanmaları talebiyle Nöbetçi Hakimliğe gönderildi.
“POLİS ÖĞRENCİLERİNE FETULLAH GÜLEN’İN KASETLERİNİ İZLETTİRDİ”
İstanbul 9. Sulh Ceza Hakimliği, sorgunun ardından şüpheliler hakkında, “Terör örgütü üyeliği” suçundan tutuklama kararı verdi. Hakimliğin kararında, savcılığın “Hasan D.’nin “Hüseyin” kod adıyla Marmara emniyet imamı olarak terör örgütü içerisinde aktif rol aldığı, Marmara bölgesinde bulunan Arnavutköy, Karabük, Bilecik ve Şükrü Balcı Polis Meslek Yüksek Okulları’nda eğitim gören polis öğrencilerini FETÖ’ye dahil etmeye çalıştıkları” şeklindeki iddialarına yerildi. Aynı kararda “şüphelilerin, bu kapsamda belirlenen evlerde topladıkları polis öğrencilere Fetullah Gülen’in kasetlerini izlettikleri ve örgüte üye kazandırmaya çalıştıkları, Yunus Emre A., Samet Ö., Yakup B., Uğur Y., ve Sinan Ç.’nin de bu amaç doğrultusunda polis okullarına ilişkin -mahrem hizmetler ağabeyi- konumunda oldukları, kod isim kullandıkları, sadece örgüt mensupları ile görüşülebilecek açık hat ve telefon kulandıkları, yine şüphelilerden Yunus Emre A., ile Uğur Y., kırmızı, Samet Ö.’nün ise turuncu renkli Bylock kullandıklarının tespit edildiği” yolundaki savcılık tespitleri de hatırlatıldı.. Hakimlik şüpheli M.A., hakkında ise itiraflarda bulunup etkin pişmanlıktan faydalanmak istemesi üzerine 50 bin TL kefalet karşılığında adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verdi.

Kaynak: Hürriyet

Ordu’da FETÖ’den 5 kişi tutuklandı

ORDU, (DHA)– ORDU merkezli 5 ilde düzenlenen Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması’na (FETÖ/PDY) soruşturması kapsamında bir hafta önce gözaltına alınan 23 şüpheliden 5’i tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Ordu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından geçen hafta Ordu Merkezli Trabzon, Giresun, İstanbul ve Elazığ’da FETÖ/PDY soruşturmasında 23 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Ordu Emniyet Müdürlüğü’nde işlemleri tamamlanan 23 şüpheli adliyeye sevk edildi. Şüphelilerden 5’i tutuklanırken 18’i adli kontrol şartı ile serbest bırakıldı.

Kaynak: Hürriyet

FETÖ- PDY soruşturmasında 4 avukatın tutukluluğuna devam

Halil ÖZÇOBAN/BURSA, (DHA) – BURSA’da, geçen eylül ayında FETÖ/PDY soruşturması kapsamında tutuklanan Bursa Barosu’na kayıtlı 4 avukatın yargılanmasına başlandı. Bursa 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim önüne çıkarılan ve haklarında 10 yıla kadar hapis cezasıa istenen avukatlar yöneltilen suçlamaları kabul etmedi. Mahkeme heyeti, sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verdi.
Bursa’da FETÖ/PDY soruşturması kapsamında geçen eylül ayında Bursa Barosu avukatlarından Mehmet Ümit Yaşar Yalçın, Mustafa Canbaz, Mustafa Güleç ve Mehmet Sönmez gözaltına alındı. Adliyeye çıkartılan şüpheliler tutuklandı. Bursa 2’nci Ağır Ceza Mahkemesinde, haklarında ‘Terör örgütü üyesi olmak’ suçundan 5-10 yıl hapis cezası istenen 4 avukatın yargılanmasına başlandı.
İlk duruşmaya tutuklu sanıklar, avukatları, aileleri ve kendilerine destek veren Bursa Barosu Yönetim Kurulu üyelerinden bazıları da katıldı. İfade veren Mustafa Canbaz, iddia edildiği gibi FETÖ üyelerinin haberleşme programı ‘ByLock’u kullanmadığını, Bank Asya’da hesabı olmadığını söyledi. Diğer sanıklar da yaptıkları savunmalarında yöneltilen suçlamaları kabul etmedi, mağdur olduklarını öne sürerek tahliye edilmelerini istedi. Duruşmayı erteleyen mahkeme sanıkların tahliye istemini kabul etmedi.

Kaynak: Hürriyet

Siirt’te FETÖ/PDY operasyonunda 3 avukat gözaltına alındı

SİİRT, (DHA)- SİİRT’te FETÖ/PDY soruşturması kapsamında bu sabah düzenlenen operasyonda, Siirt Barosu’na üye 3 avukat gözaltına alındı.
15 Temmuz darbe girişimi sonrası Siirt Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerinin düzenlediği operasyonda, Siirt Barosu’na üye 3 avukat gözaltına alındı. Gözaltına alınan 3 avukat, sorgulanmak üzere Emniyet müdürlüğüne götürüldü.

Kaynak: Hürriyet

Turgutlu’da 3 sağlıkçı FETÖ’den tutuklandı

TURGUTLU (Manisa), (DHA)- MANİSA’nın Turgutlu İlçesi’nde, FETÖ/PDY yönelik soruşturma kapsamında gözaltında alınan sağlık sektörü çalışanı 5 kişiden 3’ü, sevk edildiği adliyede tutuklandı.
Turgutlu Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü FETÖ/PDY soruşturması kapsamında polis, geçen hafta ilçede sağlık sektöründe çalışan 5 kişiyi gözaltına aldı. Dün adliyeye sevk edilen şüphelilerden 3’ü tutuklandı, 2’si ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Kaynak: Hürriyet

Devlet yurdundaki zeki öğrencileri ‘Işık evleri’ne kaydırmışlar

ADANA polisinin, dün gerçekleştirdiği FETÖ operasyonunda gözaltına alınan Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdür Vekili İdris Dal ve eski müdür İsmail Kılıç, zeki öğrencileri seçip, terör örgütünün hücre yapısı olan ‘ışık evleri’ diye adlandırdığı evlere göndermekle suçlanıyor. İdris Dal, Aladağ’daki yurt yangını nedeniyle kente gelen Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’yı karşılayıp gece boyunca yaralı çocukları ziyaret ettikten sonra sabaha karşı evinde gözaltına alındı.
Adana Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi (KOM) ekiplerinin düzenlediği operasyonda gözaltına alınan memurların sorgusuna başlandı. Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdür Vekili İdris Dal, eski müdür İsmail Kılıç, müdür yardımcısı Hamide Nurgül Kaya ile Sevgi Evleri yöneticilerinin FETÖ yapılanması ile ortak hareket ettikleri iddia edilirken, buna ilişkin bazı kayıtlara da ulaşıldı. Işık evlerindeki kimsesiz çocuklar, cemaat imamının görevlendirdiği ‘ağabey’ ve ‘ablalar’ın gözetiminde yetiştirildi. Sevgi Evleri’nden Işık evlerine kaydırılarak  FETÖ’ye teslim edilen çocukların kaldığı 11 ev belirlendi.
BAKANI KARŞILADI, GÖZALTINA ALINDI
Operasyonda gözaltına alınan İl Müdür Vekili İdris Dal’ın, Aladağ’daki yurt yangını nedeniyle Adana’ya gelen Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’yı havalimanında karşıladıktan sonra, gece boyunca da yaralı çocukları ziyaret ettiği öğrenildi. Operasyon için hazırlık yapan polis ekipleri, Dal’ı gözaltına almak için evine gelmesini bekledi. Sabaha karşı evine gelen Dal, KOM Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından gözaltına alındı. Sağlık kontrolünden geçirilen İdris Dal, sorgu için Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü.
KURUMDAKİ ARAMA SAATLER SÜRDÜ
Operasyonu gerçekleştiren ekipler, eş zamanlı olarak 4 ilde 30 ayrı adrese ve Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü binasına girdi. Sevgi Evleri’nden seçilen kimsesiz ve zeki çocukların kaldığı FETÖ’ye ait 11 evde de arama yapıldı. Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü’ndeki bilgisayarlar, yazışmaların yapıldığı dosya ve klasörlere el koyan ekipler, bilginin dışarıya sızmasını önlemek için de çalışanların cep telefonlarına el koydu. Sevgi Evleri, Huzurevi ve yurtlarda aramaların tamamlanmasının ardından polis, el koyduğu personelin cep telefonlarını kendilerine teslim etti.

Kaynak: Hürriyet

Uşak’ta FETÖ’den 8 kişi adliyede

Yavuz KUŞDEMİR/UŞAK, (DHA) – UŞAK’ta, FETÖ/PDY’ye yönelik sürdürülen soruşturma kapsamında bir hafta önce gözaltına alınan 1’i zabıt katibi, 7’si ceza infaz koruma memuru 8 kişi, adliyeye sevk edildi.
Uşak Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen FETÖ/PDY soruşturmasında, Uşak İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, geçen 25 Kasım’da düzenlediği operasyonda 1’i zabıt katibi ve 7’si ceza infaz koruma memuru olmak üzere 8 kişiyi gözaltına aldı. Şüpheliler bu sabah, emniyetteki işlemlerin ardından ‘silahlı terör örgütüne üye olmak’ ve ‘terör örgütüne yardım’ suçlarıyla adliyeye sevk edildi.

Kaynak: Hürriyet

Son dakika: Ankara’da ilk FETÖ iddianamesi

FETÖ’nün darbe girişimine ilişkin Ankara’daki soruşturmalara yönelik ilk iddianame Ankara 14. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, Astsubay Ömer Halisdemir’in de şehit edildiği Gölbaşı’ndaki Özel Kuvvetler Komutanlığındaki eylemlere ilişkin iddianamesinde 18 sanık yer alıyor. 18 sanık için 4’er kez ağırlaştırılmış müebbet isteniyor.

Kaynak: Hürriyet

‘Darbenin emrini Gülen verdi’

Ömer Halisdemir’in de şehit edildiği Özel Kuvvetler Komutanlığındaki eylemlere ilişkin iddianamede, darbe emrini verenin Fetullah Gülen olduğuna dikkati çekildi.
Ebru Karatosun ANKARA

FETÖ’nün darbe girişimine ilişkin Ankara’daki soruşturmalara yönelik ilk iddianame tamamladı. Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçları Soruşturma Bürosu Savcısı Velihattin Eldemir tarafından hazırlanan iddianame, Ankara 14. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. 15 Temmuz darbe girişiminin önlenmesinde Gölbaşı’ndaki Özel Kuvvetler Komutanlığı’nda darbeci General Semih Terzi’yi vurarak kritik rol üstlenen şehit Astsubay Ömer Halisdemir için hazırlanan iddianamede darbe gecesine ilişkin önemli tespitler yer aldı. 18 sanıktan 17’sinin “anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs”, “Türkiye Cumhuriyeti hükümeti ile TBMM’yi ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs” ve “nitelikli kasten öldürme” suçlarından dörder kez, sanık Mihrali Atmaca’nın da 5 kez ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmaları isteniyor. Ayrıca, bütün sanıkların “silahlı terör örgütü üyeliğinden” 7,5 yıldan on beşer yıla kadar hapsi talep ediliyor. İddianamede, 15 Temmuz gecesi Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde, askeri hiyerarşi dışında, kendilerini Yurtta Sulh Konseyi olarak tanımlayan, FETÖ/PDY üyesi “üniformalı teröristler” tarafından Anayasa’yı askıya alarak, seçilmiş Cumhurbaşkanını görevden almak, Meclis ve Hükümeti ortadan kaldırmak amacıyla demokrasiye karşı silahlı darbe teşebbüsünde bulunulduğu vurgulandı.
İTİRAFÇILAR HERŞEYİ ANLATTI

Soruşturmalar kapsamında, FETÖ/PDY üyesi bir kısım asker ve kamu görevlilerinin ifadelerinden kalkışmanın örgüt lideri Fetullah Gülen’in bilgisi ve talimatıyla yapıldığı, sivillerin katledilmesi, kamu görevlilerinin şehit edilmesi başta olmak üzere ortaya  çıkan maddî ve manevî zarardan örgütün sorumlu olduğu anlaşıldığı belirtildi. İddianamede, 2 itirafçının ifadesi de yer aldı. Darbe girişiminde rol oynayan Tuğamiral Halil İbrahim Yıldız’ın ifadesinde “TSK’da üsteğmen rütbesindeyken Fetullahçı Terör Örgütü yapılanmasına katıldım. Darbe gününden önce 9 günlük bayram tatilinde Ankara’da bir kısım askerler ile birlikte darbe  planlamasına ilişkin toplantı yaptık. Bu toplantıya Adil Öksüz isimli FETÖ imamı da katıldı.  Toplantıda Adil Öksüz’ün bize ‘Ben bu çalışmaları Amerika’ya gidip Fetullah Gülen hocama  sunacağım’ dedi. Toplantıda darbeye karşı olan bir kısım generalleri rehin alma görevi bana  verildi. Ben de darbe girişimi sırasında bu generallerden ikisini rehin aldım” dediği belirtildi.

Diğer itirafçı Binbaşı Haydar Hacıpaşalıoğlu ise kendisinden sorumlu Muhterem Çöl’ün  “Turgut” kod adını kullandığını, Turgut’un ABD de Fetullah Gülen ile görüştüğünü, 14  Temmuz akşamı Muhterem Çöl’ün evinde buluştuklarını, eve ismini Serdar olarak söyleyen  birinin geldiğini anlattı. Hacıpaşaoğlu, “Bu şahıs artık sürecin dayanılmaz boyutlara ulaştığını,  cemaat ile ilişkili kişilerin tespit edildiğini, bu kişilerin tamamının meslekten atılacağını ve  yıllarca hapiste yatırılacağını, bir şeyler yapmazsak cemaat mensuplarının tamamen tasfiye  edileceğini, büyükleri olan Fetullah Gülen’in talimatları ile 15 Temmuz 2016 gününü  kastederek ‘yarın için önemli bir faaliyet olacak’ diye konuştu. 15 Temmuz 2016’da  gerçekleştirilmeye çalışılan silahla darbeye teşebbüs olayının emrini veren kişinin Fetullah  Gülen’dir” dedi.

Kaynak: Türkiye

Çine’de FETÖ’den 18 tutuklama

Sezgin MADRAN/ÇİNE (Aydın), (DHA) – AYDIN’ın Çine İlçesi’ndeki FETÖ/PDY soruşturmasında gözaltına alınan 21 kişiden 18’i, sevk edildiği adliyede tutuklandı.
Çine Cumhuriyet Savcılığı’nca yürütülen FETÖ/PDY soruşturması kapsamında geçen 22 Kasım’da, aralarında işadamı, öğretmen, imam ve esnafın da bulunduğu 21 kişi polis tarafından gözaltına alındı. Şüpheliler emniyetteki işlemlerinin ardından dün sabah adliyeye sevk edildi. Şüphelilerden 18’i tutuklandı, 3 kişi ise adli kontrol şartıyla serbest kaldı.

Kaynak: Hürriyet

FETÖ’den tutuklu kaymakam Bayburt Valiliği Hukuk Müşavirliği görevine atandı

Zafer TOKUŞ/ADAPAZARI(Sakarya), (DHA) – SAKARYA’da yürütülen Fethullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) soruşturması kapsamında tutuklanan Akyazı eski Kaymakamı Kamuran Mustafa Ballı, İçişleri Bakanlığı’nın yayınladığı son kararname ile 1’inci Derece Kadrolu Bayburt Valiliği Hukuk Müşavirliği görevine atandı.
Sakarya Akyazı Kaymakamı Kamuran Mustafa Ballı, 12 Ağustos günü açığa alındıktan 10 gün sonra gözaltına alındı. Demokrasi nöbetlerine de katılan, makamında ve evinde yapılan aramalarda kişisel bilgisayarı bulunamayan, telefonlarına da format atıldığı belirlenen Kaymakam Kamuran Mustafa Ballı, 23 Ağustos’ta tutuklanarak cezaevine gönderildi. Kamuran Mustafa Ballı halen Bandırma 1 Nolu Cezaevi’nde tutuklu bulunuyor.
İçişleri Bakanlığı’nın dün gece yayınladığı ve 616 mülki idare amirinin görev yerinin değiştiği kararnamede tutuklu kaymakamın da ismi yer alıyor. Kararnameye göre Kamuran Mustafa Ballı 1’inci Derece Kadrolu Bayburt Valiliği Hukuk Müşavirliği görevine atandı.

Kaynak: Hürriyet

Denizli’de 7 müftülük çalışanı FETÖ’den tutuklandı

Ramazan ÇETİN / DENİZLİ, (DHA)- DENİZLİ’deki FETÖ/PDY soruşturmasında, örgütün şifreli iletişim sistemi ByLock’u kullandığı belirlenen ve gözaltına alınan müftülük çalışanı 7 kişi, sevk edildiği adliyede tutuklandı.
Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından FETÖ/PDY yönelik soruşturma kapsamında, örgütün şifreli iletişim sistemi olan ByLock kullandıkları belirlenen ve meslekten ihraç edilen İl Müftülüğü çalışanı 8 kişi, 10 gün önce polis tarafından gözaltına alındı. İfadelerinin ardından adliyeye sevk edilen 8 kişiden 4’ü tutuklandı. 4 kişi ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın serbest kalanlar için itirazda bulundu. Nöbetçi sulh ceza hakimliği, itirazı kabul ederek serbest kalan 3 kişiyi de tutukladı.

Kaynak: Hürriyet

Erzincan’daki İliç Belediyesi’ne kayyum atandı

Recep DEMİRCİ/ ERZİNCAN, (DHA)- ERZİNCAN’ın İliç Belediye Başkanı Muhlis Doğan’ın FETÖ/PDY soruşturması kapsamında gözaltına alınması ardından, İliç Kaymakamı Mehmet Kemal Akpınar, ‘Belediye Başkan Vekili’ olarak görevlendirildi.
Erzincan Valilği’nden kayyum ataması ile ilgili yazılı açıklama yapıldı. Açıklamada şöyle denildi:
“İlimiz İliç Belediye Başkanı Muhlis Doğan, FETÖ/PDY ile ilişkisi olduğu iddiasından dolayı Erzincan Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında 26.11.2016 tarihinde gözaltına alınmıştır. Muhlis Doğan aynı gün Anayasanın 127’nci ve 5393 sayılı Belediye Kanununun 47’nci maddeleri gereğince görevden uzaklaştırılmıştır. 26.11.2016 tarihli Bakanlık oluru ile görevden uzaklaştırılan İlimiz İliç Belediye Başkanı Muhlis Doğan’ın yerine, İliç Kaymakamı Mehmet Kemal Akpınar, 5393 sayılı Belediye Kanununun 45/2 ve 46’ncı maddeleri uyarınca Erzincan Valiliği’nin 29.11.2016 oluru ile İliç Belediye Başkan Vekili olarak görevlendirilmiştir.”

Kaynak: Hürriyet

Konya’daki FETÖ operasyonunda 14 subay ve astsubay tutuklandı

olga YANIK/KONYA, (DHA)- KONYA merkezli 19 ilde Fethullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) soruşturması kapsamında hakkında yakalama kararı çıkan aralarında pilotlarında bulunduğu havacı 60 subay ve astsubaydan 44’ü gözaltına alındı. İşlemlerinin ardından mahkemeye sevk edilen şüphelilerden 30’u serbest bırakılırken, 14 şüpheli de tutuklandı.
Konya Cumhuriyet Başsavcılığı, darbe girişimi ardından FETÖ/PDY’ye yönelik soruşturma başlattı. Soruşturma kapsamında Konya’da bulunan 3’üncü Ana Jet Üs Komutanlığı’na bugüne kadar 3 kez operasyon düzenlendi. Operasyonlarda gözaltına alınan pilotlardan, itirafçı olanlar ifadelerinde, örgütün yapılanmasını anlattı. Bunun üzerine örgütün Türk Hava Kuvvetleri yapılanmasına yönelik, aralarında kurmay yarbay, kurmay binbaşı ve pilotların da bulunduğu 60 subay ve astsubay hakkında ‘Anayasayı ihlal, yasama organını engellemeye teşebbüs, hükümete karşı isyan ve ilahlı terör örgütüne üye olma’ suçlarından yakalama kararı çıkartıldı.�
Operasyon kapsamında 44 şüpheli gözaltına alındı. Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nde işlemleri tamamlanan şüpheliler adliyeye sevk edildi. 30 şüpheli çıkarıldığı mahkemece adli kontrol kararı ve yurt dışına çıkış yasağı ile serbest bırakılırken, 14 şüpheli de tutuklandı.

Kaynak: Hürriyet

“Güler’in ihraç dosyasını istedik”

Ersan ERDOĞAN/MANİSA, (DHA)- TBMM 15 Temmuz Darbe Girişimini Araştırma Komisyonu Başkanvekili Selçuk Özdağ, “30 Mart’ta cemaatle ittifak yaptık” açıklamasının ardından partiden ihraç edildiğini belirttiği CHP eski Genel Başkan Yardımcısı Birgül Ayman Güler’in ihraç dosyasını, incelemek üzere komisyona istediklerini söyledi.
TBMM 15 Temmuz Darbe Girişimini Araştırma Komisyonu Başkanvekili Selçuk Özdağ, komisyonun çalışmalarıyla ilgili yaptığı açıklamada şimdiye kadar yaklaşık 40 kişi dinlediklerini, incelemelere devam ettiklerini belirtti. Eski başbakan ve eski cumhurbaşkanlarıyla birlikte yaklaşık 65 kişiyi dinlemeyi planladıklarını kaydeden Özdağ, komisyon olarak “30 Mart’ta cemaatle ittifak yaptık” açıklaması üzerine partisinden ihraç edildiğini belirttiği CHP eski Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Prof. Dr. Birgül Ayman Güler’i de davet ettiklerini anlattı. Güler’in Komisyona gelmediğini, altı sayfalık bir mektup gönderdiğini açıklayan Özdağ, “Güler’in komisyona gelmemesi üzerine CHP Genel Merkezi’nden Birgül Ayman Güler’in disiplin soruşturması ve ihraç dosyasının tamamını istedik. Güler’in neden ihraç edildiğinin, gerekçesini istedik. CHP’nin FETÖ ile nasıl işbirliği yaptığını bize anlatması lazım. 7 Haziran seçimlerinde Güneydoğu Anadolu’da HDP’yi, geri kalan yerlerde CHP’yi desteklediler. Güler’in bu açıklaması ile CHP zan altında kalıyor” diye konuştu.
YEŞİL PASAPORT VE KORUMA POLİSİ ARAŞTIRILIYOR
Özdağ, Hacettepe Üniversitesi Hastanesi tarafından Fethullah Gülen’e verilen “Hastalığınız Türkiye’de değil, Amerika’da tedavi edilebilir” raporunu inceleyeceklerini söyleyen Özdağ, “Fethullah Gülen 1999 yılında Hacettepe Üniversitesi’nden bir rapor almış. Bu adamın daha o zaman sahtekar olduğu ortaya çıkıyor. İkiyüzlü bukalemun olduğu ortaya çıkıyor. Normalde yasağı yok. Amerika’ya gidebilir. Amerika vizesi mi alamadı da böyle bir yola başvurdu, onu araştırıyoruz. Ayrıca hak etmediği halde yeşil pasaport ve Ecevit iktidarında silahlı koruma polisi verilmiş. Yeşil pasaport o zaman üçüncü derece memurlarına veriliyordu. Fethullah Gülen 1999 yılında ilkokul mezunu olduğu için hiçbir zaman üçüncü dereceye gelemiyor. Amerika’da silahlı polis memuru tarafından korunmuş. Bu koruma polisi neden verildi? Gülen Amerika’ya giderken kendisine uçakta eşlik edenlerin isim listesini de tek tek istedik. Bunların hepsini araştırıyoruz” dedi.
70 DÖNÜMLÜK ARAZİ DE İNCELENECEK
CHP eski Genel Sekreteri Kasım Gülek’in eşi Nilüfer Gülek’in Beylikdüzü’ndeki 70 dönüm araziyi Fethullah Gülen’in Fatih Üniversitesi’ne bağışladığı iddialarını da araştıracaklarını belirten Özdağ, “1996 yılında CHP eski Genel Sekreteri Kasım Gülek vefat etti. Kasım Gülek 10 yıl CHP Genel Sekreterliğini yaptı. Kasım Gülek vasiyetinde ‘Benim cenaze namazımı Fethullah Gülen kıldırsın’ dedi. Bundan 20 sene önce Fethullah Gülen de cenaze namazını kıldırdı. Kasım Gülek’in eşi Nilüfer Gülek’in Beylikdüzü’ndeki 70 dönüm araziyi Fethullah Gülen’in Fatih Üniversitesi’ne bağışladığı iddia ediliyor. Bunu da araştıracağız” diye konuştu.

Kaynak: Hürriyet

FETÖ’cü yüzbaşı kapıcıyı bıçakladı

İstanbul Sarıyer’de FETÖ soruşturmaları kapsamında meslekten ihraç edilen İl Jandarma Komutanlığı Trafikten Sorumlu Komutanı Yüzbaşı Lezgin Ertaş (33) kaldığı lojmandaki eşyalarını toplamaya gittiğinde kendisine yardım etmemesine öfkelendiği apartman görevlisi Erdem Turan’ı (42) kalbinin altından bıçakla yaraladı. Turan hastanede ameliyata alınırken kaçan Ertaş polis tarafından yakalandı.

Kaynak: Sabah ve Akşam

İmralı’ya FETÖ pususu

Bakanlık cezaevleri için ayrı ayrı “kriz senaryoları” hazırladı. İmralı, Silivri’de de olası FETÖ provokasyonuna karşı tedbirler alındı
Adalet Bakanlığı, 15 Temmuz darbe girişiminden sonra tüm cezaevleri için ayrı ayrı “kriz senaryoları” hazırladı. Bu çalışma sonunda, FETÖ’cülerin yoğun olarak tutulduğu cezaevleri ile FETÖ’cülerin bulunmadığı ama kritik öneme sahip cezaevlerinde alınması gereken ek önlemler belirlendi.

TEDBİRLER ARTIRILDI
Bu kapsamda, Sincan ve Silivri gibi cezaevlerine hava savunma sistemleri kurduran Bakanlık, terör örgütü elebaşı Öcalan’ın kaldığı İmralı Cezaevi ile İmralı Adası’nda da ek güvenlik önlemleri alınmasını gerekli gördü. FETÖ’nün İmralı Cezaevi’nde Öcalan’a yönelik bir eylem gerçekleştirerek bunu devlet yapmış gibi gösterip özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde kalkışma planlayabileceğini değerlendiren Bakanlık İmralı Adası ve içindeki cezaevinde var olan tedbirleri artırdı. Kriz senaryolarında, Marmara Denizi’nden sızma veya saldırı olasılığı ortaya çıkınca ada etrafında yeni pusu yerleri oluşturuldu. Var olan güvenlik noktaları da artırılırken bazı noktaların denizi görme açısına göre yerleri değiştirildi. İmralı Cezaevi içinde de ek önlemler alınırken, cezaevinin tüm elektronik sistemi yenilendi. Bu elektronik sistemin yenilenme işlemi Türkiye genelindeki birçok cezaevi için uygulandı

Kaynak: Sabah ve Takvim

Komuta hemfikir diye katıldım

İstanbul’da 15 Temmuz’dan önceki son darbe toplantılarının komutanı olduğu Maltepe General Nurettin Baransel Kışlası’ndaki 2’nci Zırhlı Tugay Komutanlığı’nda yönettiği kamera görüntüleriyle ortaya çıkan darbeci Tuğgeneral Özkan Aydoğdu ifadesinde “13 Temmuz’da darbe yapılacağı konusunda bilgilendirildim. 15 Temmuz’da ‘Sıkıyönetim Emri’nin çıktısını Tugay Komutan Yardımcısı Albay Mehmet Kapan getirdi. Yapmam gereken söylendi. Ben de gerekli talimatları verdim” dedi.

Kaynak: Sabah

42 Asya ülkesi: FETÖ terör örgütüdür

TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın, 42 üye ülkenin oluşturduğu Asya Parlamenterler Asamblesi 9. Genel Kurul Toplantısı Sonuç Bildirgesi’nde, FETÖ’nün “terör örgütü” olarak kabul edildiğini bildirdi. Kamboçya’daki toplantıya, 42 üye devlet ve 26 gözlemcinin katıldığını, dünya nüfusunun yüzde 70’ine yakınının temsil edildiğini belirten Aydın, Türkiye’nin, birliğin 2017-2019 dönem başkanlığına ittifakla seçildiğini anımsattı. Aydın toplantının sonuç bildirgesinde, “Asya Parlamenterler Asamblesi, halkın oylarıyla demokratik yollarla seçilmiş Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’nin, Fetullah Gülen terör örgütüne karşı mücadelesinde her türlü desteği vermeye hazırdır” ifadesinin yer aldığını vurguladı.

Kaynak: Sabah ve Star ve Yeni Şafak

Latif Erdoğan: Gülen banyolara gizli kamera yerleştirirdi (VİDEO)

Latif Erdoğan, Fetullah Gülen’in banyolara gizli kamera yerleştirerek imamlarını gözetlediğini söyledi.

Arka Plan programında konuşan Gazeteci-Yazar Latif Erdoğan’ın Fetullah Gülen’in banyolara gizli kamera yerleştirerek imamlarını gözetlediğini söyledi. Kendisini de 35 yıldır dinlediğini bildiğini söyleyen Erdoğan, ayrıca bu banyolarda imamların eşleri ve çocuklarının da geldiğini bu örgütün ahlak sınırlarını tamamen aştığını belirtti.

Kaynak: Star ve Akşam ve Akit

FETÖ’cüler kesinlikle asılmalı!(Video)

Latif Erdoğan

Kaynak: Takvim

Malatya merkezli 13 ilde FETÖ/PDY operasyonu

Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması’na (FETÖ/PDY) yönelik Malatya merkezli 13 İlde 35 ayrı adreste eş zamanlı gerçekleştirilen operasyonlarda 26 kişi gözaltına alındı.

Malatya Valiliğinden yapılan yazılı açıklamada, Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Malatya Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yürütülen 3 ayrı soruşturma dosyası kapsamında bu sabah eş zamanlı olarak 13 ilde operasyon yapıldığı belirtildi.

Malatya merkezli gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonda Adana, Ankara, Afyonkarahisar, Balıkesir, Elazığ, Eskişehir, Gaziantep, Hatay, Isparta, Kahramanmaraş, Muş ve Balıkesir’de 35 ayrı adreste yapılan aramalarda 26 şüphelinin gözaltına alındığı belirtildi.

Kaynak: Star

FETÖ’cü General Terzi’nin eşi de darbeyi biliyormuş

Darbeci General Semih Terzi’nin, darbe gecesi Ankara’da olabilmek için eşinden, Aksakallı’nın eşini arayarak kendi babası ile eşinin annesinin ağır hasta olduğunu söylemesini istediği ortaya çıktı

ANKARA Cumhuriyet Başsavcılığı, FETÖ’cü darbe girişimine ilişkin ilk iddianamesini tamamladı. İddianamenin temelini, 15 Temmuz gecesi Özel Kuvvetler Komutanlığı’nı (ÖKK) teslim almak için Diyarbakır’dan Ankara’ya giden darbeci general Semih Terzi ve 18 kişilik ekibi ile Ömer Halisdemir’in şehit edilmesi oluşturdu. Savcı Velihattin Eldemir’in hazırladığı iddianame, 14’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edildi. Böylece en kapsamlı darbe soruşturmalarının yürütüldüğü Ankara’da 15 Temmuz’a ilişkin ilk dava da açılmış oldu.

İddianamede, Terzi’yle birlikte giden 18 kişi ‘şüpheli’ olarak yer aldı. Sanıkların ‘Anayasa’yı ihlal’, ‘Hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs’, ‘TBMM’yi ortadan kaldırmaya teşebbüs’ ve ‘kasten öldürme (Halisdemir’i)’ suçlarından 4’er kez ağırlaştırılmış müebbet ile ‘terör örgütü’ üyeliğinden 15’er yıl hapsi istendi. İddianamede, Halisdemir’in eşi Hatice Halisdemir ile cuntacıların başından vurup yaraladığı İsmail Oğuz, ‘müşteki’ sıfatıyla yer aldı.

“ÜNİFORMALI TERÖRİST”

İddianamede, ‘15 Temmuz gecesi TSK bünyesinde, askeri hiyerarşi dışında, kendilerini Yurtta Sulh Konseyi olarak tanımlayan, FETÖ üyesi üniformalı teröristlerin demokrasiye karşı silahlı darbe teşebbüsünde bulunduğu’ kaydedildi. Darbe teşebbüsünün ‘teröristbaşı Fethullah Gülen’in bilgisi ve talimatı ile yapıldığı’ belirtildi.

İddianamede, Özel Kuvvetler Komutanı Zekai Aksakallı’nın darbecilere direnme emri verdiği Astsubay Ömer Halisdemir’in, “Vatansever bir asker refleksiyle kendisine verilen emri sorgulamadan ‘Emredersiniz komutanım’ cevabı verdiği” kaydedildi. İddianamede,

Halisdemir’in Terzi’yi vurma anı ise şöyle anlatıldı: “Karargâh binasına çok kısa mesafe kala Halisdemir, saat 02.16’da vatansever bir asker davranışıyla ÖKK’yı darbecilere teslim etmemek adına Terzi’yi vurarak ağaçlık alana kaçmaya başladı. Binbaşı Fatih Şahin uzun namlulu silahla kısa mesafeden 11-12 el ateş etti, Halisdemir yere düştü. Tim personeli Halisdemir’i sürükleyerek karargâh giriş kapısına getirirken, ambulans çağrıldı. Halisdemir’in durumunun çok ağır olduğu tespit edilmesine rağmen ambulans geri gönderildi. Mihrali Atmaca’nın 02.26 sularında 2 el ateş ettiği Halisdemir şehit oldu. Terzi helikopterle GATA’ya götürüldü.”

“EN AZ 1 HAFTA ÖNCE BİLİYORDU”

İddianamede, Semih Terzi’nin eşi Nazire Terzi’nin de ifadesine yer verildi. Terzi, eşinin olaydan 1 hafta önce kendisine cep telefonundan mesaj atıp “Nursel Hanım’ı (Zekai Aksakallı’nın eşi) ara, ‘Annem hasta, Ankara’ya döneyim’ diye söyle, mesajı hemen sil” diye yazdığını anlattı. Terzi’nin de Zekai Aksakallı’yı arayıp babasının ağır hasta olduğunu söyleyerek Ankara’ya gitmek için izin aldığı, yine eşinin Aksakallı’nın eşini arayarak Semih Terzi’nin babasının hasta olduğu bahanesini ilettiğinin tespit edildiği belirtildi.

İddianamede, “Tutanak ve beyanlardan da anlaşılacağı üzere darbeci Semih Terzi’nin ve eşinin darbe olayından ve atama listesinden en az 1 hafta önce haberlerinin olduğu, bu nedenle Terzi’nin Ankara’ya bir an önce gelmek için bahaneler ürettiği, durumu bilen eşi Nazire’nin kendisine yardımcı olmaya çalıştığı, olay günü de Özel Kuvvetler Komutanı olarak yer aldığı sözde atama listesine dayanarak birliği devralmaya geldiği tespit edilmiştir” ifadeleri yer aldı.

“DARBE TOPLANTISI YAPTIK”

İddianamede , şüphelilerden eski Amfibi Deniz Piyade Tugay Komutanı Tuğgeneral Halil İbrahim Yıldız’ın ifadesine de yer verildi. Üsteğmen rütbesindeyken FETÖ’ye katıldığını belirten Yıldız, “Darbe gününden önce 9 günlük bayram tatilinde Ankara’da bir kısım askerler ile birlikte darbe planlamasına ilişkin toplantı yaptık. Toplantıya katılan Adil Öksüz bize, ‘Ben bu çalışmaları Amerika’ya gidip Fethullah Gülen Hoca’ma sunacağım’ dedi” diye konuştu.

“VATANSEVER BİR ASKER”

İddianamede, Özel Kuvvetler Komutanı Zekai Aksakallı’nın, emir verdiği şehit Ömer Halisdemir’den “vatansever bir asker refleksi ile kendisine verilen emri hiçbir şe

Kaynak: Star ve Akşam

İzmir merkezli 3 ilde FETÖ operasyonu: 26 gözaltı

İzmir merkezli İstanbul ve Ankara’da terör örgütü FETÖ’ye yönelik operasyonda 26 kişi gözaltına alındı.

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın FETÖ/PDY üyelerine yönelik yürüttüğü soruşturma kapsamında İzmir Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi ekipleri izmir merkezli Ankara ve İstanbul’da önceden belirlenen 40 ayrı adrese eş zamanlı olarak operasyon yaptı.

Operasyonda terör örgütü fetöye eleman ve finans sağladıklara belirlenen 26 kişi gözaltına alındı.

Gözaltına alınan örgüt üyeleri sorgulanmak üzere terörle mücadele şubesine getirildi

Kaynak: Star

FETÖ soruşturmasında flaş gelişme! 29 kişi tutuklandı

Başkentte yürütülen Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) soruşturması kapsamında çoğunluğu Maliye Bakanlığının eski personeli olan 29 kişi tutuklandı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, Ankara Emniyet Müdürlüğü ekiplerince gözaltına alınan 45 kişi Ankara Adliyesi’ne sevk edildi.

Maliye Bakanlığının farklı birimlerindeki eski çalışanlardan oldukları öğrenilen şüpheliler, soruşturmayı yürüten cumhuriyet savcısına ifade verdi. Savcılık, şüphelilerden 29’unun tutuklanması, diğerlerinin ise adli kontrol şartlarının uygulanması talebiyle Sulh Ceza Hakimliğine sevk etti.

Hakimlik, şüphelilerin sorgularının ardından 29 kişinin tutuklanmasına, 16 kişi hakkında ise adli kontrol şartlarının uygulanmasına karar verdi. Şüphelilerin bir kısmının telefonunda, FETÖ mensuplarının haberleşmede kullandığı “ByLock” programının olduğu öğrenildi.

Kaynak: Akşam

FETÖ Fenerbahçe’yi ele geçirecekti

Anadolu Rock’ın prensi, reyting rekorları kıran dizi müziklerinin bestecisi Kıraç, müzik kariyerini ve projelerini AKŞAM’a anlattı. Türkiye gündemini yorumlayan Kıraç, “FETÖ, beyinleri sömürülmüş insanlardan oluşan gaddar bir yapı” dedi.

Tuba Kalçık

Stüdyoda buluştuğumuz ünlü besteci Kıraç, müzik başarılarına yenilerini eklemek istediğini belirtti. 15 Temmuz darbe girişimini de sorduğumuz besteci, “FETÖ’nün tehlikesini şike davasında farketmiştim. Ama kendi halkına silah çekecek kadar vicdansız olduklarını bilmiyorum” dedi.

Sıkı bir Fenerbahçe taraftarısınız. Şike davasıyla takımınız büyük bir travma yaşatmıştı. Sizce FETÖ neden Fenerbahçe’yi hedef seçti?

Fenerbahçe, etkin biçimde Kurtuluş Mücadelesi’nde yer almış bir takımdır. FETÖ de bu yüzden Fenerbahçe’yi hedef aldı. Aziz Yıldırım, 3 Temmuz’dan çok önce FETÖ konusunda uyarılar yapmıştı. FETÖ, ligdeki bir çok takımı ele geçirmek istedi. Yıldırım, bunu önceden gördü ve takımda bu terörist yapının oluşmasına izin vermedi. FETÖ, Aziz Yıldırım üzerinden Fenerbahçe’yi ele geçirmek istedi.

FETÖ AMERİKA’NIN GÜDÜMÜNDE

Siz FETÖ’nün bu denli tehlikeli olduğunu şike davası sürecinde hissetmiş miydiniz?

Ben de Aziz Yıldırım gibi FETÖ’nun bu kadar tehlikeli olduğunu sezmiştim ama 15 Temmuz’da kendi halkına silah çekecek kadar vicdansız ve iğrenç olacaklarını düşünmemiştim. Terörist örgütün başı Gülen’in Amerika’da olmasını sağlayan hangi odaksa, sorumlu da odur. Bunda da CIA’in parmağı olduğunu düşünüyorum. Bu örgütte dünyadaki diğer terörist gruplar  PKK, DAEŞ, El-Kaide gibi Amerika’nın güdümündedir.

Kaynak: Akşam

Yabancı c’isim’

FETÖ üyeleri kendilerini gizlemek için insanların inançlarını sömürdü. Teröristler gerektiğinde namazı bırakıp her türlü takiyeyi yaptı. ABD’li FETÖ’cülerin ise, Pensilvanyalı teröristbaşının emriyle isimlerini değiştirip Hristiyan adları aldığı ortaya çıktı..

Yabancı cisim

Devletin kritik kademelerinde kadrolaşmak için kendilerini gizleyip namaz kılmayan, oruç tutmayan, başörtüsü takmayan, hatta içki bile içen Fetullahçı Terör Örgütü () mensuplarının yeni bir takiyesi daha ortaya çıktı. ‘de yaşayan örgüt mensuplarının, başlarındaki sahtekarın tavsiyesiyle Hristiyan isimleri aldıkları tespit edildi.

HER NUMARAYI YAPMIŞLAR
  girişiminin 1 numarası olarak gösterilen Adil Öksüz’ün akrabası olduğu iddia edilen ve FETÖ’nün ABD’deki pek çok etkinliğini koordine eden isim olarak bilinen Kemal Öksüz’ün “Kevin”‘ün Pensilvanya bölgesindeki kolej ve okulların sorumlusu olan abisi Adem Öksüz’ün ise “Adam” ismini aldığı belirlendi. ‘in onursal başkanlığını yaptığı ve OHAL kararnamesiyle kapatılan Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı’nın (GYV) başkan yardımcılığını da yapan, Manolya Bilim Akademisi’nin kurucu müdürü ‘nın da “Joseph” adını kullandığı ortaya çıktı. Fetullahçı Terör Örgütü’nün işadamları derneği olan TUSKON’un temsilciliğini de yapan ve ABD başkanlık seçimlerinde FETÖ’nün desteklediği Hillary Clinton’a şirketi üzerinden tam 100 bin dolarlık bağışta bulunmasıyla gündeme gelen Remzi Öten’in isim tercihi ise “Ramsey” oldu.

 

Kaynak: Takvim

Eski CIA şefinin Gülen’e desteği iddianamede

FETÖ’nün 15 Temmuz’daki darbe girişiminin ardından askerlere yönelik soruşturma kapsamında hazırlanan ilk iddianamede, Eski CIA şefi Fuller’in Fetullah Gülen’e verdiği destek bilgisi de yer aldı.

Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimi gecesi Sabiha Gökçen Havalimanı’nın ele geçirilmesi teşebbüsüne ilişkin hazırlanan iddianamede, örgütün mevcut gücü ve yapısına, küresel emperyalist güçlerin verdiği destek sayesinde ulaştığı belirtildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosunca hazırlanan 189 sayfalık iddianamenin girişinde, 15 Temmuz günü gece 22.00-23.00 saatleri arasında sosyal medyada, “TSK içerisindeki bir grubun darbe girişiminde bulunduğu, bu bağlamda İstanbul’da Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet köprülerinin asker kişiler tarafından geçişe kapatıldığı, İstanbul ve Ankara’da savaş uçaklarının alçaktan uçuş yapmaya başladıkları, Ankara’da bulunan Genelkurmay Başkanlığı Karargah binası çevresinde silah sesleri duyulduğu, İstanbul Atatürk Havalimanı’nın tanklarla gelen askerler tarafından ele geçirildiği, bir grup asker kişinin zırhlı araçlarla Sabiha Gökçen Havalimanı’na doğru ilerledikleri” yolunda birtakım haberlerin yayıldığının görüldüğü belirtilerek, cumhuriyet başsavcılığınca soruşturma başlatıldığı kaydedildi.

SAVCILIKTAN EMNİYETE GECE SAAT 01.30’DA “TESPİT” YAZISI
Darbe girişimi gecesi İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne faks yoluyla saat 01.30’da yazı yazılarak darbe girişimine katılan tüm asker şahısların yakalanarak gözaltına alınmaları ve başsavcılıkta hazır edilmelerinin istendiği aktarılan iddianamede, 15 Temmuz’daki kalkışma esnasında yurt genelinde meydana gelen olaylara değinildi.

“FETÖ/PDY suç örgütü mensupları tarafından planlandığı ve uygulamaya sokulduğu anlaşılan darbe girişimi, Türk halkının demokrasinin yanında saf tutması, örgüt mensubu olmayan gerçek kamu görevlilerinin olağanüstü gayreti, TSK içerisinde yer alan yurtsever unsurların karşı duruşu sonucunda 16 Temmuz 2016 tarihinde başarısızlıkla sonuçlanmıştır.” ifadesi yer alan iddianamede, darbe kalkışmasının yasa dışı silahlı FETÖ/PDY tarafından planlandığı ve Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) içerisine sızan örgüt yöneticileri ile örgüt üyeleri tarafından hayata geçirildiği, örgüt üyesi olup olmadıkları bilinmeyen bir kısım asker şahısların da kalkışmaya bilerek ve isteyerek iştirak ettiklerinin düşünüldüğü vurgulandı.

“DEVLETİN ‘ETKİN MÜCADELE’ KARARINDAN SONRA FETÖ’NÜN SON HAMLESİ: DARBE”
İddianamede, FETÖ’nün darbe girişiminde bulunmasının amacı, şu şekilde anlatıldı:

“Talimatlar yoluyla kolektif bir şekilde mobilize olan, kamu erkinin kritik bürokratik alanları başta olmak üzere, kamusal alanı ele geçirme refleksi ile hareket eden, mülkiye, adliye, emniyet, eğitim ve ordu içerisinde kendi özel hiyerarşisi ile illegal şekilde kadrolaşan, devletin tüm kurumlarına yerleştirdiği örgüt üyeleri ile devlet teşkilatını kendisine hizmet eder hale getiren ve adeta devlet içinde ayrı bir devlet yapısı oluşturan örgüt, devletin etkin mücadele kararı almasından sonra tasfiye sürecine girmiş, ekonomik-siyasi yönden hızla zayıflamış, 15 Temmuz 2016 tarihinde başta İstanbul ve Ankara olmak üzere ülkenin muhtelif yerlerinde, TSK bünyesinde yuvalanan üyeleri ve yöneticileri aracılığıyla son bir hamle yaparak Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs etmiştir.”

Silahlı terör örgütü kavramı, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün genel tanımı, örgütün ortaya çıkışını kolaylaştıran koşullar, örgütün kuruluşu, gelişimi ve yapısı üzerine değerlendirmeler yapılan iddianamede, bir dönem Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile eski Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB) arasında, “soğuk savaş” tanımlaması yapılan küresel mücadele ve Türkiye’nin bu mücadelede NATO’ya üye olarak ABD öncülüğündeki batı bloğunda yer aldığı bilgileri verildi.

“FETULLAH GÜLEN’İN YILDIZININ PARLADIĞI PROJE: ILIMLI İSLAM”
“Fetullah Gülen’in küresel sermayeyle ilk teması komünizmle mücadele derneklerinin kuruluşu ile başlamıştır. İlk şube 1954’te İzmir’de açılan bu derneğin ikinci şubesi 1963 yılında Fetullah Gülen’in memleketi Erzurum’da açılmış ve Gülen bu yıllarda dernek şubesinin kurucuları arasında yer almıştır.” denilen iddianamede, bu tarihten itibaren her daim küresel güçlerin vazgeçilmez aparatı olan sözde suç örgütü liderinin, dernek kurucuları arasında yer almasını övünerek açıkladığı kaydedildi.

Sovyetler Birliği’nin İslam coğrafyasında anti emperyalist, batı karşıtı bağımsız milliyetçi grupları destekleyerek etkin olmak istediği, onun karşısındaki ABD ve müttefiklerinin de İslamcı grupları destekleyerek bir Yeşil Kuşak Projesi oluşturduğu bilgisi verilen iddianamede, şu ifadeler yer buldu:

“Projenin amacı Sovyetler’in ilerleyişini durdurmak ve petrol zengini körfez ülkelerinde ve bölge üzerinde etkisini engellemek, komünizme karşı İslam’ı kalkan olarak kullanmaktır. Soğuk savaş döneminin sona ermesinden sonra İslam ülkelerinde, radikal İslami hareketlerle ilişkili istikrarsızlık ve bunun getireceği siyasi sonuçların, Amerikan ve batı karşıtlığı hareketlerine, güvenlik zafiyetlerine ve olası menfaat kayıplarına sebep olmasının önüne geçmek için ABD düşünce kuruluşlarında Yeşil Kuşak Projesi revize edilmiş ve onun yerine ılımlı İslam’ın desteklenmesi fikri geliştirilmiştir. Bu modelin ortaya atıldığı günler, FETÖ/PDY sözde lideri Fetullah Gülen’in emperyalist güçler nezdinde yıldızının parladığı günler olmuştur.”

ESKİ CIA ŞEFİ FULLER’İN GÜLEN’E DESTEĞİ
Eski CIA Yakın Ve Güney Asya Bölgesi İstihbarat Şefi Graham Fuller’in, “Siyasi İslamın Geleceği” isimli kitabında, “dinler arası diyaloğun Türkiye’deki en güçlü aktivistlerinden, liberal ve reformist İslamcı olduğunu yazdığı Fetullah Gülen’in ve Nurculuğun desteklenmesini” savunduğu belirtilen iddianamede, Fuller’in 2008 yılında Türkçe’ye çevrilen “Yeni Türkiye Cumhuriyeti” adlı kitabında da Gülen ve yapılanması hakkında övgü dolu ifadelere yer verdiğine dikkat çekildi.

Fuller’in “Türkiye ve Arap Baharı” isimli kitabında da Gülen kuruluşlarını bol bol methettiği ve bu durumun bile Fetullah Terör Örgütü’nün kimlere hizmet ettiği hakkında önemli bir delil olduğu anlatılan iddianamede, Rand Düşünce Kuruluşu’nun raporunda Almanya merkezli Kaplancılar’ın tehlikeli kökten dinci bir akım olarak tanıtılırken, Fetullah Gülen’in ılımlı İslam’ın en önemli liderlerinden biri olarak tanıtıldığı kaydedildi.

“Sonuç itibari ile FETÖ/PDY silahlı suç örgütü, mevcut gücüne ve yapılanmasına örgüt liderinin ve üyelerinin kişisel gayretlerinden ziyade, küresel emperyalist güçlerin vermiş olduğu destek sayesinde ulaşmıştır.” ifadesi kullanılan iddianamede, FETÖ/PDY ile ilgili, “Demokratik hukuk devletinin özelliklerini ortadan kaldırmak amacıyla kurulmuş en geniş ve en büyük katılımlı silahlı terör örgütlenmesidir. Amaçlarını gerçekleştirmek için diğer silahlı terör örgütlerini kullanabilen, kiralayan, devletin silahlı unsurlarını emelleri için kullanabilen, devlet kademelerindeki silahlı güçler aracılığıyla operasyonel sonuçlar elde edebilen bir örgütlenmedir.” tanımlaması yapıldı..

Kaynak: Takvim

Yargıda FETÖ temizliği!

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca, 192 hakim ve savcı hakkında daha Fetullahçı Terör Örgütü’ne üyelik suçlamasıyla soruşturma başlatıldı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca, 192 hakim ve savcı hakkında daha Fetullahçı Terör Örgütü’ne (FETÖ) üyelik suçlamasıyla soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında, Hakim ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) 2. Dairesi’nce, 191 hakim ve savcı açığa alındı.

Alınan bilgiye göre, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının hakim ve savcılarla ilgili yürüttüğü FETÖ soruşturması kapsamında yeni delillere ulaşıldı.

Yeni deliller kapsamında, halen görevde bulunan 192 hakim ve savcı hakkında daha FETÖ’ye üyelik suçlamasıyla soruşturma başlatıldı. Hakim ve savcıların ilk derece mahkemelerinde görev yaptıkları öğrenildi.

Başsavcılığın başlattığı soruşturma kapsamında harekete geçen HSYK 2. Dairesi, 191 hakim ve savcıyı açığa aldı. Soruşturma başlatılan 1 kişi hakkında ise emekli olması nedeniyle, HSYK tarafından işlem yapılmadı.

Başsavcılığın daha önce haklarında başlattığı soruşturma gereğince, HSYK tarafından 3 bin 659 hakim ve savcı hakkında meslekten ihraç kararı verilmişti.

Kaynak: Takvim

15 Temmuz’da Fidan meselenin aslı ortaya çıktı

Murat Bardakçı 15 Temmuz darbe ihbarıyla ilgili tartışmalara son noktayı koydu.

Habertürk yazarı Murat Bardakçı, 15 Temmuz darbe ihbarıyla ilgili olarak bugünkü bugünkü köşesinde “Sadece ‘Fidan’ı helikopterle kaçıracaklar”dendiğini yazdı.

Haftalardır 15 Temmuz’daki darbe girişiminin o gün öğleden sonra bir binbaşının MİT’e giderek yaptığı ihbar sayesinde önceden haber alınmasına rağmen darbeyi önlemek için gerekli girişimlerin niçin yapılmadığı soruluyordu.

HULUSİ AKAR, FİDAN İHBARINI CİDDİYE ALIP BİRLİKLERE YASAK GETİRİYOR

Tartışmalara katılan tarihçi-yazar Bardakçı, önce iddiayı sonra işin aslını yazısında açıklıyor:

İDDİA EDİLEN KRONOLOJİ

Önce, MİT’e yapılan ihbarın ardından yaşananlar hakkında bilinenleri, basında şimdiye kadar yazılanların doğrultusunda maddeler halinde sıralayayım:

– 14.45: Binbaşı H.A. MİT’e giderek darbe ihbarında bulunuyor.

– 16.00: İhbar, MİT Müsteşarı Hakan Fidan’a ulaştırılıyor.

– 16.21: Hakan Fidan, Genelkurmay İkinci Başkanı’nı ihbardan telefonla haberdar ediyor.

– 16.30: Hakan Fidan, Genelkurmay Başkanı ile yine telefonla ihbarı görüşüyor.

– 18.00: Hakan Fidan, Genelkurmay’a giderek Orgeneral Hulusi Akar ile biraraya geliyor.

– 18.30: Genelkurmay uçaklara, helikopterlere ve zırhlı birliklere uçuş ve hareket yasağı getiriyor.

İŞİN ASLI

Şimdiye kadar yazılanlar ve anlatılanlar böyle ama Ankara’daki üst düzey yetkililerin, Genelkurmay Başkanı’na dayandırarak söyledikleri oldukça farklı:

15 Temmuz günü saat 14.45’te MİT’e giden Binbaşı A.H. darbe değil, “MİT’i helikopterlerle basıp Hakan Fidan’ı alacaklar” ihbarında bulunuyor. İhbardan haberdar edilen Müsteşar Hakan Fidan o gün daha sonra gittiği Genelkurmay’da ihbarı yorumlarken bunun “Büyük resmin küçük parçası olabileceği, yapılacağı söylenen baskının gerisinde başka bir teşebbüsün bulunabileceği” ihtimalini hatırlatıyor, uçuş ve zırhlı birliklere hareket yasağı emri de Fidan’ın bu uyarısı üzerine veriliyor.

Kaynak: Akit

CEVAP VER