14.5 C
istanbul
Salı, Aralık 12, 2017
Yunanistan 15 temmuz’da kendisine sığınan darbeci subayları iade etmedi.. Sebebi işkence töhmeti...

Yunanistan 15 temmuz’da kendisine sığınan darbeci subayları iade etmedi.. Sebebi işkence töhmeti mi?

1

Yunanistan, 15 Temmuz darbe girişimine katıldıktan sonra, başarısızlığı görünce, helikopterle kaçıp kendisinden sığınma talep eden sekiz subaydan üçü için Türkiye’nin iade talebini reddetti.

Muhtemelen diğer 5 subay için de benzer bir karar verebilir Yunanistan Mahkemesi…

Gerekçenin Türkiye’de o kişilere işkence yapılabileceği ve adil bir yargılama geçirmeyecekleri olduğu anlaşılıyor.

BM İşkence özel raportörü Nils Melzer’in ülkemize gelip cezaevleri ve karakolları gezerek rapor hazırlayacağını haber olarak vermiştik.

Nilsen raporunu hazırladı ve Cuma günü bulgularını açıkladı.

Nils Melzer: BM işkence raportörü
Nils Melzer: BM işkence raportörü

Rapor hiç iç açıcı değil.

Nils Melzer, 15 Temmuz darbe girişiminin hemen ardından Türkiye’de işkence ve kötü muamelenin yaygın bir şekilde uygulandığı izlenimi edindiklerini söyledi.

Melzer, 27 Kasım-2 Aralık tarihleri arasında gerçekleştirdiği temasları süresince Ankara, İstanbul, Diyarbakır ve Şanlıurfa’ya gitti. Ankara’da Adalet, Dışişleri ve İçişleri bakanlıkları yetkilileriyle görüşen, Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay’da da temaslarda bulunan Melzer, İstanbul Adli Tıp Kurumu yetkilileri, insan hakları örgütleri temsilcileriyle de bir araya geldi. Melzer, Sincan F tipi cezaevi ile Kadın Ceza İnfaz Kurumu’nu, Diyarbakır D ve E tipi cezaevlerini, İstanbul Silivri cezaevini, Şanlıurfa ve İstanbul’daki polis karakollarını da ziyaret etti, tutuklularla da görüştü.

Türkiye’nin 90’lı yıllar sonrasında işkenceye karşı sıfır tolerans politikasını tutarlıkla uyguladığını hatırlatan Melzer, bu politikanın 15 Temmuz darbe girişimi ve arkasından yürürlüğe giren OHAL uygulamasıyla zayıfladığını tespit ettiklerini anlattı.

15 Temmuz’un hemen ardından ‘toplumda genel bir korku ve güvensizlik hissiyatı’ oluştuğunu, işkence ve kötü muamele iddialarının araştırılamadığını belirten Melzer, “Gözaltı süresini yargı denetimi olmadan 30 güne çıkaran ve 5 güne kadar avukatı ile görüşmesine izin vermeyen kanun hükmünde kararnameler endişe verici. Avukata ve yargı denetimine hızlı bir şekilde erişim; işkence ve kötü muamelenin ortaya çıkmasına katkı yapacak bir ortamın gerçekleşmesinin önlenmesi açısından vazgeçilmezdir” diye konuştu.

Melzer, ilk günlerdeki keyfi uygulamalar ve karmaşanın ardından kolluk kuvvetlerinin daha dikkatli davrandığını anlatırken, tutuklu ve hükümlülerle yaptıkları görüşmelerde ‘derin ve uzun süreli bir travmaya’ tanık olduklarını vurguladı.

Tutuklu, avukat ve sivil toplum kuruluşu yetkililerinin ifadelerine atıfta bulunan Melzer, “İşkence ve kötü muamele 15 Temmuz sonrası günlerde ve haftalarda, özellikle de yakalama sırasında, polis veya jandarma nezarethanelerinde yaygın olarak uygulanmış gibi görünüyor” diye konuştu. Cezaevlerinin kapasitelerinin yüzde 125 ve 200 oranında üstünde dolu olduğunu da raporuna geçirdiği söyledi.

 

Melzer’in açıklamaları dünyanın çeşitli gazeteleri, radyoları ve televizyonlarında yayınlandı.

İngiliz BBC de 15 temmuz ve işkence konulu bir haberle bu yoldaki haberlere görüntülü katkıda bulundu.

Elbette kızıyoruz bu yaptıklarına, ama Yunanistan Mahkemesi muhtemelen Melzer raporu ve BBC haberi üzerine kararını verdi.
Yapılması gereken, başka ülkelere bu gerekçeyi kullanma imkânı veren uygulamaları tersine çevirmek ve bunu BM aracılığıyla dünyaya duyurmak..

1 YORUM

CEVAP VER