Adalet bakanlığı müdahale etmeseymiş.. FETÖ.. CB Abdullah Gül’e şantaj yapacakmış.. Elif Çakır yazdı..

0

Her gün yeni bir habere uyanıyoruz. Bugün de ‘FETÖ’ adı verilen yapının zamanında 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e şantaj hazırlığına girdiğine dair bir ifşaatla güne başladık.

Adalet Bakanlığı’nda kritik bir dönemde müteşarlık ve bir dönem de HSYK üyeliği yapmış olan Birol Erdem, geçtiğimiz hafta Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na ‘tanık’ olarak 76 sayfalık ifade vermiş..

Karar gazetesinden Elif Çakır, hem o ifadeyi okumuş, hem de Ankara’da Birol Erdem’le görüşmüş…

Birol Erdem’in anlattığı biçimiyle ağzımızı açık bırakan ‘şantaj’ hazırlığını dikkatle okumakta yarar var:

“FETÖ’nün şantaj yapacağı devlet büyüğümüz 11. Cumhurbaşkanı Sayın Abdullah Gül’dü. Hadise şöyle: 2013 yılı şubat ya da mart ayı olmalı. Hakimevi’nde çalışıyordum. Cumhurbaşkanlığı genel sekreter yardımcısı Emin Kuz aradı: ‘Acil bir konu var görüşmemiz gerekiyor’ dedi.

“Emin Bey’le Hakim Evi’nde buluştuk. Mevzuyu sordum. Emin Bey, ‘Bu cemaat mensupları Sayın Cumhurbaşkanımıza yönelik çok ahlaksızca bir girişim içerisindeler. Konuyla bir ilgilenin’ dedi ve elindeki tutanakları, evrakları gösterdi.

“Hadise şu: Bolu İzzet Baysal Üniversitesi’nde araştırma görevlisi ya da yardımcı doçent olarak çalışan bir şahıs aynı zamanda YÖK’te Üniversitelerarası Kurul’da da görevliymiş. Bu şahıs YÖK’ün arşivine giriyor. Sayın Cumhurbaşkanı’nın doçentlik tezinin intihal olduğuna dair YÖK’e bir şikayet mektubu yazılmış. Ve bu şikayet dilekçesi üzerine bir inceleme dosyası hazırlanmış. Ancak YÖK incelemiş, asılsız olduğunu görünce dosyayı kapatmış ve kaldırmış.

“Bu şahıs arşive giriyor ve YÖK’teki şikayete ilişkin inceleme dosyasının fotokopisini çekmeye çalışıyor. (Durum) Arşiv görevlisinin dikkatini çekiyor ve YÖK Başkanı’nı arayıp durumu bildiriyor. YÖK Başkanı olay mahaline geliyor ve şahsa ‘Ne yapıyorsun, buraya nasıl girdin, ne arıyorsun?’ gibi sorular soruyor ve ‘Derhal yazılı savunmanı yaz getir’ diyor. Şahıs savunma yerine ‘Kurumdaki görevimden istifa ediyorum’ diye iki satırlık bir dilekçe yazıp kurumdan çıkıyor. YÖK Başkanı şahıs hakkında tutanak tutuyor.

“Ancak bir buçuk saat sonra, bu şahıs, bu kez yanında Ankara Emniyeti’nden polislerle ve elinde Ankara Cumhuriyet Savcısı Murat Demir’in yazılı talimatıyla geliyor. Güya ‘YÖK’te 28 Şubat sürecine ilişkin belgelerin imha edileceği ihbarı olmuş, dolayısıyla bu belgelerin yerinin gösterilmesi ve muhafaza altına alınması’ gerekiyormuş ve savcılık YÖK’te suç üstü yakalanınca YÖK’ten istifa eden müstafi şüpheliyi de ‘gözetmen ve bilirkişi’ tayin etmiş!!

“Kumpasa ve tezgaha bakar mısınız? Anında, bir buçuk saat içerisinde olayı kamufle edecek başka bir senaryo yazılıyor, talimat yazısı çıkıyor, Emniyet’ten polisler görevlendiriliyor!

“Emin Kuz’dan tutanak ve belgeleri aldım. En kısa sürede Murat Demir’in görev yerini değiştirdik. Ve Ankara Cumhuriyet Başsavcısı’nın da içinde olduğu bu hadiseyi HSYK Kurulu’na taşıdım. Kıyametler koptu. Ne hükümet ajanlığım kaldı, ne hükümet ajanı olarak buna yetkimin olmadığının itirazları!

“Direndim ve kararımdan vazgeçmediğimi söyleyince HSYK 1. Daire’deki bu yapıya mensup üyeler rapor aldılar,  bir hafta boyunca kararname toplantısı yapılmasını engellediler. Toplantıyı kilitlediler. Mayıs ayında Başsavcı’yı görevden aldık.

“Giderek büyüyen tehlikeye ön almak için Yargıtay ve Danıştay’da bu yapının bir tomografisini çıkartıp ‘Yargıtay Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’ için kolları sıvadık. Zaten dananın kuyruğunu kopartan da bu oldu. Onlar da savaş kararını vermiş oldular!”

Cumhurbaşkanına şantaj ha!

Kim engellemiş bunları: Cumhurbaşkanı Gül genel sekreter yardımcısını bakan Sadullah Engin’e ve müsteşarı Birok Erdem’e göndermiş.. Erdem derhal olaya el koymuş ve kurulmuş tezgâh içerisinde bulunanların yerlerinden uzaklaştırılmasını sağlamış..

Ne zaman olmuş bu? 2013 yılının başlarında..

Böyle bir yapılanmanın farkına önce Çankaya varmış besbelli.

Kaynak: Karar

CEVAP VER