Bugünkü (4 Aralık 2016) FETÖ haberleri

0

35Şike iddianamesinde şok ifade

Şike soruşturmasında kumpas kurulduğu iddiasıyla başlatılan soruşturma dün bitmiş ve iddianamesi tamamlanmıştı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekili Fuzuli Aydoğdu tarafından hazırlanan iddianamenin detayları ortaya çıkmaya başladı. İddianamedeki bir ifadeye göre, Arif Erdem Türk Milli FutbolTakımı’nın 2002 Dünya Şampiyonası’nda 3’üncü olmasının ardından cemaate yakın futbolcuların bir araya gelerek toplanan 500 bin doları Gülen’e bizzat götürdüğü iddia edildi.
İddianamede, bir dönem Gülen Cemaati içerisinde etkin rol oynayan Sait Alpsoy’un ifadesine de yer verildi. 2000 yılında Galatasaray futbol takımının UEFA
karosunda bulunan bazı futbolcularla samimiyet kurmaya başladığını anlatan Alpsoy, “Sarı İsmail lakaplı İsmail Demiriz ve Uğur Tütüneker ile yakınlaştık. İsmail Foça’da yaşan ağabeyinin yanına gidip gelirdi. Ağabeyi de paralel yapı içerisindedir. Bu vesile ile kendisiyle tanıştık” dedi. Alpsoy ilerleyen zamanlarda, Tütüneker ve Demiriz’in yanı sıra, Arif Erdem, Hakan Ünsal, Emre Belözoğlu ve Okan Buruk’un da sohbetlere katıldığın anlattı.

“FENERBAHÇE VE BEŞİKTAŞ’TAN CEMAATE KATILAN YOK”

İsmail Demiriz’in ön ayak olmasıyla İstanbullu futbolcularla da sohbete başladığını anlatan Alpsoy, “Futbolculardan hatırladığım isim yok. Fakat Fenerbahçe ve Beşiktaş’tan katılım gösteren olmadı. Derste de düzenlemedik. Zaten Fenerbahçe ve Beşiktaş’tan cemaat adına kazanılmış kimse de yoktu” ifadelerini kullandı.

ARİF ERDEM VE EMRE BELÖZOĞLU EŞLERİ İÇİN İCAZET ALMIŞ

Futbolcuların kendisine saygı duyduğunu ve güvendiğini anlatan Alpsoy, Arif Erdem ve Emre Belözoğlu’nun eşlerin evlenmeden önce kendisiyle tanıştırdığını ve evlenmelerinin uygun olup olmadığını sorduklarını anlattı. Alpsoy ifadesinde, “Arif Erdem bir tarihte bana kız arkadaşıyla birlikte geldi. O bayan ile evlenmesinin uygun olup olmayacağını danıştı. Aynı şey Emre Belözoğlu ile de yaşandı” dedi.

ARİF ERDEM, FUTBOLCULARDAN TOPLANAN TEŞVİK PRİMİNİ GÜLEN’E GÖTÜRDÜ

Türk Milli Futbol Takımı’nın 2002 Dünya Şampiyonası’nda 3’üncü olmasının ardından cemaate yakın futbolcuların bir araya gelerek toplanan 500 bin doları Arif Erdem’in Gülen’e bizzat götürdüğünü söyledi. Alpsoy, “Futbolcuların aldığı teşvik priminden bildiğim kadarıyla 200 veya 500 bin dolar para grup adına bir araya getirildi. Ben bu paranın temsilci bir futbolcu vasıtasıyla bizzat Fetullah Gülen’e götürülmesinin daha uygun olacağını söyledim, Arif Erdem bu parayı götürdü, sundu. Gülen kabul etmedi, sonrasında Arif Erdem’in Gülen’in yardımcısı olan Cevdet Türkyolu’na ‘Ya bu parayı alırsınız, ya da ben bunu camdan dışarı savuracağım’ dediğini, bunun üzerine Cevdet Türkyolu’nun da parayı aldığını Gülen’in de bu durumdan memnuniyet duyduğunu Arif’e söylediğini biliyorum” diye konuştuğu belirtildi.
“EMRE’NİN İMAM NİKAHINI BEN KIYDIM”

2006 yılına kadar bir daha futbolcularla görüşmediğini anlatan Alpsoy, “2006 yılında Emre Belözoğlu beni aradı. Eşi ile imam nikahlarını kıymamı istedi. Ben de evlerine gidip imam nikahlarını kıydım” dedi.

“EMRE GİZLİCE HOCALIK YAPMAMI İSTEDİ”

Sait Alpsoy Emre Belözoğlu’nun en son 2009 yılında kendisiyle iletişime geçerek, “Cemaatten hiçbir hizmet alamadıklarını, bundan dolayı herkesin uzaklaştığını anlattı. Kendisinin teklifi ile cemaate bilgi vermeden kendisinin ayarlayacağı toplantılarda hocalık yapmamı istedi. Kabul ettim. Ancak cemaatin haberi oldu ki Emre bir anda ortalıktan kayboldu. Hiçbir sohbet yapamadık” dedi.

“BEŞİKTAŞ’A BAŞKAN OL DİYE SANA YALVARACAKLAR”

İddianamede Gazeteci Latif Erdoğan’ın ifadesine de yer verildi. Erdoğan, futbolcuları Fethullah Gülen’in yanına işadamı İhsan Kalkavan’ın getirmeye başladığını anlattı. Fethullah Gülen’in aslında futbolu sevemediğini, maç izlemeye giden çocukları dövdüğünü anlatan Erdoğan, “Ancak futbolun kitleleri etkilediğini görünce futbol alanına girmek istedi. O nedenle Nişantaşı Spor Kulübünü aldırdı. Bu alanda başarısız olunca bu defa her kulübe birebir adam sokarak etkili olma yoluna gidildi” dedi.

Gülen’in Beşiktaş Spor Kulübünün başına İhsan Kalkavan’ın getirilmesini istediğini anlatan Erdoğan, “Ancak Süleyman Seba onun başkanlığına direndi. Kalkavan başkanlığa seçilemedi. Gülen Kalkavan’ teselli ederek, ‘Bir gün gelecek onlar sana yalvaracak gel Beşiktaş’a sen başkan ol diye” ifadelerini kullandı.

“YAŞAR BÜYÜKANIT HELİKOPTER İHALESİNDE USULSÜZLÜK YAPTI”

Tanık olarak iddianamede ifadesi yer alan Cihan Oksay ise, Zaman Gazetesi’nin şike ile ilgili haberler yazması için kendisine iş teklifi ettiğini anlattı. İşi kabul etmediğini anlatan Oksay, görüşmede kendisine, “Aziz Yıldırım Ergenekon sanıkları avukatlarının paralarını ödüyor. Dolayısıyla Aziz Yıldırım’ın Ergenekon ile ilişkisi var. Yaşar Büyükanıt helikopter ihalelerinde usulsüzlük yaptı. Daha ucuza alabilecekken daha fazla miktar ödemek durumunda kaldık. Aziz Yıldırım’ın da bunda katkısı var” dendiğini söyledi.

“MECLİSTEN YASA GEÇECEĞİ ZAMAN CEMAATE GÖRÜŞ SORULURDU”

İddianamede gizli tanık ifadelerine de yer verildi. Bu gizli tanıklardan ‘Güneş’ ifadesinde, “Bize meclisten herhangi bir yasal düzenleme olacağı zaman bilgi gelir. Bizim görüşlerimiz sorulur. Cemaate uygun hale getirilmesi için çalışmalar ve kulis faaliyetleri yapılır” ifadelerini kullandı.

“FENERBAHÇE TARAFTARI BİRBİRLERİNE KENETLENMİŞLER”

Eski Fatih Üniversitesi Rektörü Şerif Ali Tekalan’ın bir toplantıda, cemaatin futbolda olmamasının çok büyük bir eksiklik olduğunu söylediğini anlatan gizli tanık Güneş, “Yıldırım için, ‘Aziz Yıldırım inanılmaz bir kitleye hitap ediyor. Fenerbahçe taraftarları aynı bizim gibi kendi aralarında kenetlenmişler. Ayrı bir sivil toplum örgütü, bir dernek, bir teşkilat gibi çalışırlar’ dedi” ifadelerini kullandı.

‘SERDAL ADALI CEMAATE 400 BİN TL VERDİ’ İDDİASI

Şike davası kapsamında tutuklanan Serdal Adalı’nın tahliye olması için kendisinin bizzat görüştüğünü anlatan gizli tanık Güneş, “Cemaate 400 Bin TL verdi. Bu kişilerin baz istasyonları çalışılır ise orada toplandıkları anlaşılır. Adalılardan bu para Ankara’da Anayasa Mahkemesi’nin önünde 2 çantayla alındı” ifadelerini kullandı.

“HERKESİN LİDER OLDUĞU ÖRGÜT”

İddianamenin, “FETÖ/PDY Terör Örgütünün futbol camiasına da girmek isteği” başlıklı bölümünde ise değerlendirmelere yer verildi. Şike soruşturmasında tüm şüphelilerin suç örgütü lideri olduğu belirtilen iddianamede, “Öyle bir suç örgütü oluşturulmaya çalışılmış ki hiçbir üyesinin bulunmadığı, böyle yapılmasının nedeni de CMK’nın 135. Maddesindeki düzenlemede örgüt üyelerinin dinlenemeyeceği düzenlendiği, tüm şüphelileri örgüt yöneticisi olarak göstererek herkesin iletişim tespiti imkanı edilmeye çalışıldığı..” değerlendirilmesi yapıldı.

Kaynak: Hürriyet ve Takvim ve Türkiye

34Dünya Kupası primi Gülen’e verilmiş

FETÖ elebaşı Fetullah Gülen’in de aralarında bulunduğu 108 şüpheli hakkında hazırlanan şike soruşturmasında kumpas iddianamesinde çarpıcı tespitler yer aldı.
İddianamede, açık kaynak araştırmasında cemaatin futbol imamı olarak lanse edilen ve bir dönem futbolcuların sohbet ağabeyliğini yapan Süleyman Sait Alpsoy’un soruşturma kapsamında alınan ifadesine de yer verildi.

Alpsoy’un ifadesinde, futbolcular Arif Erdem, Emre Belözoğlu, Okan Buruk, Hakan Ünsal, İsmail Demiriz ve Uğur Tütüneker’le sohbetler yaptığını, 2002’de Dünya Kupası’nda 3’üncülük kazanılması sonrası alınan primlerden yüksek miktarda paranın (200 bin veya 500 bin dolar) grup adına bir araya getirildiğini, Arif Erdem’in bizzat Pensilvanya’ya götürüp Gülen’in oradaki yardımcısı Cevdet Türyolu’na teslim ettiğini, Gülen’in bu davranıştan duyduğu memnuniyeti ve takdir duygularını Arif Erdem’e ilettiğini anlattığı belirtildi. İddianamede şüphelilerin şike odaklı olarak soruşturma dosyasını yürüttükleri, olay tarihinde ise şikenin henüz ceza mevzuatında suç olarak düzenlenmediği vurgulandı.

İddianamede firari avukat Halil İbrahim Koca’nın, şike soruşturmasında gözaltına alınan kişilerin avukatlığını yaptığı, dönemin Trabzonspor Kulübü Başkanı Sadri Şener için Trabzonspor hesabından avukatlık ücreti ödendiği, ortak avukatlık yapan Koca ile Ali Çelik’in, Trabzonspor’dan 700 bin dolar aldıkları öne sürüldü.

İFADEYE ZORLADILAR
Firari avukat Halil İbrahim Koca’nın, 17 Aralık soruşturması nedeniyle tutuklanan Reza Zarrab’ın evvelden beri avukatlığını yaptığı, Zarrab tutuklanınca cezaevine giderek Recep Tayyip Erdoğan’ın aleyhinde savcılığa ek ifade vermesi hususunda ikna etmeye çalıştığı iddia edildi.

‘DERBİ SONRASI OLAYLAR GEZİ’YE HAZIRLIKTI’
İDDİANAMEDE 2012’de taraftarların Fenerbahçe – Galatasaray maçı sonrası polis araçlarına ve çevreye zarar verdikleri, aşama aşama Gezi olaylarının provasının yapıldığı, daha sonraki tarihlerde örgütün Gezi olaylarını organize ettiği öne sürüldü. İddianamede, tanık O. A.’nın ifadesinde Fatih Üniversitesi’nin, Gezi Parkı olayları sırasında konferansları organize ettiğini, kiralanan bir gemide cemaat ağabeylerinin küçük grupları topladığını söylediği belirtildi. İddianamede, FETÖ’nün Gezi olaylarında iç kargaşa çıkararak hükümeti devirmeye kalkıştığı bu nedenle ilgililer hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma yürütüldüğü ifade edildi.

Zaman gazetesinin 5 Şubat 2016 tarihli internet sayfasında Gezi olaylarında polisin yakaladığı kişinin resmini de koyarak “Saç çekip copla vuran polislere ceza yok” şeklinde başlık atarak Gezi olaylarına karışan kişileri yakalayan polisi, vatandaşını döven, işkence eden görünümündeymiş gibi göstererek algı oluşturmaya çalıştığı ifade edildi.

Kaynak: Hürriyet

33Savcılık: Örgütün amacı takımı ele geçirmekti

ISPARTA’da 2015’te yapılan FETÖ operasyonlarında ele geçirilen bir not, şike kumpası iddianamesinde deliller arasında yer aldı.
Isparta polisi, Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) Rektörü Prof. Dr. Hasan İbicioğlu’nun yerine Prof. Dr. İlker Hüseyin Çarıkçı’nın gelmesinin ardından FETÖ’nün harekete geçtiğini tespit etti. Üniversitenin eski Bilgi İşlem Müdürü Halil Karakoç’un, 15 Mayıs 2015 tarihinde Prof. Dr. İlker Hüseyin Çarıkçı’nın rektör olmasının ardından, evrak ve dokümanları kaçırmak istediği bilgisine ulaştı. Halil Karakoç’tan ele geçirilen harddisk, flash bellek ve bilgisayarlarda yapılan incelemelerde ‘şike kumpası’ iddianamesine delil olarak giren şu not bulundu:

“Şike hadisesi sporda maalesef siyaseti geride bıraktı, gölgeledi. Aziz Yıldırım tabi ki ehli imanın olduğu yerde hep düşmanlık yaptı, bugün halka cebretmek kolay ama yarın Hakkın divanı var. Beşiktaş Başkanı da dine yabancı ve kibirli, gururlu birisi. Bunların ortamı çok bozuk olunca temiz bir hava bunların arasında oldukça çok zor şikeyi sektör haline getirmişler ekserisi de maalesef hepsi birbiriyle bağlantılıdır…”

YILDIRIM’I SEÇTİLER
İddianamede, “FETÖ’nün futbol camiasını da ele geçirmek istediği, bunu da Türkiye’nin büyük spor kulüplerinden biri olan ve büyük kitlelere hitap eden Fenerbahçe ile yapmak istediği, bunun içinde örgütün sevmediği kulübün başkanı olan Yıldırım’ı seçtikleri, Isparta Cumhuriyet Başsavcılığı’nda ele geçen belgede Aziz Yıldırım’ın dinle ilgisi olmadığından bahsedildiği… Ancak Aziz Yıldırım’ın dini kullanan bir terör örgütü olan İBDA/C terör örgütü bahanesi ile istihbarı olarak dinledikleri, hem Aziz Yıldırım’dan kurtulmak hem de futbol takımını ele geçirmek istedikleri…” ifadesi yer aldı.

Kaynak: Hürriyet

32FETÖ’nün liste oyunu

ESKİ HSYK Başkanvekili Ahmet Hamsici’nin Etkin Pişmanlık Yasası’ndan yararlanarak yaptığı itiraflar 17 Ekim 2010 tarihinde yapılan Hâkim ve Savcılar Yüksek Kurulu seçiminde Gülen cemaatinin AK Parti kadrolarına büyük bir “oyun oynadığını” gün ışığına çıkardı.
Buna göre, Gülen cemaati Adalet Bakanlığı üst düzey bürokratlarıyla varılan mutabakata aykırı davranarak anahtar listedeki bazı isimleri çizip bu listede yer almayan kendi isimlerini seçti, böylelikle sandıkta bir istisna dışında blok hâkimiyet sağladı.

11 KİŞİLİK BAKANLIK LİSTESİ
Söz konusu HSYK seçiminde başlıca üç liste yarışmıştı. Bunlardan birincisi “bakanlık listesi” denilen ve çok sayıda Adalet Bakanlığı bürokratının da yer aldığı, AK Parti ile Gülen cemaati arasındaki mutabakata dayanan bir listeydi. Bakanlık listesi, o tarihte basına da yansımış ve tekzip edilmemişti. İkinci olarak sosyal demokrat ya da ulusalcı çizgideki hâkim ve savcıların yer aldığı YARSAV listesi ve üçüncü olarak da Demokrat Yargı grubunun listesi yarışıyordu. Ayrıca çok sayıda hâkim ve savcı bağımsız aday olarak yarışa katılmıştı.

Seçimde toplam 22 üyesi olan HSYK’ya adli yargıdan 7 ve idari yargıdan 3 olmak üzere 10 üye seçilmişti. Ahmet Hamsici’ye göre, seçimde üzerinde mutabık olunan 11 kişilik bir bakanlık listesi söz konusuydu ama bu listedeki 5 kişi “cemaatin oyunları”yla devre dışı bırakıldı.

Hamsici, itiraflarında bu konuda şunları söylüyor: “O dönem ben seçim çalışmaları için Karadeniz Bölgesi’ne gittim. Bu bölgeye ben, İbrahim Okur, Mustafa Kemal Özçelik ve Mustafa Küçük ile gittim. Geziler sırasında hep İbrahim Okur konuştu. Okur, konuşmalarında o dönem bakanlık listesi olarak belirtilen 11 adayın tümüne oy verilmesini, adaylar arasında ayrım yapılmamasını hâkim ve savcı arkadaşlardan istedi. Seçim olduktan sonra o akşam Hâkimevi’nde bir araya geldik. İdari yargıda yedek kalan Halil Koç bize dönerek, ‘Bazı şahıslar burada oyun oynamış, o nedenle yedek kaldık’ dedi. Bu konuşmadan sonra Fetullah Gülen cemaati mensupları olduğunu açıkça bildiğim seçilen arkadaşlar bu durumu kabullenmedi. Ancak sonuca bakınca ben de cemaatin bir oyun oynadığını anladım. Halil Koç, burada Gülen cemaati mensuplarının cemaat mensubu olmayan, kendisi dahil olmak üzere, idari yargıda İbrahim Topuz ile yedekte bırakılmasının gerçekleştirildiğini ve bu şekilde oy kullanılmasının sağlandığını belirtti. Fetullah Gülen cemaati, Adli Yargı’da da cemaat mensubu olmayan Harun Kodalak, Hayrettin Türe ve Celal Avar’ın bilerek yedek kalmasını sağlamışlardır. Seçilen diğer üyelerin İsmail Aydın dışında kendilerinden olduğu anlaşılmıştır.”

Sandıktan çıkan sonuçlar incelendiğinde, bakanlık listesinde yer alan Adli Yargı’dan Harun Kodalak’ın 8’inci, Celal Avar’ın 9’uncu ve Hayrettin Türe’nin 10’uncu gelerek yedek kaldıkları, idari yargıdan da yine bakanlık listesindeki Halil Koç’un 4’üncü ve İbrahim Topuz’un 5’inciliğe düşerek yedek kaldıkları görülüyor.

Bu şekilde listeyi delerek giren isimlerin -Birol Erdem ve İsmail Aydın dışında- hepsibugün tutuklu bulunuyor. 2010 seçiminde cemaatin oyunu sonucu yedek üyeliğe düşürülen Harun Kodalak ise Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı makamında oturuyor ve cemaatin yargıdaki örgütlenmesiyle ilgili soruşturmayı yürütüyor.

Kaynak: Hürriyet

31Hollywood’u gezdim

DARBE girişimi sabahı Akıncı Üssü’nün yakınlarında yakalanan Nurettin Oruç’un, 2015 yılı ocak, mayıs, ekim; 2016 yılı ocak, mart ve haziran aylarında FETÖ’nün sivil imamları olduğu iddia edilen Adil Öksüz, Kemal Batmaz ve Hakan Çiçek’le aynı dönemlerde ABD’de olduğu tespit edildi.
Soruşturma savcısı Ramazan Dinç, 21 Temmuz’da verdiği ifadesinde Akıncı yakınındaki köylerde belgesel çekimine gittiğini belirten Nurettin Oruç’un 1 Aralık’ta yeniden ifadesini aldı. Hürriyet’in ulaştığı ifadesinde Oruç şunları söyledi: “Ben film yapımcıyım, darbe günü Akıncı’ya yakın köylerde hayvancılıkla ilgili belgesel çekmeye gelmiştim. Ben Adli Öksüz’ü, Kemal Batmaz’ı tanımıyorum. Harun Biniş ve Hakan Çiçek ile cezaevinde koğuşta tanıştık. Öncesinde tanımıyorum. 1998 yılından sonra BalıkesirBandırma’da Zaunus Dershanesi’nde öğretmenlik yaptım. Bu dershane Fetullah Gülen grubuna bağlı dershanelerdir. 2014 yılından itibaren Soyut medya isimli film şirketinde çalışmaya başladım.”

Savcı, Oruç’a ABD’ye yaptığı seyahatlerin nedenini de sordu. Oruç, film festivalline katılmak için ABD’ye gittiğini savunarak “2016 yılı ocak ayında ABD New York’ta film festivali vardı. 1 hafta 10 gün kadar kaldığımı hatırlıyorum” dedi. 2 Mayıs 2015 tarihinde yurtdışına çıktığı ve 21 Haziran 2015 tarihinde Türkiye’ye döndüğüne ilişkin uçuş kayıtları okunması üzerine de Oruç, “Ben bu seyahatte Los Angeles, California eyaletlerine gittim. Hollywood’u gezdim” dedi. Oruç, savcının Hakan Çiçek, Kemal Batmaz ve Adil Öksüz’le aynı dönemde ABD’de olduğuna ilişkin sorusuna “Aynı tarihte ABD’de bulunmam tesadüftür” karşılığını verdi.

Kaynak: Hürriyet

30Afyonkarahisar’da 2 savcı ve 1 hakim, FETÖ’den tutuklandı

Onur BAYRAM/AFYONKARAHİSAR, (DHA) – AFYONKARAHİSAR’da Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) soruşturması kapsamında gözaltına alınan 2 savcı ile 1 hakim tutuklandı.
Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen FETÖ/PDY soruşturması kapsamında merkez ve Emirdağ İlçesi’nde açığa alınan 2 hakim ve 2 savcı hakkında dün yakalama kararı çıkarıldı. İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından gözaltına alınan 4 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından bugün erken saatte adliyeye sevk edildi. Şüphelilerden 2 savcı ve 1 hakim çıkarıldıkları mahkemece tutuklanırken, 1 hakim ise adli kontrolle bırakıldı.

Kaynak: Hürriyet

29FETÖ’den gözaltına alınan iki savcı adliyeye sevk edildi (2)

Samsun’da FETÖ soruşturması kapsamında polis tarafından adliyeye çıkarılan Cumhuriyet savcıları Musa G. ve Kadir T. savcılık ifadelerinin ardından sevk edildikleri nöbetçi mahkeme tarafından adli kontrol altında tutulmak kaydıyla serbest bırakıldı.

Kaynak: Hürriyet

28Ağrı’da FETÖ’nün ‘Emniyet imam’ı öğretmen tutuklandı

Servet ARSLAN/AĞRI, (DHA) – AĞRI’da FETÖ silahlı terör örgütüne yönelik operasyonda sözde ‘Emniyet İmamı’ olarak bilinen öğretmen F.C. tutuklandı.
Valilikten yapılan yazılı açıklamaya göre, FETÖ/PDY soruşturması kapsamında silahlı terör örgütü içerisinde sorumlu düzeyde faaliyet gösterdiği ileri sürülen öğretmen F.C. Kahramanmaraş’ta yakalandı.
Kars’taki Emniyet yapılanması içerisinde Polis Akademi rütbeli emniyet personelinin sözde imamı olduğu ileri sürülen ‘Faruk’ kod adlı öğretmen F.C. , Kars’a getirildi ve sorgusunun ardından sevk edildiği adliyede tutuklandı.

Kaynak: Hürriyet

27FETÖ’den tutuklanan öğretmenin evinde ‘Kıtmir duası’ kolyesi bulunmuş

Cem ULUCAN/AYDIN, (DHA) – AYDIN’ın Çine İlçesi’nde, Fethullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması’na (FETÖ/PDY) yönelik yürütülen soruşturmada gözaltına alınan ve tutuklanan 18 kişi arasında bulunan bir öğretmenin evinde yapılan aramada, örgütün mütevelli heyeti üyelerine ya da üstün hizmet verdiği düşünülen kişilere verildiği öne sürülen ‘Kıtmir duası’ kolyesi bulundu.
Çine Cumhuriyet Savcılığı’nın yürüttüğü FETÖ/PDY soruşturmasında, geçen 22 Kasım’da, aralarında işadamı, öğretmen, imam ve esnafın da bulunduğu 21 kişi polis tarafından gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından geçen 1 Aralık’ta adliyeye sevk edilen şüphelilerden 18’i tutuklandı, 3’ü ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. 18 kişinin tutuklandığı FETÖ/PDY üyelerine yönelik soruşturmada ilginç ayrıntılar ortaya çıktı. Tutuklananlar arasındaki Çine Mehmet Tuncer Anadolu Lisesi’nde öğretmenlik yaparken daha önce FETÖ/PDY bağlantısı gerekçesiyle kanun hükmünde kararname ile ihraç edilen A.A.’nın evinde yapılan aramada, örgütün sembolleri arasında yer alan ‘Kıtmir duası’ kolyesi çıktı. Kıtmir duası kolyesi, Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerinin yaptığı araştırma sonucu hazırladığı ve 28 Ekim’de diğer illere gönderilen yazıda, örgütün sembolleri arasında gösteriliyordu. Örgütün mütevelli heyeti üyelerine ya da örgüte üstün hizmetlerde bulunan kişilere verilen gümüş renkli kolyenin, A.A.’nın yatak odasında ele geçirildiği öğrenildi. A.A.’nın adliyede yöneltilen, “FETÖ/PDY’ye ne gibi ve ne miktarda finansal destekte bulundunuz ki bu kolyeyi hak ettiniz” sorusuna, “Bu konu ile ilgili hiçbir bilgim yok. Kolyeyi ilk kez evimde arama yapan polisler bulduğunda gördüm” yanıtını verdiği öğrenildi.

Kaynak: Hürriyet

26FETÖ’den gözaltına alınan iki savcı adliyeye sevk edildi

Hakan ÇELİKBAŞ/ SAMSUN, (DHA) – SAMSUN’da FETÖ soruşturması kapsamında açığa alındıktan sonra dün gözaltına alınan Cumhuriyet savcıları Musa G. ve Kadir T. adliyeye sevk edildi.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü FETÖ soruşturması kapsamında iki gün önce açığa alınan 192 savcı ve hakimlerin arasında olan Cumhuriyet savcıları Musa G. ve Kadir T. dün Kacakçılık ve Organize Suçlar Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından gözaltına alındı. Çarşamba Adliyesi’nde görevli Cumhuriyet Savcısı Musa G. ile Terme Adliyesi’nde görevli Cumhuriyet Savcısı Kadir T., emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından bugün adliyeye sevk edildi.

Kaynak: Hürriyet

25Yalvaç’ta FETÖ’den 4 gözaltı

Nurettin ARKAN/YALVAÇ, (DHA) – ISPARTA’nın Yalvaç İlçesi’nde FETÖ/PDY soruşturması kapsamında 4 şüpheli gözaltına alındı.
Yalvaç Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen FETÖ/PDY soruşturması kapsamında işadamları A.K., H.H.G., banka emeklisi H.M. ile sağlık çalışanı B.Ç. hakkında gözaltı kararı verildi. İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri 4 şüpheliyi ikametlerinde gözaltına aldı. Şüphelilerin ev ve işyerlerinde yapılan aramada ise bilgisayar, harici harddisk, taşınabilir bellek ve cep telefonu gibi malzemelere el konuldu. Şüphelilerin işlemlerinin sürdüğü belirtildi.
Şüphelilerden B.Ç.’nin bir süre önce FETÖ operasyonunda gözaltına alındıktan sonra mahkemece adli kontrolle serbest bırakıldığı kaydedildi.

Kaynak: Hürriyet

24Fethiye’de FETÖ’den 3 tutuklama

Ergün TOS/FETHİYE(Muğla), (DHA)- FETHİYE’de Fethullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması’na (FETÖ/PDY) yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınıp, adliyeye sevk edilen 10 şüpheliden 3’ü tutuklandı. Diğer şüpheliler ise 1’i adli kontrol şartıyla olmak üzere serbest kaldı.
Fethiye Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttügü FETÖ/PDY soruşturma kapsamında, geçen 25 Ekim’de polis tarafından operasyon düzenlendi. FETÖ’ye üye oldukları ileri sürülen 7’si kadın 10 kişi gözaltına alındı. Fethiye İlçe Emniyet Müdürlüğü’ndeki işlemleri tamamlanan, FETÖ/PDY’ye ait kurumlarda çalıştıkları belirlenen 10 şüpheli, dün adliyeye sevk edildi. Şüphelilerden 32 yaşındaki A.Ç., 39 yaşındaki R.G. ve 24 yaşındaki F.Ç. tutuklanırken, Seydikemer-Eşen T Tipi Kapalı Cezaevi’ne gönderildi. Diğer şüphelilerden S.E. (37), N.Ç. (39), M.V. (41), M.A. (37), S.U. (42) ve A.T. (42) savcılık sorgulamasının ardından, mahkemeye sevk edilen M.S.K. (34) ise, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Kaynak: Hürriyet

23FETÖ’den gözaltına alınan hakim ve savcı eşlerden biri tutuklandı

KAYSERİ, (DHA) – KAYSERİ Adliyesi’nde FETÖ/PDY soruşturması kapsamında Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) tarafından açığa alınan ve haklarında gözaltı kararı çıkan karı-kocadan savcı Vedat K. ve hakim Nesrin K. hakim karşısına çıktı. Eşlerden Vedat K. tutuklanırken, Nesrin K., adli kontrol şartı ile serbest bırakıldı.
Fethullahçı Terör Örgütü’ne üyelik soruşturması kapsamında HSYK 2’nci Dairesi’nce 191 hakim ve savcıyla ilgili yürütülen operasyonda gözaltına alınan Vedat K. ve Nesrin K. çifti, ifadelerinin alınmasının ardından Nöbetçi Sulh Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. Çiftlerden Vedat K. tutuklandı.

Kaynak: Hürriyet

22FETÖ’cü yurt müdürlerinin 10 yıla kadar hapis cezası isteniyor

Halil ÖZÇOBAN/BURSA (DHA) BURSA’da, FETÖ/PDY Soruşturması kapsamında haklarında soruşturma başlatılan özel öğrenci yurtlarında yöneticilik yapan 9’u tutuklu toplam 27 sanık hakkında, “Terör örgütü üyesi olmak” suçundan dava açıldı. Haklarında 10 yıla kadar hapis cezası isten sanıkların yargılanması Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapılacak.

Bursa Cumhuriyet Savcılığı’nca sürdürülen, FETÖ/PDY soruşturması kapsamında aralarında Özel Nilüfer Kız Öğrenci Yurdu, Özel Zambak Yurdu ve Özcan Şentürk Öğrei Yurtlarının müdürlerininde bulunduğu toplam 27 kişi gözaltına alındı. Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi’nde sorgulamaları tamamlanan zanlılardan Hayrullah İ., Şeyma G., Büşra K., Vahit B., Mustafa T. Elif A., Merve U., Yasemin K. ve Ersen İ. tutuklanırken 18 kişide tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

Bursa Cumhuriyet Savcılığı’nın sürdürdüğü soruşturma sonunda 9’u tutuklu toplam 27 sanık hakkında Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde, Terör Örgütü Üyesi Olmak” suçundan 10 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı.

Kaynak: Hürriyet

21FETÖ’den gözaltına alınan hakim ve savcılar adliyede

Fatih KARAÇALI/ADANA, (DHA) – ADANA’da Fethullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) soruşturmasında gözaltına alınan hakim ve savcılar adliyeye sevk edildi.
Adana Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen FETÖ/PDY soruşturması kapsamında örgütle ilişkisi olduğu iddia edilen hakim ve savcıların adresine Terörle Mücadele Şube ekiplerince operasyon düzenlendi. Dün sabah karşı geçrekleşen operasyonda, 4’ü kadın toplam 10 hakim ve savcı gözaltına alındı. FETÖ’cü oldukları iddiasıyle Terörle Mücadele Şubesi’nde bir gece geçiren hakim ve savcılar, işlemlerin ardından adliyeye sevk edildi.

Kaynak: Hürriyet

20Biga’da FETÖ’den 3 tutuklama

Safiye TARI GÜNER / BİGA (Çanakkale), (DHA)- ÇANAKKALE’nin Biga ilçesinde, Fethullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması’na (FETÖ/PDY) yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 17 kişiden 3’ü tutuklandı.
Çanakkale İl Emniyet Müdürlüğü, Biga İlçe Emniyet Müdürlüğü’nün de desteğiyle FETÖ/PDY soruşturması kapsamında, geçen 30 Kasım’da Biga’daki 17 ayrı adrese eş zamanlı operasyon düzenledi. Operasyon kapsamında FETÖ/PDY ile bağlantısı olduğu ileri sürülen 17 kişi gözaltına alındı. Polisteki işlemlerinin ardından dün adliyeye sevk edilen şüphelilerden 3’ü tutuklandı. Diğer 14 şüpheli, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Kaynak: Hürriyet

19FETÖ’cü işadamları yaşlı kadını kandırıp 37 arsasını almışlar

Salih ÜÇTEPE/ADANA, (DHA)-ADANA’da Fethullahçı Terör Örgütü/ Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) soruşturması kapsamında 35’i tutuklu 14’ü firari 103 iş adamı hakkında 25 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmaları istemiyle dava açıldı. İddianameye yansıyan bir detaya göre örgüt üyeleri okuma yazması olmayan bir kadına ait 37 arsayı dolandırıcılık yöntemiyle elinden alarak örgüte ait Çukurova Eğitim Vakfı’na bağış yaptığı ortaya çıktı.
15 Temmuz darbe girişiminin ardından Adana Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen FETÖ/PDY soruşturmaları kapsamında örgüte finans sağladıkları iddia edilen işadamları hakkında adli işlem yapıldı. Cumhuriyet Savcısı aralarında ünlü iş adamlarının da olduğu 35’si tutuklu 14’ü firari 103 işadamı hakkında ‘terör örgütüne üye olmaktan’ 15 yıl, ‘terör örgütüne finans sağlamak’ suçundan da 10 yıl olmak üzere toplam 25’er yıl hapis cezası ile cezalandırılmaları istemiyle 11’inci Ağır Ceza Mahkemesi’ne dava açtı.
İDDİANEMEDEN DETAYLAR
Savcı iddianamesinde Burç Okulları, örgütün Adana il yapılanması içerisinde faaliyet gösteren vakıf ve dernekler, nitelikli dolandırıcılık, toplantılar ve Bank Asya aracılığıyla örgüte finans desteği sağlandığını belirtti. İddianamede yer alan gizli tanık ifadelerine göre, bazı iş adamları cemaatte faaliyette bulunmaya başladıktan sonra anormal bir şekilde büyüdüklerine dikkat çekildi.
ARSAYI YAŞLI KADINDAN ALDILAR
İddianamede yer alan bir detaya göre, okuma yazması olmayan Ayşe Ulubaş’a kendisine ait bir arsaya okul yapılması nedeniyle belediye bu arsaya karşılık 37 farklı arsa verildi. Bu duruma itiraz eden kadın ve oğulları konuyla ilgili yargıya başvurmak istedi. Ancak davaya bakacak avukat bulunamadı. 2006 yılında kendisini öğretmen olarak tanıtan bir kişi Ayşe Ulubaş’ın evine giderek arsa ile ilgili sorular sordu. Ayşe Ulubaş’tan durumu öğrenen şahıs bir avukat getireceğini söyleyerek evden ayrıldı. Bir kaç gün sonra Ayşe Ulubaş’ın kapısını kendisini avukat olarak tanıtan Ruhi Hallaçoğlu çaldı. Arsa ile ilgili işlemlerle ilgileneceğini söyleyen Hallaçoğlu, yaşlı kadını notere götürerek vekalet aldı. Zaman zaman Ayşe Ulubaş’ın oğulları avukatı arayarak davanın durumu hakkında avukatla görüştü. Avukat sürekli davanın devam ettiğini söyledi. Ailenin bir komşusunun arsalardan birini satın almak istemesi üzerine tapuya giden aile, arsaların vakıf adına bağış yapıldığını öğrendi. Avukatın ofisine giden aile durumu sordu. Bunun üzerine avukat Hallaçoğlu iddiaya göre aileye “Ayşe Teyze hayır yaptı, hayrını Allah kabul etsin” dedi. Savcı söz konusu arsanın Çukurova Eğitim ve Kültür Vakfı’na bağışlandığını vurguladı.
TOPLANTILAR ORGANİZE ETTİLER
Savcı, Yağmur Mobilya’nın sahibi Yağmur Akkülah, Adana’nın en büyük unlu mamulleri restoranlarını sahibi Ali Koçaklı, Süvari Giyim’in sahibi Ahmet Coşkun, Sunar Grup’un sahibi Hüseyin Nuri Çöm, Erciyes İnşaatın sahibi Muammer Bedük’ün örgütün Adana il yapılanması içerisinde mütevelli heyetinde yer aldıklarını kaydederek bu iş adamlarının örgüt adına gruplar halinde toplantılar düzenleyip finansal destek sağlanması amacıyla himmet, kurban, bağış, gazete aboneliği, burs gibi paraların toplanmasını sağladıklarını vurguladı. Bu iş adamlarının örgüte yüklü miktarlarda bağışlar yaptığının altı çizen savcı, ayrıca Ali Koçaklı’nın toplantılarda himmet adında toplanan paraların aklanma sürecinde görev aldığını belirtti. Öte yandan aynı dosyada sanık olan Betül Karadut’un de firari sanık Kemal Eli Bal’ın yurt dışı hesaplarına yüklü miktarda Türk lirası ve döviz yatırdığı belirlendiğini kaydeden savcı, bazı iş adamlarının örgüte bağlı elemanların kamu kurumlarına yerleştirilmesi konusunda görev aldıkları, bazı işadamlarının da 15 Temmuz’dan sonra ellerine Türk bayrakları alarak darbe karşıyı gibi görünmeye çalıştığı vurgulandı.

Kaynak: Hürriyet ve Takvim

18Yüksel – Karkın Avukatlık Ortaklığı’nın da TMSF bünyesine geçtiği ortaya çıktı

Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) bünyesinde “FETÖ/PDY” soruşturması kapsamında şüpheli bulunan kişilere ait 691 şirket yer aldığını duyurdu. TMSF bünyesine giren 691 şirketten biri ise ünlü bir hukuk bürosu: Geçtiğimiz Temmuz ayında Mali Polis’in arama yaptığı Yüksel – Karkın Avukatlık Ortaklığı’nın da TMSF denetimine geçtiği anlaşıldı.
TMSF’nin internet sitesinde yayınlanan listede Boydak Holding, Kaynak Holding, Koza İpek Holding, Dumankaya ve Fi Yapı, Küçükbay Yağ, Kavuklar Akaryakıt Otomotiv de bulunuyor.

TMSF GÖRELENDİRİLMİŞTİ

TMSF, 674 sayılı ve 15 Ağustos 2016 tarihli Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname uyarınca; terör örgütlerine aidiyeti, iltisakı veya irtibatı nedeniyle satışa konu varlıklarda kayyum olarak görevlendirilmişti.

ÜÇ ŞİRKETTEN YATIRIM DANIŞMANLIĞI

TMSF geçtiğimiz günlerde satışa konu bu varlıkların satış işleminde üç şirketi yatırım danışmanı olarak görevlendirdi.

Buna göre I nolu varlık paketi için Türkiye Sınai Kalkınma Bankası (TSKB), II nolu varlık paketi için Vera Varlık, III nolu varlık paketi için Garanti Yatırım görevlendirildi.

BOYDAK GRUBU GARANTİ’DE
Garanti Yatırım görevlendirildiği varlık paketinde Boydak Grubu’nun da dahil olduğu 211 şirketin bulunduğunu açıkladı.

LİSTEDEKİ TEK AVUKATLIK BÜROSU

TMSF denemine geçen 691 şirket ve kooperatif arasında bir de avukatlık bürosunun olduğu anlaşıldı. TMSF denemine geçen Yüksel – Karkın Avukatlık Ortaklığı, geçtiğimiz 22 Temmuz’da İstanbul Mali Polisi’nin yaptığı baskın ile gündeme gelmişti. Anılan süreçte, büronun iki ortağı Cüneyt Yüksel ve Murat Karkın’ın yurtdışında olduğu anlaşılmıştı.

EKİM BAŞINDA SAYI 255’Tİ

TMSF Başkanı Şakir Ercan Gül, Ekim başında yaptığı bir açıklamada, TMSF yönetimine geçen şirketlerde yapılacak değerlemeler sonucunda bir ihale sürecine gireceklerini söylemişti.

Gül, o dönemde yönetimine kayyum atanan 255 şirket olduğunu ve bunların envanterinin sürdüğünü, işletmelerin bir kısmının faal, ekonominin içinde önemli rollere sahip, bir kısmının ise tabela şirketi olduğunu dolayısıyla ne kadarının tasfiye olacağının bilinmeyeceğini
söylemişti.

Kaynak: Hürriyet

17Muş’ta FETÖ’nün 3 mahrem imamı ve 3 subay gözaltına alındı

Yusuf Özgür BÜLBÜL/ MUŞ, (DHA) MUŞta FETÖ/PDY operasyonunda, askeri birimlerde ‘Mahrem İmam’ adı altında faaliyet yürüten 3 kişi ve bu kişilerle irtibatlı olduğu anlaşılan 2 jandarma üsteğmen ile 1 hava pilot teğmen gözaltına alındı. Ayrıca Valilik tarafından yapılan açıklamada FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak Suçundan aranan 2 kişinin de yakalandığını belirtti.
Muş Valiliği’nden yapılan açıklamada;
“İl Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı Terörle Mücadele Şubesi ekiplerince FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne yönelik yürütülen çalışmalar kapsamında; FETÖ/PDY Terör Örgütünün Askeri birimlerinde ‘Mahrem İmam’ adı altında faaliyet yürüten 3 şahıs gözaltına alınmıştır. Mahrem imamlarla irtibatlı olduğu anlaşılan 2 Jandarma Üsteğmen ile 1 Hava Pilot Teğmen yakalanmış ve şahıslarla ilgili adli soruşturma devam etmektedir. Ayrıca, FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak Suçundan aranan 2 kişi yakalanmıştır. İlimizde her türlü suç ve suç oluşumlarına karşı mücadelemiz kesintisiz sürdürülecektir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur” ifadelerine yer verdi.

Kaynak: Hürriyet

16Kamu çalışanlarına FETÖ operasyonunda 14 tutuklama

Tolga YANIK/KONYA, (DHA)- KONYA’da Fethullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) kapsamında örgütün haberleşme programı olan ‘ByLock’u kullandıkları iddiasıyla gözaltına alınan 24 kamu personelinden 14’ü tutuklandı, 10 şüpheli de serbest bırakıldı.
Konya Cumhuriyet Başsavcılığı, darbe girişimi ardından FETÖ/PDY’ye yönelik soruşturma başlattı. Soruşturma kapsamında Karayolları, Devlet Su İşleri, İşçi Kurumu, Kredi Yurtlar Kurumu, Müftülük, Sosyal Güvenlik Kurumu ve Tarım İl Müdürlüğü gibi kamu kurumlarından 31 kişi hakkında yakalama kararı çıkartıldı. Geçen salı günü eş zamanlı düzenlenen operasyonda 24 kişi gözaltına alındı. Şüphelilerin örgütün haberleşme programı olan ‘ByLock’u kullandıkları öne sürüldü. Polisteki işlemleri tamamlanan şüpheliler adliyeye sevk edildi. 14 şüpheli çıkarıldığı mahkemece tutuklanırken, 2’sı savcılıktan, 8’i de adli kontrol kararı olmak üzere 10 şüpheli de serbest bırakıldı.

Kaynak: Hürriyet

15Sabah Yazarları ABD Kongresi’nde 15 Temmuz’u anlattı

Sabah Yazarları ABD Kongresi’nde 15 Temmuz’u anlattı
Sabah Yazarlar Kulübü tarafından ABD’nin başkenti Washington’da, Kongre binasında gerçekleştirildi. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Daily Sabah gazetesi yazarı Saadet Oruç, Batı’nın, FETÖ’nün darbe girişimine verdiği kötü reaksiyonun kolay kolay hafızalardan silinmeyeceğini belirterek, “Batı, 15 Temmuz’da girdiği demokrasi sınavında sınıfta kalmıştır.” açıklamasını yaptı.
Sabah Yazarlar Kulübü tarafından ABD’nin başkenti Washington’da, Kongre binasında gerçekleştirilen “Türkiye’de 15 Temmuz Darbe Girişimi: Hakikat ve Gerçekler” paneline, Oruç’un yanı sıra Daily Sabah yazarları Hilal Kaplan, Nagehan Alçı ve Kerem Alkin katıldı. Panelin moderatörlüğünü ise Sabah gazetesiWashington muhabiri Ragıp Soylu yaptı.

Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) 15 Temmuz’daki darbe girişimini, “Türk halkının uzun yıllar unutamayacağı kötü bir gece” olarak tanımlayan Oruç, aynı zamanda Batı’nın darbe girişimine verdiği kötü reaksiyonun da kolay kolay hafızalardan silinmeyeceğini belirtti.

“Batı, 15 Temmuz’da girdiği demokrasi sınavında sınıfta kalmıştır.” diyen Oruç, 15 Temmuz’un ardından Türk milletinde Batılı ülkelere karşı ortaya çıkan “hayal kırıklığının” normal karşılanması gerektiğine işaret etti.

FETÖ’nün 15 Temmuz’daki darbe girişiminin bir benzerinin herhangi bir Avrupa ülkesi veya ABD’de olması halinde, neler yaşanabileceğini hatırlatan Oruç, bunun hiçbir şekilde “makul görülemeyeceğini” ve “sempati ile karşılanmayacağını” vurguladı.

“BATI MEDYASI 15 TEMMUZ GECESİ YAŞANANLARI GÖRMEDİ”

Ankara’nın, 16 Temmuz sabahı darbecilere ve FETÖ bağlantılı kişilere yönelik attığı adımların, başta Avrupa olmak üzere Batı medyasında fazlasıyla abartılarak yanlış aktarıldığını anlatan Oruç, 15 Temmuz gecesi yaşananların, tankların altında hayatını kaybeden ve yaralananların ise görmezden gelindiğini kaydetti.

“Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Almanya’ya siyasi iltica talebinde bulunduğu” ve “Tahran’a, oradan da Katar’a gitmek üzere olduğu” şeklindeki uydurma haberlerin Türk halkını ve yöneticileri derinden üzdüğüne dikkat çeken Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oruç, bu yaklaşımların bir anda unutulmasının kolay olmadığını ifade etti.

Oruç, ABD için Usame bin Ladin ne anlama geliyorsa Türkiye için de FETÖ elebaşı Gülen’in aynı anlama geldiğine vurgu yaparak, Batılıların Türk halkının hissiyatını daha iyi anlamak için daha fazla empati yapması gerektiğini kaydetti.

Kaynak: Sabah

14Bekâr olan kaymakamlara ‘imamlar’dan eş kataloğu…

Tokat’ta, FETÖ’nün mülkiye yapılanmasına yönelik soruşturma kapsamında ifade veren tanıklar, örgütün bekâr kaymakamlar için “albümden eş” seçtiklerini anlattı.

HİMMETLER İÇİŞLERİ İMAMINA…
Tanıklar, “101. dönem kaymakamlar Türkiye imamı” Suat kod adlı T.A. ile “100 ile 102. dönem kaymakamlar imamı” Yunus kod adlı Y.A.’nın örgüte yakın kaymakamlarla sık sık bir araya geldiğini belirtip, “Y.A. ve T.A.’nın eşleri de kaymakam eşlerine sohbet verirdi. Kaymakamlardan her ay himmet toplanırdı. Y.A. ve T.A. bu toplanan parayı Ankara’da, İçişleri Bakanlığı’ndan sorumlu imama teslim ederdi. O imam da bu paradan örgüt imamlarının maaşını verirdi” ifadelerini kullandı.

BYLOCK’U, FETÖ İMAMI YÜKLEDİ
Kaymakamlardan sorumlu imamın başka yere atanan kaymakamlara, gidecekleri yerde kendisinin selamıyla arayacağı il imamının ismini verdiğini anlatan tanıklar, “Bekâr kaymakamların görev yaptıkları yerdeki imamlar, örgüt üyesi kadınların fotoğraflarını gösterip eş seçiyorlardı. Örgütün kaymakamlarının cep telefonlarına ByLock’u, Y.A. yükledi” dedi.

Kaynak: Sabah

13Darbenin delili üsteki 3 imam

Ankara Başsavcılığı’nın iddianamesine göre, darbe-FETÖbağlantısına dair en net delil, FETÖ imamları Adil Öksüz, Kemal Batmaz ve Harun Biniş’in aynı anda, darbenin merkez karargâhı olan Akıncı Üssü’nde bulunması
Cuntacı Semih Terzi’yi etkisiz hale getirerek darbe girişiminin başarısız olmasında kilit rol oynayan Astsubay Ömer Halisdemir’in katledilmesine ilişkin iddianamede, darbe girişiminin FETÖ tarafından yapıldığına ilişkin en somut delilin, Mürtet’te yakalanan örgüt imamları Adil Öksüz, Kemal Batmaz ve Harun Biniş olduğu belirtildi. Ankara Başsavcılığı’nın hazırladığı iddianamede iki önemli hususa dikkat çekildi. Bunlardan biri cuntacıların o gece derdest edip Akıncı Üssü’ne götürdüğü komuta kademesindeki isimlerin listesi.

İŞTE DERDEST EDİLEN KOMUTANLAR
FETÖ mensubu askerlerin darbe planlaması çerçevesinde çok sayıda ismi derdest ettiği belirtilen bölümde, darbe girişiminin sevk ve idaresinin yapıldığı Akıncı 4. Ana Jet Üssü’ne götürülen isimler şöyle sıralandı: Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Fahri Kasırga, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Yaşar Güler, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Salih Zeki Çolak, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Galip Mendi, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Abidin Ünal, Kara Kuvvetleri Komutanlığı Eğitim ve Doktrin Komutanı Kamil Başoğlu, Genelkurmay Başkanlığı Genelkurmay Muhabere Elektronik ve Bilgi Sistemleri Komutanı Korgeneral Uğur Tarçın, Kara Kuvvetleri Komutanlığı 4. Kolordu ve Ankara Garnizon Komutanı Korgeneral Metin Gürak, Kara Kuvvetleri Komutanlığı Kurmay Başkanı Orgeneral İhsan Uyar, Eskişehir Muh. Hv.Kv. ve Hv.Fz.Svn.K.1.BHHM Komutanı Korgeneral Mehmet Şanver, Etimesgut Hava Lojistik Komutanı Korgeneral Atilla Gülan, İzmir Hava Eğitim Komutanı Korgeneral Hasan Küçükakyüz, Etimesgut Zırhlı Birlikler Okul ve Tümen Komutanı Tümgeneral Erdoğan Akyol, Kara Kuvvetleri Komutanlığı Karargah ve Destek Kıtaları Grup Kamutanı Albay Tuncay Polat, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Salih Zeki Çolak’ın emir subayı Albay Binbaşı Yunus Can.

DİRENİNCE BAŞINDAN VURDULAR
Başka birçok ismin de zorla alıkonularak derdest edildiği, bunların arasında Terörle Mücadele Daire Başkanı Turgut Arslan’ın da olduğu kaydedildi. Cuntacılara direnen Arslan’ın başından vurularak ağır yaralandığı ve halen komada olduğu vurgulandı. İddianamede ayrıca “darbe teşebbüsü ile örgüt arasındaki bağlantı” adlı bölümde örgüt lideri Fetullah Gülen’in rolüne atıfta bulunulurken, örgüt imamları Adil Öksüz, Kemal Batmaz ve Harun Biniş’in Akıncı Üssü’nde bulunması da işlenen suçun en somut delili olarak gösterildi.

TÜM KAYIPLARIN SORUMLUSU GÜLEN
15 Temmuz kalkışmasına ilişkin FETÖ üyelerinin ifadelerinde darbe teşebbüsünün Fetullah Gülen’in bilgisi ve talimatı ile yapıldığı vurgulanıp, sivillerin katledilmesi, kamu görevlilerinin şehit edilmesi ile ortaya çıkan maddi ve manevi zarardan Gülen’in başında olduğu terör örgütünün sorumlu olduğu kaydedildi.

SİVİLİN GİREMEYECEĞİ KOMUTA MERKEZİNDE
İddianamede özetle şöyle denildi: “Darbecilerin karargâh olarak kullandığı Akıncı 4. Ana Jet Üs Komutanlığı’nda 16 Temmuz 2016’da, bir sivilin girmesi imkânsız olan komuta merkezinde yakalanan Adil Öksüz, ifadesinde Ankara’ya tarla bakmaya geldiğini beyan etmiştir. Yapılan araştırmalarda şahsın, 11.07.2016 tarihinde THY uçağıyla ABD’ye gittiği, 12.07.2016’da 19.45 THY uçağı ile ABD’den hareket edip 13.07.2016 tarihinde 12.10’da ülkemize ulaştığı, 2002’den bu yana 109 kez yurtdışına seyahat yaptığı, kendisine tahsis edilen 34 SIR 49 plakalı aracın FETÖ ile iltisaklı Kaynak Holding bünyesinde faaliyet gösteren firmanın imkânlarıyla hareket ettiği tespit edilmiştir. Adil Öksüz’ün, hakkında Mahrem Hizmetler İmamı olarak Hava Kuvvetleri İmamı olduğu yönünde ifadeler ve istihbari bilgiler bulunan şahıs olması, kalkışma tarihinde Akıncı Üssü’nde bir GPRS cihazı ile yakalanan siviller arasında olması FETÖ irtibatının ortaya konulması yönünde kuvvetli şüpheler doğurmuştur.”

Kaynak: Sabah ve Takvim

12FETÖ’cülere cezaevinde ayrım yok

Bolu’da yatan mahkûmların, dışarıdan yiyecek sokması yasak… Çoğunun sakal bıraktığı, bazılarının ise hapis hayatına alışamadığı için sürekli ağladığı belirtiliyor
FETÖ’nün önde gelen birçok isminin kaldığı Bolu Cezaevi’nde, örgüt üyeleri ile diğer mahkûmlar ayrı koğuşlarda kalıyor. Hiçbir ayrımcılık yapılmayan FETÖ üyeleri, dışarıdan gıda maddesi sokulmadığı için yemeklerini de cezaevi karavanasından yiyor. Cezaevine uyum sağlayamadığı için gün boyu ağlayanlar da var. Aralarında Genelkurmay eski Başkanı İlker Başbuğ’un FETÖ’den tutuklanan yaveri, üst düzey emniyet müdürleri ve çok sayıda üst düzey bürokratın da kaldığı Bolu F Tipi Cezaevi’ndeki FETÖ’cüler, diğer tutuklu ve hükümlülerle ayrı koğuşlara konuldu. 25 kadın FETÖ’cünün de bulunduğu cezaevinde aynı meslek gruplarından olanlar aynı koğuşlara yerleştirildi. Yani hâkim ve savcılar ayrı, öğretmenler ayrı, memurlar da ayrı koğuşlarda kalıyor.

HÂKİMLERE NOT ATIYORLAR
Hiçbir ayrımcılık tanınmayan FETÖ üyeleri, dışarıdan gıda maddesi sokulması yasak olduğu için yemeklerini de cezaevinde çıkan karavanadan yiyor. Bir koğuşta 17 ile 20 kişi arasında kalan ve çoğu sakal bırakan FETÖ’cüler arasında, cezaevine uyum sağlayamadığı için gün boyu ağlayanların da olduğu öğrenildi. Yeraltı dünyasının ünlü ismi Alaattin Çakıcı’nın da kaldığı cezaevinde, adli vakalardan tutuklu ya da hükümlü olanlar ile hâkim ve savcılar hiçbir zaman karşı karşıya getirilmiyor. Ancak, adli mahkumların, kendilerine ceza veren hâkim ve savcılara, havalandırma duvarından, çeşitli imalar ya da küfürlerin bulunduğu notlar attığı öğrenildi. Bolu’da görev yaparken tutuklanan bir hâkim ise tek kişilik koğuşta kalıyor.

Kaynak: Sabah

..

11FETÖ’cüler eşyalarını alıp kaçmaya çalışmış

Darbe girişimine karışan ve ev eşyalarıyla yurtdışına firar etmeye kalkışan 12 FETÖ’cü, gümrük kapıları, havalimanları ve limanlarda yakayı ele verdi
FETÖ’nün başarısız darbe girişimi sonrasında bazı darbeci subaylar, ev eşyaları ile birlikte yurtdışına kaçmaya çalışırken yakalandı. Darbeci subayların bu yöntemi ile ilgili ilk vakanın darbenin hemen ardından 18 Temmuz’da yaşandığı öğrenildi. Gümrük Muhafaza Genel Müdürlüğü ekipleri darbenin hemen ardından yurtdışına çıkan şahıslar ve eşyalara ilişkin uyguladığı sıkı denetim ile pek çok FETÖ’cüyü gümrük kapıları, havalimanları ve limanlarda yakaladı. Darbe girişimine karışan subaylara ait isim listelerinin emniyet ve gümrük muhafaza ekipleriyle vakit kaybeden paylaşılması, darbecilerin yurtdışına eşyalarıyla kaçmasını da önlemiş oldu.

GÜLEN’İN KİTAPLARI DA ÇIKTI
İlk olay İzmir Alsancak Limanı’nda yaşandı. 18 Temmuz’da bir gemiye ev eşyaları yükleten kişinin darbeci subay listesinde yer aldığının tespit edilmesi üzerine limana operasyon yapıldı. NATO’da görevli olduğu öğrenilen bir subaya ait çok sayıda ev eşyası ve kişisel eşya ele geçirildi. Operasyonun yapıldığı esnada olay yerinde bulunmayan darbeci subay ise daha sonra emniyet güçleri tarafından yakalandı.

EŞYALARI TIR’LARA YÜKLEDİLER
Gemiye yükleme yapan subayın, eşyaları darbe girişimi öncesinde yurtdışına kaçırdığı ailesine gönderdiği tespit edildi. İncelemede eşyaların arasında terörist başı Fethullah Gülen’e ait çok sayıda kitap bulundu, örgütsel doküman niteliği taşıyan materyaller ile belgeler ele geçirildi. Ele geçirilen belgeler adli makamlara teslim edildi. İzmir Limanı’nda yaşanan olayın benzerleri. Kapıkule sınır kapısı ile Sarp sınır kapısında da yaşandı. Yurtdışına eşya kaçırma girişiminde bulunan 12 darbeci yakayı ele verdi. TIR’lara yüklenmiş eşyaların içerisinde bir evde bulunabilecek her tür eşyanın yer aldığı, bunların yanı sıra FETÖ terör örgütü ile ilişkili kitap ve materyallerin de bulunduğu tespit edildi. Gümrük Bakanlığı’nın bugüne kadar liman, gümrük kapısı ve havalimanlarında yaptığı çalışmalarda yurtdışına kaçmaya çalışan toplam 93 kişinin yakalandığı belirtildi.

Kaynak: Sabah

10Mahrem imamlara operasyon

FETÖ’yö yönelik son operasyonlarda, Muş’ta 3 mahrem imam ile 3 üst teğmen gözaltına alındı. Konya’da ise 14 kişi tutuklandı. İşte öne çıkan detaylar:
Muş: Askeri birimlerin 3 mahrem imamı ile biri pilot 3 üsteğmen gözaltına alındı.
Kastamonu: 11 ilde yürütülen operasyonda 16 şüpheli gözaltına alındı.
Tekirdağ: ByLock kullandıkları belirlenen 12 şüpheli gözaltına alındı. 23 şüpheli aranıyor.
Ordu: Altınordu ve Gölköy ilçelerinde 4 zabıt kâtibi gözaltına alındı.
Batman: 4 hâkim gözaltına alındı. Biri de aranıyor.
Adana: 35’i tutuklu 14’ü firari 103 iş adamı hakkında 25 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı. Gözaltına alınan 10 hâkim ile savcı da adliyeye sevk edildi.
Çorum: İskilip ilçesinde görev yapan bir savcı ile Kargı ilçesinde görev yapan bir hâkim gözaltına alındı.
Konya: ByLock kullandıkları belirlenen ve Devlet Su İşleri, Türk Telekom, İş Kur, Kredi Yurtlar Kurumu, Müftülük, Tarım İl Müdürlüğü, SGK ve MEDAŞ’ta çalışan 14 şüpheli tutuklandı.
Elazığ: Ev imamları, örgüte elaman kazandıran rehberler, evlere finans desteği sağlayan esnaflar, üniversite mezunlarını kendi şirketlerine yerleştiren ve örgüt adına kurban derisi toplayanlar dahil 10 şüpheli tutuklandı.
Isparta: 2 işadamı, bir emekli bankacı ve bir sağlık çalışanı tutuklandı.
Kırşehir: ByLock kullanıcısı 3 kamu imamı tutuklandı.
Muğla: 3 şüpheli tutuklandı.
Çanakkale: Biga ilçesinde 2 avukat tutuklandı. Eskişehir: ByLock kullandığı belirlenen 1 özel güvenlik görevlisi tutuklandı.
Kayseri: Bir savcı tutuklandı.
Çankırı: Gazeteci Vedat Beki tutuklandı.
Ağrı: Bir emniyet imamı tutuklandı.

Halit TURAN-Vedat YİTİK-Murat YILDIRIMRıdvan UYSAL-Ali ALTUNDAŞ-Nazan ERDEM

Kaynak: Sabah

9Şike kumpasçılarının Erdoğan korkusu

Zaman’ın binasında yapılan ‘şike kumpası zirvesi’ni gizli tanık deşifre etti. Zirvede, firari Fatih Üniversitesi Rektörü Şerif Ali Tekalan “Tayyip Erdoğan F.Bahçeli, tepkisi ne olur” diyerek çekincesini dile getiriyor
FETÖ’nün şike kumpasına ilişkin savcılığın hazırladığı iddianamede, FETÖ yöneticilerinin Zaman gazetesinde yaptığı kumpas toplantısının tüm ayrıntılarına yer verildi. Güneş kod adlı gizli tanığın deşifre ettiği toplantıda firari Rektör Şerif Ali Tekalan’ın “Tayyip Erdoğan Fenerbahçeli, onun tepkisi ne olabilir” diye çekincesini dile getirdiği ortaya çıktı. İşte FETÖ’nün o dönemki gazetesinde yapılan kumpas toplantısında yapılan konuşmalar ve ‘zirvenin’ detayları:

“OPERASYONUN ODAĞI F.BAHÇE”
434 sayfalık iddianamede, şike kumpasının Gülen’den gelen talimat üzerine Zaman gazetesinde yapılan toplantıda planlandığı belirtilmişti. İddianameye göre toplantıya katılan isimler gazetenin Genel Yayın Müdürü firari Ekrem Dumanlı, kapatılan Fatih Üniversitesi’nin firari rektörü Şerif Ali Tekalan, halen tutuklu olan Samanyolu Yayın Grup Başkanı Hidayet Karaca, eski milletvekili İlhan İşbilen, ilahiyatçı Prof. Dr. Suat Yıldırım, Mehmet Ali Şengül vardı. Güneş kod adlı gizli tanık, kumpas toplantısının tüm ayrıntılarını anlattı. O dönem Adana Belediyesi Başkan Vekili olan Zihni Aldırmaz ile İstanbul’a gelerek Zaman ve Samanyolu’nu ziyaret ettiklerini, bu ziyaret sırasında Hidayet Karaca’nın “Bu spor camiasını nasıl ele geçireceğiz” diye sorduğunu anlatan gizli tanık, kulüplere yönelik bir operasyon yapılacağını ve bunun merkezinde Fenerbahçe olacağının söylendiğini aktardı. Güneş, “Futbol FETÖ’nün gençlere ve kitlelere hitap etmesi için bir fırsattı” dedi.

‘FUTBOL DIŞINDA HER YERDE VARIZ’
Gizli tanığın deşifre ettiği toplantıdaki konuşmalarsa şöyle:
Şerif Ali Tekalan (Suat Yıldırım’a): Federasyon ile ilgili durum nedir?
Yıldırım: İçeriden de bir temizliğin yapılması bekleniyor.

 

FUTBOLDA DA YER ALALIM!..

‘F.BAHÇE TEŞKİLAT GİBİDİR’
Tekalan: Radyomuz var, televizyonumuz var, gazetemiz var, her alanda varız ama en popüler saha olan futbolda yokuz. Bu çok büyük bir eksiklik. Berlusconi İtalya’da bir futbol kulübü başkanıydı. Mafya olduğu bilinmesine rağmen futbol onun geçmişini sildirdi ve daha ileriye taşıyarak başbakan yaptı. Aziz Yıldırım da inanılmaz bir kitleye hitap ediyor. Fenerbahçe taraftarları aynı bizim gibi kendi aralarında kenetlenmiştir. Ayrı bir sivil toplum örgütü, bir teşkilat gibi çalışırlar. Emniyetteki arkadaşlara söyleyelim, şike yasası çıkıncaya kadar bir şablon oluştursunlar ve bu kişiler hakkında önleme dinlemesi yapsınlar ki her şey önümüzde hazır dursun.

‘ÇAYÇIM BİLE PAŞAYI GETİRİYOR’
Tekalan (Hidayet Karaca’ya): Biz yapacağımız her infial oluşturacak olayda önce toplum dinamiklerini etkileyecek algı operasyonlarını oluştururuz.
İlhan İşbilen (Tekalan’a): Bu yapılacak olanın bizim tarafımızdan yapılacağını kamuoyu söyleyecektir. Bunu da cemaat yaptırdı diye bir savunma geliştireceklerdir. Bu da bizim aleyhimize olabilir. Bunun önlemini almak gerekir. Daha önceden Balyoz ve Ergenekon operasyonlarında hâkimi veya savcıyı ayaklarına yollamamıza rağmen alamıyorduk. Şimdi bir paşayı benim çaycım kulağından tutup getirebiliyor. Bunları da rahatlıkla yapabiliriz.
Tekalan: Emniyet somut belgelerle bunu ortaya koyar, biz de televizyon ve gazetemize anında servis edersek ve hatta operasyon yapılacak kulüplerin karşısındakiler de desteklenirse daha da etkili olur. Tayyip Erdoğan Fenerbahçeli, onun tepkisi ne olabilir? (“Aziz Yıldırım’ı pek sevmez. Bir sıkıntı olmaz” diye ortak görüşe vardılar.)

‘EMNİYET BİZİ DESTEKLESİN’
Mehmet Ali Şengül: Emniyetteki arkadaşlar bizi eldeki belgelerle desteklesin. Biz de bunu halka anlatırız. Bu yapılan operasyon bizim beklentilerimizden daha büyük etkilere sebep olacaktır. Bu olayla hiç bir şey gözden kaçırılmaması gerekir. Zaten halk tarafında da şike olduğuna dair bir kanaat mevcut.
Tekalan: Bu hususu İhsan Kalkavan’a da arz ettik. O da “Zamanı gelmişti, Gülen, yıllar önce bu vebali sırtıma vermişti. Ahirete bu yükle gitmem en azından” dedi. Operasyon süreci hakkında kendisine bilgi verelim. Onun da kulağı keskindir. Bize katacağı bilgiler vardır.

Kaynak: Sabah

8Ak Partili Özdağ o ismi açıkladı

AK Parti Manisa Milletvekili ve TBMM Darbe Girişimini Araştırma Komisyonu Başkanvekili Selçuk Özdağ, bir süre önce yaptığı açıklamalarda dile getirdiği, Fethullah Gülen ve Papa 2. Jean Paul görüşmesine aracılık eden kişinin eski başbakanlardan merhum Bülent Ecevit olduğunu iddia etti.

Özdağ, arabuluculuğu kimin yaptığına dair komisyona verdikleri dilekçenin Dışişleri Bakanlığı aracılığıyla Vatikan’a gönderileceğini açıkladı.
Ak Parti Manisa Milletvekili Selçuk Özdağ, TBMM Darbe Girişimini Araştırma Komisyonu’nda geçtiğimiz günlerde, Fethullah Gülen ve Papa 2. Jean Paul görüşmesini gündeme getirdi. Komisyonda, Papa ve Gülen görüşmesine aracılık eden kişi hakkında, “Türkiye’de yer yerinden oynar, bu görüşmeye kimin aracı olduğunu duyunca çok şaşıracaksınız” diyen Özdağ’a o kişi, Manisa Engelliler Derneği açılışının ardından gazeteciler tarafından soruldu. Milletvekili Özdağ, “Fethullah Gülen, Papa ile görüşmeye giderken vizeyi nereden aldı? Bir din büyüğü, İslam adına çıkan ‘Mesihim, mehdiyim, kainat imamıyım’ diyen Papanın ayağına gider mi? Şayet, Papa çağırdıysa niye ayağına gitti? Eğer kendisi randevu istediyse, bunun da araştırılması gerekiyor. Aynı zamanda arabuluculuk yapanlar var. Arabuluculuğun kimin yaptığına dair komisyona dilekçe verdim. Komisyon, bunu Dışişleri Bakanlığı kanalıyla Vatikan’a gönderecek ama bir hafta önce Bülent Ecevit ile İstanbul’da önemli bir görüşme yapıp gittiğini biliyoruz. O zaman pasaportu umuma mahsus pasaporttu. Yeşil pasaport ve vize alması gerekiyordu. Vize ve yeşil pasaport nasıl verildi? Bunların hepsini İçişleri ve Dışişleri Bakanlıkları’na sorduk, cevap bekliyoruz” dedi.

‘CHP’LİLER GÜLEN CEMAATİNİN ELİYLE AK PARTİ’Yİ DÖVMEYE KALKTI’

CHP’nin Gülen Cemaati’ne arka çıktığını ve Ak Parti’ye karşı işbirliği yaptıklarını iddia eden Özdağ, merhum Kasım Gülek ve merhum Bülent Ecevit’in bu yapıya destek olduğunu iddia etti. Özdağ, şunları söyledi:

“Kemal Kılıçdaroğlu’nun 17 Aralık’tan bir hafta önce Amerika Birleşik Devletleri’nde Fethullah Gülen’e ait bir enstitüsünde Fethullahçılar ile toplantı yaptığını biliyoruz. Dışişleri Bakanlığı’na ‘Kılıçdaroğlu bu toplantıyı gizli mi yaptı? Büyükelçiliğimizin elemanları katıldılar mı? Bu toplantılar da kimler vardı ve ne konuşuldu’ diye dilekçe verdik. Bir de CHP Genel Başkan Yardımcısı Birgül Ayman Güler’in disiplin dosyasını istedik. ‘Biz, 30 Mart seçimlerinde paralelle işbirliği yaptık’ dediği için partiden ihraç edildi. Bu dosya bizim için önemli. Tarihe ışık tutacak diye düşünüyorum. Kasım Gülek ve Ecevit bu yapıya destek olmuşlardır. Özelikle 30 Mart yerel seçimlerinde bu yapı CHP’yi destekledi. 17/25 Aralık’ta da CHP’liler ‘Düşmanımın düşmanı dostumdur’ diyerek Ak Parti ile hesaplaşırken, Fethullah Gülen Cemaati’nin eliyle Ak Parti’yi dövmeye kalktı. Yıllardır sol bunlara ‘F Tipi’ diyordu, ama ‘F Tipi’ ile işbirliği yaptılar. Özellikle gerçek yüzleri ortaya çıktıktan sonra CHP’lilerin bunlarla işbirliği yapmasını izah etmek mümkün değil. Bunların dershaneleri ve okulları kapatılırken, bunların iş merkezlerine kayyum atanırken, CHP milletvekillerini orada gördük. Bunu da milletimizin takdirine sunuyorum.”

Kaynak: Star ve Takvim ve Akit

7Şike kumpasına Ergenekon örnek oldu

FETÖ’nün Zaman Gazetesi’nde yaptığı şike kumpası toplantısında İlhan İşbilen’in Ergenekon’u hatırlatarak “Benim çaycım bile bir paşayı kulağından tutup getiriyor” dediği ortaya çıktı.

Şikede kumpas iddianamesinde, FETÖ’nün elebaşı Fetullah Gülen’in futbol takımı kurulması için işadamı İhsan Kalkavan ile yaptığı konuşma ve Zaman Gazetesi’nde yapılan  kumpas konuşmalarının detayları ortaya çıktı. İddianameye göre, İhsan Kalkavan Gülen’e, “Hocam böyle bir şey yapsak, bir alternatif takım da var. Onu ele alsak işlesek, zannediyorum bu işi üç beş sene içinde ileriye götürürüz” dedi. Gülen ise, “Araştırın, cemaate maliyetine bir bakalım” yanıtını verdi.

PAŞAYI BİLE ÇAYCIM GETİRİR

İddianamede, Zaman Gazetesi’nde yapılan şike kumpasına ilişkin gizli tanık Güneş’in ifadelerine de yer verildi. Güneş, İlhan İşbilen’in ‘Kamuoyu bunun bizim tarafımızdan yapıldığını söyleyecektir. Bunun önlemini almak gerekir. Biz daha önce Balyoz ve Ergenekon operasyonlarında hakimi veya savcıyı ayaklarına yollamamıza rağmen alamıyorduk. Şimdi bir paşayı benim çaycım kulağından tutup getirebiliyor “ dediğini anlattı.

Güneş’in şu ifadesi de dikkat çekti: “Eski Fatih Üniversitesi rektörü Şerif Ali Tekalan, “İhsan Kalkavan’a da bu hususu arz ettik. O da ‘Zamanı gelmişti. Gülen, yıllar önce bu vebali sırtıma vermişti. Ahirete bu yükle gitmem en azından’ dedi.”

ARİF ERDEM FETO’YA 500 BİN DOLAR GÖTÜRDÜ

FETÖ içerisinde uzun yıllar sözde imamlık yapan Sait Alpsoy da ifadesinde Türk Milli Futbol Takımı’nın 2002 Dünya Şampiyonası’nda 3’üncü olmasının ardından örgüte yakın futbolcuların aldıkları teşvik priminden himmet olarak verdikleri 500 bin doları Arif Erdem’in Fetullah Gülen’e götürdüğünü söyledi.

Kaynak: Star

615 Temmuz’u maketlerle anlattılar

Ereğli Meslek Yüksekokulu Grafik Tasarımı Programı öğrencileri tarafından hazırlanan sergi, Atatürk Kültür Merkezi’nde açıldı.

Proje Sorumlusu Bertan Aksoy, gazetecilere yaptığı açıklamada, 15 Temmuz ve sonrasına ilişkin süreç konusunda tasarladıkları eserleri sergileyerek farkındalık yaratmak istediklerini söyledi.

Projeye büyük önem verdiklerini ve bu doğrultuda etkinlikler gerçekleştirildiğini anlatan Aksoy, ‘Son derece önemli bir konuyu sosyal sorumluluk projesi doğrultusunda işliyoruz.

Grafik Tasarım Programı öğrencileri olarak sergilediğimiz dergi, maket ve resimleri yaklaşık 1 aylık bir sürede hazırladık. 15 Temmuz darbe girişimi gecesi ve sonrası ile halkımızın birlik ve beraberliğine dikkati çekmek istedik.’ dedi.

Ereğli Kaymakamı Nazım Madenoğlu, Ereğli Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Azar, Ereğli Meslek Yüksekokulu Müdürü Aysel Memiş ile vatandaşları

Kaynak: Star

5Cumhurbaşkanı Erdoğan: By Lock’cu varsa partiden temizleyin

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, kahvaltıda bir araya geldiği milletvekillerine çarpıcı mesajlar verdi.

Askeri okulların kapatılma kararının ardından eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un kendisine gelerek, “Askeri okulları kapatmayalım” dediğini belirten Erdoğan’ın, “Neyini kapatmayacaksın paşa. Bu yetişenler nereden yetişiyor. Bunları biçmezsen bizden sonra gelenlerin de başına bela olurlar. Mesela Genelkurmay Başkanımız Hulusi Paşa, düz lise mezunu. Girsinler Milli Savunma Üniversitesi’ne oradan mezun olsunlar” değerlendirmesinde bulunduğu öğrenildi. FETÖ ile mücadelede, mağdur edebiyatına prim verilmemesini isteyen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, yapının tümüyle temizlenmesi için kararlı duruşun devam etmesi gerektiğine dikkat çektiği bildirildi. By Lock programının çözülmesiyle FETÖ’cülerin tespitinde de önemli mesafeler alındığına işaret eden Erdoğan’ın, yakınlarında By Lock çıkan partililerin yakınmaması gerektiğine dikkat çekerek, “By Lock’cu FETÖ’cüleri partiden de temizleyin. By Lock’cu varsa gitsin” dediği belirtildi.

Kaynak: Star ve Akit

4Şike kumpasından hainspor çıktı!

Şike’de kumpas iddianamesinde FETÖ elebaşı Gülen’in futbol takımı kurarak taraftarları ele geçirme ve yaptığı alçak planlar İhsan Kalkavan ile aralarındaki konuşmalarda ortaya çıktı.

Hilal YILDIRIM

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan Şike’de Kumpas iddianamesinde FETÖ elebaşı Fetullah Gülen’in futbol takımı kurma hayali İhsan Kalkavan ile aralarındaki konuşmalarla deşifre oldu.  Kalkavan’ın Gülen’e “Hocam böyle bir şey yapsak, bir alternatif takım da var. Onu işlesek, bu işi ileriye götürürüz. 3-5 sene içinde, Ülker başladı, hani birinci oluyor, olmazsa ikinci oluyor. Öyle bir takımda var” dedi.

Gülen ise “Ben de ona dedim bir araştırma yapın bir bakın, cemaat maliyetine bir bakalım.
Çünkü bizim arkadaşlarımızda inanç vardır, yani oyun oynarken, sporda da başarılı olmayı cihatta başarı gibi canını dişlerine takar gerçekleştirirler, yani kalbi duruncaya kadar koşturur orada, çünkü o başarı hem milletin başarısıdır, hem cephenin başarısıdır, inanmış inşaların başarısıdır. Galatasaray’da 3-5 arkadaş var, bizi tanıyorlar, o üstün futbolcular transfer de edilebilir” dediği belirlendi. İşte o kirli ittifak:

Yıldırım Berlusconi’ye benziyor

İddianamede şike operasyonu öncesi Zaman’da yapılan toplantıya katılan gizli tanık Güneş’in ifadeleri ise şöyle: “Şerif Ali Tekaklan ‘Berlusconi İtalya’da bir futbol kulübü başkanıydı. Futbol sayesinde mafya olduğu bilinmesine rağmen futbol onun geçmişini sildirdi ve daha ileriye taşıyarak Başbakanlık da yaptı’ dedi. Tekalan daha sonra ‘Emniyetteki arkadaşlara söyleyelim. Şike yasası çıkıncaya kadar bir şablon oluştursunlar ve bu kişiler hakkında önleme dinlemesi yapsınlar ki her şeyi önümüzde hazır dursun’ dedi. Tekalan, Hidayet Karaca’ya, ‘Biz yapacağımız her infial oluşturacak olayda önce toplum dinamiklerini etkileyecek algı operasyonlarını oluştururuz’ dedi.

Çaycım paşayı tutup getirir

“İlhan İşbilen de Tekalan’ı dinledi, İşbilen, ‘Bu yapılacak olan bizim tarafımızdan yapılacağını kamuoyu söyleyecektir. Bunu da cemaat yaptırdı diye. Önlemini almak gerekir. Biz daha önce Balyoz ve Ergenekon hakimi veya savcıyı ayaklarına yollamamıza rağmen alamıyorduk. Şimdi bir paşayı benim çaycım kulağından tutup getirebiliyor” dedi.

Avukatları 250 bin dolar aldı

Sivasspor Başkanı Mecnun Odyakmaz, “Avukatlarım FETÖ ile bağlantılı Avukat Orhan Erdemli ve Nazif Aktaş’a bulmuşlar. Çıktığım ilk mahkemede bu avukatlar beni savundular ve tahliye oldum. Kulüp yönetimi pazarlık yaptılar ve savunma karşılığında 250 bin ABD dolarına anlaştılar” dedi.

Kalkavan: Ahirete bu yükle gitmem

“Şerif Ali Tekalan ‘Emniyet somut belgeler koyar biz de televizyon ve gazetemize anında servis edersek operasyon yapılacak kulüplerin karşısındakiler de desteklenirse daha etkili olur’ dedi. Daha sonra Ekrem Dumanlı odaya girdi. Şerif Ali Tekalan daha sonra, ‘İhsan Kalkavan’a da bu hususu arz ettik. O da zamanı gelmişti. Gülen, yıllar önce bu vebali sırtıma vermişti. Ahirete bu yükle gitmem en azından diye bana söyledi’ dedi.

Adalı 400 bin TL himmet verdi

“Serdar Adalı ve ailesinden tahliye için gelen parayı alan kişi Ankara’daki askeri ve polis okullarıyla ilgili sorumlu imam Cemil Koca’dır. Para yüksek bir miktardı. Hatta Ömer Durak doları temin edemedi. Cemaate 400 bin TL himmet verdi.”

Emre icazet almış Arif nikah kıymış!

FETÖ’nün eski futbol imamı Sait Alpsoy: “İsmail Demiriz, Uğur Tütüneker, Arif Erdem’in yanı sıra Hakan Ünsal, Emre Belözoğlu ve Okan Buruk’un da içinde bulunduğu gruplara sohbet toplantıları yaptık. Arif Erdem bir tarihte bana kız arkadaşı ile birlikte geldi, o bayan ile evlenmesinin uygun olup olmayacağını danıştı. 2006 yıllarında Emre Belözoğlu’nun imam nikahını kıydım.”

Gizli hocalık yapmamı istedi

“Emre cemaatten hiçbir hizmet alamadıklarını, bundan dolayı herkesin uzaklaştığını anlattı. Kendisinin teklifi ile cemaate bilgi vermeden kendisinin ayarlayacağı toplantılarda hocalık yapmamı istedi”.

Aleyhinde beyanda bulunacaksınız

Mağdur İlhan Yüksel Ekşioğlu’nun ifadesinde Hakim Mehmet Ekinci’nin kendisine “Aziz Yıldırım’ın şike yaptığını söylesin. Akşam evinde’ diye haber gönderdiğini iddia etti. Tahliye olduktan sonra Ekinci’nin kendisine “Bizim derdimiz Aziz Yıldırım’dı. Sen değildin” dedi. Mağdurlarından Ahmet Çelebi, cezaevinde iken Avukat Cemalettin Mutlu’nun kendisini ziyarete geldiğini belirterek, “Seni tahliye ettiririm. Ancak sen Aziz Yıldırım aleyhine beyanda bulunacaksın” dedi.

Durdurma talimatı Gülen ve Uslu’dan

İddianamede MİT TIR’larının durdurulmasıyla ilgili Fetullah Gülen ve Emre Uslu tarafından talimat verildiği ortaya çıktı. İddianamede, MİT ve İHH yetkililerini dinleyerek yardım faaliyetlerinden haberdar olan kişiler, sahte delil ve ihbarlarla MİT ve İHH üzerinden Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni uluslararası kamuoyu nazarında teröre yardım eden ülke konumuna düşürmeye çalıştıkları belirtildi.

YPG bayraklı fotoğraflar delil

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Washington’daki düşünce kuruluşu Brookings Enstitüsü önünde protesto gösterilerine katılan örgütün firari ismi Emre Uslu’nun PKK ve PYD bayraklarıyla verdiği pozlar iddianameye delil olarak girdi.

Kaynak: AKşam

3FETÖ’nün ‘Emniyet imam’ı tutuklandı

Ağrı’da FETÖ silahlı terör örgütüne yönelik operasyonda sözde ‘Emniyet İmamı’ olarak bilinen öğretmen F.C. tutuklandı.

Valilikten yapılan yazılı açıklamaya göre, FETÖ/PDY soruşturması kapsamında silahlı terör örgütü içerisinde sorumlu düzeyde faaliyet gösterdiği ileri sürülen öğretmen F.C. Kahramanmaraş’ta yakalandı.

Kars’taki Emniyet yapılanması içerisinde Polis Akademi rütbeli emniyet personelinin sözde imamı olduğu ileri sürülen ‘Faruk’ kod adlı öğretmen F.C. , Kars’a getirildi ve sorgusunun ardından sevk edildiği adliyede tutuklandı.

Kaynak: Akşam

2FETÖ gösterdi PKK şehit etti

Silopi’de yakalanan PKK’lı terörist Özcan S. itiraf etti: Silopi Terörle Mücadele Şubesi’nde FETÖ üyesi bir polis vardı. Bize ertesi gün operasyon yapılacak mahalleleri haber verirdi. Biz de o yollara her defasında bomba koyduk

Kanlı terör örgütü PKK kalleşçe saldırılarına devam ederken 15 Temmuz darbe girişimi sonrası PKK ile FETÖ’nün işbirliği de açığa çıkmıştı. PKK’nın Kandil’deki elebaşları, FETÖ’cü teröristlere çağrı yaparak sınırı geçip PYD tarafına kaçan FETÖ’cüleri Avrupa’ya kaçırabileceklerini açıklamıştı. Bazı FETÖ üyelerinin ise bu yolu kullandığı iddia edildi.

RESMİ KAYITLARA GEÇTİ
PKK’nın kanlı yüzünü tekrar göstermeye başladığı 7 Haziran seçimleri öncesi ise Pensilvanyalı sahtekar, tüm üyelerine mesaj gönderip PKK’nın siyasi kolu olan HDP’ye oy çağrısı yapmıştı. İki terör örgütü arasındaki bağlantı bir PKK’lının sözleri ile resmileşti. Şırnak’ın Silopi İlçesi’nde terör örgütü PKK’nın sözde öz yönetim hayaliyle ilçedeki evleri yakıp yıkarak hendekler kazıp güvenlik güçleriyle girdiği çatışmalarda FETÖ’cü polislerden de istihbarat desteği aldığı ortaya çıktı. İlçedeki çatışmalarda yer alıp teslim olan terörist Özcan O. Silopi TEM’de görevli bir polisin kendilerine bir gün önceden bilgi verip ertesi sabah operasyon yapılacak sokak ve mahalleleri bildirdiğini anlattı. Bu bilgiyi aldıktan sonra kendilerinin de el yapımı patlayıcıları polislerin operasyon yapacağı güzergâhlara yerleştirdiklerini anlatan Özcan O. bu sayede çok sayıda polisi şehit ettiklerini anlattı. Tutuklanan terörist hakkında ömür boyu hapis istemiyle dava açıldı. PKK-FETÖ işbirliği ile geçen yılın Eylül ayından 15 Temmuz’a kadar 11 emniyet mensubunun şehit edildiği anlaşıldı.

7 Haziran 2015’teki seçimler sonrası ayyuka çıkan ittifakta 15 Temmuz 2016 darbe girişimine kadar Silopi’de 11 emniyet mensubu şehit düştü.
Silopi’de 2015’in Ağustos ayındaki PKK saldırısında Yılmaz Diken şehit düştü. Aynı aydaki bir diğer saldırıda Resul Kayaoğlu, Yahya Mertcan, Savaş Akyol ve Polat Aydın’ın bulunduğu polis aracı hedef alındı. Eylül ayında ise Nurettin Ademoğlu kalleşçe katledildi.

HAİN İTTİFAK
Üyelerine her yolu serbest bırakan teröristbaşı PKK ile işbirliği için bile emrindeki adamlara izin verdi.2015’in Kasım ayında bu kez aynı saldırıda Hasan Aslan, Hilmi Bardakçı ve Sabri Altınbaş şehit düştü. Silopi’de son olarak Nisan 2016’da yine polis güzergahına yerleştirilen bombayla Yaşar Yavaş ve Fırat Palamut şehit oldu.

ÖZGÜR CEBE.

Kaynak: Takvim

1FETÖ’nün tekderdi paraymış

Terör örgütü FETÖ’nün örgüte üyelik için dindar veya inançlı olma şartı aranmadığı hatta Müslüman olmanın da gerekli görülmediği ortaya çıktı. Hazırlanan İddianamede, “Örgüt anlayışında, ‘para’ öncelik arz ettiğinden, himmetini veren kişinin işlediği suçun veya günahın bir önemi bulunmamaktadır” ifadesine yer verildi.

Konya Cumhuriyet Başsavcılığı’nca, darbe girişiminin ardından avukatlara yönelik yürütülen soruşturma kapsamında 20’si tutuklu 45 sanık hakkında iddianame hazırlandı. Konya 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edilen iddianamede, örgütün sosyo-kültürel ve zihinsel yapısına ilişkin tespitlere yer verildi. Örgüte üyelik için kesin bir kriterin olmadığı belirtilen iddianamede, Türk, Kürt, Laz, Çerkez, Ermeni, Sünni, Alevi hatta yapıya uzak gibi duran gruplardan, ateist, Yahudi ve Hristiyanlığa inananlardan da paralel yapılanma içerisinde yer alanların bulunduğu dile getirildi.

HİMMET VARSA GÜNAHIN ÖNEMİ YOK

FETÖ/PDY’ye üyelik için dindar veya inançlı olma şartının aranmadığı gibi Müslüman olmanın da gerekli görülmediği anlatılan iddianamede, “Bu örgütün içerisinde her türlü suça bulaşmış, alkol müptelası, kumarbaz, hırsız, tefeci, rüşvetçi kişiler de vardır. Ancak örgüt anlayışında, dini vecibelerin yerine getirilmesi veya Kur’an’ın yasakladığı eylemlerden kaçınmaktan ziyade, ‘para’ öncelik arz ettiğinden, himmetini veren kişinin işlediği suçun veya günahın bir önemi bulunmamaktadır. Meşru olmayan yollardan elde edilen kazançtan örgüte istenen pay verilmişse, işlenen günahın ya da suçun üzeri örgüt tarafından organize şekilde örtülmektedir” ifadelerine yer verildi. FETÖ/PDY’nin örgütlenmesinin askeri bir örgütlenmeden çok az farklar içerdiğine dikkatin çekildiği iddianamede, sözde liderin verdiği kararı sorgulama anlamına gelecek her düşünce, eylem veya tavrın kuvvetle ezildiği bildirildi.

GÜLEN’İN ARTIĞI  KUTSAL SAYILMIŞ

İddianamede, Gülen’in ve ona bağlı diğer yöneticilerin tüm talimatlarının, aklın da ötesinde bir kutsiyet kazandırılarak uygulandığı aktarıldı. İddianamede, “Sözde lider Gülen, söyledikleri ve yazdıklarıyla bağlı olmayıp ilahi bir emir olarak kendini din, ahlak, hukuk kurallarıyla bağlı saymamakta, örgütünü ve kendini, devlet düzeninin içinde değil önünde, üstünde görmektedir. Örgüt mensuplarına göre söylediklerine aykırı hareket etme, onları değiştirme, her türlü yasağı kaldırma, yepyeni bir yasak getirme yetkisini haiz ve daha da önemlisi dini hükümleri değiştirebilen bir otorite, insanüstü bir varlık olarak kabul edilmektedir. Öyle ki, bu insanüstü varlığın yarım bıraktığı yiyecek atığı veya suyu, içeceği bile olağanüstüdür. Örgüt üyeleri onun içtiği çay veya suyun artığını içmek için sıraya girer ve ona kutsiyet atfederler. O, peygamberler, evliyalar ve diğer din büyükleriyle mana aleminde buluşan ve görüşen, onlarla istişare eden bir kimsedir. Ev ve yurtlardaki, dini olduğu söylenen sohbetlerde işlenen önemli temalardan biri budur” denildi.

Kaynak: Akit

 

CEVAP VER