Bugünkü (19 Mart 2017) FETÖ haberleri

0

43202 hâkim ve savcıya doğrudan ihraç

Oya ARMUTÇU / ANKARA
19 Mart 2017 – 00:47Son Güncelleme : 19 Mart 2017 – 08:54

BİZDE BYLOCK’ÇU KALMADI
“Bu ihraç listemiz etkin pişmanlık nedeniyle tanıklıkta bulunan hâkim – savcıların ifadesi sebebiyle oluşan bir liste. Bu ihraçların hiçbiri ByLock’tan değil. Bizde ByLock’la ilgili hâkim – savcı kalmadı. Etkin pişmanlığın bu tip hücre tipi yapılanan gizli örgütlerle mücadelede ne kadar önemli olduğu da açıkça ortaya çıktı.

Etkin pişmanlıktan faydalanmak için başvuran çok sayıda tutuklu var. Sayı daha da artacak, incelememiz devam ediyor. Onların da ifadeleri var, değerlendirmeleri sürüyor. Ama biz sadece o değerlendirme ve itiraflar ışığında ihraç kararı vermedik. Bu ifadelerin samimiyeti, doğruluğu, isabetine baktık.

Sadece itirafla ihraç şeklinde karar vermedik. Etkin pişmanlık yoluyla gelen her itirafı haksızlıklara yol açmayacak şekilde, samimiyeti ve doğruluğunu, somut olayla karşılaştırarak tespit edip böyle bir karara vardık. Uzunca bir süre değerlendirdik. Çapraz anlatımlarla ifadeleri değerlendirdik. HSYK Genel Kurulu’nca gerekli adımlar atılıp oybirliği ile açığa almadan direkt ihraç kararını verdik. HSYK olarak görev yaptıkları savcılıklara suç duyurusunda bulunduk. İftiraya yol açmadan, iftira tuzağına düşmeden bu kararları vermek için son derece titiz bir inceleme yaptık. Pat diye ihraç etmedik. Gizli bir örgütü başka türlü ortaya çıkarmak mümkün değil.”

‘İLTİSAK VE İRTİBATLARI SABİT’
HSYK Genel Kurulu’nun 202 hâkim ve savcıyı meslekten doğrudan ihraç etmesine dair kararı dünkü Resmi Gazete’de yayımlandı. Kararda, 202 hâkim ve savcı hakkında, “sosyal çevre bilgileri, savcılıklardan temin edilen bilgi ve belgeler, soruşturma kapsamında ifadelerine başvurulan hâkim ve savcıların ifade ve sorgu tutanaklarının değerlendirilmesi sonucunda, FETÖ/PDY örgütü ile iltisak ve irtibatlarının olduğu sabit görüldüğünden OHAL KHK’sı kapsamında meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve ihraçlarına oybirliğiyle karar verildiği” belirtildi.

İKİNCİ KEZ İHRAÇ KARARI
İhraç listesinde, 6’sı 25 Şubat 2016 ve biri de 6 Haziran 2016 tarihli kararnamelerle 15 Temmuz darbe girişimi öncesi bölge adliye mahkemelerine (BAM) atanan 7 yargı mensubu yer alıyor.

İzmir, Gaziantep ve İstanbul’da kurulan BAM’a atanan hâkimler Mehmet Tolga Özmen, Cuma Öztürk, Durmuş Özcan, Erkan Şimşek, Murat Tolan, Selçuk Aksoy ve Cengiz Kaya listede yer aldı. Bu 7 hâkimin atandığı tarihte FETÖ üyesi oldukları iddia edilen HSYK 2. ve 3. daire üyeleri Şaban Işık, Mustafa Kemal Özçelik, Kerim Tosun, Ahmet Berberoğlu ve Mahmut Şen aktif olarak görevdeydi. Darbe girişiminden sonra HSYK Genel Kurulu bu 5 üyenin önce üyeliklerini düşürdü sonra haklarında soruşturma açıldı.

Savcı Umut Güneş ile eşi Hâkim Şule Güneş ise 25 Ağustos 2016’da ihraç edilip, HSYK’nın 5 Aralık 2016 tarihli kararıyla görevlerine iade edilmişlerdi. Bu liste ile tekrar ihraç edilmeleri dikkat çekti.

TEKMECİYİ SERBEST BIRAKAN HÂKİM LİSTEDE
İSTANBUL’da hemşire Ayşegül Terzi’ye şort giydiği gerekçesiyle belediye otobüsünde tekme atan Abdullah Çakıroğlu’nu ilk duruşmada tahliye eden Anadolu 40. Asliye Ceza Mahkemesi Hâkimi İbrahim Uyanık da ihraç edilenler arasında.

Adana’da yasadışı dinleme soruşturmasında 5 polisi tahliye eden ve o dönem Başbakan Tayyip Erdoğan’ın “paralel yapı” mensubu olarak nitelendirdiği hâkim Hacı Hüseyin Bolat da ihraç edildi. Bolat, “Onunla ilgili (Gülen cemaati) yedi sülalemde bir tane bulsunlar mesleği de bırakırım, memleketi de terk ederim” demişti.

Listede Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü, Kaçakçılık ve Mali Suçlar Soruşturma Bürosu kıdemli Savcısı Yusuf İltar da yer alıyor.

MİT TIR’ları savcılarının tutuklanması kararında imzası bulunan hâkim Elif Korkmaz ihraç edildi. Korkmaz, Tarsus Sulh Ceza Hâkimliği sırasında Özgecan Aslan’ın öldürülmesine ilişkin soruşturmada gizlilik kararı vermişti.

İhraç edilenler arasında 8 hâkim-savcı çift var.

Kaynak: Hürriyet

42Bakan Özhaseki: 15 Temmuz’da bedenini siper eden şehitlerimiz de var (3)

DHA
18 Mart 2017 – 20:47Son Güncelleme : 18 Mart 2017 – 20:47

‘ŞEHİRCİLİK KONUSU İÇİMİZİ YAKIYOR’
Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, Kayseri Sanayi Odası Mart ayı Meclis toplantısına konuk olarak katıldı. Burada sanayici ve işadamlarına seslenen Bakan Özhaseki, “Ülkemizde birçok kadim şehirlerimiz var. 10 bin yıllık yaşayan şehirlerimiz var. Son yıllarda yaşadığımız zorluklar bizi zor duruma bıraktı. Şehirler bizim aynamız olması lazım, şimdi ise kimliksiz binalara sahibiz. Şehircilik konusu bu yüzden içimizi yakıyor. İstanbul tarafındaki deprem tehlikeyi bertaraf etmek lazım. Meclis kapanmadan yasalara gireceğiz. 15 yılda 7.5 milyon binayı dönüştürebilirsek, depreme karşı daha iyi önlem almış olabileceğiz” dedi.
‘NE YAPALIM, DEMOKRASİCİLİK Mİ OYNAYALIM?’
Türkiye’nin etrafının ateş çemberi olduğunu belirten Bakan Özhaseki, şunları söyledi:
“Coğrafya insanın kaderidir. Etrafımız ateş çemberi idi. Bu zorluk bizim inanış ve tarihsel geçmişimizden kaynaklanıyor. Türkiye’nin 40 yıldır enerjisini alan PKK örgütü ile bütün hükümetler mücadele etti. Birileri şu tarihlerde bu kadar, bu tarihte bu kadar şehit geliyor dediler. Bu, doğru bir tespit değil. Haziran seçimleri gelirken, PKK’ya dışarıdan, siyasi uzantınız bağımsız olarak girecek şeklinde akıl verildi. Boyalı basın, Cumhuriyet gazetesi PKK’lıların lehine haber yaptılar. Bunlar ot ezmez diye gösterdiler. Dinsiz imansızlar, aslan gibi çocuklara kıydılar. Sözde demokratlar belediyelere el konulmasına tepki gösterdiler. 2 bin 350 sandıktan HDP’ye silme oy çıktı. PKK döve döve belediye başkanlıklarını kazandırdı. Belediye araçlarını PKK’nın emrine verdi. Belediyeler yaptıkları ihaleler ile PKK’ya para vermişler. İller bankasından aldıkları parayı, dağa gönderdiler. Ne yapalım demokrasicilik mi oynayalım. Barış günlerinde 1 milyon insanı toplayan insanlar, bir tek çıt bile çıkarmadılar. Çünkü insanlar gönüllü değildi. Vatandaşların bölgede bizden istediği askerin polisin gitmemesi oldu.”
‘HOCA DENEN TERÖRİSTİN SONUNU GETİRMEYE ÇALIŞIYORUZ’
FETÖ terör örgütüne de değinen Bakan Özhaseki, “Bizler hizmet eriyiz diye bize geldiler. Fakirlerin zeki çocuklarını seçtiler. Hocamız emretti, yaptık diyorlar. Eğer ölçü şaşarsa sapık ameller cereyan eder. Sızıntı, Zaman gibi yayın organları ile insanları kandırdılar. Hoca denen terörist zihniyetin sonunu getirmeye çalışıyoruz. Bir tek için masuma haksızlık yapıldı ise vebali bizdedir” diye konuştu.
Referandum süreci ile ilgili olarak sanayicilere CHP’nin tutumunu anlatan Bakan Özhaseki, “CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve CHP Eski Genel Başkanı ve Antalya Milletvekili Deniz Baykal Trabzon’da yaptığı açıklamada sapıttı. Ancak O da bir iki gün sonra normalleşti. Evet ve Hayır verenin kendine göre bir cevabı vardır. İyi niyetle oy verecektir” diye sözlerini tamamladı.

FOTOĞRAFLI
Kaynak: Hürriyet

41Başbakan Yıldırım, depremzedeleri ziyaret etti, müjde verdi

DHA
18 Mart 2017 – 20:32Son Güncelleme : 18 Mart 2017 – 20:32

Mustafa SUİÇMEZ-Orhan AKTUĞ/ÇANAKKALE, (DHA) – BAŞBAKAN Binali Yıldırım, 6 Şubat’te meydana gelen 5.3 büyüklüğündeki depremde en çok hasar gören Çanakkale’nin Ayvacık İlçesi’ne bağlı Yukarıköy’ü ziyaret etti. Başbakan Yıldırım, vatandaşlara, “Sene sonu bitmeden evlerinizin içine gireceksiniz. Borçlarınıza ve sıkıntılarınız noktasında ne lazımsa yaparız” dedi.
18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 102’nci yıldönümü için Çanakkale Şehitleri Abidesi’ndeki törene katılan Başbakan Binali Yıldırım, ardından askeri helikopterle 6 Şubat’tan bu yana devam eden artçı sarsıntıların meydana geldiği Ayvacık’ın Yukarıköy Köyü’ne hareket etti.
ZİYARET SIRASINDA 3.2’LİK DEPREM OLDU
Başbakan Yıldırım’ın helikopteri, Yukarkıköy’e indikten kısa bir süre sonra bölgede 3.2 büyüklüğünde sarsıntı meydana geldi. Deprem sırasında köyde kısa süreli panik yaşanırken, köyde kahvecilik yapan Ramazan Çarıksız, “Başbakanımız geldiği sırada yine bir deprem oldu. Herkes kahvehanede çay içiyordu. Herkes kaçıştı. Bu depremler iki-üç aydan beri devamlı böyle sarsılıyoruz” dedi.
Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı, depremin Ayvacık merkezli olarak, yerin 9 kilometre derinliğinde saat 18.29’da meydana geldiği açıklandı.
HALKA SESLENDİ
Köyde halka seslenen Başbakan Binali Yıldırım, “Sene sonu bitmeden evlerinizin içine gireceksiniz. Borçlarınıza ve sıkıntılarınız noktasında ne lazımsa yaparız. Yeterki sizin gülen yüzünüz solmasın. Sizin bu köyleriniz, evleriniz en güzel şekilde yapılacak. Bundan hiç endişeniz olmasın. Depremin ilk günÜNde buraya gelindi ve 1071 aileye konteyner kuruldu. Okullar açıldı, çocuklar derslerine gidiyor. Ben hatırlıyorum, eski Türkiye’de Varto’da deprem olmuştu. Varto depreminin yaralarını bu devlet 25 senede saramadı. Binalarını 25 senede yapamadı. Ama Van’da deprem oldu ve 3 yılda 30 bin konut yapılarak hak sahiplerine teslim edildi. İşte Türkiye’nin gücü ortadadır” dedi.
AVRUPA ÖRNEĞİ
Çanakkale’de temeli atılan 1915 Çanakkale Köprüsü’nün yaparak boğaza inci bir gerdanlık takacaklarını vurgulayan Yıldırım, “Muasır medeniyet seviyesine gidecek Türkiye’yi geleceğe hazırlayacak çocuklarımızın, torunlarımızın, mutlu yarınları için 16 Nisan’ı unutmuyoruz. O Avrupalılara, teröristlere ve FETÖ’ye inat, Türkiye’nin aydınlık yarınlarının hep beraber kapılarını açacağız. Türkiye büyük bir devlet. Büyük devlet olduğu nereden belli. Bakın Avrupalılar seçimlerinde bile Türkiye’yi konuşuyorlar. Türkiye sadece kendi geleceğini değil, Avrupaların seçimlerine de ayar veriyor. Onların ırkçı, Türk ve insan düşmanlığa fren veriyor” dedi.
Başbakan Binali Yıldırım, daha sonra alanı dolduranlara hediyeler dağıttı.

FOTOĞRAFLI
Kaynak: Hürriyet

40Bakan Çavuşoğlu: Hayır diyenlerin linç edilmemesi gerekiyor

DHA
18 Mart 2017 – 20:32Son Güncelleme : 18 Mart 2017 – 20:32

Mehmet ÇINAR/ANTALYA, (DHA) – DIŞİŞLERİ Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, ‘hayır’ diyenlere negatif üslup kullanmanın doğru olmadığını belirterek, “Saygısızlık olur. ‘Evet’ diyeceğini söyleyenler linç ediliyor, hakaretler, küfürler, sanatçılar, Arda Turan vs vs. Ama bu çok yanlış. ‘Hayır’ diyenlerin de linç edilmemesi gerekiyor” dedi.
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Türkiye Genç İşadamları Konfederasyonu’nun (TÜGİK) Antalya’nın Belek turizm bölgesindeki Titanic Deluxe Hotel’de düzenlenen genel kuruluna katıldı. AB’nin 12 Eylül sonrası tekrar vize uygulamaya başladığını dile getiren Bakan Mevlüt Çavuşoğlu, “Vizeyi de vatandaşlarımıza bir an önce kaldırması lazım. AB ile uzaktan yakından ilgisi olmayan birçok ülkenin vatandaşlarına serbest vizeyi sağladılar. En son Gürcistan’a da sağladılar ki; bizim komşumuzdur. Adeta pasaportsuz karşılıklı kimlikle seyahatlerimizi yapabildiğimiz bir ülkedir. Bunda bir mahsur yok, ama Türkiye’nin ve Türk Milleti’nin bunu hak ettiğini AB’nin de anlaması lazım. Ama biz yine dünyanın değişik bölgelerinde vizesiz seyahati sağlamak için çalışıyoruz” dedi.
‘HAYIR DİYENLERİN DE LİNÇ EDİLMEMESİ GEREKİYOR’
Referandumda ‘Hayır’ diyenlere negatif bir üslup kullanmanın doğru olmadığını belirten Bakan Çavuşoğlu, “Saygısızlık olur. ‘Evet’ diyeceğini söyleyenler linç ediliyor, hakaretler, küfürler, sanatçılar, Arda Turan vs vs. Ama bu çok yanlış. ‘Hayır’ diyenlerin de linç edilmemesi gerekiyor. Fakat kimin ‘hayır’ için yurt dışında çalıştığını herkes çok iyi biliyor. PKK’nın, FETÖ’nün ve diğer hainlerin de neden ‘hayır’ için çalıştığını bu millet çok iyi değerlendiriyor. Ve bunlar herhalde Türkiye’yi çok sevdiğinden değil” diye konuştu.
Bakan Çavuşoğlu’na konuşmasının ardından TÜGİK Genel Başkanı Erkan Güral tarafından plaket takdim edildi. Bakan Çavuşoğlu da Güral’a üzerinde lale figürü bulunan seramik hediye ederken, “En güzel lale bizdeki lale” diye espri yaptı.

FOTOĞRAFLI
Kaynak: Hürriyet

39CHP’nin “Cumhuriyet otobüsü” yola çıktı

DHA
18 Mart 2017 – 19:32Son Güncelleme : 18 Mart 2017 – 19:32

Yüksel KOÇ / İSTANBUL (DHA) – CUMHURİYET Halk Partisi (CHP) tarafından referandum sürecinde Anadolu’da dolaşarak “hayır” propagandası yapılacak “Cumhuriyet Otobüsü” yola çıktı. Otobüs İstanbul’da yapılan miting ile uğurlandı.CHP İstanbul Milletvekili Eren Erdem, “Bu otobüs Anadolu’yu karış karış gezecek, köy köy gezecek ve bu Cumhuriyet ilelebet payidar kalacak” dedi.

Küçükçekmece’de yapılan mitinge CHP Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun, İstanbul milletvekilleri Bilhun Tamayligil ve Eren Erdem, Küçükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün, Avcılar Belediye Başkanı Handan Toprak ile eski milletvekili adayı Çetin Çapan katıldı.

‘CUMHURİYETİN ORTADAN KALDIRILMASINA İZİN VERMEYECEĞİZ’

CHP Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun yaptığı konuşmada, “Bu ülkede canlarını vererek kurulmuş bir Cumhuriyetin ortadan kaldırılmasıyla karşı karşıyayız. Onlar her ne kadar Cumhuriyet duruyor deseler de bizim anladığımız demokratik cumhuriyettir, Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu cumhuriyettir. Asla ve asla da onun ortadan kaldırılmasına izin vermeyeceğiz” dedi.

‘REFERANDUMLA BİRLİKTE YAPILMAK İSTENEN TEK ADAM YÖNETİMİNE HAYIR DİYECEĞİZ’

Torun, “İnanıyorum ki Türk insanı 16 Nisan’da sandığa gidecek ve hayır diyecek bu referandumda o sandıklarda hayır çıkacak. Bu referandumla birlikte yapılmak istenen tek adam yönetimine hayır diyeceğiz” şeklinde konuştu.

‘BAŞBAKAN HAYIR DİYECEK’

Herkesin sandığa gitmesini isteyen Eren Erdem, “16 Nisan’da yapılacak seçim bir parti seçimi değildir. Memleketimizin rejiminin değişip değişmeyeceği konusunda yapılan bir seçimdir. Ben çok iyi iliyorum, Başbakan hayır kullanacak. Neden biliyor musunuz? Çünkü ben hala niye evet diyeceğini kendisinden dinleyemedim. Duyamadım da” dedi.

FETÖ’nün devlete 40 yılda yerleştiğini söyleyen Erdem, “Kaç yılda yerleşti FETÖ devlete; 40 yılda yerleşti. Bu sistemde 4 saat yetiyor. Çünkü bir tek Başkanı kandıran bütün devleti ele alıyorsun” dedi. Erdem, “17 Nisan sabahı güzel günlere uyanacağız. Bu otobüs Anadolu’yu karış karış gezecek, köy köy gezecek ve bu Cumhuriyet ilelebet payidar kalacak” diye konuştu.

Mitingde kısa konuşmalara yapan CHP İstanbul Milletvekili Bilhun Tamaylıgil, Büyükçekmece Belediye Başkanı Hakan Akgün, Avcılar Belediye Başkanı Handan Toprak, eski milletvekili adayı Çetin Çapan, mitinge katılanlardan 16 Nisan tarihine kadar hayır oyu için çalışmasını istediler. Konuşmalardan sonra otobüsün üzerine çıkarılan küçük bir kız çocuğu, “Ak Parti’nin oyununu bozmak için hayır diyorum” dedi.

(FOTOĞRAF)
Kaynak: Hürriyet

38Baykal: Hayır çıkarsa 23 Nisan’ı öyle kutlayacağız ki

DHA
18 Mart 2017 – 17:49Son Güncelleme : 18 Mart 2017 – 17:49

Utku BOLULU/İZMİR, (DHA) – CHP eski Genel Başkanı ve Antalya milletvekili Deniz Baykal, yeni Anayasa değişikliğinin Türkiye’nin küme düşmesine neden olacağını, referandumdan ‘Evet’ çıkarksa ülkenin, ekonominin allak bullak olacağını söyledi. Cumhurbaşkanı, Başbakan, kaymakam, rektörlerin, devletin, bürokrasinin ‘evet’, milletin ise ‘hayır’ dediğini belirten Baykal, “16 Nisan’da ‘hayır’ çıkarsa bir hafta sonra 23 Nisan’ı öyle kutlayacağız ki Meclis’i yeni kuruyormuşuz gibi yaşayacağız” dedi.
CHP Antalya milletvekili Deniz Baykal, 16 Nisan’da yapılacak Anayasa değişikliği referandumuna yönelik CHP İzmir İl Başkanlığı’nın düzenlediği ‘Hayır’ toplantısında İzmirlilerle buluştu. Baykal’ı dinlemeye gelenler, Kültürpark İsmet İnönü Kültür Merkezi’ne sığmadı. Çok sayıda insan dışarda kaldı. Toplantıya CHP’nin mevcut ve eski milletvekilleri, CHP Genel Sekreteri Kamil Okyay Sındır, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, ilçe belediye başkanları, parti yöneticileri başta olmak üzere çok sayıda İzmirli katıldı.
Deniz Baykal’ın konuşmasından önce Çanakkale Zaferi’yle ilgili belgesel gösterildi. Çanakale Şehitleri, Mustafa Kemal Atatürk ve Kurtuluş Savaşı şehitleri için saygı duruşunda bulundu. İstiklal Marşı hep bir ağızdan söylendi. Deniz Baykal, konuşmasına 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin dünya siyasetinin şekillenmesine yol açtığını söyleyerek başladı. Çanakkale savaşındaki iki önemli nokta olduğunu, birinin komutanlık dehası, ikincisinin ise vatan savunmasında milletin sergileyebilecekleri fedakarlık olduğunu belirten Baykal, “Türkiye’de hala Çanakkale zaferiyle ilgili tereddüt yaratma siyasi anlayışı var. Nerdeyse Çanakkale Zaferi’nde Mustafa Kemal’in hiçbir ilişkisi olmadığını söylemek istiyorlar. Çanakkale savaşanın kahramanını gidin Churcill’e sorun. Kendileri için en büyük talihsizliğin karşılarına Mustafa Kemal gibi bir komutan çıkması olduğunu söylemişti” dedi.
“BU PARTİ DEĞİL VATAN TOPLANTISI”
Deniz Baykal, Türkiye’nin önündeki tuzakları, yönelecek tehditleri konuşmak üzere toplandıklarını belirterek bunun bir siyasi parti çalışması olmadığını söyledi. Salonda parti bayrağı değil Türk bayraklarının olduğuna dikkat çeken Baykal, “Bugün niye parti bayrağı yok? Bir büyük sorumluluk duygusu, derin bir anlayış dolayısıyla olmuyor. Buraya gelen herkes biliyor ki bu toplantı bir siyasi parti toplantı değil. Particilik, partizanlık yapma peşinde değiliz. Bu bir vatan toplantısı. Türkiye toplantısı. Türkiye için buradayız” diye konuştu.
“TÜRK BAYRAĞI ALTINDA TOPLANMA GÜNÜ”
Kendisinin bir CHP temsilcisi olarak değil Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak konuştuğunu belirten Baykal, Türkiye’yi yaşamış, geçmişini bilen, geleceğini düşünen sade bir Türkiye Cumhuriyeti evladı olarak toplantıda bulunduğunu söyledi. Baykal “Salonda Demokrat Parti, ANAP eski yöneticileri bulunduğunu öğrendim. MHP, Saadet Partililer, AK Partililerin de aramızda olduklarına inanıyorum. Türk bayrağı altında toplanma günü bugündür. Bu büyük çağrıyı sezen, koşup Türk bayrağı altında bir araya gelen tüm kardeşlerimi saygıyla selamlıyorum” dedi.
“MİLLETİN EGEMENLİĞİ MECLİS’İN ÜSTÜNLÜĞÜ SİYASİ KUTSALIMIZDIR”
Baykal, milletin bir karar alacağını belirterek, “Millet karar alacak. Türkiye Cumhuriyeti  temellerinin sadece Anayasa’da, kanunda değil 80 milyon insanın yüreğinde yazılı olduğunu 16 Nisan’da ortaya koyacak” dedi. Mustafa Kemal Atatürk’ün Kurtuluş Savaşı ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu sürecindeki sözleriyle konuşmasını sürdüren Deniz Baykal, Türkiye’nin bugüne kadar yaptığı Anayasalar ve son 1982 Anayasası’ndaki 17 değişiklikte de milletin egemenliği ve millet adına davranan meclisin üstünlüğünün temel alındığını söyledi. Baykal, “Bizim siyasi kutsalımız milletin egemenliği, meclisin üstünlüğüdür. Bugüne kadar yapılan anayasalarda buna saygı gösterildi. Anayasa değişikliklerinde bugüne kadar milleti yormadık. Milleti tartışmaya yönlendiren durum yaşatılmadı” diye konuştu.
“MİLLETİN YARISINDAN FAZLASI TERÖRİST Mİ?”
Deniz Baykal, ‘evet’ kampanyasında sağa sola sürekli suçlama yapıldığını söyledi, şöyle devam etti:
“En fazla direksiyonda çift şoför olmaz diyorlar. Çift pilot oluyor ya! 80 milyonluk Türkiye’ye tek pilota emanet etmeye nasıl izin verirsiniz? Devlet arabası yola çıkıyor ama stepnesi de freni de yok. Köprüler yapıyorlar. Hayırlı olsun. Ama köprü yapıyorsun diye millet egemenliğini sana teslim etmem. Bunlar teröristlerle beraber diyorlar. Milletin yarısından fazlası hayır oyu verecek. Milletin yarısından fazlası terörist mi? Evet oyu verecek bir adam, kayınbiraderinin hayır oyu kullanacağı için terörist mi olacağını soruyor? Evet diyecek insan da bu yaklaşımdan rahatsız. Yakışmadığını düşünüyor.”
“MİLLİ DAVA ÇIKSA DA KAHRAMANLIK YAPSAK DİYE DÜŞÜNDÜLER”
Son dönemde Almanya ve Hollanda’yla yaşanan krizleri de değerlendiren Baykal şunları söyledi:
“Bir büyük mili dava ortaya çıksa da biz büyük kahramanlık yapsak da kimse anayasayı düşünmese ve ‘Mühim değil bunlara Evet vereyim’ diye düşünseler diye proje hazırladırlar. Reklam filmleri hazırlandı. Onun da hiçbir hukuki temeli olmadığı, makul kabul edilebilir tarafı olmadığı ortaya çıktı. Başbakan uzatmayalım üslubunda ama, Cumhurbaşkanı işi köpürttükçe köpürtmeye çalışıyor. Başbakan Hollanda Başbakanı ile yemek yiyelim, tatlıya bağlayalım diye konuşurken, Cumhurbaşkanı ‘Benim onunla yemek yiyecek başbakanım yok’ diyerek kıyameti kopardı. Şimdiden Başbakan’ı silmeye, yok saymaya başlamış. Boş sözlere, meydan okumaların, düşmanlık ve husumet söyleminin bedelini milletimiz ödüyor. Öncelikle Hollanda’daki 465 bin vatandaşımız. Huzur içinde yaşarken şimdi birdenbire komşusu, patronu tarafından mesafe kondu. Tehlikeli olarak görülmeye başlandılar. Milletin başını derde sokmaya hakkın var mı?”
Cumhurbaşkanı’nın tarafsızlık üzerine yemin edeceğini ama aynı zamanda AKP’nin Genel Başkanı olacağını belirten Baykal, “AKP’nin çıkarı ile tarafsız Cumhurbaşkanı’nın çıkarı birbiriyle çelişince ne olacak? Bu şuna benziyor: Bir maçta sahaya çıkan hakem aynı zamanda o iki takımdan birisini başkanı olur mu? Öyle şey olur mu” dedi.
“EVET ÇIKARSA MEMLEKET ALLAK BULLAK OLUR”
Baykal, referandumdan ‘Evet’ çıkması durumunda memleketin allak bullak olacağını söyledi. Evet’in siyasi depreme çağrı çıkarmak olduğunu belirten Baykal, “Evet çıkarsa memur arkadaşlara sözleşmeli personel olacaklarını söyleyecekler. İşçilerin kıdem tazminatları fonu bir sabah Varlık Fonu’na kararnameyle devredilebilinecek. Evet’in sonucu ekonomik depremdir. Evet çıkarsa Türkiye’de parası pulu olan yurt dışına çıkaracak. Burada başıma ne geleceği belli olmaz diyecekler. Yüzlerce firma kayyuma alındı. Onbinlerce işçi kayyum yönetim altında. Evet çıktığı anda ekonomik güvence kaybolacak. Şimdiden bölünmeye başlanan Türkiye bölünecek. Evet karanlık, belirsiz, meçhul, tereddüt, şüphe ve tedirginliğin yükseldiği ortam yaratacak. Hayır ise berrak, net, hiçbir tereddüt yok. Cumhurbaşkanı yine Cumhurbaşkanı, Başbakan Başbakan olarak Bakanlar Kurulu Bakanlar Kurulu olarak devam edecek. Meclis devam edecek, kanun, hukuk devam edecek. Diyorlar ki ‘hayır’ çıkarsa Cumhurbaşkanı’nı istifaya davet edecek misiniz? Öyle bir çağrı yapmayacağız. Aksine seçime kadar ayasayaya, hukuka uygun olarak bir cumhurbaşkanlığı yap diyeceğiz” diye konuştu.
“HAYIR ÇIKARSA 23 NİSAN’I ÖYLE KUTLAYACAĞIZ Kİ”
Baykal şöyle devam etti.
“Hayır çıkarsa 16 Nisan’dan bir hafta sonra öyle bir 23 Nisan kutlaması yapacağız ki, sanki 2017 23 Nisanı’nda değil de, 1920 23 Nisan’ı gibi olacak. Meclis’i sanki yeni açıyormuşuz gibi yaşacağız. Sadece ‘Hayır’ oyu verenler değil ‘Evet’ diyenlerin de ellerini tutarak bu devleti yeniden kuruyor gibi duygulanacağız. Sanki 29 Ekim 1923’deymişiz gibi de hissedeceğiz. Cumhuriyeti kurmuşuz gibi hissedeceğiz. 9 Eylül 1922 sabahı İzmir’de Vilayet konağını Türk bayrağını diken birlikleri gibi duygulanarak, sanki İzmir ve Türkiye’yi yeniden kurtarmışız gibi hissedeceğiz.”
DEVLET, BÜROKRASİ ‘EVET’ MİLLET ‘HAYIR’ DİYOR
Baykal, kendilerinin ‘Hayır’ dediğini belirterek “Kim ‘evet’ diyor? Rektör, savcı, kaymakam, Cumhurbaşkanı, Başbakan ‘evet’ diyor. Devlet büyükleri, devlet ‘evet’ diyor.  Biz millet olarak ‘hayır’ diyoruz. Bürokrasi ‘evet’ diyor. Halk ‘hayır’ diyor. Millet devlete mi teslim olacak, yoksa  devlet millete mi teslim olacak. Devlet milletin devleti olacak. Milletin tümünün egemenliği ortaya çıkacak” dedi.
BU SİSTEMİN BENZERİ YOK
Referanduma taşınan anayasa değişikliğinin içeriğini incelediklerinde dünyanın 200 ülkesinin hiçbirisinde olmayan bir başkanlık sistemiyle karşılaştıklarını belirten Baykal, “Anayasa kitaplarında yok. Yani kitapta yeri yok bu anayasanın. Başkanlık sistemi ABD’de uygulanıyor. Ama getirilmek istenen sistemin onunla ilgisi yok. Başkanlık sistemini bazı az gelişmiş ülkeler de uyguluyor, dikta rejimlerine sürükleniyorlar. Dünyada benzeri yok, bizim tarihimizde de yeri yok. Bizim tarihimizde şura, meşveret, istişare ve yüzyıldır da Meclis var. Yok bizim tarihimizde yeri yok. Bizim tarihimizde  şura, istişare, yüzyıldan beri de Meclis var. Bu getirmek istenen sistemde Başkan’ın karar alırken birinden fikir almaya, aldığı kararı bildirme zorunluluğu yok. Bakan atayacak ama Meclis’in haberi olmayacak. Yardımcısından haberimiz olmayacak.  Sınırsız başkan yardımcısı atayabilecek. Keyfine göre sayısını belirleyecek” dedi.
TÜRKİYE’NİN KÜME DÜŞMESİ ANLAMINA GELEN  ANAYASA
Anayasa değişikliğine göre Meclis’in kanun çıkama yetkisin Cumhurbaşkanı’nın bizzat kendisinin kararnameyle aynı nitelikte kullanacağını belirten Baykal, “Tüm bakanlıkları feshedebilecek. Yeni bakanlık kurabilecek. Milletin cebinden çıkan paranın, bütçenin nereye harcanacağına Meclis değil Cumhurbaşkanı karar verecek. Olur mu böyle şey? Milletin parası, millete sor bakalım. İstişare et? Bu Türkiye’nin küme düşmesi anlamına gelen anayasadır. Anayasa sadece hukuki metin değil medeniyet tercihidir. İlk kez dünyada varolan medeniyetin altında, dünya liginde değil bölge liginde oynamayı kendi irademizle kararlaştırıyoruz. Türkiye buna müstahak diyoruz. Hayır! Türkiye buna müstehak değil. En iyi Anayasa’ya layıktır” diye konuştu.
“SEN KİM OLUYORSUN?”
Cumhurbaşkanı hiçbir siyasi organ tarafından denetlenemeyeceği, Başbakan’ın olmadığı bir sistemin öngörüldüğünü belirten Baykal “Bir kişinin yöneteceği, ben yöneteyim anlayışı var. 80 milyonluk Türkiye. Cumhuriyeti kuran, 100 yıl yaşatan bu insanlara ‘ver yetkileri seni ben yöneteceğim’ diyor. Sen kim oluyorsun? Sen yönetme yetkisi istiyorsun milleten ama bu yetkiyi hiçbir Allah’ın kuluna vermeyi kabul edemeyiz. Hiçbirimiz kendimiz için, kendi siyasi liderimiz için istemeyiz. Doğrusu milletin kendisinin söz sahibi olmasıdır. Bu yetkileri hiçbir Allah’ın kuluna vermeyi içimize sindirmemiz mümkün değildir” dedi.
Cumhurbaşkanı’nın denetlenmeyeceğini belirten Baykal, suç varsa mahkemeye gönderilebileceğini söylendiğine dikkat çekerek bunun olması için Meclis’teki 500 milletvekilinden 400’nün oyuna ihtiyaç olduğunu söyledi. Baykal, “Cumhurbaşkanı’nın iktidar partisi genel başkanı olduğu meclis bunu yapacak. Dünyanın hiçbir yerinde yok. Milletvekili Cumhurbaşkanı’nın memuru haline gelmiyor mu? Meclis’teki 300 vekili sen belirlemişsin. Geri kalan 300 üyeden  400 kişiyi nasıl bulacağım. 400’ü bulursak mahkemeye vereceğim. Hangi Mahkemeye? Toplam 15 üyesinin 12’sini kendisinin üye yaptığı, üçünü ise genel başkan sıfatıyla denetlediği Meclis’in seçtiği Mahkeme yargılayacak” dedi.
PKK’ya yönelik olarak açılım sürecini eleştiren Baykal, FETÖ’yle ilgili ise “Yıllardır birlikte yürüdüler. Baktılar olmadı. Şimdi herkesi FETÖ’cü ilan ediyorlar. Dershaneye çocuğunu gönderenin, bankaya para yatıranın hesap vereceğini söylüyorlar. Bunları oraya monte eden sen niye hesap vermiyorsun? 13 bin kadar hakim var. 4 bin 188’inin işine son verildi. Nasıl oluyor da yargı sistemi bu boyutta bir yanlışa emanet edilebilir. Kim yaptı bunu böyle? Bu soru sorulmalı. İşten atıyorsun da hepsinde de haklımısın? İçlerinde haksızlık yanlışlık yaptıkların yok mu” dedi.

FOTOĞRAFLI
Kaynak: Hürriyet

37Muharrem İnce: Cumhurbaşkanına gazilik unvanı verilecekmiş

DHA
18 Mart 2017 – 17:48Son Güncelleme : 18 Mart 2017 – 17:48

Sinan KORKMAZER/NEVŞEHİR, (DHA) – CHP Yalova Milletvekili Muharrem İnce Nevşehir’de düzenlenen mitingde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a gazilik unvanı verileceği yolunda duyumlar aldığını söyledi.
Diriliş Meydanı’nda düzenlenen mitingde Muharrem İnce’ye CHP Bolu Milletvekili Tanju Özcan, Bursa Milletvekili Mehmet Göker, Manisa Milletvekili Mazlum Nurlu, Konya Milletvekili Hüsnü Bozkurt eşlik etti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a gazilik unvanı verileceği yolunda duyum aldığını belirten Muharrim İnce, şunları söyledi:
“Bakın değerli Nevşehirliler bir şeyler duyuyorum. Gazi unvanı vereceklermiş şimdi. Gazi unvanını vermeden önce madalya vermeniz lazım. Gazi unvanını FETÖ ile mücadele ettiği için vereceklermiş. Önce FETÖ’ye hizmetinden dolayı madalya verin, sonra gazi unvanını verin. Önce ne istediniz de vermedim dediği için, önce Rabbim beni affetsin dediği için, Önce FETÖ’cüleri general yaptığı için, emniyet müdürü yaptığı için, anaya mahkemesi üyesi yaptığı için, ülkeyi parsel, parsel sattığı için önce madalya verin, sonra gazi unvanı verirsiniz.”

FOTOĞRAFLI
Kaynak: Hürriyet

36Bozdağ: Sanırsınız ki, 16 Nisan’da Almanya’da hükümet sistemi oylanacak (2)

DHA
18 Mart 2017 – 17:46Son Güncelleme : 18 Mart 2017 – 17:46

‘HAKİM VE SAVCILARIN İHRACI HUKUK DEVLETİNİNİN GEREĞİ’
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun (HSYK), Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanmasına ilişkin (FETÖ/PDY) tutuklu hakim ve savcıların verdiği ifadeler doğrultusunda 202 hakim ve savcının meslekten ihracıyla ilgili Bursa’da konuştu.
Çelik Palas Otel’de basın mensuplarıyla bir araya gelen Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, HSYK’nın dün 202 hakim ve savcının ihraç etmesiyle ilgili açıklamalarda bulundu. Bozdağ, “Yargıdaki yapılan değerlendirmeler, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun bazı hakim ve savcıları meslekten uzaklaştırma kararı alması hukuk devletini korumak, yargının bağımsız ve tarafsız vasfını korumak, yargı içerisinde tarafsızlığını ve bağımsızlığını yitirmiş kişilerin meslekte kalmasına izin vermemekten ibarettir. Hukuk devletinin gereğini yapmaktır” dedi.
Anayasa’nın 138’inci maddesi gereği hakimlerin görevlerinde bağımsız olduğuna dikkat çeken Bakan Bozdağ, “Anayasa, ‘kanun ve hukuka bağlı vicdani kanaatleriyle karar verirler’  ifadesine yer veriyor. Bu son derece önemli. Yargı görevini yapan kişilerin kendi vicdani kanaati olabilir, kendi fikri olabilir, başka düşünceleri olabilir ama görevini yaparken vicdanın Anayasa’ya bağlı olması, kanuna ve hukuka bağlı olması vereceği kararın da bu bağlılık çerçevesinde verilmesini şart koşmaktadır. Yargıdaki yapılan değerlendirmeler, hakimler ve savcılar yüksek kurulunun bazı hakim ve savcıları meslekten uzaklaştırma kararı alması hukuk devletini korumak, yargının bağımsız ve tarafsız vasfını korumak, yargı içerisinde tarafsızlığını ve bağımsızlığını yitirmiş kişilerin meslekte kalmasına izin vermemekten ibarettir, hukuk devletinin gereğini yapmaktır. Yargının bağımsızlığını ve tarafsızlığını korumaktır. Bu açıdan olaya bakmakta fayda vardır” dedi.
KILIÇDAROĞLU’NUN PAYLAŞIMI
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin 102’nci yılı sebebiyle sosyal medya hesabından paylaştığı, “Çanakkale Zaferi’nin 102. yılında şehitlerimizi minnetle anıyorum. Çanakkale, bizi millet iradesine dayalı bir rejime kavuşturan ilk adımdır. 102 yıl sonra rejim değişikliğine ‘hayır’ demek vatan borcumuzdur” mesajının hatırlatılması üzerine Bozdağ, “Kılıçdaroğlu’nun açıklamasına gelince. Bu halk oylamasında ‘evet’ diyenler de kendini vatansever ifade ediyor, ‘hayır’ diyenler de kendilerini vatansever kabul ediyor. ‘Evet’ diyenler de Türkiye için en iyi sonuçlara doğrucağına inanıyor ve onun için propagandasını yapıyor. ‘Hayır’ diyenler de Türkiye için en iyi sonuç doğuracağına inanıyor. Burada önemli olan ‘evet’ veya ‘hayır’ propagandasını yapanlardan ziyade, ‘evet’ veya ‘hayır’ diyecek vatandaşlarımızın kararıdır. Şehitlerimizin veya dini kavramlarımızı halk oylaması sürecine alet etmek hem şehitlerimize hem de bu kavramlara büyük bir saygısızlık olarak görüyorum” dedi.
‘DİN ADAMLARI PARANOYASI VAR’
Bozdağ, ayrıca, 2016 yılında Almanya’da yüzlerce göçmen derneklerine saldırı gerçekleştirildiğini ve bunların hiçbirinin gerçek anlamda aydınlatılmadığını dile getirerek, “PKK’lı teröristler, darbeciler, DHKP teröristleri, FETÖ teröristleri Almanya’da geziyor. Alman hükümeti, Türkiye’nin kurduğu cami derneklerinde, ‘imamları nasıl terörist yaparız’ diye arama yapıyor, oralarda terörist arıyor. Böyle bir şey olmaz. Din adamlarının tamamını güvenlik tehdidi olarak gören bir paranoya var” dedi.
‘CAN DÜNDAR ALMANYA LEHİNE HANGİ İŞİ YAPTI ?’
Bozdağ, Almanya’nın, Türkiye’ye yönelik, “Siz insan haklarını ihlal ediyorsunuz, hukuku çiğniyorsunuz” lafını duymaya hiç alışmadığını belirterek, “Can Dündar, Almanya Cumhurbaşkanı tarafından sarayda ağırlandı. Adalet Bakanı resepsiyonda bir konuşma yaptı ve orada ittifak gördü, her türlü desteği aldı. Şimdi buradan Alman yetkililere soruyorum, bu kişi Almanya’nın lehine hangi işi yaptı da Adalet Bakanı ve Cumhurbaşkanı da dahil Almanya’nın bütün makamları buna bu kadar imkan, değer ve destek veriyor? Kim ki Türkiye’ye, Türk milletine söverse, aleyhine çalışırsa Almanya Cumhurbaşkanı onu sarayda ağırlar” diye konuştu.
Bakan Bozdağ, ardından Bursa İl Dernekleri Federasyonu’na (BİLDEF) geçti.

FOTOĞRAFLI
Kaynak: Hürriyet

35Denizli Adliyesi’nden 2 savcı ile 2 hakim ihraç edildi

DHA
18 Mart 2017 – 17:39Son Güncelleme : 18 Mart 2017 – 17:39

DENİZLİ Adliyesi’nde görev yapan 2 hakim ve 2 savcı, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nca (HSYK) meslekten ihraç edildi.
HSYK, son olarak, FETÖ/PDY terör örgütüyle iltisak ve irtibat bağlantısı olduğu iddiasıyla Türkiye genelinde 202 hakim ve savcıyı meslekten ihraç etti. HSYK’nın ihraç ettiği hakim ve savcılar arasında Denizli Adliyesi’nde görev yapan 2 hakim ve 2 de savcı bulunuyor. Hakimler Muammer Yokuş, Umut İmal ile Cumhuriyet Savcıları Enver Irmak ve Ahmet Murat Özkan da meslekten ihraç edildi.

Ramazan ÇETİN/DENİZLİ, (DHA)
Kaynak: Hürriyet

34Eskişehir’de 3 hakim ile 1 savcı gözaltında

DHA
18 Mart 2017 – 17:31Son Güncelleme : 18 Mart 2017 – 17:31

ESKİŞEHİR, (DHA)- FETÖ/PDY soruşturması kapsamında Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından ihraç edilen 202 hakim ve savcıdan, haklarında gözaltı kararı çıkartılan 3 hakim ile 1 savcı Eskişehir’de gözaltına alındı.
Eskişehir Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele (TEM) Şubesi ekipleri, ihraç edilen hakim ve savcılardan haklarında gözaltı kararı bulunan hakimler M.E. ve E.İ.’yi Eskişehir kent merkezinde, hakim N.T. ve savcı B.E.’yi de Beylikova İlçesinde gözaltına aldı. Evlerinde ve adliyelerdeki odalarında arama yapılan 3 hakim ve 1 savcı daha sonra Eskişehir Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü.
Gözaltındaki savcı ve hakimlerin TEM Şubesinde işlemlerinin tamamlanmasının ardından soruşturmanın yapılacağı Ankara’ya götürülecekleri belirtildi.

Kaynak: Hürriyet

33Bakan Elvan: Şehitlerimizin hatıraları bizim yol haritamızdır.

DHA
18 Mart 2017 – 17:22Son Güncelleme : 18 Mart 2017 – 17:22

Mustafa ERCAN/MERSİN, (DHA) – KALKINMA Bakanı Lütfi Elvan, Türk milletinin yokluk, yoksulluk içerisinde, peş peşe savaşlardan çıkarak, büyük mücadeleler veren, büyük zaferler kazanmış bir millet olduğunu belirterek, “Şehitlerimizin hatıraları bizim yol haritamızdır” dedi.
Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan, Çanakkale Zaferi’nin 102’nci yıl dönümünde Mersin Divan Otel’de şehit aileleri ve gaziler onuruna verilen yemeğe katıldı. Vali Özdemir Çakacak, Akdeniz Bölge ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Kadir Yıldız, Büyükşehir Belediye Başkanı MHP’li Burhanettin Kocamaz, Sahil Güvenlik Akdeniz Bölge Komutanı Albay Fatih Erhan, İl Jandarma Komutanı Albay Hüseyin Kanat, İl Emniyet Müdürü Mehmet Şahne’nin bulunduğu yemekte konuşan Bakan Elvan, “Burada, yedi düvele rağmen, küllerinden dirilerek, işgalcilere ve işbirlikçilere bu ülkeyi dar eden İstiklal Harbi şehit ve gazilerimizin ruhu var. Burada, yurdun dört bir köşesinde terörle mücadele ederken, milletinin rahatını, huzurunu, istiklalini kendi canından özge bilip söz konusu vatansa gerisi teferruattır diyen şehitlerimizin ruhu var. Burada, 40 yıldır Doğu ve Güneydoğu illerimizde kökü dışarıda Türkiye düşmanı hainlere karşı düzenlenen operasyonlarda şehit olan kardeşlerimizin ruhu var. Burada FETÖ darbe kalkışmasında, ikinci bir İstiklal Mücadelesi verircesine bayrağını alıp darbeci hainlere karşı duran 15 Temmuz şehitlerimizin ruhu var. Burada bataklıkları kurutmak için gerçekleştirilen Fırat Kalkanı Harekatında verdiğimiz şehitlerimizin ruhu var. Türkiye olarak onlara minnettarız. Onlarla gurur duyuyoruz. Gazilerimizle gurur duyuyoruz” diye konuştu.
Şehitlerin kıyamete kadar Türk milletinin iftihar kaynağı olmaya, güç vermeye devam edeceğini kaydeden Elvan, şunları söyledi:
“Onların yolu 80 milyon Türk milletinin huzurunun, istiklalinin, geleceğinin yoludur. Onlar sadece burada kardeşi bulunanlarımızın kardeşi değil hepimizin kardeşidir. Burada anne babası bulunanlarımızın evladı değil, milletimizin evladıdır. Burada eşi bulunanlarımızın sevdalısı olduğu kadar büyük Türk milletinin gönlünün sevdalısıdır. Onlara selam olsun. Biz yokluk içerisinde, yoksulluk içerisinde, peş peşe savaşlardan çıkmışken bile, büyük mücadeleler vermiş, büyük zaferler kazanmış bir milletiz. En zor zamanımızda bile bu ülkeyi hainlere çiğnetmeyen, düşmana çiğnetmeyen, düşman uşaklarına çiğnetmeyen şehitlerimiz varken, bugün güçlü Türkiye olarak, tek yürek Türkiye olarak işgalcilere, işbirlikçilere, vatan hainlerine, milletimizin birliğine dirliğine kast edenlere hiçbir şekilde müsaade etmeyeceğiz. Şehitlerimizin hatıraları bizim yol haritamızdır. Şehitlerimizin hatıraları bizim pusulamızdır. O yoldan, o pusuladan şaşmayacağız.”

FOTOĞRAFLI
Kaynak: Hürriyet

32Muharrem İnce: Abdullah Gül’ü partiye sokmuyorlar

DHA
18 Mart 2017 – 17:22Son Güncelleme : 18 Mart 2017 – 17:22

Ali KADI/NİĞDE,(DHA)- CHP Yalova Milletvekili Muharrem İnce, isim vermeden Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı eleştirip, “FETÖ, bunları arkadaşıydı ne oldu? Abdullah Gül’ü partiye sokmuyor partiye. Bak Davutoğlu’nu aldı görevden attı kenara. Bak Bülent Arınç partiye gelemiyor. Kendi arkadaşlarını bir kenara attı da Niğde’de AK Partiliyi mi bir kenara atmayacak” dedi.
Referandum çalışmaları kapsamında Niğde’ye gelen Muharrem İnce, Şehit Ömer Halisdemir Meydanı’nda bir konuşma yaptı. Referandum kapsamında değişecek olan anayasa maddeleri ile ilgili bilgiler veren İnce, “Ömer Halisdemir’i şehit edenlerin eline silahı bunlar vermedi mi? Bunlar iş başına getirmedi mi? Biraz vicdan biraz akıl. Bunları general ben mi yaptım? Bunları vali ben mi yaptım? Bunlara üniversiteyi ben mi kurdurdum, bunlara parsel parsel ülkeyi ben mi sattırdım? Onlar cebine evet diyor onlar gemilerine evet diyor. Türklerin tarihinde padişahlar var Türklerin tarihinde hakanlar var. Atatürk var ama yanında İsmet Paşa da var. Yani ikinci adamlar da var. Yani bir memleket bir kişiye bırakılmaz. Şimdi bir de Binali Yıldırm var. Çıkıyor meydanlara ben gereksizim ben lüzumsuzum diyor. Beni yok edin diyor. Başbakanlık gereksiz diyor. Beni kaldırın diyor. Neden çünkü seçimle gelmedi atamayla geldi. Feda olsun diyor ya sen babanın malını mı feda ediyorsun”dedi.
TRT PAYINI KENDİ ADIMA HARAM EDİYORUM
Hükümeti eleştiren Muharrem İnce sözlerine şöyle devam etti:
“Hiçbir maddesinde ekonomiden bahsetmiyor bunu anlatamadıkları için Hollanda ile kavga ediyorlar. Bulgaristan’da seçime giren Erdinç Hayrullah milletvekili Türkiye’ye gelmek istiyor ama engelleniyor. Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yasak konuluyor. TRT’nin geliri bizim elektrik faturalarından ama hayır diyen çıkmıyor. Ben TRT payını kendi adıma haram ediyorum. Haram zıkkım olsun. TRT’ye emir vermişler hayır diyenleri çıkarmayın diye onun için kınıyorum. Meral Akşener’in iznini iptal etmişler duydum ki Hollanda iptal ettirmiş Hollanda’yı kınıyorum. Kınıyorum Hollanda’yı. Türkiye’nin yolsuzluk sorunu yasaklar sorunu vardı ama yalan ve yüzsüzlük çıktı. Anadolu topraklarında böyle yüzsüzlük görülmedi. Salonları kapat elektrikleri kes. TRT’de yasakla sonra çık Almanya beni yasakladı. Çocuk gibi ağlıyorsunuz hadi oradan. Bütün Niğde duysun bir çivi nalı kurtarır, bir nal bir atı kurtarır, bir at bir yiğidi kurtarır bir yiğit memleketi kurtarır. Var olun. Yine evet dersek 6 ay süreyle olağan üstü hal ilan etme yetkisi veriyoruz. Geldi malına el koydu kamulaştırdı. AK Partililer, ‘CHP’liler korksun’ diyebilir. Ama FETÖ de bunları arkadaşıydı ama ne oldu? Abdullah Gül’ü partiye sokmuyor partiye. Bak Davutoğlu’nu aldı görevden attı kenara. Bak Bülent Arınç partiye gelemiyor. Kendi arkadaşlarını bir kenara attı da Niğde’de AK Partiliyi mi bir kenara atmayacak. Bazı amcalarla sohbet ediyoruz, ‘benim bir oğlum var malı mülkü üzerine yapsam mı diye tereddüt ediyor’ diyor. Kendine geldi mi bir evi eşine oğluna vermiyorsun da Türkiye’nin tapusunu nasıl bir kişiye verebilirsin.”

FOTOĞRAFLI
Kaynak: Hürriyet

31Ülkücülerden, Meral Akşener’in katıldığı toplantıya protesto

DHA
18 Mart 2017 – 17:03Son Güncelleme : 18 Mart 2017 – 17:03

Faruk KIYAK- Selda Hatun TAN- Çağla DAŞCI/ İZMİT(Kocaeli), (DHA) – MHP eski milletvekili Meral Akşener, memleketi İzmit’te vatandaşlara seslenirken, bir grup ülkücü tepki gösterdi. Polis ve araya girenler, tepki gösteren grupla karşı karşıya gelince ortalık karışırken, Meral Akşener’in bulunduğu alana yaklaşmalarına engel olundu. Meral Akşener olayları yatıştırmaya çalıştı.
Kocaeli Aydınlar Ocağı’nın İzmit Fuarı’nda bulunan bir restoranda düzenlediği ‘Milli İradeye Saygı’ konulu toplantıya konuşmacı olarak Meral Akşener katıldı. Toplantıya CHP Kocaeli İl Başkanı Cengiz Sarıbay, CHP İzmit İlçe Başkanı Ümit Küçükkaya, MHP’li eski ilçe yöneticileri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı. Salondaki tüm sandalyeler Türk Bayraklarıyla donatılırken, girişte küçük keseler içinde kınalar ve Ümit Özdağ’ın ‘Türk Milliyetçilerinden Başkanlığa Hayır’ adlı kitapçık dağıtıldı. Konferansın yapılacağı salonda ve bahçede bomba olması ihtimaline karşı polisler arama yaptı. Akşener salona girdiği sırada sarılmak isteyenler kısa süreli izdihama neden oldu. 500 kişilik salonda izdiham yaşanması üzerine Akşener, konuşmasını salonun dışında yaptı. Salondakiler de dışarı çıktı. MHP eski milletvekilleri Lütfü Türkkan ve Cumali Durmuş konuşması sırasında Akşener’in yanında yer aldı.
OHAL ŞARTLARINDA REFERANDUMA GİDİLMEZ
Meral Akşener, Türkiye’nin bekasının oylandığının söylendiğini belirterek, “16 Nisan akşamı Türkiye’nin bekasının oylandığını söyleniyor. Doğrudur, bu bekanın ne olduğu anlatılmıyor. Biliyoruz ki sandalyelerin bekası oylanacak. Parlamenter demokratik sistemin yerine tek adamın eline bırakılmış, kaderlerimizin teslim olacağı bir referandum sürecine OHAL şartlarında gidiliyor. Kocaeli aydın ve münevver insanların yaşadığı bir şehirdir. Onlar bilir ki demokrasinin olmazsa olmazı milli iradenin tecellisidir. Milli iradenin tecellisi seçimdir. Ama seçimlerdeki rekabet ortamının da eşit şartlarda yapılması, o seçimin meşruluğunu belirtir. Yıllarca üniversitelerde bunu anlattım öğrencilerime. Sayın başbakan bir bilim kadını olarak anlattığım bu gerekçeleri yalan haline getirmiştir. OHAL şartlarında referanduma gidilmez. Ama biz her zorluklarda bunu söylemeyi başararak, sizlerle buluşarak bu referandum meşruluğunu da sağlayan, garanti eden insanlarız” dedi.
BURADA TERÖRİSTLE MASAYA OTURAN VAR MI?
Akşener hükümeti eleştirerek, “Sayın başbakan diyor ki hayır diyenler teröristtir. Yuhlamak yok. Şu meydanı dolduranlar arasında teröristlerle masaya oturan var mı? Bebek katiline bilge lider diyen, sayın Öcalan diyen var mı? Habur’dan davulla zurnayla teröristler karşılanırken, çadır mahkemesi kurulurken öğrencilerim arasından bir öğrencim aradı dedi ki, ‘hocam çadır mahkemesi kuruldu. Ama Atatürk resmi ve Türk bayrağı çıkarıldı. Bunu kamuoyuyla paylaşın’ dedi. O gün bakana soru sorduk. Bunlar çıktı mı diye? Ama cevap alamadık. Sizlerin içinde o çadır mahkemelerine hadi gidin kurun diye terörist karşılayan var mı? Oslo’da bu ülke kepaze edilirken, bu devlet kepaze edilirken ‘Apo’yla görüşen şerefsizdir’ diyen, ‘gönderdiysem gönderdim’ diyip bununla övünen bir yönetim anlayışının sahibi var mı? Dolmabahçe’de süs biberi gibi, cami ibriği gibi dizildiniz. Apo’nun on maddelik talimatı okundu. Peki o Dolmabahçe’de bırakın oraya gitmeyi, Tayyip beyin izni olmadan o bakanlar içeri bile giremez. O bakanların arasından buradan bir kişi var mı? FETÖ’cü deniyor. Sayın başbakan şimdi soruyorum. Türkçe Olimpiyatları’na katılıp ağlaya ağlaya ‘gel hoca efendi’ diyeniniz var mı? Türkçe Olimpiyatları’na sizin bizim paramızla, örtülü ödenekten para veren var mı? O gün ‘Hoca efendi’ dediniz bugün FETÖ’nün başından liste alarak milletvekili listesine konulanlar var. O listelere konulması için dahili olanınız var mı?” diye konuştu.
Akşener, Cumhurbaşkanı’nı eleştirerek, konuşmasını şöyle sürdürdü:
SİZ BOLU BEYİNİN TORUNU OLABİLİRSİNİZ
“OHAL bahane edilip herkesin ekmeğiyle tehdit edildiği bir dönemdeyiz. Her zaman bir Bolu Beyi vardır, her zaman da bir Köroğlu vardır. Siz Bolu Beyi’nin torunu olabilirsiniz ama bu cesur insanlar Köroğlu’nun torunlarıdır. Sayın cumhurbaşkanı dedi ki, ‘Bu hayırcıların bir dikili ağacı yok’. Bizim gemiciğimiz yok, Hollanda’da şirketimiz, sarayımız, zırhlı aracımız yok. Büyük ayakkabı kutucuklarımız yok. Rahmetli Demirel’e bir dönem denilmişti ki ne yaptın? Rahmetlik demişti ki ‘Kardeşim bu sattıklarını babamdan mı buldun?’ Bizim her birimizin biriktirdikleriyle bu cumhuriyetin oluşturdukları sizin de ona buna peşkeş çekip varlık fonuna aktardığınız dikili ağaçların tamamı bizimdir.”
KENDİ ÇOCUKLARINIZI GÖNDERİN
Meral Akşener’in konuşması sırasında 30 kişilik bir grup ülkücü alana gelerek tepki göstererek, restoranın önünde asılı bulunan ‘Meral Akşener hayır lokması’ yazılı pankartı indirmek istedi. Alan bir anda karışırken, araya girenler ile ülkücüler arasında gerginlik yaşandı. Polisler ve araya girenler, tepki gösteren grubun Meral Akşener’in bulunduğu alana girmesine engel oldu. Meral Akşener yaşananlara tepki göstererek, olayları yatıştırmaya çalıştı. Meral Akşener, “Başka anaların doğurduğu çocuklarla kabadayılık yapmak kolay. Gönderin kendi çocuklarınızı. Çoluk çocuğu iş peşinde, hepinizin çoluk çocuğu ballı maaşlar için AKP’lilerle yan yana. Bu garipleri ise yollayın buraya. Tutuklandıklarında da ortada bırakın. Ben sayın cumhurbaşkanının söylediklerini söylemeye başladım olay çıktı. Yaşasın ileri demokrasi. Siz hem Kara Fatma’nın torunlarısınız. Böyle yapın bakalım n’oluyor? 16 Nisan akşamı bütün bu zorbalıkların, baskıların karşılığı bu cesur insanlar, bu cesur kadınlar hayır diyecek, hayır diyecek. 80 milyon kere hayır diyecek” dedi.
Polis tepki gösteren grubu alandan uzaklaştırdı.

FOTOĞRAFLI
Kaynak: Hürriyet

30Bakan Akdağ, 5 yaşındaki şehit yeğeni ile asker selamı verdi

DHA
18 Mart 2017 – 16:27Son Güncelleme : 18 Mart 2017 – 16:27

Hümeyra PARDELİ/ERZURUM, (DHA) – SAĞLIK Bakanı Recep Akdağ, Erzurum’da şehit ailelerine verilen yemeğe katılan şehit yeğeni 5 yaşındaki Sefa Gündüzhev ile asker selamı verdi.
Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 102’nci yıldönümü nedeniyle Valilik koordinesinde Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürülüğü tarafından Öğretmen Evi’nde şehit ailelerine yemek verildi. Yemeğe Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Vali Seyfettin Azizoğlu, 9’uncu Kolordu ve Garnizon Komutanı Tümgeneral Mehmet Özoğlu, Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, Cumhuriyet Başsavcısı Halil İnal, Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Ömer Çomaklı, İl Jandarma Komutanı Albay Mustafa Çelik, İl Emniyet Müdürü Mehmet Aslan ile gaziler ve şehit yakınları katıldı. Şehit aileleri ile tokalaşan Sağlık Bakanı Recep Akdağ, 1986 yılında şehit olan Mehmet Gündüzhev’in yeğeni ile yakından ilgilendi. Asker üniforması ile dolaşan Sefa Gündüzhev’i seven Bakan Akdağ onunla birlikte selam verdi. Törende şehit ailelerine bir konuşma yapan Bakan Recep Akdağ şunları söyledi:
“İçinde bulunduğumuz bir dönem Çanakkale değildir ama adeta ikinci bir Çanakkale’dir. Bu milletin üzerine kaç terör örgütünün hesabı var ve arkalarında da onları destekleyen hain güçler var. Ama onlar bilmiyorlar ki, bu şehit olan kardeşlerimizin yanı sıra bu milletin 80 milyonu da yeri geldiğinde şehit olmaya hazırdır. Hepimiz hazırız, onlar bu milletin şehadete verdiği ehemmiyeti bilmiyorlar. Üstümüze PKK’lıları, DAEŞ’lileri, FETÖ çetesini göndermekle bu millete diz çöktüreceklerini zannediyorlar, çöktüremezler. Bu topraklar hep şehit kanı ile ıslanmış. 93 harbinde, Kurtuluş savaşında, ondan sonra da böyle olmuş. Ne bu toprakları kimseye teslim ederiz, ne de şehitlerimizin mirasına bir halel getiririz.”

FOTOĞRAFLI
Kaynak: Hürriyet

29Bahçeli: 16 Nisan’da Avrupa’da tahtlar sallanacak

DHA
18 Mart 2017 – 16:09Son Güncelleme : 18 Mart 2017 – 16:09

Felat BOZARSLAN- Şahismail GEZİCİ- Mesut BUDRAÇ/ ELAZIĞ, (DHA)- MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ilk referandum mitingini düzenlediği Elazığ’da, 15 Temmuz darbesinin bir ‘Haçlı Operasyonu’ olduğunu belirterek, “Biliniz ki 16 Nisan’da Türkiye’de sistem değişecek, Avrupa’da ise tahtlar sallanıp rejim değişikliklerinin ilk kıvılcımı çakılacaktır” dedi.
Anayasa değişikliği için 16 Nisan’da yapılacak referandumla ilgili ilk mitingini Elazığ İstasyon Meydan’ında düzenleyen MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 15 Temmuz süreci, Güneydoğu’da devam eden terör operasyonları, Suriye’nin El Bab Bölgesi’nde yaşanan terörle mücadele çalışmaları ile son olarak diplomatik krizin yaşandığı Hollanda ve Almanya ilişkilerini değerlendirdi.
Miting alanında  ilçe ilçe isimleri vererek yoklama alan Bahçeli, her ilçe sonunda ‘burada’ seslerinden sonra, “Maşallah Elazığ tek yürek halinde buraya akmış. Harput’un hatıraları demet demet burada toplanmış. Fırat’ın birlik ve kardeşliğe akan suları Elazığ’a şan ve ruh vermiş” dedi.
“20 TEMMUZ 2015’TEN BU YANA ŞEHİT SAYIMIZ BİN 137’DİR”
Türkiye’nin kuşatma altında olduğunu savunan Bahçeli, “Ancak bugün kardeşliğimizi kıskananlar çok sayıdadır. Elazığlı’nın kaynaşma ve kucaklaşmasını çekemeyenler kara kampanya peşindedir. Türk ve Türkiye düşmanları devrededir. Karşımızda çok çetin bir oyun sahnededir. Bu oyun acımasız, vahşi ve ahlaksızdır. Küresel komplonun hedefinde Türk milleti vardır. Bu nedenle terör örgütleri kışkırtılmaktadır. Bu nedenle tehditler yoğunlaşıp derinleşmektedir. Türkiye kuşatma altındadır. Yıkım müteahhitleri, sanal sorun mucitleri taarruzdadır. Bin yıllık kardeşliğimizden rahatsız olan mihraklar içimizde ve çevremizde kanlı nöbettedir. Dikkat ediniz, 20 Temmuz 2015’den bu tarafa vatan ve millet uğruna toprağa düşen şehit sayımız bin 137’dir. PKK saldırmaktadır. Lice, Kulp, Genç üçgeninde günlerdir üstün bir mücadele sergilenirken, maalesef şehadet haberleri de alınmaktadır. Artık hainlerin kökü kazınmalı, inleri, saklandıkları delikleri yerle bir edilmelidir” diye konuştu.
“15 TEMMUZ BİR HAÇLI OPERASYONUYDU”
IŞİD, PYD-YPG’nin küresel güçlerin himayesinde “4 parçalı Kürdistan” için tuzak kurduğunu belirten Bahçeli şöyle devam etti:
“Bunun yanında İblisin yeryüzü garnizonu olan IŞİD, gözü dönmüşçesine kan dökmektedir. Kahraman Mehmetçiğin El Bab’ta 182 gün boyunca destan yazarak IŞİD’i söküp attığına millet ve Elazığ şahittir. PYD-YPG ise sınırlarımızın hemen dibinde, küresel güçlerin himayesiyle dört parçalı Kürdistan için tuzak kurmaktadır. Menbiç teröristlerin tasallutunda, Rakka tutsaktır. Bu cinayet çetelerinin en şerefsizi, en adisi, en sinsisi olan FETÖ, 15 Temmuz’da silaha sarılmıştır. FETÖ, son haçlı akınına komuta eden barbarlardan, Türkiye’yi işgal emrini alarak 15 Temmuz akşamı harekete geçmişti. Bunlar şerefli Türk askerinin kamuflajı içine saklandılar. Bunlar din ve diyanet istismarıyla batıla hizmet edip, küfrün yanında hizalandılar. Bunlar ki, yaratılmışların en aşağısı, en aşağılığı, en alçağı olarak milli hafızadaki kirli yerlerini aldılar. FETÖ, Anadolu’yu ele geçirmek maksadıyla yüzyıllardır pusuda bekleyen muhasım odakların, müstevli emellerin kızgın maşası, karanlık parçasıdır. Savaş uçaklarımızı gasp edip tepemizden bomba attılar. Helikopterlerimizi kaçırıp üzerimize kurşun yağdırdılar. Milli birliğimizi çözmek, milli bünyemizi çürütmek istediler. Askeri askere, askeri polise, polisi askere kırdırıp iç savaşa hizmet ettiler. Türkiye böylesi bir ihaneti hiç görmedi. Türk milleti böylesi bir zillete hiç düşmedi. Hiç kuşkunuz olmasın, 15 Temmuz bir Haçlı operasyonuydu. Planlaması ise Pensilvanya’daki hoca kılıklı hain ve arkasından itekleyip kumanda eden güçler tarafından yapılmıştı. Cüzdanlarına bir dolar koyup ByLockla haberleşen, himmet kuyruğuna girip aziz milletimizin kuyusunu kazmaya yeltenen şerefsizlere Türk milleti boyun eğmedi. Tankın önüne millet iradesi sere serpe yattı. 248 şehit vermek pahasına, masum kardeşlerimiz kurşunların karşısına inançla çıktı. Darbe teşebbüsüne 80 milyon direndi. FETÖ şiddeti sürerken, IŞİD, PYD-PKK sınırlarımızdan içeri sızıp işgali tamamlamak için fırsat kolluyorlardı.”
“16 NİSAN’DA AVRUPA’DA REJİM DEĞİŞİKLİKLERİNİN İLK KIVILCIMI ÇAKILACAK”
Almanya ve Hollanda ile yaşanan diplomatik krize de değinen MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 16 Nisan’da Türkiye’de sistemin değişeceğini, Avrupa’da ise tahtların sallanacağını, rejim değişkliklerinin il kıvılcımının çakacağını söyledi. Bahçeli, şöyle konuştu:
“İşte görüyorsunuz, Hollanda, Almanya ve diğer Avrupa ülkelerinin yaptıklarını. Hollanda 16 Nisan referandumundan korktu, cephe aldı. Türk milletinin iradesiyle sistem değişikliği yapmasından rahatsız olan ırkçı, Türk ve İslam karşıtı blok, olmadık tahammülsüzlükler gösterdi. Dışişleri Bakanımızın uçuş iznini iptal ettiler. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı bir hanım kardeşimizi zor ve cebir kullanarak aracına hapsettiler, ardından ülkeden çıkardılar. Hollanda yönetimi, bu ülkede hayat ve varlık mücadelesi veren vatandaşlarımızın üzerine atlarını sürdü, itlerini saldı. Biliniz ki, 16 Nisan’da Türkiye’de sistem değişecek, Avrupa’da ise tahtlar sallanıp rejim değişikliklerinin ilk kıvılcımı çakılacaktır. Bu yüzden monarşik yönetimler huzursuz ve sancılıdır. Hükümetler şaşkın ve şuursuzdur. Avrupa’nın demokratikleşmesi, insan hak ve özgürlüklerine saygı duymayı öğrenmesi yakındır, 16 Nisan’dan sonra kaçınılmaz bir şekilde gündeme gelecektir. Hollanda’da yapılan seçimler ırkçı ve Türkiye düşmanlarının yüzlerini kızartmış, okkalı bir ders vermiştir. İnanıyorum ki, yürüyüşümüzün önüne taş koymak isteyenler 16 Nisan’da kaybedecektir. Yerli, milli ve ahlaki bir uzlaşmayla; üstelik tamamıyla iç dinamiklerle temellenmiş sistem değişikliğini hazmedemeyenler dağılacaklardır. 16 Nisan’da Türkiye kazanacaktır. 16 Nisan’da Türk milleti onun bunun ağzına bakmayarak, muhteşem iradesiyle geleceğini şekillendirecektir.”
“FETÖ, PKK, DHKP-C, PERİNÇEK LOBİSİ”
Meydanda toplananlardan, sık sık referandum için “Evet” sözünü alarak, “Bu evetler, hayırcı kafilenin içindeki FETÖ, PKK, PYD, DHKP-C, Perinçek lobisi ve Türk doşmanlarını tir tir titretecektir” diyen Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu evetler, daha Anayasa’da ne yazdığını bilmeyen, zahmet edip de bir maddesini açıp okumamış CHP Genel Başkanının uykularını kaçıracaktır. Bu evetler, hayırcı kafilenin içindeki FETÖ, PKK, PYD, DHKP-C, Perinçek lobisi ve Türk düşmanlarını tir tir titretecektir. Bu evetler, Avrupa’ya kapak, işgal planı yapanlara tokat olacak, alayını silindir gibi ezip geçecektir. Değerli Elazığlılar, Bizim nezdimizde hem evet, hem de hayır diyen her vatandaşım, her kardeşim bir ve aynıdır. Fakat bu defa hayırda hayır yoktur. Ayağımıza pranga vurmak, bağımsızlığımıza bitirmek isteyen terör örgütleri ve arkasındaki ülkeler karşımızdadır. Bu oluyorken, yalan kafilesi sapıtmış, ölçü ve ayarı iyice kaçırmıştır. Rejim değişecek diyorlar, külliyen yalandır. Değişecek olan sadece hükümet etme sistemidir, yenisinin adı da Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemidir. Federal sistem gelecek, Türkiye eyaletlere bölünecek, üniter yapı bozulacak diyorlar. Tümden iftira, tümden hayal mahsulüdür. Milliyetçi Hareket Partisi varken, Gakgoşlar şuurlu ve uyanıkken, Türkiye’yi federasyona sürüklemeye hiçbir işbirlikçi, casus, melun ve yabancı ajanın gücü yetmeyecektir. Ve de böyle birisi veya birileri henüz anasının karnından doğmamıştır. İlk dört madde güvencededir. Teminat Milliyetçi Hareket Partisi’dir. Anayasa’ya millet damgasını vurmuştur. Kırmızı çizgilerimizi aşındırmaya kalkanın alnını karışlayacağımız da iyi bilinmelidir.”

FOTOĞRAFLI
Kaynak: Hürriyet

28Kılıçdaroğlu: Fiili durum, anayasal statüye kavuşturulmak isteniyor

DHA
18 Mart 2017 – 15:32Son Güncelleme : 18 Mart 2017 – 15:32

Bahar DEMİREL / ANKARA, (DHA) – CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, anayasa değişikliği referandumuna ilişkin “Fiili durum, anayasal statüye kavuşturulmak isteniyor. Bütün yetkiler var zaten. Parlamentoda çoğunluk var. İstediğiniz kanunu çıkarıyorsunuz. Bütün bakanlar sizden. İstediğiniz kararı alabiliyorsunuz. Eksik olan ne? 80 milyon bir kişinin önünde diz çöksün isteniyor” dedi .

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Ankara’da Yenimahalle Belediyesi’nin ‘Halk-Kart’ tanıtım törenine katıldı. Nazım Hikmet Kongre ve Sanat Merkezi’nde düzenlenen törende hitap eden Kılıçdaroğlu, anayasa değişikliği halk oylamasının bir iktidar seçimi olmadığını vurguladı. Kılıçdaroğlu, “Bu, bir seçim değil. “Bir iktidar belirlemiyoruz. Her şeye egemen olan tek adam yönetimi mi olsun, demokratik parlamenter sistem mi olsun? Oylayacağımız budur. Sandığa giderken, elimizi vicdanımıza koyacağız, düşüneceğiz ve sandığa öyle gideceğiz. Bugün 18 Mart, Çanakkale şehitlerini anıyoruz. Hangi bedeller ödeyerek, biz bu cumhuriyeti kurduk? Dumlupınar’ı, Anafartalar’ı unutacak mıyız? Tek adam yönetimi hiçbir zaman olmadı. Erzurum Kongresi, tek adam yönetimi var mıydı? Hayır. Sivas Kongresi’nde tek adam mı vardı? Hayır. Çok fazla insan vardı. Bir araya geldiler. Manda tartışmaları oldu. Türkiye’yi mandalar mı yönetsin yoksa Türkiye kendi bayrağının altında özgürce bir devlet olarak kurulsun mu, diye. Ortak akıl budur. Manda reddedilmiştir. Biz, tarihimizi bilerek, verdiğimiz şehitlerin kanlarının ne kadar değerli olduğunu unutmadan sandığa gideceğiz. Oyumuzu öyle kullanacağız” diye konuştu.

“ALİ, VELİ MESELESİ DEĞİL; VATAN MESELESİ”

Türkiye’nin demokrasi için ağır bedeller ödediğini söyleyen Kılıçdaroğlu, “Bu; Ali, Veli meselesi değildir. Bu; A partisi, B partisi meselesi değildir. Bu; A kişisi, B kişisi meselesi değildir. Bu, bir memleket meselesidir. Bu; bayrak, vatan, demokrasi meselesidir. Siyasi görüşlerimiz farklı olabilir. Kimliklerimiz farklı olabilir. İnançlarımız farklı olabilir ama bir ortak paydamız var; vatanımız, demokrasimiz, bayrağımız, birlikte yaşama irademiz. Neden vazgeçiyoruz bundan? Bize dayatıyorlar. Tek adam rejimini öneriyorlar. Her şeyi bir kişi bilecek, bir kişi karar verecek. Ortak akıldan vazgeçelim, tek aklın mahkumu olalım; diyorlar. Peki, o bir kişi hata yaparsa bedelini kim ödeyecek? Bedelini halk ödeyecek” dedi.

“23 NİSAN 1920’DE MECLİS’İ KURARKEN TEK ADAM MI VARDI?”

Anayasa değişikliği referandumu üzerinden her bireyin tek tek sorumluluğu olduğunun altını çizen CHP lideri Kılıçdaroğlu, şunları söyledi: “Her vatandaşın endişe taşıdığını biliyorum. Endişeli bir süreçten geçtiğimizi de biliyorum. Nasıl oldu da Türkiye, bu noktaya geldi? 23 Nisan 1920’de Meclis’i kurarken, tek adam mı vardı? TBMM’ye Gazi Meclis, diyoruz. Bu Meclis, bütün vekilleriyle milli Kurtuluş Savaşı’nı yöneten Meclis. Bu Meclis, 15 Temmuz darbe girişimi sırasında sabaha kadar çalışıp, darbeyi püskürten Meclis. Şimdi ne diyoruz? ‘Meclis’in yetkilerinin bir kısmını alacağım’. Kime vereceğim? ‘Bir adama vereceğim’. Neden? Bir Allah’ın kulu çıkıp, bana bunun akılcı gerekçesini açıklamak zorundadır. Ben bilmiyorum. ‘Meclis çalışmıyor’ diyorlarsa Meclis çalışıyor. Bütün yasama dönemlerinden çok daha fazla kanun bu yasama döneminde çıkmıştır. Rakamları alsınlar, baksınlar. Parlamento çalışıyor. Uyum olursa uyum içinde çalışılırsa kanunlar çıkıyor”

“ÖNCE İNKAR ETTİLER SONRA ‘TEK ADAM REJİMİ OLACAK’ DİYORLAR”

Akıl ve mantıkla sandığa gidilmesi gerektiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, “Devletin yapısını ve işleyişini bir kişi belirleyecek; başkan. Başkan diyordum, itiraz ediyorlardı. Şimdi onlar da başkan demeye başladılar. Tek adam rejimi, diyordum. Önce inkar ettiler, sonra ‘Evet, tek adam rejimi olacak’ diyorlar. Biz o tartışmaları bir kenara bırakarak, aklımızla ve mantığımızla düşünerek, sandığa gideceğiz. Türkiye Cumhuriyeti kolay kurulmadı. Bağımsızlığını kolay elde etmedi. Bir kişi hem başkan olacak hem başbakan olacak kaç yardımcısı olacak hiç belli değil, kaç bakan olacak hiç belli değil. Arzu ederse en geç 24 saat içinde bütün valileri, kaymakamları, müftüleri, emniyet müdürlerini, büyükelçileri değiştirebilir. Bir kişiyi ikna ettiniz mi 24 saat içinde Türkiye Cumhuriyeti’ni ele geçiriyorsunuz? Buna ‘Evet’ denir mi? Böyle saçmalık olur mu? Diyorlardı ki ‘FETÖ terör örgütü 30-35 yılda devletin içinde sızdı, paralel devleti kurdu’. 30-35 yıla gerek yok. Bu modelde bir kişiyi ikna ettiniz mi, 24 saat içinde zaten ele geçiriyorsunuz” diye konuştu.

“80 MİLYON BİR KİŞİNİN ÖNÜNDE DİZ ÇÖKSÜN İSTENİYOR”

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti: “Ne diyor? ‘Rakka’ya gireceğiz’. Gir kardeşim. ‘Münbiç’e gireceğiz’. Gir kardeşim. ‘İkisine de giremiyoruz’. Niye konuşuyorsun o zaman? Tek adama yetki verdiğimiz zaman Türkiye’nin itibarını düşünün. Bu fiili durum. Bu fiili durum, anayasal statüye kavuşturulmak isteniyor. Bütün yetkiler var zaten. Parlamentoda çoğunluk var. İstediğiniz kanunu çıkarıyorsunuz. Bütün bakanlar sizden. İstediğiniz kararı alabiliyorsunuz. Eksik olan ne? Her şeyi yapıyorsunuz; ama deniyor ki ‘Bütün yetkileri bir kişiye verelim’. ’80 milyon büyük değil, bir kişi büyüktür’. 80 milyon bir kişinin önünde diz çöksün isteniyor. Bu ülkenin insanları onurlu insanlardır. Demokrasiyi savunurlar. Benim gibi düşünmeyenin de konuşmaya hakkı vardır. Ayrımcılık, toplumu ayrıştırmak olmaz. Siyasetin görevi toplumda uzlaşmayı sağlamaktır. Siyaset, uzlaşma sanatıdır; bölme sanatı değildir. İnsanlar bir araya gelecek, oturup konuşacak. Ayrıştık, bölündük. Neredeyse kavga edeceğiz. Komşumuzun kimliğini, inancını, yaşam tarzını sorgular hale geldik. Bu; Türkiye’yi böler, Türkiye’yi ayrıştırır, Türkiye’yi kutuplaştırır. Tam tersini yapmalıyız. Bizim gibi düşünmeyenler de özgürce konuşabilmeliler”

“NASIL MAĞDURSUN KARDEŞİM? MAĞDUR OLAN BİZİZ”

Referanduma dengesiz ve haksız koşullarda gidildiğini savunan Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu: “Devletin forsunu, arabasını, uçaklarını, parasını, televizyonlarını kullanıyorlar. Kendi televizyonları 24 saat yayın yapıyor. Biz, bu vatandaşa gerçekleri anlatmak için sokak sokak kendi imkanlarımızla gezip, anlatmaya çalışıyoruz. Ağrıma giden ne? Devletin forsunu, arabasını, uçaklarını, parasını, televizyonlarını kullanacaksın sonra meydana çıkıp, ‘Ben mağdurum’ diyeceksin. Sen nasıl mağdursun kardeşim? Mağdur olan biziz. Her türlü engellemeyi yapıyorlar vatandaş doğruları öğrenmesin, diye. Biz doğruları anlatmıyorsak biz yanlış söylüyorsak senin televizyonuna çıkalım, orada medeni insanlar gibi tartışalım. Ben mi yanlış söylüyorum, sen mi yanlış söylüyorsun? Biri konuşuyor, 15 dakika sonra öbürü konuşuyor. Böyle bir referandum olur mu? Hangi eşit şartlarda gidiyoruz? Bütün bunlara rağmen ben bu milletin demokrasiye bağlılığına güveniyorum”

“NİYE KAOS OLSUN?”

‘Hayır, çıkarsa kaos olacak’ yorumlarına da yanıt veren CHP lideri Kılıçdaroğlu, “Niye kaos olsun? Sayın Cumhurbaşkanı yerinde oturacak, 2019’a kadar. Binali Bey, başbakanlığını sürdürecek. Bakanlar, parlamento yerinde olacak. ‘Hayır’ ne demek? Biz demokrasiye sahip çıkıyoruz, demek. Biz parlamentomuza sahip çıkıyoruz, demek. Biz milli iradeye sahip çıkıyoruz, demek. Türkiye’nin saygınlığı artacaktır. Türkiye ekonomik olarak büyüyecektir. İtibarı artacaktır. Otoriter bir yönetimden demokrasiyi savunan bir Türkiye sürecine girecektir Türkiye. Biz bunu savunuyoruz” dedi.
Kaynak: Hürriyet

27Kütahya’da 3 hakim ile 1 savcı gözaltına alındı

DHA
18 Mart 2017 – 15:28Son Güncelleme : 18 Mart 2017 – 15:28

Oğuzhan KILIÇ/KÜTAHYA, (DHA)- FETÖ/PDY soruşturması kapsamında Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) tarafından ihraç edilen 202 hakim ve savcıdan, haklarında yakalama kararı bulunanlardan 3 hakim ile 1 savcı Kütahya’da gözaltına alındı.
Kütahya Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele (TEM) Şubesi ekipleri, ihraç edilen hakim ve savcılardan haklarında gözaltı kararı bulunan hakim K.A.’yı Kütahya kent merkezinde, hakim H.B.’yi Tavşanlı İlçesinde, kadın hakim F.K.’yı Altıntaş İlçesinde, savcı Y.D.’yi de Simav İlçesinde gözaltına aldı. Evlerinde arama yapılan 3 hakim ve 1 savcı Kütahya Emniyet Müdürlüğü TEM Şubesi’ne getirildi. Burada işlemleri tamamlanan savcı ve hakimler daha sonra polisler tarafından soruşturmanın yürütüleceği İzmir’e götürüldü.

FOTOĞRAFLI
Kaynak: Hürriyet

26Çanakkale Deniz Zaferi’nin 102’nci yıldönümü, coşkuyla kutlanıyor (2)

DHA
18 Mart 2017 – 15:27Son Güncelleme : 18 Mart 2017 – 15:27

STADYUMDA COŞKULU KUTLAMA
Çanakkale’de, Cumhuriyet Meydanı’ndaki Atatürk Anıtı’na çelenk konulmasıyla başlayan 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 102’inci yıldönümü törenlerine, 18 Mart Stadyumu’nda devam edildi. Zaferin 102’inci yıldönümü coşkusunun yaşandığı stadyumda, Genelkurmay Başkanlığı Mehter Takımı’nın, yerini alması sırasında 13 bin kişi kapasiteli tribünleri dolduran vatandaşlar, büyük sevgi gösterilerinde bulundu. Mehter Takımı daha sonra futbol sahasının ortasına kurulmuş olan platform önünde mini konser verdi. Törende, askeri birliklerinin yanı sıra, gaziler ve öğrenciler de, alanda yerlerini aldı. Törenin yapıldığı çimlerde, öğrenciler büyük bir Türk bayrağı ile Atatürk posterini açtı.
‘BÜYÜK BAŞKAN GELİYOR’ SLOGANI ATILDI
Tribünleri dolduranlar, tören için gelmesi beklenen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan için, ‘Geliyor, geliyor, büyük başkan geliyor’ sloganları attı. Tören öncesinde yine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da İstiklal Marşı’ndan dizeler okuduğu zaferi anlatan kısa belgesel gösterimi, platformun yanındaki dev ekranlarda yer aldı. Törene gelen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, Çanakkale Valisi Orhan Tavlı, Çanakkale Boğaz ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Tayyar Ertem, Çanakkale Belediye Başkanı CHP’li Ülgür Gökhan eşlik etti, zafer coşkusuna ortak oldu. Kutlamalara ayrıca, milletvekilleri ile yabancı askeri temsilciler de katıldı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, şeref tribünündeki yerini aldığı sırada, tribünleri dolduranlar, “Recep Tayyip Erdoğan” diyerek sevgi gösterilerinde bulundu.
ALTIN MADALYA BAYRAĞA TAKILDI
18 Mart Stadyumu’ndaki kutlamalar ise 1994 yılında, 253 bin şehit adına, TBMM tarafından çıkarılan 3972 Sayılı Kanun’la, Çanakkale’ye verilen ve üzerinde ‘Çanakkale geçilmez’ yazılı altın madalyanın, Çanakkale Valisi Orhan Tavlı, Çanakkale Boğaz ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Tayyar Ertem, Çanakkale Belediye Başkanı CHP’li Ülgür Gökhan tarafından, Türk bayrağına takılmasıyla başladı. Ardından altın madalyalı bayrak, saygı duruşu sonrasında, Boğaz Komutanlığı bandosunun çaldığı İstiklal Marşı eşliğinde göndere çekildi.
“GELİBOLU YARIMADASI VAROLUŞ MÜCADELESİNİN ADI SOYADIDIR”
Törende ilk konuşmayı Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan yaptı. Şehitlerin kahramanlıklarını anlatan Ülgür Gökhan, “Barışın kenti Çanakkale’ye gelen tüm misafirlerimizi selamlıyorum. Barış diyoruz hep, barış. Gelibolu Yarımadası varoluş mücadelesinin adı soyadıdır. Bağrında sakladığı özbe öz evlatları vardır. Çanakkale ruhu çok derin bir ruhtur. Ona mutlaka çok sahip çıkılmalıdır. Ona sahip çıkılmadığı zaman sonuç apaçık ortadadır. Zaferde, siper kazanını da gördük. 100 yıl sonra vatanı parçalamak için hendek kazanları gördük. Diline mezhebine kim olduğuna bakmadan, birlikte yaşamanın ruhudur Çanakkale. 15 Temmuz’da tankın tüfeğin karşısında duranlar işte böyledir. Devletin içerisinde çöreklenenlere karşı. Çanakkale’yi çok iyi anlamalıyız” dedi.
Ülgür’ün ardından Çanakkale Boğaz ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Tayyar Ertem ve Çanakkale Valisi Orhan Tavlı da konuşma yaptı. Törende Türkiye’nin farklı bölgelerinden gelen şehit yakınları ve gaziler de bulundu.
CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN KÜRSÜYE ÇIKTI
Törende son olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan kürsüye çıktı. Tribünleri selamlayan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, konuşmasına şehitleri ve gazileri rahmetle yad edip başladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Yıllar gelip geçiyor ama şehitlere tepesi boş kalmıyor. Annelerimiz dün çocuklarını Çanakkale’ye gönderiyorlardı. Bugün terör örgütlerinin üzerine gönderiyorlar. Suriye’ye gönderiyor. Türk milleti böyle bir millettir. Vatanı, bayrağı, ezanı, istiklali ve istikbali söz konusu olduğu zaman gözü hiçbir şey görmez. 15 Temmuz’da meydanlara inip aslanlar gibi direnen bu milletin önünde kim durabilir. Korkaklar zafer anıtı dikemez diyoruz. Milletimiz cesaretini 15 Temmuz’da F 16’lara, tanklara, helikopterlere, silahlara karşı gösterdi. ‘Yurduma alçakları uğratma sakın. Siper et gövdeni dursun bu hayasızca akın. Doğacaktır sana vaat ettiğimiz günler, yakın. Kim bilir belki yarın. Belki yarında da yakın’ işte bu millete, bu gerçeği sunan milletimize, şükran borcumuzu ödemek için 14 yıldır gecemizi gündüzümüze katarak çalıştık. Türkiye’ye dünyanın en büyük 10 ekonomisinden birisi haline getirmek için çalıştık” dedi.
“SİSTEM TERCÜME DEĞİL, YERLİDİR”
Gelinen noktada mevcut sistemde daha fazla ileri gitme imkanının olmadığını söyleyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “En yenilikçi reformlara, projelere imza atmış kadro olarak milletimize tarihi bir değişim sistemi teklif ediyoruz. 16 Nisan’da halk oylamasına sunulacak anayasa değişikliğiyle, Türkiye yönetim sistemini değiştiriyor” dedi. Bunda amaçlarının istikrar ortamını sağlamak olduğu görünüşünü savunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Madem en büyük 10 ekonomi arasına girmeyi hedefliyoruz, öyleyse bu ülkelerle rekabet etmemize imkan sağlayacak yönetim sitemine ihtiyaç var. Darbelerin, krizlerin, kaosların sebebi olan mevcut sistem yerine dünyanın en gelişmiş ülkelerindeki yönetim sistemine geçiyoruz. Bunun adını da Cumhurbaşkanlığı sistemi olarak koyduk. Milletimizin önüne getirdik. Bu sistem öyle tercüme değil, yerlidir, millidir. Cumhurbaşkanlığı sistemini, milli, yerli demokrat olan herkes sahiplenmiştir” dedi.
“BÖYLE KİŞİLER HEP OLDU”
Görevlerinin Çanakkale’de yedi düvele meydan okuyan dönemin en modern ordularını dize getiren ecdada layık olmak olduğunu da ifade eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan şunları söyledi:
“Çanakkale savaşları nedeniyle oradaki ruhu, heyecanı, azmi kararlılığı kalbinde hissetmeyen hiç kimsenin yüreği bu millet için çarpmaz. Ülkemizde böyle bir kesim hep oldu. Bundan bir asır önce askerlerimiz düşmana burayı dar ettiği sırada birileri, bu savaşa ne gerek vardı havasındaydı. Tıpkı bugün ‘Suriye’de ne işimiz var. Irak’ta ne işimiz var. Afrika’da ne işimiz var’ diyenler gibi. O zaman da milletimizin verdiği mücadeleyi sorguluyorlardı ama milletimiz Çanakkale’yi de kazandı, Kurtuluş Savaşı’nı da kazandı. Kendisine yeni bir devlet kurdu. Türkiye Cumhuriyeti bizim ilk değil son devletimizdir. Osmanlı da bizimdir, Selçuklu da bizimdir. Binlerce yıllık tarihimizde gelmiş geçmiş tüm devletler bizimdir.”
“MİLLİ GELİR DAHA FAZLA OLURDU”
Devleti yaşatmanın insanı yaşatmaktan, insanı yaşatmanın yolunun da onu huzur içinde yaşatmaktan geçtiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Sadece 1991 yılından bu yana Türkiye kesintisizi bir istikrar içinde yaşasaydı bugün nerede olacaktık biliyor musunuz? Şu anki yerimizin iki kat ilerisinde olacaktık. Milli gelirimizi göreve geldiğimiz zaman 3 bin 400 dolardan aldık. Şu anda 11 bin dolardayız. Fakat o dediğim yıldan itibaren 22 bin dolar olacaktı. 2023 hedeflerimize çoktan ulaşmıştık. Ülkemizi götürebileceğimiz kadar ileriye götürdük ama ne yaparsak yapalım iş geliyor bir yerde tıkanıyor. 2007 yılında Türkiye ilerlerken birden karşımıza olmadık engel çıkardılar. 2007 yılında Meclis’te bize cumhurbaşkanı seçtirmek istemediler. 367 gibi bahaneyle Meclisi kilitlediler. Biz de çözümü millete gitmekte bulduk. Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi o zaman çözüm olan reformdu. Sonra partimize kapatma davası açtılar. 2013 yılından itibarin yaşadığımız her olay, artık köklü bir değişikliğin habercisiydi. 17 – 25 Aralıkta emniyet yargı darbesinde, gücü milleten almayan bir çetenin ürünüydü. Milletin desteğiyle darbecileri tasfiye ettik. Güvenlik güçlerimiz çukurlara ülkeyi böleceğini sananları o çukurlara gömdü. Güvenlik güçlerimize teşekkür ediyorum. Onlar, o çukur kazanları, kazdıkları çukurlara onları gömüyor. Sınır ötemizdeki teröristlere ise Fırat Kalkanı operasyonuyla gittik. Bulundukları yerde imha ettik. Bu ülkenin, ne teröristlere ne de onların arkasındakilere vereceği tek bir karış toprağı, feda edeceği tek bir insanı yoktur. İşte bunun içini her fırsatta ne diyoruz tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet. İşte bu bizim Rabia’mızdır. Bölünmeyeceğiz, bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, beraber olacağız. Kardeş olacağız. Hep birlikte Türkiye olacağız. Gücümüzü buradan alıyoruz. Bu şekilde almaya devam edeceğiz.”
“15 TEMMUZ’DA HEDEFLERİNE ULAŞMAK İSTEDİLER”
Türkiye’ye tüm saldırıları boşa çıkanların 15 Temmuz’da kanlı girişimle hedeflerine ulaşmak istediklerini de söyleyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Bu millet, tankı, topu silahı görünce kaçar, evlerine saklanırlar, onlarda ellerini kollarını sallayıp gelip ülkeyi teslim alır sandılar. Tabii öyle olmadı. Halkım, FETÖ ihanet çetesini derdest etti. Şimdi mahkemelerde hesap veriyorlar. Yakalandıklarında itiraf ettikleri ne varsa şimdi inkar ediyorlar. İstedikleri kadar inkar etsinler. Ortada 249 şehidimizin şehadeti var. Gazilerimiz var. Ortada işgal edilmek istenen bir ülke var. O gece dökülen kanın sorumlusu kim? Vatandaşlarımızın üzerine tankla, topla saldıran, Meclisimizi, Külliyemizi, Özel Harekat Merkezi’ni bombalayan kimdi? Hepsi de suçüstü yakalandı. Milletimiz müsterih olsun. O katiller, onları destekleyen kim varsa hak ettikleri cezayı alacaklar. Karşımda şehit ve gazi aileleri var. Hiç merak etmeyin 16 Nisan’dan sonra parlamento inanıyorum ki, onlarla ilgili idam talebinizin de gereğini yapacaktır. Bu bana geldiği zamana tereddütsüz onaylarım. Hans ne diyecek, şu ne diyecek, bu ne diyecek bunlarını hiçbirisi bizi ilgilendirmez. Halkım ne diyeceke bizi bu ilgilendirir” diye konuştu.
“AL BİRİNİ VUR ÖTEKİNE”
15 Temmuz’un değişimi kaçınılmaz kıldığını da vurgulayan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “15 Temmuz musibeti, bize artık değişimin kaçınılmaz olduğunu gösterdi. Bir daha bu olaylarla karşılaşmamak için 2023 hedeflerine ulaşmak için ihtiyacımız olan yeni yönetim sisteminin startını verdik. Ak Parti ve MHP bu konuda müşterek hareket etme kararı aldı. Siyasi partilerimiz üzerine düşeni yaptı, Meclis üzerine düşeni yaptı. Şimdi sıra milletimizde. Bu değişiklikleri yurt dışında anlatmaya çalıştığımızda karşımızda garip bir tablo bulduk. Terör örgütlerinin hepsi bir olmuş karşı çıkıyor. Ana muhalefet partisi de karşı çıkıyor” dedi.
Son günlerde Avrupa’da yaşanan gelişmelere de değinen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan şöyle devam etti:
“Avrupa ülkeleri benim Dışişleri Bakanımın uçağına iniş izni vermiyor. Hollanda da, atlarını itlerini benim oradaki vatandaşlarımın üzerine salıyor. Almanya’nın şansölyesi de onun yanında yer aldığını söylüyor. Yazıklar olsun size. Bunların birbirinden farkı yok. Al birini vur ötekine. Ne yaparsanız yapın bu milleti yolundan çeviremeyeceksiniz. 16 Nisan’da benim milletim batının bu yanlış tavırlarına karşı en güzele cevabı inşallah sandıklarda demokratik şekilde verecektir. Bütün bu olanlar, herkesi biri yere doğru sevk ediyor. ”
YARASALAR İSTEMİYOR DİYE GÜNEŞ DOĞMAKTAN VAZGEÇMEZ
Yurt dışında 3 milyon seçmen bulunduğunu belirten Erdoğan, bunlara ulaşmalarının engellendiğini söyledi. Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Kim olursa olsun, biliniz ki Cumhurbaşkanınız her zaman dik durdu, bundan sonra da dik duracak. Hayır diyenlere sonuna kadar açtıkları kapıları, evet için gelenlere sık sıkıya kapattıklar. Bakanlarımız sürekli salonlarını iptaliyle sudan bahanelerle dışlandılar. Kendi konsolosluk binamıza giremedik. Siz bakana kapıları kapatamazsınız. Uluslararası hukukta yeri yok. Ha böyle gidersiniz bunun karşılığını Türkiye’de bulacaksınız. Onlar da bu değişimin ne anlama geldiğini iyi biliyor. Bir asır önce hasta adam diye taziyesine gelenler, Çanakkale’de uğradığı bozgunu unutamamışlar. Yeni Çanakkale zaferlerinin yolunu açacağını iyi biliyorlar. Beyhude uğraşıyorlar. Yarasalar istemiyor diye güneş doğmaktan vazgeçmez. Onlar istese de istemede Türk milletinin yeniden dirilişi olacaktır. Çanakkale 16 Nisan’da büyük güçlü Türkiye için evet diyor mu? Çanakkale 16 Nisan’da istikrar için evet diyor mu?”
1915 ÇANAKKALE KÖPRÜSÜ’NÜN TEMELİNİ CANLI YAYINDA ATTI
Anayasa değişikliklerini gittiği illerde tek tek izah ettiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gittiğim illerde, yalancıların iftiracıların ağızlarını kapatmak için değişikleri teker teker izah ediyordum. Çanakkale’de bunu yapmayacağım. Eşek ölür kalır semeri insan ölür kalır eseri. 15 Temmuz Şehitler Köprüsü yapıldığında birileri ona hayır diyordu. Fatih Sultan Mehmet Köprüsü yapıldığını hayır dediler. Yavuz Sultan Selim Köprüsü yapıldığında hayır dediler. Osmangazi Köprüsü yapıldığında hayır dediler. Marmaray yapıldığında hayır dediler. Avrasya tüneli yapıldığında hayır dediler. Şimdi bugün Çanakkale Köprüsü’nün temelini atıyoruz. Hayır mı evet mi? İnanın onlara yine hayır der” dedi.
Erdoğan, 5 yıl sonra köprünün açılışına geleceklerini belirterek, şunları söyledi:
“Burada cumhurbaşkanlığı sistemini mutlu edecek, istemeyenlerin ise huzurunu kaçıracak bir müjde 102 yıl önce düşmanlarımızı derin sularına gömen Çanakkale yeni biri dönemin başlangıcı anlamına geliyor. Bu köprü dünyanın bir numarası oluyor. Asya’yı Avrupa’ya bağlıyoruz. Çanakkale Boğazı üzerine öyle bir köprü yapıyoruz. Hem ecdada, hem de gelecek nesillere layık eser olacak. Bedeli 10 milyar 500 milyon Türk Lirası. Ve bu 17 yıl işletilecek ondan sonra devlete bırakılacak. Böyle bir eser. İş bilenin kılıç kuşananın. Ve köprüyle İstanbul İzmir’e farklı bir şekilde bağlanmış olacak.”
Konuşmadan sonra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Lapseki’de bulunan tören alanına canlı olarak bağlandı. 1915 Çanakkale Köprüsü’nün temelini canlı yayında attı.
BAŞBAKAN DA HAYIRLI OLMASINI DİLEDİ
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın telekonferansla katıldığı Lapseki’deki 1915 Çanakkale Köprüsü’nün temel atma töreninde Başbakan Binali Yıldırım da şunları söyledi:
“Sayın Cumhurbaşkanım, Çanakkale bugün tarihi bir gününü yaşıyor. Çanakkale geçilmez diyen ecdadımızdan aldığımız güçle Çanakkale’yi Cumhuriyetimizin 100’üncü yılına taşıyacak o büyük eserin, 1915 Çanakkale Köprüsü’nün temelini sizlerin huzurunda atıyoruz. Ülkemize, Çanakkale’ye, milletimize hayırlı olsun.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Evet butonlara basıyorsunuz galiba! Ya Allah bismillah” demesiyle Başbakan Yıldırım, Bakanlar, Güney Koreli ortaklar ile butona bastı. 1915 Çanakkale Köprüsü’nün temeli atıldı. Ardından dualar edildi.
TEMELE GÖMÜLECEK TÜPE 1’ER LİRA KONULDU
Başta Başbakan Binali Yıldırım olmak üzere protokol üyeleri, temele gömülecek tüpün içine 1’er lira koydu. Başbakan Yıldırım, “Köprünün parasının yarısı çıktı” diyerek espri yaptı. Tüpe konan mektubun ise geleceğe yönelik olduğu belirtildi. Tüp daha sonra Başbakan Binali Yıldırım tarafından yüklenici firma yetkililerine verildi. Tören, harç dökülmesiyle sonra erdi.
TÖRENLERDE GENİŞ GÜVENLİK ÖNLEMLERİ ALINDI
Çanakkale Zaferi kutlamalarının yapıldığı kentte polis ve jandarma da geniş güvenlik önlemleri aldı. Kentte, birçok ilden takviye polis ekipleri gönderildi. Kutlamaların yapıldığı stadyum çevresindeki güzergahlar trafiğe kapatıldı. Polisin hemen tüm alanlarda, geniş önlemler aldığı gözlendi. Basın mensupları da, tören alanlarına girdikleri sırada sıkı aramalardan geçirildi.

FOTOĞRAFLI
Kaynak: Hürriyet

25Bakan Ağbal: 16 Nisan Türkiye düşmanlarına karşı ders vereceğimiz gündür

DHA
18 Mart 2017 – 15:05Son Güncelleme : 18 Mart 2017 – 15:05

Coşkun MENEK/BAYBURT, (DHA) – MALİYE Bakanı Naci Ağbal, 16 Nisan’ın Türkiye için önemine değindi, “16 Nisan vesayet odaklarına, demokrasi karşıtı güçlere, Türkiye düşmanlarına karşı ders vereceğimiz gündür” dedi.
Memleketi Bayburt’ta çeşitli temaslarda bulanan Maliye Bakanı Naci Ağbal, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile kahvaltıda buluştu. AK Parti iktidarına yönelik saldırı ve oyunları hatırlatan Bakan Ağbal, 2002’de başlayan kalkınma hamlesine 16 Nisan’da yeni bir ivme kazandıracaklarını kaydetti. Bakan Ağbal şöyle konuştu:
TÜRKİYE’Yİ HUKUK DEVLETİNE DÖNÜŞTÜRÜYORUZ
“Türkiye’yi bir hukuk devletine dönüştürüyoruz. Bütün vesayet odaklarını ortadan kaldırıyoruz ve ekonomide olağanüstü başarılar elde ediyoruz. Bütün bunları önümüze koyduğumuz zaman 16 Nisan’da önümüze konan Anayasa değişikliğine ‘evet’ mi diyeceğiz, ‘hayır’ mı? Bütün mesele burada düğümleniyor. Bu gelişmeleri, bütün tarihsel hadiseleri, Türkiye’nin gittiği istikameti hatırlamadan, bunları zihnimizde tekrar yoğurmadan, tek başına Anayasa değişikliği maddelerine bakmanın yeterli olmadığını düşünüyorum. Bunların hepsini bu ülke olarak, millet olarak birlikte yaşadık. Bütün bu zorlukların üzerinden beraberce geldik. 16 Nisan, 2002 yılında başlayan bütün bu değişimin ve dönüşümün yepyeni bir merhaleye taşınacağı günün adıdır. 16 Nisan vesayet odaklarına, demokrasi karşıtı güçlere, Türkiye düşmanlarına karşı ders vereceğimiz gündür. Türkiye’nin 2002 yılında başlattığı bu kalkınma hamlesine, büyüme hamlesine yepyeni bir ivme kazandıracağımız, gün olacaktır. 2002’de başladığımız  uluslararası alanda sözü dinlenen Türkiye fotoğrafını daha da ileriye taşıyacağımız bir gün olacaktır.”
AVRUPA’NIN TAVRINA ŞAŞIRMAYIN
Avrupa’da Türk siyasetçilere yönelik yaptırımları da eleştiren Bakan Ağbal, şöyle devam etti:
“Son 14 yılda yaşananlardan sonra Avrupa’nın Türkiye’ye bakışı değişti. Artık her söylenene başını eğip, ‘emredersiniz’ diyen bir Türkiye yok. Tam tersine, ‘Ey Batı, ey Avrupa. Şunları yapacaksınız’ diyen bir Türkiye var. Ülke olarak, devlet olarak, millet olarak uluslararası siyasette söz sahibi oluyorsak, sayın Cumhurbaşkanımızın, ‘Dünya beşten büyüktür’ sözü her yerde dikkatle takip ediliyorsa, bu milletin verdiği destekle, milletin verdiği güçle oluşturuluyor. Avrupa’nın referandum karşısındaki tavrına sakın şaşırmayın. Bu, artık gizleyemedikleri yüzlerinin ortaya çıkarılmasından başka bir şey değildir. 16 Nisan’dan sonra, ‘evet’ çıkarsa Türkiye’nin önü daha da açılacaktır. Avrupa’nın gördüğü bu. Türkiye güçleniyor, büyüyor. Her bakımdan Türkiye artık söz sahibi oluyor. Onun için 16 Nisan’ı iki kural, iki madde olarak görmeyin. 16 Nisan Türkiye’nin dünyada daha fazla sözünün dinleneceği dönemin başlangıcı olacak.”
AVRUPA’DA DERSİNİ ALACAK
Avrupalıların gizlemeden, saklamadan, açıktan ‘hayır’ kampanyası yürüttüğünü ifade eden Maliye Bakanı Naci Ağbal, “Gerek oradaki vatandaşlarımıza yönelik kampanya yürütüyorlar, gerekse Türkiye’deki bir takım sivil toplum kuruluşlarını kullanarak bunu yapmaya çalışıyorlar. PKK terör örgütünün, FETÖ terör örgütünün tüm yandaşları Avrupa ülkelerinde salon salon dolaşıyor ‘hayır’ kampanyası için. İş Türkiye Cumhuriyeti’nin bakanlarına gelince, siyasetçilerine gelince bin bir türlü bahane uyduruyorlar. Bu yapılanlar bizim kendimize olan inancımızı daha da geliştirsin. Bu korkan Avrupa’nın yüzüdür. 16 Nisan geldiğinde inşallah Türkiye öyle bir destan yazacak ki, Avrupa’da buradan kendi dersini alacak” diyerek açıklamalarını noktaladı.

FOTOĞRAFLI
Kaynak: Hürriyet

24Bahçeli’den ilk miting: 16 Nisan’dan sonra Avrupa’da tahtlar sallanacak

Hürriyet Haber
18 Mart 2017 – 14:58Son Güncelleme : 18 Mart 2017 – 16:01

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, referandum çalışmaları kapsamında 9 ilde yapılması planlanan mitinglerin ilkini Elazığ’da gerçekleştirdi. Bahçeli burada yaptığı konuşmada özetle şunları söyledi: “Türkiye kuşatma altındadır. Bin yıllık kardeşliğimizden rahatsız olan mihraklar içimizde kanlı nöbettedir. PKK saldırmaktadır. Maalesef şehadet haberleri alınmaktadır. Artık hailerin kökü kazınmalı. saklandıkları inleri yerle bir edilmelidir. Kahraman Mehmetçiğin El Bab’ta DEAŞ’ın kökünü söküp attığını gördük. Menbiç teröristlerin tutsağıdır.

İBLİSİN YERYÜZÜ GARNİZONU

İblisin yeryüzü garnizonu olan DEAŞ kan dökmektedir. Kahraman Türk askerinin DEAŞ’ı söküp attığına Türk milleti şahittir. Bu cinayet şebekelerin en sinsisi FETÖ ise 15 Temmuz’da silaha saldırmıştır.

15 TEMMUZ HAÇLI OPERASYONUYDU

15 Temmuz bir haçlı operasyonuydu, planlaması ise Pensilvanya’daki hoca kılıklı haini kumanda eden güçler tarafından yapılmıştı. Elbette Türk milleti istiklaline sahip çıktı. Türkiye uçurumdan el birliğiyle kurtarıldı. Türkiye’yi devleti ve vatanı kaybedebiliriz dedik ve uzlaşma çağrısı yaptık. Sorumluluktan kaçmadık. Yenikapı ruhuna bağlılığımızı gösterdik.

‘ÖLÜME KAFA TUTUMUŞ EVLATLAR…’

FETÖ silaha sarılmıştır. FETÖ din ve diyanet istismarıyla küfrün yanında yer aldılar. Türkiye böylesi bir ihaneti görmedi. Genelkurmay teslim alınmış, Polis Özel Harekat saldırıya uğtamıştı. MHP, zalime haine meydan okuyarak görevinin başındaydı. o geceyi hepimiz yaşadık. Şehadete inanmış, ölüme kafa tutmuş evlatlar onlara kafa tutmuştur. Türk milleti vatanına sahip çıktı. Türkiye uçurumdan el birliği ile kurtarıldı. Devleti ve vatanı kaybedebiliriz dedik. Tıkanıklığı açalım istedik. Önce ülkem ve milletim sonra partim ve ben ilkesi ile hareket ettik. AK Partili ile 18 maddelik anayasa değişikliği konusunda anlaştık. İlkelerimizden taviz vermedik. Ülkülerimizden ayrılmadık.

’16 NİSAN’DAN SONRA…’

Hollanda yönetimi bu ülkede varlık mücadelesi sürdüren vatandaşlarımızın üstüne atlarını sürdü, itlerini saldı.Yürüyüşümüzün önüne taş koymak isteyenler 16 Nisan’da kaybedecektir. Hazmedemeyenler dağılacak 16 Nisan’da Türkiye kazanacaktır. Türk milleti muhteşem iradesi ile geleceğini şekillendirecektir. Biliniz ki 16 Nisan’da sistem değişecek Avrupa’da ise tahtlar sallanıp rejim değişikliklerinin ilk kıvıcımı çakılacaktır. Hükümetler şaşkın ve şuursuz. Avrupa’nın demokratikleşmesi yakındır. 16 Nisan’dan sonra gündeme gelecektir. Hollanda seçimleri ırkçılara okkalı bir ders vermiştir. İnanıyorum ki yürüyüşümüze taş koymak isteyenler 16 Nisan’da kaybedecektir. 16 Nisan’da Türkiye kazanacaktır, Türk milleti onun bunun ağzına bakmayarak iradesiyle geleceği şekillendirecektir.

‘TEK ADAM YÖNETİMİ OLACAK DİYENLER CAHİL’

Bu ‘evet’ler hayırcı kafile içindeki PKK, FETÖ, DEAŞ ve Türk düşmanlarını tehdit edecektir. Bu EVET’ler Türk düşmanlarına kapak olacak alayını silindir gibi ezecektir. Tek adam yönetimi olacak diyorlar. Bunu söyleyenler tarih cahilidir. Yaşanan sistem tartışmalarını bitirmek için evet diyoruz. Oturup konuşmassak ayırıp çatıştıracak. Devletin süratli karar aldığı TBMM’nin aktif ve etkin olduğu bir sistemi kurmazsak 15 Temmuz’da harekete geçenler tekrar varlığımıza suikast yapacaklardır.”
Kaynak: Hürriyet

23Bir kriz bitmeden diğerini başlatıyorlar…

Hürriyet Haber
18 Mart 2017 – 14:46Son Güncelleme : 18 Mart 2017 – 14:53

Alman İstihbarat Servisi (BND) Şefi Bruno Kahl, darbe girişiminin arkasında Fethullah Gülen’in bulunduğuna dair kanıt olmadığını ileri sürdü.

“SİVİL BİR CEMAAT”

BND şefi ayrıca, FETÖ’nün Türkiye’de iddia edildiği gibi radikal İslamcı ve hatta terörist bir örgüt olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek, örgütü ‘dini ve seküler eğitim için çalışan sivil bir cemaat’ olarak nitelendirdi.
Kaynak: Hürriyet

22Sivas’ta FETÖ’den 10 öğretmen tutuklandı

DHA
18 Mart 2017 – 14:20Son Güncelleme : 18 Mart 2017 – 14:20

Gökhan CEYLAN/SİVAS, (DHA)- SİVAS’ta Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması’na (FETÖ/PDY) yönelik yapılan operasyonda gözaltına alınan 15 öğretmenden 10’u tutuklandı.
Sivas Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından FETÖ/PDY’ye yönelik yürütülen soruşturma çerçevesinde, örgüt üyesi ve örgütün şifreli haberleşme programı ByLock kullanıcısı oldukları iddiasıyla gözaltına alınan ve Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile meslekten ihraç edilen 15 öğretmen gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 15 şüpheliden 5’i adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, 10’u ise tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Kaynak: Hürriyet

21Bakan Özhaseki: 15 Temmuz’da bedenini siper eden şehitlerimiz de var

DHA
18 Mart 2017 – 13:52Son Güncelleme : 18 Mart 2017 – 13:52

Oktay ENSARİ-Yasin DALKILIÇ/KAYSERİ, (DHA)- ÇEVRE ve Şehircilik bakanı Mehmet Özhaseki, Türk milletinin özgür yaşamasının bedelini ödediği için şehitler verdiğini söyledi. Özhaseki, “Bu coğrafya da bağımsız olarak özgür olarak yaşamanın bir bedeli var. Biz bu bedeli ödüyoruz. Geçtiğimiz yıllarda yakın ve uzak zamanlarda bu vatanın bölünmez bütünlüğü için şehit düşen onlarca evladımız vardı. 15 Temmuz’da da bedenini siper eden şehitlerimiz de var” dedi.
Valilik tarafından 18 Mart Şehitleri Anma ve 18 Mart Çanakkale  Deniz Savaşının 102’nci yıldönümü nedeniyle Hilton Oteli’nde şehit aileleri ve gaziler için verilen ögle yemeğine Bakan Mehmet Özhaseki, Vali Süleyman Kamçı, AK Parti milletvekilleri İsmail Tamer, Hülya Nergis Atçı, Garnizon Komutanı Tuggeneral Ercan Teke, Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Çelik, il protokol mensupları katıldı. Şehit aileleriyle el sıkışan ve onların sorunlarını dinleyen Çevre ve Şehircilik bakanı Mehmet Özhaseki, şunları söyledi :
“FETÖ’CÜLER, ÜMMET-İ MUHAMMED’İ ALDATTI”
Cenab-ı Allah’tan bütün şehitlerimize rahmet diliyorum. Allah’tan dileğimiz, bir daha bu topraklara şehit bedeni düşmesin. Bu coğrafya da bağımsız olarak özgür olarak yaşamanın bir bedeli var. Biz bu bedeli ödüyoruz. Geçtiğimiz yıllarda yakın ve uzak zamanda bu vatanın bölünmez bütünlüğü için şehit düşen onlarca evladımız vardı .15 Temmuz’ da da bedenini vatanı için, milleti için bayrağı için ezanı için siper eden şehitlerimiz de var. Bizler, bağımsızlığına düşkün milletiniz. Bunun için ölümü hiçe sayarız. Son günlerce canımız ciğerimiz yanıyor. Geriye baktığımızda diğer zamanlarda bundan çok fark değildi. Devlet olarak PKK ve FETÖ ile mücadele ediliyoruz. Bu mücadele’yi de kararlılıkla sürdüreceğiz. PKK şehir merkezlerinden ve dağlardan temizlendi. İçimizden çıkarak, senelerce bizi aldatıp, haince bir planlarla kendini saklayara,k gizleyerek müslüman gibi gözükerek, Ümmeti Muhammedi aldatıp, bir gece insanları kandıranlar, kendi insanına kurşun sıkan adi kahpelere gereken dersi verdik.”

FOTOĞRAFLI
Kaynak: Hürriyet

20Erdemli’de FETÖ/PDY operasyonu: 13 gözaltı

DHA
18 Mart 2017 – 13:51Son Güncelleme : 18 Mart 2017 – 13:51

Mehmet DOĞANER/ERDEMLİ (Mersin), (DHA) – MERSİN’in Erdemli İlçesi’nde Fethullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanmasına (FETÖ/PDY) yönelik gerçekleştirilen operasyonda, aralarında ablaların da bulunduğu 13 kişi gözaltına alındı.
Erdemli İlçesi merkezli 13 ilde 18 adrese eş zamanlı FETÖ/PDY operasyonu düzenlendi. Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılan Yıldırımhan Okulları’nda görev yapan ve örgütün eğitim kadrosunda olduğu belirlenen 9’u kadın 13 kişi gözaltına alındı.
Erdemli İlçesi’ne getirilen şüpheliler, sorgulamalarının ardından yoğun güvenlik önlemleri adliyeye sevk edildi.

FOTOĞRAFLI
Kaynak: Hürriyet

19İhraç edilen 20 hakim ve savcıya gözaltı

DHA
18 Mart 2017 – 13:31Son Güncelleme : 18 Mart 2017 – 13:31

Bahri KARATAŞ/İZMİR, (DHA) – HAKİMLER ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) tarafından meslekten ihraç edilen hakim ve savcılardan 23’ü hakkında İzmir’de gözaltı kararı verildi. Operasyon yapan polis 20 hakim ve savcıyı gözaltına aldı.
17 Mart 2017 tarihinde HSYK tarafından meslekten ihraç edilen hakim ve savcılardan 23’ü için İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından gözaltı kararı verildi. Bunun üzerine İzmir Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, sabah erken saatlerde eş zamanlı operasyonla 23 hakim ve savcıdan 20’sini gözaltına aldı. Hakim ve savcılar sağlık kontrollerinin ardından İzmir Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’ne götürüldü. Gözaltına alınan hakim ve savcıların telefonlarında FETÖ/PDY’nin kullandığı kriptolu haberleşme programı ‘ByLock’un bulunduğu iddia edildi. Diğer 3 kişinin de yakalaması için çalışmaların sürdüğü belirtildi.
Kaynak: Hürriyet

18Son dakika: Tekmeci saldırganı bırakan hakime gözaltı

Hürriyet Haber
18 Mart 2017 – 13:25Son Güncelleme : 18 Mart 2017 – 13:53

HSYK’nın ihraç ettiği ve hakkında gözaltı kararı verilen 56 hakim arasında ilginç bir isim de bulunuyor.

Habertürk’ün haberine göre, metrobüste şort giydiği için hemşire Ayşegül Terzi’ye tekme ile saldıran Abdullah Çakıroğlu’nun ilk celsede serbest bırakan Anadolu 40. Asliye Ceza Mahkemesi Hakimi İbrahim Uyanık da ilk etapta hakkında gözaltı kararı verilen isimler arasında yer alıyor.
Kaynak: Hürriyet

17FETÖ şüphelisi 17 sağlık memuru tutuklandı

DHA
18 Mart 2017 – 13:18Son Güncelleme : 18 Mart 2017 – 13:18

KAYSERİ, (DHA) – KAYSERİ’de, FETÖ/PDY soruşturmasında gözaltına alınan 24 sağlık personelinden 17’si tutuklandı.
FETÖ/PDY soruşturması kapsamında ByLock kullandıkları iddiası ile 14 Mart Tıp Bayramı’nda gözaltına alındıktan sonra dün mahkemeye çıkarılan 24 sağlık memurundan 17’si tutuklanarak cezaevine konuldu. 7 sağlık memuru ise adli kontrol şartı ile serbest bırakıldı.
Kaynak: Hürriyet

16Erdoğan: Al birini vur ötekine…

Hürriyet Haber
18 Mart 2017 – 12:53Son Güncelleme : 18 Mart 2017 – 14:24

Çanakkale Deniz Zaferi’nin 102’nci yıldönümü, kentte coşku ve heyecanla kutlanmaya başladı. Törenlerde ilk olarak, Cumhuriyet Meydanı’ndaki Anafartalar Kahramanı Mustafa Kemal Atatürk Anıtı’na çelenk konuldu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, törende yaptığı konuşmada özetle şunları söyledi: “15 Temmuz’da darbecilerin karşısına aslanlar gibi dikilen bu milletin önünde kim durabilir? Şahadeti göze almış insanların elde edemeyeceği hiçbir başarı yoktur. Milletimize şükran borcumuzu ödemek için 14 yıldır çalıştık çalışıyoruz. Şimdi hedefimiz Türkiye’yi dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri haline getirmektir. 16 Nisan’daki referandumla tarihi bie yönetim değişikliği teklif ediyoruz. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi tercüme falan değildir, yerlidir, millidir. Bizim gayemiz Çanakkale’de yedi düvele meydan okuyan dönemin en modern ordyuların dize getiren tarihin akışını değiştiren ecdadımıza layık olabilmektir. Türkiye Cumhuriyeti bizim ilk değil son devletimizdir.

“BU MİLLETİ KAÇAR SANDILAR!”

Sınırlarımız dışından bize saldıran teröristleri de Fırat Kalkanı ile imha ettik. Bu ülkenin teröristlere ve arkalarındaki güçlere verecek tek bir karış toprağı yoktur. İşte bunun için her fırsatta Rabia diyoruz. Gençler tek millet, tek bayrak,tek vatan, tek devlet. İşte bu bizim Rabia’mızdır. Bölünmeyeceğiz, bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, beraber olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız. İşte gücümüzü buradan alıyoruz. Bu şekilde de olmaya devam edeceğiz. 15 Temmuz’da kanlı bir darbe girişimiyle hedeflerine ulaşmaya çalıştılar. Bu milleti kaçar sandılar. Ellerini kollarını sallayarak ülkeyi teslim alacaklar sandılar. Milletimiz o gece FETÖ ihanet çetesi mensuplarını derdest etti. Şimdi hepsi mahkemelerde. Her şeyi inkar ediyorlar. İstedikleri kadar inkar etsinler. Ortada 2193 gazimiz, 249 şehidimiz, işgal edilmek istenen bir devlet var.

İDAM TALEBİ

O gece dökülen kanın sorumlusu, silah arkadaşlarına kurşun sıkan kim? O katiller ve destekçileri hakettikleri cezayı alacaklar. Merak etmeyin, 16 nisan’dan sonra parlamento inşallah onlarla ilgili idam talebinizin de gereğini yapacaktır. George, Hans ne diyecek? Bunların hiçbirisi bizi ilgilendirmez. Halk ne diyecek, hak ne diyecek bizi bu ilgilendirir.

“YAZIKLAR OLSUN SİZE! AL BİRİNİ VUR ÖTEKİNE”

Terör örgütlleri ve ana muhalefet partisi yeni sisteme karşı çıkıyor.Hollanda yönetimi Dışişleri Bakanımın uçuş iznini iptal ediyor. Bayan Bakanımı Hollanda’ya sokmuyor. Atlarını, itlerini benim oradaki vatandaşlarımın üstüne sürüyor. Almanya Şansölye’si de onun yanında yer aldığını söylüyor. Yazıklar olsun sizlere! Al birini vur ötekine. Ne yaparsanız yapın, bu milleti yolundan çeviremeyeceksiniz. 16 Nisan’da benim milletim en güzel cevabı sandıklarda demokratik bir şekilde verecektir. Biliniz ki Cumhurbaşkanınız her zaman dik durdu ve öyle durmaya devam edecektir. Evet diyenlere kapılarını kapatıp hayır diyenlere açtılar. Eğer böyle giderseniz, bunun karşılığını Türkiye’den göreceksiniz. Türkiye’deki halk oylamasının ne anlama geldiğini onlar çok iyi biliyor. Cumhurbaşkanlığı Sistemi her alanda yeni Çanakkale zaferlerinin yolunu açacağını biliyorlar. Yarasalar istemiyor diye güneş doğmaktan vazgeçmez.”
Kaynak: Hürriyet

15FETÖ’den tutuklanan eski Vali Harput, okul kurmak için Jamaika’ya gitmiş

DHA
18 Mart 2017 – 12:24Son Güncelleme : 18 Mart 2017 – 12:24

Halil ÖZÇOBAN/ BURSA, (DHA)- BURSA’da, Fethullahçı Terör Örgütü ve 15 Temmuz darbe girişimi soruşturması kapsamında gözaltına alındıktan sonra tutuklanan Bursa eski Valisi Şahabettin Harput’un da aralarında bulunduğu 37’si tutuklu toplam 60 sanık ile ilgili iddianame ağır ceza mahkemesince kabul edildi. İddianamede, Şahabettin Harput’un FETÖ/PDY ile bağlantılı olduğu iddiasıyla kapatılan Orhangazi Üniversitesi’nin mütevelli heyet başkanı olduğu, işadamlarından ‘Himmet’ adı altında para toplamanın yanı sıra eşi ve terör örgütü yöneticileriyle okul kurmak için Jamaika’ya gidip görüşmelerde bulunduğu yer aldı.
Bursa Cumhuriyet Savcılığı’nca 15 Temmuz gecesi başarısız darbe girişimi ardından FETÖ/PDY operasyonu kapsamında Bursa’da 6 yılı aşkın valilik yaptıktan sonra emekliye ayrılan Şahabettin Harput, 28 Temmuz günü Ankara’daki evinde gözaltına alındı. Emniyet Müdürlüğü’nde sorgulanan Harput, 17 Ağustos günü ‘silahlı terör örgütü üyesi olmak’ suçundan çıkartıldığı nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği’nce tutuklandı. Bursa H Tipi Cezaevi’ne konulan Harput, daha sonra Kocaeli F Tipi Kapalı Cezaevi’ne nakledildi.
Bursa Cumhuriyet Savcılığı’nca aralarında Şahabettin Harput’unda bulunduğu 37’si tutuklu 60 sanık hakkındaki iddianame ağır ceza mahkemesince kabul edildi.  Haklarında, ‘silahlı terör örgütü yöneticisi olma’ ve ‘terörizmin finansmanın önlenmesi hakkındaki kanuna muhalefet’ suçlarında her biri için 15-20 yıl arasında hapis cezası istenen iddianame, Bursa 8’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edildi.
HARPUT VE EŞİ JAMAİKA’YA GİTTİ
Toplam 443 sayfalık iddianamede, Vali Harput ile ilgili suçlamalara 33 sayfada yer verildi. Orhangazi Üniversitesi’nin kurulması ve yurtlarla ilgili işadamlarından ‘himmet’ adı altında zorla bağış toplanmasından, özel bir hastanenin satın alınmasına kadar yapılan faaliyetleri anlatıldığı iddianamede, Harput’un yasa dışı FETÖ/PDY silahlı terör örgütü yapılanmasında önemli bir konumda olduğu bildirildi.
İddianamede adı geçen Turan Boztepe adlı sanığın ifadesinde Jamaika’da terör örgütüne bağlı okul kurulmasıyla ilgili bir ayrıntı da ortaya çıktı. Boztepe ifadesinde, 2013 yılı sonlarında Jamaika İstanbul Fahri Başkonsolosu’nun teşviki ile bu ülkede okul açılmasının kararlaştırıldığını açıkladı. Boztepe iddianamede yer alan ifadesinde, “Bu kapsamda Silim A.Ş.’nin genel müdürü Ali Dilitatlı bana, ‘yönetim kurulu başkanı olarak senin Jamaika’ya gitmen lazım’ dedi. Ben rahatsız olduğum için önce karşı çıktım. Ancak daha sonra gitmeye karar verdim. Ben, il valisi Şahabettin Harput, genel müdür Ali Dilitatlı ve Rafet Kahraman ile okulunda müdür yardımcısı olduğunu tahmin ettiğim Eyüp isimli öğretmen ve vali beyin eşi ile birlikte toplam 5 kişi Amerika üzerinden Jamaika’ya gittik. Orada bizlere okul arsası gösterdiler. Ancak ben parasal sorun yaşadığımızdan dolayı okul yapamayacağımızı söyledim. 2 gün bu ülkede kaldık. Eyüp isimli öğretmen daha sonra bu ülkeye gitti. Bu ülkeye okul yapılamadı” dedi.
KAPATILAN ÜNİVERSİTENİN MÜTEVELLİ HAYAT BAŞKANI
İddianamede, Harput’un yine Bursa Valisi olduğu dönemde yasa dışı FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensubu iş adamlarınca kurulan Bugiad isimli derneğin tüm faaliyet ve organizasyonlarına katıldığı, bu kapsamda katılımcılara ödüller verdiği, adı geçen derneği maddi ve manevi yönden herkesin görebileceği şekilde sürekli desteklediği belirtildi. FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibat ve iltisaklı olduğu tespit edildiğinden kapatılan Özel Orhangazi Üniversitesi’nin yapım aşamasında, kurulumunda ve daha sonraki faaliyete geçirilme aşamasında her türlü maddi ve manevi yardımı yaptığı, bu üniversitenin mütevelli heyet toplantılarına il valisi olarak katıldığı, en sonunda da emekli olduktan sonra Uludağ Kültür ve Eğitim Vakfının iktisadi işletmesi olan Bursa Orhangazi Üniversitesi’nde 2014 – 2015 yıllarında Mütevelli Heyeti Başkanı olarak görev yaptığı da iddianamede yer aldı.
ÖZEL HASTANE TEHDİT VE ŞANTAJLA ALINDI
Bu arada iddanamede ifadesi olan bir gizli tanık ise başarısız darbe girişiminden sonra el konulan ve Sağlık Bakanlığı’na devredilen Ren Tıp isimli eski özel hastanenin, tehdit ve şantaj kullanılarak sahibinden değerinin üçte biri olan 38 milyon liraya satın alındığını söyledi.

FOTOĞRAFLI

 

 
Kaynak: Hürriyet

14Gökçek’ten yine çok tartışılacak açıklamalar

Hürriyet Haber
18 Mart 2017 – 11:43Son Güncelleme : 18 Mart 2017 – 11:43

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’in televizyon programında yaptığı açıklamalardan dikkat çeken bölümler şöyle:

‘MELİH AZ BİLE YAPMIŞ DEDİLER’

Tepki koyanlara bakıyorum hepsi benim inandığım şeylere karşı koyan kişiler. Onun için ben doğru yolda olduğumu düşünüyorum. Benim partimin içerisinde özellikle cumhurbaşkanımızın otoritesini yok etmek isteyen, doğrucu Davutluk yapan bi takım tipler var. Ben bunların evvelini bildiğim için hiç çekinmeden tavır alıyorum. Zaman zaman partinin içerisinden ‘Melih bunu neden yapıyor’ diyenler cıktı. Zaman geçtikçe ‘Melih az bile yapmış’ dediler.

‘BİZ KENDİ LOBİMİZİ FETÖ’CÜLERE KURDURMUŞUZ’

Avrupa’da bize bu kadar yüklenilmesinin altında yatan doğrudan doğruya FETÖ’cüler. Bizden kaçanların çoğu Almanya ve Hollanda vatandaşlığı aldı. Bunlar belirli kişilerin çevresinde danışmanlık yapar hale geldiler. Bakın bugün resimleri çıktı. Wilders’in de aynı şekilde en önde gelen danışmanlarından birisi FETÖ’cü. Şu an hala oradaki bazı medya kuruluşlarına para akıtıyorlar. PKK’lıların da yardımcı olduklarını söylüyorlar. Bana gelen istihbarat bu şekilde. Avrupa’daki bütün bu hareketi FETÖ’cüler idare ediyor. Biz kendi lobimizi FETÖ’cülere kurdurmuşuz. Şimdi peki nedir bunların amacı? Bunlar Türkiye’de kaybettiler. Tek ümitleri suikast. Onu da beceremediler ve şimdi Avrupa’yı bize düşman etmek istiyorlar. Çıkarları bu.”Hayır diyenlere terörist diyemeyiz” “Hayır diyenlere terörist diyemeyiz ama her terörist Hayır diyor. PKK, FETÖ, DHKP-C hepsi Hayır diyor. En azından bu Hayırcıların arasında bulunmamak gerekiyor.

‘AMERİKA’DAN GELEN GAZETECİLER’

Bunlardan biri yazmış ‘Bizi kapalı odaya kapattılar.’ Kapalı oda dediği home sinema. 15 Temmuz’u seyrettirdim. Bazıları o kanlı sahnelerden bile iğne ucu kadar etkilenmediler. Yüzlerine baktım bazıları gülüyorlardı yemin ediyorum. Sonra bitti dedim. Soracağınızı sorun. Suriye’deki durumu sormaya başladılar. Ben dedim ki; “DEAŞ’ın Obama ve CIA tarafından kurulduğunu, Clinton’un bunu desteklediğini Trump 3 ayrı yerde söyledi.” Trump böyle söylüyor dedim. Bir tanesi ‘Siz buna inanıyor musunuz?’ dedi. Ben de ‘Koca ABD Başkanı yalan mı söyleyecek?’ dedim. Bunların kimisi bozuldu.

‘İNŞALLAH BAHÇELİ CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI OLUR’

(“Bahçeli’yi başkan yardımcısı olarak görmek istediğinizle alakalı bir durum olabilir mi?” sorusu üzerine) Kaideyi soruyorsunuz. Kaideyi söylüyorum. Zaten ilk başta ben söyledim. Dikkat ederseniz, ben Sayın Bahçeli’nin inşallah, Sayın Cumhurbaşkanı’nın yardımcısı olmasını, özellikle milli birlik açısından çok önemsiyorum. Hatırlar mısınız? Sizde de söyledim. İnşallah MHP ve AK Parti seçimlere de birlikte girerler. Birlikte yürürler. Olmaması için bir neden yok. Her zaman işbirliğinin olması lazım. Tekrar söylüyorum partimin içerisinde nüans farklarımın olduğu bazı arkadaşlarım var. Sayın Bahçeli ile bir arada olsak, bazı nüanslarda farklı olsak ne olacak? Dikkat edin milli meselelerde ve en önemli meselelerde aynı düşünüyoruz.
Kaynak: Hürriyet

13Çanakkale Deniz Zaferi’nin 102’nci yıldönümü, coşkuyla kutlanıyor

DHA
18 Mart 2017 – 11:14Son Güncelleme : 18 Mart 2017 – 11:14

Taylan YILDIRIM – Burak GEZEN – Mustafa SUİÇMEZ / ÇANAKKALE (DHA)- ÇANAKKALE Deniz Zaferi’nin 102’nci yıldönümü, kentte coşku ve heyecanla kutlanmaya başladı. Törenlerde ilk olarak, Cumhuriyet Meydanı’ndaki Anafartalar Kahramanı Mustafa Kemal Atatürk Anıtı’na çelenk konuldu.
Cumhuriyet Meydanı’nda saat 09.00’da başlayan törende, Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, Çanakkale Valisi Orhan Tavlı, Çanakkale Boğaz ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Tayyar Ertem, Çanakkale Belediye Başkanı CHP’li Ülgür Gökhan, milletvekilleri, askerler, muharip gaziler, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, öğrenciler, hazır bulundu. İlk olarak anıta Hükümet adına Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, çelenk bıraktı. Ardından da Vali Orhan Tavlı, Garnizon Komutanı Tuğamiral Tayyar Ertem ve Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan çelenk koydu. Bu arada, şehitleri selamlamak adına TCG Heybeliada Korveti’nden de 21 pare top atışı yapıldı. Şehitler için bir dakikalık saygı duruşunun ardından Boğaz Komutanlığı Bandosu’nun çaldığı İstiklal Marşı eşliğinde Türk bayrağı göndere çekildi.
Tören alanına gelirken Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan’ın da polis tarafından üzeri arandı. Bu sırada Başkan Gökhan, gülerek yanındakilere, “FETÖ’cüler nelere mal oldu” dedi.
SİVİLLER DE ÇELENK BIRAKTI
Bu arada, resmi çelenk koyma töreninin sona ermesinin ardından kentteki çeşitli siyasi partiler, sivil toplum kuruluşları da kendi çelenklerini Atatürk Anıtı’nı bıraktı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun da çelengi anıta konuldu. Zaferin merkezinde farklı bir coşkuyla kutlanan törenlerde, polisin de geniş güvenlik önlemleri aldığı dikkat çekti.

FOTOĞRAF
Kaynak: Hürriyet

12FETÖ sanığı avukat: Kuran okuyarak sosyalleştik

DHA
18 Mart 2017 – 11:12Son Güncelleme : 18 Mart 2017 – 11:12

Hümeyra PARDELİ/ERZURUM, (DHA)- ERZURUM’da görülen FETÖ/PDY davasında tutuklu yargılanan Erzurum Barosu eski Başkanı Mehmet Güzel, “Kapalı yapılacak bir duruşmada sohbetlerde neler yapmışız anlatmak istiyorum. Bizden önceki nesil belki de daha şanslıymış, içerek sosyalleşmiş. Daha sonraki nesil olan bizler daha dindar ve taşradan gelen ailelerin çocukları olarak, 3-4 arkadaş bir araya gelip Kuran-ı Kerim okumuş daha sonra sohbet edip, geyik yapmışız. Biz böyle sosyalleştik” dedi.
15 Temmuz başarısız darbe girişiminden 10 gün sonra Erzurum Barosu’na üye 7 avukat gözaltına alındı. Aralarında Baro eski Başkanı Mehmet Güzel’in de bulunduğu 4 avukat, tutuklandı. Avukat Mehmet Güzel, Hakan Dişkeser, Şerafettin Yaşar Laloğlu ve Fatih Topal hakkında 2’nci Ağır Ceza Mahkemesine dava açıldı. Daha sonra açılan 3 tutuksuz avukat ile avukat imamı olduğu iddia edilen 3 öğretmenin davası da Mehmet Güzel’in dava ile birleştirildi. Davada 4’ü tutuklu 7 avukat ve öğretmen Lokman Pirim hakkında ‘silahlı terör örgütüne üye olma’ suçundan 7.5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası istendi. Tutuklu olan sözde avukat imamları Hasar Aslan ve Bayram Candan’a ise ‘silahlı terör örgütü kurma ve yönetme’ suçundan 15 yıldan 22.5 yıla kadar hapis cezası istendi.
Erzurum 2’nci Ağır Ceza Mahkemesinde dün görülen ikinci duruşmaya Mehmet Güzel, Hakan Dişkeser, Şerafettin Yaşar Laloğlu Erzurum’daki H Tipi Cezaevi’nden getirilirken, Fatih Topal Van Yüksek Güvenlik Cezaevinden, Bayram Candan Elazığ T Tipi Cezaevinden ve Hasan Aslan ise Rize L Tipi Cezaevi’nden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile duruşmaya katıldı. Tutuksuz olarak da Lokman Pirim, Mehmet Salih Bayoğlu, Serhat Akbulut ile Halil Timurhan Gür ve avukatları duruşmada hazır bulundu.
“DİĞER GRUPLARIN SOHBETLERİNE DE GİTTİM”
Geçen celse savunma yapamayan Mehmet Güzel, kapalı bir duruşmada özel konulardan bahsedeceğini bildirdi. ByLock programını yüklemediğini savunan Mehmet Güzel, şöyle dedi:
“Şirket üyeleriyle görüşmelerimiz esnasında birbirimize internet paylaşımımız oluyordu. Ben bu programı yüklemedim. Mehmet Tahir Tekin, bir konu hakkında görüşme yapmam için bana program yükledi. Bu program üzerinden yazışmalarımız oldu ama ben bu programın ne olduğunu hatırlamıyorum. Toplantılara katılma konusunda ben sadece bu grubun değil, diğer grupların da sohbetlerine katıldım. Ben üniversite döneminde her gruba meraklı olan biriydim. Kırkıncı, İsmailağa, Süleymancılar’ın da sohbetlerine katıldım. Katılma sebebim hem siyasi kimliğim, hem de merakım. Sosyalleşme amacıyla birlikte olduk. Bizden önceki nesil belki de daha şanslıymış, içerek sosyalleşmiş. Daha sonraki nesil olan bizler daha dindar ve taşradan gelen ailelerin çocukları olarak, 3-4 arkadaş bir araya gelip Kuran-ı Kerim okumuş, daha sonra sohbet edip, geyik yapmışız. Biz de böyle sosyalleştik. Ayrıntılı olarak bazı arkadaşların özel durumları var tek tek bunları açıklayacağım.”
WIFI ŞİFRESİNİ VERDİ SANIK OLDU
Tutuksuz yargılanan Halil Timurhan Gür’e ait ByLock sorgularının Hakan Dişkeser’le aynı çıkması üzerine Mahkeme Başkanı Ömer Özgür Ercan, bu durumu sordu. Halil Timurhan Gür ile komşu olduklarını ve ona ait internetin şifresini aldıklarını ifade eden Hakan Dişkeser, şöyle konuştu:
“Timurhan abi ile komşu olduğumuz için bahçede otururken internet şifresini istemiştim. Onun internet hattını kullandım. 2014 Haziran’dan tutuklanana kadarki süreç içerisinde kullandığım oldu. Dosya kapsamında ByLock ile ilgili doğrudan H. Timurhan Gür’le eş değer şekilde bilgiler çıkmışsa ona değil bana aittir. Ayrıca burada yargılanan iki avukat ile diğer sanık Lokman Pirim etkin pişmanlıktan faydalandı. Ben de etkin pişmanlık çerçevesinde ifade verdim. Onlarda da ByLock var, bende de. Sohbet toplantısı yapan Lokman Pirim tutuksuz, sohbete giden ben tutukluyum.”
Halil Timurhan Gür ve Hakan Dişkeser ile evleri arasında 50 metre bulunduğunu hatırlatan Mehmet Güzel ise “Beraber bahçede oturduğumuz zamanlarda Gür, interneti kullanmamıza izin vermişti. Mert bir insan, bize gelen misafirlere bile interneti kullanmalarına izin verdiği olmuştur” diye konuştu.
SEGBİS bağlantısında sık sık sorun görülünce Fatih Topal’ın “Sesim geliyor mu?” soruları ise duruşmada gülüşmelere neden oldu. Mahkeme Başkanı Ömer Özgür Ercan ses gitmeyince çareyi “Sizi duyuyoruz” yazılı kağıdı kameraya göstermekte buldu. Mahkeme heyeti, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar vererek eksiklerin giderilmesi için duruşmayı erteledi.

FOTOĞRAFLI
Kaynak: Hürriyet

11Belediye Başkanı polis tarafından aranınca…

Taylan YILDIRIM – Burak GEZEN – Mustafa SUİÇMEZ / ÇANAKKALE (DHA)
18 Mart 2017 – 10:43Son Güncelleme : 18 Mart 2017 – 11:34

 

ÇANAKKALE Deniz Zaferi’nin 102’nci yıldönümü, kentte coşku ve heyecanla kutlanmaya başladı. Törenlerde ilk olarak, Cumhuriyet Meydanı’ndaki Anafartalar Kahramanı Mustafa Kemal Atatürk Anıtı’na çelenk konuldu.

Cumhuriyet Meydanı’nda saat 09.00’da başlayan törende, Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, Çanakkale Valisi Orhan Tavlı, Çanakkale Boğaz ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Tayyar Ertem, Çanakkale Belediye Başkanı CHP’li Ülgür Gökhan, milletvekilleri, askerler, muharip gaziler, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, öğrenciler, hazır bulundu. İlk olarak anıta Hükümet adına Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, çelenk bıraktı.

Ardından da Vali Orhan Tavlı, Garnizon Komutanı Tuğamiral Tayyar Ertem ve Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan çelenk koydu. Bu arada, şehitleri selamlamak adına TCG Heybeliada Korveti’nden de 21 pare top atışı yapıldı. Şehitler için bir dakikalık saygı duruşunun ardından Boğaz Komutanlığı Bandosu’nun çaldığı İstiklal Marşı eşliğinde Türk bayrağı göndere çekildi.

BELEDİYE BAŞKANI POLİS TARAFINDAN ARANDI

Tören alanına gelirken Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan’ın da polis tarafından üzeri arandı. Bu sırada Başkan Gökhan, gülerek yanındakilere, “FETÖ’cüler nelere mal oldu” dedi.

SİVİLLER DE ÇELENK BIRAKTI

Bu arada, resmi çelenk koyma töreninin sona ermesinin ardından kentteki çeşitli siyasi partiler, sivil toplum kuruluşları da kendi çelenklerini Atatürk Anıtı’nı bıraktı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun da çelengi anıta konuldu. Zaferin merkezinde farklı bir coşkuyla kutlanan törenlerde, polisin de geniş güvenlik önlemleri aldığı dikkat çekti.

‘Hasta adam’ dedikleri milletimizin destanı

Kaynak: Hürriyet

10Son dakika… 55 hakim ve savcıya gözaltı kararı

Hürriyet Haber
18 Mart 2017 – 09:27Son Güncelleme : 18 Mart 2017 – 10:25

İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekili Önder Yaman’ın koordinesinde FETÖ’ye mensup olduğu iddia edilen hakim ve savcılara yönelik soruşturma kapsamında, meslekten ihraç edilen 55 hakim ve savcı hakkında “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan gözaltı kararı verildi. Ayrıca savcılığın talebi üzerine, hakimlikçe, şüpheliler hakkında arama ve el koyma kararı da alındı.

Şüphelilerin yakalanmasına yönelik operasyonda, 26 hakim ve savcı gözaltına alınırken, diğerlerini arama çalışmaları sürüyor. Operasyon kapsamında şüpheli hakim ve savcıların ikametlerinde arama yapılıyor.

Hakkında gözaltı kararı verilen şüphelilerin, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nca (HSYK) dün ihraç edilen 202 hakim ve savcı arasında bulunduğu öğrenildi.
Kaynak: Hürriyet

9Tahliye olan Hava Harp Okulu öğrencilerini aileleri gözyaşlarıyla karşıladı

DHA
18 Mart 2017 – 01:54Son Güncelleme : 18 Mart 2017 – 01:54

Mehmet İlkay ÖZER-Soner HASIRCIOĞLU/İSTANBUL,(DHA)- 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin, yargılandıkları davada haklarında tahliye kararı verilen Hava Harp Okulu öğrencileri Silivri Cezaevi’nden bırakılmaya başlandı. Öğrencileri cezaevi çıkışında aileleri, akrabaları ve okuldan arkadaşları karşıladı.

Dün görülen Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin 75 sanıklı davada, 69 Hava Harp Okulu öğrencisinin tahliyesine karar verildi. Gün boyu davayı takip eden öğrenci yakınları kararın ardından büyük sevinç yaşadı. Aileleri, cezaevi kapısında öğrencilerin çıkmasını saatlerce bekledi. 01.00 sıralarında öğrencileri taşıyan otobüsün görünmesi ile toplanan yaklaşık 200 kişi kapıya akın etti. Öğrenciler marşlar söylenerek karşılandı. Öte yandan ilk grubun cezaevinden çıkışı esnasında havai fişek atıldı.

Cezaevinden çıkan öğrenciler ailelerine sarılarak hasret giderdi. İsmi Yusuf olan bir öğrenci uzun süre annesine sarılırken, annesi gözyaşlarını tutamadı. Babası ise, “Bundan daha güzel bir mutluluk olmaz. Adalet geç geldi ama biz ona hep güvendik” dedi.

 
Kaynak: Hürriyet

8FETÖ davasında son dakika gelişmesi: Serbest bırakıldılar

MALATYA (AA)
18 Mart 2017 – 01:23Son Güncelleme : 18 Mart 2017 – 01:52

Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesince Yakınca Spor Salonu’nda görülen duruşmada, karacı olan tutuklu ve tutuksuz Huduti ile Angun’un da aralarında bulunduğu 38 sanığın ardından mahkeme heyeti, avukatların taleplerini dinledi.

Mahkeme heyeti, Cumhuriyet Savcısı İsmail Gökhan Orman’ın görüşlerini sordu. Orman, 1. ve 3. Ordular ile Ege Ordusu Komutanı ile Diyarbakır Kolordu Komutanının tanık olarak dinlenilmesini talep etti.

Orman, mahkemenin son celsesine kadar alınan sanık savunmaları ve mevcut delil durumu üzerine Hacı Eyyip Özcan’ın adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasını istedi.

Mahkeme heyeti taleplerin ardından ara kararını vermek için saat 18.20’den 00.00’a kadar duruşmaya ara verdi.

Mahkeme Başkanı Vedat Koç, okuduğu ara kararda, Huduti’nin darbe girişimi sırasında telefonla görüştüğünü iddia ettiği Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar’ın tanık olarak dinlenilmesine karar verildiğini açıkladı.

Haklarında terör örgütünün şifreli haberleşme programı “ByLock” kullandıkları tespiti yapılan sanıkların yazışma içeriklerinin istenmesine de hükmeden mahkeme heyeti, ilk 39 sanıkla ilgili olarak bu kişilerin Kamu Personel Seçme Sınavına (KPSS) girip girmediklerinin Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezinden (ÖSYM) ya da KPSS davası şüphelisi olup olmadıklarının ilgili kurumlardan sorulmasını kararlaştırdı.

Heyet, 3 Nisan’a ertelenen davanın bu duruşmasında, 15 Temmuz 2016 tarihindeki 1. Ordu Komutanı, 3. Ordu Komutanı ve Ege Ordu Komutanlarının da tanık olarak dinlenilmesini hükme bağladı.

Ayrıca mahkeme heyeti, dönemin 2. Ordu Kurmay Başkanı Avni Angun’un yanı sıra yine dönemin 2. Ordu Komutanı Adem Huduti’nin Koruma Astsubayı Hacı Eyyip Özcan’ın adli kontrol şartıyla salıverilmesine, diğer sanıkların tutukluluk halinin devamına karar verdi.

– İDDİANAMEDEN

Malatya Cumhuriyet Başsavcısı Ergül Yılmaz ve Başsavcıvekili Mehmet Badem tarafından hazırlanan, Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen 165 sayfalık iddianamede, dönemin 2. Ordu Komutanı Adem Huduti “bir numaralı şüpheli” olarak yer alıyor.

İddianamede, sanıkların, “cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs etmek”, “cebir ve şiddet kullanarak TBMM’yi ortadan kaldırmaya veya TBMM’yi görevlerini kısmen veya tamamen yapmasını engellemeye teşebbüs etme”, “cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs etme” suçlarından üçer kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ve “FETÖ/PDY üyesi olmak” suçundan da on beşer yıl hapisle cezalandırılmaları isteniyor.
Kaynak: Hürriyet

7‘Milletvekilleri ne iş yapacak’

 Taylan YILDIRIM – Burhan CEYHAN / DHA
18 Mart 2017 – 00:05Son Güncelleme : 18 Mart 2017 – 00:05

Kılıçdaroğlu, konuşmasında özetle şu mesajları verdi:

YETKİLERİ BİR ADAMA MI VERELİM

“Erzurum Kongresi’ni tek adam yapmadı. Sivas Kongresi’ni tek adam yapmadı. Amasya Tamimi’ni tek adam yayımlamadı. Hep birlikte mücadele ettik, ‘Bir kişiye bütün yetkiler verilmez’ dedik. Söylemeye devam ediyoruz. Önümüzde fırsat var. Demokrasiyi savunma, güçlendirme fırsatı. Bütün yetkileri bir adama mı verelim? Ortak aklı mı etkin kılalım? Mesele bu kadar basittir. Bir kişiye yetki veriyoruz, ‘Al tepe tepe kullan’ diyoruz, olmaz. ‘Evet’ oyu kullanmanın vebali ağırdır.

DİLİNE HÂKİM OLMAYAN…

Kutuplaşmayı siz yarattınız. Yurtdışında yaşayan Türkler diken üstünde, ‘Acaba bizi geri gönderecekler mi?’ diye. Diline hâkim olamayan adam devleti iyi yönetemez. Devleti iyi yönetecek adam diline hâkim olacak. ‘Hayır’ diyenlere terörist diyorlar. Çünkü neden ‘Evet’ diyeceğini anlatamıyorlar. Çünkü buna ‘Evet’ diyecek tarafı yok. Bir kişiyi ikna ettiğimiz zaman Türkiye Cumhuriyeti’ni 24 saatte ele geçirebilirsiniz. Bunlar FETÖ diyorlardı. ’35 yılda paralel devlet kurdular’ diyorlar. 35 yıla gerek yok, bir kişi her şeyi yapacak.

ARACINDA HANGİ BAYRAĞI TAŞIYACAK

Tarafsızlık cumhurbaşkanı yemininde vardır. Farz edelim seçildi. Arabasında kendi partisinin bayrağını mı Türk bayrağını mı taşıyacak? Kim arabasında Türk bayrağı taşır? Cumhurbaşkanı, vali, büyükelçi. Ben taşıyamam, başbakan, bakanlar taşıyamaz çünkü tarafsız değil. Cumhurbaşkanı tarafsız olmalı, vali, büyükelçi tarafsız olmalı. Devleti temsil ederler. Geleneğimizden vazgeçiyoruz.

HİÇBİR BAKAN TELEFONA ÇIKMAZ

Şimdi başbakan olmayacak. Kaç bakan olacak? Kaç bakan olacağı bir kişinin takdirine bağlı. Hiçbir bakan, milletvekili olmayacak. Peki bu milletvekilleri ne iş yapacak o zaman. Beklersiniz değil mi,  Aydınlı milletvekili, bakan olsun diye. Ama olmayacak. Hiçbir milletvekili bakan olmazsa, başkan yardımcı olmazsa ne olur? Ben size söyleyeyim mi? Bir derdiniz oldu. Ne yapıyorsunuz? Milletvekiline anlatıyorsunuz. Yeni modelde milletvekillerini aramanıza gerek yok. Çünkü bakanların parlamentoya sorumluğu yok. Hiçbir bakan, bürokrat telefona çıkmaz.”

‘ŞİMDİ SÖZ MİLLETTE’

AYDIN’da esnaf ziyaretlerinde bulunan Kılıçdaroğlu, “Şimdi söz millette. Sandığa gidip tek adamlığa karşı çıkacaksınız. Cumhurbaşkanı tarafsız mı olmalı? Cumhurbaşkanı partizan mı olmalı? Partizan olsun diyorsanız gidin ‘evet’ verin. Ama partizan olmasın diyorsanız, memleketin hayrı için ‘hayır’ oyunu kullanın” dedi.
Kaynak: Hürriyet

6FETÖ’nün, ‘kadın öğretmenleri’ adliyeyede (2)

DHA
18 Mart 2017 – 00:04Son Güncelleme : 18 Mart 2017 – 00:04

6 KADIN ÖĞRETMEN TUTUKLANDI
Bursa’da FETÖ/PDY soruşturması kapsamında gözaltına alınıp adliyeye sevk edilen 13 kadın öğretmenden 6’sı tutuklandı. 7 kişi ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Kaynak: Hürriyet

5TSK’da ihraç: 6511

ANKARA
18 Mart 2017 – 00:02Son Güncelleme : 18 Mart 2017 – 00:02

Işık, CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu’nun soru önergesine verdiği yanıtta, darbe girişimi nedeniyle 6 bin 511 personelin TSK’dan çıkarıldığını bildirdi. Işık, 4 bin 90’ı askeri lise, 6 bin140’ı astsubay meslek yüksekokulu, 6 bin 179’u lisans (Kara, Deniz ve Hava Harp Okulu, GATA, Hemşirelik Yüksekokulu) olmak üzere toplam 16 bin 409 kişinin de askeri öğrencilik statüsünü kaybettiğini bildirdi.
Kaynak: Hürriyet

4NATO tatbikatından çıkarıldı

Toygun ATİLLA
18 Mart 2017 – 00:00Son Güncelleme : 18 Mart 2017 – 00:01

Balyoz davasında 3 yıl tutuklu kalıp beraat eden Deniz Kurmay Albay Yasin Türker, harddiskler ve CD’ler hakkında ‘gerçektir’ raporu düzenleyen TÜBİTAK görevlileri Hayretdin Bahşi, Erdem Alparslan, Tahsin Türköz hakkında suç duyurusunda bulunmuştu. İstanbul Başsavcılığı 13 Mart 2013’te takipsizlik kararı verdi. ‘Paralel devlet’ iddialarının ardından ise Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesi 2014’te takipsizlik kararını kaldırıp 3 kişinin yargılanmasının önünü açtı. Ancak, Hayretdin Bahşi Şubat 2015, Erdem Alparslan ve Tahsin Türkoz ise Nisan 2015’te yurtdışına gitti. Haklarında yakalama kararı çıkarıldı.

ESTONYA’DA ORTAYA ÇIKTI
Firari bilirkişilerden Bahşi, Estonya’da ortaya çıktı. Estonya Tallin Teknoloji Üniversitesi’nde araştırma görevlisi olarak çalışan Bahşi’nin 24 – 28 Nisan arasında Estonya’daki NATO Siber Savunma Mükemmeliyet Merkezi’nde yapılacak Locked Shields 2017 NATO Siber Güvenlik tatbikatında, tatbikatı yönetecek hakem heyetinin de içinde yer aldığı White Team’de (Beyaz Takım) olduğu anlaşıldı.

NATO bünyesindeki ülkelerin silahlı kuvvetler mensupları ve bilim adamları düzeyinde temsil edildiği tatbikatın hazırlık çalışmaları sırasında Bahşi’nin adı Türk görevlilerin dikkatini çekti. Estonya’nın Türkiye Büyükelçiliği’ne bilgi verildi. Büyükelçi Hayriye Kumaşçıoğlu, NATO Siber Savunma Mükemmeliyet Merkezi’ne yazı yazarak Bahşi hakkında FETÖ soruşturmasında yakalama kararı olduğunu belirterek tatbikattan çıkartılmasını istedi. Bahşi’nin tatbikattaki görevine son verildi.
Kaynak: Hürriyet

3Özhaseki’den Baykal’a: Sapık ne dediğini bilmiyor herhalde (4)

DHA
17 Mart 2017 – 23:19Son Güncelleme : 17 Mart 2017 – 23:19

‘ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BULUŞMALARI’NA KATILDI
Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, Gaziantep Ticaret Odası’nda düzenlenen ‘Çevre ve Şehircilik Buluşmaları’ adlı toplantıda STK ve inşaat sektörü temsilcileri ile bir araya geldi. Toplantıda konuşan Mehmet Özhaseki, çevreninin insanoğluna bırakılan emanet olduğunu ve kirletilmemesi gerektiğini söyledi. 16 Nisan’da oylanacak olan ‘Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne de değinen Özhaseki, şöyle konuştu:
“Şehirlerde PKK örgütü bitti. Köylerde falan kaldı, onları da temizleyeceğiz. 40 yıldır verdiğimiz mücadelenin en sertini vererek yolumuza devam ediyoruz. FETÖ ile zaten mücadele ediyoruz. Allah’a hamdolsun hepsini halledeceğiz. Bizim bir ve diri olmamız gerek. Bizim etrafımız ateş çemberi. Böyle bir coğrafyada yaşamanın tek şartı, güçlü olmak. Güçlü olmazsan bayrağı hür dalgalandırmaz, ezanı okutmazlar. ‘Evet’ de deseniz, ‘Hayır’ da deseniz hepsine saygı duyuyorum. Teröristlerin verdiği oyla da kesinlikle bir tutmam. Ama neden ‘Evet’ demenin 3 nedeni var. İlk önce çift başlılık sürdürülebilir değil. Şimdi sıkıntı yok, çünkü ağabey-kardeş ilişkisiyle yürüyor, ama her zaman nerden bulacağız bu düzeni? Bir gemiyi 2 kişi yüzdüremez. İkinci konu şu, şu an o kadar yetkisi var cumhurbaşkanının ama ne sorumluluğu var? Artık bizim uçuşa geçecek döneme geçmemiz lazım. Türkiye’nin, büyümesini hızlandırması lazım. 3’üncü olarak istikrarın olması lazım. Ekonominin iyi gitmesi, yatırımcının gelmesi için en büyük şart istikrardır. Yola çıkmışsanız farınız yanmıyorsa, yol karanlıksa hızlı gider misiniz? Tam aksinde istediğiniz kadar basarsınız. Bu konuyu da böyle düşünün.”

FOTOĞRAFLI
Kaynak: Hürriyet

2‘Patronun millet olduğu yerde diktatör olmaz’

Rıza ÖZEL/GÜMÜŞHANE
17 Mart 2017 – 23:18Son Güncelleme : 17 Mart 2017 – 23:18

25 BİN DOLAR OLACAK
Bu Anayasa 1982 model. Vesayet var, darbe kalıntıları var, yamalı bohçaya dönmüş. Bu eski model Anayasa ile Türkiye yol alabilir mi? Bu Anayasa iki başlı yönetimin anayasası. Bu yeni sistemle zayıf iktidarlar dönemini geride bırakıyoruz. Yeni Anayasa’yla 10 yıl içinde milli geliri 25 bin doların üzerine çıkaracağız. Daha güçlü, daha kalkınmış bir Türkiye vaat ediyoruz. Bu sisteme göre yüzde 50 üzerinde oy alamayan hiçbir parti iktidar olamayacak. Öyle yüzde 30’la iktidar olmak yok. Seçmenin oyunun yarıdan fazlasını alacaksın. Onun için çalışan, güvenen milletin desteğini alan iktidar olacak. CHP, bunlar çalışmayı sevmez. Bunların hayatı konuşmakla geçiyor. Leyleğin ömrü laklakla geçer. Onun için buna ‘hayır’ diyorlar.

Bizde demokrasi var da Avrupa’da son zamanlarda demokrasiden eser yok. Bir bakıyorsunuz Hollanda bakanımızın önünü kesiyor. Atlarıyla itleriyle vatandaşlarımızın üzerine saldırıyor. Hani nerede demokrasi? Nerede insan hakları? Avrupa iki yüzlülük yapıyor. Mısır’ın seçilmiş Cumhurbaşkanı alaşağı olurken sesi çıkmıyor, demokrasiyi hatırlamıyor. Bosna’da soykırım olurken gözlerini kapıyor, insan hakları aklına gelmiyor. Suriyeli göçmenleri ülkelerine almamak için tekmeler atıyorlar, duvarlar örüyorlar. Sağduyulu olacağız, diklenmeyeceğiz ama dik duracağız. Günü gelince hesabını bir bir soracağız. Yapılan hiçbir şey yanlarına kalmaz. ‘Hayır’cılar cephesi terör örgütleri. PKK, FETÖ, DEAŞ hepsi kol kola girmiş, ‘hayır’ diyor. Herhalde FETÖ’ye 15 Temmuz’da milletten yediği sille yetmedi. Bir kez daha milletin gücü ile 16 Nisan’da karşılaşınca dünyanın kaç bucak olduğunu anlayacaklar.”

18 MART MESAJI
BAŞBAKAN Yıldırım, 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Zaferi’nin 102’nci yılı dolayısıyla şu mesajı yayımladı:                                                   �

“İstiklalini korumak, ülkesinin her köşesinde huzur ve emniyeti sağlamak için hiçbir fedakârlıktan kaçınmayan ve vatanını canından aziz bilen milletiz. Emperyalist güçlere karşı milletçe verdiğimiz mücadele, birçok mazlum milletin istiklal savaşına ilham kaynağı olmuştur. Dünyaya ‘Çanakkale geçilmez’ dedirten bu büyük zafer, vatan şairimiz Mehmet Akif’in dediği gibi, ‘tarihe sığmayacak kadar’ büyük ve anlamlıdır.”

ATLI KARŞILAMA
BAŞBAKAN Binali Yıldırım, Trabzon–Gümüşhane arasındaki Zigana Tüneli ve bağlantı yollarının temelini attı. Tünelin 29 Ekim 2019’da tamamlanması sözünü alan Başbakan Yıldırım daha sonra Gümüşhane’ye geçti. Başbakan Yıldırım’ı Gümüşhane girişinde ‘Sayın Başbakanım, izin verin atlarımızı Hollanda’ya sürelim’ pankartı açan atlı birlik karşıladı. Yıldırım atlı birliği selamlarken, atlılar da bir süre Başbakanlık otobüsüne eşlik etti.
Kaynak: Hürriyet

1Duygusal buluşma

AA
17 Mart 2017 – 22:56Son Güncelleme : 17 Mart 2017 – 22:57

Aralarında FETÖ’nün darbe girişimi sırasında, Özel Kuvvetler Komutanlığı’nda şehit edilen Astsubay Ömer Halisdemir’in kardeşi Soner Halisdemir ile İzmir’deki terör saldırısında gösterdiği kahramanlıkla birçok kişinin hayatını kurtaran şehit polis Fethi Sekin’in babası Mehmet Zeki Sekin ve kardeşi Fikret Sekin’in de bulunduğu şehit yakınları, yarımadadaki şehitlikleri gezdi.
Kaynak: Hürriyet

CEVAP VER