Bugünkü (10 Aralık 2016) FETÖ haberleri

0

58İstanbul’da operasyon! Gözaltı listesinde işadamları da var

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması’na (FETÖ/PDY) “himmet” adı altında finansal destek sağladıkları iddia edilen ve aralarında iş adamlarının da bulunduğu 55 kişi hakkında gözaltı kararı çıkarıldı.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, sabahsaatlerinde 85 ekiple 57 adrese eş zamanlı operasyon düzenledi.

Operasyon kapsamında aramaların devam ettiği ve bazı şüphelilerin gözaltına alındığı öğrenildi.

‘ByLock’ ve ‘Kakao’ gibi şifreli mesajlaşma programlarını kullanan şüphelilerden 9’unun yurt dışında olduğu belirlendi.

Hava kontrolörlerinin yardımıyla paraları kaçırdılar iddiası

Hakkında gözaltı kararı verilen iş adamları Hakan G, Abdullah Yıldırım D, Ferhat E, Gürkan Z. ve Saffet Ö’nün 10 Temmuz 2014’te Atatürk Havalimanından 48 kilogram ağırlığındaki 5 bavulla Tanzanya’ya çıkış yaptıkları, 14 Temmuz 2014’te 18 kilogramlık 1 çanta ile dönüş yaptıkları ileri sürüldü.

Ayrıca, şüphelilerin söz konusu tarihin öncesi ve sonrasında Tanzanya, Uganda ve Kazakistan gibi farklı ülkelere yoğun şekilde seyahatte bulunduğu belirlendi.

Şüphelilerin, iş adamlarından “himmet” adı altında topladıkları paraları önce hesaplarına yatırıp uygun tarihlerde nakit çekim veya kiralık kasa yöntemiyle yurt dışına kaçırdıkları MASAK raporlarına yansıdı.

Örgüt adına toplanan paraların, Atatürk ve Sabiha Gökçen havalimanlarındaki bazı hava trafik kontrolörleriyle şifreli mesajlaşma programları üzerinden irtibat kuran ve bu kontrolörlerin yardımıyla bavullardaki paraları yokmuş gibi gösterten iş adamları tarafından Afrika ve Asya ülkelerine kaçırıldığı kaydedildi.

Kaynak: Hürriyet

57 Kozmik Oda savcısından iddialar: Gizli belgeleri o getiriyordu

 

‘Kozmik Oda’, ‘28 Şubat’ gibi kritik soruşturmaları yapan ve FETÖoperasyonunda tutuklanan eski savcı Mustafa Bilgili iki soruşturmayla ilgili dikkat çekici iddialarda bulundu. Kozmik Oda’da aramanın, dönemin Başbakanı Tayyip Erdoğan’ın ‘uygun olacağını söylemesi’ üzerine yapıldığını ileri süren Mustafa Bilgili, Muharrem Köse’nin (adli müşavir) çok gizli belgeleri kendisine teslim ettiğini öne sürdü. Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Harun Kodalak ve Başsavcıvekili Hakan Pektaş koordinesinde FETÖ’ye yönelik yürütülen soruşturmada eski savcı Bilgili, 3 gün süren sorgusunda özetle şunları söyledi:

ARAMA KARARI NASIL ALINDI
“BU dosyayla ilgili Başsavcı Hüseyin Poyrazoğlu o dönemdeki Adalet Bakanı Sadullah Ergin, Başbakan Tayyip Erdoğan, Kara Kuvvetleri Komutanı ve yetkili askeri şahıslar görüşmüş, görüşmeler neticesinde dönemin Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ o dönemki Başbakan Erdoğan ile görüşmüş. Başbakan’ın arama yapılmasının uygun olacağını söylemesi üzerine Genelkurmay Başkanı, Seferberlik Bölge Başkanlığı’nda arama yapılması için alt komutanlıklara talimat vermiş.

İSTİHBARAT TOPLUYORLARDI
Dosyanın bana tevzisinden sonra şüphelilerin işyerlerinde ve adreslerinde arama yapılmasının uygun olacağı başsavcı ve başsavcıvekili tarafından söylendi. Arama sırasında bazı harddisklerin sökülmüş olduğunu tespit ettik. Dosyadaki bilgi ve belgelerden tespit ettiğimiz 8 şüphelinin o tarihteki cumhurbaşkanı, başbakan, meclis başkanı, bakanlar ve büyükşehir belediye başkanını takip edip, izleyip istihbarat topladıkları kanaatine ulaştım. Bu arama 20-25 gün sürdü.

ÖZEL-ERDOĞAN GÖRÜŞMESİ
İlker Başbuğ’dan sonra Genelkurmay Başkanı olan Özel Paşa (Necdet Özel) döneminde, Seferberlik Bölge Başkanlığı’nda haklarında işlem yürüttüğümüz personelin hükümeti izleyip, takip edip, istihbarat topladığı konusunda kanaat gelmesi üzerine Genelkurmay Başkanı, o dönemki Başbakan Tayyip Erdoğan ile görüşüyor ve sonrasında Seferberlik Bölge Başkanlığı ile üst amir konumundaki Tetkik Kurulu Başkanlığı’nın kapatılmasına, personel değiştirip görev tanımlanmasının yeniden yapılandırılmasına, savunma, plan ve projelerinin yeniden düzenlenmesine karar veriliyor. Ve Seferberlik Bölge Başkanlığı kapatılıyor. Bunu bana bizzat Adalet Bakanı Sadullah Ergin söylemişti. Ayrıca Genelkurmay Başkanlığı’ndan da dosyamıza bu iki kurulun kapatıldığına dair resmi yazı geldi.

Karar doğrultusunda ben katibimle birlikte doğrudan Seferberlik Bölge Başkanlığı’ndaki mühürlü odaya gittim. Dijital bütün malzemeyi oradaki askeri personele tutanakla teslim ettim. Ancak Seferberlik Bölge Başkanlığı’na ait harddisk’in ne yapılacağı konusunda Genelkurmay’da tereddüt oluşmuş, bu konu Özel Paşa ile Erdoğan arasında görüşülmüş. Seferberlik Bölge Başkanlığı’nın kapatılması sebebiyle harddisk’in devlet sırrı niteliğini kaybettiği de değerlendirilerek harddisk’in incelenmek üzere Cumhuriyet savcılığına gönderilmesinin uygun olacağı değerlendirilmiş. Bu husus bizzat Adalet Bakanı Sadullah Ergin tarafından bana aktarıldı. Bir yazı ile Genelkurmay’dan harddisk’in istenilmesinin uygun olacağı söylendi. Harddisk’i resmi olarak istedim. Harddisk’i savcılığımıza bizzat teslim ettiler. İmajını aldığım bir harddisk’i bilirkişilere verdim. Bir adet daha imaj alarak onu da ilerde getirilecek bilirkişilere verdiğim harddisk’le karşılaştırabilmek için yedek olarak elimde tuttum.

HARDDİSK’İ İMHA ETTİM
Genelkurmay’ın gönderdiği harddisk’i adli emanete aldım. Ancak bilirkişilerden inceleme sonucu gelmeden TMK 10 kapatıldı. Dosya da benden alındı. Kontrol edebilmek için fazladan çıkarttığım harddisk’i de başka kimsenin eline geçmemesi için imha ettim.

28 ŞUBAT SORUŞTURMASI
28 Şubat soruşturması dosyası ile ilgili soruşturmayı yürüttüğüm sırada Genelkurmay Başkanlığı’na dosyamızdan yazdığımız resmi talep yazılarımızla gitmiştim. Genelkurmay 2. Başkanı Hulusi Akar’ı ziyaret edip niçin ziyarete geldiğimizi anlattım. O da bir subay çağırdı. Gelen şahıs Muharrem Köse’ydi (Adli Müşavir). Köse, çok gizli belgeleri de kendisi bizzat getirip bana teslim ediyordu. Genelkurmay belgelerini zaman zaman gizli olması sebebiyle kurye aracılığıyla gönderiyordu.”

SOYADI ATAMAN OLAN BİR KORGENERAL
28 Şubat soruşturma dosyasında biz Genelkurmay’dan soyadı Ataman olan bir korgeneralle ilgili bilgi ve belge istemiştik. Bir hafta sonu Ataman soyadlı bu korgeneralin ifadesini aldık. Bu şahsın adliyeye getirilip götürülmesi konusunda da Muharrem Köse (adli müşavir) aracı oldu. Şahıs, ifadesi alındıktan sonra serbest bırakıldı. Bu şahsın adı hazırladığım 28 Şubat iddianamesinde de geçiyordu. Muharrem Köse bu hususu Özel Paşa’ya iletmiş, Özel Paşa da Başbakan Tayyip Erdoğan ile yeniden görüşmüş. Beni Bakan Sadullah Ergin yeniden çağırdı. ‘Hükümetle askerarasında sıkıntı çıkabilir, adının iddianameden çıkarılması bu aşamada uygun olur’ dedi. Bu şahsın adını hazırladığımız iddianameden çıkarttık. Hakkında hâlâ tahkikat devam etmektedir.

Kaynak: Hürriyet

56Papaz FETÖ’den tutuklandı

PROTESTAN cemaatine ait İzmir Diriliş Kilisesi Pastörü Andrew Craig Brunson, bir tanığın ifadesi doğrultusunda FETÖ üyeliği iddiasıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi.
İzmir Göç İdaresi Müdürlüğü’nün 28 Eylül’deki yazısına göre, Pastör Andrew Craig Brunson ve eşi Norine Lyn Brunson’un ‘G-82 (Milli Güvenliğimiz Aleyhine Faaliyet tahdit) kodu’ kapsamına alındığı belirtilerek, ‘ülkemizden çıkışlarının yaptırılması’ istendi.

Yazı üzerine İzmir Emniyeti, 20 yıldır Türkiye’de yaşayan Brunson çiftinin kaldığı Mimar Sinan Mahallesi’ndeki eve gitti. Evde kimseyi bulamayan polis, kapıya çağrı kâğıdı bıraktı. 7 Ekim’de polis merkezine giden çift, sınır dışı edilmek üzere Göç İdaresi’ne teslim edildi.

Brunson çiftinin misyonerlik yaptığı, bir şemada isimlerinin yer aldığı ve yurtdışından kendilerine kaynak aktarıldığı öne sürüldü. Eşi Norine serbest bırakılırken, bir aydır Göç İdaresi’ne bağlı gözetim merkezinde tutulan Brunson, dün çıkarıldığı mahkemede FETÖ üyeliği iddiasıyla tutuklandı. Brunson hakkında bir gizli tanığın ifade verdiği öğrenildi.

Andrew Craig Brunson, 11 Nisan 2011’de kilise avlusunda arkadaşıyla sohbet ederken, Manisalı Mehmet Ali Eren’in silahlı saldırısına maruz kalmıştı. Saldırgan olay sırasında “Vatan hainleri, Manisa’daki kiliseyi bombalayacağız. Bunun hesabını El Kaide soracak” diye bağırmıştı.

Kaynak: Hürriyet

55NATO komutanına FETÖ telefonu

GENELKURMAY Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, Avrupa Müttefik Kuvvetler Komutanı Orgeneral Curtis Michael Scaparrotti’yle darbe girişimine yönelik açıklamalarıyla ilgili olarak telefonda görüştü.
Genelkurmay’dan yapılan yazılı açıklamada, görüşmede Orgeneral Akar, FETÖ darbe girişimi ile ilgili gerçekleri ve bilinen görüşleri bir kez daha Scaparrotti’ye ilettiği belirtildi.

Orgeneral Akar’ın, NATO’da FETÖ’cü oldukları tespit edilen personelin yerine atanacak askerlerin de ciddi şekilde araştırıldıklarını, yeteneklerinin yeterli olup olmadığının belirlendiğini Scaparrotti’ye anlattığı kaydedildi.

Scaparrotti TSK’daki görevden almalardan rahatsız olduğunu ve NATO ittifakını zayıflatabileceğini ifade etmişti.

Kaynak: Hürriyet

54Dört şirkete kayyum atandı

MUĞLA’nın Fethiye İlçesi’nde Fethullahçı Terör Örgütü / Paralel Devlet Yapılanması’na (FETÖ/PDY) yönelik yürütülen soruşturma kapsamında dört şirkete kayyum atandı.
Fethiye’de faaliyet gösteren Yiğit İnşaat, Sancarlar Mobilya ve Akaryakıt, Çobanlar Anonim Şirketi ile Saraçoğlu Şirketi’ne Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından yönetim organlarının tüm yetkilerini kullanmak üzere kayyum atandı.

Kayyum atanan şirketlerin yöneticilerinden bazılarının FETÖ/PDY’ye maddi yardım yaptıkları gerekçesiyle halen Seydikemer Eşen T Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunduğu bildirildi.

Kaynak: Hürriyet

53Kamu çalışanlarına FETÖ operasyonunda 7 tutuklama

Tolga YANIK/KONYA, (DHA)- KONYA’da, Fethullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) soruşturması kapsamında, örgütün haberleşme programı ‘ByLock’u kullandıkları iddiasıyla gözaltına alınan 17 kamu görevlisinden 7’si tutuklandı, 10 şüpheli de serbest bırakıldı.
Konya Cumhuriyet Başsavcılığı, 15 Temmuz darbe girişimi ardından FETÖ/PDY’ye yönelik soruşturma başlattı. Soruşturma kapsamında Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü’nden 2, İl Müftülüğü’nden 16, AFAD’tan 2 ve Konya Valiliği’nden 1 kişi olmak üzere 21 kişi hakkında yakalama kararı çıkartıldı. Pazartesi sabahı eş zamanlı düzenlenen operasyonda aralarında kadınlarında bulunduğu 17 kişi gözaltına alındı. Şüphelilerin örgütün haberleşme programı olan ‘ByLock’u kullandıkları ileri sürüldü.
Polisteki işlemleri tamamlanan 17 şüpheli adliyeye sevk edildi. Şüphelilerden 7’si çırakıldığı mahkemece tutuklanırken, 7’si adli kontrol kararı olmak üzere 10 şüpheli serbest bırakıldı.

Kaynak: Hürriyet

52Darbe Girişimini Araştırma Komisyonu, Atatürk Havalimanı’nda o akşam çalışan personeli dinledi

FETÖ/PDY Darbe Girişimini Araştırma Komisyonu başkanı ve üyeleri Atatürk Havaliman’na gelerek o akşam görevde olan personeli dinledi. TBMM 15 Temmuz ve FETÖ/PDY Darbe Girişimini Araştırma Komisyonu üyeleri Atatürk Havalimanı’nda incelemelerde bulundu. Darbe Komisyonu üyeleri 15 Temmuz gecesi Atatürk Havalimanı uçuş kulesi, apron ve terminallerde yaşananları görevde olan Vali Yardımcısı Mehmet Ali Ulutaş, Atatürk Havalimanı Emniyet Müdürü Emre Erdoğan, kule yetkilileri, özel harekat polis amiri, dış hatlar amiri ve bazı görevli memurlarını dinledi.

İL EMNİYET MÜDÜRÜ ÇALIŞKAN TALİMATI TELEFONLA VERDİ

15 Temmuz gecesi Atatürk Havalimanı’nda darbeci askerlere yapılan operasyonla ilgili komisyon başkanı ve üyelerine açıklamalarda bulunan Atatürk Havalimanı Emniyet Şube Müdürü Emre Erdoğan, “6 asker şahsın kuleyi az önce girdiğiniz bu alana girdiğiniz kapıyı kilitlediğini ve buradaki faaliyete hakim olduğu bilgisinden sonra biz havalimanı farklı yerlerinden buraya intikal ettik. Bu sırada buraya gelen özel harekat personelimiz vardı. Her hangi bir operasyon talimatı alınmamıştı. Sayın Müdürümüz Mustafa Çalışkan telefonla beni bizzat arayarak durumu sordu ve konuya hakim olduğumuzu kapının kilitli olduğunu ve müzakere yaptığımızı arz ettim kendisine. Teslim olun dışarıda zaten askerlerin bulunduğu alanlarda hâkimiyeti kırılmıştı. Kırılmanın ardından son nokta burasıydı. Özel harekâtçılarımız talimat bekliyordu. Biz teslim olun mahiyetinde telkinlerde bulunduk. 15-20 dakika sonra İl Emniyet Müdürümüz telefonla beni aradı her ne olursa olsun operasyonu başlatın diye talimat oldu ve özel harekatçı arkadaşlarımız içeriye girdiler. Operasyon 2.15’de sayın müdürümüzün talimatı alınır alınmaz. Özel harekâtçı arkadaşlarımız kapının önünde bir talimat bekliyorlardı. Müdürlerinden de bir talimat almış olabilirler ve bende arkadaşlar giriyoruz diye bir talimat verdim ve özel harekât polislerimiz iki dakika içinde askerleri ele geçirdik.

DOST OLMAYAN UÇAKLAR OLDUĞUNU SÖYLEDİM

Atatürk Havalimanı Mülki İdare Amiri Mehmet Ali Ulutaş, “Darbe girişiminin ardından kısa sürede Atatürk Havalimanı’na geldim. Yaralılar vardı. O sırada Cumhurbaşkanımız Atatürk Havalimanı’na indi ve yanına gittim kendimi tanıttım ve bana dedi ki ’28 Haziran’da terör saldırısında nasıl kısa sürede burayı çalıştırdıysanız hemen hizmete açın’ dedi ve yaralı vatandaşların yanına gitti onların başını okşadı ve bir şeyler söyledi. Ondan sonra konukevinin odasında dost olmayan uçakların olduğun söyledim bir süre sonra helikopterler üzerimizden geçiyordu” dedi.

SİLAHLARI CUMHURBAŞKANIMIZIN BULUNDUĞU ODAYA ÇEVRİLİYDİ

Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) Genel Müdür Yardımcısı Celal Özuğur darbe gecesi çekilen görüntüleri komisyon üyelerine teslim etti. Darbe gecesi evden yürüyerek havalimanına geldiğini belirten Özuğur, “ İnsanlarla beraber yürüyerek havalimanı girişinde tanklar yolu kapatmıştı. Kuleye geldim sayın valim buradaydı içeri kabalalıktı. Cumhurbaşkanımızın inişine yakın bir zamandı insanlar burayı terk etmek istemiyordu. Cumhurbaşkanımızı alıp içeri girdiğimizde salona aldık ailesi başka salona geçtiler. O an dost olmayan helikopter üzerimizde belirleyince Cumhurbaşkanımızın odayı değiştirmesi için ikna ettik. Kuledeki Enver arkadaşımızla konuştu ve ‘Niye indirmiyorsunuz’ dedi. Enver de tanımsız hiçbir cevap vermiyor ve silahlı dedi. O zaman Cumhurbaşkanımızın ailesiyle diğer odaya geçtik yan odaya geçtik, camdan hepsini görüyorduk. Silahları da tam cumhurbaşkanının bulunduğu odaya çevriliydi. Cumhurbaşkanımız havalimanındaki operasyonu bizzat telefonumdan yönetti”

CUMHURBAŞKANI UÇAKTAN İNDİ ÜZERİMİZDEN F16 GEÇTİ

DHMİ Atatürk Havalimanı Baş Müdürü Şenol Albayrak ise, “Atatürk Havalimanı başmüdürü pistler tamamen karanlıktı. Valinin talimatıyla ışıkları açtırdık mümkün olan en uygun piste ve aprona uçağın park etmesini sağladık. Etraf on binlerce insan vardı. Oranında en emniyetli olanları düşündük. En sakin olan yere indirdik ve Cumhurbaşkanımız uçaktan iner inmez üzerimizden F16 uçağı geçti.

SAAT 23.35 8 ASKER KULEYE GELDİ

Darbe gecesi Atatürk Havalimanı Hava Trafik Kontrol Kulesi gece sorumlusu olan Enver Yavuz, darbeci askerlerin kuleyi ele geçirmelerini ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın o gece Atatürk Havalimanı’na gelişine kadar yaşanılanlar hakkında önemli açıklamalarda bulundu. O gece D ekip şefi olduğunu söyleyen Yavuz, “Niçin burayı ele geçirmeye çalıştılar. Havalimanında tüm operasyonun yapıldığı yer burası. Burası ele geçirilirse bütün operasyon yani iniş ve kalkışlar ister istemez her şekilde duracaktır. O gece 23.35 de kuleye 2 polis ve 7 ila 8 kadar asker geldi. Göreve el koyduklarını söylediler. Yaklaşık 15 dakika sonra kalkışları durdurmamızı söylediler. Kuleye geldiklerinde bize ülkemizin huzuru ve selameti için ordu göreve el koymuştur. Göreviniz şuandan itibaren bitmiştir, görevi biz devraldık dediler. Daha sonra tabi ben olayları ben yetkili amirlerime ilettim. 15 dakika sonra askeri personelin bir kısmı aşağıya indi. Bir Albay vardı, o gitti yerine bir Binbaşı geldi ve hiç ayrılmadı kuleden. Yaklaşık 6 asker burada kontrol kulesinde kaldı. Daha sonra kalkışları tamamen kestiler. Saat 01,30 da polisler de aşağıya indiler. Kulenin giriş kapısının önünde toplandılar askerlerde. Biz operasyon bölgesinde kaldık. Polis kapıya geldiğinde yüksek sesle pazarlıklar başladı. Polis teslim olmaları için onları ikna etmeye çalışıyorlardı. O sırada 3 el ateş edildi. Aşağıda giriş kapısının orada 3 el silah sesi duyduk biz. Sanıyorum askerler, polislerin içeri girmemesi için ateş açtılar. Yaklaşık 15-20 dakika daha konuşmalar sürdü. Daha sonrasında polis içeri girdi. Askerler silahlarını teslim ettiö dedi.

HELİKOPTERLE İRTİBAT KURAMAYINCA, DARBECİ ASKERLER OLDUĞUNU ANLADIK

Kuledeki askerlerin ellerindeki silahların alınmasının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Atatürk Havalimanı’na geldiğini ve o sırada askeri meydandan helikopterlerin havalandığının altını çizen Yavuz, “Sayın Cumhurbaşkanımız devlet konukevi önündeydi. Orada açıklama yaptığı sırada askeri helikopterler meydanın üzerinde devlet konukevi üzerinde uçuş yaptılar. Bizimle konuşması gerekiyordu bu helikopterlerin ancak hiçbir şekilde cevap vermeyince helikopterlerin de darbe girişiminde bulunan askerlerin elinde olduğunu anladık. Sabaha karşı 03.20’de helikopterler sürekli uçuyordu. Daha sonra jetler geldi. Düşük irtifada ses hızına çıkarak ses patlamaları meydana getirdiler. Kuledeki askerler daha sonra dışarıda bekleyen halk tarafından linç edilmemesi için polis askerlere tişört giydirerek kuleden çıkardı. Polislerimiz darbeci askerlere hiçbir şekilde şiddet uygulamadıö şeklinde konuştu.

KULEDE ASKERLER VARKEN, BAŞMÜDÜR ARADI

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 15 Temmuz gecesi Atatürk Havalimanı’na gelişini de anlatan Hava Trafik Memuru Enver Yavuz şunları söyledi: “Kuleyi askerlerle polisler arasında konuşmalar sürerken başmüdürümüz beni aradı ve Cumhurbaşkanımızın buraya geleceğini söyledi. Fakat durum müsait değildi ve 10 dakika içerisinde polisler kuleye girip askerleri kontrol altına aldı. Burası güvenli hale geldi. Fakat apron tarafı dediğimiz pist tarafında vatandaşlar vardı. İnsanlar da bilinçsiz bir şekilde olduğu için aynı tehlikeyi onlar da yaratabilirdi. Bu şekilde biraz Cumhurbaşkanımızın uçağı bekledi. Halk tamamen pistten ve apronlardan uzaklaştırıldıktan sonra emniyete alındı pistler ve Cumhurbaşkanımızın uçağı bu şekilde indi.

Kaynak: Hürriyet

51Nazilli eski ilçe emniyet müdürü FETÖ’den tutuklandı

Cem ULUCAN/AYDIN, (DHA) – AYDIN’da Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) soruşturması kapsamında, Nazilli eski İlçe Emniyet Müdürü İlyas Karpınar ve üniversite öğrencisi Merve Utaş tutuklandı.
Aydın Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen FETÖ/PDY soruşturmasında, Aydın İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince gözaltına alınan Nazilli eski İlçe Emniyet Müdürü İlyas Karpınar ve üniversite öğrencisi Merve Utaş bugün adliyeye sevk edildi. Savcılık ifadelerinin ardından mahkemeye çıkarılan ve örgütün kriptolu haberleşme sistemi ‘Bylock’u kullandıkları belirlenen İlyas Karpınar ve Merve Utaş, tutuklandı.
2’nci sınıf Emniyet Müdürü olan İlyas Karpınar, 2012-2014 yılları arasında Nazilli İlçe Emniyet Müdürü olarak görev yaptı. 15 Temmuz darbe girişiminin ardından gözaltına alınıp serbest bırakılan Karpınar, kamu görevinden ihraç edilmişti.

Kaynak: Hürriyet

50Afyonkarahisar’da FETÖ/PDY operasyonu

Onur BAYRAM/AFYONKARAHİSAR, (DHA) – AFYONKARAHİSAR’da FETÖ/PDY’ye yönelik soruşturma kapsamında daha önce açığa alınan 6 rütbeli asker gözaltına alındı.
Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında, İl Jandarma Komutanlığı’nda görevliyken FETÖ/PDY ile bağlantısı olduğu iddiasıyla açığa alınan 9 asker hakkında gözaltı kararı çıkarıldı. İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, yüzbaşı, üsteğmen, teğmen ve astsubay rütbesindeki 6 kişiyi gözaltına aldı. Sağlık kontrolünden geçirilen şüpheliler, emniyete götürüldü.
Operasyon kapsamında hakkında yakalama kararı bulunan 3 askerin ise arandığı belirtildi.
Askerlerin örgütün şifreli haberleşme programı ByLock’u kullandıkları belirtildi.

Kaynak: Hürriyet

49Balıkesir’de FETÖ/PDY’den 434 şüpheli hakkında 38 kamu davası açıldı

BALIKESİR’de Fethullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması’na yönelik (FETÖ/PDY) yürütülen soruşturmalar kapsamında 434 şüpheli hakkında hazırlanan 38 iddianamenin kabul edildiği bildirildi.
Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan yazılı açıklamada, 15 Temmuz’daki darbe teşebbüsü ve FETÖ/PDY ile bağlantılı oldukları değerlendirilen şüpheliler ve örgütün il yapılanmasına yönelik soruşturmalar yürütüldüğü belirtildi. “Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs” ve “silahlı terör örgütüne üye olma” suçlarından askeri birlikler, emniyet, jandarma, adliye, infaz kurumları, Milli Eğitim Bakanlığı ve özel eğitim kurumları, sağlık çalışanları, akademik personel, örgüte finans desteği sağlayan mütevelli heyeti ve sivil yapı unsurları ile bireysel faaliyetleri tespit edilen, aralarında kamu görevlilerinin de bulunduğu 2 bin 167 şüpheli hakkında soruşturma yürütüldüğü aktarılan açıklamada, “Adli soruşturmalar kapsamında suç yeri itibarıyla yetkisizlik kararıyla başka illere gönderilenler hariç olmak üzere, il yargı çevresi içinde 787 kişi tutuklanmış, 917 kişi hakkında adli kontrol kararı verilmiş, 134 kişi savcılık, 36 kişi ise kolluk işlemleri sonrası cumhuriyet savcısının talimatıyla serbest bırakılmış, 112 kişi hakkında yakalama kararı çıkarılmıştır” denildi.
181 kişiye yönelik inceleme ve araştırmaların ise halen devam ettiğinin vurgulandığı açıklamada ayrıca, “Soruşturmalara ilişkin 8 Aralık itibarıyla Cumhuriyet Başsavcılığımızca ‘anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme’ ve/veya ‘silahlı terör örgütüne üye olma’ suçlarından Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesi’ne, 247’si tutuklu, 434 kişi hakkında sunulan iddianameler kabul edilerek 38 kamu davası açılmış ve kovuşturma aşamasına geçilmiştir. Düzenlenen 2 iddianame ise halen anılan mahkemede değerlendirme aşamasındadır” bilgisi verildi.
Açıklamada, haklarında soruşturma açılan hakim, cumhuriyet savcısı ve mülki idare amirlerine ilişkin dosyanın, yetkisizlik kararıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderildiği bilgisine yer verildi.
Hilmi DUYAR / BALIKESİR, (DHA)

Kaynak: Hürriyet

48FETÖ tutuklusunu ziyarete giden avukat kardeşinde cep telefonu

EDİRNE, (DHA) – EDİRNE F Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda FETÖ/PDY’den tutuklu bulunan Z.B.’yi ziyarete giden avukat kardeşi Z.B.’nin üzerinde cep telefonu bulundu.
Edirne F Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda FETÖ’den tutuklu bulunan Z.B.’yi ziyarete önceki gün avukat olan kardeşi Z.B. gitti. Cezaevi görevlilerinin avukat Z.B.’nin X-Ray cihazından geçirdiği kontunun cebinde 1 cep telefonu, telefona ait 1 sim kart ve 1 şarj bloğu ele geçirildi. Ele geçen malzemeler el konularak, avukat hakkında işlem başlatıldı.

Kaynak: Hürriyet

47Fethiye’de 4 şirkete kayyum atandı

MUĞLA’nın Fethiye İlçesi’nde Fethullahçı Terör Örgütü / Paralel Devlet Yapılanması’na (FETÖ/PDY) yönelik yürütülen soruşturma kapsamında dört şirkete kayyum atandı.

Fethiye’de faaliyet gösteren Yiğit İnşaat, Sancarlar Mobilya ve Akaryakıt, Çobanlar Anonim Şirketi ile Saraçoğlu Şirketi’ne Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından yönetim organlarının tüm yetkilerini kullanmak üzere kayyum atandı. Kayyum atanan şirketlerin yöneticilerinden bazılarının FETÖ/PDY’ye maddi yardım yaptıkları gerekçesiyle halen Seydikemer Eşen T Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunduğu bildirildi.

Ergün TOS / FETHİYE (Muğla), (DHA)

Kaynak: Hürriyet

46Kumluca’da FETÖ operasyonu

Ramazan SARIKAYALI/KUMLUCA, (DHA) – ANTALYA’nın Kumluca İlçesi’nde FETÖ/PDY soruşturması kapsamında gözaltına alınan 7 kişi, adliyeye sevk edildi.

FETÖ/PDY soruşturması kapsamında Kumluca İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin yaptığı operasyonda 12 kişi gözaltına alındı. Örgüte mali destek verdikleri iddia edilen şüphelilerden 5’i sorgularının ardından emniyetten serbest bırakılırken, 7 kişi ise önce sağlık kontrolünden geçirildi, ardından adliyeye sevk edildi. Operasyon kapsamında bir şüphelinin ise arandığı kaydedildi.

Kaynak: Hürriyet

45Kocaeli’de ‘ByLock’ operasyonu: 56 gözaltı

İZMİT (Kocaeli), (DHA) – KOCAELİ’de, Fethullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) soruşturması kapsamında ‘ByLock’ kullandıkları tespit edilen 56 kişi gözatına alındı.
Kocaeli Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri FETÖ/PDY soruşturması kapsamında operasyon düzenledi. 75 kişi hakkında gözaltı kararı alındı. Polisin operasyonu ile 56 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanların ‘ByLock’ kullandıkları belirtildi. Gözaltına alınanlar arasında kamu çalışanlarının bulunmadığı öğrenilirken, soruşturma devam ediyor.

Kaynak: Hürriyet

..

44FETÖ’den gözaltına 22 abladan 14’ü adliyede

MANİSA’da Fethullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması’na (FETÖ/PDY) yönelik yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan ve örgütün kadınlara yönelik faaliyetlerini yürüten ‘Abla’lar oldukları ileri sürülen 22 kişiden 14’ü adliyeye sevk edildi.

Manisa Cumhuriyet Başsavcısı Akif Celalettin Şimşek’in yürüttüğü FETÖ/PDY soruşturması kapsamında geçen 25 Kasım’da örgütü ablası olduğu ileri sürülen şüpheliler yönelik Manisa İl Emniyet Müdürlüğü tarafından operasyon düzenlendi. Operasyonda çeşitli sohbet toplantıları düzenleyerek örgüt propagandası yaptığı, himmet topladığı ve örgüt içerisinde evlenecek olan erkeklere eş aradığı iddia edilen

22 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınan şüphelilerden H.Ş., K.K., F.K., H.H., A.Ç., Ş.B., N.H., E.B., N.E.Y., F.T., E.G., G.Y., M.Y. ve İ.N. bugün öğle saatlerinde adliyeye sevk edildi. Diğer 8 şüphelinin ise polisteki işlemlerinin sürdüğü bildirildi.

İlker KILIÇASLAN / MANİSA, (DHA)

Kaynak: Hürriyet

..

43“Futbolda Şike Kumpası” iddianamesi kabul edildi

Ümit TÜRK/İSTANBUL,(DHA) –

Fetullahçı Terör Örgütünün (FETÖ) “futbolda şike” soruşturması ve dava sürecinde kumpas kurduğu iddialarına yönelik İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekili Fuzuli Aydoğdu tarafından hazırlanan iddianame, İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. 434 sayfadan oluşan iddianamede, Fetullah Gülen ve eski polis müdürlerinin de aralarında bulunduğu 15’i tutuklu 108 şüpheli yer alıyor. İlk duruşmanın önümüzdeki aylarda başlayacağı öğrenildi.

85 YILA KADAR HAPİS CEZASI İSTENİYOR

Şüpheliler hakkında, “Kişiler Arasındaki Aleni Olmayan Konuşmaları Kayıt Etmek, Özel Hayata İlişkin Görüntü ve Sesleri İfşa Etmek, Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma, Haberleşmenin Gizliliğini İhlal Etmek, Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Etmek, Resmi Belgede Sahtecilik, İftira, İftira Nedeniyle Mağdurun Gözaltına Alınmasına veya Tutuklanmasına Neden Olma, Silahlı Terör Örgütü Kurma, Yönetme ve Üyelik” suçlarından 5 yıldan 85 yıla kadar değişen oranlarda hapis cezası talep ediliyor.

75 MÜŞTEKİ – 91 MAĞDUR

İddianamede, aralarında Aziz Yıldırım, Serdar Adalı, Tayfur Havutçu, Yılmaz Vural, Emanuel Emenike, Bülent Uygun, Göksel Gümüşdağ, Hikmet Karaman, Deniz Tolga Aytöre, Ümit Karan, Mahmut Özgener, Mustafa Sani Şener, Gökçek Vederson, İbrahim Akın, Mecnun Otyakmaz, Sami Dinç, Sadri Şener, Murat Özaydınlı, İskender Alın, Rıza Çalımbay, Cemil Turhan, İlhan Ekşioğlu ve Şekip Mosturoğlu’nun da bulunduğu, 75 müşteki ve 91 mağdur yer alıyor.

Kaynak: Hürriyet

4223. Ağır Ceza Mahkemesi’nden ‘futbolda şike kumpası’ kararı

23. Ağır Ceza Mahkemesi, futbolda şike kumpas iddianamesi hakkındaki kararını verdi.

1 numaralı şüphelinin Fettullah Gülen olduğu iddianamede, Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, yönetici Şekip Mosturoğlu, Beşiktaş’ın eski yöneticisi Serdal Adalı, Teknik direktörler Rıza Çalımbay, Yılmaz Vural ile futbolcular Emanuel Emenike ve Gökçek Vederson’un da yer aldığı 76 kişi ise mağdur-müşteki olarak yer aldı.

İddianamede, ‘şike kumpası’nın, Fetullah Gülen’in İhsan Kalkavan’a 2011 öncesinde verdiği talimatla başladığı ve Zaman Gazetesi’nde planlandığı, ilk kumpasın da Aziz Yıldırım’a yapılması kararlaştırdığı iddia edildi.

İddianamede, bir numaralı şüpheli FETÖ elebaşı Fetullah Gülen’in yanı sıra eski İstanbul İstihbarat Şube Müdürü Ali Fuat Yılmazer, eski emniyet müdürü Mutlu Ekizoğlu, kapatılan Zaman gazetesinin Genel Yayın Müdürü Ekrem Dumanlı, kapatılan Samanyolu Yayın Grubu’nun Başkanı Hidayet Karaca, eski milletvekili İlhan İşbilen, eski Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürü Mutlu Ekizoğlu, avukatlar Halil İbrahim Koca ve Orhan Erdemli, kapatılan Taraf gazetesinin yazarı Mehmet Baransu, iş adamı İhsan Kalkavan, eski İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürü Nazmi Ardıç, Orhan Erdemli ile Prof. Dr. Suat Yıldırım, kapatılan Fatih Üniversitesi Rektörü Şerif Tekalan, kapatılan Zaman gazetesinin Haber Müdürü Muhammed Fatih Uğur’un da aralarında bulunduğu 15’i tutuklu 108 kişi “şüpheli” olarak yer aldı.

Kabul edilen iddianamede, Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım, eski Beşiktaş yöneticisi Serdar Adalı ve teknik direktör Yılmaz Vural ile birlikte 76 kişinin “müşteki” sıfatıyla bulunuyor. Şüphelilerin “örgüt kurmak veya yönetmek”, “silahlı terör örgüt üyeliği”, “özel hayatın gizliliği”, “usulsüz kayıt altına alma”, “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma”, “resmi belgede sahtecilik”, “iftira” suçlarından cezalandırılması isteniyor.

Kaynak: Hürriyet

41Artvin Garnizon Komutanı Albaya FETÖ gözaltısı

ARTVİN(DHA) – ARTVİN Garnizon Komutanı Albay A.D., FETÖ/PDY soruşturması kapsamında gözaltına alındı.
Bu sabah pholis ekiplerince gözaltına alınan Albay A.D., Artvin Emniyet Müdürlüğü’ne getirildi. Ayrıca polis ekiplerince Garnizon Komutanlığı’nda arama yapıldı. Albay A.D., sağlık kontrolünden geçirildikten sonra Trabzon’a gönderilecek.
Artvin Garnizon Komutanı olarak daha önce görev yapan Kıdemli Albay Uğurcan Gençay da, FETÖ operasyonları kapsamında Temmuz ayında gözaltına alınmış, çıkartıldığı mahkemece tutuklanmıştı.

Kaynak: Hürriyet

40Aksaray merkezli 7 ilde sağlık çalışanlarına FETÖ operasyonu

Hasan BÖLÜKBAŞ/AKSARAY, (DHA)- AKSARAY merkezli 7 ilde Fetullahçı Terör Örgütü/ Paralel Devlet (FEÖT/PDY) yapılanması soruşturmasında sağlık çalışanlarına yönelik operasyonda gözaltına alınan 38 kişiden 8’i kadın 17’si tutuklandı, 21 kişi de adli kontrol kararıyla serbest bırakıldı.
Aksaray Cumhuriyet Savcılığı, darbe girişiminin ardından FETÖ/PDY’ye yönelik soruşturma başlattı. Soruşturma kapsamında geçen 30 Kasım günü Aksaray merkezli 7 ilde sağlık çalışanlarına yönelik operasyon düzenlendi. Operasyonda aralarında doktor, hemşire ve ebelerinde bulunduğu 38 kişi gözaltına alındı. Yapılan sorgulamanın ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden 8’i kadın 17’si tutuklandı, 21’i de adli kontrol kararıyla serbest bırakıldı.

Kaynak: Hürriyet

39İstanbul Üniversitesi’nde FETÖ/PDY operasyonu ;61 gözaltı, 26 kişi aranıyor (2)

Çağatay KENARLI/İSTANBUL,(DHA) İstanbul Kaçakçılıkla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, İstanbul Cumhuriyet Savcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu tarafından yürütülen İstanbul Üniversitesi Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) akademik yapılanmasına yönelik soruşturma kapsamındaki 87 kişiyi yakalamak için 12 ilde operasyon düzenlendi.
İstanbul merkezli Ankara, Antalya, Bursa, Kocaeli, Tekirdağ, Ordu, Uşak, Yalova, Kütahya, Ağrı ve Balıkesir’de 100 adreste yapılan aramalarda hakkında gözaltı kararı bulunan İstanbul Üniversitesi’nde görevli profesör, doçent, yardımcı doçent ve öğretim görevlilerinden oluşan 87 kişiden 61’i yakalandı. 26 kişinin ise yakalanması için çalışmalar devam ediyor.

Kaynak: Hürriyet

38FETÖ’nün ‘Antalya emniyet imamı’ yakalandı (2)

TUTUKLANDI
FETÖ’nün ‘Antalya Emniyet Müdürlüğü imamı’ olduğu öne sürülen A.E.D., polisteki ifadesinin ardından sevk edildiği sulh ceza hakimliği tarafından tutuklandı. A.E.D.’nin polisteki sorgusunda, “Fetullah Gülen terör örgütü lideri değil, ileri gelen uluslararası bir kanaat önderidir” diye ifade verdiği kaydedildi.

Kaynak: Hürriyet

37Elazığ’da FETÖ/PDY operasyonu: 5 gözaltı

ELAZIĞ, (DHA) – ELAZIĞ’da yürütülen FETÖ/PDY soruşturması kapsamında 5 kişi gözaltına alındı.
FETÖ/PDY terör örgütünün lise, üniversite, dersane, özel yurt ve abla, ser rehber, talebe mesulü, il ablası ve il imamlarına yönelik Elazığ ve Erzurum’da düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda, 5 kişi gözaltına alındı. Elazığ Valiliği’nce yapılan yazılı açıklamada, “Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Elazığ İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğümüzce FETÖ/PDY terör örgütüne yönelik yürütülmekte olan soruşturmayla ilgili olarak; ilimizde bulunan lise, üniversite, KYK, dershane, özel yurtlar ve ev yapılanmasında abla, mütevelli, ser rehber, büyük bölge talebe mesulü, il ablası, il imamı belletmen olarak faaliyet göstermiş olan şahıslara yönelik 09.12.2016 günü Elazığ merkezli Erzurum ili de dahil 2 ilde eş zamanlı olarak düzenlenen operasyon neticesinde A.K., S.K., D.K., S.T. ve Z.K. isimli şahıslar yakalanarak gözaltına alınmıştır. Şüpheli şahısların ikametlerinde yapılan aramalarda 13 adet yasaklı yayınlar kapsamında kitap, 6 adet flashbellek, 5 adet telefon, 2 adet CD, 1 dizüstü bilgisayar, ve 1 adet fotoğraf makinası ele geçirilmiştir” denildi.

Kaynak: Hürriyet

36Antalya’da FETÖ’den 1164 kişi tutuklandı

ANTALYA, (DHA) – ANTALYA’da FETÖ/PDY soruşturması kapsamında toplam 3 bin 359 kişi hakkında adli işlem yapıldı, 1164 kişi ise tutuklandı.
Antalya Valiliği’nden yapılan yazılı açıklamada, 15 Temmuz’da FETÖ/PDY’ye mensup bir kısım askerin başlattığı hain darbe teşebbüsü nedeniyle Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ‘anayasayı ihlal’, ‘cebir ve şiddet kullanarak TBMM’yi ortadan kaldırmaya veya TBMM’nin görevlerini kısmen veya tamamen yapmasını engellemeye teşebbüs etmek’, ‘cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ni ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs’, ‘halkı Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ne karşı silahlı isyana tahrik’ suçlarından başlatılan soruşturmaların devam ettiği belirtildi.
Bu kapsamda 77 kişinin gözaltında, 1164 kişinin tutuklandığı, 521 kişinin ise firarda bulunduğu belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:
“954’ü adli kontrol şartıyla olmak üzere 1471 kişi serbest bırakıldı. 547 kamu görevlisi açığa alınırken, 1496 kişinin ise ihraç/iş akdi feshedildi, 21 kişi emekliliğe sevk edilmiş, 240 kamu görevlisi göreve iade edildi. Toplam adli işlem sayısı 3 bin 359, idari işlem sayısı ise 2 bin 304’tür.”

Kaynak: Hürriyet

35Edirne’de FETÖ operasyonu: 6 gözaltı

Engin ÖZMEN/EDİRNE, (DHA)- EDİRNE’de FETÖ/PDY soruşturması kapsamında, aralarında eski Sağlık İl Müdürü H.G.’nin de bulunduğu ve örgütün sohbetlerine katıldıkları öne sürülen 5’i kadın 6 şüpheli, polis ekiplerince gözaltına alındı.
Edirne Emniyet Müdürlüğü, Terörle Mücadele Şubesi ekipleri FETÖ/PDY soruşturması kapsamında örgütün sohbetlerine katıldığı öne sürülen eski Sağlık İl Müdürü H.G. ile öğretmen, ev kadını, iş güvenliği uzmanı olan şüpheliler A.A., F.A., G.T., V.O. ve mimar B.Y. gözaltına alındı. Şüphelilerin evlerinde arama yapılan şüpheliler emniyetteki ifadelerinin ardından adliyeye sevk edildi.

Kaynak: Hürriyet

34FETÖ’nun üniversite ev ağabeyleri adliyeye sevk edildi

Aziz GÜVENER/ADAPAZARI (Sakarya), (DHA) – SAKARYA’da terör örgütü FETÖ’ye yönelik yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 4’ü yabancı uyruklu 10 kişi adliyeye sevk edildi.
Sakarya Cumhuriyet Savcılığı Özel Soruşturma Bürosunca Fethullahçı Terör Örgütü(FETÖ)’ye yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, kent genelinde operasyonlar sürüyor. İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi ekiplerinin bir süre önce düzenlediği operasyonda gözaltına alınan örgüt üniversite ev ağabeyleri ve bölge öğrenci sorumlusu, 4’ü yabancı uyruklu 10 kişinin polisteki sorgusu tamamlandı. Sağlık kontrolünden geçirilen A.K., B.G., M.R, M.Y, S.Z, S.Ç, S.M, S.B, T.Y ve V.U adliyeye sevk edildi.
Savcılık, bir süre önce aralarında ev ağabeyleri ve bölge öğrenci sorumlularının bulunduğu 14 kişi için gözaltı kararı vermiş, bunların 10’u yakalanırken 4 kişi hakkında da arama çalışmaları devam ediyor.

Kaynak: Hürriyet

33Skandal WhatsApp yazışmaları ortaya çıktı!

15 Temmuz darbe girişimi gecesi Gölbaşı Hasvak Devlet Hastanesi’nde büyük bir skandalın yaşandığı ortaya çıktı. Aralarında hastane yöneticilerinin de bulunduğu “Gölbaşı Hasvak Özen Dr.” isimli WhatsApp grubunda yapılan yazışmalarda, Anestezi Uzmanı Dr. Ayfer Aydoğdu Kızılay’ın Meclis bombalanmadan 1 dakika önce “TBMM yıkılması lazım bu gece” şeklinde mesaj paylaştığı ortaya çıktı.
Anestezi Uzmanı Dr. Ayfer Aydoğdu Kızılay, “Gölbaşı Hasvak Özen Dr.” isimli whatsappgrubunda darbe gecesi saat 03.25’de “TBMM yıkılması lazım bu gece” ve saat 03.27’de “TBMM yıkılacak bu gece” şeklinde mesaj paylaştı. Kızılay’ın kin dolu mesajını TBMM’ye 03.24’te atılan ikinci bombadan tam bir dakika sonra paylaşması dikkat çekti.

EŞİ FETÖ’DEN TUTUKLU

Gölbaşı Hasvak Devlet Hastanesi’nde Anestezi Uzmanı olarak çalışan Dr. Ayfer Aydoğdu Kızılay’ın eşi Yargıtay Tetkik Hâkimi Ersin Kızılay’ın FETÖ darbe girişiminden hemen sonra tutuklandığı ve 24 Ağustos’ta çıkarılan KHK ile meslekten atıldığı öğrenildi. Yargıtay Tetkik Hakimi Ersin Kızılay’ın 16 Temmuz’da tutuklanmasının ardından eşi Uzman Dr. Ayfer Aydoğdu Kızılay’ın açığa alındığı fakat 3 Ekim’de yeniden göreve başlatıldığı ortaya çıktı. (SABAH)

Kaynak: Hürriyet

….

32İzmir’de vakıf operasyonu… Aralarında ünlü işadamları da var

Bu sabah İzmir’de başlatılan operasyonda aralarında Rodi Giyim’in firari sahibi Fatih Kazancı ile halen başka bir FETÖ operasyonundan tutuklu bulunan İdil Kolonyaları sahibi Mehmet Timuroğlu’nun da bulunduğu 18 kişi hakkında gözaltı işlemi başlatıldı.
İzmir Cumhuriyet Savcılığı’nın talimatıyla İzmir Emniyeti Mali Şube ekiplerinin düzenlediği operasyonda şu ana kadar 7 kişi yakalandı. Soruşturmanın Fetullah Gülen’in İzmir’de ilk örgütsel faaliyetlerini başlattığı vakıf olarak belirlenen, 1978’de kurulan Akyaka Vakfı bünyesinde bir araya geldikleri tespit edilen işadamlarına yönelik olduğu öğrenildi.

Soruşturma kapsamında; bu vakıf aracılığı ile birçok vakfın ele geçirilip, mülkiyetlerinin yeni kurulan kendi isimlerindeki dernekler aracılığıyla yine bu vakfa aktarıldığı iddia ediliyor.

Akyaka Vakfı aracılığıyla şimdiye kadar bir camiye ait 99 işyerinin ele geçirildiği, 16 ilde 47 mülkiyetin de bu şekilde benzer ele geçirildiği belirtiliyor.

Şüphelilerin son 5 yılda FETÖ’ye 2.5 milyon aktardığı, bazılarının BYLock kullanıcısı olduğu, 17-25 Aralık’tan sonra Bank Asya’yı desteklemek için 8.5 milyon yatırım yaptığı öğrenildi.

Halen cezaevinde bulunan İdil Kolonyoları sahibi Mehmet Timiroğlu’nun savcılık tarafından ifadesi alınacağı belirtildi.

Kaynak: Hürriyet

31FETÖ’ye ait binalar kamuya devrediliyor

MERSİN’in Tarsus İlçesi’nde 15 Temmuz’dan sonra FETÖ/PDY’ye yönelik soruşma kapsamında el konulan binaların İlçe Milli Müdürlüğü’ne devir işlemleri devam ediyor.
İlçe Milli Eğitim Müdürü Mehmet Kalaycı, FETÖ/PDY soruşması kapsamında özel eğitim merkezleri, okul ve birçok pansiyonun katıldığını söyledi. Kalaycı, Türkiyegenelinde olduğu gibi Tarsus’ta da soruşmanın yürütüldüğünü belirterek şu bilgilere verdi:
“İşte o geceden sonra yurt genelinde ve ilçemizde vatan hainlerine yönelik operasyonlar başlatılmış ve bunun sonucunda şer odakları bir bir kapatılmıştı. İlçemizde bu kapsamda Özel Tarsus Akademi KPSS Kursu, Özel Tarsus Sevgi Çiçeği Öğrenci Etüt Eğitim Merkezi, Özel Tarsus Bahar Anaokulu, Özel Yıldırımhan Eğitim Kurumları Bahar İlkokulu, Özel Yıldırımhan Eğitim Kurumları Bahar Ortaokulu, Özel Işık Fem Dershanesi, Özel Fem Akademi Dershanesi, Yemliha Pansiyonu, Sema Pansiyonu, Gül Pansiyonu, Hacı Mehmet Kılıç Pansiyonu ve Hacı Şükran Kılıç Pansiyonu kapatıldı.”
Müdür Kalaycı, kapatılan FETÖ/PDY binalarından Hacı Şükran Kılıç Pansiyonu’nun hazine adına tıpkı diğer FETÖ/PDY binaları gibi tescili yapılarak, Mustafa Kemal Anadolu Lisesi Kız Yurdu olarak hizmete girdiğini sde sözlerine ekledi.

Kaynak: Hürriyet

 

30Adım adım kanlı geceye doğru / Ahmet ŞIK

15 Temmuz darbe girişimi hakkında hazırlanan polis fezlekesine göre darbenin altyapısı için çalışmalar 2016 Ocak ayında başlatıldı. Eldeki verilere göre, 8 Temmuz’da TSK içinde darbenin dumanı çoktan tütmeye başlamıştı.

Türkiye siyasi tarihinin en kanlı kalkışmalarından biri olan 15 Temmuz darbe girişiminin ne zaman planlandığı ve hazırlık sürecine ilişkin kesin bilgiler ortaya çıkmış değil.

Böyle bir kalkışmanın birkaç günde planlanıp organize edilmesi güç. Şu ana kadar medyaya sızdırılan bilgiler ve bazı şüpheli ifadelerinden yola çıkarak tahminlerde bulunmak mümkün.

Ankara Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’nde dijital veri incelemesi, telefon bağlantıları, itirafçılar ve şüpheli ifadelerinden darbe planlamasına dair bir ‘taslak fezleke’ hazırlandı.

OCAK 2016’DA BAŞLADI

Henüz son şekli verilmeyen polis fezlekesine göre, darbenin altyapısı için çalışmalar 2016 Ocak ayında başlatıldı. İddiaya göre darbe talimatı, Fethullah Gülen tarafından, örgütün TSK imamı olduğu öne sürülen ilahiyatçı profesör Adil Öksüz’e iletilmişti. Bu süreçte sürekli yurtdışına gidip gelen Öksüz, darbe ile ilgili planları örgüt lideri ve darbeye katılacak komutan düzeyindeki generallere iletiyordu. Bu hazırlıklar sırasında Öksüz’ün, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) içerisindeki darbeci askerlerle Ankara’da çeşitli tarihlerde ve farklı adreslerdeki evlerde toplantılar yaptığı da iddialar arasındaydı. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada ifade veren “Kuzgun” ve “Şapka” kod isimli gizli tanıkların anlattıklarına göre de darbe planlamaları Ankara’da bir villada yapılmıştı. Gizli tanıklar, “FETÖ/PDY örgütü içerisindeki üst düzey imamlar” olduğunu öne sürdükleri asker ve sivillerin toplantılara katıldığını iddia ediyorlardı. Darbe hazırlıkları haziran – temmuz döneminde hayli yoğunlaşmıştı. Fezleke taslağına göre, Fethullah Gülen’in talimatlarını ileterek askerlerle darbe planlaması yapan Adil Öksüz ve 15 Temmuz gecesi Akıncı Üssü’ndeki askerlere talimatlar verirken görüntüleri ortaya çıkan Kemal Batmaz, darbenin sivil ayağındaki ilk iki isimdi.

Cuntanın askeri lideri

TEM polislerinin tespitlerine göre cuntanın askeri lideri ise darbe gecesi Yıldırım Harekât Planı’nı imzalayarak ülke genelindeki birliklere gönderen Genelkurmay Başkanlığı Personel Plan Yönetim Daire Başkanı Tuğgeneral Mehmet Partigöç’tü. TRT’de silah zoruyla okutulan “Yurtta Sulh Konseyi” bildirisinde de imzası bulunan Partigöç, Genelkurmay Karargâhı’nda darbe gecesine ilişkin dijital veri incelemelerine göre Türkiye genelinde darbenin emir-komutasını elinde tutan askerdi. Kalkışma gecesi talimatları verdiği belirlenen Partigöç’ün, aynı zamanda darbeye katılan komutanlara darbe öncesi görev alacakları yerleri ve emirlerinde çalışacak diğer askerlerin listelerini ilettiği iddiaları da dosyada yer aldı. Sıkıyönetim ilan edilecek illerde kimin komutanlığı yürüteceği listesinin de Partigöç tarafından hazırlanarak ilgili kişilere iletildiği de öne sürüldü.

Polise göre, Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Genel Başkan Yardımcısı Şaban Dişli’nin kardeşi Tümgeneral Mehmet Dişli de darbenin askeri ayağında ikinci sırada gelen kişiydi. Genelkurmay Proje Yönetim Daire Başkanı Dişli’nin kalkışma gecesi görevi ise darbeye karşı koyacak komuta kademesinin derdest edilip darbeye katılımlarının sağlanması için ikna edilmesiydi.

Darbenin dumanı tütüyor

Darbenin hazırlıklarına ne zaman başlandığına ilişkin şu ana kadarki tek bilgi kaynağı bazı şüphelilerin savcılık ifadeleri. Bu ifadelere göre, darbenin Ankara’daki merkezi olan Akıncı Ana Jet Üs Komutanlığı’nda 11 Temmuz’dan sonraki dört gün boyunca her akşam toplantı yapılmıştı. Cuntacıların İstanbul’daki darbe planlama toplantılarının merkezi ise Yeşilköy’deki Hava Harp Okulu binasıydı. Eldeki verilere göre, 8 Temmuz’da TSK içinde darbenin dumanı tütmeye başlamıştı.

ORGENERAL ÖZEL’İ YALANLAYAN BELGE

Eski Genelkurmay Başkanı Necdet Özel, darbe kalkışmasının ardından, ihbarlara rağmen Gülen Cemaati’nin TSK içindeki varlığına yönelik etkili çalışmalar yapmamakla suçlanarak en çok eleştiri yöneltilen isim olmuştu. Suçlamalar için “asılsız” diyen Özel, bütün ihbar ve iddiaların hem adli hem de idari yönden incelendiğini, buna ilişkin belgelerin de Genelkurmay arşivlerinde bulunduğu yanıtını vermişti. Ancak darbe soruşturmasına giren 4 Ocak 2016 tarihli bir belge, Necdet Özel’i yalanlayacaktı.

Darbe girişimi sonrası Genelkurmay Personel Başkanlığı’nda yapılan aramada ele geçirilen belge, istihbarat birimlerinin rapor ve uyarılarına rağmen Cemaat’in TSK içinde örgütlenmeye devam edebildiğini kanıtlıyordu. Belge, “FETÖ bağlantılı personel” denilerek isimleri bildirilen 1774 askerle ilgili Genelkurmay Personel ve İstihbarat başkanlıklarının yaptığı araştırmanın sonuçlarını içeriyordu.

Genelkurmay Başkanı’nın onayına da sunulan belgede, isimleri bildirilen askerlerden 1277’sine yönelik bir bulguya rastlanmadığı, 457’sinin ise detaylı araştırılması gerektiği rapor edilmişti. Darbeden sonra başlatılan soruşturmalarda ise isimleri aylar öncesinden belirlenen ancak görevlerine devam eden 1774 askerden 1668’inin kalkışmaya katıldığı tespit edilecekti. Zaten, bunlarla ilgili “temiz” raporunun altında imzası bulunanlar da darbe şüphelisi olarak tutuklanacaktı.

Darbenin kronolojisi
8 TEMMUZ / ANKARA

Darbenin ilk kez 8 Temmuz’da konuşulmaya başlandığı Yarbay Murat Bolat’ın ifadelerinde yer alıyor. Ankara Güvercinlik’teki Kara Havacılık Alayı’nda Tabur Komutanı olan Yarbay Bolat, kendisini akıllı telefonundan görüntülü olarak arayan Alay Komutan Yardımcısı Yarbay Halil Gül’den darbeyi öğrenmişti. İfadesinde, izinli olduğu 1 – 16 Temmuz tarihleri arasında Alay Komutanı Albay Fevzi Okka ile Yardımcısı Yarbay Gül’ün kendisini arayarak tatilini yarıda kesmesini istediklerini, ancak bunu reddettiğini belirten Bolat, “8 Temmuz günü yaptığım görüntülü konuşmada Gül, eliyle sus işareti yaparak, dudak hareketleri ile ‘durum çok ciddi’ dedi ve bana 9 mm. çapında mermi gösterdi. O zaman ciddi bir şey anlatmaya çalıştığını anladım” dedi.

12 TEMMUZ SAAT 19.00 / İSTANBUL

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianameye göre, Maltepe’deki General Nurettin Baransel Kışlası’nda üç gün boyunca toplantı yapıldı. 2, 13 ve 14 Temmuz’daki toplantılara İstanbul’daki birliklerin katıldığı kamera görüntüleriyle tespit edildi. İddianamede, darbecilerin kullanıdğı “Yurtta Sulh” ismi verilen Whatsapp grubunun da, 12 Temmuz saat 19.00’da başlayıp 14 Temmuz saat 01.30’da sona eren toplantıda oluşturulduğu öne sürüldü. Toplantıya katılanlar arasında, Tuğgeneral Özkan Aydoğdu, Tümgeneral Eyüp Gürler, Kuleli Askeri Lisesi’nin eski komutanı Mürsel Çıkrıkçı ve Kahramanmaraş Garnizon Komutanı Uzay Şahin’in de olduğu yine kamera görüntülerinden tespit edildi.

12 TEMMUZ / ANKARA

Şüpheli ve gizli tanık ifadelerine göre, darbenin Ankara’daki merkezi olan Akıncı Hava Üssü’nde de bir grup darbeci toplantılar yapıyordu. Bu toplantılarda kalkışmada kimin nerede görevlendirileceği, hangi birliklerin kalkışmaya katılacağı, kimlerin gözaltına alınacağı gibi ayrıntılarüzerinde konuşuluyor, giderek daha çok subayın bilgi sahibi olduğu darbenin hazırlıkları hızla sürüyordu. Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alay Komutanlığı’nda görevli Yarbay Ümit Gençer de kalkışmayı üç gün önce öğrenmişti. Hâkimlik ifadesine göre Gençer, 12 Temmuz’da kendisini çağıran Albay Enver Topal’ın, “Bir görev aldık, cuma günü gece 03.00 civarı darbe olacak” demesiyle kalkışmayı öğrenmişti. Yarbay Gençer, 15 Temmuz gecesi 20.30’da, Cumhurbaşkanı Muhafız Alay Komutanı Albay Kutsi Barış’tan da görevini öğrendi: Eline tutuşturulan Genelkurmay imzalı sıkıyönetim emrini içeren darbe bildirisini TRT’de okutacaktı.

14 TEMMUZ / ANKARA

Tuğgeneral Gökhan Şahin Sönmezateş, kalkışmadan bir gün önce, Marmaris timine komuta edenlerden olan Özel Kuvvetler Komutanlığı’ndan (ÖKK) Binbaşı Şükrü Seymen ile Ankara’da bir araya gelmişti. Binbaşı Seymen’in ifadesine göre, kendisi gibi ÖKK’de görevli Albay Osman Kılıç’la buluştuktan sonra adresini hatırlamadığı bir evde Sönmezateş ile bir araya gelmişlerdi. İfadesine göre, Tuğgeneral Sönmezateş, “Sen dahil 12 kişilik tim hazırla. Silahı, teçhizatı, helikopteri ben tedarik edeceğim, TSK emir komuta zinciri içerisinde yönetime el koyacak. İhtiyaç halinde Davut Uçum da helikopterle sizi intikal ettirebilir” talimatı vermişti.

14 TEMMUZ / ANKARA – OSTİM

Aynı gün 19.00’da üç yarbay aralarına katılan Kara Havacılık’tan Binbaşı Okan Kocakurt ile birlikte iki araçla Ankara Ostim’de bir site içerisindeki daireye gittiler. Bolat’ın ifadesine göre Özel Kuvvetler Komutanlığı’ndan olduğunu tahmin etiği 4 kişi daha vardı. Bolat, kendisinin dahil edilmediğini söylediği bu toplantıda 7 subayın darbenin son koordinasyonu üzerinde konuştuklarını anlattı. Bolat’ın, gece boyunca üzerinde konuşulduğunu anlattığı plan, 16 Temmuz gecesi saat 03.00’te devreye girecekti. Ancak, 15 Temmuz günü saat 18.00 sıralarında üslerde yapılan üst düzey denetimler sırasında deşifre olduklarını düşünen Bolat, plandan vazgeçilmediğini, kendisini yanına çağıran Yarbay Halil Gül’ün “Hadi başlıyoruz” sözleriyle anladı.

Kaynak: Cumhuriyet

29Darbe komisyonunda FETÖ propagandası

Çalışma süresinin bitmesine sayılı günler kala Genelkurmay Başkanı ve MİT Müsteşarı’nı dinlemeyen komisyona gelen eski cemaat imamı FETÖ’yü övdü.

TBMM Darbe Komisyonu’nda muhalefetin taleplerine karşın Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar ve MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın dinlenip dinlenmeyeceği konusunda bir karar bile alınmazken eski cemaat imamı Hasan Polat ise adeta FETÖ propagandası yaptı. Polat, konuşması sırasında cemaat hakkında sürekli olarak “pırlanta gibi insanlar”, “örnek gösterilecek insanlar” gibi tanımlamalarda bulundu.

15 Temmuz darbe girişiminin ardından tüm partilerin desteğiyle kurulan TBMM Darbe Araştırma Komisyonu’nun resmi çalışma süresi 4 Ocak 2017 tarihinde sona erecek. Çalışmalarını uzatma kararı almaması durumunda komisyonun 25 günlük süresi kaldı. Özellikle muhalefetin komisyona çağrılmasını istediği Genelkurmay Başkanı Hulisi Akar ve MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın dinlenip dinlenmeyeceği konusu belirsizliğini koruyor. Komisyonun önceki günkü toplantısında ne iktidar ne de muhalefetin talep ettiği isimler arasında yer alan FETÖ’de aktif olarak görev almış, 2002 yılında da cemaatten atılmış eski FETÖ imamı Hasan Polat dinlendi.

‘Pırlanta gibi insanlar’

FETÖ içerisinde “abilikten” Kıbrıs imamlığına kadar pek çok görev üstlendiği belirtilen Polat’ın, Fethullah Gülen ve FETÖ ile ilişkili kişileri anlatırken kullandığı olumlayıcı ve yüceltici ifadeler komisyonda rahatsızlık yarattı. FETÖ’ye katılmasına neden olan kişileri “insan güzeli insanlar, pırlanta gibi insanlar”, “çok donanımlı ve bilgili insanlar” ve “yanında durduğunuzda huzur duyduğunuz bir insan” diye tanımlayan Polat, Fethullah Gülen’in de “çok bilgili olduğunu” ve “bütün İslam eserlerine hâkim olduğunu” söyledi. “Gülen’in insanlarla diyaloğu Mevlana çizgisi gibi tutturan bir kişi olduğunu” ve “cemaatin İslamı temsil noktasında medeni bir yüz olduğunu” savunan Polat, “Çocukluğumdan şu yaşa kadar tanıdığım bu insanların hiçbir yanlışı yok aldanmaktan başka bizim gibi” dedi.

‘İyi insanlar demeyin’

Polat’ın sürekli olarak FETÖ’cüleri övmesine AKP’li üye Belma Satır karşı çıktı. Söz konusu diyalog resmi tutanaklara şöyle yansıdı:

Polat: Bunlar maalesef gene birebir insan olarak baktığım zaman pırlanta gibi insanlar. Çoğu memleketime hizmet ettim zannederek bugünlere gelmiş insanlar. Maalesef yani Komisyonun bundan rahatsız olacağını biliyorum.

Satır: Çok akıllı birisine benziyorsunuz, ama bu cümle yani…

Polat: Akıllı olsam o kadar durur muydum içinde?

Satır: Hayır, siz akıllısınız. Onlar…

Polat: Belma Hanım, şöyle düşünün, bu insanlar…

Satır: ‘İyi insanlar’ demeyin bunlara Allah aşkına.

Polat: Peki, siz öyle deyin, ben böyle diyeyim, anlaşalım orta yolda.

Kaynak: Cumhuriyet

28İşte FETÖ’nün küresel ağı

Dışişleri Bakanlığı’nın FETÖ raporu: Örgüt 160 kadar ülkede faal… 800 okul, binden fazla vakıf ve dernek, 200’den fazla yazılı ve görsel medya kanalı ile 500’den fazla şirketi var. Yönetici sayısı ise 3 bini geçiyor
Dışişleri Bakanlığı FETÖ’nün küresel yapılanmasını deşifre etti. Bakanlığın TBMM FETÖ Komisyonu’na gönderdiği raporda, dünyanın dört bir yanını örümcek ağı gibi sararak 160 ülkede örgütlenen terör örgütü ve yan kuruluşlarının mali imkânlarından okullarına, yurtlarından STK’larına kadar birçok alanda yaptıkları faaliyetlere ilişkin bilgi verilirken, FETÖ’cülerin bulundukları ülkelerde kalmak için her yolu denediklerine dikkat çekiliyor.

DIŞARIDA ONBİNLERCE ELEMANI VAR

Raporda FETÖ’nün 160’a yakın ülkede faaliyet gösterdiği, 800’e yakın okul ve üniversitesinin, 100’e yakın öğrenci yurdunun, binden fazla STK, vakıf, derneğinin, 200’den fazla yazılı ve görsel medyasının, 500’den fazla şirketinin olduğu ifade edildi.
Yönetici konumundaki kişilerin sayılarının 3 bini geçtiği belirtilirken, FETÖ okullarındaki öğretmenler ve aileleri, FETÖ ile bağlantılı oluşumlarda görev alanlar, FETÖ okullarından mezun olan öğrenciler hesaba katıldığında yurtdışında örgüt bağlantılı kişi sayıSının onbinleri bulduğuna dikkat çekildi.
FETÖ’nün yurtdışı yapılanması, 15 Temmuz sonrası ciddi darbe aldı. FETÖ militanları da taktik değişikliğine gitti. Bu kapsamda hem Türkiye’nin hem de bulundukları ülke makamlarının takibinden kurtulmak için yer değiştirdiler, okulları ve dernekleri kapatma ve devretme yoluna gittiler.

15 TEMMUZ SONRASI TAKTİK DEĞİŞTİRDİ
FETÖ militanlarının bağlantılarını gizlemeye çalıştıkları, okul ve dernek isimlerini değiştirdikleri, FETÖ şirketlerinde yönetim kurulu değişikliğine gittikleri, web sitelerinin bir kısmını kapattıklarını bir kısmını ise FETÖ ve teröristbaşı Fetullah Gülen unsurlarından arındırmaya çalıştıkları kaydedildi.
Firari durumdaki eski personelden hangilerinin, bulundukları ülkelere iltica başvurusu yaptıklarının bilinmediği belirtilen raporda, Almanya’ya 19 Ekim itibariyle eş ve çocuklar dahil 35 kişi, Belçika’ya ise eylül ayı başı itibariyle 6 diplomatik pasaportu bulunan militanın iltica talebinde bulunduğu belirtildi.

RÜŞVET VEREREK KALIYORLAR
Raporda, FETÖ ‘nün yabancı ülkelerde yaşama alanını muhafaza edebilmek amacıyla rüşvet, iltimas ve usulsüzlüklere başvurduğu belirtiliyor. FETÖ’cülerin başta ABD ve Avrupa Birliği ülkeleri olmak üzere yerleştikleri yerlerde etkin lobi mekanizmaları oluşturup siyasi elitlere ve medyaya ulaştığı belirtilen raporda, “15 Temmuz sonrasında FETÖ, Batı kamuoyunda bir yandan Türkiye’yi karalamaya, diğer yandan kendisini radikal İslam’a karşı çıkan, Batı’yla işbirliğine hazır, barışçıl bir hareket olarak pazarlamaya çalışmaktadır” değerlendirmesi yapıldı. Raporda örgütün, Afrika ve Orta Asya’da yaygın ağlar kurduğu ülkelerde gücünü konsolide etmeye devem ettiği de ifade edildi.

Kaynak: Sabah

2718 milyon satırlık ihanet mercek altında

Milli İstihbarat Teşkilatı data işleme uzmanlarının çalışmasıyla ulaşılan FETÖ üyelerinin ByLock mesajları emniyette kurulan özel birimde satır satır okunacak
Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Data İşleme Uzmanlarının yoğun çalışması sonucu ulaşılan 18 milyon satır verinin işlenmesi için emniyette özel bir birim kuruldu. Bu birim, FETÖ/PDY üyelerini deşifre eden, örgüt üyelerinin tasfiyesinde ve soruşturmalarda önemli bir veri tabanı oluşturan ‘ByLock’ dosyasındaki örgütün iç yazışmaları incelenerek ByLock’cuların karanlık ilişki ağı bir bir ortaya çıkaracak. Yeni isimlere ve bağlantılara ulaşılması beklenen bu analizle ByLock soruşturması daha da genişleyebilir.

 

BYLOCK’TAN YAKALANANLAR GELİP BANA AĞLAMASIN

TEKİL KULLANICILAR BELİRLENDİ
MİT tarafından deşifre edilen, uzun süreli çalışmalar sonucu aşama aşama içeriği çözülen ByLock sistemi üzerine çalışmalar sürüyor. İlk etapta 20 bin, ardından 40 bin, 56 bin, 76 bin ve 165 bin kişilik listeye ulaşıldı. Serverda 230 bin kişinin izinin tespit edildiği şifreli programda aynı kişinin 2-3 IP adresi ile ByLock’a bağlandığı belirlenince MİT uzmanları bunları tek tek ayıkladı. 15 bin kişi ayıklanınca 215 bin tekil kullanıcı tespit edildi. Sistemin şifreleri kırılıp ‘server’dan içerik indirildikten sonra veriler elde edildi. Bunun için yoğun zaman ve mesai harcandı. Her biri ayrı ayrı kriptolanmış milyonlarca mesajın içeriğine ulaşıldı. MİT Data İşleme Uzmanları bir yandan sistemde izi olan IP adresleriyle ilgili çalışmalarını sürdürürken, bir yandan da verilerdeki FETÖ’cülerin isimlerini adli makamlar ve emniyet birimleriyle paylaşarak soruşturmaların aralıksız sürmesini sağlıyor. MİT, kriptoları çözülen yazışma verilerinin birleştirilip düzenlenmesi ve analiz edilmesi için bu verileri Emniyet Genel Müdürlüğüne teslim etti. Genel Müdürlük de İstihbarat Dairesi, Terörle Mücadele Dairesi, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Dairesinde görevli alanında uzman polislerden oluşan özel bir ekip oluşturdu.

ANALİZ İÇİN ÖZEL YAZILIM
Emniyet, yazışmaları birleştirip analiz edebilmek için yeni bir ‘yazılım alt yapısı’ çalışmasını başlattı. Bu yazılım ile 18 milyon satırdan oluştuğu belirtilen veriler sırasıyla birleştirilecek, düzenlenecek ve analiz edilecek. Sistem ve mesajlar çözüldükçe, MİT’ten gelen veriler işlenmeye başlandıkça FETÖ kapsamında yürütülen soruşturma listesindeki isimler artacak ve ByLock soruşturması genişleyecek. ByLock yazışmalarının içerik çözümlemelerinde FETÖ’nün gizlemeye çalıştığı kirli ilişki ağı da deşifre edilecek.

Kaynak: Sabah

26FETÖ’ye bavul operasyonu

Fetullahçı terör örgütü’nü finansman ettikleri iddia edilen 55 şüpheliye operasyon başlatıldı. Şüphelilerin yasa dışı himmet topladıkları ve örgüte bavullarla milyonlarca lira taşıdıkları iddia ediliyor.
Fetullahçı Terör Örgütü’ne yönelik İstanbul’da şafak vaktinde büyük bir operasyon başlatıldı. Örgütü finanse ettikleri ve yurtdışına bavulla para kaçırdıkları iddia edilen çoğu işadamı 55 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi.

OPERASYON BAŞLADI

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu Savcısı Ercan Devrim’in talimatı üzerine hareket geçen İstanbul Mali Suçlarla mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, 55 şüphelinin adreslerinde gözaltı ve arama çalışması başlattı.

İKİ SENELİK ÇALIŞMA

Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin operasyona dönüşen dosya ile ilgili iki senedir çalışma yürüttükleri öğrenildi.
Şüphelilerin FETÖ adına düzenli olarak himmet adı altında para topladıkları, örgüte finansman sağladıklar, ve bavullarla terör örgütüne para taşıdıkları tespit edildi.Bavulların ABD, Uganda ve Kazakistan gibi ülkelere götürüldüğü anlaşıldı.

YARDIM ALDILAR

Şüphelilerin FETÖ’ye para taşırken Atatürk ve Sabiha Gökçen Havalimanları’ndaki kulelerde görevli hava trafik kontrolleri olduğu belirtilen örgüt mensuplarından da yardım aldıkları saptandı.

34 KİŞİ GÖZALTINDA

Emniyet Müdürü Ömer Kumlu yönetimindeki Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri 34 kişiyi gözaltına aldı, 55 ayrı adreste arama çalışmalarını sürdürüyor

Kaynak: Sabah

..

25FETÖ’nün Erdoğan’a suikast timini yakalayan personele ödül

15 Temmuz’da Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) tarafından düzenlenen darbe girişimi esnasında Marmaris’te konaklayan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a suikast için gelen darbecileri püskürten ve yakalanmasına katkı sağlayan Yargı, polis ve sağlık çalışanları başarı belgesi ile ödüllendirildi.
Muğla Barosu salonunda düzenlenen törene Vali Amir Çiçek ve eşi Hülya Çiçek, Aksaz Deniz Üs Komutanı Tuğamiral Ali Çekiç, Muğla Büyükşehir Belediye Başkan Yardımcısı Cumhur Çoban, Muğla Cumhuriyet Başsavcısı Necip Topuz, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Rektörü Mansur Harmandar, İl Jandarma Komutanı Albay Yavuz Özfidan, Marmaris Sahil Güvenlik Grup Komutanı Albay Albay Oğuz Bavbek, Muğla Baro Başkanı Cumhur Uzun, Menteşe Belediye Başkanı Bahattin Gümüş ve davetliler katıldı.

“BU PERSONEL O GECE ÖLÜMÜ ÖLDÜRDÜ”

Törende konuşan Muğla Emniyet Müdürü Hakan Çetinkaya, 15 Temmuz gecesi hain darbe kalkışmasına kahramanca karşı koyan Emniyet mensupları ve diğer personele Muğla Valiliğinin başarı belgesi verilmesi amacıyla bir araya gelindiğini söyledi. Çetinkaya, “15 Temmuz darbe gecesi ülkemizin bir takım kentlerinde karışıklıklar ve çatışmalar yaşansa da bu hain girişimin en önemli ve hayati aşaması ilimiz Marmaris ilçesinde gerçekleşmiştir. Gözü dönmüş darbeciler Marmaris’e bu milletin ve devletin Cumhurbaşkanına yönelmişler ve girişimlerinin başarısını Marmaris operasyonuna bağlamışlardır. Zira halkın sevip saydığı lideri Cumhurbaşkanı ele geçirilmiş bir toplumun darbeye tepki veremeyeceğine inanıyorlardı. Bugün burada başarı belgelerini takdim edeceğimiz personelimiz, o gece bu gayri meşru girişimi öğrenir öğrenmez talimatımızı dahi beklemeden heyecanla göreve koşmuştur. Başka Sayın valimizin ve sıralı amirlerinin emirlerini şevkle yerine getirmiş, görevlerini yerine getirirken bir an dahi tereddüt göstermemiş, yaşamını ortaya koymuş, yaralanmış ve şehit olmuştur. Bugün başarı belgelerini takdim edeceğimiz personelimiz o korkunç gece ölümü öldürmüşlerdir” dedi.

“15 TEMMUZ TÜRKİYE CUMHURİYETİ TARİHİNE GEÇTİ”

15 Temmuz gecesi darbe girişiminin daha başında görevinin başında olan Emniyet mensuplarına teşekkür eden Vali Amir Çiçek, “15 Temmuz Türkiye Cumhuriyeti tarihine geçti. Bugün biz yaşayanlar olarak ders aldık ve alıyoruz. Emniyet mensuplarımızın o geceki kahramanlıklarını görmemezlikten gelemezdim. İşte 15 Temmuz Türkiye’mizin üzerinde özellikle planlanmış ve planın uygulandığı o saatlerde Marmaris’teki planın son değil, en önemli dalgası olması nedeniyle biz o dalganın etkisinden kurtulmak için dalgayı ötelemeye çalışmanın, her şeyiyle, durmaya gerek yok, göğsüyle bütün vücudu ve inancıyla bayrağımıza, devletimize, vatanımıza ve Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Cumhurbaşkanı yapılacak bir olumsuz girişimde durmamız mümkün değildi” dedi.

“DEMOKRASİYE SIKILAN BİR KURŞUN”

15 Temmuz’un demokrasiye sıkılan bir kurşun olduğunu belirten Vali Çiçek, “15 Temmuz Türkiye Cumhuriyeti Devletini yok etmek ve parçalama planıydı. Türkiye Cumhuriyeti diye bu coğrafyada bir ülke ve devlet olmaması için yapılan planlamanın uygulamasıydı 15 Temmuz. Emniyet mensuplarının o geceki kahramanlıklarını, o gece yaptıklarını ve ertesi gün devam eden operasyonlardaki kahramanlıklarını görmemezlikten gelemezdim. Ayrı şekilde jandarmamızın, sahil güvenlik ekiplerimizin, vatandaşlarımızın ve basın mensuplarının çalışmalarını görmemezlikten gelemezdim. O gece ve devamında operasyonlardaki başarılarından dolayı Emniyet Müdürümüz bizlere konuyu getirdiğinde ben bu arkadaşlarımıza teşekkür ve başarı belgesinin az olduğunu söyledim. Çünkü başarılı bir belgeye değil, tarihe yazdınız” dedi.
15 Temmuz kahramanlarının takdir belgeleri töreninde Muğla Müftüsü Abdurrahman Koçak 15 Temmuz ve tüm şehitler için dua etti. Törende suikast timi ile çatışmaya giren ve daha sonra suikast timinin yakalanmasına emeği geçen 83 Emniyet mensubu ile 13 sağlıkçı ve yargı çalışanlarına “Başarı Belgesi” ve plâketleri verildi.

“BİZ ADALET DAĞITACAĞIZ”

Gecede Vali Amir Çiçek, Cumhuriyet Başsavcısı Necip Topuz’a da 15 Temmuz gecesi ve suikast timinin yakalanma sürecinde yürüttüğü çalışmalardan dolayı plâket verdi. Başsavcı Topuz, ‘Biz adalet dağıtacağız. Bundan kimsenin şüphesi olmasın” dedi.

Kaynak: Sabah

24Gülen örgütü saatli bombaya benziyor

Mekke Açık Üniversitesi Rektörü Ömeri: Alimleri, ilim talebelerini, zalimlerin yanındaki bu yapılanmanın tuzağına düşmemeleri konusunda uyarıyoruz
Suudi Arabistan’daki Mekke Açık Üniversitesi Rektörü ve Mekke Hayır Kurumu Müdürü Ali el-Ömeri, AA’ya konuştu. Karşılaştırmalı fıkıh uzmanı Ömeri, FETÖ’nün Suudi Arabistan’daki faaliyetlerinin basın ofisi ve küçük çaplı eğitim çalışmalarının yanı sıra Riyad, Cidde ve Mekke kentlerinde düzenlediği bazı toplantılarla sınırlı olduğunu kaydetti. Ömeri, “Suudi Arabistan’da artık bunların gerçek yüzü ortaya çıktı. Gülen’in eski faaliyetlerini ve projelerini beğenen sadece ufak bir grup entelektüel ve şeyh kaldı” diye konuştu.

OKULLARI KAPATILMALI
“Hayır işleri ve eğitim alanında faaliyette bulunuyor görünümünde ‘Batıni’ bir yapı olan Gülen örgütü aslında saatli bombaya benziyor” tespitinde bulunan Ömeri, bu yapıya ait okul ve kurumların topladığı milyarları Müslümanların zarar görmesinde kullandıkları için kapatılması gerektiğini dile getirdi.

Kaynak: Sabah

23FETÖ’cü polisler, darbeci generali ‘kaç’ diye uyarmış

Darbe girişiminin ardından Diyarbakır 7. Kolordu Komutanı Korgeneral İbrahim Yılmaz’ın Malatya’da gözaltına alınmasının planlandığı ancak FETÖ’cü polislerin Yılmaz’ı uyardığı ortaya çıktı. Malatya’da dönemin 2. Ordu Komutanı Adem Huduti’nin tutuklanmasının ardından yerine vekaleten Korgeneral Yılmaz atanmıştı. Ancak Yılmaz Malatya’ya gitmeyerek görev yaptığı Diyarbakır’da kaldı. Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı darbecilerin sözde atama listesinde Yılmaz’ın “Diyarbakır Sıkıyönetim Komutanı” olduğuna ilişkin istihbarat aldı. Durum, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı ve Emniyet’e bildirildi. Yılmaz, 20 Temmuz’da Diyarbakır’da gözaltına alındı bir hafta sonra da tutuklandı.

Kaynak: Sabah

22Yavuz Sultan Selim’in hilafet kaftanı ait olduğu yerde

2005’te bir ihbar üzerine Gülen’e götürülmek istendiği ortaya çıkınca koruma amacıyla depoya kaldırılan Yavuz Sultan Selim’e ait 500 yıllık kaftan, tekrar ait olduğu yere konuldu. Yavuz’un hilafetin Osmanlı’ya geçtiği Mısır seferinde giydiği kaftanı bir alimin atından sıçrayan çamurlar kirletmiş ve sultan “Öldüğüm zaman mezarıma örtülsün” vasiyetinde bulunmuştu. Gülen, kaftanı öperek halifelik hayaline ulaşmayı hedefliyordu. Kaftan 1 yıllık bir bakım süreci geçirdi. Türbenin iklimlendirme koşulları da iyileştirildi. Fatih’teki türbede bulunan kaftanı, işadamı İnanç Çiftçi ve FETÖ’cü eski futbolcu Hakan Şükür 2005’te ABD’deki Gülen’e götürmeye çalışmış, iddiaya göre kaftanı çalmaya çalışan kişi son anda yakalanmıştı.

FURKAN KARA

Kaynak:Sabah

21Afrika’da Moritanya da FETÖ’nün okullarını devrediyor!

Batı Afrika ülkesi Moritanya’da, yaklaşık bin 500 öğrencinin okuduğu Fetullahçı Terör Örgütü’ne (FETÖ) ait 5 okul, Türkiye Maarif Vakfı’na (TMV) devredilecek.
TMV Başkan Vekili Büyükelçi Dr. Hasan Yavuz, Moritanya hükümetiyle okulların vakfa devredilmesine ilişkin mutabakat zaptının imzalandığını bildirdi.

Görüşmeler sırasında, Moritanya Cumhurbaşkanı Muhammed Veled Abdulaziz ile bir araya geldiklerini kaydeden Yavuz, “Yeni dönemde her iki ülke ilişkilerine de güç verecek idealist insanların yetişmesi hedeflenecek.” dedi.

Ziyarette Abdulaziz’e, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın özel mektubunu da sunduklarını belirten Yavuz, FETÖ’nün iki ülke arasındaki ilişkilere zarar vermesine hiçbir zaman müsaade edilmeyeceğini vurguladı.

İmza törenine TMV Mütevelli Heyeti Üyesi Prof. Dr. Aşkın Asan ve Türkiye’nin Novakşot Büyükelçisi Mehmet Bilir de katıldı.

Bu antlaşma ile TMV, 6 Afrika ülkesi ile FETÖ okullarının devrine ilişkin anlaşma imzalamış oldu.

Kaynak: Sabah

20Kaymakamlara ByLock yüklü tablet dağıtmışlar

Tokat’ta FETÖ’nün mülkiye yapılanmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltında bulunan ve etkin pişmanlıktan yararlanarak itirafçı olan “100. ve 102. dönem kaymakamları imamı” Y.A, örgütün “kaymakamlık yapılanması” hakkında önemli bilgiler verdi. Kaymakam adaylarına ByLock yüklü tablet dağıttığını itiraf eden Y.A., “102. dönem kaymakam adaylarından grup sorumlularına ByLock yüklü tablet verdim. Tablet verdiğim kişilerle buradan haberleşiyordum. Bunlara Fetullah Gülen’den gelen notları gönderiyordum. Buluşma yerlerini ve tarihlerini gönderiyordum. Benim örgüt içinde ‘patates hat’ olarak kontörlü hattım vardı. Bu hat ucuz bir telefonda takılı idi. İlgilendiğim dönem kaymakamların dönemi bittiğinde hat ve telefon imha edilirdi” dedi. Y.A. telefonunda ByLock programının olmadığını ancak tabletinde bulunduğunu da itiraf etti.

Kaynak: Sabah

19FETÖ’cü hâkimin kararı yok hükmünde sayıldı

Balyoz davasındaki TÜBİTAK’çı bilirkişilere açılan davada kendi kendine duruşma yapan FETÖ’cü hakim İlhan Karagöz’ün yazdığı 572 sayfalık tuhaf karar, yok hükmünde sayılarak yeniden yargılamaya başlandı. Karagöz, bir tatil gününde taraflara da bildirmeden, kendi kendine bir duruşma yaparak, 572 sayfalık tuhaf bir karar yazmıştı. Kararında Gülen’e övgüler düzen Karagöz, sonra da Bursa’da bir hastanenin psikiyatri kliniğine yattı. 15 Temmuz darbe kalkışmasını önceden bildiği anlaşılan Karagöz, kanlı girişimin başarısız olmasının ardından tutuklanarak cezaevine konuldu. 3’ü yurtdışında firari olan TÜBİTAK’çı bilirkişilerin duruşması mahkemeye yeni atanan hakim İbrahim Özdoğan tarafından 1 Haziran’a ertelendi.

Kaynak: Sabah

18Yakalanan FETÖ’cünün bavulundan çıktı!

FETÖ soruşturmaları kapsamında İstanbul’da otobüste yakalanan Hidayet Özçelik’in bavulundan Bank Asya çekleri çıktı. Bir borsa şirketinin sahibi olan ve ByLock kullandığı öğrenilen Özçelik, ‘Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak’ suçundan hakkında gözaltı kararı bulunan Kütahya’ya Yurtdışına kaçma hazırlığı yaptığı değerlendirilen Özçelik’in valizinde 257 bin TL ve 20 bin dolar nakit para ve Bank Asya çekleri çıktı. Özçelik’in dizüstü bilgisayarı ve cep telefonu incelemeye alındı. Çekler ve görüşmeler üzerinden Özçelik’in irtibatlı olduğu kişiler tespit edilmeye çalışılıyor.

Kaynak: Sabah

17FETÖ’den talimat: Devleti kilitleyin

Vatandaşı canından bezdiren uygulamalar, aksayan hizmetler, duran yatırımlar… FETÖ, 17-25 Aralık ardından kripto vali ve kaymakamlara emir verdi: Hayatı durdurun.

Fetullahçı Terör Örgütü’nün ‘A Tipi bürokratik yapılanması’ deşifre edildi. Tokat Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturmada, 124 mülki idare amirinin ismine ulaşıldı. Çoğu hala örgütün uyuyan hücresi olan vali yardımcısı ve kaymakamlardan oluşan 124 kişiden 44’ü açığa alındı. İsmi deşifre olan FETÖ’cü kaymakam ile onlarca üst düzey bürokrat hakkındaki hukuki işlemler ise devam ediyor.

A TİPİ YAPILANMA

Star’ın ulaştığı bilgilere göre deşifre olan mülki idare amirlerinin tamamı FETÖ’nün kaymakamlık sınavı sorularını vererek özel yetiştirdiği ‘A Tipi bürokratik yapılanmaya mensup. İtirafçı olan mülki idare amirlerinin verdiği bilgiler ışığında soruşturma derinleştirilerek, Maliye ve SGK müfettişi, Sayıştay denetçisi, MİT, BDDK ve AYM raportörü gibi yüzlerce isme ulaşıldı. Tespit edilen isimlerin hepsinin ortak özelliği ise örgütün özel çalışma evlerinde yetişmiş, KPSS ve kurum sınavlarından soru-cevap anahtarının verilerek kritik görevlere yerleştirilmiş olması.

BYLOCK’LU TABLET

Tokat Cumhuriyet Başsavcılığı’nın tespitlerine göre FETÖ üyesi kaymakamların hiç biri direkt kendi telefonlarına ByLock yüklememiş. Örgüt mülki idare amirlerine ByLock yüklü tablet dağıtmış. Soruşturmada, FETÖ’nün “98., 99.,100.,101. ve 102. dönem kaymakamlarının büyük bir kısmı deşifre edildi.

İTİRAF ETTİLER

Star halen görevde bulunan ve kendiliğinden giderek itirafçı olan bir vali yardımcısı ve bir kaymakama ulaştı. ‘Emrullah’ ve ‘Özgür’ rumuzlu iki isim, FETÖ’nün bilinmeyenlerini ve görevde oldukları süre zarfında kendilerine verilen talimatları anlattı. ByLock kullanmayan ve hiçbir şekilde deşifre olmayan iki mülki idare amiri, darbe girişiminden sonra da FETÖ’nün kendileriyle irtibata geçip Fetullah Gülen’in son talimatlarını ilettiğini söyledi. FETÖ’nün verdiği son talimatların ‘susun, yer altına inin’ olduğu öğrenildi.

‘Özgür’ rumuzlu mülki idare amiri, “Darbe girişiminden bir ay sonra FETÖ’ye mensup bir kişi beni arayarak görüşmek istedi. Gözden uzak tenha bir yerde buluştuğum bu kişi, ‘büyüğümüzün selamı var’ diyerek, Pensilvanya’dan selam getirdiğini söyledi. Bu günlerin gelip geçici olduğunu yakında her şeyin düzeleceğini ve darbeyle ilgilerinin olmadığını ileri sürdü. Hukuki bir süreç yaşarsam konuşmamamı tembihledi” diye konuştu. Bu kişinin kendisini ikna edememesi üzerine gittiğini anlatan ‘Özgür’,”Ancak, bundan bir ay kadar önce bana tekrar ulaştılar. Bu sefer gelen kişi daha önce gelenin bir üstüydü. İlk görüşmeden ikna olmadığımı düşündükleri için bu sefer üst düzey bir kişi gönderdiler” dedi.

İŞTE O MADDELER

FETÖ, 17-25 Aralık ve 15 Temmuz darbe girişimlerinden hemen sonra görevdeki tüm paralel mülki idare amirleri ile üst düzey bürokratlara verdiği talimatta, devletin hizmetlerini durdurmasını istedi. İşte o talimatlar.

Darbeden sonra hukuki bir süreç yaşayan olursa kesinlikle konuşmasın. Herkes sussun. Yakında bu süreç bitecek. Kendinizi gizleyin.

Vatandaşın resmi kurumlar daki işlemleri mümkün olduğunca aksatılacak. Yoksullar için verilen sosyal yardımlar sürüncemede bırakılarak, insanların devlete karşı öfkelenmesi sağlanacak.

Her mülki idare amiri bulunduğu yerde AK Partili siyasetçi ve işadamlarının aleyhinde bilgi ve belge toplayacak. Toplanan veriler FETÖ imamlarına verilecek. (Özellikle seçim süreçlerinde bu şekilde toplanan veriler Fuat Avni vb. sosyal medya hesapları üzerinden servis edildi. FETÖ’ye yakın medya organları haber yaptı.

AK Partililerin aleyhinde özel dosyalar hazırlanıp muhalefete servis edilecek. (CHP, MHP ile HDP’ye servis edildi.)

Mülki idare amirleri  kesinlikle AK Partili siyasetçilerin yanında görüntü vermeyecek. Devlet ile aramızda mesafe var imajı oluşturulacak.

Hastane, köprü, okul vb. büyük yatırımların ve kamu hizmetlerin durdurulması için her türlü bürokratik engelleri çıkartın.

Yatırımları durdurun

FETÖ’nün 17-25 Aralık sürecinden sonraki talimatlarını anlatan ‘Özgür’, kendilerinden ellerindeki imkanları kullanarak kamu yatırımlarının yavaşlatılması, hatta mümkünse tamamen durdurmasının istendiğini söyledi. ‘Özgür’, “Bize, bu süreçte ‘devletin gelişmesini ve çalışmasını istemiyoruz. Bu süreçte bekleyin’ denildi” ifadesini kullandı. ‘Özgür’ rumuzlu mülki idare amiri, darbe girişiminden sonra itirafları engellemek için gözaltına alınanlara işkence edildiği kötü muamele yapıldığı algısı oluşturmaya çalıştığını da hatırlattı.

Kaynak: Star

16Bozdağ’dan FETÖ hakimlerinin kararları ile ilgili flaş açıklama

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, meslekten ihraç edilen veya açığa alınan hakimlerin görev yaparken verdiği kararlarla ilgili, “Eğer bu davalarla ilgili bir yasal düzenleme yapılırsa, bu, Türkiye’de büyük bir hukuk kaosuna yol açar, milletin adalete güvenini de zedeler” dedi.

Adalet Bakanlığının bütçesi üzerinde TBMM’de yapılan görüşmelerde CHP Giresun Milletvekili Bülent Bektaşoğlu yerinden söz aldı. Bektaşoğlu, Bakan Bekir Bozdağ’a, “Adli yargıda yürütülen soruşturmalarda tutuklanan, gözaltına alınan ve soruşturma geçiren, meslekten çıkarılan Hâkim, savcı, avukatlar üçgeninde kurulan bir örgütlenmeyle bazı davalarda adil davranılmadığı, suçluların aklandığı, suçsuzların cezalandırıldığına yönelik şikâyetler size ulaşmakta mıdır?” sorusunu yönetti.

“İç hukukumuzda yeterli yasal düzenleme var”

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ ise verdiği cevapta, şu ana kadar 3 bin 820 hâkim ve savcı hakkında adli işlem yapıldığını ve 2 bin 430 kişinin tutuklu durumda bulunduğunu söyledi.

“Hem Yargıtay, Anayasa Mahkemesi, Danıştay, HSYK, ilk derece mahkemeleri ve istinaf dâhil adli idari yargının tamamında böyle bir durum söz konusu” diyen Bakan Bozdağ, “Tabii, örgüt üyesi oldukları nedeniyle meslekten uzaklaştıranların verdikleri kararlarla ilgili kamuoyunda talepler var, beklentiler var, eleştiriler var. Bizim, şu anda, esasında Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Ceza Muhakemesi Kanunu’muzda yargılamanın yenilenmesine ilişkin düzenlemeler var. İç hukukumuzda da bireysel başvuru yoluyla da yargılama yenilenebiliyor. AİHM’e gittiğinde de aynı imkân var yani yargılamanın yenilenmesine ilişkin şu anda mekanizmalar var. Vatandaşlarımız bu mekanizmaları kullanabilir.

CMK’nın 311’inci maddenin (1)’inci fıkrasının (c) bendinde diyor ki: “Hükme katılmış olan hâkimlerden biri, hükümlünün neden olduğu kusur dışında, aleyhine ceza kovuşturmasını veya bir ceza ile mahkûmiyetini gerektirecek biçimde görevlerini yapmada kusur etmiş ise” bu imkânı veriyor. Bunu kim değerlendirecek? Mahkeme değerlendirecek. Öte yandan, yine (e) bendinde: “Yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup da bunlar yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte göz önüne alındıklarında sanığın beraatini veya hafif cezayı almasını gerektiren durum ortaya çıkıyorsa…” Daha başka burada şartlar da var. Esasında, burada böyle bir ihtimal varsa Ceza Muhakemesi Kanunu’nda da, Hukuk Muhakemesi Kanunu’nda da buna imkân veren düzenleme var, bunun için ayrıca bir yasal düzenlemeye gerek yok ” ifadelerine yer verdi.

“Savcılıklara yılda 7 milyon şikayet geliyor”

Yasal düzenleme yapıldığında da büyük bir hukuk kaosu ortaya çıkabileceğine dikkat çeken Bakan Bozdağ, şunlara yer verdi;

“Yani şu anda bütün davaların hepsinin üzerine şaibe varmış gibi değerlendirmek de fevkalade yanlış olur. Türkiye’de yılda yaklaşık 7 milyon civarında savcılıklara gelen şikâyet var, fazlası var eksiği yok. Bunların yaklaşık 3 milyon civarındaki kısmı davaya veya işleme dönüyor. Geriye dönük buna bir baktığınızda on yıl mı gideceğiz, beş yıl mı gideceğiz, bunun tayini de zor. Bir de bugün yeni şikâyetler var, yeni olaylar var, mevcut, elde bu kadar davalar var. Eğer bir yasal düzenleme yapılırsa, bu, Türkiye’de büyük bir hukuk kaosuna yol açar, milletin adalete güvenini de zedeler. Şu anda bizim sistemimizde esasında bu konudaki sorunları çözecek düzenlemeler var, yeteri kadar hüküm var, bu nedenle bunlar işletilebilir.”

Kaynak: Star

15Doğan cezalara karşı FETÖ yargısıyla anlaştı

İki yıl öncesine kadar Aydın Doğan’ın avukatlığını yapan R.A, Doğan Holding Temsilcisi Muratoğlu’nun, o dönemde yargıda FETÖ etkin olduğu için örgütün avukatlarıyla toplantı yaparak para cezalarından kurtulmak için anlaşmaya vardığını söyledi.

Doğan Holding ile FETÖ arasında bağlantı kurduğu ileri sürülen şirketin Ankara Temsilcisi Barbaros Muratoğlu hakkında çok ciddi bir iddiada daha bulunuldu. İzmir’de FETÖ soruşturması kapsamında tutuklu bulunan Avukat R.A, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na verdiği ifadede bir süre yanında çalıştığı örgüt avukatları M.Y.B. ile C.K’nın, Doğan Holding’in Ankara Söğütözü’ndeki binasında Barbaros Muratoğlu ile toplantı yaptığını söyledi.

ÖRGÜTTE ETKİLİ İSİMLER

R.A, ifadesinde, “Bu toplantıda Barbaros Bey, Holding’e kesilen rekabet kurulu para cezaları gibi yüksek meblağlı ve önemli davaları olduğunu, söz konusu dönemde Fetullah Gülen yapılanmasının yargıda etkin olmasından dolayı cemaate yakın bir avukatlık ofisiyle çalışmak istediklerini söyledi. C.K ve M.Y.B. isimli avukatlara cemaat yapılanması etkili isimler olduğundan bu isimlerle çalışmak istediğini anlattı” dedi.

İKİNCİ TOPLANTI İSTANBUL’DA

R.A, şöyle devam etti: Toplantı sonucu anlaşma sağlandı ve büro olarak İstanbul’da bulunan Doğan Holding binasına davet edildik. 2012 yılında İstanbul’daki toplantıya o dönem holdingin CEO’su olan Yahya Uzdiyen ve hukuk müşaviri Eren Turgut Yücel de katıldı. Toplantıda davalarla ilgili olarak görüşüldü ve anlaşmaya varılarak vekalet sözleşmesi imzalandı. Bu sözleşme Doğan Holding ile aramda imzalandı.

HSYK SEÇİMLERİNE KADAR…

17-25 Aralık sonrası ilişki devam etti

R.A, “Barbaros Muratoğlu ile 2013-2015 yılları arasında sıkça görüştüm. Doğan Holding’in işleri kendisi takip ediyordu. Yine Eren Turgut Yücel ile birlikte Yargıtay ve Danıştay’daki davaları da takip ediyordu. 17-25 Aralık sürecinin ardından kendisinin Fetullah Gülen yapılanması dahilindeki avukat bürolarıyla ilişkisi devam etti. 2014 yılının Ekim ayından sonra HSYK seçimlerinde örgütün etkinliğinin minimuma inmesi nedeniyle ilişkiler son buldu”  dedi. Muratoğlu, FETÖ soruşturması kapsamında 9 gündür gözaltında. Öte yandan yapılan incelemede avukat R.A’nın telefonunda ByLock tespit edildi.

ELEBAŞININ YARDIMCISI

Mustafa Özcan da devreye girmiş

R.A, “2012 yılında vekalet ilişkisi kurulduktan 5 ay kadar sonra Doğan Holding’in CEO’su Yahya Uzdiyen’in ayrıca söz konusu davalar için Fetullah Gülen’in yardımcılarından Mustafa Özcan vasıtasıyla yine Gülen yapılanmasından etkin avukatlarından ayrıca Gülen’in de avukatı olan O. E’nin hukuk bürosuyla anlaştıklarını duymuştum” ifadelerini kullandı. Özcan, FETÖ elebaşına en yakın isimler arasında yer alıyor.

Kaynak: Akşam

146 rütbeli asker FETÖ’den gözaltına alındı

Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında, İl Jandarma Komutanlığı’nda görevliyken FETÖ/PDY ile bağlantısı olduğu iddiasıyla açığa alınan 9 asker hakkında gözaltı kararı çıkarıldı. İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, yüzbaşı, üsteğmen, teğmen ve astsubay rütbesindeki 6 kişiyi gözaltına aldı. Sağlık kontrolünden geçirilen şüpheliler, emniyete götürüldü.

Operasyon kapsamında hakkında yakalama kararı bulunan 3 askerin ise arandığı belirtildi.

Askerlerin örgütün şifreli haberleşme programı ByLock’u kullandıkları belirtildi.

Kaynak: Akşam

13Edelman’dan FETÖ ağzıyla Türkiye yorumu

Eski Ankara Büyükelçisi Eric Edelman, Türkiye hakkında FETÖ argümanlarıyla değerlendirmelerde bulundu. Edelman ‘Türkiye iç savaşa doğru gidiyor’ dedi

Bir süredir Türkiye’ye operasyon üzerine operasyon düzenleyen çevreler, üst üste aldıkları başarısız sonuçlara rağmen yine boş durmuyor.

Son olarak Türk ekonomisi üzerinde operasyon deneyen güçler, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yaptığı hamleler karşısında çileden çıktı. Bu kez de “Türkiye iç savaşa gidiyor” söylemleriyle yeni bir algı oluşturulmaya çalışılıyor.

FETÖ’CÜ İSİMLERLE TÜRKİYE ANALİZİ

Washington’da Bipartisan Policy Center- Partilerüstü Siyaset Merkezi tarafından düzenlenen bir panelde Türk Amerikan ilişkileri ele alındı.

FETÖ’cü Amberin Zaman’ın da hazır bulunduğu panelde konuşan Amerika’nın eski Ankara Büyükelçisi Eric Edelman, FETÖ’nün kullandığı argümanlarla Türkiye’yi değerlendirdi. Edelman “Türkiye iç savaşa gidiyor” dedi.

“TÜRKİYE’YE, ‘BİZİ REHİN ALMAYIN, ŞANTAJ YAPMAYIN’ DİYELİM

Eric Edelman, İncirlik konusunda şantaj yapılmaması gerektiğini, Türkiye ile açık net bir şekilde konuşulması gerektiğini belirtti: “’İncirlik’i 60 yıldır kullanıyoruz, sizle yolumuza devam etmek istiyoruz, NATO müttefikinden bazı beklentilerimiz var, şantaja uğramamak, rehin olarak alınmamak gibi.. Siz bizi eleştirebilirsiniz ama biz de Türkiye’de olanları kamuoyunda açıkça dile getireceğiz’ denilebilir.”

“TÜRKİYE İÇ SAVAŞA GİDİYOR”

Türkiye’nin iç politikasını anlamadan dış politikasını anlamanın zor olduğunu söyleyen Edelman Türkiye’nin bir iç savaşın eşiğine doğru ilerlediğini, bunun Türkiye ve bölge için çok tehlikeli olduğunu, böylesi bir durumun Amerika’nın çıkarlarına da ters düştüğünü söyledi.

Kaynak: Akşam

12Yunanistan’daki darbeci hain: Korkuyorum

15 Temmuz sonrası Yunanistan’a kaçarak sığınma talebinde bulunan Türk askerlerinden biri Spiegel dergisine konuştu, ‘korkuyorum’ dedi.

15 Temmuz darbe girişimi sonrası askeri bir helikopterle Dedeağaç’a kaçan sekiz askerden biri olan Yüzbaşı Feridun Çoban, Almanya’nın Türkiye düşmanı haber dergisi Spiegel’e yaptığı açıklamada Türkiye’ye iade edilmemesini istedi.

“BENİ İADE ETMEYİN KORKUYORUM”

Yunanistan’daki mahkemenin hakkında iade kararı verdiği askerlerden biri olan 36 yaşındaki Çoban, mahkemenin kararı nedeniyle şaşkın olduklarını ifade etti. Çoban, başka hakimlerin diğer beş asker hakkında iade edilmemeleri yönünde karar aldıklarına işaret etti. Çoban hayatı nedeniyle korktuğunu söyledi.

“ONURUM(!) ÇİĞNENECEK”

Ölüm korkusuyla yaşadığını, eğer Türkiye’ye iade edilirse insan hakları ve onurunun çiğneneceğinden korktuğunu söyleyen Çoban, “Ankara sizi darbecilikle suçluyor. Siz darbe girişimine katıldınız mı?” sorusuna ise şu yanıtı verdi:

“Biz yanlış birşey yapmadık. Yasadışı birşey yapmadık. Sadece bu olayla ilgili olarak değil, bütün hayatımız ve bütün subay olarak görev yaptığımız süre boyunca da. Sadece arama ve kurtarma ekibi olduğumuzu mahkemeye anlattık. Huzursuzluklar sırasında korkudan kaçtık. Darbe girişimi ile ilgimiz yok.”

YUNANİSTAN’DAKİ YARGI SÜRECİ

Yunanistan’da Türkiye’nin iade talebinde bulunduğu askerlerden 5’inin Türkiye’ye iade edilmemesine, 3’ünün ise iade edilmesine hükmedilmişti.

Üç yüzbaşı hakkında iade kararını veren Atina’daki  mahkeme, “devleti yıkmaya çalışmak ve meclisin toplanmasını engellemek” gerekçeleriyle Türkiye’nin iade talebini haklı bulmuştu. Savcılık iade talebine itiraz ederken askerlerle ilgili şimdi Yüksek Mahkeme’nin kararını vermesi bekleniyor.

Kaynak: Akşam

11Darbe hocaları

FETÖ’nün İstanbul Üniversitesi’ndeki yapılanması darmadağın oldu. 10’u profesör 61 kişi gözaltına alındı, 26 zanlı aranıyor. 17-25 Aralık sonrası proje Merkez Partisi’ni kuran Prof. Abdurrahim Karslı da listede. Ancak sağlık sorunları nedeniyle hakkında işlem uygulanmadı.

FETÖ’nün akademik yapılanmasına yönelik İstanbul Üniversitesi’ne düzenlenen 3. dalga operasyonda 10’u profesör 61 şüpheli gözaltına alındı. İstanbul Cumhuriyet Savcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu tarafından FETÖ’nün akademik yapılanmasına yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, İstanbul Üniversitesi’nde görevli 87 kişi hakkında yakalama kararı çıkartıldı.
12 ilde eşzamanlı operasyon başlatan polis ekipleri, başta İstanbul olmak üzere Ankara, Antalya, Bursa, Kocaeli, Tekirdağ, Ordu, Uşak, Yalova, Kütahya, Ağrı ve Balıkesir’de 100 ayrı adreste baskınlar yaptı. Gözaltı listesinde isimleri bulunan profesör, doçent, yardımcı doçent ve öğretim üyelerinden oluşan 61’i yakalanırken, henüz ele geçirilemeyen 26 kişi ise aranıyor.
LİSTEDEKİ PARTİ BAŞKANI
Aynı soruşturmada ilk kez bir partinin genel başkanı hakkında da yakalama kararı çıktı. Türkiye’nin 80. partisi olarak kurulan Merkez Partisi’nin genel başkanlığını yapan Prof. Abdurrahim Karslı, aynı zamanda İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde öğretim üyesi. Karslı’nın üniversitesideki FETÖ’cü akademik yapılanmayla ilgili önemli rol üstlendiği belirtiliyor. Merkez Parti’sini FETÖ’nün 17-25 Aralık kumpasından sonra, 7 Temmuz 2014’te kuran Abdurrahim Karslı’nın seçim çalışmaları sırasında çok yüksek miktarlarda harcama yapması dikkat çekmişti. Karslı, partisinin kuruluş davetiyesinde 17-25 Aralık’a gönderme yapmış, örgütün yolsuzluk kılıfı üzerinden hükümeti hedef alan operasyonunu desteklemişti. Prof. Karslı’ya, kısa bir süre önce karaciğer nakli olduğu ve bakıma muhtaç durumda bulunduğu için savcılık talimatıyla gözaltı işlemi uygulanmadı. Karslı’nın örgütün kripto uygulaması ByLock’u kullanıp kullanmadığı bilinmiyor.

Kaynak: Yeni Şafak

10‘Darbe Konseyi’nin karargâh sorumluları

TBMM Darbe Komisyonu’na gönderilen ilk belgede Tuğgeneral Mehmet Partigöç, Tuğgeneral Erhan Caha, Tuğamiral İrfan Arabacı, Kur. Albay İlhan Karasu, Tuğgeneral Faruk Bal ve Yzb. Mustafa Şaban Gümüşiğne karargâh sorumluları olarak gösteriliyor.

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), TBMM 15 Temmuz FETÖ Darbe Girişimini Araştırma Komisyonu’na Yurt Sulh Konseyi’nin karargâh sorumlularını gösteren belgeyi gönderdi. Belgede, Genelkurmay ve kuvvet komutanlıklarından sorumlu askerlerin her türlü emri vermeye yetkili oldukları ifade ediliyor. MSB, Yurtta Sulh Konseyi’nin darbe girişiminin başarılı olması halinde kabinede kimlerin yer alacağına ilişkin ellerinde bilgi ve belge bulunmadığını kaydetti. Milliyet’te yer alan habere gör belgelerde, Fetullah Gülen’in askerlik bilgileri de yer alıyor.

MSB’nin TBMM Darbe Komisyonu’na gönderdiği ilk belgede Kara, Deniz ve Hava kuvvetleri komutanlıklarındaki ihraç, firar, tutuklu personele ilişkin istatistikler yer a ldı. Buna göre Kara, Deniz ve Hava kuvvet komutanlıklarında toplam 4 bin 594 tutuklu 167 gözaltı, 5 bin 674 ihraç, 733 açığa alınma, 333 firari personel bulunuyor. 39 personel ise görevine iade edilmiş gözüküyor. Askeri lise, kara, deniz ve hava meslek yüksek okulu ile harp okullarında öğrenim gören 15 bin 409 öğrencinin TSK ile ilişiği kesildiği belirtiliyor. Bu öğrenciler eğitim seviyesine göre ilgili üniversitelere veya MEB’e bağlı liselere yerleştirildi.

TBMM’ye darbeci Yurtta Sulh Konseyi’nin hazırladığı, “karargâh sorumlularını” gösteren belge de gönderildi. Tuğgeneral Mehmet Partigöç ve Kurmay Albay Cemir Turhan imzalı belgede, “ülke genelinde meydana gelen ani gelişmeler kapsamında, karargâhların eksiksiz güvenliğini sağlamak ve işbirliğini devam ettirek maksadıyla, aşağıda belirtilen personel hizalarında ki karargâhlara genel karargâh sorumlusu olarak görevlendirilmiştir” emri yer alıyor.

Kabine bilgisi yok

Listede ise “Genelkurmay Başkanlığı karargâhı Tuğgeneral Mehmet Partigöç, Kara Kuvvetleri Komutanlığı Karargâhı Tuğgeneral Erhan Caha, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Karargâhı Tuğamiral İrfan Arabacı, Hava Kuvvetleri Komutanlığı Karargâhı Hv. İst. Kur. Albay İlhan Karasu, Jandarma Genel Komutanlığı Karargâhı Tuğgeneral Faruk Bal, ve Sahil Güvenlik Komutanlığı Karargâhı SG.YB. Mustafa Şaban Gümüşiğne” isimleri sıralanıyor.

Bu kişiler için, “söz konusu personelin kendilerine tevdi edilen görevlerini yerine getirmek maksadıyla her türlü tedbiri almaya ve mevcut atamalara bağlı kalmaksızın ihtiyaç duyulan görevlendirmeleri yapmaya yetkilendirilmiştir” ifadeleri kullanılıyor. Belgede ayrıca, sözde sıkıyönetim direktife ekinde yer alan bakanlık müsteşarlıkları ile kamu kurum ve kuruluşlarına yapılacak yeni atamalar ve görevlerine devam edeceklere ilişkin isim listesi de yer alıyor.

MSB, TBMM’ye gönderdiği yazıda, “Yurtta Sulh Konseyi ile darbe girişimi sürecinin başarılı olması durumunda kurulacağı iddia edilen kabinenin kimlerden oluşacağına ilişkin herhangi bir bilgi ve belge bulunmamaktadır” ifadesine yer verdi. MSB belgelerinde 1980 ila 2016 arasında ideolojik veya cemaate mensup olma gerekçesiyle Kara Harp Okulu’ndan Yüksek Disiplin Kurulu kararıyla ilişiği kesilen öğrencilerin istatiki bilgileri de yer aldı. Buna göre, “1980’de 6, 1981’de 7, 1982’de 66, 1983’te 2, 1985’te 1, 1987’de 14, 1993’te 1, 1994’te 1, 1996’da 1 ve 2007’de 1″ öğrencinin disiplinsizlik nedeniyle ilişiği kesildi. FETÖ’nün TSK içindeki güçlenme zamanlaması dikkate alındığında atılan öğrencilerin sayısının cemaat güçlendikçe azaldığı istatistiklere yansıdı. Belgelerde Deniz Kuvvetleri’nde 14 ve Hava Kuvvetleri’nde ise toplam 344 öğrencinin ilişiğinin kesildiği belirtiliyor.

‘Zafiyet olmasın diye’

MSB belgesinde TSK’da personel zafiyetinin giderilmesi ve harekât etkinliğinin artırılması için 2017’de 2 bin 491’i subay (muvazzaf, sözleşmeli, astsubaylıktan subaylığa geçiş ve dış kaynaktan pilot adayı v.s.) 5 bin 869’u astsubay, 6 bin 571’i uzman erbaş ve 11 bin 907’si sözleşmeli er olmak üzere toplam 29 bin 571 personelin alımının planlandığı kaydedildi.

Belgede, Milli Savunma Üniversitesi’nin Mart 2017’de eğtim-öğretime başlamasının öngörüldüğü, ara sınıflara toplam 3 bin 491 öğrenci temininin planlandığı ifade edildi.

Gülen’in askerlik belgesi

MSB’nin TBMM’ye gönderdiği belgeler arasında FETÖ’nün lideri Fetullah Gülen’in askerlik belgesi de yer aldı. Erzurum Pasinler ve Yakutiye Askerlik şubelerinde bulunan kütük defterlerinden temin edilen bilgilere göre; 27.04.1941 doğumlu olan Gülen, 24.11.1961’de silah altına alındı ve 24.11.1963’te terhis edildi. İskenderun’daki 39. Mekanize. Piyade Tugayı’nda askerliği yapan Gülen, 3 ay hava değişimi raporu aldı ve silah altındayken herhangi bir cezaya çarptırılmadı. Gülen, 11.01.1961’de nüfus kaydını Erzurum Pasinler’den, Erzurum Yakutiye ilçesine aldırdı.

Kaynak: Yeni Şafak

91 dolarlık ‘ataşe’ler

Yurtdışındaki büyükelçiliklerde görevli 264 ataşeden 165’inin FETÖ ile bağlantısı tespit edildi. 15 Temmuz sonrası TSK’dan atılan ataşelerden 87’si hâlâ firari. 18’i ByLock kullanıcısı, 18 subayın eşi de KPSS hırsızı. Cezayir ataşesinin kasasında ise 1 dolar bulundu

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın FETÖ’nün yurtdışı yapılanmasına yönelik yürüttüğü soruşturma askeri ataşelere uzandı. ABD, Fransa, Almanya, İngiltere, İtalya, Yunanistan, Rusya ve Mısır’ın da aralarında bulunduğu 70 ülkede görevli 264 askeri, deniz, hava ve idari ataşeleri ile yardımcılarını mercek altına alan savcılık, önemli ayrıntılara ulaştı. Anayasal Büro Savcısı Mustafa Gökçe’nin yürüttüğü soruşturmada elde edilen verilere göre, Türk büyükelçiliklerinde 264 ataşe ve ataşe yardımcısı görev yapıyor. Bunlardan 165’inin FETÖ ile irtibatlı olduğu belirlendi. 15 Temmuz darbe girişiminin püskürtülmesinin ardında bu ataşeler için düğmeye basılmış ve görevlerine son verilmişti. Ayrıca bu kişilerin Türkiye’ye dönmesi için de çağrıda bulunulmuştu. Sözkonusu çağrıya uyarak Türkiye’ye gelenlerden 24 şüpheli tutuklandı, 54’üne de adli kontrol uygulandı.
87’Sİ HALEN KAÇAK
Ancak FETÖ şüphelisi 87 ataşenin ise ‘geri dön’ emrine rağmen Türkiye’ye gelmedikleri ve firari olduğu belirlendi. Savcılık, sözkonusu firariler hakkında yakalama kararı çıkardı. Şu ana kadar hakkında herhangi bir işlem yapılmayan 99 ataşeden 66’sının ise mevcut görevlerine devam ettiği kaydedildi. Geriye kalanlardan ise bir kısmının yurtdışı görevinin rutin olarak bittiği, bir kısmının da ilişiğini kestiği anlaşıldı.
2 GENERAL TUTUKLU
Soruşturma kapsamında hakkında adli işlem yapılanlar arasında general ve amiral de bulunuyor. Bunlardan Washington Silahlı Kuvvetler ve Hava Ataşesi Tuğgeneral Yavuz Çelik ile Moskova Silahlı Kuvvetler ve Deniz Ataşesi Tuğamiral Ahmet Hakan Güneş tutuklandı. Öte yandan, 165 şüpheliden 92’sinin kurmay albay, kurmay yarbay ve kurmay binbaşı rütbesinde olması dikkat çekti. FETÖ’nün diğer tüm kamu kurumu sınavlarında olduğu gibi kurmaylık sorularını da çaldığı ortaya çıkmıştı.
Çoğu Washington’da
FETÖ’cü ataşelerin en yoğun bulunduğu elçiliğin Washington olduğu belirlendi. Washington’da görevli 42 ataşe ve yardımcıları ile irtibat görevlisinden 29’u hakkında FETÖ şüphelisi olduğu gerekçesiyle adli işlem yapıldığı öğrenildi. Ayrıca, Berlin’deki 11 ataşeden 6’sına, Tel Aviv’deki 2 ataşenin 2’sine, Atina’daki 6 ataşeden 4’üne, Moskova’daki 6 ataşeden 4’üne, Paris’teki 4 ataşeden 3’üne tutuklama, yakalama, adli kontrol gibi adli işlemler yapıldı. Soruşturmada ayrıca, FETÖ’cü ataşelerin 18’inin örgütün kriptolu yazışma programı ByLock’u kullandığı da ortaya çıkarıldı. Bu şüphelilerden bir kısmının ismi ise programı en fazla kullananların yeraldığı ‘kırmızı liste’de. Yine 165 şüpheliden 18’inin eşi de FETÖ soru hırsızlığının ortaya çıkarıldığı 2010 KPSS soruşturmasının sanığı. Savcılık daha önce eşleri KPSS şüphelisi olan 400 askerin ismini Genelkurmay Başkanlığı’na bildirmişti.
Kriptolar inceleniyor
Soruşturmayı derinleştiren savcılığın, şu anda hakkında adli işlem yapılmayan ancak yurtdışı görevi sona eren ya da ilişiği kesilen isimlerle ilgili araştırması sürüyor. Bunların da FETÖ ile irtibatının tespit edilmesi durumunda bu isimler dosyada ‘şüpheli’ olarak yeralacak. Bu kapsamda, yurtdışı askeri ataşelikler ve askeri temsilcilikler tarafından aktif bir şekilde kullanılan Yurtdışı Askeri Temsilcilikler Mesajlaşma Sistemi’nden (YATMES) de imaj alındı. Kriptolu bir program olan YATMES’in çok gizli dosyaların paylaşımında kullanıldığı biliniyor. Savcılık ayrıca, büyükelçiliklerden 15 Temmuz ve sonrasına ilişkin güvenlik kamera görüntülerini de istedi.
Kasadan çıktı

FETÖ’cü ataşeleri belirleyen savcılık, görev yaptıkları büyükelçiliklerdeki çalışma ofislerinde de arama yaptırdı. Delil niteliğindeki belge ve dijital malzemelere el konuldu. Bunların arasında TSK’dan ihraç edilen Cezayir Askeri Ataşesi Kurmay Albay Şemsettin Eray’ın ofisindeki kasasından 2 adet 1 dolar çıktı. Arama sonrası el konulan tüm deliller diplomatik çantalarla Ankara Başsavcılığı’na gönderildi.

Kaynak: Yeni Şafak

811 eski AYM çalışanı gözaltında.

FETÖ’cü darbe girişiminin ardından kamu kurumlarında başlatılan temizlik operasyonları kapsamında Ankara’da 11 eski Anayasa Mahkemesi çalışanı gözaltına alındı. ByLock uygulamasını kullandıkları belirlenen zanlıların, hain darbe girişiminin ardından kurumdan ihraç edildiği öğrenildi. Şüphelilerin sorgulanmalarına başlandı..

Kaynak: Takvim

7‘Arı’zalı kafa

TAKVİM, FETÖ’nün İzmir’deki inine girdi. Pensilvanyalı sahtekarın hiç duyulmamış bilgilerini Nurettin Veren anlattı. Veren, eski Yamanlar Koleji’nin teras katına kovan getiren Gülen’in “Beni dinç tutar” diyerek her gün 20 arının kafasını koparıp canlı canlı yediğini anlattı

TAKVİM, 15 Temmuz’daki darbe planını yıllar öncesinden planlayan Fetullah Gülen’in İzmir’deki inlerine girdi. Yıllarca ‘nün başkarargahı olan eski ‘nin meşhur beşinci katına giren TAKVİM, Gülen’in daha önce hiç bilinmeyen sırlarına ulaştı. Merdiveni olmayan ve özel asansörle çıkılan beşinci katta kendisine bambaşka bir dünya kuran teröristbaşının daha önce duyulmamış faaliyetlerini ise örgütten yıllar önce ayrılan Gülen’in eski sağ kolu  anlattı.

ÖZEL ARI BESLİYORDU
Veren’in anlattığı anektotlardan en ilginci ise Pensilvanyalı sahtekarın sağlığına olan düşkünlüğü ve zindeliğini korumak için yaptığı tuhaf yöntemler oldu. Askeri kamuflajlar, orduya sızdırdığı cuntacı askerlerden hediye gelen uçak maketleri, kılıçlar, kamalar gibi tuhaf eşyaların bulunduğu 5. katta ayrıca Gülen’in ABD’ye gittiği dönemde İzmir’e gelenlerin öpmesi için alçıdan el maketleri de bulundu. Kozmik 5. katın manzaralı terasında ise çeşit çeşit bitkiler bulunuyordu. Nurettin Veren yıllar önce o terasa iki arı kovanı getirildiğini belirterek, Gülen’in takıntılı sağlık yöntemlerini şu sözlerle anlattı: “Yazları hep o terasta otururduk. Bir gün bir baktım terasta iki kovan duruyor. Etraf arı kaynıyor. Hepsi uçuşuyor. Cevdet Türkyolu’na ‘Bu nedir?’ diye sordum. Gülen birilerinden duymuş, canlı arı kafası yemek sağlığa iyi geliyormuş. Onun için getirtmişler. Ondan sonra her sabah canlı canlı 10-20 arı kafasını kopartarak bala karıştırıp yemeye başladı. Bunun zihin açtığına ve onu zinde tuttuğuna inanıyordu.”

Teröristbaşı Gülen, zinde kalmak için kafalarını yediği arıları bu terasta yetiştiriyordu. Haber Müdürümüz Mevlüt Yüksel, Nurettin Veren ile İzmir’de FETÖ’nün en gizli noktalarına girdi. Örgütün bilinmeyenleri ile ilgili tüm detaylar ise bu akşam Yaz-Boz’da yayınlanacak.


FİYATI: BİN 200 DOLAR

BİNLERCE DOLARLIK GARDIROP
Yıllarca “Benim bir tane ceketim var” diyen Pensilvanyalı sahtekarın yıllar önceden beri dünyanın en gözde markalarını giydiği ortaya çıktı. Gülen’in İzmir’deki inine giren TAKVİM, eski Yamanlar Koleji’ndeki kozmik katta teröristbaşının tanesi binlerce dolar olan sı, deve tüyünden yapılmış  marka pardösüsü ve Beymen marka ayakkabısını görüntüledi.


FİYATI: 300 DOLAR

GÜLEN PRADA GİYER!
Fetullah Gülen, ihanet çetesi FETÖ‘nün ilk adımlarını İzmir Bozyaka‘daki Yamanlar Koleji‘nde attı. Kendisi de 1981 yılına kadar bu okulun en üst katında yaşadı.

Devlet ise 15 Temmuz’dan sonra diğer okullar gibi Yamanlar‘ı da kamulaştırdı. TAKVİM de şimdi ABD‘de oturan teröristin 8 yılını geçirdiği o ini mercek altına aldı. Çok az kişinin özel asansörle çıkabildiği “5. Kat”ın, pahalı mobilyalarla donatıldığı ortaya çıktı. Sinsi örgütün özenle koruduğu Gülen‘in kişisel eşyaları da herkesi şaşırttı.


FİYATI: 4 BİN LİRA

70’li yıllarda sadece jet sosyetenin giyebildiği 4 bin liralık Prada marka ayakkabıları ise ilk kez gün ışığına çıktı. “Bir ceketim var” diyen FETO‘nun lüks düşkünlüğü ispatlandı.

Papa 16. Benedict de yakın dostu FETO gibi Prada tutkunuydu. Gittiği ülkelerde kırmızı mokasenleri ile moda ikonu gibi izleniyordu..

Kaynak: Takvim

618 milyon satırlık ihanet mercek altında

Milli İstihbarat Teşkilatı data işleme uzmanlarının çalışmasıyla ulaşılan FETÖ üyelerinin ByLock mesajları emniyette kurulan özel birimde satır satır okunacak

Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Data İşleme Uzmanlarının yoğun çalışması sonucu ulaşılan 18 milyon satır verinin işlenmesi için emniyette özel bir birim kuruldu. Bu birim, FETÖ/PDY üyelerini deşifre eden, örgüt üyelerinin tasfiyesinde ve soruşturmalarda önemli bir veri tabanı oluşturan ‘ByLock’ dosyasındaki örgütün iç yazışmaları incelenerek ByLock’cuların karanlık ilişki ağı bir bir ortaya çıkaracak. Yeni isimlere ve bağlantılara ulaşılması beklenen bu analizle ByLock soruşturması daha da genişleyebilir.

TEKİL KULLANICILAR BELİRLENDİ
MİT tarafından deşifre edilen, uzun süreli çalışmalar sonucu aşama aşama içeriği çözülen ByLock sistemi üzerine çalışmalar sürüyor. İlk etapta 20 bin, ardından 40 bin, 56 bin, 76 bin ve 165 bin kişilik listeye ulaşıldı. Serverda 230 bin kişinin izinin tespit edildiği şifreli programda aynı kişinin 2-3 IP adresi ile ByLock’a bağlandığı belirlenince MİT uzmanları bunları tek tek ayıkladı. 15 bin kişi ayıklanınca 215 bin tekil kullanıcı tespit edildi. Sistemin şifreleri kırılıp ‘server’dan içerik indirildikten sonra veriler elde edildi. Bunun için yoğun zaman ve mesai harcandı. Her biri ayrı ayrı kriptolanmış milyonlarca mesajın içeriğine ulaşıldı. MİT Data İşleme Uzmanları bir yandan sistemde izi olan IP adresleriyle ilgili çalışmalarını sürdürürken, bir yandan da verilerdeki FETÖ’cülerin isimlerini adli makamlar ve emniyet birimleriyle paylaşarak soruşturmaların aralıksız sürmesini sağlıyor. MİT, kriptoları çözülen yazışma verilerinin birleştirilip düzenlenmesi ve analiz edilmesi için bu verileri Emniyet Genel Müdürlüğüne teslim etti. Genel Müdürlük de İstihbarat Dairesi, Terörle Mücadele Dairesi, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Dairesinde görevli alanında uzman polislerden oluşan özel bir ekip oluşturdu.

ANALİZ İÇİN ÖZEL YAZILIM
Emniyet, yazışmaları birleştirip analiz edebilmek için yeni bir ‘yazılım alt yapısı’ çalışmasını başlattı. Bu yazılım ile 18 milyon satırdan oluştuğu belirtilen veriler sırasıyla birleştirilecek, düzenlenecek ve analiz edilecek. Sistem ve mesajlar çözüldükçe, MİT’ten gelen veriler işlenmeye başlandıkça FETÖ kapsamında yürütülen soruşturma listesindeki isimler artacak ve ByLock soruşturması genişleyecek. ByLock yazışmalarının içerik çözümlemelerinde FETÖ’nün gizlemeye çalıştığı kirli ilişki ağı da deşifre edilecek.

SABAH.

Kaynak: Takvim

5‘Canlı yayına bağlanan askerler FETÖ’cü çıktı’

“15 Temmuz gecesi canlı yayına çıkardığım 5 komutandan 3’ü bir ay sonra darbecilerle iş birliği yapmak ve ByLock kullanmaktan tutuklandı.”
TGRT 15 Temmuz gecesi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la ilk teması kuran 4 kanaldan biriydi. Erdoğan’ın halkı sokağa davet etmesi ile birlikte darbe girişiminin de seyri değişmişti. TGRT Haber ve İHA Ankara Temsilcisi Batuhan Yaşar, o gece yaşananları 33. Ulusal Bilimi Kurultayı’nda anlattı. 15 Temmuz gecesi rejiyi aradan çıkardıklarını belirten Yaşar “O gece bir taraftan komutanların telefonlarını arıyorsunuz, bir taraftan Cumhurbaşkanı’na ulaşmak için Cumhurbaşkanı Danışmanı Mustafa Varank’ı arıyorsunuz. Ve nihayet öldürücü darbe geldi. TGRT Haber, Cumhurbaşkanı’na bağlanmayı başardı ve Erdoğan ilk defa bu kanalda insanları sokağa davet etti” diye konuştu.

Yaşar, şöyle devam etti: “Darbe artık tam anlamıyla kendisini hissettirmeye başlamıştı. Ankara temsilcileri de patronlarla direkt olarak iletişime geçtiler. O ara Yönetim Kurulu Başkanımız Mücahid Ören Bey aradı, ‘Çok sert bir şekilde bu darbeye karşılık vereceğiz’ dedi. Kameraman arkadaşım Aziz Turan ‘Kapıyı kilitledim, içeri girmeleri 10 dakika sürer’ diyordu. Uçaklar alçak uçuş yapınca ben her şeyin normal gitmediğini anladım. ‘2016’nın dünyasında darbe olur mu? Saçmalamayın’ diye konuşuyorduk daha önce, bir baktık gerçekten kanlı bir darbe ile karşı karşıyayız.”
O gece yayını TGRT’nin terasından yaptıklarını kaydeden Yaşar “Yukarı baktık ki her tarafa ateş açılıyor. Genç kameraman arkadaşlarımızı yukarı çıkardık. Çocuklar ayakta duramıyor. Bir taraftan F-16’lar ses hızını aşıyor, sonik patlamalar, bir taraftan süper kobralarla açılan ateş; Kızılay Meydanı’na, Genelkurmay’ın önüne. Orada can pazarı yaşanıyor. Böyle bir ortamda yayına ‘Öleceksek bu gece ölelim’ diye başladık. Sabah bir türlü olmak bilmiyordu. Bir taraftan askerleri yayına bağlıyoruz. Galiba 4 veya 5 komutanla konuştum, 3’ü 1 ay sonra darbecilerle iş birliği yapmaktan, ByLock kullanmaktan tutuklandı” diye konuştu.

Kaynak: Türkiye

4Adli Tıp’ta da FETÖ tezgâhı

FETÖ’cülere haraç vermediği için tutuklanan İşadamı Serhat Serbes’e yönelik cinsel taciz kumpasının Adli Tıp ayağı ortaya çıktı. Serbes’in yargılandığı davanın en önemli delili olarak gösterilen Adli Tıp Raporunda imzası bulunan doktorların FETÖ üyeliği suçlamalarla açığa alınıp tutuklandıkları ortaya çıktı.

FETÖ’cülerin baskısıyla meslekten ayrılan SakaryaKOM Şube Amiri Resul Hikmet Sarısoy’un Adil Öksüz’e haraç vermediği için tutuklanan İşadamı Serhat Serbes’e yönelik şok ifşatları gündeme bomba gibi düştü. Akit, Serbes’ye yönelik cinsel taciz kumpasının Adli Tıp ayağıyla ilgili önemli bilgilere ulaştı. Serbes’in yargılandığı davanın en önemli delili olarak gösterilen Adli Tıp Raporunda imzası bulunan doktorların “Sahte resmi rapor düzenlemek”, “himmet ağı kurmak”, “Bylock” ve “örgüt üyeliği gibi suçlamalarla açığa alınıp tutuklandıkları ortaya çıktı. Raporun Serbes aleyhine çıkması için kulis yaptığı öne sürülen Prof. Dr. Hamdi Tutkun’un, Kayseri’de TSK’nın bilgisayar sistemine sahte belge yerleştirirken yakalan FETÖ’cüleri akladığı tespit edildi. Akit’e bilgi veren Adli TIP Kurumu yetkileri ““raporda ismini geçen kurum çalışanlarının tamamı ihraç edildi bir kısmı ise tutuklandı. Kurumuzla ilişkileri yoktur” denildi.

RAPOR DA DÜZMECE ÇIKTI

Dönemin Sakarya KOM Şube Müdürlüğünde baskı ve telkinle ifadesi alınan F.Ş.D’nin sevk edildiği İstanbul Adli Tıp Kurumunda hazırlanan raporda imzası bulunan profesör ve uzman hekimlerden 4’ünün kurumla ilişkisinin FETÖ nedeniyle kesildiği, 3’ünün tutuklandığı bildirildi. Akit’e bilgi veren Adli TIP Kurumu kaynakları “raporda ismi geçen kurum çalışanlarının tamamı ihraç edildi bir kısmı ise tutuklandı.  Kurumumuzla ilişkileri yoktur” dedi. Raporda imzası bulunan Prof. Dr. Hamdi Tutkun tutuklandı. Prof. Dr. Lütfi İlhan Yargıç (2 Eylül operasyonu) tutuklandı.Prof.. Dr. Ensar Yekeler ihraç edildi ve gözaltına alındı.

Adli Tıp Kurumu Başkan Yardımcısı Uzm.Dr. Mustafa Okudan görevden alındı. Raporun Serbes aleyhine çıkması için kulis yaptığı öne sürülen Prof. Dr. Hamdi Tutkun’un, Kayseri’de TSK’nın bilgisayar sistemine sahte belge yerleştirirken yakalan FETÖ’cüleri akladığı tespit edildi. Tutkun tutuklama gerekçesinin “Sahte resmi rapor düzenlemek”, “silahlı terör örgütüne üyelik” olduğu ifade edildi. 2 Eylül’de tutuklanan Prof. Dr. Lütfi İlhan Yargıç’ın ise FETÖ örgütünün özel haberleşme programı ByLock kullanıcılarıyla irtibatlı olduğu vurgulandı.

SUÇ DELİLİ BULAMAYINCA KUMPAS KURMUŞLARDI

Akit, FETÖ’nün firari Genelkurmay İmamı Adil Öksüz’e 500 bin euro himmet vermediği için tutuklanıp Silivri Cezaevi’ne atılan işadamı Serhat Serbes’e yönelik kumpasla ilgili şok bir tanığa ulaşmıştı. Sakarya KOM Şube Müdürlüğü’nde görevli Emniyet Amiri Resul Hikmet Sarısoy, Serhat Serbes’e yönelik FETÖ kumpasının Sakarya KOM Şube’de hazırlandığını söylemiş, “Aylarca telefonları dinlenmesine rağmen herhangi bir suç delili elde edilemeyince paniğe kapıldılar. Serbes aleyhine ifade vermesi için birkaç kadın ve genç birkaç kız getirdiler. İfadelerin alınması esnasında sürekli telkinlerde bulunup baskı kuruldu. Ben bu duruma şahit olup tepki gösterince önce beni şubeden uzaklaştırıp peşpeşe karakollara sürdüler, sonra da emekli olmam için her türlü psikolojik baskıyı yaptılar” demişti.
Kaynak: Yeni Akit

3‘Ecevit duyarsa hükumeti bozar’

Darbe Komisyonu’na çarpıcı açıklamalarda bulunan Adana Emniyet Müdürü Osman Ak, eski Başbakan Mesut Yılmaz’ın, Fetullah Gülen ile ilgili çalışmaya“Böyle bir çalışmayı Başbakan Bülent Ecevit duyarsa hükümeti bozar” dediğini söyledi.

TBMM 15 Temmuz FETÖ Darbe Girişimini Araştırma Komisyonu’nda konuşan, Ankara Emniyet Müdür Yardımcısı olduğu dönemde Fethullah Gülen’le ilgili ilk raporu hazırlayan Adana Emniyet Müdürü Osman Ak, “Raporu sunduk, üç gün sonra Gülen’i yurt dışına kaçırdılar. Bir ay daha verselerdi bu örgüt bitmişti” dedi.

TBMM 15 Temmuz FETÖ Darbe Girişimini Araştırma Komisyonu’nda konuşan, Ankara Emniyet Müdür Yardımcısı olduğu dönemde Fethullah Gülen’le ilgili ilk raporu hazırlayan Adana Emniyet Müdürü Osman Ak, eski Başbakan Mesut Yılmaz’ın eski Ankara Emniyet Müdürü Cevdet Saral’a, Gülen çalışması ile ilgili olarak, “Böyle bir çalışmayı Başbakan Bülent Ecevit duyarsa hükümeti bozar” ifadelerini kullanıp kullanmadığına yönelik soruya, “Doğrudur şahidim” yanıtını verdi. Milliyet’te yer alan Habere göre Ak, önceki gün komisyonda özetle şunları anlattı:

“EL ALTINDAN SERVİS”

“Bu operasyonu yaparken 1999’da bir istihbarat operasyonu yaptık. Biz farkında olmadık, operasyonun unsuru olmuşuz. Çevremdeki bir sürü insan bizlerden korktu, iletişim kurmaya çekindiler. Bunların ne olduğunu anlatamadık. Dinle ilişkilerinin olmadığını anlatamadık. Bize kimse 28 Şubatçı diyemez. Örgüt başka bir rapor çıkardı el altından. Hazırlanan raporda peygambere hakaretler içeren söylemleri el altından servis ettiler. Bizi olumsuz insanlar olarak lanse etmeye çalıştılar. Daha sonra Ergenekon’a sokmaya çalıştılar ama cesaret edip gözaltına alamadılar.

1999 tarihli raporumuzun en son paragrafında, ‘önlem alınmakta gecikildiği takdirde, din görünümlü isyanların en tehlikelisi olabileceğini işaret etmek yanıltıcı bir tahmin olmayabilir’ demişiz. Biz 15 Temmuz’u 1999’da yazmışız.”

Kaynak: Akit

..

2Yurtta Sulh Konseyi’nin sorumluları

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), TBMM 15 Temmuz FETÖ Darbe Girişimini Araştırma Komisyonu’na, darbe girişimini gerçekleştiren Yurt Sulh Konseyi’nin karargâh sorumlularını gösteren belgeyi gönderdi.

Belgede, Genelkurmay ve kuvvet komutanlıklarından sorumlu askerlerin her türlü emri vermeye yetkili oldukları ifade ediliyor. MSB, Yurtta Sulh Konseyi’nin darbe girişiminin başarılı olması halinde kabinede kimlerin yer alacağına ilişkin ellerinde bilgi ve belge bulunmadığını kaydetti. Belgelerde, Fetullah Gülen’in askerlik bilgileri de yer alıyor.

MSB’nin TBMM Darbe Komisyonu’na gönderdiği ilk belgede Kara, Deniz ve Hava kuvvetleri komutanlıklarındaki ihraç, firar, tutuklu personele ilişkin istatistikler yer a ldı. Buna göre Kara, Deniz ve Hava kuvvet komutanlıklarında toplam 4 bin 594 tutuklu 167 gözaltı, 5 bin 674 ihraç, 733 açığa alınma, 333 firari personel bulunuyor. 39 personel ise görevine iade edilmiş gözüküyor. Askeri lise, kara, deniz ve hava meslek yüksek okulu ile harp okullarında öğrenim gören 15 bin 409 öğrencinin TSK ile ilişiği kesildiği belirtiliyor. Bu öğrenciler eğitim seviyesine göre ilgili üniversitelere veya MEB’e bağlı liselere yerleştirildi.

TBMM’ye darbeci Yurtta Sulh Konseyi’nin hazırladığı, “karargâh sorumlularını” gösteren belge de gönderildi. Tuğgeneral Mehmet Partigöç ve Kurmay Albay Cemir Turhan imzalı belgede, “ülke genelinde meydana gelen ani gelişmeler kapsamında, karargâhların eksiksiz güvenliğini sağlamak ve işbirliğini devam ettirek maksadıyla, aşağıda belirtilen personel hizalarındaki karargâhlara genel karargâh sorumlusu olarak görevlendirilmiştir” emri yer alıyor.

Kabine bilgisi yok

Listede ise “Genelkurmay Başkanlığı karargâhı Tuğgeneral Mehmet Partigöç, Kara Kuvvetleri Komutanlığı Karargâhı Tuğgeneral Erhan Caha, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Karargâhı Tuğamiral İrfan Arabacı, Hava Kuvvetleri Komutanlığı Karargâhı Hv. İst. Kur. Albay İlhan Karasu, Jandarma Genel Komutanlığı Karargâhı Tuğgeneral Faruk Bal, ve Sahil Güvenlik Komutanlığı Karargâhı SG.YB. Mustafa Şaban Gümüşiğne” isimleri sıralanıyor.

Bu kişiler için, “söz konusu personelin kendilerine tevdi edilen görevlerini yerine getirmek maksadıyla her türlü tedbiri almaya ve mevcut atamalara bağlı kalmaksızın ihtiyaç duyulan görevlendirmeleri yapmaya yetkilendirilmiştir” ifadeleri kullanılıyor. Belgede ayrıca, sözde sıkıyönetim direktife ekinde yer alan bakanlık müsteşarlıkları ile kamu kurum ve kuruluşlarına yapılacak yeni atamalar ve görevlerine devam edeceklere ilişkin isim listesi de yer alıyor.

MSB, TBMM’ye gönderdiği yazıda, “Yurtta Sulh Konseyi ile darbe girişimi sürecinin başarılı olması durumunda kurulacağı iddia edilen kabinenin kimlerden oluşacağına ilişkin herhangi bir bilgi ve belge bulunmamaktadır”ifadesine yer verdi. MSB belgelerinde 1980 ila 2016 arasında ideolojik veya cemaate mensup olma gerekçesiyle Kara Harp Okulu’ndan Yüksek Disiplin Kurulu kararıyla ilişiği kesilen öğrencilerin istatiki bilgileri de yer aldı. Buna göre, “1980’de 6, 1981’de 7, 1982’de 66, 1983’te 2, 1985’te 1, 1987’de 14, 1993’te 1, 1994’te 1, 1996’da 1 ve 2007’de 1” öğrencinin disiplinsizlik nedeniyle ilişiği kesildi. FETÖ’nün TSK içindeki güçlenme zamanlaması dikkate alındığında atılan öğrencilerin sayısının cemaat güçlendikçe azaldığı istatistiklere yansıdı. Belgelerde Deniz Kuvvetleri’nde 14 ve Hava Kuvvetleri’nde ise toplam 344 öğrencinin ilişiğinin kesildiği belirtiliyor.

‘Zafiyet olmasın diye’

MSB belgesinde TSK’da personel zafiyetinin giderilmesi ve harekât etkinliğinin artırılması için 2017’de 2 bin 491’i subay (muvazzaf, sözleşmeli, astsubaylıktan subaylığa geçiş ve dış kaynaktan pilot adayı v.s.) 5 bin 869’u astsubay, 6 bin 571’i uzman erbaş ve 11 bin 907’si sözleşmeli er olmak üzere toplam 29 bin 571 personelin alımının planlandığı kaydedildi.

Belgede, Milli Savunma Üniversitesi’nin Mart 2017’de eğtim-öğretime başlamasının öngörüldüğü, ara sınıflara toplam 3 bin 491 öğrenci temininin planlandığı ifade edildi.

Teröristbaşı Gülen’in askerlik belgesi

MSB’nin TBMM’ye gönderdiği belgeler arasında FETÖ’nün elebaşı Fetullah Gülen’in askerlik belgesi de yer aldı. Erzurum Pasinler ve Yakutiye Askerlik şubelerinde bulunan kütük defterlerinden temin edilen bilgilere göre; 27.04.1941 doğumlu olan Gülen, 24.11.1961’de silah altına alındı ve 24.11.1963’te terhis edildi. İskenderun’daki 39. Mekanize. Piyade Tugayı’nda askerliği yapan Gülen, 3 ay hava değişimi raporu aldı ve silah altındayken herhangi bir cezaya çarptırılmadı. Gülen, 11.01.1961’de nüfus kaydını Erzurum Pasinler’den, Erzurum Yakutiye ilçesine aldırdı.

Milliyet

Kaynak: Akit

1Hakeme maç bitiminde FETÖ şoku!

İzmir’de FETÖ soruşturması kapsamında gözaltı kararı bulunan ve aranan hakem Samet Gacaroğlu’nun bir maçı yönettiği belirlenince maç sonu polisler tarafından sahadan alındı.

Fethullahçı Terör Örgütü’ne yönelik İzmir’de gerçekleştirilen operasyonlarda ilginç bir olay yaşandı. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen bir soruşturmada şüpheli olan Samet Gacaroğlu hakkında gözaltı kararı verildi fakat adresinde bulunamadı.

MAÇTA ÖNLEM ALINDI

İzmir Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin peşine düştüğü Gacaroğlu’nun hakem olduğu ve geçtiğimiz haftasonu Menemen sahasında oynanacak Hisarlık ile Dikili Belediye spor arasındaki maçta hakemlik yapacağı tespit edildi.

VATANDAŞTAN ALKIŞ

Saha çevresinde tertibat alan mali polis, maç biter bitmez Gacaroğlu!nu gözaltına aldı. Bu sırada vatandaşların polisi alkışlaması dikkat çekti. Şüpheli hakemin Bylock kullancısı olduğu, 17-25 Aralık kumpası ardından Bank Asya’ya para yatırdığı hatta parayı yatırırken “Bank Asya bizimdir bizim kalacak” diye not yazdırdığı belirlendi. Şüphelinin İzmir Emniyet Müdürlüğü’ndeki sorgusu sürüyor.

Kaynak: Akit

CEVAP VER