Bugünkü (3 Aralık 2016) FETÖ haberleri

0

50TÜRKSAT’ta Fatiha

TBMM FETÖ ve 15 Temmuz Darbe Girişimini Araştırma Komisyonu, dün TÜRKSAT’a ziyarette bulundu.
TÜRKSAT Genel Müdürü Cenk Şen, darbecilerin TÜRKSAT yayınını kesmeyi başaramayınca dışarıdan dört sivili çağırdıklarını açıkladı. Şen, “Siviller, ‘Destek için bizi çağırdılar’ diyerek girmek istiyorlar. Emniyet birimindekiler bunları gözaltına alıyor. Yayınları kesemeyeceklerini anlamaları üzerine ‘Artık plan değişti burayı bombalayacağız’ beyanında bulunuyorlar” bilgisini verdi.

AK Parti Burdur Milletvekili Reşat Petek başkanlığındaki komisyon üyeleri ziyaret sırasında, TÜRKSAT binasında şehit olan iki personel için Fatiha okudu. TÜRKSAT Yönetim Kurulu Başkanı Vecdi Gönül de ziyarette hazır bulundu.

Kaynak: Hürriyet

49Türksat Genel Müdürü Şen: Yakalanan darbeciler ‘Geziyorduk, yolumuz Türksat’a düştü’ diyor

Türksat Genel Müdürü Şen: Yakalanan darbeciler ‘Geziyorduk, yolumuz Türksat’a düştü’ diyor
Nursima KESKİN / ANKARA, (DHA) – DARBE Komisyonu’na sunum yapan Türksat Genel Müdürü Cenk Şen, darbecilerin Türksat’a gelerek, yayını kesmeye çalıştıklarını, başaramayınca da dışarıdan 4 sivili çağırdıklarını belirterek, “Siviller Türksat’a girmek istediklerini söylüyorlar. ‘Destek için bizi çağırdılar’ ifadesinde bulunuyorlar. Şüpheli hareketlerde bulunmaları üzerine emniyet birimindekiler bunları gözaltına alıyor” dedi.

TBMM 15 Temmuz ve FETÖ/PDY Darbe Girişimini Araştırma Komisyonu, darbecilerin bastığı, bombaların hedefi olan ve 2 şehit veren Türksat’ı ziyaret etti. Türksat Yönetim Kurulu Başkanı ve Milli Savunma eski Bakanı Vecdi Gönül, komisyon üyelerini karşıladı.

Türksat Genel Müdürü Şen, darbe girişimi gecesi yaşananları yaptığı sunumla anlattı. Cenk Şen, saat 22.15’te kalkışmanın haber alınması üzerine izinli olan güvenlik personelini kampüse davet ettiklerini belirterek, şöyle konuştu: “Daha sonra başbakan ve cumhurbaşkanı televizyonlardan verdiği mesajlar üzerine çalışmaya başladık. Bu girişimin izin verilmemesi için üzerimize düşen ne varsa hazırlıklara başladık. Bu kapsamda Konya yolundan geleceklerini değerlendirerek yolu kapatarak itfaiye aracı kepçe vasıtasıyla yolu engellemek için onları oraya koyduk. Ki geldikleri zaman ileriden farkına varalım diye. 00.14’te korsan bildirinin okutulması üzerine Türksat 4A ve 3A uydularından ki o sırada 4A uydu işletilmekteydi. Daha sonra çeşitli yöntemlerle TRT’nin yayınını kestik. Uydudan yayını kestik ancak. Daha sonra TRT’nin kontrol altına alınmasından sonra yayını verdik. Cumhurbaşkanının milleti meydanlara davet etmesiyle beraber üzerimize düşen yaptık. Yayının tüm televizyonlar vasıtasıyla Türkiye’ye yayınlanmasını sağladık. Buraya iki helikopterle gelmişler 00.47’de 14 kişilik bir timi indirmiş nizamiye önüne”

“ARADA 20 METRE VAR AMA AMBULANSA KONMASINA MÜSAADE ETMİYORLAR”

Darbecilerin nizamiye önünde indirilmesinin ardından tesislerden sorumlu olan Direktör Ahmet Özsoy ve diğer çalışan Ali Karslı’nın otomobille nizamiyeye doğru giderken, üzerlerine ateş açıldığını anlatan Şen, şunları kaydetti: “‘Dur’ dahi demeden hızla gelen aracın üzerine kalkışmacılar ateş etmiş ve araç nizamiye girişinde duruyor ilk ateşte şoför Ali Karslı şehit oluyor. Ahmet Özsoy direktörümüz ağır yaralı olarak arabanın içinde dışarı çıkıyor. Güvenlik şefimiz Ferhat Bey arkadan dışarı çıkıyor. Yaralı ve ambulans arasında 20 metre var. Ambulansa koyarak götürülmesine müsaade etmiyorlar. İki şirket arabası bir de çalışanının minibüsünü alarak bizim arkadaşlarımızın, lojmanı boşaltan çalışanlarımızla Konya yoluna doğru gidiyorlar. Fakat biz polislere haber verdiğimiz için polislerle kısa süreli çatışmaya giriyorlar.”

“DARBECİ ASKERLER, YARALI ARKADAŞLARININ KAFASINA SIKARAK İNFAZ EDİYOR”

Türksat’tan kaçan darbeci askerlerden birinin, polisle girdiği çatışmada yaralandığını ve daha sonra bu askerin kendi arkadaşları tarafından infaz edildiğini ileri süren Şen, şöyle devam etti: “Asker üniformasındaki kalkışmacılardan birinin yaralandığını daha sonra kendi arkadaşları tarafından öldürüldüğünü sonradan yapılan savcılık incelemeleri sonucunda öğrendik. 15 km kala minibüsü kullanan bir astsubay Ercan Şen isminde, araçla kaza yapıyor. Daha sonra kafasından vurularak infaz ediliyor. 15 km polisle çatışmasından sonra gitme ihtimali yok, Savcılık ve emniyet nezaretinde değerlendirmemizde öyle çıkıyor. Orada vurulduğu için muhtemelen kendi arkadaşları tarafından vurulup daha sonra helikopterle 15 km ileri gidildikten sonra onu bırakıp diğerlerini alarak uzaklaşıyor”

“ELE GEÇİREMEDİKLERİ İSTASYONU TAHRİP ETMEYE KARAR VERİYORLAR”

Türksat’ın 4 kere bombalandığını, ilk bombanın saat 03.12’de atıldığını kaydeden Şen, şu ifadeleri kullandı: “Birinci bomba büyük anteni yakınındaki binaya isabet ediyor. Bizim iki ana görevimiz var biri televizyon yayınları. Diğeri haberleşme görevimiz var. Onları 16 Temmuz’da tekrar yerine getirmeye başladık. Hasar verilenler televizyon yayıncılığını etkilemeyen antenlerdi Allahtan. Bombaların ötesinde silahlı helikopterle saldırıyorlar. Güvenlik kuvvetlerinin gönderdiği zırhlı araçla çatışma yaşanıyor saat 04.00’ten itibaren. Ertesi gün hep beraber personelimiz kendileri ilahi bir mesaj gelmiş gibi hepsi buradaydı sabah. O gece saat bir itibariyle belediyelerimizin desteğiyle içerdeki tüm tahribatı dışarı çıkardık. 3 dağ yaptık tahribattan. Antenimiz 170 ton ağırlığında, ilk uydumuzu kontrol eden. Bu bina idare binası. teknik bina değil. Kalkışmacıların o kadar gözü dönmüştü ki kameralarımıza kadar kırıyor ve devletin malına zarar veriyorlar. Ele geçiremedikleri istasyonu tahrip etmeye karar veriyorlar. Uplink’te tutuklu olarak esir aldıkları personeli nizamiye dışına çıkarıyorlar ve Türksat’ın bombalanması yönünde istekte bulunuyorlar.”

“TÜRKSAT TERÖRİSTLER TARAFINDAN İYİ Kİ DE UNUTULUYOR”

Darbeciler tarafından Türksat’ın başlangıçta unutulduğunu söyleyen Şen, “O akşamki durumla ilgili emir komuta zincirinin kırıldığı normal şartlarda burası jandarma bölgesi. O akşam tüm güvenlik birimlerini aradık o akşam. Hem başbakanlık güvenlik genel müdürlüğü, hem de gölbaşı emniyet müdürlüğüyle irtibata geçtik. Ama bize destek sağlayan gölbaşı emniyetten gelen arkadaşlarımız. Daha sonra da özel harekattan gelen zırhlı araç var. Onlar çünkü ilk etapta tüm güvenlik güçleri bir reaksiyon gösterdi belli bölgelere. Türksat unutulan bir yer teröristler tarafından. İyi ki de unutuluyor. Gece güvenlikçi sayımızı 3 katına çıkardık. Hafif piyade tüfeklerini, mühimmatı ve tabancaları dağıttık tabancaları dağıttık” diye konuştu.

Darbeci askerlerin yayını kesemeyince dışarıdan 4 sivilin onlara destek amacıyla Türksat’a girmeye çalıştığını bildiren Şen, bu kişilerin FETÖ ile ilişkili olduğunu ve bazı kurumlarda görev yaptıklarını öğrendiklerini söyledi.

HUKUK MÜŞAVİRİ ÇELİKÇİ: YAYINI KESEMEYİNCE ‘PLAN DEĞİŞTİ BOMBALAYACAĞIZ’ DİYORLAR

Hukuk Müşaviri Mehmet Çelikçi ise şu bilgileri paylaştı: “20 kadar emniyet personeli destek amacıyla geldi. Ancak içerisi darbeciler tarafından işgal edildiği için çok fazla yaklaşamadılar. Saat 02.00 civarında Megan marka bir araçla geliyor 4 sivil. Bunlar Türksat’a girmek istediklerini söylüyorlar. ‘Destek için bizi çağırdılar’ ifadesinde bulunuyorlar. Bunlar İzmir, Kocaeli ve Ankara’dan gelip buluşuyorlar burada. Şüpheli hareketlerde bulunmaları üzerine emniyet birimindekiler bunları gözaltına alıyor. İçeride alınan beyanlarda o saatten sonra darbeci askerlerin yayınları kesemeyeceklerini anlamaları üzerine şu beyanları var: Artık plan değişti burayı bombalayacağız. Bir kişi orada kalıyor. Bombalama esnasında bi panik oluyor. Bir kişi araç içinde unutuluyor. Kelepçeli vaziyette kaçarken yakalanıyor”

CENK ŞEN: YAKALANAN SİVİLLER ‘GEZİYORDUK, YOLUMUZ TÜRKSAT’A DÜŞTÜ’ DİYOR

Türksat’a yayını kesmek için girmeye çalışan sivillerin, farklı illerden gelerek, AŞTİ’de buluştuklarını ifade eden Cenk Şen, sözlerini şöyle sürdürdü: “Farklı illerden gelip AŞTİ’de buluşmuşlar. İfadelerinde ‘bir araba kiralayıp ve gezmeye çıkmıştık, yolumuz Türksat’a düştü’ diyorlar. Gelen sivillerden Aydın Yavuz ve Burhan Güneş Şifa Hastanesinde teknik personel olarak bilgi işlemde çalışıyor. TÜBİTAK eski daire başkan yardımcıları. Diğerleri Birol Baki ve Salih Mehmet ise Dağköy eski STV çalışanları. Bunlar bilgisayar yada elektrik elektronik mühendisi. Yayını kesme konusunda uzmanlar”

VECDİ GÖNÜL: ATAK HELİKOPTER ÖLÜM MAKİNESİDİR, BU MANEVİ TEHDİTTİR

Türksat Yönetim Kurulu Başkanı Vecdi Gönül ise gelen ilk gelen helikopterin ATAK helikopteri olduğunu bildirerek, “Bu ölüm makinesidir. BU manevi bir tehdittir. Burayı geldi taradı. Zaten ona herhangi bir silahın etki etmesi beklenemezdi. Daha sonra Skrosky geldi” dedi.

CENK ŞEN: 7 MİLYON ZARAR VAR, 15 TEMMUZ SONRASI 41 KİŞİ İHRAÇ EDİLDİ

Cenk Şen, 15 Temmuz sonrası Türksat’taki zararı şöyle anlattı: “Darbe girişimi sonrasında Türksat’ın 7 milyon lira zararı var. Çeşitli çalışmalar yaptık bu kapsamda bizim şirketimizde çalışıp terör örgütüyle irtibatı olan kişilerle ilişkimizi kestik. 15 Temmuz sonrası 41 kişi ihraç edildi. Personelimiz içinde darbecilere yardım eden kimse olmadı. İfadelerinde de kendileri söylüyorlar. ‘İçeriden yardım alamadığımız için bombaladık’ diyorlar. Olsaydı hasarın büyük olduğunu görebilirdik”

“SİBER GÜVENLİK SAVAŞ ORTAMINA TÜRKİYE MİLLİ KAYNAKLARLA HAZIRLANIYOR”

Cenk Şen, “Ordular ülkelerini 5 farklı yönle savaşa hazırlıyor. Beşinci boyut siber güvenlik. Roketsan, Havelsan, Aselsan vb. bu beş boyutlu savaş ortamına Türkiye’yi mili kaynaklarla hazırlama noktasında çalışıyorlar. Siber güvenlik istihbarat faaliyetlerinde kendi yazılımlarımızla çok daha iyi karşı koyacağız. Kriptolama sistemlerimizle daha iyi karşı koyacağız. Milli imkanlarımızı sunmak için çalışmalarımız var. Milli uydularımız üzerinden çalışmalarımızda var. 15 Temmuz öncesinde de vardı ama sonrasında sistematik olarak devam ediyor” diye konuştu.

“VATANIMIZ AİLEMİZDEN ÖNCE GELİR”

30 sene 7 ay üniforma giydiğini ve vatanına bağlı bir asker olduğunu belirten Şen, konuşmasını şöyle sonlandırdı: “Hiçbir zaman hiçbir şekilde vatanımıza kurşun sıkmak öğretilmedi. bize. En zor benim durumum bu durumda. Kendimi açıklamak zorunda kalıyorum burada. TSK mensupları öyle insanlar değil. Onlar bizden değildi. Vatana ihanet bizim için en kötü şeydir. Vatanımız bizim ailemizden önce gelir. Ama bunlar nasıl bu mantaliteye geldi, mühendis olarak analitik k metodoloji içerisine yerleştiremiyorum. İnce bir çizgi üzerinde yürüyorum. Benim gibi olan yüzde 95’in üzerindedir”

REŞAT PETEK’TEN TÜRKSAT’A TEŞEKKÜR

Komisyon Başkanı Reşat Petek ise Türksat’ta o gece çalışan tüm personele teşekkür ederek, “Cumhurbaşkanı’mızın milleti meydanlara çağırmasını televizyonlar aracılığıyla ulaştıran tüm çalışanlara teşekkür ediyorum. BU bir vatan görevidir. Siz şan ve şerefle yürüttünüz bu görevi” dedi.

Kaynak: Hürriyet ve Türkiye

48Antalya’da 78 sanıklı ilk FETÖ iddianamesi kabul edildi

Mustafa KOZAK / ANTALYA, (DHA) – ANTALYA’da 15 Temmuz darbe girişiminden sonra başlatılan FETÖ soruşturmaları kapsamında Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosu’nca hazırlanan ilk iddianame, terör suçlarına bakan 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edildi. İddianemede, emniyet mensubu 78 sanık yer alıyor.
Sanıkların ‘silahlı terör örgütüne üye olma’ suçundan cezalandırılmaları istenen iddianeme, savcı Serkan Beyoğlu tarafından hazırlandı. 55’i tutuklu 78 sanıklı iddianame, toplam 156 sayfadan oluşuyor. Silahlı törör örgütünün kuruluşu, yapısı ve amaçlarının anlatıldığı iddianemede, örgütün Fetullah Gülen’in İzmir’in Kestane Pazarı Kuran kursunda vaizlik yaptığı dönemde kurulduğu belirtiliyor. Devletin bütün anayasal kurumlarını, güvenlik birimlerini, devletin mülki ve adli yapısını ele geçirip aynı zamanda etkili siyasi ve ekonomik bir güç edinmeyi amaçladığı iddia edilen Fetullah Gülen liderliğindeki örgütün, direkt Gülen’e bağlı Tayin Heyeti, İstişare Kurulu, Mollalar Grubu ve Meclis olarak adlandırılan birimler tarafından sevk ve idare edildiği belirtiliyor.
TALİMAT HİYERARŞİSİ
Mecliste alınan kararların silsileyle alt birimlere iletildiği belirtilen iddianamede şu ifadeler yer aldı:
“Bu talimatlar hiyerarşi içerisinde yer alan ‘Dünya İmamı, Coğrafi Bölge İmamı, Ülke İmamı, Bölge İmamı, İl İmamı, İlçe İmamı, Semt İmamı, Mahalle İmamı, Ev İmamı (Işık Evleri), Ser Rehberler, Belletmenler, Öğrenci ve Cemaat Mensupları (Şakirt ve Şakirdeler) tarafından gizliliğe, istihbarata ve sır saklamaya özen gösterilerek koşulsuzca yerine getirilmektedir. Ayrıca örgütün mali kaynaklarının ne şekilde kullanılacağını ‘Mütevelli Heyeti’ belirlemektedir. Örgüt kurulduğu ilk günden bu yana devlet içinde örgütlenme gayesi ile hareket etmektedir. Bu örgütlenme anlayışı, herhangi bir cemaatin üyelerinin devletin kademelerinde yer almasının ötesinde, devletin yapısı dışında başka bir hiyerarşik düzene göre hareket eden bir yapının varlığını ortaya çıkarmasıdır.”
ÖRGÜTÜN FİNANS KAYNAKLARI
Örgütün dershaneler, özel kolejler, yurt ve öğrenci evleri ile gençliğe yönelik eğitim faaliyetlerini gerçekleştirdiği belirtilen iddianamede şöyle denildi:
“Örgüt televizyon, radyo, gazete, dergi gibi iletişim alanındaki faaliyetlere ağırlık vermekte, finansal kaynaklar ise gruba mensup şirketler, basın-yayın alanında elde edilen gelirler, okul, yurt ve pansiyonlardan istifade eden öğrencilerden alınan paralar, toplanan kurban derileri ve gruba ilgi duyan zengin iş adamlarının destekleri ile örgüte üye olan kişilerden himmet adı altında alınan paralar olarak ortaya çıkmaktadır.” denildi.
EMNİYETTEKİ GENİŞ YAPILANMA
Örgütün en önemli hedefinin yasal veya yasadışı dinleme, izleme ve raporlarla elde ettiği bilgileri, tehdit/şantaj olarak kullanmak ve Türkiye’de devletin bütün anayasal kurumlarını, güvenlik birimlerini, mülki ve adli yapısını ele geçirmek, aynı zamanda uluslararası düzeyde büyük, etkili bir siyasi ve ekonomik güç haline gelmek olduğunun anlaşıldığı kaydedilen iddianamede, terör örgütünün emniyet teşkilatındaki yapılanmasına da geniş bir şekilde yer veriliyor.
‘HER ALANDA TEŞKİLATLANMA’
1986 yılından itibaren faaliyetlerini ülke geneline yayan cemaatin üniversiteye hazırlık dershaneleri açıp binlerce ‘Işık evi’ kurduğu belirtilen iddianamade, örgüt tarafından bu döneme kadar polisinden askeriyesine, adalet teşkilatından üniversite yönetimlerine kadar hemen her alanda teşkilatlanma çalışmaları yürütüldüğü belirtildi. Örgütün polis koleji ve polis akademisine girecek öğrencileri dörder kişilik gruplar halinde sınavlara hazırladığı, bunların diğer öğrencilerle temasının sınırlandırıldığı belirtilen iddianamede, öğrencilerin örgütle irtibatlarını koparmadıkları kaydedildi.
MEMURLARIN MAAŞININ YÜZDE 5’İ HİMMET
İddianamede adı geçen şüphelilerin valilik oluruyla görevlerinden uzaklaştırıldıkları, ByLock adlı programı kullandıkları belirtildi. İnkar yoluna giden şüpheliler arasında, örgüt üyelerine 1 dolar dağıtan kişiler bulunduğu, bu kişilerin Bank Asya’da hesap açtırdıkları ve çocuklarını örgütle irtibatlı okullara gönderdikleri öne sürüldü. İddianamede, şüphelilerden bazılarının etkin pişmanlıktan yararlanmak istedikleri de belirtilerek, bazı şüphelilerin ise samimi itirafları nedeniyle tutuklu bulundukları cezaevinden tahliye edildikleri kaydedildi. İddianamede adı geçen bir şüphelinin sohbetlerde ‘himmet’ adı altında toplanan paralardan bahsedildiğini, sonraları yılda bir kez himmet toplantısının yapılarak herkesin verebileceği miktarı bir kâğıda yazıp toplantıya katılan hocaya vermesinden sonra o yıl verilecek himmet miktarının belirlendiğini, bu miktarın memurların maaşının yüzde 5’i olarak istendiği kaydedildi.
EMNİYET PERSONELİ ÖRGÜT ÜYELERİNE ZİMMETLİ
Emniyet içindeki örgütlenmede cemaat bağlantılı personel sayısının az olduğu şubelerde kişilerin örgüt üyelerine zimmetlendiği de ileri sürülen iddianamede, şüphelilerden elde edilen dijital verilerin incelenmesinin henüz tamamlanamadığı da belirtildi. Şüphelilerden Sercan Ö., Harun C., Mehmet K., Tunay E. ve Oğuz T.’nin etkin pişmanlık gösterdikleri belirtilen iddianemede, halen 11 şüphelinin ise yakalanamadığı ifade edildi. İddiamede, şüphelilerin ‘silahlı terör örgütüne üye olmak’ suçundan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi.

Kaynak: Hürriyet

47“FUTBOLDA ŞİKE KUMPASI” İDDİANAMESİ: İLK KUMPAS AZİZ YILDIRIM’A…

1 numaralı şüphelinin Fettullah Gülen olduğu iddianamede, Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, yönetici Şekip Mosturoğlu, Beşiktaş’ın eski yöneticisi Serdal Adalı, Teknik direktörler Rıza Çalımbay, Yılmaz Vural ile futbolcular Emanuel Emenike ve Gökçek Vederson’un da yer aldığı 76 kişi ise mağdur-müşteki olarak yer aldı.

* İddianamede, ‘şike kumpası’nın, Fetullah Gülen’in İhsan Kalkavan’a 2011 öncesinde verdiği talimatla başladığı ve Zaman Gazetesi’nde planlandığı, ilk kumpasın da Aziz Yıldırm’a yapılması kararlaştırıdığ iddia edildi.

Ümit TÜRK İstanbul / DHA

Fetullahçı Terör Örgütünün (FETÖ) “futbolda şike” soruşturması ve dava sürecinde kumpas iddialarına yönelik olarak başlatılan soruşturma tamamlandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcı vekili Fuzuli Aydoğdu’nun hazırladığı 434 sayfadan oluşan iddianame Başsavcılık tarafından onaylandı.

FETULLAH GÜLEN

İddianamede Fetullah Gülen 1 numaralı şüpheli olarak yer aldı. Aralarında Mehmet Baransu, Ekrem Dumanlı, İhsan Kalkavan, Hidayet Karaca, FETÖ’nün başka soruşturmalarında tutuklu bulunan eski emniyet müdürleri Ali Fuat Yılmazer, Mutlu Ekizoğlu’nun da aralarında bulunduğu 15’i tutuklu, 19’u adli kontrol şartıyla serbest, 7’si firari 108 kişi ‘şüpheli’ olarak gösterildi.

76 KİŞİ MAĞDUR-MÜŞTEKİ

Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, yönetici Şekip Mosturoğlu, Beşiktaş’ın eski yöneticisi Serdal Adalı, Teknik direktörler Rıza Çalımbay, Yılmaz Vural ile futbolcular Emanuel Emenike ve Gökçek Vederson’un da yer aldığı 76 kişi ise mağdur-müşteki olarak yer aldı.

“ZAMAN GAZETESİ’NDE TOPLANTI YAPILDI”

İddianamede, “Futbolda şike” soruşturmanın nasıl başlatıldığı kronolojik olarak anlatıldı. FETÖ elebaşısı Fetullah Gülen’in “futbol camiasına girelim. Futbol Geniş kitlleri etkiliyor” diye dosyanın şüphelilerinden İhsan Kalkavan’a talimat verdiği, bunun üzerine de Kalkavan’ın girişimleriyle kapatılan Zaman Gazetesinde toplantı yapıldığı, toplantıya Suat Yıldırım, Şerif Ali Tekalan, Ekrem Dumanlı, Hidayet Karaca, İlhan İşbilen’in katıldığı belirtildi.

İLK KUMPAS AZİZ YILDIRIM’A…

Şüphelilerin toplantıda, Fenerbahçe Kulubü Başkanı Aziz Yıldırım’ın “Ergenekoncu” olduğu ve askeri ihalelerde yolsuzluk yaptığını gündeme getirerek Yıldırım’a operasyon yapmayı planladıkları anlatıldı. Yine bu toplantı sonrası Ekrem Dumanlı’nın, Aziz Yıldırım’a muhalifliği ile bilinen Cihan Oskay’ı uçak biletini alarak İstanbul’a çağırdığı, Zaman Gazetesinde Aziz Yıldırım aleyhine yazılar yazmasını talep ettiği, ancak Oskay’ın söz konusu talebi kabul etmediği belirtildi. Oskay’ın uçuş bilgileri ve HTS kayıtları da iddianameye eklendi.

OPERASYONU ZEKERİYA ÖZ BAŞLATTI

Zaman Gazetesi’ndeki söz konusu toplantının ardından FETÖ’nün emniyetteki yapılanmasının harekete geçtiği anlatılan iddianamede, ilk olarak Giresunspor Kulubü’nde bazı usulsüzlükler yapıldığına dair bir dosyanın şüphelilerinden eski polis Lokman Yanık tarafından tutanak altına alınarak İstanbul Asayiş Şube Müdürlüğü’ne götürüldüğü, ancak Asayiş Şube Müdürü’nün suç yerinin Giresun olması nedeniyle kabul etmediği vurgulandı. Bunun üzerine söz konusu tutanağın İstanbul Organize Şube Müdürlüğüne götürüldüğü, burada raporlaştırılarak dönemin özel yetkili savcısı Zekeriya Öz’e sunulduğu, Öz’ün de soruşturma talimatı vererek, bir çok kişinin usulsüz olarak o dönem suç olmayan “şike”den dinlendiği kaydedildi.

BAŞBAKAN YAPTIRIYOR ALGISI YARATMAYA ÇALIŞTILAR

FETÖ’nün “Furtbolda şike” soruşturması ile kulüpleri ele geçirmeye çalışarak maddi kazanç elde etmeye çalıştıkları vurgulanan iddianamede, söz konusu soruşturmayı dönemin Başbakanı tarafından yaptırılmış algısını da kullanmaya çalıştıkları ifade edildi.

İDDİANAMEDEKİ “GEZİ”

İddianamede, Gezi eylemleri, 17-25 Aralık soruşturmaları, MİT TIR’larının durdurulması örgütün eylemleri arasında yer aldı. İddianamede yer alan gizli tanık ifadesinde ise Gezi eylemlerinin kapatılan Fatih Üniversitesi’nde yapılan toplantıda planlandığı, bu toplantıya 15 Temmuz darbe teşebbüsünde İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün önündeki tankın içerisinde yakalanan Gezi döneminde Güvenlik Şube Müdürü Mithat Aynacı’nın da katıldığı anlattıldı.

SERDAL ADALI’NIN “HİMMET” TAHLİYE İDDİASI

Ayrıca örgütün, kendi avukatları aracılığıyla “Futbolda şike” soruşturması gibi bazı soruşturmalarda tutuklananlarla iletişime geçip, belli bir miktar “himmet” verdirerek , tahliye kararı aldırdıkları da iddianamede yer aldı , “Şike soruşturması” kapsamında tutuklanan Serdal Adala’nın FETÖ’ye para verip tahliye edildiği iddiası iddianamede yer aldı.

SUÇLAMALAR

İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilen İddianamede şüphelilere atfedilen suçlamalar şöyle; “Usülsüz kayıt”, “Özel hayatın gizliliğinin ihlali”, “Resmi belgede sahtecilik”, “İftira”, “Kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma”, “Silahlı terör örgütü kurma, yönetme ve üye olma”, “Haberleşmenin gizliliğini ihlal”

Kaynak: Hürriyet ve Star ve Takvim

46Kumpas Zaman’da planlanmış

Şike soruşturmasında sanıklara kumpas kurulduğu iddiasıyla başlatılan soruşturma tamamlandı. Savcılığın iddianamesinde FETÖ elebaşı Fetullah Gülen bir numaralı şüpheli olarak yer aldı. İddianamede, kumpasın Gülen’in talimatıyla Zaman gazetesinde yapılan toplantıda planlandığı iddia edildi.
İSTANBUL Cumhuriyet Başsavcı Vekili Fuzuli Aydoğdu, şike soruşturmasında kumpas iddialarıyla ilgili yürüttüğü soruşturmayı tamamladı. Hazırlanan iddianamede FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün elebaşı Fetullah Gülen bir numaralı şüpheli olarak yer aldı. 15’i tutuklu 7’si firari 108 kişinin şüpheli olduğu iddianame İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı İrfan Fidan’ın onayının ardından İstanbul 23. Ağır CezaMahkemesi’ne gönderildi.

İddianamede şüphelilere ‘Hukuka aykırı veri kaydetme’, ‘Özel hayatın gizliliğinin ihlali’, ‘Resmi belgede sahtecilik’, ‘İftira’, ‘Kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma’, ‘Silahlı terör örgütü kurma, yönetme ve üye olma’, ‘Haberleşmenin gizliliğini ihlal’ suçlamaları yöneltildi.

GÜLEN’İN TALİMATIYLA
İddianamede, FETÖ elebaşı Gülen’in sohbetlerinde “Futbol camiasına da girelim, futbol kitleleri etkileyen bir olay” dediği ve bunu da davanın şüphelilerinden İhsan Kalkavan ile paylaştığı anlatıldı. Gülen’in talimatı üzerine Zaman gazetesinde yapılan toplantıda ‘Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım’ın Ergenekoncu olduğu, askeri ihalelerde yolsuzluk yaptığı’ öne sürerek operasyonu planladıkları öne sürüldü. Toplantıya Hidayet Karaca, eski AK Parti milletvekili İlhan İşbilen, Prof. Dr. Suat Yıldırım, Prof. Dr. Şerif Ali Tekalan’ın katıldığı belirtildi. Karaca’ya dezenformasyon görevi verildiği ifade edildi. Uçak biletini alıp İstanbul’a çağırdıkları Cihan Oskay’a “Şike olaylarını iyi biliyorsun. Zaman gazetesinde köşe verelim. Gel Zaman gazetesinde yaz” diye teklifte bulundukları ancak Oskay’ın bu teklifi reddettiği kaydedildi.

HİMMETLE TAHLİYE
İddianamede Zaman gazetesindeki toplantının ardından FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün emniyetteki yapılanmasının harekete geçtiği anlatıldı. İddianamede, bu soruşturmayla kulüpleri ele geçirmeye çalışarak maddi kazanç elde etmeye çalışan örgütün, soruşturmayı dönemin Başbakanı’nın yaptırmış olduğu algısını kullanarak kitleleri etkilemeye çalıştıkları belirtildi.

İddianamede ayrıca örgütün, kendi avukatları aracılığıyla ‘şike’ gibi bazı soruşturmalarda tutuklananlarla iletişime geçerek, belli bir miktar karşılığı ‘’himmet’’ vererek, haklarında tahliye kararı aldırdıkları da yer aldı. ‘Şike soruşturması’ kapsamında tutuklanan Serdal Adalı’nın da örgüte verdiği para karşılığında tahliye edildiği öne sürüldü.

108 ŞÜPHELİ
FETULLAH Gülen’in bir numaralı şüpheli olduğu iddianamede, kapatılan Zaman gazetesinin firari Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı, tutuklu Samanyolu Yayın Grubu Başkanı Hidayet Karaca, Gülen’in avukatlarından Orhan Erdemli, kapatılan Fatih Üniversitesi rektörü Prof. Dr. Şerif Ali Tekalan, işadamı Muammer İhsan Kalkavan, eski emniyet müdürleri Ali Fuat Yılmazer, Nazmi Ardıç, Mutlu Ekizoğlu da şüpheliler arasında yer aldı. Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım, eski Beşiktaşlı yönetici Serdal Adalı, Fenerbahçeli futbolcu Emanuel Emenike, teknik direktörler Yılmaz Vural, Rıza Çalımbay dahil 76 kişi ise müşteki ve mağdur olarak iddianamede yer aldı.

Kaynak: Hürriyet

45“Futbol’da şike davası”nda kumpas soruşturması tamam (2)

Ümit TÜRK/İSTANBUL, (DHA) FUTBOLDA şike soruşturması ve dava sürecinde kumpas iddialarına yönelik olarak başlatılan soruşturma tamamlandı. 1 Numaralı şüpheli Fettullah Gülen. Aralarında dönemin emniyet müdürlerinin de bulunduğu şüpheli sayısı 108.

FETULLAH GÜLEN 1 NUMARA

İstanbul Cumhuriyet Başsavcı vekili Fuzuli Aydoğdu’nun hazırladığı 434 sayfadan oluşan iddianame Başsavcılık tarafından onaylandı.

İddianamede Fetullah Gülen 1 numaralı şüpheli olarak yer aldı. Mehmet Baransu, Ekrem Dumanlı, İhsan Kalkavan, Hidayet Karaca ve FETÖ’nün başka soruşturmalarında tutuklu bulunan eski emniyet müdürleri Ali Fuat Yılmazer ve Mutlu Ekizoğlu’nun da aralarında bulunduğu 15’i tutuklu, 19’u adli kontrol şartıyla serbest, 7’si firari 108 kişi şüpheli olarak gösterildi.

76 KİŞİ MAĞDUR-MÜŞTEKİ

Aziz Yıldırım, Şekip Mosturoğlu, Serdal Adalı, Rıza Çalımbay, Yılmaz Vural, Emenike, Gökçek Vederson’un yer aldığı 76 kişi ise mağdur-müşteki olarak yer aldı.

SUÇLAMALAR

İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilen İddianamede şüphelilere atfedilen suçlamalar şöyle; “Usülsüz kayıt”, “Özel hayatın gizliliğinin ihlali”, “Resmi belgede sahtecilik”, “İftira”, “Kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma”, “Silahlı terör örgütü kurma, yönetme ve üye olma”, “Haberleşmenin gizliliğini ihlal”

Kaynak: Hürriyet ve Yeni Şafak

44İddianamede Serdal Adalı’yla ilgili dikkat çeken detay

Futbolda şike kumpası iddianamesinde dikkat çeken iddia… Şike soruşturmasında tutuklanan işadamı Serdal Adalı’nın o dönem cemaate para vererek tahliye olduğu öne sürüldü. Serdal Adalı iddianamede FETÖ’nün şike kumpasının mağdurları arasında yer alıyor. İddianamede 1 numaralı şüpheli Fetullah Gülen…
Şike soruşturması kapsamında tutuklanan Serdal Adalı’nın FETÖ’ye para verip tahliye edildiği iddianamede yer aldı.  İddianamede FETÖ’cü bazı avukatların tutuklu sanıklarla iletişime geçerek belli miktar bir para karşılığı tahliye kararı aldırdıkları ileri sürüldü.

Kaynak: Hürriyet

43Şike kumpası davasında flaş gelişme

Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması’nın (FETÖ/PDY) “futbolda şike” soruşturmasında kumpas kurduğu iddiasıyla yürütülen soruşturma sonunda hazırlanan iddianame tamamlandı. İddianamede, 1 numaralı şüpheli olarak Fetullah Gülen yer aldı. FETÖ’nün Aziz Yıldırım’ı ‘Ergenekoncu’ olarak tanımladığı ve askeri ihalelerde yer aldığından hedef aldığı iddianamede anlatıldı. Amacın ise kaos çıkartmak olduğu öne sürüldü.
Son Dakika: İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekili Fuzuli Aydoğdu, “Futbolda şikede kumpası” soruşturmasını tamamladı.

Aydoğdu tarafından hazırlanan 434 sayfalık iddianameBaşsavcılık onayından geçerek İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi’ne düştü. Mahkemenin iddianameyi kabul etmesi ya da reddetmesi için 15 günlük süresi bulunuyor.

İddianamede Fetullah Gülen 1 numaralı şüpheli olarak yer aldı. Mehmet Baransu, Ekrem Dumanlı, İhsan Kalkavan, Hidayet Karaca ve FETÖ’nün başka soruşturmalarında tutuklu bulunan eski emniyet müdürleri Ali Fuat Yılmazer ve Mutlu Ekizoğlu’nun da aralarında bulunduğu 15’i tutuklu, 19’u adli kontrol şartıyla serbest, 7’si firari 108 kişi şüpheli olarak gösterildi

İddianamede sanıklara, “silahlı terör örgütü kurmak ve yönetmek” “silahlı terör örgütü üyeliği”, “iftira” , “özel hayatın gizliliğini ihlal”, “haberleşmenin gizliliğini ihlal” ve “resmi belgede sahtecilik” gibi suçlamalar yöneltildi.

İddianamede 76 müşteki bulunuyor. Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, Asbaşkan Şekip Mosturoğlu, futbolcu Emmanuel Emenike, Beşiktaş’ın eski yöneticisi Serdal Adalı ve Teknik Direktör Rıza Çalımbay da müştekiler arasında.

İŞTE O İDDİALAR
İddianamede şike soruşturmasının Gülen’in talimatıyla yapıldığı iddia edildi. Gülen’in bir sohbetinde “Futbol camiasına da girelim kitleleri etkilemek için” gibi ifadeler kullandığı, bu sohbetten sonra Zaman gazetesinde toplantı yapıldığı belirtildi. Toplantının Gülen’in talimatı üzerine İhsan Kalkavan’ın girişimiyle düzenlendiği bildirildi. İddianamede gazetedeki bu toplantıda şike soruşturmasının detaylarının konuşulduğu öne sürülüyor.

Hidayet Karaca, Şerif Ali Tekalan, Ekrem Dumanlı, İlhan İşbilen ve Suat Yıldırım bu toplatıya katılanlar olarak iddianamede yer aldı.
AZİZ YILDIRIM NEDEN HEDEF OLDU?

İddianamede Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım’ın FETÖ tarafından neden hedef olarak seçildiğine de değinildi. Şüphelilerin toplantıda, Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım’ın “Ergenekoncu” olduğu ve askeri ihalelerde yolsuzluk yaptığını söyleyerek Yıldırım’a operasyon yapmayı planladıkları anlatıldı. Yine bu toplantı sonrası Ekrem Dumanlı’nın, Aziz Yıldırım’a muhalifliği ile bilinen Cihan Oskay’ı uçak biletini alarak İstanbul’a çağırdığı, Zaman Gazetesinde Aziz Yıldırım aleyhine yazılar yazmasını talep ettiği, ancak Oskay’ın söz konusu talebi kabul etmediği belirtildi. Oskay’ın uçuş bilgileri ve HTS kayıtları da iddianameye eklendi.

ZEKERİYA ÖZ BAŞLATTI

Zaman Gazetesi’ndeki söz konusu toplantının ardından FETÖ’nün emniyetteki yapılanmasının harekete geçtiği anlatılan iddianamede, ilk olarak Giresunspor Kulubü’nde bazı usulsüzlükler yapıldığına dair bir dosyanın şüphelilerinden eski polis Lokman Yanık tarafından tutanak altına alınarak İstanbul Asayiş Şube Müdürlüğü’ne götürüldüğü, ancak Asayiş Şube Müdürü’nün suç yerinin Giresun olması nedeniyle kabul etmediği vurgulandı. Bunun üzerine söz konusu tutanağın İstanbul Organize Şube Müdürlüğüne götürüldüğü, burada raporlaştırılarak dönemin özel yetkili savcısı Zekeriya Öz’e sunulduğu, Öz’ün de soruşturma talimatı vererek, bir çok kişinin usulsüz olarak o dönem suç olmayan “şike”den dinlendiği kaydedildi.

Öte yandan şike soruşturmasının o dönem Başbakan olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından başlatıldığı şeklinde FETÖ örgütü tarafından algı oluşturulmaya çalışıldığı da iddianamede belirtildi.

AMAÇ KAOS ÇIKARMAKTI

İddianamede Gezi Parkı eylemleri, 17-25 Aralık soruşturmaları ve MİT TIR’ları soruşturmaları ile birlikte Şike davasının da açılmasıyla FETÖ örgütünün toplumsal kaos oluşturmaya çalıştığı ifadeleri yer aldı.

Kaynak: Hürriyet

42Darbe gecesi vatandaşlara ateş edene ömür boyu hapis istendi

Bahri KARATAŞ/İZMİR, (DHA) – İZMİR’in Karşıyaka İlçesi’nde, 15 Temmuz gecesi darbe girişimine tepki gösteren 7 kişiye tabancayla ateş edip Ali Gürsu’nun yaralanmasına neden oldukları iddia edilen 1’i tutuklu 5 sanık hakkında dava açıldı. Savcı, tutuklu sanık Metin A.’nın ömür boyu ve 19 yıl hapis cezasına çarptılmasını istedi.
FETÖ/PDY’nin darbe girişiminde bulunduğu 15 Temmuz gecesi, Karşıyaka Bostanlı Camisi önünde duran darbe karşıtı 7 vatandaşa, kimliği belirsiz kişiler tabancayla ateş etti. Olayda 1 kişi tabancayla yaralandı. Polis, güvenlik kamerası görüntülerinden teşhis ettiği şüpheliler Metin A. (43), Cumhur G.B. (36), Ali C. (24), Ceyhun A. (30) ve Sedat K.’yi (32) gözaltına aldı. Olay sırasında tabancayla ateş ettiği belirlenen Metin A., 11 Ağustos’ta çıkarıldığı mahkemece tutuklanırken, diğer şüpheliler ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
CAMİLERDEN SALA OKUNMASINA KARŞI ÇIKTILAR
Olayla ilgilili soruşturmayı tamamlayan Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu Cumhuriyet Savcısı Berkant Karakaya, 1’i tutuklu 5 sanık hakkında 7 sayfadan oluşan iddianame hazırladı. Savcı Karakaya, hazırladığı iddianamade, o gece, sala okunmasından rahatsız olan alkollü sanıkların camiye girerek ellerindeki içki şişelerini kırdıkları ve taşkınlık yaptıklarını belirtti. Savcı Karakaya, iddianamede darbe girişiminin olduğu gece Diyanet İşleri Başkanlığı’nın talimatıyla FETÖ/PDY mensuplarına karşı halkın direnişe geçmesi amacıyla camilerden sala okunmasının istendiğini belirtti. Sanıkların, alkollü şekilde girdikleri Bostanlı Camisi’nde sala okunmasına engel olmaya çalıştıklarını da vurgulayan Karakaya, “Şüpheliler aldıkları alkolün de olumsuz etkisiyle caminin içine girerek sala okunmasını engellemeye çalışmış, ancak içeride kimseyi göremeyince ellerindeki içki şişelerini yere atarak kırıp taşkınlık yapmışlardır. Konak Meydanı’nda toplanan darbe karşıtı vatandaşlardan bazıları, Bostanlı’daki olaylardan haberdar olunca camiye gelmiştir. Sanıklar Metin A. ile Ali C. önce silahlarıyla havaya ateş etmiştir. Daha sonra da Metin A.’nın hedef gözeterek grubun üzerine ateş etmesi sonucu Ali Gürsu yaralanmıştır. FETÖ/PDY terör örgütü soruşturmalarında pek çok şüphelinin evinde darbe gecesi bir nevi kimlik kartı yerine geçecek olan bir dolar bulunmuştur. Bu dolarların terör örgütü elebaşı Fethullah Gülen tarafından örgüt üyelerine gönderildiği değerlendirmektedir. Şüphelilerin büyük bir bölümü savunmalarında, ‘Koleksiyon amaçlı bu paraları biriktirdiklerini’ ifade etmişlerse de anılan paranın düğünlerde orkestranın ayaklarının altına atılan sıradan, kolayca bulunan bir para birimi olması nedeniyle bu ifadeler inandırıcı bulunmamıştır” dedi.
FETÖ/PDY’nin gerçekleştirdiği darbe girişiminde silahla dışarı çıkan Metin A.’nın, darbenin sivil ayağı olarak salanın okunmasını engellemeye çalıştığını öne süren Savcı Karakaya, “Evinde, Nazar Ayeti yazılı dua üzerine sarılmış, 1 adet L 77842320 H ibaresi bulunan 1 Amerikan dolarının elegeçirilmesi, adı geçen bu şahsın örgüt üyesi olduğunu ve anılan darbe kalkışmasında rol aldığını göstermektedir. Ayrıca, şüphelinin anılan bu parayı saklama biçimi de örgüt ile bağlantısını, bu simgeye yüklediği anlamı çok kesin bir dille anlatmaktadır. Şüpheli Metin A., örgüt üyesi olarak silahlı bir şekilde askeri darbeye teşebbüs gecesi sokağa çıkarak, salanın okunmasını ve camide görev yapan müşteki imamı engellemek istemiştir. Selanın önceden okunmuş olması şüphelilerin eylemini işlenemez suç haline getirmez” dedi.
İzmir 13’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edilen iddianamede, tutuklu sanık Metin A. hakkında ‘Silahlı terör örgütü üyesi olmak’, ‘Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme’, “TBMM’yi ortadan kaldırmaya ve görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme’, ‘Kasten hayati tehlike doğuracak şekilde silahla yaralama’, ‘6136 sayılı Yasa’ya muhalefet’ ve ‘Mala zarar verme’ suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ile 19 yıla kadar hapis cezası istendi. Tutuksuz sanıklardan Ali C. hakkında ‘Örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek’, ‘6136 sayılı Yasa’ya muhalefet’ ve ‘Dini mekanlara hakaret’ suçlarından 14 yıla kadar hapis, diğer sanıklar Cumhur B., Sedat K. ile Ceyhun A.’nın ise ‘örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek’ ve ‘Dini mekanlara hakaret’ suçlarından 11 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanmaları talep edildi.

Kaynak: Hürriyet

41Yalçın Akdoğan: 40 yıl bunları 15 Temmuz için beslemişler

Faruk KIYAK/İZMİT (Kocaeli), (DHA)- BAŞBAKAN eski Yardımcısı Yalçın Akdoğan, FETÖ’nün 40 yıldır yapılanan örgüt olduğunu belirterek, “40 yıl bunları 15 Temmuz için beslemişler. Gün gelecekti düğmeye basacaklardı o canavar harekete geçecekti. Evet gün geldi zombinin düğmesine bastılar ortalık canlandı, harekete geçti ama başarılı olamadılar” dedi.
İzmit Belediyesi tarafından 15 Temmuz darbe girişiminde öldürülen Erol Olçak adına Kuruçeşme Mahallesi’nde yaptırılan anıt törenle açıldı. Törene, Başbakan eski Yardımcısı Yalçın Akdoğan, Kocaeli Valisi Hasan Basri Güzeloğlu, İzmit Belediye Başkanı Nevzat Doğan ve çok sayıda vatandaş katıldı. Açılışın ardından Kuruçeşme Kültür Merkezi’nde Eski Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan’ın konuşmacı olarak katıldığı ‘Asker Sivil İlişkileri ve Kumpastan Darbeye FETÖ’ konulu konferans düzenlendi. 15 Temmuz akşamı şehit olanların Türkiye’nin istikbali için kendilerini siper ettiklerini söyleyen Yalçın Akdoğan, “Göğsünü kurşunlara siper etti ve Türkiye’nin istikbali için kendilerini feda ettiler. Ruhları şad olsun. Bütün şehitlerimizi rahmetle anıyoruz. Bu FETÖ 40 yıldır yapılanan bir örgüt. Bu örgüt 1970’lerden itibaren aslında bugün anlıyoruz ki bu anahtar teslimi olarak bir fabrika kurulmuş. O dönemde bir casusluk şebekesi olarak kurulmuş. 40 yıl bunları 15 Temmuz için beslemişler. Gün gelecekti düğmeye basacaklardı o canavar harekete geçecekti. Evet gün geldi zombinin düğmesine bastılar ortalık canlandı, harekete geçti ama başarılı olamadılar” dedi.
Akdoğan darbecilerin milleti hesap edemediklerini belirterek, sözlerini şöyle tamamladı:
“Milleti hesap edemediler. Bu milletin tankların önüne çıkacağını, savaş uçaklarına meydan okuyacağını hesap edemediler. Her yere sızdılar, bütün devlet kurumlarına sızdılar. Güç neredeyse, para neredeyse hepsini ele geçirmeye çalıştılar ama milleti unuttular. Milleti hesaba katmadılar ve başarısız oldular. Bir kez daha 15 Temmuz’da canını, kanını, hayatını bu millet, bu bayrak için feda eden başta Erol Olçok olmak üzere tüm şehitlerimizi rahmetle anıyorum. Onların emanetine sahip çıkmak boynumuzun borcudur.”

Kaynak: Hürriyet

40İzmir’deki 267 sanıklı FETÖ davası, Şakran Cezaevi’nde görülecek

Bahri KARATAŞ/İZMİR, (DHA)- İZMİR’de Fethullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması’nın (FETÖ/PDY) 15 Temmuz’daki darbe girişimine ilişkin, bin 457’i tutuklu 267 sanığın yargılanacağı dava, Ocak ayının sonundan itibaren Şakran T Tipi Kapalı İnfaz Kurumu Kampüsünde yerleşik duruşma salonunda görülecek.
Aralarında bir numaralı sanık olarak yer alan örgütün lideri olan Fethullah Gülen, Ege Ordusu Kurmay Başkanı Tümgeneral Memduh Hakbilen’in de bulunduğu 267 sanık hakkında 2’şer kez ağırlaştırılmış müebbet ve 15 yıla kadar hapis cezası istendi. Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu Savcısı Berkant Karakaya tarafından hazırlanarak mahkemeye sunulan 1300 sayfalık iddianamede, askeri darbenin önemli üç ayağından biri olan ve ‘lojistik üs’ olarak kullanıldığı belirtilen İzmir’de 801 şüpheli hakkında soruşturma yapıldı. Savcı Karakaya’nın tanık ve şüpheli ifadelerinin ardından, 267 şüpheli hakkında kamu davası açıldı. 53 şüphelinin dosyaları ayrılırken, 481 şüpheli hakkında ise ek kovuşturmaya gerek olmadığına yer verilen iddianamede, Fethullah Gülen’in ‘birinci’ şüpheli ve ‘örgütün elebaşı’ olarak aralarında bulunduğu zanlılara ‘anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs, silahlı terör örgütüne üye olma, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs’ suçlamalarının yöneltildi.
İddianamede adları yer alan şüphelilerden bazıları şunlar:
“Sözde darbenin İzmir Sıkıyönetim Komutanı’ olduğu belirlenen Ege Ordusu Kurmay Başkanı Tümgeneral Memduh Hakbilen, NATO Kara Komutanlığı Kurmay Başkanı Tümgeneral Salih Sevil, Bornova 57’nci Topçu Tugay Komutanı Tuğgeneral Mehmed Nuri Başol, Amfibi Deniz Piyade Tugay Komutanı Tuğamiral Halil İbrahim Yıldız, Foça Batı Görev Grup Komutanı Tuğamiral Yaşar Çamur, Hava Teknik Okulları Komutanı Tümgeneral Ahmet Cural, Ulaştırma Personel ve Eğitim Komutanı Tümgeneral Mustafa İlter, İstihkam Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanı Tuğgeneral Osman Nadir Saylan, Ege Deniz Bölge Komutanı Tuğamiral Süleyman Manka ve Amfibi Okullar Komutanı Tuğamiral Erdal Ergün, Ege Ordusu Kurmay Başkan Yardımcısı Tuğgeneral Hakan Eser, Hava Eğitim Komutanlığı Kurmay Başkanı Tuğgeneral Veyis Savaş ve Gaziemir Hava Sınıf Okulları Komutanı Tuğgeneral Ersal Ölmez.”
İddianamede, gizli tanık ifadelerine de yer verildiği görüldü. Örgütün ‘Hava Kuvvetleri İmamı’ olarak bilinen Adil Öksüz’ün Ankara’daki bir villada darbe girişiminden önce Kurmay Albay Bilal Akyüz, Kurmay Yarbay Barış Avıalan, Tuğgeneral Mehmet Partigöç, Havacı Tümgeneral Gökhan Şahin Sönmezateş, Denizci Koramiral Ömer Faruk Harmancık ile toplantı yaptığı, yeni bilgiler ve ifadeler doğrultusunda Öksüz’ün örgütün ‘Türk Silahlı Kuvvetleri İmamı’ olduğu belirtildi.
‘Kuzgun’ ve ‘Şapka’ kod adlı gizli tanıkların ifadelerine yer verilen iddianamede, Öksüz’ün villanın diğer katlarında gezerek içeride bulunan ve yapılacak darbe ile ilgili çalışmaları yürüten örgütün sözde üst düzey imamları ile görüşmeler yaptığını belirtti. Gizli tanık ifadesinde, Adil Öksüz’ün darbe yapılacak olan 15 Temmuz akşamını kastederek, “İlk işlerden bir tanesi görevlendirme verilecek kuvvetlerle halen cezaevlerinde tutuklu bulunan FETÖ mensubu kişileri vakit kaybetmeksizin çıkartmak olacak” dediğini belirtti. Darbe girişiminde bulunan askerler, Marmaris’te bir otelde bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı da kaçırmak istedikleri ortaya çıkmıştı. Terör ve Örgütlü Suçlar Cumhuriyet Savcısı Berkant Karakaya, tarafından üç aylık çalışmanın ardından, 2’nci Ağır Ceza Mahkemesine sunulan iddianame, geçtiğimiz Ekim ayında kabul edilmişti. 2. Ağır Ceza Mahkemesi yaptığı tensip sonucu duruşmanın 30 Ocak 2017 tarihinde saat 09.30’da Şakran T Tipi Kapalı İnfaz Kurumu Kampüsü’nde yerleşik duruşma salonunda görüleceğini belirtti. Mahkeme, Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesi’ne yazı yazılarak ‘Cumhurbaşkanına suikast’ suçundan açılan dava dosyasına ilişkin iddianame örneğini de talep etti. Bu davayla ilgili Kırıklar F-1 ve F-2 Tipi ile Menemen L Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan şüpheliler, hafta başından bu yana duruşmanın yapılacağı cezaevine götürüldükleri öğrenildi.

Kaynak: Hürriyet

39Manisa’da FETÖ’ye 10 tutuklama

İlker KILIÇASLAN/MANİSA, (DHA)- MANİSA’da yürütülen FETÖ/PDY soruşturması kapsamında 15 gün önce gözaltına alınan 18 kişiden 10’u, çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı.
Manisa Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla yürütülen FETÖ/PDY soruşturmasında yaklaşık 15 gün önce gözaltına alınan, aralarında öğretmenlerin de bulunduğu toplam 18 kişi, bu sabah Manisa Devlet Hastanesi’nde sağlık kontrolünden geçirildi. Sağlık kontrolünün ardından 18 kişi, adliyeye sevk edildi. Savcının tutuklanmaları istemiyle sulh ceza hakimliğine sevk ettiği 18 şüpheliden 10’u tutuklandı, 7’si adli kontrol şartıyla olmak üzere toplam 8 kişi serbest kaldı.

Kaynak: Hürriyet

38Afyonkarahisar’da 2 hakim 2 savcıya FETÖ gözaltısı

Onur BAYRAM / AFYONKARAHİSAR, (DHA) – AFYONKARAHİSAR’da, FETÖ/PDY’ye yönelik soruşturma kapsamında daha önce açığa alınan 2 hakim ve 2 savcı gözaltına alındı.
Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen FETÖ/PDY soruşturması kapsamında merkez ve Emirdağ İlçesi’nde açığa alınan 2 hakim ve 2 savcı hakkında yakalama kararı çıkarıldı. İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından gözaltına alınan şüpheliler, sağlık kontrolünün ardından sorgulanmak üzere emniyete götürüldü.

Kaynak: Hürriyet

37Adıyaman’da savcıya FETÖ’den gözaltı

Mahir ALAN/ADIYAMAN, (DHA)- ADIYAMAN’da, Fethullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması’na (FETÖ/PDY) yönelik operasyonda 1 savcı gözaltına alındı.
FETÖ/PDY soruşturması kapsamında Cumhuriyet Savcısı Selahattin Halefoğlu, polis tarafindan gözaltına alındı. Gözaltına alınan Halefoğlu, sağlık kontrolünün ardından sorgulanmak üzere emniyete götürüldü.

Kaynak: Hürriyet

36FETÖ/PDY’den 10 emniyet personeli tutuklandı

Ali ÇEVİKBAŞ/ISPARTA, (DHA) – ISPARTA Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü FETÖ/PDY soruşturması kapsamında gözaltına alınan 29 emniyet personelinden 10’u tutuklandı.
Isparta Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin, FETÖ/PDY’nin emniyetteki yapılanmasının deşifresine yönelik 28 Kasım’da yapılan operasyonda, 29 emniyet personeli gözaltına alındı. İşlemleri tamamlanan şüpheliler sağlık kontrolünden geçirildikten sonra adliyeye sevk edildi. Şüphelilerden 10’u çıkarıldıkları sulh ceza hakimliğince ‘terör örgütü üyesi olmak’ suçundan tutuklandı, 19’u ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Kaynak: Hürriyet

3511 ilde operasyon: 16 gözaltı

Kastamonu merkezli 11 ilde eş zamanlı düzenlenen FETÖ operasyonunda 16 kişi gözaltına alındı.  �
Edinilen bilgiye göre, Kastamonu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar kapsamında yürütülen soruşturma kapsamında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne karşı Kastamonu, Adana, Muş, Bingöl, Çankırı, Ankara, Mardin, Düzce, Amasya, Zonguldak ve Kars illeri olmak üzere toplam 11 ilde eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi.

Kastamonu Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince gerçekleştirilen operasyonlarda şu ana kadar Kastamonu’da 7, Adana’da 1, Bingöl’de 1, Ankara’da 2, Düzce’de 1, Mardin’de 1, Zonguldak’ta 1, Kars’ta 1 ve Amasya’da 1 olmak üzere toplam 16 şüpheli şahıs yakalanarak gözaltına alındı. Cumhuriyet Savcısı talimatıyla 2 kişi serbest bırakılırken, 3 kişinin ise firar ettiği öğrenildi. Ayrıca firarda olan şüphelilerin yakalanması için Kastamonu başta olmak üzere diğer illerde de çalışmaların devam ettiği belirtildi.

Kaynak: Hürriyet

34Çorum’da FETÖ soruşturmasında bir savcı ile bir hakim gözaltına alındı

ÇORUM, (DHA)- ÇORUM’da Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması’na (FETÖ/PDY) yönelik soruşturma kapsamında bir savcı ile bir hakim gözaltına alındı.
Çorum Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, İskilip İlçesi’de görev yapan Savcı H.A ile Kargı İlçesi’nde görevli Hakim K.T, gözaltına alındı. Çorum Eğitim ve Anaştırma Hastanesi’nde sağlık kontrolünden geçirilen K.T. ile H.A., ardından İl Emniyet Müdürlüğüne götürüldü.

Kaynak: Hürriyet

33Muş’ta FETÖ/PDY soruşturmasında 3 askeri imam ve 2 asker yakalandı

Yusuf Özgür BÜLBÜL/MUŞ, (DHA)- MUŞ’ta FETÖ/PDY Operasyonunda askeri birimlerde ‘İmam’ adı altında faaliyet yürüttüğü belirtilen 3 kişi ile bu kişilerle irtibatlı olduğu saptanan 2 jandarma üsteğmen ile bir hava pilot teğmen yakalandı. Valilik ayrıca FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak Suçundan aranan 2 kişinin de yakalandığını belirtti.
Muş Valiliği’nden konu ile ilgili yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“İl Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı Terörle Mücadele Şubesi ekiplerince FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne yönelik yürütülen çalışmalar kapsamında; FETÖ/PDY Terör Örgütünün Askeri birimlerinde ‘Mahrem İmam’ adı altında faaliyet yürüten 3 şahıs gözaltına alınmıştır. Mahrem imamlarla irtibatlı olduğu anlaşılan iki Jandarma Üsteğmen ile bir Hava Pilot Teğmen yakalanmış ve şahıslarla ilgili adli soruşturma devam etmektedir. Ayrıca, FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak Suçundan aranan 2 kişi yakalanmıştır. İlimizde her türlü suç ve suç oluşumlarına karşı mücadelemiz kesintisiz sürdürülecektir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”

Kaynak: Hürriyet

32Pantolondaki tozla teyemmüm

KONYA’da FETÖ/PDY soruşturması kapsamında örgütün Hava Kuvvetleri Komutanlığı yapılanmasına yönelik operasyonda gözaltına alındıktan sonra itirafçı olan Pilot Üsteğmen S.T., ifadesinde örgütün yapısını anlattı.
Ordudan ihraç edilen itirafçı S.T., ilköğretim okulu 7’nci sınıftayken bir dershanenin seviye tespit sınavına katılıp iyi puan aldıktan sonra dini eğitim verdiğini bildiği cemaatle tanıştığını anlattı. Askeri liseye girmesi için teşvik edildiğini belirten S.T., “Bize askerdeki subayların genelinin dinsiz olduğu, oraya gitmemiz gerektiği, askeriyenin içinde vatanını milletini seven, ibadetlerini yapan kişilere ihtiyaç olduğu söylendi. Ben de lise ve askeri okul sınavlarına girdim ve kazandım” dedi. S.T. şöyle devam etti: “Askeri liseyi kazandıktan sonra görüştüğüm abim teyemmümle abdest almamı, göz ve ima yoluyla namaz kılmamı, oruç tutmamamı ve orucumu daha sonra kaza etmem gerektiğini söyledi. Askeriye içinde teyemmüm abdestini pantolonuma elimi vurarak alabileceğimi ve kumaş üzerindeki tozun toprak görevi göreceğini belirtti. Göz ile ima yoluyla üç nokta belirleyip en üst nokta kıyam, orta nokta rüku ve oturma pozisyonu, son nokta ise secde pozisyonu olarak namaz kılmayı öğretti. Bundan sonra da 2 haftada bir görüşeceğimizi anlattı. Görüştüğüm abi, teyemmüm ile abdest alma şeklinin değiştiğini söyledi. Yeni şekil duvara vurarak teyemmüm yapmaktı.

45 DERECELİK GÖRÜCÜ USULÜ
Bir gün bizden sorumlu olan abi ‘Sana bir kız bulalım, Onunla evlen’ dedi. Usul olarak beni kızın yanına götürebileceğini, 45 derecelik açı ile oturup görüşebileceğimi söyledi. İlk 3 buluşmada yanımızda üçüncü bir kişinin bulunacağını, anlaştığım taktirde de görüşmeyi sürdürebileceğini anlattı. Ben kabul etmedim ve reddettim.”

Kaynak: Hürriyet ve Yeni Şafak

31Dink hâkimine duruşma sırasında gözaltı

Gazeteci Hrant Dink’in öldürülmesine ilişkin duruşma devam ederken, adliyenin başka bir yerinde hareketli dakikalar yaşandı. Bu hareketlilik Dink davasını da yakından ilgilendiriyordu. Dünkü duruşmaya katılmayan hâkim Bünyamin Karakaş, FETÖ’ye yönelik operasyon kapsamında duruşma devam ederken odasında gözaltına alındı.
AGOS Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in öldürülmesine ilişkin davaya dün İstanbul14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi. Davanın 26’ncı duruşmasına, bu davanın yanı sıra FETÖ’ye yönelik soruşturmalarla ilgili tutuklu bulunan eski Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek, eski İstihbarat Daire Başkanlığı C Şube Müdürü Ali Fuat Yılmazer ile ana dava dosyası sanıklarından Ogün Samast ve tarafların avukatları katıldı. Daha sonra sanıkların savunmasının alınmasına başlandı. Sanık Ramazan Akyürek savunmasını yaptığı sırada mahkeme duruşmaya kısa bir ara verdi.

ODASINDA ARAMA YAPILDI
Verilen aranın ardından salona gelen mübaşir, duruşmanın 2 saat sonra devam edeceğini duyurdu. Mahkemenin üye hâkimlerinden olan ancak duruşmaya katılmayan Bünyamin Karakaş’ın odasında gözaltına alındığı ve burada arama yapıldığı ortaya çıktı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, FETÖ soruşturması kapsamında, hâkim Bünyamin Karakaş için gözaltı kararı verdiği bildirildi.

AKYÜREK İDDİALARI REDDETTİ
Dink cinayeti duruşmasında ise Ramazan Akyürek, 8 Mayıs 2006’da Trabzon Emniyet Müdürlüğü görevinden ayrıldığını, 9 Mayıs 2006’da ise İstihbarat Daire Başkanı olarak göreve başladığını söyledi. Dink cinayetinin kendisi Trabzon’dan ayrıldıktan sonra işlendiğini belirten Akyürek, “İstihbarat şube kaynaklı eylem bilgisini ilgili makamlara iletmiş biri olarak Dink ailesinin acısını paylaşıyor, sorumluların bulunmasını onlar kadar istiyorum. Hrant Dink’i öldürmek için örgüt kurmak suçlaması bana çok ağır geliyor. Menfur olaydan 10 yıl sonra tarafıma yönelik iddiaları üzüntü ile karşılıyorum. İnanıyorum ki adil bir yargılama sonunda mutlaka tüm gerçekler ortaya çıkacaktır” dedi.

Kaynak: Hürriyet ve Star ve Yeni Şafak ve Takvim

30192 hâkim ve savcıya yakalama kararı

FETÖ’ye yönelik soruşturma kapsamında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 1’i emekli 192 hâkim ve savcı hakkında gözaltı kararı verildi.
HSYK’nın da 191’ini açığa aldığı bu hâkim ve savcılardan ikisinin Ankara Adliyesi’ndeki odalarında arama yapıldı. Hâkim Yıldırım B., Savcı Özlem Ş.’nin odalarında yapılan aramada, işlemlerini FETÖ’nün talimatı ile yapıp yapmadıklarına ilişkin delil arandı. Her iki isim de gözaltına alındı.

54’Ü İSTANBUL’DA
Başsavcılığın kararı üzerine Hatay’da da operasyon düzenlendi. Aralarında 3 kadının da bulunduğu 10 hâkim gözaltına alındı. Gözaltı kararı verilen hâkim ve savcılardan 54’ünün İstanbul’da görev yaptığı bildirildi. Dün sabah hâkim ve savcıların adreslerine giden polis, gözaltı ve arama işlemleri yaptı. Bu hâkim savcılardan 23’ünün İstanbul Adalet Sarayı’nda, 5’inin Küçükçekmece Adliyesi’nde, 5’inin GaziosmanpaşaAdliyesi’nde, 4’ünün Anadolu Adliyesi’nde, 9’unun Büyükçekmece Adliyesi’nde, 8’inin de Bakırköy Adliyesi’nde görev yaptığı bildirildi.

Kaynak: Hürriyet

29Antalya’da FETÖ’den 1153 kişi tutuklandı

ANTALYA, (DHA) – ANTALYA’da FETÖ/PDY soruşturması kapsamında toplam 3 bin 217 kişi hakkında adli işlem yapıldı, 1153 kişi ise tutuklandı.
Antalya Valiliği’nden yapılan yazılı açıklamada, 15 Temmuz’da FETÖ/PDY’ye mensup bir kısım askerin başlattığı hain darbe teşebbüsü nedeniyle Antalya CumhuriyetBaşsavcılığı tarafından ‘anayasayı ihlal’, ‘cebir ve şiddet kullanarak TBMM’yi ortadan kaldırmaya veya TBMM’nin görevlerini kısmen veya tamamen yapmasını engellemeye teşebbüs etmek’, ‘cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ni ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs’, ‘halkı Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ne karşı silahlı isyana tahrik’ suçlarından başlatılan soruşturmaların devam ettiği belirtildi.
Bu kapsamda 27 kişinin gözaltında, 1153 kişinin tutuklandığı, 493 kişinin ise firarda bulunduğu belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:
“928’i adli kontrol şartıyla olmak üzere 1421 kişi serbest bırakıldı. 561 kamu görevlisi açığa alınırken, 1475 kişinin ise ihraç/iş akdi feshedildi, 21 kişi emekliliğe sevk edilmiş, 224 kamu görevlisi göreve iade edildi. Toplam adli işlem sayısı 3 bin 217, idari işlem sayısı ise 2 bin 281’dir.”

Kaynak: Hürriyet

28Antalya’da 2 hakim ile 1 savcıya FETÖ gözaltısı

Mustafa KOZAK/ANTALYA, (DHA) – ANTALYA’da FETÖ/PDY soruşturması kapsamında 1’i kadın 2 hakim ile 1 savcı gözaltına alındı.
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’nda yürütülen FETÖ/PDY soruşturması kapsamında, ağır ceza mahkemelerinde görevli 1’i kadın 2 hakim ile 1 savcı gözaltına alındı. S.D. ve M.P. adlı hakimler ile M.A. adlı savcının, ifadeleri alınmak üzere emniyet müdürlüğüne götürüldüğü açıklandı.

Kaynak: Hürriyet

27Tekirdağ’da FETÖ’den 8 hakim ve savcı gözaltında

Mehmet YİRUN/ÇORLU (Tekirdağ), (DHA)- TEKİRDAĞ’ın 3 ilçesinde FETÖ/PDY soruşturması kapsamında 2’si kadın, 8 hakim ve savcı gözaltına alındı.
Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığı’nın FETÖ/PDY soruşturması kapsamında, İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri dün gece Çorlu, Çerkezköy ve Saray ilçelerinde operasyon düzenledi. Operasyonlarda Çorlu’da 4, Çerkezköy’de 3 ve Saray İlçesi’nde 1 olmak üzere 2’si kadın 8 hakim ve savcı lojmanlarında gözaltına alındı. Gözaltına alınan 8 hakim ve savcı sağlık kontrolünden geçirildikten sonra soruşturmalarının yürütüleceği Tekirdağ Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü.

Kaynak: Hürriyet

26FETÖ şüphelisi emekli emniyet müdürü adliyeye sevk edildi (2)

FETÖ/PDY soruşturması kapsamında adliyeye sevk edilen emekli emniyet müdürü F.Ç. çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Kaynak: Hürriyet

25Tekirdağ’da FETÖ’den 8 hakim ve savcı gözaltında (2)

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nca başlatılan FETÖ/PDY kapsamında HSYK tarafından açığa alınanlar arasında yer alan Edirne Cumhuriyet Savcısı Mustafa Kısakürek, polis ekiplerince gözaltına alındı. Edirne Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince evinde arama yapılan savcı Kısakürek, geçirildiği sağlık kontrolünün ardından ifade için emniyete götürüldü.

Engin ÖZMEN/ EDİRNE,(DHA)

Kaynak: Hürriyet

24FETÖ müştekisi Osman Kaçmaz talimatla ifade verdi

Mustafa KOZAK/ANTALYA, (DHA) – ANKARA’da açılan FETÖ ana davasının müştekilerinden Sincan Ağır Ceza Mahkemesi eski başkanı Osman Kaçmaz, Antalya’da talimatla ifade verdi. Kaçmaz, 13 müştekisi olan 72 sanıklı davayla ilgili soruşturmanın genişletilmesini talep etti.
Ankara 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığı’na sunulmak üzere Antalya 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde talimatla ifadesi alınan Osman Kaçmaz, Antalya Adliyesi’ne avukatı Nizamettin Sağır ile birlikte geldi. Sabah saatlerinde ifadesi alınan Kaçmaz, Sincan Ağır Ceza Mahkemesi Başkanıyken bu örgütün kendisine baskı kurduğunu, komplo yaptığını ve itibarsızlaştırıldığını ileri sürdü. Kaçmaz, yerine FETÖ’ya mensup bir hakimin atanmak istendiğini söyledi. Kendisinin 1993 yılından beri bu örgütle mücadele ettiğini ileri süren Kaçmaz, iktidarın ise 17- 25 Aralık 2013 tarihinden itibaren mücadeleye başladığını ifade etti.
Emekli olduktan sonra yerleştiği Antalya’da da FETÖ ile ilgili inceleme ve araştırmalarına devam ettiğini söyleyen Osman Kaçmaz, FETÖ ile kararlılıkla mücadele edilmediğini öne sürdü. Kaçmaz, “İstediklerini almakta, istediklerini bırakmaktadırlar. Bana göre mücadelenin yapılmamasının sebebi şudur. Aynı çanaktan yemek yiyorlar” dedi.

Kaynak: Hürriyet

23Kırıkkale’de 3 avukat FETÖ’den gözaltında

Erhan GÖĞEM/KIRIKKALE, (DHA) – KIRIKKALE’de 3 avukat, FETÖ soruşturması kapsamında gözaltına alındı.
Cumhuriyet Savcılığı tarafından sürdürülen soruşturma kapsamında Kaçakçılıkla Mücadele Şubesi ekipleri tarafından gözaltına alınan avukatlar O.K., M.B. ve M.Ü., adliyeye sevk edildiler.

Kaynak: Hürriyet

22Zonguldak’ta FETÖ operasyonu: 17 gözaltı

Gürkay GÜNDOĞAN- Sinan KABATEPE/ZONGULDAK, (DHA)- ZONGULDAK’ta, FETÖ/PDY soruşturması kapsamında aralarında Ereğli Demir ve Çelik Fabrikaları eski Genel Müdürü O.N.Ö.’nün de bulunduğu 17 kişi gözaltına alındı. Daha önce gözaltına alınan 2 kişi ise çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı.
Zonguldak’ın Ereğli ve Alaplı İlçeleri’nde FETÖ/PDY soruşturması kapsamında polis ekipleri operasyon yaptı. Belirlenen adreslere yapılan baskınlarda mühendis, memur, işçi ve güvenlik görevlilerinin yer aldığı 16 kişi gözaltına alındı. 16 kişi arasında Ereğli Belediyesi CHP eski meclis üyesi M.Ç. de yer aldı. Erdemir’in eski genel müdürü O.N.Ö. de soruşturma kapsamında Ankara’da gözaltına alınarak Ereğli’ye getirildi. Toplam 17 kişi sağlık kontrolünden geçirildikten sonra Zonguldak Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü.
Soruşturma kapsamında daha önce gözaltına alınan 2 kişi ise emniyetteki işlemleri ardından adliyeye sevk edildi. 2 kişi, nöbetçi mahkemece tutuklandı.

Kaynak: Hürriyet

21Konya’da avukatlara yönelik ilk FETÖ davası açıldı

Hasan DÖNMEZ / KONYA, (DHA) – KONYA’da darbe girişiminin ardından gerçekleştirilen FETÖ/PDY avukatlarına yönelik operasyonda gözaltına alınan ve 20’si tutuklanan 45 avukatla ilgili iddianame hazırlandı. Konya 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianamede sanıkların ‘Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs
Etmek, Silahlı Terör Örgütü Kurmak veya Yönetmek, Silahlı Terör Örgütüne Üye
Olmak, Ölçme Seçme ve Yerleştirme Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri
Hakkındaki Kanuna Muhalefet Etmek’le suçlandığı belirtildi. İddianamede sanıklardanbazılarının ağırlaştırılmış ömürboyu, bazılarının da 15 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılması talep edildi.
Konya Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan konuyla ilgili yapılan açıklamada şşöyle denildi:
“FETÖ/PDY’nin Konya Barosu yapılanmasıyla ilgili ayrıntılara yer verilen iddianamede, bazı sanıkların ByLock kullandıkları, hukuk üniversitesi öğrencilerine burs imkanları sağlandığı, stajyer avukatların örgüt yapılanmasına dahil edilmesine yönelik faaliyetlerde bulunulduğu, kurban parası adı altında örgüte maddi destek sağlandığı, yine bir kısım sanıkların sıklıkla Pensilvanya’daki örgüt liderini ziyarete gittikleri, FETÖ’nün talimatı doğrultusunda Bank Asya’yı ayakta tutabilmek için yüklü miktarda paralar yatırdıkları, darbeye destek niteliğinde sosyal medyada paylaşımlarda bulundukları hususlarına yer verildi. Sanıkların yargılanmasına önümüzdeki günlerde Konya 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlanacak.”

Kaynak: Hürriyet

20Ankara adliyesinde hakim ve savcı gözaltına alındı

Ankara adliyesinde görevde olan Hakim Yıldırım B. ve cumhuriyet savcısı Özlem Ş., FETÖ soruşturması kapsamında gözaltına alındı.
Organize Şube Müdürlüğü ekiplerince az önce gözaltına alınan iki yargı mensubunun adliyedeki odalarında arama yapılıyor.

Kaynak: Hürriyet

19Van’da FETÖ operasyonu: 8 polis gözaltında (2)

İŞADAMI DA FETÖ’DEN GÖZALTINDA
Van’da, Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, FETÖ/PDY’ye maddi menfaat sağladıkları, kişisel veri ve özel hayatı ihlal ettikleri iddiasıyla başlatılan soruşturma kapsamında daha önce hakkında yakalama kararı bulunan Vanlı işadamı Halit Yakut’un önceki gün yasadışı yollarla Gürcistan’dan ülkeye giriş yaptığı belirlendi. Bunun üzerine operasyon başlatan polis, sabah saatlerinde Yakut’u Van’daki evinde gözaltına aldı. Aynı soruşturma kapsamında hakkında yakalama kararı bulunan işadamı Ali Çiçeksay’ın da arandığı belirtildi.

Kaynak: Hürriyet

18İhbar mektubunda şok iddialar! Ayakkabı topuğundan MİT’e operasyon planı

Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan ve Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) iddianamesine giren ihbar mektubunda, MİT’e yönelik planlanan operasyonla ilgili bilgiler dikkati çekti.
FETÖ’nün 15 Temmuz’daki darbe girişiminin ardından yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan, çoğunluğu polis 30 kişi hakkında hazırlanan iddianamede, bazı emniyet mensuplarının örgütün çıkarlarına yönelik nasıl çalıştıklarına yönelik detaylara yer verildi. İddianameye, söz konusu zanlılar ve bağlantılı oldukları örgüt üyelerinin himmet, tehdit ve şantajla neler yaptıkları ile MİT’e yönelik planladıkları operasyonun anlatıldığı “ihbar mektupları” da delil niteliğinde eklendi.

‘Ayakkabı topuğuna gizlenecek krokiyle operasyon’

Bursa Cumhuriyet Başsavcılığına hitaben Emniyet Genel Müdürlüğüne gönderilen, kentteki FETÖ/PDY içinde yer alan bazı emniyet personeli ve yargı mensuplarının örgüt adına işledikleri suçların yazıldığı ihbar mektubunda, şu ifadeler yer aldı:

“Sürekli olarak TSK ve MİT personelini izlemişlerdir. 2010 yılında kendilerine uymayan MİT başkanını tutuklamak amacıyla Bülent Arınç’a eylem yapacakları iddiasıyla başkan ve 10 MİT mensubunu gözaltına almaya çalışmışlar ancak MİT’çilerin silah çekip restleşmeleri üzerine ülke çapında sansasyonel silahlı çatışma olacağından korkup serbest bırakmışlardır. Bu olayda Bülent Arınç’ın akrabasının evini gösteren krokinin bulunduğu, koruma otosunun plakalarının içinde olan flash bellek gözaltı işleminden sonra bir MİT görevlisinin ayakkabı topuğuna gizlenmiş şekilde konulup, sonra bulunacaktı. Bu operasyon için gerekli geçmiş tarihli izleme, dinleme ve gözaltı kararları Bursa’daki savcıya imzalatılmıştı.”

Başka bir ihbar mektubunda da MİT’e yönelik operasyonla ilgili benzer bilgiler yer aldı.  FETÖ karşıtı askeri personele soruşturma açıldığı, bazı rütbeli askerlerin örgüt üyelerinin astsubay okullarına girmesine yardımcı olduğunun vurgulandığı ihbar mektubunda, şunlar kaydedildi: “Bu çete, ‘MİT ekibini, Ergenekon çetesiymiş gibi göstererek Bülent Arınç’a eylem yapacak’ diye tutuklamaya kalkıştılar. MİT yöneticileri, arkadaşlarını gözaltına alan çetenin polisleri üzerine silahlı ekibini müdahale için yollayınca, korkup bıraktılar, madara oldular. FETÖ’cü polisler, her Allah’ın günü bir araya gelerek kumpaslar planladılar.”

Devleti ele geçirme amacı

İddianamede, FETÖ’nün kuruluşundan günümüze kadar faaliyetlerini dini görünümlü cemaat adı altında gizleyerek, güçlenme, etki alanını genişletme ve devleti ele geçirme amacı doğrultusunda olduğu belirtildi. “İddia ettikleri ‘altın nesil’ yerine devlet ve rejime karşı hiçbir sorumluluk hissetmeden talimatlarını FETÖ elebaşı Fetullah Gülen’den, maaşları, makamları ve rütbelerini devletten alan bir nesil yetiştirme anlayışında olduğu” vurgulanan iddianamede, şu ifadeler kullanıldı:

“Emniyet ve adliyeden yasal yollardan aldıkları yetkilerini örgütsel amaçları doğrultusunda kullanmak suretiyle anayasal tüm kurumlarda kendine engel gördüğü kadroları usulsüz teknik takipler yapmak, delil üretmek, tespit ettikleri usulsüzlükleri baskı aracı olarak kullanmak suretiyle idari ve adli soruşturmalarla tasfiye etme, örgütsel amaçlarına matuf yasal düzenlemeler yaptırma stratejisiyle hareket ettiği anlaşılmıştır. Örgüt içinde faaliyet yürütenler tarafından örgüte destek vermeyen vatandaşlar hakkında, delil ve suç uydurmak suretiyle adli ve/veya idari yönden baskı kurarak terör örgütüne finansal kaynak sağlanmış, muhalif olanlar bertaraf edilmiş, devlet kadrolarına sızılmış, örgüt mensupları etkin kadrolara atandığı tespit edilmiştir.”

Kaynak: Hürriyet

17Kamu çalışanlarına FETÖ operasyonunda 14 tutuklama

KONYA’da FETÖ/PDY kapsamında örgütün haberleşme programı olan ‘ByLock’u kullandıkları iddiasıyla gözaltına alınan 24 kamu personelinden 14’ü tutuklandı, 10 şüpheli de serbest bırakıldı.

Konya Cumhuriyet Başsavcılığı, darbe girişimi ardından FETÖ/PDY’ye yönelik soruşturma başlattı. Soruşturma kapsamında Karayolları, Devlet Su İşleri, İşçi Kurumu, Kredi Yurtlar Kurumu, Müftülük, Sosyal Güvenlik Kurumu ve Tarım İl Müdürlüğü gibi kamu kurumlarından 31 kişi hakkında yakalama kararı çıkartıldı. Geçen salı günü eş zamanlı düzenlenen operasyonda 24 kişi gözaltına alındı.

Şüphelilerin örgütün haberleşme programı olan ‘ByLock’u kullandıkları öne sürüldü. Polisteki işlemleri tamamlanan şüpheliler adliyeye sevk edildi. 14 şüpheli çıkarıldığı mahkemece tutuklanırken, 2’sı savcılıktan, 8’i de adli kontrol kararı olmak üzere 10 şüpheli de serbest bırakıldı.

Kaynak: Cumhuriyet

16Arif Erdem Gülen’i 289 kez aramış

FETÖ’nün futbol yapılanmasına ilişkin iddianameden: Firari Arif Erdem G.Saray’da FETÖ ağabeyiydi. Gülen’le 289 defa telefonla görüştü. G.Saray’daki bir grup da Lucescu’yu yollamaya çalıştı

FETÖ’nün futbol yapılanmasına ilişkin iddianame hazır… FETÖ’cü eski futbolcuların itiraflarının damga vurduğu iddianamede 22.5 yıla kadar hapisleri istenen eski milli futbolcular tutuklu İsmail Demiriz, tutuksuz Uğur Tütüneker ve firari Arif Erdem’in tüm FETÖ ilişkileri deşifre edildi. Buna göre; örgüt bir dönem Galatasaray’ı (GS) tamamen ele geçirmek istedi. FETÖ’cü futbolcular teknik direktör Lucescu’nun ayağını kaydırmaya çalıştı. Arif Erdem, cep telefonundan Fetullah Gülen’le 289 kez görüştü. İşte İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan 92 sayfalık iddianameden detaylar:

İLK GİREN SAĞBEK İSMAİL

ARİF ERDEM… Firari. Cep telefonundan Gülen’e ait telefon numarası ile 289 kez görüştü. HTS kayıtlarına göre, mesaj ve konuşma yoluyla sürekli FETÖ lideri ile irtibat halindeydi. Örgütün şifreli yazışma programı olan ByLock’u kullanıyordu.

İSMAİL DEMİRİZ… Tutuklu. GS’de oynarken örgüt içine ilk giren isimlerden. Örgütle bağı aktif. Aramalarda, FETÖ’cülerin birbirlerini tanımakta kullandıkları 1 dolar, örgüt lideri ile çekilmiş fotoğraflar ve Gülen’in baş harfleri yazılı gömlek ele geçirildi. İfadesinde özetle “Benim ABD’ye gitmemi sağlayan kişi M.E. Beni orada karşılayıp Pensilvanya’ya götüren kişi Burhan adında biri. Oraya gidenlere sembolik hediyeler veriliyordu bana da M.F.G. (Mehmet Fetullah Gülen) işlemeli bir gömlek hediye edildi” demişti.

UĞUR TÜTÜNEKER… Adli kontrol şartıyla tutuksuz yargılanıyor. Futbol içinde örgüt temsilcileriyle birlikte hareket etmek, onların desteğini almak, örgüte maddi yardımda bulunmakla suçlanıyor. “1994’te Gülen’le bir kez görüştüm” dedi.

LUCESCU’YA TUZAK…

Gizli tanık Mavi… Lucescu döneminde Arif Erdem GS’de imam diye tabir edilen ağabeydi. Arif Erdem, Emre Belözoğlu ve Okan Buruk, Lucescu’yu göndermeye çalıştılar. Bu üçü, gerek Avrupa’da gerekse Türkiye’de bulunan kamplarda sürekli olarak Gülen ağabeyi diye tabir edilen şahıslarla görüşüyorlardı. O şahıslar himmet ve kurban adı altında para toplamaya geliyordu. Emre, Arif ve Okan, Amerika’ya Gülen’i ziyarete gittiklerini bana söylüyorlardı.

SAVAŞ KOÇ ‘HOCA’ ABİSİYDİ

Savaş Koç, İstanbul’daki kulüplerin teknik direktörlerinden sorumlu cemaat ağabeyiydi. Koç, ülke imamlarıyla temas halinde ve Gülen’le görüşüp talimat alan şahıs. Ümit Bozkurt ise dışişleri bakanıyken Hillary Clinton ile görüştüğünü ve dönemin İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu’nun İçişleri Bakanı olacağını söylemişti.

TANIKLAR ANLATIYOR

Onlardan değilim diye engellediler

MUSTAFA KOCABEY (Eski futbolcu): GS’de futbol oynadığım dönemde cemaatçi olarak bildiğim ilk kişi İsmail Demiriz’di. Daha sonra buna Uğur Tütüneker ve Hakan Şükür ile Cihat Arslan dahil oldu. O dönem FETÖ’ye yakın olmayan kişiler takım içinde yer bulamıyordu. 309 gol attığım halde Milli Takım’a çağrılmadım. Hiçbir TV kanalında yorumcu olarak çalışmadım. Bu yapının içinde olmadığım ve karşı duruşumdan dolayı engellerle karşılaştım.

PRİMLER HİMMET OLARAK ÖRGÜTE…

EVREN NURİ TURHAN (Eski futbolcu): 2008-2009’da Kayseri Erciyesspor’da oynarken futbolcuların yanına cemaat abisi olarak bir şahıs gelip gitmeye başladı. Futbolcular da prim ya da transfer taksitlerini, himmet olarak bu şahıs vasıtasıyla gönderiyordu. O dönem takımda olan Adem Dursun ve Gökhan, abi diye hitap edilen kişiyi çok iyi tanıyorlardı. Kendisiyle, 2010 veya 2011’de Milli Takım’ın kamp yaptığı otelde karşılaştım. “Senin ne işin var burada” diye sordum, İstanbul’a tayininin çıktığını söyledi. Bu şahıs bulunabilirse futbol camiası içindeki imamlara ulaşılabilir.

EMRE’NİN KULAĞINI ÇEKTİLER

SÜLEYMAN SAİT ALPSOY (FETÖ’nün eski futbol imamı): 5 yıl futbol ağabeyliği yaptım. O dönem futbolcuların FETÖ tarafından görevlendirilmiş Nusret adında bir imamları vardı. Ama İsmail Demiriz bu görevi gizli olarak benim yapmamı istedi. 2009’da Emre Belözoğlu beni arayarak, 1. Lig takımlarındaFETÖ’den gizli İslami tebliğ yapmayı teklif etti. FETÖ ile de bu tarz işlerin yapılamayacağını, onların meseleyi tamamen paraya döktüğünü söyledi. Kabul ettim ancak birkaç hafta sonra Emre benden hızla uzaklaştı. Aramızdaki planın FETÖ tarafından deşifre edildiğine, Emre’nin kulağının çekildiğine inanıyorum.

Kaynak: Sabah

15Ömer Halisdemir’e son nefesinde kurşun sıktılar

Cuntacı general Semih Terzi’nin ekibindeki 18 kişi hakkında düzenlenen iddianamede, darbe girişiminin seyrini değiştiren kahraman Astsubay Ömer Halisdemir’in şehit edildiği anlar yer aldı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca, 15 Temmuz gecesi Özel Kuvvetler Komutanlığı’nı teslim almaya gelen cuntacı general Semih Terzi’nin ekibindeki 18 kişi hakkında düzenlenen iddianamede, kahraman Ömer Halisdemir’in son nefesini verdiği anları anlatan iki önemli tanık ifadesi yer aldı. Tanık Yüzbaşı Vural Volkan Bal, 15 Temmuz gecesi Özel Kuvvetler Komutanlığı karargah binasında nöbetçi subay olarak görevli olduğunu belirterek, şunları anlattı:

YERDE YATAN ÖMER HALİSDEMİR’İ GÖRDÜM

“Tahminine göre 50-60 mermi atılan bir çatışmanın yaşandı. Bir süre sonra yine gözlem odasında bulunan arkadaşlar ‘komutan girişinde yerde yatan bir adam var’ diye söylediler. Çatışma sesleri bittikten sonra karargah binası yanına gelen ambulansı komutan girişine gönderdik. Kapı ağzından baktığında bina içinde mevzi almış silahlı personel olduğunu gördüm. ‘Nöbetçi subayım vurmayın’ diyerek ellerimi kaldırdım ve ‘yaralı varsa yardımcı olalım’ dedim. Ellerim havada karargah binasının komutan girişinden dışarıya çıkıp yerde yatan Ömer Halisdemir’i gördüm.”

ÜSTEĞMEN ATMACA, HALİSDEMİR’İN GÖĞSÜNE 2 EL ATEŞ ETTİ

“Hemen nabzını ölçmek için yanına gittim. Bu sırada Halisdemir’in yakın civarında mevzi almış bir timin vardı. Halisdemir’in nabzının atmadığını değerlendirdim. Ancak ambulansla gelen sağlık personeli hafif nabız olduğunu söyledi. Bunun üzerine olay yerinde bulunan Tim Komutanı Üsteğmen Mihrali Atmaca, belinden tabancasını çıkartarak Halisdemir’in göğsüne 2 el ateş etti. Yerde yatan Halisdemir’in yakınında mevzilenen bir tim personeli de Atmaca’ya ‘komutanım vurmasaydınız, hesap verseydi adalete’ dedi.”

ARAÇTAN SEDYE ÇIKARACAĞIMIZ SIRADA İSE ‘GEREK KALMADI’ DEDİLER

Özel Kuvvetler Komutanlığı Doğal Afetler Arama Kurtarma Taburunda Acil Müdahale Uzmanı olarak görev yapan Kamil Aksoy ise olay gecesi yaşananları televizyondan izlediğini belirterek, “Orada bulunan bir kişi, ‘sedye çıkarın’ dedi. Araçtan sedye çıkaracağımız sırada ise ‘gerek kalmadı’ dediler. Yüzbaşı bu defa yerde yatan kişiyi göstererek nabzını kontrol etmemizi istedi. Yatan kişinin nabzının oldukça hafif ve durumunun çok ağır olduğunu söylememiz üzerine yüzbaşı, ‘kurtaralım’ dedi. Müdahale ettiğimiz sırada ise tam teçhizatlı ve sonradan tim komutanı olduğunu öğrendiğim kişi (Mihrali Atmaca) yanımıza gelip gitti. En son geldiğinde silahını doldur boşalt yaparak, 2 el yerde yatan kişiye ateş etti. Bu sırada birisi ‘niye vurdun konuştururduk’ dedi. İsmini bilmediğim Yüzbaşı ise ‘o iyi bir çocuktu niye vurdun’ dedi” diye konuştu.

Kaynak: Sabah ve Takvim ve Akit

14Yayını kesmek için STV’den gelmişler

TÜRKSAT Genel Müdürü Cenk Şen, darbecilerin TÜRKSAT yayınını kesmek için dışarıdan dört sivili çağırdığını, bu sivillerin de eski STV çalışanları olduğunu söyledi.

TÜRKSAT’I ZİYARET ETTİLER

TBMM 15 Temmuz FETÖ/ PYD Darbe Araştırma Komisyonu, dün darbeciler tarafından basılarak tüm yayınlarını durdurmaya çalıştığı TÜRKSAT’ı ziyaret etti. Komisyon üyelerini kapıda karşılayan TÜRKSAT Yönetim Kurulu Başkanı Vecdi Gönül Türkiye’nin fevkalade önemli bir tehlike atlattığını söyledi. TÜRKSAT personelinin tarihi bir görev yaptığının altını çizen Gönül “15 Temmuz hareketinin en kritik noktası Cumhurbaşkanımızın ve başbakanın mesajıydı. Mesaj stüdyolara gitti. Mesajları halka ulaştıran bu kurumdu. 2 arkadaşımız hayatını kaybederken 4 arkadaşımız yaralandı” diye konuştu.

DARBE GECESİ STV ÇALIŞANLARINI GETİRMİŞLER!

Darbecilerin TÜRKSAT’a gelerek yayını kesmeye çalıştıklarını başaramayınca dışarıdan dört sivili çağırdıklarını kaydeden Şen “Siviller ‘Destek için bizi çağırdılar’ ifadesinde bulunuyorlar. Şüpheli hareketlerde bulunmaları üzerine gözaltına alınıyorlar. Gelen sivillerden Aydın Yavuz ve Burhan Güneş Şifa Hastanesinde teknik personel olarak bilgi işlemde çalışıyor ve TÜBİTAK eski daire başkan yardımcıları. Diğerleri Birol Baki ve Salih Mehmet Dağköy ise eski STV çalışanları. Bunlar bilgisayar ya da elektrik elektronik mühendisi. Yayını kesme konusunda uzmanlar” ifadesini kullandı.

ZARAR 7 MİLYON TL

Genel Müdür Şen, darbecilerin TÜRKSAT’a 4 bomba attığını ifade ederek “Meclis’e atılanlarla benzer bombalar. Televizyon yayınını engellemeyen antenleri bombaladılar. O sayede yayınlara devam edebildik. Sonra halkımız bize yardıma geldi” dedi. Şen, şirketinde çalışıp örgütle ilişkisi bulunanların kanunlar çerçevesinde kurumla ilişkisini kestiklerini belirterek “15 Temmuz sonrası toplam sayı 41 kişi. Ayrıca o günün bize maliyeti, zararı 7 milyon liraydı” diye konuştu.

Kaynak: Sabah

13SABAH yazarları ABD’de FETÖ’nün içyüzünü anlattı

Washington’daki Kongre binasında düzenlenen geniş katılımlı panelde, SABAH ve DailySabah yazarları, üst düzey konuklara 15 Temmuz’u anlattı, Batı’nın çifte standardını kanıtlarıyla ortaya koydu
SABAH Yazarları Kulübü, İngiltere’nin başkenti Londra’nın ardından ABD’nin başkenti Washington’daki Kongre binasında 15 Temmuz darbe girişimi hakkında geniş bir katılımla bir panel düzenledi. SABAH ve DailySabah yazarları Hilal Kaplan, Kerem Alkın, Nagehan Alçı ve Saadet Oruç’un konuşmacı olduğu paneli, SABAH Washington muhabiri Ragıp Soylu yönetti. Washington’ın önde gelen haber sitelerinden Politico da panelde hazır bulunurken, diplomatik temsilciliklerden, Kongre üyelerinin ofislerinden ve çeşitli Türk-Amerikan toplumu üyelerinden temsilciler de izleyiciler arasındaydı.KADIN KAHRAMANLAR…
DailySABAH yazarı Nagehan Alçı, 15 Temmuz’un isimsiz kahramanları arasında yer alan şehit kadın polislerin yaşamıyla ilgili yürek burkucu detaylar paylaştı. Alçı’nın bahsettiği kahramanlar arasında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çağrısı ile pijamalarıyla sokağa çıkan ve eski adıyla Boğaz Köprüsü’nde şehit edilen Akın Sertçelik de vardı. Diğer kahramanlar ise Ankara’daki Özel Kuvvetler Komutanlığı’nda katledilen kadın polisler Demet Sezen ve Gülşah Güler’di. Alçı, 15 Temmuz sonrası Türkiye halkının kendini çok yalnız hissettiğini belirtip, “Bu yaşananlar hükümeti sevmek ya da nefret etmekle ilgili değildi. Hayatta kalmakla ilgiliydi” şeklinde konuştu.

Sabah Yazarları ABD Kongresi’nde 15 Temmuz’u anlattı

DEVLETE SIZMA HİKÂYESİ
SABAH yazarı Hilal Kaplan da FETÖ’nün 1970’lerden 2016’ya kadar devlet organlarına nasıl sızdığını detaylı bir şekilde izleyicilere aktardı. Hilal Kaplan, halkın yüzde 90’ının Fetullah Gülen’in darbenin arkasında olduğuna inandığını fakat yabancı basında Gülen’in ‘barış isteyen iyi bir adam’ gibi gösterildiğini vurguladı. FETÖ’nün önce eğitim sistemine ve Diyanet’e, sonra da ordu ve yargıya girdiğini anlatan Kaplan, bu örgütün ilk kumpaslarından birinin Gülen aleyhine dava açan Nuh Mete Yüksel’e karşı üretilen bir video olduğunu aktardı.

‘BATI SINAVI GEÇEMEDİ’
DailySabah yazarı ve Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Saadet Oruç da Batı medyasının, darbe girişimine dair yanlı duruşunun yarattığı problemleri örneklerle anlattı. “Darbe, ABD ya da Fransa’da olsaydı insanlar kendi liderleri için canlarını tehlikeye atarlar mıydı?” diye soran Oruç şöyle konuştu: “NBC News’ten Kyle Griffin’in darbe gecesi Erdoğan’ın Almanya’dan sığınma istediğine dair attığı tweete bakmamız gerekir. İranlı gazeteci Arash Azizi ise Erdoğan’ın Tahran’a kaçtığını ve buradan Katar’a gideceğini söylemişti. Batı ülkelerinin demokrasi testini kaybettiğini gördük.”

‘PİYASALAR HEMEN AÇILDI’
SABAH yazarı Prof. Dr. Kerem Alkin ise 15 Temmuz girişiminin Türk ekonomisine olan etkisiyle ilgili detaylı bir sunum yaptı. “Her şeye rağmen Türkiye güçlü bir ekonomiye sahip ve darbenin hemen ardından pazartesi Türkiye’de finansal piyasalar açıktı” diyen Alkin, Türkiye’de 1980 yılında özel sektörün ekonomideki oranının yüzde 35 olduğunu ve bu oranın 2016 itibariyle yüzde 75’e çıktığını belirterek, “AK Parti iktidarı döneminde yaşanan büyüme ve gelir artışının ardından halk darbecilere ‘Siz kimsiniz de bizi kimin yöneteceğini söyleyebiliyorsunuz’ dedi” şeklinde konuştu.

“TÜRKİYE’NİN 11 EYLÜL’ÜYDÜ”
2008-2010 arasında Türkiye Büyükelçisi olan James Jeffrey de paneli takip etti. Jeffrey, FETÖ’nün darbe girişiminin arkasında olmasıyla ilgili görüşlere olumlu yaklaştığını belirterek, “15 Temmuz Türkiye’nin 11 Eylül’ü benzetmesini uygun görüyorum. Fakat ABD ve Avrupalılar’dan bu konuyla ilgili garip tepkiler geliyor. Acaba bu Gezi Parkı sonrası hükümetin verdiği tepkiyle ilgili olabilir mi?” diye sordu. Hilal Kaplan bu soruya, Erdoğan’ın Gezi Parkı protestocularıyla buluştuğunu, Brezilya ile ABD’de 2013’te benzer büyük çaplı gösteriler olmasına rağmen bu kişilerin kendi ülkelerinin yöneticileriyle hiç buluşamadıklarını söyledi. Saadet Oruç ise darbe ve Gezi Parkı karşılaştırmasının doğru olmadığını söyledi.

FETÖ’CÜ MÜDÜRÜN KONUŞTURULDUĞU BİNADAN CEVAP…
Eylül ayında ABD Kongresi’nin alt kanadı Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi’nin düzenlediği 15 Temmuz panelinde, FETÖ’cü eski Emniyet Müdürü Ahmet Yayla davet edilmişti. Yayla’nın konuşturulduğu Temsilciler Meclisi Rayburn Ofis Binası’nda bu kez SABAH yazarları darbe girişimini ve FETÖ’nün gerçek yüzünü anlattı.

Kaynak: Sabah ve Takvim

12FETÖ’ye İzmir operasyonu

İzmir’de FETÖ’ye finans desteği sağladığı gerekçesiyle 29 kişi gözaltına alındı. Listede Tereci Gıda, Şirincan Restaurant ve Uzay Pastaneleri’nin sahipleri de bulunuyor

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatları doğrultusunda Fetullahçı Terör Örgütü’nün iş dünyası yapılanmasına yönelik operasyon yapıldı. İzmir’de örgütsel toplantılara katılan ve FETÖ’ye finans desteği sağladığı iddia edilen 29 kişi gözaltına alındı.

KAYSERİ FETÖ’NÜN ÜSSÜ
Şüpheliler arasında Karşıyaka’da faaliyet yürüten Tereci Gıda’nın sahibi K.T., Şirincan Restorant’ın sahibi K.Ş. ile Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde doktor M.B., Yerel Gündem İnternet Gazetesi sahibi Y. İ., Uzay Pastanesi sahibi A.A. da bulunuyor. Kayseri’de görülen 68 sanıklı FETÖ davasının iddianamesinde de örgütün mali yönetim üssünün Kayseri olduğu belirtildi. FETÖ’nün yurtdışında yapılan okul masrafları ile örgütün diğer harcamalarının Kayseri’den aktarıldığı ifadelere yansıdı. İddianamede ‘Ayaz’ kod adıyla ifade veren gizli tanık, himmet ve burs paralarının Necmi Somtaş’a ait Somtaş’a teslim edildiğini, harcamaların yüzde 80’inin buradan yapıldığını söyledi. Toplanan paraların Bank Asya üzerinden transfer edildiği de belirtildi.

Kaynak: Sabah

11Gezi kıvılcımı Fatih Üniversitesi’nden

FETÖ’nün, uluslararası sermayenin diz çöktüremediği hükümeti devirmek için kullandığı Gezi Olayları’nı planladığı ortaya çıktı.

30 Mayıs 2013’te Gezi Parkı olaylarının yaşandığı döneme ilişkin bilgilere de yer verilen ‘Futbolda şike’ kumpası iddianamesinde Gezi Parkı olaylarında örgütün aktif bir şekilde olaylara katıldığına dikkat çekilirken, FETÖ’nün bu olaylarla beraber ülkede kaos ortamı oluşturmaya çalıştığı, hükümeti devirmeyi amaçladığı ifade edildi. İddianamede terör örgütünün Gezi sürecinde kapatılan Fatih Üniversitesi’nde düzenlediği toplantılarda üyelerine olayları tırmandırmak için talimatlar verdiği vurgulandı. İddianamede, Türkiye’yi işgal girişimine kalkışan örgütün daha sonra gemi kiralayarak ihanet toplantılarını sürdürdüğü anlatıldı.

Burada da Gezi olaylarında görevlendirdiği elemanlarına eğitim verdiği bildirildi. İddianemede yer alan Osama Amour isimli tanığın ifadesinde, örgütün Fatih Üniversitesi’nde Gezi Parkı olayları sırasında konferansları organize edildiği belirtildi. İfadede örgüt tarafından bir gemi kiralandığını, bu gemide cemaat ağabeylerinin küçük grupları topladığını, bu gruplara kitleleri nasıl harekete geçireceklerini anlattıkları, gemiden önce gösterileri izlediklerini, daha sonra da bu örgüt abilerinin Gezi Parkı olaylarına katıldığı ifadeleri yeraldı. Gezi tertibi toplantısına, 15 Temmuz darbe teşebbüsünde İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün önündeki tankın içerisinde yakalanan Gezi döneminde Güvenlik Şube Müdürü olan Mithat Aynacı’nın da katıldığı belirtildi.

Kaynak: Star

10CNN Türk’ün ekonomisti Dolar üzerinden 15 Temmuz şehitlerine hakaret etti

CNN Türk’ün ekonomisti Emin Çapa, sosyal medya üzerinden doların yükselişi hakkında yaptığı yorumda bir skandala imza attı.

15 yıldır ‘Türkiye batıyor’ diye ekranda bağırarak kriz tellallığı yapan Çapa, 15 Temmuz şehitleri ve gazileriyle dalga geçti.

CNN Türk ekonomisti Emin Çapa, Twitter üzerinden doların yükselmesini değerlendirirken, bir skandala imza attı.

15 yıldır televizyonda kriz tellallığı yapan Çapa, FETÖ’nün 15 Temmuz’daki hain darbe girişiminde vücudunu tanklara karşı siper eden kahraman şehit ve gazilerimize hakaret etti.

Çapa, dolarla ilgili yorumunda 15 Temmuz’da şehit ve gazi olan vatandaşlarımızı hiçe sayarak, dolar sevgisinin vatan sevgisinin önüne geçtiğini söyledi.

Hakaretlerini sürdüren Çapa, halkın doları her şeyden fazla sevdiğini ima ederek, “Tankların önüne yatarız, dolarımızı satmayız” mı? ifadelerini kullanarak büyük bir skandala imza attı.

Büyük tepki toplayan tweetinde Çapa, şu ifadeleri kullandı:

Dolar 3.46’yı aştı. Ne oldu, dolar sevgisi vatan sevgisini geçti mi? “Tankların önüne yatarız, dolarımızı satmayız” mı? Kahramanlar nerede?”

Çapa, gelen tepkiler üzerine, 169 bin kullanıcının takip ettiği Twitter hesabını kilitledi.

Kaynak: Star ve Akşam ve Takvim ve Akit

..

9‘FETÖ/PYD bölge imamı yakalandı’

Samsun Valiliği, 15 Temmuz 2016 tarihinde meydana gelen darbe girişimine yönelik FETÖ/PDY silahlı terör örgütü soruşturması kapsamında “Orta Karadeniz Bölge imamı”nın yakalandığını duyurdu.

Samsun Valiliği’nden yapılan açıklamada, “Samsun Emniyet Müdürlüğü KOM Şube Müdürlüğünce yapılan istihbari ve operasyonel çalışmalar sonucu örgütün Samsun’da bulunan tüm hücrelerini yöneten örgüt tarafından sözde vali olarak nitelendirilen il imamları daha önce deşifre edilmişti. FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün üst düzey imamlarına yönelik genişletilen çalışmalar neticesi yapılanmanın bölgelere ayrılarak yönetildiği, Orta Karadeniz Bölgesindeki birçok ilin de Samsun’a bağlı olarak yönetildiği, bölge merkezinin Samsun ili olduğu tespit edilmiştir. Yapılan çalışmalarda örgütün ‘bölge imamı’ olarak görevlendirdiği yönünde bilgi elde edilen şüpheli şahsın Ankara’da bulunduğu tespit edilerek, Samsun KOM Şube Müdürlüğü’nce oluşturulan özel ekip tarafından Ankara Yenimahalle ilçesinde bulunan bir eve gece yarısı düzenlenen operasyonla yakalanarak Samsun’a getirilmiş, yürütülen tahkikat sonrası Samsun Adliyesine sevk edilmiş ve tutuklanarak cezaevine teslim edilmiştir” denildi.

Yapılan çalışmalarda daha önce bölge imamı olarak çalışan bir kişinin daha tespit edildiği belirtilen açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Yine örgütün üst yapılanması ile ilgili yapılan çalışmalar neticesi daha önce bölge imamı olarak görevlendirilen bir şüpheli daha tespit edilmiştir.

Yurt dışına kaçtığı anlaşılan şüpheli halen kaçak olarak aranmaktadır. Ankara’da yakalanan şüphelinin daha önceleri ‘Suriye ülke imamı’ olarak görevlendirildiği, Suriye’de meydana gelen olaylardan sonra Türkiye’ye döndüğü, bir dönem FETÖ/PDY tarafından oluşturulmaya çalışılan paralel yapı içerisinde Türkiye ‘Milli Eğitim’ yapılanmasının Türkiye geneli yapılan toplantılarına da katıldığı yönünde bilgiler elde edilmiştir. FETÖ/PDY terör örgütüne yönelik çalışmalar kararlılıkla devam etmektedir.”

Kaynak: Akşam

8FETÖ’cü öğretmenlere ‘Akşener’li motivasyon

Uşak’taki FETÖ’nün eğitim yapılanmasına yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan ve daha sonra itirafçı olan eski öğretmen M.Ö, örgütün telkinlerini anlattı

Uşak’ta, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel  Devlet Yapılanması’na (FETÖ/PDY) yönelik soruşturma kapsamında meslekten ihraç  edilen itirafçı öğretmen M.Ö, ByLock mesajlarını okuyan okul müdürünün  kendilerine, “İyi günler gelecek, Meral Akşener’in gelişi yeni bir heyecan,  hükümet bitecek sabredin” yönünde konuşma yaptığını aktardı.

Uşak Cumhuriyet Başsavcılığınca FETÖ/PDY’nin “eğitim” yapılanmasına  ilişkin yürütülen operasyonda gözaltına alınan bazı şüpheliler, örgütün, eğitim  kurumlarındaki faaliyetlerini anlattı.

Gözaltına alınan zanlılar arasında bulunan FETÖ itirafçısı eski  öğretmen M.Ö, polise verdiği ifadede, sözde örgüt yöneticilerinin, 7 Haziran ve 1  Kasım seçimleri öncesi FETÖ’nün eğitim kurumlarındaki öğretmenlerle tek tek  görüştüğünü, hangi siyasi partiye oy verecekleri yönünde de telkinde  bulunduklarını belirtti.

Okul müdürü Cemalettin B. ile görüşmesinde, AK Parti dışında bir  siyasi partiye oy vermesi yönünde okul müdürünün imada bulunduğunu kaydeden  itirafçı M.Ö, “Kendisi bize ayrıca, ‘AK Parti’ye oy vermeyeceğiz, bunun haricinde  kime verirsen ver, yoksa bu okul kapanır eşin ve sen işsiz kalırsınız’ dedi.”  ifadelerini kullandı.

Cemalettin B’nin, 1 Kasım seçimleri sonrası görüşmelerinde kendilerine  örgütün şifreli mesajlaşma programı “ByLock” üzerinden gelen mesajları okuduğunu  belirten itirafçı M.Ö, örgüt yöneticisinin, “İyi günler gelecek, Meral Akşener’in  gelişi yeni bir heyecan, hükümet bitecek sabredin.” yönünde telkinlerde  bulunduğunu vurguladı.

Öğrencileri sınıflandırdılar

Kendisinin uzun yıllar FETÖ’nün darbe girişiminin ardından kapatılan  özel okulda çalıştığını, bu kurumda öğrenim gören öğrencilerin ailelerinin  araştırılarak 1’den 6’ya kadar numaralarla sınıflandırıldığını iddia eden M.Ö,  örgütün üniversitelerine en çok öğrenci yerleştiren öğretmenlerin çeşitli  hediyelerle ödüllendirildiğini dile getirdi.

İtirafçı öğretmen M.Ö, TEOG sınavları öncesi FETÖ’nün “serrehber” diye  adlandırdığı öğretmenlerin öğrencileri bir araya getirerek toplantılar  düzenlediğini bildirerek, öğrencilerin bu toplantılarda gidecekleri okullar ve  seçecekleri mesleklerle ilgili yönlendirildiğine işaret etti.

M.Ö, sözde örgüt yöneticilerinin, FETÖ’ye ait eğitim kurumlarında  çalışanların maaşlarından her ay 150 ile 250 lira arasında kesinti yaptığını  anlattı.

Bu arada, okul müdürü Cemalettin B, FETÖ’nün eğitim imamlarından biri  olduğu gerekçesiyle geçtiğimiz aylarda Manisa’nın Turgutlu ilçesinde gözaltına  alındıktan sonra tutuklanmıştı.AA

Kaynak: Akşam ve Yeni Şafak ve Akit

7FETÖ elebaşı Gülen ve Papa’yı kim görüştürdü?

FETÖ’nün Darbe Girişimini Araştırma Komisyonu’nda konuşan AK Parti Manisa Milletvekili Selçuk Özdağ, “Fetullah Gülen, Türkiye’yi terk etmeden önce Vatikan’da Papa ile görüşmüştür. Bu görüşmeye aracı olan kişi kimdir? Bunun Dışişleri Bakanlığı ve Vatikan’dan sorulmasını istiyorum. Bu kişiyi ben biliyorum. Türkiye’de yer yerinden oynayacaktır” dedi.

TBMM FETÖ’nün Darbe Girişimini Araştırma Komisyonu, AK Parti Burdur Milletvekili Reşat Petek başkanlığında toplandı. MHP Muğla Milletvekili Mehmet Erdoğan, işin siyasi ayağına yönelik herhangi bir ilerlemenin söz konusu olmadığını savunarak, “Olayın mali boyutu gerçekten tüyler ürpertici bir miktara ulaştığı iddiaları ortada dolaşırken bizler mali boyutuna yönelik de ciddi bir çalışma yapıp ortaya koyamadık. Komisyon çalışmalarında normal sürede bir ay kaldı. Süre planlaması da göz önüne alınarak cezaevinde bulunan birkaç önemli isim, MİT Müsteşarı, Genelkurmay Başkanı, görevdeki kuvvet komutanları ve mali ayağı ile ilgili bize detaylı bilgiyi verecek kişilerin dinlenmesini talep ediyorum” diye konuştu.

TÜRKİYE’DE YER YERİNDEN OYNAR
Komisyon Başkanvekili ve AK Parti Manisa Milletvekili Selçuk Özdağ ise komisyon olarak bu konunun her yönüyle araştırılması tarafında olduklarını söyledi. Özdağ, şu değerlendirmede bulundu:

“Fetullah Gülen Türkiye’yi terk etmeden önce Vatikan’da Papa ile görüşmüştür. Bu görüşmeye aracı olan kişi kimdir. Bunun Dışişleri Bakanlığı ve Vatikan’dan sorulmasını istiyorum. Bu kişiyi ben biliyorum. Türkiye’de yer yerinden oynayacaktır. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 17-25 Aralık öncesinde ABD’ye gitmiştir. CHP Genel Merkezine yazı yazılarak Kılıçdaroğlu’nun seyahatinde hangi enstitüleri ziyaret ettiği, bunların Gülen ile ilişkili enstitü olup olmadığını soralım. Fetullah Gülen’le ilişkili enstitüde hangi genel başkan yardımcılarıyla görüştüğü, görüşmede Dışişleri Bakanlığı yetkililerinin olup olmadığını soralım.”

YÜRÜYEN ARABAYA BİNDİLER
Özdağ, 15 Temmuz darbe girişiminin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yapıldığını bildiklerini vurgulayarak, “Bu yapı her zaman yürüyen arabaya binmişlerdir. İlk defa duran arabaya binmeye çalışmışlardır. 7 Haziran ve 1 Kasım seçimlerinde de CHP’yi desteklemişlerdir, HDP’yi desteklemişlerdir. ‘HDP barajı aşmalı, AK Parti tek başına iktidar olmamalı’ diye başlamışlardır. Bu onların tercihidir. İlk defa muhalefeti desteklemişlerdir. 17-25 Aralık sonrası kaç CHP milletvekili bunların kanalına destek vermiştir. Kayyum atamalarında kim itirazda bulunmuştur, buralar kapatılırken hangi milletvekilleri bu yapılara destek vermiştir?” ifadelerini kullandı.

PAPA’YI DA ÇAĞIRALIM
Özdağ, herhangi bir suç işledikleri sabit olmayan yapıya destekle, suç işledikten sonraki yapıya destek vermenin çok farklı şeyler olduğunu dile getirdi. CHP İstanbul Milletvekili Aykut Erdoğdu da darbe girişiminin tüm liderlere sorulmasından taraf olduklarını belirterek, “Davutoğlu’na da soralım. Papa’yı da çağıralım da bitsin. Tayyip Bey, Kılıçdaroğlu, Bahçeli ve Demirtaş’ın da irtibatını araştıralım o zaman. Bütün liderlerin Gülen ile irtibatını araştıralım o zaman” dedi.Yeni Şafak

Kaynak: Akşam ve Akit

6FETÖ’nün büyüklüğünü göstereceklermiş!

FETÖ’cü mimar itirafçı oldu, kirli planları anlattı. Gülen’in veliahtı Şengün’ün toplantılarda ”Hükümete Gülen’in büyüklüğünü göstereceğiz” dediğini belirtti.

Devrim Tosunoğlu

Uşak’taKİ FETÖ operasyonunda 6 muhasebeci 1 mimar, 1 işadamı, 1 müftülük görevlisi ve 1 esnaf gözaltına alındı. Mimar M.F.E ifadesinde FETÖ’nün hedeflerini ve kirli projelerini tek tek anlattı:

Veliahtı Şengül’den inciler

Toplantıları Gülen’in veliahtı olarak gösterilen kişi Mehmet Ali Şengül yapıyordu. Kendisi bize örgüt lideri Gülen’in talimatlarını getirdiğini, asrı saadette olduğu gibi sahabe olma fırsatını yakaladığımızı söyledi.

Dik durun, itaatkar olun

Şengül bize “Sahabe efendimiz gibi bu konudaki haklılığımız ile ilgili hükümete karşı dik durun ve alacağınız talimatları harfiyen yerine getirin. Hükümete Gülen’in yüceliğini ve büyüklüğünü gösterin” dedi.

Kardeş il ve ülke projesi

FETÖ militan kazanmak için ekonomisi düşük olan il ve ülkelerdeki fakir aileleri hedef alıyordu. Özellikle Kimse Yok Mu derneği üzerinden doğudaki fakir aileler kandırılıyordu. Peygamber Efendimizi ikna için kullanıyorlardı.

Müslüman’a Kelime-i Şahadet

17-25 Aralıkt’an sonra kendilerine Müslüman cemaati imajı vermek için genelde yabancı öğrenciler Müslüman yapılmaya çalışılıyordu. Uşak Üniversitesi’nde okuyan üç yabancı uyruklu öğrenciyi cemaatin yurduna getirerek Müslüman yaptıklarını söylediler. Ancak öğrenciler zaten Müslüman’dı.

Evliliğe ‘abi’lerden 45 derece kriteri

– Konya’da FETÖ/PDY soruşturması kapsamında örgütün Hava Kuvvetleri Komutanlığı yapılanmasına yönelik operasyonda gözaltına alındıktan sonra itirafçı olan Pilot Üsteğmen S.T., ifadesinde örgütün kirli yapısını tek tek anlattı.

– Ordudan ihraç edilen itirafçı S.T. askeri okullarda ve pilot olduktan sonra, zaman içinde 3 kez değiştirilen farklı şekilde teyemmüm abdesti alarak, namazlarını da üç noktaya bakarak ima yoluyla kıldıklarını, oruç tutmadıklarını söyledi.

– İtirafçı pilot, evlenmeleri için de cemaatteki görevli abilerin kendisine teklifte bulunduğunu şöyle anlattı: Sana bir kız bulalım, onunla evlen. Usul olarak beni kızın yanına götürebileceğini, 45 derecelik açı ile oturup görüşebileceğimi söyledi.

Kaynak: Akşam

..

5Gülen ‘ele geçirin’ dedi!

Darbeci Yarbay Arif Alkan, Gülen ile iki kez yüz yüze görüştüğünü, Gülen’in 3 bin askerin ihraç edileceği YAŞ toplantısını istemediğini ve darbe talimatı verdiğini söyledi.

ANKARA

Genelkurmay Özel Kuvvetler Komutanlığı’na yönelik baskında, darbeci general Semih Terzi’yi anlından vuran kahraman Astsubay Ömer Halisdemir’in şehit edilmesi olayına da yer verilen iddianamede, ihanet girişiminin bizzat FETÖ’nün elebaşı Gülen tarafından verildiği, sanık ifadeleri ile bir kez daha ortaya çıktı. İtiraflar özetle şöyle:

YAŞ ÖNCESİ TALİMAT VERDİ

Darbeci Yarbay Arif Kalkan: Gülen ile iki kez yüz yüze görüştüm.  15 Temmuz’dan 8-9 gün önce Yarbay Mehmet Aydın ve sivil bir ‘abi’ ile Tandoğan’da buluştuk. Bu şahıs ağustosta toplanacak YAŞ’ta Gülen’e bağlı 3 bin askerin ihraç edileceğini söyledi.

‘TSK ELİMİZDEKİ SON KALE’

Gülen’in YAŞ toplantısını istemediğini ve “bu gidişata dur deme zamanı geldi” dediğini anlattı. Bunun nasıl olacağını sorduk. Bize, “son kalemiz elimizden gitmesin. Darbe yapıp TSK ve devlet yönetimini ele geçireceğiz” dedi. Bu emrin, Gülen’den gelmiş olması nedeniyle girişime katılmayı kabul ettik.

Kaynak: Akşam ve Akit

4Dövize hain saldırı

Dolar/euro paritesi değişmiyor, dolar endeksi düşüyor ama kur 3.50’nin üzerine çıkartılıyor. FETÖ ve uzantıları; silahlarla yapamadıklarını, ekonomiye ve kura saldırarak yapmaya çalışıyor

Borsa İstanbul , 17-25 Aralık ve 15 Temmuz kalkışmalarıyla ekonomiyi çökertemeyen lobiler ve terör örgütleri, şimdi de dolar kuru ile saldırıyı sürdürüyor. Hafta başından bu yana dövize yapılan saldırı, dün de devam etti. Başkanlık sistemi için uzlaşma sağlanması üzerine çılgına dönen FETÖ uzantıları ve işbirlikçileri, dolar kurunu 3.50 liranın üzerine kadar çıkarttı. Dolar/ euro paritesi değişmezken ve dolar endeksi gerilerken, Türkiye’de kur yükseliyor. Dün öğleden sonra yapılan saldırılarla kur 3.54 liraya kadar yükseltildi. FETÖ, yurt dışından ve içerde uzantıları vasıtasıyla çeşitli söylentiler yayarak piyasalarda panik olmasını sağlamaya çalışıyor. Ancak hükümetten gelen açıklamalar bu oyunu bozuyor. Önceki gün ilk kez 3.50’yi aşan ve dün sabah güne 3.49 civarında başlayan dolar/TL, en yüksek 3.5444 seviyesini test ederek tarihi zirvesini yeniledi. Kur saat 13.57 itibarıyla 3.5430/3.5450 seviyesinde işlem gördü. Dolar, dün kapanışı ise 3.5220 liradan yaptı. Euro günü 3.75 liradan tamamlarken, Borsa 73 bin 513 puandan haftayı kapattı.

BORSA İSTANBUL TÜM PARASINI TL’YE ÇEVİRDİ
Borsa İstanbul, dün tüm nakdi varlıklarını Türk Lirası’na çevirdiğini açıkladı. Borsa’dan yapılan yazılı açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın yaptığı çağrıya destek mahiyetinde, 2 Aralık 2016’dan itibaren tüm nakdi varlıkların Türk Lirası’na çevrilmesine ve Türk Lirası hesaplarında tutulmasına karar verilmiştir.”.

Kaynak: Takvim

3FETÖ’cüler in mülteciler out

Türkiye düşmanı FETÖ’cü ve PKK’lılara kapıları sonuna kadar açan Almanya, ülkedeki 100 bin mülteciyi sınır dışı etmenin yollarını arıyor

Avrupa’nın en çok mülteci kabul eden ülkesi olarak övünen Almanya, şimdi 100 bin mülteciyi gönderme kararı aldı. Başbakan Angela Merkel, Neumünster kentindeki konuşmasında başvurularını reddettikleri 100 bin mülteciyi sınır dışı edeceklerini duyurdu ve bedava uçak bileti ile ceplerine bir miktar para koyacaklarını açıkladı.

TÜRKİYE DÜŞMANLIĞI REVAÇTA
Başbakan Merkel, bu sığınmacıların 60 bininin gönüllü olduğunu ileri sürdü. Merkel, Afganistan’dan gelenleri örnek gösterip “Herkes Almanya’ya gelemez” dedi. Sığınmacılardan hazetmeyen Almanya, Türkiye düşmanlarına bayılıyor. Almanya, FETÖ’cülere vizeleri olmasa bile oturum ve çalışma izni vermeye hazırlanıyor.

ALMANYA TÜRKİYE’NİN TEPKİLERİNİ UMURSAMIYOR
Ülke tarihinin en büyük göç dalgası sırasında mültecilerden yana takındığı tavırla taktir toplayan Merkel, Türkiye’nin tepkilerine aldırış etmeden FETÖ’cülere kucak açıyor. Avrupalı Türkler, “Almanya FETÖ’nün de PKK gibi bir terör örgütü olduğunu anlamalı ve ülkelerine ihanet edenlere sahip çıkmamalı” diyor.

SABAH ALMANYA
Kaynak: Takvim

2FETÖ-PKK 3 polisi şehit etmiş.

Şırnak’ın Silopi İlçesi’nde teslim olan bir terörist FETÖ- PKK işbirliğini itiraf etti. Terörist Özcan O., Silopi TEM’de bir polisin kendilerine bir gün önceden ertesi sabah operasyon yapılacak mahalleleri bildirdiğini, kendilerinin de bu güzergaha bomba yerleştirdiklerini anlattı ve 3 polisi şehit ettiklerini söyledi.

ÖZGÜR CEBE

Kaynak: Takvim

1ByLock kullanan bana ağlamasın

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ByLock’un FETÖ soruşturmasının en önemli ayağı olduğunu söyledi ve ekledi: Kimse ByLock’tan yakalanıp da gelip bana ağlamasın. Biri, ByLock çıkan ‘oğlunu’ reddetti. İşte böyle olacaksınız…

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, önceki gün AK Partili bazı milletvekilleriyle bir araya geldi. Edinilen bilgiye göre Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilen buluşmada Erdoğan, milletvekillerine FETÖ ile mücadele, anayasa değişiklik paketi başta olmak üzere pek çok konuda önemli mesajlar verdi. FETÖ ile mücadele konusunda kararlılık vurgusu yapan Erdoğan, FETÖ’cülerin kullandığı ByLock programının soruşturmanın en önemli ayağını oluşturduğunu söyledi. Yürütülen soruşturmalarda 100 bin ByLock kullanıcısının tespit edildiğini kaydeden Erdoğan, “By Lock’tan yakalananlar mağdurum diye gelip bana ağlamasın” dedi. Konuşmasında AK Partili bir isimden örnek veren Erdoğan, bu partilinin ByLock çıkan oğlunu reddettiğine dikkat çekerek, “Herkesin böyle olması gerekiyor” diye konuştu. Erdoğan, soruşturmaların titizlikle yapılması gerektiğine de dikkat çekti.

ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Anayasa değişikliği konusunda da önemli mesajlar verdi. Önümüzdeki hafta Meclis’e gelmesi beklenen teklife AK Parti milletvekillerinin tamamının sahip çıkmasını isteyen Erdoğan, sağlanan uzlaşı ortamının önemli olduğuna vurgu yaptı. Erdoğan, bu süreçte AK Parti teşkilatlarının çok sağlam durması ve çok çalışması gerektiğini sözlerine ekledi.

HDP’LİLERE GÖNDERME
Tüm terör örgütleriyle mücadele kararlılığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gündeminde, HDP’liler de vardı. Dokunulmazlıklar konusunda Anayasa değişikliği öncesi cesur açıklamalar yapanların bugün kaçtığını kaydeden Erdoğan, “Terörle mücadelede kararlıyız. Teröre destek verme konusunda herkes hak ettiği cezayı bulacak” şeklinde konuştu.

ÖLEN ÇOCUKLAR EVLATLARIMIZ
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Adana Aladağ’da yaşanan ve 11’i çocuk 12 kişinin hayatını kaybettiği yurt yangınına ilişkin olarak da, “Ölen çocuklar bizim evlatlarımız, artık aileleri bize emanet. Yurt kime ait olursa olsun sorumluların üzerine gidilmeli, gerekenler yapılmalı” mesajı verdi.

FAİZ DÜŞMELİ
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, döviz ve altın konusunda da önemli açıklamalar yaptı. Erdoğan, “Yastığının altında döviz olanlar gelsin, parasını altına dönüştürsün, TL’ye dönüştürsün. Türk lirası, altın değer kazansın. Bu adımı attığımız sürece birilerinin oyunu da bozulacaktır. Faizi düşürmekten başka çare yok diyorum. Biz dünyaya bakalım. Amerika’da, Japonya’da, Avrupa’da faiz yüksek mi? Hayır. Biz niye 15-16’larda dolaşıyoruz. Hiç endişe etmeyin. Bu oyunu kısa zamanda bozarız. 2007, 2008’de yaptılar. O zaman ‘Teğet geçecek’ dedim. Aynı şeyi yine söylüyorum, teğet geçecek. Şimdi Çanakkale Köprüsü, Kanal İstanbul geliyor. Talipliler gelmeye başladı” dedi.

Eda IŞIK.

Kaynak: Takvim

CEVAP VER