Bugünkü (9 Nisan 2017) FETÖ haberleri

0

343 bombalı soygun

Fevzi KIZILKOYUN / ANKARA
09 Nisan 2017 – 00:45Son Güncelleme : 09 Nisan 2017 – 00:45

Kentte terör alarmı verilmesine neden olan olay, perşeme günü akşam saatlerinde Karapürçek’te meydana geldi. Emniyet birimlerinden edinilen bilgiye göre, yüzüne maske takan bir kişi, G.A.’ya ait kuyumcuya girdi. Havaya iki el ateş eden şahıs, altınları ve paraların elindeki torbaya konulmasını istedi. Kuyumcu ve içerde bulunan kişiler, silahın kuru sıkı olduğunu düşünerek şüpheliye saldırdılar. Panikleyen şüpheli, kaçmaya başladı.

FETÖ’CÜ ŞÜPHESİ
Şüpheli kaçarken, kendisini kovalayan A.K.’yi, silahla yaraladı. Kapıya bir adet el yapımı patlayıcı bırakan şüpheli, 3 el bombası atarak kaçmaya devam etti. El yapımı patlayıcı ile pimleri çekilmeyen el bombaları patlamadı. Şüphelinin bu kadar mühimatı nereden bulduğu, araştırılırken polis, şüphelinin FETÖ’den ihraç edilip firari olan askerlerden biri olabileceği şüphesi üzerinde duruyor.

TABANCASINI KURUSIKI SANDILAR
Soyguncunun elindeki silahı kurusıkı sanan kuyumcudakiler saldırıya geçince panikleyen şüpheli kaçmaya başladı. Bu sırada yanında getirdiği el yapımı patlayıcı ve el bombalarını kullandı.
Kaynak: Hürriyet

33‘Kontrolsüz çarpıtma’

Umut ERDEM/ANTALYA
09 Nisan 2017 – 00:38Son Güncelleme : 09 Nisan 2017 – 00:39

FİTİL FİTİL GETİRİLMELİ
“Kim ki, FETÖ’yle irtibat ve iltisakı varsa, kimin fiyatı bir dolar ediyorsa, kimler ByLock’la haberleşip Türkiye’ye kast etmeye kalkışmışsa yedikleri içtikleri burunlarından fitil fitil getirilmelidir. Bu milletin ekmeği kursaklarından geçenlerin ilk fırsatta dönüp düşmanca saldırıları asla unutulmamalı, bağışlanmamalıdır.

Eğer istenen idamsa biz varız. 16 Nisan’dan sonra derhal ve süratle idam cezasıyla ilgili yasal ve anayasal düzenlemeyi yapmaya ön şartsız hazırız. Antalya idama evet diyor mu? (Kalabalıktan ‘evet’ yanıtı) İdamın geri gelmesine destek veriyor musunuz? (Kalabalıktan ‘evet’ yanıtı) O halde iş bitmiş, karar verilmiş demektir. Bize düşen Antalya’nın talep ve sesini duymak, gereğini de seve seve yapmaktır.

Kılıçdaroğlu sabah akşam 16 Nisan’ı karalamakla uğraşmaktadır. Ama aynı Kılıçdaroğlu 15 Temmuz FETÖ darbe teşebbüsünden her nedense bahsetmemektedir. Bahsetse de tıpkı geçtiğimiz günlerde olduğu gibi ‘Kontrollü darbe…’ Bu rezil değerlendirme nereden çıktı? 15 Temmuz’a kontrollü darbe demek, kasten ve kontrolsüzce yapılmış çarpıtmadır. Anlayamadığımız, Pensilvanya’dan CHP’ye mesajların nasıl ulaştığı, Mustafa Kemal’in partisinin nasıl ikna olduğudur. ByLock mu devrede, özel ulaklar mı faaliyettedir? Kılıçdaroğlu ve sufle aldığı karanlık çevre ve ülkeler 15 Temmuz’un FETÖ darbe teşebbüsü olduğunu ne zaman göreceklerdir? CHP Lideri ‘Elimde belge var’ diyor. O zaman belgeleri niye açıklamıyorsun, niye milletimizle paylaşmıyorsun? Neyi bekliyorsun, hangi fırsat ve zemini kolluyorsun? Kontrollü darbe demek kontrolsüz hezeyan ve gafilliktir. Türk milletini ahmak yerine koymaya, aklıyla alay etmeye, 15 Temmuz’daki dehşet istila operasyonunu örtmeye Kılıçdaroğlu ve gizli gizli mesajlaştığı FETÖ’nün kanlı teröristleri başaramayacaktır. FETÖ’nün adeta kurduğu fan kulübüne CHP’nin dahil olması hakikaten zillettir, hezimettir.

Kılıçdaroğlu FETÖ’nün değirmenine su taşıyor, ama kendi vicdan ve kararındaki sızıntı ve çatlağı görmüyor, göremiyor. FETÖ sanki CHP’ye virüs bulaştırmış, çekim alanına sabitlemiş, iradesine kelepçeyi vurmuş. Görüyoruz ki çan çan ötenler FETÖ’nün yanında hizalanmış. Tenha köşelerde terör örgütleriyle ağız ağıza konuşanların, bu FETÖ hayranlığı hayra alamet değildir. CHP çöplüğe gittiğinin farkında değildir.

DÜŞMANCA BAKIŞ
‘Hayır’ diyorlar, ‘evet’ diyenleri de denize dökmekten bahsediyorlar. Şu utanmazlığa bakar mısınız? Şu hazımsızlığa, despotluğa, düşmanca bakışa dikkat eder misiniz? CHP ve hayırsız koronun ne dediğinin, nasıl davrandığının millet nezdinde bir anlamı yoktur. Biz her vatandaşımızın görüş ve seçimine saygılıyız. Ancak gelin oyunu bozalım, 16 Nisan’da ‘evet’ diyelim.”
Kaynak: Hürriyet

32Sadece milletin değil ümmetin de umudusunuz

Hürriyet Haber
09 Nisan 2017 – 00:36Son Güncelleme : 09 Nisan 2017 – 00:36

“Sekiz ay önce bu meydanda, bu kürsüde darbeyi lanetleyen Kılıçdaroğlu çıkmış bugün diyor ki, ‘15 Temmuz kontrollü bir darbedir.’ Madem 15 Temmuz bir yalandı, bir senaryoydu, Yenikapı’da milli irade mitingine katılıp milyonlara neden yalan söyledin ey Kılıçdaroğlu. Türkiye’nin karşı karşıya kaldığı dış saldırıları, tuzakları görüyorsunuz. Tıpkı 1. Dünya Savaşı’nda olduğu gibi Türkiye’yi dize getirmek isteyenler karanlık bir oyun peşinde. Cumhurbaşkanımıza suikast planları yapıyorlar, hükümetimizi yok etmeye çalışıyorlar. Ama başaramadılar. Ne çukur kazanlar, ne FETÖ milletin yolunu kapatamadılar kapatamayacaklar. Allah’ın yardımı ve millet iradesiyle her türlü saldırıyı püskürttük. Halkın tercihini sindiremeyenlere karşı dik durduk. Sandıktan çıkan her ‘evet’ şer odaklarının hesaplarını bozacak. İstanbul 16 Nisan’a hazır mı?

GÜÇLÜ MECLİS DÖNEMİ BAŞLIYOR
Şimdi Türkiye’nin en büyük eserini inşa etmek için hazırız. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi hiç kuşkusuz en büyük eserimiz olacak. Türkiye’de artık güçlü hükümetler dönemi başlıyor. Güçlü Meclis dönemi başlıyor. Türkiye kalıcı istikrara kavuşacak. Ekonomi daha hızlı büyüyecek. Demokrasi standartlarımız yükselecek. Yargı sadece bağımsız değil aynı zamanda tarafsız olacak. Gençlerimiz, siyasetle tanışacak.

TARİHİN AKIŞINI DEĞİŞTİRECEKSİNİZ
İstanbullular siz Türkiye’nin umudusunuz, siz mazlumların, mağdurların özetisiniz. Siz sadece milletin değil, ümmetin de umudusunuz. 16 Nisan’da bütün dünyanın gözü sizde olacak. Siz sadece ‘evet’ demeyeceksiniz, aynı zamanda tarihin akışını da değiştireceksiniz. Türkiye’nin yükselişine, dirilişine istikamet vereceksiniz.”
Kaynak: Hürriyet

31CHP sordu: Neden şehit ilan edilmedi

ANKARA
08 Nisan 2017 – 22:51Son Güncelleme : 08 Nisan 2017 – 22:52

Hekin’in 5 Ağustos 2016’da araştırma yapılmadan kamu görevinden çıkarılarak haklarının elinden alındığını, ‘hain’ ilan edildiğini belirten Kaya, itiraz üzerine olayı inceleyen Kazan Savcılığı’nın, 11 Ağustos 2016’da Genelkurmay Başkanlığı’na gönderdiği yazıda, Hekin’in şehit edildiğinin tespit edildiğini bildirdiğini anımsattı. Kaya, “Ailesinin dramını, iki kız çocuğunun sesini duymanızı istiyoruz” dedi.
Kaynak: Hürriyet

30FETÖ içindeki hayalet örgüt

Ayşegül USTA
08 Nisan 2017 – 22:42Son Güncelleme : 08 Nisan 2017 – 22:42

15 TEMMUZ darbe teşebbüsünde Kartal Köprüsü’nün tutulması ve TEM Samandıra Gişeleri’nin kapatılmasına ilişkin 30’u tutuklu 117 asker hakkındaki soruşturma tamamlandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu savcılarından Bülent Başar ve Hikmet Pak tarafından hazırlanan 376 sayfalık iddianamede, şüphelilerin ‘Hükümeti ortada kaldırmaya teşebbüs’, ‘Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs’, ‘TBMM’yi ortadan kaldırmaya teşebbüs’, ‘Silahlı terör örgütüne üye olma – örgüte üye olamamakla birlikte örgüt adına suç işleme’, ‘Silahla kasten yaralama’ suçlarından 3’er kez ağırlaştırılmış müebbet ile 5 yıl ile 26.5 yıla arasında değişen hapis ile cezalandırılmaları talep edildi. Çıkan olaylarda yaralanan 11 kişi iddianamede müşteki olarak yer aldı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca onaylanan iddianame İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi.

HER YÖNETİCİYE İMAM TAYİN EDİLDİ
İddianamede FETÖ’nün kendi içindeki yapılanmasına dair özetle şu çarpıcı bilgiler yer aldı:

“FETÖ’nün her devlet kurumu ve kamu idaresinin içindeki resmi yöneticiye, paralel örgüt tarafından tayin edilmiş imam yöneticileri vardır. Bu örgütün önemli bir yapılanmasını ‘Devair-i Devlet’ yapılanması olarak ifade edilen devlet daireleri yapılanması oluşturmaktadır. Bu yapılanma bizzat Fetullah Gülen’in talimatı ile yurtiçi ve yurtdışında kurulmuştur. Örgütün kendi amaçları doğrultusunda kullanabileceği devlet kadrolarını idare eden birim, ‘Devair-i Devlet’ olarak adlandırılmaktadır.

Örgüt içerisinde dahi gizli olarak faaliyet yürüten bu yapılanma, örgütün faaliyet gösterdiği tüm ülkelerde devlet kadroları içerisinde hâkimiyet sağlamaya çalışmaktadır. Bu yapılanma, Gülen’in yönetiminde nihai olarak kainat imamlığına ulaşma amacını hedeflemektedir. Kamu idareleri içindeki örgüt mensupları, resmi yönetici olarak hareket etmek yerine, paralel hiyerarşik, cemaat örgütlenmesinin bir ajanı gibi hareket etmektedirler.

KİŞİYE ÖZEL TALİMATLAR
Örgüt yapılanması içerisinde, örgüt üyelerinin bile bilmediği, sadece Fetullah Gülen’in bildiği ve atamasını yaptığı, hayalet bir yapılanma bulunmaktadır. Hayalet yapının görevi örgüt içerisinde oto kontrol sistemi ile yapıyı denetlemek ve bizzat Fetullah Gülen’e rapor vermektir. Bu hayalet yapı mutlak itaat ile yukarıdan gelecek olan emir ve talimatları sorgulamadan eksiksiz olarak yerine getirmektedir. Bu yapı içerisinde talimatlar kişiye özel verilmektedir ve kimsenin haberi olmadan talimat yerine getirilmektedir. Bu hayalet oluşum aynı zamanda örgüt içerisinde çatlak seslerin ve örgütün düzenini bozacak kişilerin tespiti ve örgütten kısa sürede gönderilmesi görevini de üstlenmektedir.”
Kaynak: Hürriyet

29CHP’li İnce: ‘Hayır’ çıkarsa çift bayrak mı olacak?

DHA
08 Nisan 2017 – 19:20Son Güncelleme : 08 Nisan 2017 – 19:20

Mutlu YUCA/BOLU, (DHA) – CHP Yalova Milletvekili Muharrem İnce, iktidar sözcülerinin konuşmalarında ve asılan pankartlarda  ‘Tek bayrak için evet’ denildiğini belirterek, “Yani ‘hayır’ çıkarsa çift bayrak mı olacak? Siz bizi kendinizle mi karıştırdınız. Ankara’nın göbeğine Barzani’nin bayrağını siz dikmediniz mi?” dedi.
Muharrem İnce, referandum çalışmaları kapsamında Bolu’da İzzet Baysal Caddesi’nde halka hitap etti. Başbakan Binali Yıldırım’ın Bolu mitinginde halka ‘Bolu Beyinin torunları’ şeklinde hitap ettiğini hatırlatan İnce, “Be mübarek adam. Hadi bir sayfalık tarih bilgin yok, beygiri de mi görmedin orada? Hadi beygiri görmedin eyerini de mi görmedin orada? Memleketi kimler yönetiyor kimler” dedi.
Ekonomi Bakan Yardımcısı Fatih Metin’in partisinin Bolu İl Başkanlığı yanındaki binaya yazılan, ‘Allah için evet inşallah’ yazısıyla fotoğraf çektirip referandum propagandası yapmasını da eleştiren İnce, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bazı pankartlar gördüm gelirken. ‘Allah için evet’ demiş. Ne kadar ayıp. ‘Tek bayrak için evet’ demiş. Yani ‘hayır’ çıkarsa çift bayrak mı olacak? Siz bizi kendinizle mi karıştırdınız. Ankara’nın göbeğine Barzani’nin bayrağını siz dikmediniz mi? Ne konuşuyorsunuz. Türkiye’nin çeşitli yerlerinde 80 miting yaptık, çeşitli afişler gördük. 50’ye yakın il gezdik. Bazı şeyler gördüm. ‘Göklerden gelen karar vardır’ diyor.  Allah’ın gökte olduğunu zannediyor. Allah göktedir, yerdedir, oradadır, buradadır, kalbimizdedir. Zamandan ve mekandan münezzehtir Allah. Bunu bile bilmeyen cahiller bunlar. Sanki göklerden ‘evet’ kararı varmış. Göklerden ‘evet’ ya da ‘hayır’ kararı gelmez. Ama göklerden ‘çalmayacaksın’ kararı gelir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı eleştiren İnce, “FETÖ ile mücadele etmiş. 17 üniversite kurdular, 17’si de bunların döneminde kuruldu” dedi. Muharrem İnce, sözlerini şöyle sürdürdü:
“FETÖ’cü generalleri bunlar yükseltti. FETÖ’cü hakim ve savcıları bunlar göreve getirdi. ‘Ne istediler de vermedik’ dedi. ‘Rabbim beni affetsin’ dedi. ‘Milletim beni affetsin’ dedi. Millet onu affetmedi, anketlerde görüyorlar. Onun için din iman edebiyatı yapıyorlar. 15 Temmuz’da sonra ‘Kandırıldım, aldatıldım’ dedi. 2 gün önce ne dedi? ‘Ne aldanan, ne aldatan oldum’ dedi. Kandırılmakla aldatılmayı farklı sözcükler gibi anlatıyor. FETÖ’ye yıllarca hizmet ettiler. Şimdi gazilik madalyası istiyor. Valla bir şartla. Önce FETÖ’ye hizmetlerinden dolayı yakasına bir madalya taksınlar, gaziliği sonra konuşuruz.”

FOTOĞRAFLI

 
Kaynak: Hürriyet

28Deniz Baykal: Bu kadar yetki haram

DHA
08 Nisan 2017 – 17:46Son Güncelleme : 08 Nisan 2017 – 17:46

Mehmet YİRUN/ÇORLU (Tekirdağ), (DHA) – CHP Antalya Milletvekili Deniz Baykal Tekirdağ’ın Çorlu İlçesi’nde yaptığı konuşmada, “Vatanseverliğin gereği ‘hayır’ demektir. Bu vatandaşlık tapusu. Türkiye Cumhuriyeti’nin tapusu. 16 Nisan’da verilmeyecek, vermeyeceksiniz, veremezsiniz. Mustafa Kemal’in de, şehitlerimizin de kemikleri sızlar. Bu kadar yetki haram” dedi.
CHP Antalya Milletvekili Deniz Baykal, referandum ve anayasa değişikliği için çıktığı Trakya turunda Tekirdağ’ın Çorlu İlçesi’nde partisinin düzenlendiği toplantıda konuştu. Çorlu Kültür Merkezi’ndeki toplantıya CHP Milletvekilleri Faik Öztrak, Candan Yüceer, Emre Köprülü ile Tekirdağ Büyükşehir Belediyi Başkanı CHP’li Kadir Albayrak ve Çorlu Belediye Başkanı CHP’li Ünal Baysal da katıldı.
Baykal referanduma ve yeni anayasa ilişkin konuşmasında,”Vatanseverliğin gereği ‘hayır’ demektir. Bu vatandaşlık tapusu. Türkiye Cumhuriyeti’nin tapusu. 16 Nisan’da verilmeyecek, vermeyeceksiniz, veremezsiniz. Mustafa Kemal’in de şehitlerimizin de kemikleri sızlar. Bu kadar yetki kimseye verilmez. Bu kadar yetki haram, haram. Millete şirk koşmaya çalışan bir anayasa bu. Gizli gizli millete şirk koşuyor. Hani seçimlerde bazen denir ya ‘keşke oy vermeseydim elim kolum kırılsaydı’ diyenler bu öyle bir karar ki sadece kalan ömürleri için değil, çocuklarının, hatta torunlarının ömrü için de bir karar alıyor. Evladiyelik, asırlık bir karar” dedi.
Baykal, hükümete eleştirilerde bulanarak, “Allah razı olsun yaptığın her hizmet için. Tereddüt etmeden yaptığın bütün hizmetleri yolları, köprüleri, tünelleri alkışlıyorum. Helal olsun diyorum.  Ama kardeşim onu yaptın diye milletin egemenliğini almaya nasıl kalkarsın? Nasıl izin veririm? Yaptığın hizmetleri millet sana görev verdiği için yaptın. Şimdi millete saygılı ol. Siyasi hayatta bir yere gelmek çok büyük başarıdır halkın oyu ile gelmek, seçilmek. Ama esas başarı belli bir süre hizmet ettikten sonra halkın oyu ile iktidardan düşüp saygınlığını, şerefini, onurunu ayakta tutarak milletin arasında sade bir vatandaş gibi yaşamayı başarabilmek” diye konuştu.
“ŞİMDİ MİLLET DÜZENİNDEN TEK ADAM DÜZENİNE DOĞRU BİR ARAYIŞA GİRDİK”
Padişahlık düzeninden millet düzenine geçilmesi gerektiğine vurgu yapan Baykal, “Bu anayasa millet anayasası değil. Padişahlık düzeninden, millet düzenine geçtik. Şimdi millet düzeninden tek adam düzenine doğru bir arayışa girdik. Bu anayasa tek adam anayasası. Milleti geri çekmeye yönelik bir anayasa. Bu anayasa tek adam anayasası. Dünyada yok böyle bir tek adam anayasası. Anayasa dediğin tek adamı sınırlamaya yönelik düzenlemedir. Bu anayasa, yargıyı siyasallaştıran bir anayasa. Meclis’in denetim yetkilerini ortadan kaldıran bir anayasa. Denetlenemez, sorgulanamaz fikir ve düşünce paylaşılamaz konuma tek adamı getiren bir anayasadır. Milletin böyle bir anayasa talebi yoktur. Talep birilerinin talebidir. Yukarıdan aşağıya doğrudur. Yukarıda birilerinin talebi var. Bunun milletle ilgisi yok. Anayasada millet yok. Bu anayasanın hizmet ettiği de millet olmayacaktır. Başka yerlere hizmet öngörülmüştür” dedi.
O ZAMANKİ BAŞBAKAN MEKTUP YAZDI, ‘AÇILIMI BERABER YAPALIM’ DEDİ
Vatanseverliğin gereği hayır demek olduğunu belirten Deniz Baykal, “Particilikle söylemiyorum. Kendi çıkarım için değil. Vatanseverliğin gereği ‘hayır’ demektir diye düşünüyorum. Çözüm sürecinin içine girdik. Talimat verildi sakın karışmayın. Patlayıcılar yerleştirildi. Teslim edildi. Türkiye bölgesel iç savaş yaşamak durumunda kaldı. 300 bin vatandaşımız göç etmek zorunda kaldı. Aylarca sokağa çıkma yasağı. Ekonomi perişan. İktidarın göz yumması ile teslim edilen Nusaybin’i geri almak için 74 evladımızı şehit verdik. Bana mektup yazdı o zamanki başbakan ‘bu açılımı beraber yapalım’ diye. Kesinlikle böyle bir açılımın içinde sizinle beraber olmama mümkün değildir dedim. Siz de sakın ha böyle bir işe kalkışmayın. Türkiye’nin başına büyük felaket açarsınız diye kendi imzamla uyarı yaptım ona” dedi.
“2010’DAKİ REFERANDUMDA ‘EVET’ ÇIKMASAYDI 15 TEMMUZ OLABİLİR MİYDİ?”
Baykal, “En son sayın Cumhurbaşkanının kanaati nedir?  Aldandı mı aldanmadı mı? İyi düşünerek söylesin de onun üzerinden yürüyelim. ‘PKK, başkaları bizi aldattı’ dedi. Niye bizi değil de seni aldattı. Aldanmak senin işine geliyordu siyaseten o zaman Türkiye’ye bedelini ödettin. Bunlar yanlış pazarlıklar. 2010’daki referandumda ‘evet’ çıkmasaydı. Yargı, adalet onlara teslim edilmeseydi. 15 Temmuz olabilir miydi? PKK, FETÖ herkese seni aldattı. Şimdi yine bana ver diyorsun. Niye vereyim? Hiç aldanmamış olsan da verilmez. Biz aldanmadık bize de verme. Bu kadar yetki kimseye verilmez. Bu kadar yetki haram, haram” ifadelerini kullandı.
“EVLADİYELİK, ASIRLIK BİR KARAR”
Baykal, ‘evet’ çıkarsa bundan en çok şikayet edenlerin belki de ‘evet’ diyenler olacağını belirterek, “Hani seçimlerde bazen denir ya ‘keşke oy vermeseydim elim kolum kırılsaydı’ diyenler bu öyle bir karar ki sadece kalan ömürleri için değil çocuklarının hatta torunlarının ömrü için de bir karar alıyor. Evladiyelik, asırlık bir karar. Senin kullandığın arabanın freni yok her an kaza yapabilir. Türkiye büyük kargaşa yaşar. 7 bin 200 mevzuat değişikliği kaçınılmaz olacaktır. Kanunlar, yönetmelikler, tüzükler pek çok değişiklik yapılacak. ‘Bu nerden çıktı’ diyeceksin. Kimse ‘evet’ çıkarsa durumu aynı kalmayacak. Her şey her an değişebilir” dedi.
Yeni bir düzenin gelediğini söyleyen Baykal, “Sağına, soluna dikkat et oradan buradan tekmeyi, yumruğu yiyebilirsin. Güvence yok. Hukuk kişiselleşiyor. Meclis kalkıp tek kişi geliyor. Millete şirk koşmaya çalışan bir anayasa bu. Gizli gizli millete şirk koşuyor. Sen bugün varsın yarın yoksun. Millet devam eder. Çocuklarımın hakkını sana veremem” dedi.
‘HAYIR’ ÇIKARSA, KİMSE KİMSEYİ ÜTMÜŞ OLMAYACAK”
Hayır çıkarsa kendi memleketinin şivesiyle kimsenin kimseyi üzmemesinin gerektiğini anlatan Baykal, “Hayır’ çıkarsa, kimse kimseyi ütmüş olmayacak. Antalya’da kullandığımız laftır ütmek. ‘Hayır’ çıkarsa herkesin cebindeki cebinde. Kimse kimseye kazık atmayacak, üzmeyecek olduğu gibi var olmaya devam edecek. ‘Evet’ olursa ne olacağı belli değil. Nereden ne gelir bilemezsiniz” dedi.
“MUSTAFA KEMAL’İN DE ŞEHİTLERİMİZİN DE KEMİKLERİ SIZLAR”
Baykal konuşmasının sonunda 16 Nisan referandumunun önemine değinerek,  “Bu vatandaşlık tapusu. Türkiye Cumhuriyeti’nin tapusu. 16 Nisan’da verilmeyecek, vermeyeceksiniz, veremezsiniz. Mustafa Kemal’in de şehitlerimizin de kemikleri sızlar” dedi. Deniz Baykal konuşmasının ardından  karayoluyla Kırklareli’ne geçti.

FOTOĞRAFLI

Kaynak: Hürriyet

27Meral Akşener: Sayın Erdoğan’ı iyi tanırım; ‘hayır’ çıksın, kesinlikle milletle inatlaşmayacaktır

DHA
08 Nisan 2017 – 17:39Son Güncelleme : 08 Nisan 2017 – 17:39

MHP’den ihraç edilen Meral Akşener, “Ben, Sayın Erdoğan’ı iyi tanırım; çünkü ben, bir Rizeli adamla evliyim. Oradan tanıyorum. ‘Hayır’ çıksın; kesinlikle milletle inatlaşmayacaktır. Göreceksiniz; Meral Hanım halkıymış, diyeceksiniz. Hayatımda ben bir tek kişinin hem ülkücülerle hem Türk milletiyle inatlaştığını gördüm. O da Sayın Bahçeli” dedi.

Meral Akşener, referandumda ‘hayır’ kampanyasını bugün Ankara’nın Yenimahalle İlçesi’nde sürdürdü. Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde taraftarlarıyla bir araya gelen Akşener, yetkililerin kendilerine ‘Sizi koruyamayız’ dediği için Anadolu Meydanı’nda ya da Sıhhiye’de miting yapamadıklarını söyledi. Meral Akşener, “Salon kiralamak için el sıkıştığımız insanları tehdit ediyorsunuz. Elektriklerimizi kesiyorsunuz. Sahaya inmek istiyoruz. Bugün ya Tandoğan’da ya Sıhhiye’de bir miting yapacaktık. Ona da ‘Biz, sizi koruyamayız’ diyerek, yer vermediniz; vermiyorsunuz. En büyük ayıbı onların yüzüne 16 Nisan’da ‘hayır’ diyerek, çarpacağız” diye konuştu.

“TERÖRİST ARIYORSANIZ AYNAYA BAKACAKSINIZ”

Referanduma ilişkin açıklamalarda bulunan Akşener, anayasa değişiklik teklifinin ‘hukuk faciası’ olduğunu savundu. Halk oylamasına ilişkin sözleri üzerinden Başbakan Binali Yıldırım’a da seslenen Meral Akşener, şunları söyledi: “Siz, bu 18 maddelik Türk tipi denilerek, şiddetle reddediyorum, Türk’e ve Türk milletine hakaret saydığımız bir ucubeyi, ne olduğu belirsiz bir hukuk faciasını referanduma sunuyorsunuz. Bugüne kadar ‘evet’ tercihi yapanların bu 18 maddeyle ilgili bir kelimesini  ‘Şu sebeple olumludur’ diyen bir kelimesini duyan var mı? Bunlar ancak diyorlar ki bizzat Başbakan’ın ağzından ‘Hayır, tercihinde bulunanlar teröristtir’. Şimdi soruyorum. Aranızda teröristlerle masaya oturup pazarlık edeniniz var mı? Oslo’da Türkiye’yi iki paralık eden konuşmaları o bürokratların konuşmalarını aranızda olumlayan ya da o bürokratları oraya gönderen bir kişi var mı? Dolmabahçe’de süs biberi gibi oturup, Apo’nun 10 emri okutulurken, Dolmabahçe’de olanınız var mı? Sayın Başbakan’a buradan iletiyorum. Terörist arıyorsanız önce sağınıza sonra solunuza sonra da aynaya bakacaksınız. Teröristin kim olduğunu oralarda göreceksiniz”

“SAĞINIZA, SOLUNUZA BAKIN; FETÖ’CÜ KİMMİŞ GÖRECEKSİNİZ”

Meral Akşener, “‘Hayır’ tercihinde bulunanlar, bir de FETÖ’cülermiş. Aranızda Türkçe Olimpiyatlarına örtülü ödenekten binlerce lira veren var mı? FETÖ terör örgütünün açtığı okullara 17-25 Aralık’tan sonra da para yardımı yapan var mı aranızda? Damadınız, çocuğunuz o okullardan mezun mu? Duyun Sayın Başbakan. Şimdi size tavsiyem. Sağınıza bakın, solunuza bakın, aynaya bakın. FETÖ’cü kimmiş göreceksiniz” dedi.

“18 MADDELİK UCUBEYLE RAHMETLİ BAŞBUĞ’MUZUN ANLATTIĞI SİSTEMİN HİÇBİR ALAKASI YOK”

MHP’nin kurucu Genel Başkanı Alparslan Türkeş’in vefatının 20’nci yılı olduğunu hatırlatan Akşener, “Kendisini özlem, minnet ve rahmetle anıyoruz. Rahmetli Başbuğ’muzun başkanlık sistemine ‘evet’ dediği afişleri gördüm. Ayıptır, ayıptır, ayıptır. Rahmetli Başbuğ’muzun önerdiği hızlı hareket edilebilecek bir sistem vardır 80 öncesinde; ama bugün, 18 maddelik o ucubeyle rahmetli Başbuğ’muzun anlattığı sistemin hiçbir alakası yoktur. Yalanın geldiği yeri şaşkınlıkla izliyoruz. Bunlar niye yapılıyor? Çok korkuyorlar, çok zordalar” diye konuştu.

ETEKLİ PROTESTOYA TEPKİ: EY BALGAT MUKİMLERİ, BİZ BÖYLE ÖĞRENMEDİK

Bolu’da Ülkü Ocağı üyesi bir grubun, etek ve kadın ayakkabısı atarak, kendisini protesto etmesine ilişkin konuşan Meral Akşener, şöyle devam etti: “Dün Bolu’da bir grup genç, konferans verdiğimiz salonun dışına geldiler ve bir eteklikle ayakkabı attılar. Annesinin, ablasının, kız kardeşinin eteğini o çocukların eline verenler; bir konferans salonunun dışında, polislerin huzurunda o etekliği atan gençler, size hiçbir şey söylemiyorum. Size bu talimatı verenlere yazıklar olsun. Biz böyle öğrenmedik. Evet, ben eteklik giyiyorum. Ben kadınım. Önce kafanızı düzeltin, kafanızı. Siz, bizi eksik etek mi görüyorsunuz? Balgat mukimleri, size diyorum; 100 sayfa tarih okuyun tarih. Utanmadan, gencecik çocukların eline eteklik vererek, annesinin etekliğini bir konferans salonunun önüne attırıyorsunuz. Akşam eşlerinizin, annelerinizin yüzüne nasıl bakacaksınız? Ey Balgat mukimleri, biz böyle öğrenmedik. Eğer bir ülkücü bir şeyi protesto edecekse mertçe eder. Ne kadar korkmuşsunuz, ben kadın halimle sizden korkmuyorum. Siz koskoca adamlar olarak benden, bizden korkmaya utanmıyor musunuz?”

“MERAL AKŞENER’İ OLMAYAN AVUKATTAN ALIN; AMA 4 YAVERİ SEÇENLERİN DE YARGILANMASI GEREKİR”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sahip olduğu dostlar nedeniyle Erdoğan adına üzüldüğünü dile getiren Akşener, şöyle konuştu: “Allah insanlara gerçekten akıllı dostlar versin. Ahmak dostlardan kurtarsın. Ben Cumhurbaşkanı’mız adına çok üzülüyorum. Nasıl bir şeydir? Onun adına adım atan herkes, ahmaklık içerisinde. Yol, su, elektrik olarak attıkları her adım Sayın Cumhurbaşkanı’na doğru gidiyor. İstanbul il başkan yardımcısı bir avukat arkadaşımız tutuklandı. Suçu var mıdır, yok mudur; ben bilmiyorum. Mal bulmuş mağribi gibi birden bire bu kişiyi avukatım, danışmanım ilan ettiler. Varsayalım avukatımdı, varsayalım danışmanımdı. Yahu merhaba dediğimizden suçlanacaksak ben varım; ama bir cumhurbaşkanı düşünün. Canını teslim ettiği 4 yaver FETÖ’cü çıktı. Ben razıyım. Alın Meral Akşener’i olmayan avukattan; ama bu 4 yaveri ben seçmediğime göre seçenlerin de yargılanması gerekir. Ben razıyım, Türkiye’ye böyle bir iyiliğim olsun. Yapamazsınız”

“ERDOĞAN’I İYİ TANIRIM, MİLLETLE İNATLAŞMAYACAKTIR”

Referandumdan ‘hayır’ oyu çıkması halinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın milletle inatlaşmayacağını da savunan Meral Akşener, “Ben Sayın Erdoğan’ı iyi tanırım. Çünkü ben bir Rizeli adamla evliyim. Oradan tanıyorum. Kesinlikle, ‘hayır’ çıksın; milletle inatlaşmayacaktır. Göreceksiniz; Meral Hanım halkıymış, diyeceksiniz. Hayatımda ben bir tek kişinin hem ülkücülerle hem Türk milletiyle inatlaştığını gördüm. O da Sayın Bahçeli. Onun hakkında bir fikrim yok. İnşallah 16 Nisan akşamına kadar yılmayacağız. Yıkılmayacağız. Başaracağız” diye konuştu.
Kaynak: Hürriyet

26Başbakan Yıldırım,Yenikapı’da konuştu

DHA
08 Nisan 2017 – 17:35Son Güncelleme : 08 Nisan 2017 – 17:35

Özgür ALTUNCU -Akın ÇELİKTAŞ-Can EROK- Hakime TORUN /İSTANBUL,(DHA) -Başbakan Binali Yıldırım Yenikapı’daki “Evet” mitinginde konuştu.
Yıldırım, “1.Dünya Savaşı’nda olduğu gibi Türkiye’yi dize getirmek, istikametini çizmek isteyenler karanlık bir oyun peşinde. Kimi zaman bölücü terör kimi zaman kardeş kavgası, kimi zaman ekonomik krizlerle Türkiye’nin yolunu kesmek istiyorlar. Cumhurbaşkanımıza suikast planları yapıyorlar. Hükümeti yok etmeye çalışıyorlar. Milletin Meclisi’nin üzerine bombalar yağdırıyorlar. Ama başaramadılar, başaramayacaklar. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi kuşkusuz en büyük eserimiz olacak” dedi.

“8 AY ÖNCE BU MEYDANDA DARBEYİ LANETLEYEN KILIÇDAROĞLU…”
Başbakan Yıldırım,  “İstanbul’a 15 Temmuz gecesi gösterdiği o unutulmaz direniş için şükranlarımı sunuyor teşekkür ediyorum. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a sahip çıktığınız için sizlere teşekkür ediyorum İstanbul. Canlarını veren ama İstanbul’u, Türkiye’yi vermeyen şehitlerimizi rahmetle yad ediyorum. 15 Temmuz’a tiyatro, kontrollü darbe diyenlere de İstanbul 16 Nisan’da cevap vermeye hazır mı? 8 ay önce bu meydanda darbeyi lanetleyen Kılıçdaroğlu, bugün ’15 Temmuz kontrollü bir darbedir’ diyor. Madem yalandı, senaryoydu Yenikapı mitingine katılıp neden millete yalan söyledin ey Kılıçdaroğlu. İstanbul bugün, ‘sizi denize dökeceğiz’ diyenlere Yenikapı Meydanı’ndan cevap veriyor. Muhteşemsin İstanbul, muhteşem” diye konuştu.

“1.DÜNYA SAVAŞI’NDA OLDUĞU GİBİ TÜRKİYE’Yİ DİZE GETİRMEK  İSTEYENLER KARANLIK BİR OYUN PEŞİNDE”
Yıldırım, “1.Dünya Savaşı’nda olduğu gibi Türkiye’yi dize getirmek, istikametini çizmek isteyenler karanlık bir oyun peşinde. Kimi zaman bölücü terör kimi zaman kardeş kavgası, kimi zaman ekonomik krizlerle Türkiye’nin yolunu kesmek istiyorlar” dedi.

“CUMHURBAŞKANIMIZA SUİKAST PLANLARI YAPIYORLAR. HÜKÜMETİ YOK ETMEYE ÇALIŞIYORLAR”
Başbsakan Yıldırım, “Cumhurbaşkanımıza suikast planları yapıyorlar. Hükümeti yok etmeye çalışıyorlar. Milletin Meclisi’nin üzerine bombalar yağdırıyorlar. Ama başaramadılar, başaramayacaklar. Ne çukur kazanlar. Ne de Pensilvanya’nın alçak  FETÖ örgütü milletin yolunu kapatamadılar, kapatamayacaklar. Allah’ın yardımı, milletin desteği ile her türlü saldırıyı püskürttük, püskürtmeye devam edeceğiz. Halkın tercihini sindiremeyenlere dik durduk, demokrasiyi koruduk” diye konuştu.

“ŞER ODAKLARIYLA DAHA DA GÜÇLÜ MÜCADELE İÇİN İSTANBUL BİR MİLAT OLACAK”
Yıldırım, “Şer odaklarıyla daha da güçlü mücadele için İstanbul bir milat olacak. Her ‘evet’ şer odaklarının hesaplarını bozacak. 16 Nisan’da dostları sevindirip düşmanları üzmeye hazır mısınız? İçeride dışarıda güçlü Türkiye’ye var mısınız? Vesayet odaklarını bitirmek için ‘evet’ diyecek miyiz? Kutuplaşama değil kucaklaşmaya hazır mısınız? Dev projeler için hazır mısınız?” diye sordu.

“CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÜMET SİSTEMİ KUŞKUSUZ EN BÜYÜK ESERİMİZ OLACAK”
Başbakan Binali Yıldırım, “Türkiye’nin en büyük eserini inşa etmeye 8 gün sonra, Merhum Alparslan Türkeş’in, Turgut Özal’ın, Süleyman Demirel’in, Muhsin Yazıoğlu’nun hocamız Necmettin Erbakan’ın hayalini gerçeğe döndürmenin yolunu açacağız. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi kuşkusuz en büyük eserimiz olacak sayın Cumhurbaşkanım. Türkiye’de artık güçlü hükümetler, Meclis dönemi başlıyor. Egemenlik kayıtsız şartsız milletin olacak. Vesayetçiler artık tarihin derinliklerinde yok olacaklar. Kalıcı istikrara kavuşacak Türkiye. Bugün İstanbul tarih yazıyor. 16 Nisan’da bütün dünyanın gözü sizde olacak. Tarihin akışını da değiştireceksiniz” ifadelerini kullandı.

(FOTOĞRAF)
Kaynak: Hürriyet

25TÜGVA’dan ‘evet’ yürüyüşü

DHA
08 Nisan 2017 – 17:35Son Güncelleme : 08 Nisan 2017 – 17:35

MANİSA Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) İl Temsilciliği, 16 Nisan’da yapılacak olan referandum için ‘evet’ yürüyüşü düzenledi.

TÜGVA Manisa İl Temsilciliği’nin düzenlediği ‘evet’ yürüyüşü Manisa Öğretmenevi önünde başlayıp, Cumhuriyet Meydanı’nda son buldu. Polis aramasından etrafı güvenlik bariyerleriyle çevirili alana giren üyeler, yol boyunca “Güçlü gelecek, evet ile gelecek”, “Evetçi gençler millet ile beraber” sloganları attı. Cumhuriyet Meydanı’nda açıklama yapan TÜGVA Manisa İl Temsilcisi Mehmet Önal, “Haçlı mücadelesine girişmiş batı, 15 Temmuz’da dış düşmanlarla birlik olup, Türk halkını kendi tankı ve tüfeğiyle vurmaya cüret etmiş FETÖ ve bunların 30 senedir yardakçılığını yapan PKK, ‘hayırda hayır var’ diyorlar. Biz hayrın ve şerrin yalnızca Allah’tan geldiğine inanarak, ezilmiş, sömürgeleştirilmiş tüm coğrafyaların ümidi olan liderimizi çıktığı yolda yalnız bırakmamak için ‘evet’ diyoruz” diye konuştu.

Açıklamanın ardından grup sessizce dağıldı.

Ersan ERDOĞAN/MANİSA, (DHA)

FOTOĞRAF

 
Kaynak: Hürriyet

24Erdoğan’dan Yenikapı’da önemli açıklamalar

Hürriyet Haber
08 Nisan 2017 – 17:24Son Güncelleme : 08 Nisan 2017 – 19:33

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Evet Platformu” tarafından Yenikapı Etkinlik Alanı’nda “Aşkımız memleket, millet için evet” sloganıyla düzenlenen “İstanbul Buluşması”nda konuştu.

Erdoğan, 16 Nisan’daki halk oylamasına 1 hafta kaldığını hatırlatarak, alandakilere “16 Nisan’a hazır mısınız?” diye sordu.

Vatandaşlardan “evet” yanıtını alan Erdoğan, şöyle konuştu:

“Geldiğimiz noktada artık bize sadece anayasa değişikliğini geçirmek yetmez, çok daha büyük bir sorumlulukla karşı karşıyayız. İstanbul 16 Nisan’da öyle bir ‘evet’ demeli ki 99 yıl önce bu mübarek şehri ayaklarıyla kirletenlerden başlayarak Türkiye’ye, Türk milletine kem gözle bakan kim varsa hepsinin de yüreği titremeli.”

“İNANÇLA YOLUMUZA DEVAM EDİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kısa sürede öyle bir devrim gerçekleştirdik ki bizi küçümseyenlerin hepsi mahcup olarak baktı, Batı bile ne dedi; ‘Sessiz devrim.’ dedi. Şimdi o ‘sessiz devrim’ diyenler kudurdular. Ne yaparlarsa yapsınlar, biz inançla, kararlılıkla yolumuza devam ediyoruz.” ifadesini kullandı.

“SABREDEN KİMSE, ZAFERE ULAŞIR”

“İstanbul 16 Nisan’da ‘evet’ diyerek ecdadının emanetine sahip çıkıyor mu? İstanbul, 16 Nisan’da ‘evet’ diyerek sadece geçmişine değil, bugününe de sahip çıkıyor mu? İstanbul, 16 Nisan’da ‘evet’ diyerek çocuklarına, geleceğine en güzel mirası bırakmaya hazır mı?” diye soran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:

“Kardeşlerim, Türkiye siyasi ve ekonomik bakımdan büyük zorluklara göğüs gererek, çok acılar çekerek, çok bedeller ödeyerek bugüne ulaşmıştır. Durup dururken gelmedik buraya. Çok çile çektik. Ama Rabbim sonunu hayreyledi. Sabreden kimse, zafere ulaşır. Ve ulaştık. Ama yine sabırlı olacağız.”

“48 HÜKÜMET KURMUŞ OLMAMIZ DEMOKRASİMİZİN GÜCÜNÜN DEĞİL, İSTİKRARSIZ OLDUĞUNUN İFADESİDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Amerika’ya bakıyoruz. Kaç hükümet değişmiş tüm tarihi boyunca. 17 başkanla yönetilmiş. Bizde 48, onlarda 17. Ama tüm tarihi boyunca. Aynı dönemde Fransa 11 cumhurbaşkanı, İngiltere 15 hükümet kurmuş. En fazla Almanya hükümet değiştirmiş. O da 24 hükümetle bugüne ulaşmış. Bizim 48 hükümet kurmuş olmamız demokrasinin gücünün değil, istikrarsız olduğunun ifadesidir.” dedi.

“BUNLAR YILLARCA BU ÜLKEYİ BÖYLE SÖMÜRDÜLER”

Türkiye’de tek partinin iş başında olduğu, istikrarlı dönemlerde ortalama yüzde 6 büyüme yakalandığını hatırlatan Erdoğan, buna karşın koalisyon, istikrarsızlık dönemlerinde yüzde 4’ün bile bulunamadığını ifade etti.

“Bu ne demektir biliyor musunuz? Şayet Türkiye, hep güçlü hükümetler tarafından yönetilseydi, yani istikrar ortamı kalıcı olsaydı, bugün bulunduğumuz yerin tam 2 kat ilerisinde yer alacaktık. Ne demek bu? Kişi başına düşen milli gelir 22 bin dolar olacaktı.” diyen Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü;

“Ama bunlar bize bunu çok gördüler. Çünkü derdi yok bunların. Biz dertliyiz. Bunlar dertli değil. Biz bu millete aşığız. Ama bunlar bakıyorsunuz, faiz mi faiz, faiz mi faiz. Ya kardeşim faizle adam olunur mu? Bunlar yıllarca bu ülkeyi böyle sömürdüler. Kimlere? Faiz lobisine. Bütün imkanları benim fakir-fukara, garip-gureba milletimin cebinden çektiler, aldılar faiz ofisine dağıttılar. Bakınız istihdam sayımız 27 milyon yerine 34 milyon olsa fena mı olurdu?”

“TÜM LİDERLERİN ÖZLEMİ OLAN BİR DEĞİŞİMİ HAYATA GEÇİRİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “16 Nisan’da yaptığımız iş, Amerika’yı yeniden keşfetmek değil. 16 Nisan’da merhum Özal’dan Demirel’e, Türkeş’ten Erbakan’a, Yazıcıoğlu’na kadar tüm liderlerin özlemi olan bir değişimi hayata geçiriyoruz. Tek fark; onların uygun şartları bulup bu değişimi başlatamamış olmaları, bizim ise bu adımı atmış bulunmamızdır. Elbette bu adımı atmak bizim için de kolay olmadı. Çok zor şartlar geçirdik. 2002 yılının kasımından beri ne zaman ülkemizin geleceği için önemli bir projeyi hayata geçirmeye kalksak her defasında birileri ortalığı toz dumana karıştırdı.” şeklinde konuştu.

“MECLİSTEN GEÇİP BANA GELDİĞİNDE BUNU ONAYLARIM”

Erdoğan, Türkiye’nin demokrasisini de hak etmiş bir ülke olduğunu, milletin bir asır önce İstanbul önlerine gelen işgal gemilerine bakıp “Geldikleri gibi giderler” dediğini anlatarak, 15 Temmuz gecesi darbecilerin sokağa çıktığını gören milletin yine aynı şeyi söyleyerek istiklaline ve istikbaline sahip çıktığını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu mücadelede İstanbul’un 99 şehit verdiğini, toplamda 249 şehit bulunduğunu, İstanbul’da 950 gazi, Türkiye’de 2 bin 193 gazi olduğunu anlattı.

Erdoğan, katılımcıların “idam” sözleri üzerine de şunları kaydetti:

“Benim kanaatimi biliyorsunuz, işte karar 16 Nisan. 16 Nisan’da sandıktan çıkacak her ‘evet’ onun da yolunu açacaktır. Bak Kılıçdaroğlu ne diyor; ‘Ben hayır demem.’ diyor, tamam ne güzel. Sayın Bahçeli zaten kanaatini açıkladı; ‘Ben evet derim.’ diyor. Sayın Yıldırım’ın kanaatini de biliyorum. Meclisten geçip bana geldiğinde ben de bunu onaylarım. Tereddütsüz onaylarım, zira şehitlerimizin o katillerini affetme yetkimiz bizim yok, böyle bir şey yapamayız.”

KILIÇDAROĞLU’NUN “KONTROLLÜ DARBE” SÖZLERİ

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 15 Temmuz gecesi saat 03.30 civarında Atatürk Havalimanına indiğinde kendisini on binlerce kişinin karşıladığını belirterek, F16’lar, helikopterlerin üzerilerinden uçtuğunu ve havalimanını çeviren tanklara, zırhlı araçlara, silahlı darbecilere aldırmadan iradesine, geleceğine milletin sahip çıktığını anımsattı.

Aynı gece kendisinden 3-3,5 saat kadar önce oraya CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun da gittiğini dile getiren Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Kendi ifadesiyle 23.05-23.30 civarında havalimanına iniyor. Bakıyor ki ortalık karışık. Ortalığın karışık olduğunu görünce hemen Bakırköy Belediye Başkanı’nın evine gidiyor. Şimdi geçenlerde bir televizyon programında kendisini izledim. Ne dese beğenirsiniz? ‘Sayın Cumhurbaşkanı Marmaris’ten çıktığında beni haberdar etseydi, ben de oraya gelirdim.’ diyor. Biz FaceTime’dan tüm Türkiye’ye çağrımızı yaptık. Sen de çıkıp gelseydin. Yine gelmedin. Ama demek ki bundan sonra Kılıçdaroğlu’na iadeli taahhütlü göndermemiz lazım. Bu kişi ‘Darbe olsa tankın üzerine ilk defa ben çıkarım.’ diyen kişi. Şimdi bu durumda olan bir kişinin, bu ülkede yapabileceği bir şey olabilir mi? Bunlarda yürek diye bir şey yok. ‘Ben beyanatımı verdim.’ diyor. ‘Darbelere karşı olduğumu söyledim.’ diyor. İyi ki söylemişsin ya. Sonra da çıkıp, utanmadan bir şey daha söylüyor; ‘Bu kontrollü darbedir.’ diyor. Ey Kılıçdaroğlu, bu ifade var ya şehitlerimizin ruhunu muazzep edecektir, yakınlarımızın ve gazilerimizin yüreğini kanatacak laflardır bunlar. Kontrollü koltukta oturan, her işin o şekilde yürüdüğünü sanır. Kasetle geldi ya kontrollü koltuk… Çünkü bu kasetle oraya gelmiş olan bir kişi. 7 seçim kaybettin, şimdi 8’inciye hazırlanıyor ama inanın yine gitmez, gitmez. Koltuk kontrollü fakat ne olursa olsun, biz onlara rağmen yolumuza devam edeceğiz.”

“CHP’YE GÖNÜL VERMİŞ KARDEŞLERİM İÇİN ÜZÜLÜYORUM”

CHP’lilere seslenen Erdoğan, “CHP’ye gönül vermiş kardeşlerim için üzülüyorum. Fikirlerimiz uymasa da bu kardeşlerimizin Kılıçdaroğlu gibi bir felakete maruz kalması gerçekten üzüntü verici. Onun için diyorum ki 16 Nisan, CHP’ye gönül vermiş kardeşlerimin de günüdür. Gelin bu adamdan kurtulun. 16 Nisan’da rekor bir ‘evet’ oranına ulaşmamız halinde bu zatın yerinde oturamayacağına inanıyorum.” diye konuştu.

“BUNLARIN HER ŞEYDEN ÖNCE MİLLİ İRADEYE SAYGISI YOK”

Türkiye’nin ana muhalefet partisini, terör örgütleriyle aynı çizgiye getiren birisinin bu ülkede alternatif siyaset üretemeyeceğini ifade eden Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

Bir gün FETÖ’nün borazanlığını yapan, ertesi gün PKK seviciliğine soyunan, bir sonraki gün başka bir terör örgütünün avukatlığını üstlenen parti, cumhuriyetin partisi olamaz. Cumhuriyetin sahibi cumhurdur, millettir. Bunların her şeyden önce millete ve milli iradeye saygısı yok. Bu partinin bir milletvekili çıkar ‘evet verenleri İzmir’de denize dökmekten’ söz eder. Diğeri ondan aşağı kalmamak için ‘hayır çıkarsa düşmanı İzmir’den denize dökmüş kadar sevineceklerini’ söyler. Güya bu da deneyimli. Deneyimlisi öyle, deneyimsizi böyle. CHP milletvekillerinin bu halk oylaması kampanyası döneminde sokakta vatandaşı tehdit etmekten, kahvede darbetmeye kadar sergilemedikleri rezalet kalmadı. Böyle genel başkanın, böyle milletvekilleri olur.”

“SANKİ CHP’NİN GEÇMİŞİNİ HİÇ OKUMAMIŞ”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun bu sabah Trabzon’daki mitingde yaptığı konuşmaya değinen Erdoğan, şöyle devam etti:

“Ne diyor biliyor musunuz? Partili cumhurbaşkanlığını eleştiriyor. ‘Partili cumhurbaşkanlığı olur mu? Partiyi mi yönetecek, ülkeyi mi yönetecek?’ diyor. Sanki CHP’nin geçmişini hiç okumamış. Gazi Mustafa Kemal hem Cumhurbaşkanı hem de CHP’nin genel başkanı değil miydi? Ey Kılıçdaroğlu, biraz tarihini, geçmişini oku. Cemaziyelevvelini bir öğren.”

“BİZ BUNLARIN HEPSİNİ AŞTIK, AŞIYORUZ VE AŞACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yurt dışındaki 3 milyona yakın seçmene, “Aman ha işi hafife almayın, muhakkak sandıklara gidin, oylarınızı kullanın.” diye seslenerek, seçmenlerin seçimde işi çok ciddiye aldığına ve oylarını kullandığına inandığını ifade etti.

Hedefin ülke için olduğunu dile getiren Erdoğan, “Biz, ‘Söz de karar da milletindir.’ diye yolumuza devam ediyoruz, devam edeceğiz. Seçim dönemlerinde yurt dışında kampanya yapılması yeni bir durum olmadığı halde bu seçimde bu engellemeyi yaptılar. Ne yaparlarsa yapsınlar biz bunların hepsini aştık, aşıyoruz ve aşacağız. 40 yıldır siyasetin içindeyim. 40 yıldır bu tür çalışmaların yapıldığını biliyorum. Peki bu defa niye böyle telaşlı bir engelleme çabasıyla karşı karşıya kaldık? Çünkü bu halk oylamasının alelade bir seçim olmadığını, Türkiye’nin geleceği için bir dönüm noktası niteliği taşıdığını çok iyi biliyorlar.” ifadelerini kullandı.

“BU TOPLUM SADECE RABBİNE SIĞINIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bu toplum sadece Rabbine sığınır. Mağdurlara, mazlumlara, sayıları milyonları da bulsa kucağını açar, Suriye’den gelen 3 milyona kucağımızı açtığımız gibi. İzzet sahibi olmayanlar ise sınırlarına duvarlar örerek içeriye bu muhacirleri almazlar, köprü altlarını molozlarla doldurarak, botlarını denize dökerek onlardan kurtulmaya çalışırlar. İstanbul, tarihi boyunca kendisine sığınan herkese, gönlünü açmış bir şehirdir. ” dedi.
Kaynak: Hürriyet

23Bakan Akdağ: 28 Şubat’ta milletin canına okudular

DHA
08 Nisan 2017 – 16:50Son Güncelleme : 08 Nisan 2017 – 16:50

Aziz ÖNAL-Mesut BUDRAÇ/BİNGÖL, (DHA)- BİNGÖL’e gelen Sağlık Bakanı Recep Akdağ, yaptığı konuşmada mevcut sistemi eleştirerek, “Bu mevcut sistemin zayıf karnı olduğu için, zayıf tarafları olduğu için 28 Şubat’ta milletin canına okudular. İnançlarımızı yaşamamıza müsaade etmediler. Kimliğimizi ifade etmemize müsade etmediler” dedi.
250 yatak kapasitesine ulaşan Bingöl Devlet Hastanesi’nin açılışını yapmak üzere kente gelen
Sağlık Bakanı Recep Akdağ, açılışı, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Kalkınma Bakan Yardımcısı Yusuf Coşkun, AK Parti Milletvekili Enver Fehmioğlu ile birlikte gerçekleştirdi.
İlk olarak konuşan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Cevdet Yılmaz, mevcut sistemin arızalı olduğunu ama kaptanın iyi olduğunu belirterek, “16 Nisan yaklaşıyor. 16 Nisan’da tarihi bir halk oylamasında yeni yönetim sistemi ile ilgili karar vereceğiz. Aslında karar vereceğimiz şey bu hastane ile de somutlaşan bir hadise. Eski model eski tip yapıları mı tercih edeceğiz, modern yeni çok daha çağın gereklerine uygun bir yönetim modelini mi tercih edeceğiz. Bu tercih eski hastaneyle yeni hastane arasındaki tercihten farklı değil. Bu tercih yeni hastane mi, eski hastane mi tercihinden inanın farklı değil. Bizim şu anda kaptanımız çok iyi ama arabamız eski model ne kadar gaza basarsa bassın bir yere kadar gidiyor. Araba eskimiş durumda. Yönetim modelimizi kastediyorum. Bunun modelini yenilememiz lazım. İyi bir kaptanla iyi bir araç birleştiği zaman çok daha hızlı netice almak mümkündür. İnşallah 16 Nisan’dan sonra Türkiye yeni bir yönetim modeline kavuşacak. Mevcut yönetim modeli arızalı bir model. Darbeler yemiş ekonomik, siyasi birçok krizler üretmiş bir model. İşte bu modeli artık terk edelim diyoruz. Eğer mükemmel olsaydı iyi olsaydı 15 Temmuz’u yaşar mıydık? Geçmişte 28 Şubat’ları yaşar mıydık? 2001 ekonomik krizlerini yaşar mıydık bu sistemde. Mevcut sistem arızalı bir sistem ama kaptan iyi olduğu için, yönetim iyi olduğu için, istikrar olduğu için, güçlü bir parti iş başında olduğu için, bu mevcut sistemle dahi bu kadar hizmet üretildi” dedi.
“2002 YILINDA FELAKET DURUMDAYDIK”
Daha sonra konuşan Sağlık Bakanı Recep Akdağ, 2002 yılında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile birlikte yola çıktıklarını hatırlatarak, “Şifa Allah’tandır. Şifayı doktorlar hemşireler cihazlar veremez. Bizim vazifemiz bu şifayı cenab-ı hakkın vermesi hususunda vesile olmak, bunun için gerekli tesisleri yapmak, cihazları koymak, çalışanları temin etmek ve sizin hizmetinize takdim etmektir. Türkiye’miz birçok alanda olduğu gibi sağlık alanında da ihtiyacımız olan hizmetleri alamadığımız bir dönemdeydi. 2002 yılında bu milletin göz bebeği büyük bir lider Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan siyaset meydanına çıktığında yol arkadaşları olarak bizler de ona katıldığımız da gerçekten felaket bir durumdaydık” diye konuştu.
“HAMİLELERE AMBULANS HİZMETİ VERMİYORDUK”
2002 yılında Türkiye’de hastanelerin hastalara ve hamile kadınlara yeteri kadar ambulans hizmeti vermediğini ifade eden Bakan Akdağ, “Ambulans ihtiyacı duyulduğunda sadece Bingöl’de değil bütün Türkiye’de verilen cevap şuydu; biz hamilelere ambulans hizmeti vermiyoruz. Ama şimdi ihtiyacı olan bir hastamızı bir hamile annemizi kalp krizi geçiren bir büyüğümüzü icap ederse hava ambulansları ile taşıyoruz. Cumhurbaşkanımızın şehir hastaneleri olarak ifade ettiği hastanelerin Bingöl ölçeğindeki bir örneğini de burada yapmış olacağız. Ondan sonrası yeni Cumhurbaşkanlığı sistemiyle 30 sene boyunca Bingölümüzün bütün sağlık binası ihtiyaçlarını karşılamış olacak” dedi.
“FETÖ’YE, PKK’YA RAĞMEN DAHA İYİYE GİDECEĞİZ”
Türkiye’nin birçok terör saldırısına maruz kaldığını ve bunlara rağmen daha güçlü bir şekilde ilerleyeceklerini kaydeden Akağ, şöyle konuştu:
“Türkiye gücüne güç katarak yoluna devam ediyor. Her türlü engele rağmen, FETÖ’süne rağmen, PKK’sına rağmen, bunların arkasında duran Avrupa’daki bazı devlet yapılarına rağmen her türlü engellemeye rağmen Allah’ın izniyle bu büyük millet kutlu yürüyüşüne devam ediyor. 16 Nisan’da bu yeni Cumhurbaşkanlığı sistemine geçeceğiz bu bizim kafamıza yatıyor iki başlı bir sistem olmaz. Biz Cumhurbaşkanlığı, güçlü bir meclisle Türkiye’nin işlerinin daha iyiye gideceğine inanıyoruz. Zaten FETÖ’sünün, PKK’sının, Kılıçdaroğlu’nun onların arkasında Avrupalıların bu meseleye karşı çıkmalarının manasını biz çok iyi biliyoruz onlar Türkiye’nin kuvvetlenmesini istemiyorlar.”
“17 NİSAN’DA GÜÇLÜ BİR TÜRKİYE’YE UYANALIM”
16 Nisan’da yapılacak referandumla daha güçlü bir Türkiye olacağını savunan Akdağ, “Cumhuriyetimize sahip çıkarak bir binanın temelin yeniden kuruyoruz. İçinde bulunduğumuz sistem parlamenter diye konuştuğumuz bir sistemin çok zayıf tarafları var. Bu zayıf taraflar olduğu için 1960’da darbe yaptılar, ihtilal yaptılar gözümün bebeği Menderesi astılar. Bu zayıf tarafı olduğu için 1980’de darbe yaptılar bir soldan bir sağdan asarız diye 17,16 yaşındaki gençlerin yaşlarını büyütüp darağaçlarına gönderdiler. Bu mevcut sistemin zayıf karnı olduğu için zayıf tarafları olduğu için 28 Şubat’ta milletin canını okudular. İnançlarımızı yaşamamıza müsaade etmediler. Kimliğimizi ifade etmemize müsaade etmediler. Bu temeli sağlam yapacağız ki Allah’ın izniyle çok güçlü bir Türkiye’ye 17 Nisan’da uyanalım” ifadesini kullandı.

FOTOĞRAFLI
Kaynak: Hürriyet

22Bahçeli: Kılıçdaroğlu FETÖ’nün değirmenine su taşıyor

DHA
08 Nisan 2017 – 16:05Son Güncelleme : 08 Nisan 2017 – 16:05

Mehmet ÇINAR/ ANTALYA, (DHA)- MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçaroğlu’nun 15 Temmuz darbe girişimiyle ilgili ‘kontrollü darbe’ sözlerine sert tepki göstererek, “Kontrollü darbe demek kontrolsüz hezeyan ve gafilliktir” dedi. Kılıçdaroğlu’nu FETÖ’nün değirmenine su taşımakla suçlayan Bahçeli, 16 Nisan’dan sonra derhal ve süratle idam cezasıyla ilgili yasal ve anayasal düzenlemeyi yapmaya ön şartsız hazır olduklarını söyledi.
MHP Lideri Devlet Bahçeli, referandum çalışmaları kapsamında Antalya’da partisinin düzenlediği mitingte konuştu. Kepez Turgut Özal Spor Salonu önündeki Seyhan Caddesi’nde yaklaşık 5 bin kişinin katıldığı miting alanına makam aracıyla gelen Bahçeli, partililer tarafından çiçeklerle karşılandı. Türk bayrakları, Atatürk ve Bahçeli’nin büyük posterlerinin bulunduğu mitingte vatandaşlara Türk bayrakları dağıtıldı. Miting alanı ‘Bu ülke için yeminimiz var, vazgeçilmez’ yazılı ve ‘Evet’ mühürlü çok sayıda pankartla süslendi.
‘Hareketin lideri Devlet Bahçeli’ sloganlarıyla karşılanan Devlet Bahçeli, seçim TIR’ı üzerinden Antalyalılara seslendi. Referandumun barış, huzur ve güvenlik içinde geçmesini temenni eden Devlet Bahçeli, Antalya’nın diken üstünde olduğunu belirterek, “24 Kasım 2015’de düşürülen Rus uçağı Antalya’yı kasıp kavurmuştur. Turizm acente ve şirketleri dardadır. Turizm darboğazda, oteller sancılıdır. Sebze- meyve üreticilerimiz dertlidir. Antalya’da sıkılan bir elin, mesela Rusya’da karşılığı vardır. Antalya’da atılacak bir adımın Finlandiya’dan sesi duyulacaktır. Veya Antalya’dan gösterilecek yakınlığın Danimarka’dan, Hollanda’dan, Almanya’dan mutlaka cevabı görülecektir. Antalya aynı zamanda kültür ve medeniyetlerin kesiştiği kavşak noktasıdır. Antalyalı kardeşlerim, Türk milletinin değerlerini temsil ederken aynı zamanda da tanıtmaktadır” diye konuştu.
GELEN GELİR GELMEYEN KENDİ BİLİR
Ekonomik zorlukların biriktiği ve üst üste yığıldığını dile getiren Bahçeli, Türkiye karşıtı çevrelerin aleyhte propagandalarını da yakından takip ettiğini kaydetti. 16 Nisan’dan rahatsız olan Avrupa ülkelerinin Antalya’yı karalama yarışında olduğunu belirten Bahçeli, şöyle dedi:
“Almanya bir yandan, Hollanda diğer yandan turizme darbe vurmanın peşindedir. Türkiye’yi güvensiz bir ülke gösterme çabalarına hız verdiler. Antalya’nın imajını lekelemeye çalışıyorlar. Rezervasyon iptalleri bunun en açık ispatıdır. Çünkü Antalya’nın dostluk ve kardeşlik ikliminden ürküyorlar. Çünkü Antalyalının irade ve duruşundan çekinip korkuyorlar. Sanıyorlar ki teslim olacağız. Sanıyorlar ki milli tez ve iddialarımızdan vazgeçeceğiz. Ya da aman dileyip yalvar yakar peşlerine düşeceğiz. Gelen gelir gelmeyen kendi bilir. Fakat bizim gönlümüzde herkese yer vardır.”
TUTUKLU VE GÖZALTI RAKAMLARI
15 Temmuz işgal ve ihanetinin Türkiye’yi yıkmak için planlandığını dile getiren Bahçeli, bugüne kadarki toplam gözaltı ve tutuklanan kişi sayılarıyla ilgili şunları söyledi:
“Bugüne kadar 113 bin 260 kişi FETÖ’den dolayı gözaltına alınmıştır. Halen 47 bin 155 kişi tutukludur. 10 bin 732 polis, 7 bin 463 asker, 168 general, 2 bin 575 hakim ve savcı, 208 mülki amir ve toplam 26 bin 177 sivil şu anda cezaevindedir. Karşımızdaki tablo dehşet vericidir. Türkiye hiç böyle bir vakaya şahit olmamıştır. Suçu günahı olmayanlara diyecek bir şey yoktur. Hakkı yenmiş çıkarsa, hakkı gasp edilmiş varsa, bunları Türk adaletinin düzeltmesi kaçınılmaz bir ihtiyaç ve zarurettir.”
İDAM CEZASI ÇIKIŞI
İdamla ilgili de açıklamada bulunan Bahçeli, şunları söyledi:
“Kim ki FETÖ’yle irtibat ve iltisakı varsa, kimin fiyatı 1 dolar ediyorsa, kimler Bylock’la haberleşip Türkiye’ye kastetmeye kalkışmışsa yedikleri içtikleri burunlarından fitil fitil getirilmelidir. Bu milletin ekmeği kursaklarından geçenlerin ilk fırsatta dönüp düşmanca saldırıları asla unutulmamalı, bağışlanmamalıdır. Eğer istenen idamsa biz varız. 16 Nisan’dan sonra derhal ve süratle idam cezasıyla ilgili yasal ve anayasal düzenlemeyi yapmaya ön şartsız hazırız.”
“Antalya idama evet diyor mu? İdamın geri gelmesine destek veriyor musunuz?’ diye alandaki vatandaşlara da soran Bahçeli, kalabalığın ‘evet’ yanıtı üzerine “O halde iş bitmiş, karar verilmiş demektir. Bize düşen Antalya’nın talep ve sesini duymak, gereğini de seve seve yapmaktır” diye konuştu.
‘KONTROLLÜ DARBE’ TEPKİSİ
Konuşmasında CHP Genel Bakanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun 15 Temmuz darbe girişimiyle ilgili ‘kontrollü darbe’ sözlerine karşın çok sert ifadeler kullanan Devlet Bahçeli, şunları kaydetti:
“Kılıçdaroğlu sabah akşam 16 Nisan’ı karalamakla uğraşmaktadır. Ama aynı Kılıçdaroğlu 15 Temmuz FETÖ darbe teşebbüsünden her nedense bahsetmemektedir. Bahsetse de, tıpkı geçtiğimiz günlerde olduğu gibi kontrollü darbe demektedir. Ne demek kontrollü darbe? Bu rezil değerlendirme nereden çıktı? 15 Temmuz’a kontrollü darbe demek, kasten ve kontrolsüzce yapılmış çarpıtmadır. Anlayamadığımız, Pensilvanya’dan CHP’ye mesajların nasıl ulaştığı, Mustafa Kemal’in partisinin nasıl ikna olduğudur. Bylock mu devrede, özel ulaklar mı faaliyettedir? Kılıçdaroğlu ve sufle aldığı karanlık çevre ve ülkeler 15 Temmuz’un FETÖ darbe teşebbüsü olduğunu ne zaman göreceklerdir?”
‘KONTROLSÜZ HEZEYAN VE GAFİLLİK’
CHP Lideri Kılıçdaroğlu’nun ‘elimde belge var’ dediğini de hatırlatan Bahçeli, şunları söyledi:
“O zaman belgeleri niye açıklamıyorsun, niye milletimizle paylaşmıyorsun? Neyi bekliyorsun, hangi fırsat ve zemini kolluyorsun? Kontrollü darbe demek kontrolsüz hezeyan ve gafilliktir. Türk milletini ahmak yerine koymaya, aklıyla alay etmeye, 15 Temmuz’daki dehşet istila operasyonunu örtmeye Kılıçdaroğlu ve gizli gizli mesajlaştığı FETÖ’nün kanlı teröristleri başaramayacaktır. 15 Temmuz’la FETÖ darbesi kalkışmasına ABD ikna olmuş değildir, niyeti de yoktur. Avrupa ise hiç inanmamaktadır. Çünkü parmak izi vardır. Mesela İngiltere parlamentosunda olduğu gibi, küresel zeminde hazırlanan siyasi rapor ve incelemeler FETÖ’yü aklamaya yöneliktir. Alayı bir olmuş, aynı sıraya girmiş, FETÖ’nün avukatlığına soyunmuşlardır.”
FETÖ’NÜN DEĞİRMENİNE SU TAŞIYOR
Adil Öksüz adlı hainin nerede saklandığı, nereye sıvıştığının da henüz aydınlığa çıkmadığını ifade eden Bahçeli, CHP’ye yönelik eleştirilerini şöyle sürdürdü:
“FETÖ’nün adeta kurduğu fan kulübüne CHP’nin dahil olması hakikaten zillettir, hezimettir. Karpuz kabuğunu görmeden denize girmeyenler toplaşmış Türkiye’nin tez ve kanıtlarını çürütmekle vakit geçiriyorlar. Kılıçdaroğlu FETÖ’nün değirmenine su taşıyor, ama kendi vicdan ve kararındaki sızıntı ve çatlağı görmüyor, göremiyor. FETÖ, sanki CHP’ye virüs bulaştırmış, çekim alanına sabitlemiş, iradesine kelepçeyi vurmuş. Görüyoruz ki, çan çan ötenler FETÖ’nün yanında hizalanmış. Tenha köşelerde terör örgütleriyle ağız ağıza konuşanların, bu FETÖ hayranlığı hayra alamet değildir. Varsın CHP, eli kanlı aydınlıkçılar FETÖ’yle bir olsun, bize Antalya yetecektir. Varsın CHP, HDP, PKK yan yana dursun, bize Türk milletinin sevdası kafi gelecektir. Hz. Mevlana diyor ki: ‘Kimle gezdiğinize, kimle arkadaşlık ettiğinize dikkat edin. Çünkü bülbül güle, karga çöplüğe götürür.’ CHP çöplüğe gittiğinin farkında değildir.”
Referandumla ilgili her vatandaşın görüş ve seçimine saygılı olduklarını da söyleyen Bahçeli, mitingte neden ‘evet’ diyeceklerini anlattı.

FOTOĞRAFLI
Kaynak: Hürriyet

21CHP’li Gürsel Tekin: Sandığa gitmeyeni İzmirli kabul etmeyeceğiz

DHA
08 Nisan 2017 – 15:26Son Güncelleme : 08 Nisan 2017 – 15:26

Utku BOLULU/İZMİR, (DHA) – CHP İstanbul Milletvekili ve CHP eski Genel Sekreteri Gürsel Tekin, İzmir’den yüksek oranda ‘hayır’ oyu çıkmasının yeterli olmadığını, sandığa gitme oranı yüzde 95 olursa İzmirlilere “Helal olsun” diyeceklerini söyledi. Sandığa gitmeyenleri İzmirli kabul etmeyeceklerini  belirten Tekin, “Çünkü bu bir seçim değil, vatan savunmasıdır. Çocuklarımız ve geleceğinize sahip çıkmak için sandığa gitmelisiniz” dedi.
Referamduma yönelik kampanya kapsamında il il dolaşan CHP İstanbul milletvekili Gürsel Tekin, İzmir’in Buca ilçesinde açılan Demokrasi Evi’nde basın toplantısı düzenledi. Demokrasi Evi’ne gelişinde Tekin’i CHP Buca İlçe Başkanı Çağdaş Kaya ve partililer karşıladı. Tekin, basın toplantısında yaptığı konuşmada referandumda zaferin kadınların olacağını söyledi. Kadınların İzmir’de olduğu gibi diğer illerde de aynı heyecanı ve coşkuyu yaşadığını söyledi.
Gürsel Tekin, İzmir’de yüksek oranda ‘hayır’ çıkacağını bildiğini, ama bunun yeterli olmadığını söyledi. Tekin, “Yüksek oranın yanında İzmirlilerin duyarlılığı sandığa gitmekle de ortaya çıkacak. Eğer yüzde 95 oranında sandığa gidiliyorsa işte o zaman İzmirlilere ‘Helal olsun’ diyeceğim. Ama sandığa gitme oranı yüzde 75 olur da yüde 25 sandığa gitmezse kusura bakmasınlar o yüzde 25’i İzmirli olarak kabul etmeyeceğiz. Çünkü bu bir seçim değil, bir vatan savunmasıdır. A veya B adamını beğenmeyebilirsin. Ama ne olursa olsun çocuğuna, geleceğine sahip çıkmak için mutlaka sandık başına gitmelisiniz. Oyunuzu kullanmaya giderken yanınıza nevalenizi, ilaçlarınızı da alın. Okulun bahçesinde oturun. Akşam sandıklar açılınca güle oynaya hep baraber eve gidelim” dedi.
“DEVLET’İN TÜM UÇAKLARI, LÜKS ARABALAR KULLANILDI”
Cumhurbaşkanı ve Başbakan’ın 9 Nisan’da İzmir’de yapacağı mitingle ilgili konuşan Tekin, “İzmir’de sıkıyönetim ilan edildi sandım. Olağanüstü hal dönemi yaşandığını gördüm. Kamu kuruluşlarına, üniversitelere resmi yazılar gitmesi çok ayıp. Çeresizlik belirtisidir. Bir siyasi parti, ülkenin Cumhurbaşkanı bir kentte miting yapamayacak pozisyona geldiyse, kamu çalışanlarını taşıyıp miting yapacak durumdaysa, durum sıkıntılı demektir” dedi. Yüksek Seçim Kurulu’nun referandum propoganda dönemine yönelik yasaklarıyla ilgili konuşan Tekin, son 5 gün için geçerli olacak siyasi yasaklara gerek olmadığını söyledi. Tekin, “YSK zahmet etmesin, hiç yasaklamayın. Bugüne kadar ki uygulamalara bakın. Devletin tüm kurumları, gazeteler, TV kanalları, billboardlar, camiler, kışlalar Allah gözünüzü doyursun. Devletin tüm uçakları, lüks arabalar kullanıldı. Şimdi YSK son 5 gün yasak koyacak. Koyverin gitsin. Ne olacaksa olsun” diye konuştu.
ÇATI İDDİANAMESİNE 2004 MGK KARARI GİRDİ
CHP’li Tekin, darbe sonrası iktidarın FETÖ’yle ilgili olarak 17-15 Aralık’ı milat koyduğunu, öncesinde yapılanları meşru saydığını, ancak FETÖ çatı iddianemesinde 2004 yılı Milli Güvenlik Kurulu’nun bu çetenin ileride ciddi sıkıntılar yaratabileceği yönündeki raporlarına yer verildiğini söyledi. Tekin, “Darbenin sorumlusu sadece FETÖ’cüler değil. FETÖ’cülerin gelişimine olanak tanıyan tüm siyasiler çok şükür ki hukuk sisteminde iddianameye girmiştir. Bu saatten sonra kim ne derse hikaye” dedi.
TRT’YE TEPKİ
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun TRT’deki programının Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın konuşması nedeniyle geciktirildiği belirterek bu durumu eleştiren Gürsel Tekin, “Otoriterleşme, diktatörleşme dediğimizde kızıyorlar. Muhalefetin olmadığı yerde demokrasi yoktur. Esad rejiminin adı da Cumhuriyet. Tek kişilik Cumhuriyet. Sayın Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu TRT’de yayına katılacak. Cumhurbaşkanı sanki az konuşuyor, hiç konuşmamış gibi onun konuşmasının bitmesi için beklettiler. Şiddetle kınıyor, ayıplıyorum. Böylesine bir anlayıştan tarihimiz hesap soracaktır. Bu ne korkaklık, ürkekliktir. Siç çağırmadınız mı Genel Başkan’ı yayına? Saatlere riayet edeceksiniz” diye konuştu.
BAŞBAKAN’A DIŞ POLİTİKA ELEŞTİRİSİ
Dış politikayı da eleştiren Tekin, günübirlik kararlar alındığını söyledi. Tekin, “10 gün önce ‘Yaşasın Rusya’ denirken 10 gün sonra Suriye’de ciddi sıkıntılı bir süreç olunca ‘Yaşasın ABD’ denildi. Biz ‘Kahrolsun ABD’dediğimizde bizleri denize dökecektiniz. Sayın Binali Yıldırım 10 gün önce Barzaniciydi şimdi PYD’ci oldu. ABD’nin operasyonunu iki kişi destekledi. Bir PYD lideri bir de Başbakan Binali Yıldırım” dedi.
“İŞSİZLİĞİ AZALTACAK MADDEYİ GÖSTERSİNLER CHP OY VERECEK”
Anayasa değişikliğiyle ne yapılmak istendiği konusunda görüşlerini dile getiren Tekin, “FETÖ ortaklıkları çıkacağı için anayasa ile kendilerini güvence altına alacaklar. Reza Zarrap gibi kişilerle ilgili olarak yaşanacak gelişmelerle ilgili kendileriin güvence altına alacaklar. Bir de dış politikadaki hataların bedelleriyle ilgili güvencelerini sağlayacaklar” diye konuştu.
Başbakan Binali Yıldırım’ın söylemlerinde yer alan Anayasa değişikliğinin öngördüğü vaatlere de değinen Gürsel Tekin, “Başbakan Yıldırım ‘Anayasa ile törer bitecek’ diyor. Bize Anayasa’nın hangi maddesinin terörle mücadeleyi engellediğini söylesin. CHP olarak o maddeyi kaldırmak için gövdemizi koymazsak şerefsiziz. ‘İşsizlik bitecek’ diyorlar. Anayası’nın hangi maddesinin işsiziliği bitireceğini göstersinler. CHP olarak gözümüz kapalı oy vereceğiz. Bir de ‘Egemen güçler, haçlı seferi ülkede cirit atıyor’ diyorlar. Anayasa’nın hangi maddesi buna olanak sağlıyor”dedi.

FOTOĞRAFLI
Kaynak: Hürriyet

20Darbeci generali FETÖ’cü askeri savcı aklamış (2)

DHA
08 Nisan 2017 – 15:24Son Güncelleme : 08 Nisan 2017 – 15:24

İTİRAFÇI TEĞMENİN ANLATTIKLARI
Edirne’de 15 Temmuz darbe girişimi gecesinde rol aldığı belirlenen aralarında ordudan ihraç edilen 54’ncü Mekanize Piyade Tugay Komutanı Tuğgeneral Hidayet Arı’nın da bulunduğu 8’i tutuklu 22 şüpheli hakkında hazırlanan ve Edirne 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianamede 24 yaşındaki Teğmen Furkan Avcı’nın ifadesi dikkat çekti. Adli kontrol talebiyle mahkemeye sevk edilmesinin ardından etkin pişmanlık yasasından yaralanarak ‘itirafçı’ olan Teğmen Avcı, FETÖ terör örgütüyle olan 10 yıllık bağlantısını tüm ayrıntılarıyla anlattı.
Edirne Cumhuriyet Savcısı Eşref Çağdaş Bal tarafından yazılan iddianamede yer alan Furkan Avcı’nın ifadelerine göre, FETÖ ağabeylerinin Türk Silahlı Kuvvetleri’ni ele geçirmek için sınav sorularının çalınması, annelerinin başlarını açmalarını ‘mübah’ gördüklerini söyledi. Askeriye içerisinde gizlenmek için imayla göz namazı kıldıklarını anlatan Teğmen Furkan Avcı, şöyle dedi:
“Evde bize de kod ismi vermeye başladılar. Benim kod ismim Enes’ti. Bu kod isimlerinin gerekçesini de size sahabelerden isim veriyoruz, siz de onlar gibi olun derlerdi. Bu evdeki eğitim bir yıl sürdü. O zaman yürürlükte olan OKS sınavına ve askeri lise sınavlarına hazırlanıyorduk. Yine bize Fethullah Gülen’in videolarını izletiyorlardı. Askeriyenin din karşıtı kişilerin elinde olduğunu, bizler gibi muhafazakar kişilerin askeriye içerisinde görev alması gerektiğini, bu amaçla annemizin dahi başının açılabileceğini, sınav sorularının dahi ele geçirilmesinin mübah olduğunu, zira düşmanın silahıyla hareket etmemiz halinde mücadele edilebileceğini ve bunun da mübah olduğunu söylüyorlardı. Bu sayede askeri okullara girmek için bize motivasyon sağlıyorlardı. Bu konuşmaları bize her iki H. abi de yapıyordu. Zaman zaman özellikle Ramazan aylarında iftar ve yemek veren hayırsever kişilerin yemeklerinde de bu konuşmalar oluyordu.”
“İMAYLA NAMAZ”
Kara Harp Okulu’na girdikten sonraki yaşadıklarını anlatan Teğmen Furkan Avcı, FETÖ örgüt üyelerinin askeriye içerisinde tedbir amacıyla imayla (göz ve başla) namaz kıldıklarını belirterek şunları söyledi:
“Şu aşamada son olarak cemaat abilerinin tedbir amacıyla namazımızı imayla yani gözümüzle veya başımızla, hatta yattığımız yerden de kılabileceğimiz yönünde bize telkinde bulunduğunu, abdestimizi tuvalet ve banyonun fayanslarında teyemmüm yoluyla alabileceğimizi söylediklerini de belirtmek istiyorum. Ben özellikle bu tarz telkinlerin bende yarattığı tepki ile yapıyı sorgulamaya başlamam nedeniyle 2014 yılında cemaatten kopmaya başladım. Namazlarımı imayla kılmayı bıraktım, zira bu şekilde namazın geçerli olduğuna inanmıyordum. Cemaatten olan bizim gibi askerlere basit eğitimler uygulanıyordu. Diğerleri için ise ambulansın müdahalesini gerektirecek kadar ağır eğitimler veriliyordu. Biz buna şok uygulama diyorduk.”
“O JANDARMALAR DARBEDE GÖREV YAPTI”
15 Temmuz darbe girişiminde 2014 yılında mezun olan örgüte bağlı jandarmaların görev aldığını anlatan Teğmen  Furkan Avcı, ifadesini şöyle sürdürdü:
“2014 yılında dikkat çekici biçimde bizim bölüğümüzdeki işletme okuyanların çoğu jandarma olmuştu. Her bölüğün 5 kısmı olurdu. Bu 5 kısımdan bir tanesi ‘süper’ kısım olurdu. Örneğin benim bölüğümde süper kısım işletmeydi. 2014 yılında süper işletme kısmındaki arkadaşlarımın çoğu dikkat çekici şekilde jandarma oldu. Diğer bölüklerde de süper kısım başka bir alan olurdu. Örneğin 4’ncü bölükte süper kısım kamu yönetimiydi. O sene her bölüğün süper kısımlarından çok sayıda jandarma personeli çıktı. Bu darbe planlamasında Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nda darbeci olarak görev alanların çoğunun jandarma olduğu dikkatimi çekti. Dolayısı ile o dönem ki jandarma atamalarının bu olay ile bağlantısı olabileceğini düşünüyorum. Şunu da belirtmek istiyorum. Süper kısımda olanlar geleceği daha parlak ve kredisi daha yüksek olan öğrencilerdi.”
İddianamede tutuksuz yargılanan Teğmen Furkan Avcı’nın FETÖ/PDY üyesi olduğu ancak olay günü askeri kalkışmaya destek yönünde aktif bir eylemi bulunmadığı belirtilerek, alacağı cezalardan ‘etkin pişmanlık yasası’ gereği indirim yapılması istendi.
Kaynak: Hürriyet

19FETÖ’cü savcılara şok soruşturma

Damla GÜLER
08 Nisan 2017 – 15:24Son Güncelleme : 08 Nisan 2017 – 18:44

Ergenekon, Balyoz, Şike, Oda Tv ve 17-25 Aralık gibi kamuoyunu sarsan soruşturmaları başlatan ve yargılamaları yapan dönemin özel yetkili 25 hakim ve savcısı hakkında “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan iddianame hazırlandı.

Hazırlanan iddianamede şüpheli hakim savcılar hakkında bugüne dek ortaya çıkmayan bir suçlamayla ilgili soruşturma başlatıldığı ortaya çıktı.  Ergenekon, Balyoz ve Oda Tv gibi davalarda yargılandıkları sırada yakalandıkları hastalıklar yüzünden hayatını kaybeden ya da intihar eden kişiler için bazı hakim ve savcılar hakkında, “ölüme sebebiyet vermek” suçundan müfettiş soruşturması olduğu ortaya çıktı.

İNCELEME LİSTESİNDEKİ DİKKAT ÇEKEN İSİM

Hakkında soruşturma başlatılan hakim ve savcılar arasında bir isim dikkat çekti. FETÖ’nün firari savcısı Zekeriya Öz tarafından telefonları dinletilen ve dönemin HSYK’sı tarafından Ergenekon davasından alınarak sürülen eski mahkeme başkanı Köksal Şengün de bu isimler arasında yer aldı.

Kumpas soruşturmalarında ya da yargılamalarında yer alan tüm hakim ve savcıların yer aldığı listede şu isimler var; dönemin özel yetkili savcıları; Cihan KANSIZ, Savaş Kırbaş, Zekeriya Öz, Hüseyin Kaplan, Mehmet Ali Pekgüzel, Nihat Taşkın, Mehmet Murat Dalkuş, Ercan Şafak, Fikret Seçen ile dönemin özel yetkili hakimleri; Hasan Hüseyin Özese, Hüsnü Çalmuk, Sedat Sami Haşıloğlu, Vedat Yılmazabdurrahmanoglu, Mehmet Erdoğan, Mehmet Karababa.

“VATANA İHANET ETTİLER”

Şüpheli hakim savcılar için, “Gizli tanık olarak dinlenen teröristler ve vatan hainlerinin beyanları delil kabul edilerek açılan ve kamuoyunda “Ergenekon”, “Balyoz” ve “Poyrazköy” adıyla bilinen düzmece davalarda, sanıklara yasal haklarını vermemek, sahte belgeleri delil olarak kabul etmek, evvelce mevcut olmayan delilleri ortaya çıkarmak, gerçek delilleri gizlemek ve gerçek failleri serbest bırakmak suretiyle bilerek ve isteyerek teröristlere ve vatan hainlerine yardım ettikleri, iftira attıkları, sahte delil oluşturdukları, TSK mensuplarının tasfiye edilmesine yardımcı oldukları, görevlerini kötüye kullandıkları, ölüme sebebiyet verdikleri, masumiyet karinesini ihlâl ettikleri ve vatana ihanet ettikleri” suçlamaları yer aldı.

HAYATINI KAYBEDEN O İSİMLER;

Kuddusi Okkır: Örgüt finansörü olmakla suçlanıyordu. Cezaevinde kansere yakalandı.  Onlarca tahliye talebi reddedilen Okkır, tahliye edildikten 5 gün sonra hastanede hayatını kaybetti.

Kaşif Kozinoğlu: MİT Orta Asya Başmüşaviri iken tutuklanan Kozinoğlu tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevi’nde hayatını kaybetmişti. Şüpheli bulunan ölümle ilgili savcılık inceleme başlatmış ancak bir sonuç çıkmamıştı.

Ali Tatar: Yarbay Ali Tatar tahliye edildikten sonra hakkında tekrar tutuklama kararı çıkarıldığını öğrenince evinde beylik tabancası ile intihar etmişti.

Albay Berk Erden de Yarbay Ali Tatar gibi beylik silahı ile yaşamına son verdi.

İlhan Selçuk: 83 yaşında sabaha karşı gözaltına alınan ve 2 gün boyunca sorgulanan Selçuk, serbest bırakıldıktan 2 gün sonra kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti.

Türkan Saylan: 79 yaşında kanser tedavisi gördüğü sırada gözaltına alındı. Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Başkanı Saylan, 1 ay sonra hayatını kaybetti.
Kaynak: Hürriyet

18FETÖ davaları için Denizli’de yeni mahkeme kuruldu

DHA
08 Nisan 2017 – 15:17Son Güncelleme : 08 Nisan 2017 – 15:17

Osman Nuri BOYACI / DENİZLİ, (DHA) – DENİZLİ Adliyesi’nde FETÖ/PDY davalarına bakan 2’nci ve 3’ncü Ağır Ceza mahkemelerinin iş yükü dikkate alınarak Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından 5’inci Ağır Ceza Mahkemesi kurulmasına karar verildi.
Dava ve sanık sayısının fazlalığını ve mahkemelerin iş yükünü dikkate alan Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, Denizli’de 5’inci Ağır Ceza Mahkemesi kurulmasını kararlaştırdı. Resmi Gazete’de yayınlanan kararla 17 Nisan tarihinden itibaren faaliyete geçirilmesine karar verilen 5’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nin Başkanlığı’na, 10’uncu Asliye Ceza Mahkemesi Hakimi Seval Bircan, üyeliklerine ise Musa Karcı ile Reha Asan atandı. Terör suçlarına yönelik açılan davalarda 2’nci ve 3’üncü Ağır Ceza mahkemelerinin tevzi puanına ulaşıncaya kadar, terör suçlarına yönelik davalar, 5’inci Ağır Ceza Mahkemesi’ne bırakılacak.
15 Temmuz darbe girişiminin ardından Denizli’de Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmalar kapsamında bugüne kadar 60’un üzerinde dava açıldı. FETÖ/PDY şüphelisi 2 bin 50 kişi hakkında yasal işlem yapıldı, 1170 kişi mahkemeye sevk edildi. Bugüne kadar açılan davalarda 618 şüpheli tutuklu, 249 şüpheli adli kontrolle tutuksuz yargılandı. Davalarda 29 da firari sanık bulunuyor. Daha önce sadece 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından FETÖ/PDY davalarına bakılırken, dosya sayısının fazla olması nedeniyle 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde terör suçlarına bakmak için görevlendirildi.

 
Kaynak: Hürriyet

17Yenikapı miting alanı doldu

Özgür ALTUNCU -AkIn ÇELİKTAŞ-Can EROK / İSTANBUL (DHA)
08 Nisan 2017 – 14:06Son Güncelleme : 08 Nisan 2017 – 18:31

Mitingde ilk olarak sahneye gelen Başbakan Yıldırım’ın konuşmasından satır başları şöyle:

İstanbul şehirlerin anası, barışın, hoşgörünün, kahramanlığın sarsılmaz kalesidir. Bu şehrin güzel insanları 15 Temmuz gecesi bütün dünyayı bir kez daha kendisine hayran bıraktı. İstanbul’a o gece gösterdiği o unutulmaz direniş için şükranlarımı sunuyorum. Cumhurbaşkanımız, Recep Tayyip Erdoğan’a sahip çıktığınız için sizlere teşekkür ediyorum İstanbul! Şehitlerimiz, ruhunuz şad olsun! Allah sizden razı olsun gazilerimiz. Başınız her zaman dimdik olsun ey şehit ailesi kardeşlerimiz.

15 Temmuz direnişine kontrollü darbe diyenlere İstanbul, 16 Nisan’da cevap vermeye hazır mı? Çok değil 8 ay önce bu kürsüde darbeyi lanetleyen Kılıçdaroğlu bugün diyor ki; 15 Temmuz kontrollü bir darbedir. Madem bir yalandı, Yenikapı’da milli irade mitingine katılıp miltyonlara neden yalan söyledin. 15 Temmuz’da İstanbul’un kadınlarının her biri Nene Hatun oldu. O gece İstanbul geçilmedi. O gece milli iradeye kastedenler geldikleri gibi gittiler.

Bunlar 15 Temmuz’da sert kayaya çarptı. İstanbul bugün sizi denize dökeceğiz diyenlere Yenikapı meydanından cevap veriyor. Muhteşemsin İstanbul! Allah sizden razı olsun. Rabbim nazarlardan korusun İstanbul’u. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığınız döneminde birlikte çalıştık. Ak Parti’yi kurarken de beraberdik. 3 Kasım seçimlerinden beri ülkemizin baştan başa imar edilmesi için de yine beraber çalıştık.

Bizim hareketimizde ben yok biz var. Bizim mücadelemizde kardeşlik var. Bizim mücadelemizde birlik ve beraberlik var. 15 yılda İstanbul’a merkezi hükümet olarak 139 milyarlık yatırım ve destek sağladık. 7 tepeli İstanbul’a dev eserler kazandırıyoruz. İstanbul Ankara hızlı treni, Marmaray, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Osmangazi Köprüsü, 3. Havalimanını yapıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın hayali Kanal İstanbul projesini de hayata geçiriyoruz.

“TIPKI 1. DÜNYA SAVAŞI GİBİ”

Türkiye’nin karşı karşıya kaldığı dış saldırıları, tuzakları görüyorsunuz. Tıpkı 1. Dünya Savaşı’nda olduğu gibi Türkiye’yi dize getirmek isteyenler karanlık bir oyun peşinde. Cumhurbaşkanımıza suikast planları yapıyorlar, hükümetimizi yok etmeye çalışıyorlar. Ama başaramadılar. Ne çukur kazanlar, ne FETÖ milletin yolunu kapatamadılar kapatamayacaklar. Allah’ın yardımı ve millet iradesiyle her türlü saldırıyı püskürttük. Halkın tercihini sindiremeyenlere karşı dik durduk. Sandıktan çıkan her EVET şer odaklarının hesaplarını bozacak. İstanbul 16 Nisan’a hazır mı?

“EN BÜYÜK ESERİMİZ CUMHURBAŞKANLIĞI SİSTEMİ”

Şimdi Türkiye’nin en büyük eserini inşa etmek için hazırız. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi hiç kuşkusuz en büyük eserimiz olacak. Türkiye’de artık güçlü hükümetler dönemi başlıyor. Güçlü meclis dönemi başlıyor. Türkiye kalıcı istikrara kavuşacak. Ekonomi daha hızlı büyüyecek. Demokrasi standartlarımız yükselecek. Yargı sadece bağımsız değil aynı zamanda tarafsız olacak. Gençlerimiz, siyasetle tanışacak.”

BAZI YOLLAR TRAFİĞE KAPALI

Miting nedeniyle Yenikapı’ya bütün yollar trafiğe kapalı. Yarın aynı yerde MHP’nin gerçekleştireceği miting nedeniyle yollar pazar akşamına kadar kapalı kalacak. Avrasya Tüneli de miting sebebiyle araç geçişlerine kapatıldı.

ÖZEL SAHNE

Miting için 16 metre yüksekliğinde 95 metre genişliğinde sahne kuruldu. Sahnenin iki yanına Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Yıldırım’ın dev posteriyle birlikte ” Evet söz de karar da milletin” yazıldı. Sahne için 600 ton malzeme kullanıldı.

PROTOKOL YOK

Mitingte protokol bölümü olmayacak. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Yıldırım  şehit yakınları, gaziler ve engellilerle birlikte oturacak.

MİTİNGE ULAŞIM

Miting sebebiyle Yenikapı meydanı içinde ve çevresinde geniş güvenlik önlemleri alındı. Miting için 5 bin polis 700 sağlık personeli görev yapacak. 185 deniz aracı ve binlerce otobüs de mitinge katılanlar için görev yapacak.

Yenikapı’ya ulaşım başta Marmaray, metro olmak üzere denizden de sağlanıyor.

YOĞUN GÜVENLİK ÖNLEMLERİ

Mitingin alanı ve çevresinde bulunan geniş bir alanda alınan yoğun güvenlik önlemleri dikkat çekti. Vatandaşlar, iki ayrı aramadan geçerek alana giriş yapıyor. İlk aramada üst araması ve çanta kontrolleri yapılırken mitinge alınana girilecek son noktada ise x-ray cihazları ve dedektör kapılarından güvenlik sağlanıyor.

Marmaray ve Metro istasyonunda alınan çok sayıda polis var. Polisler ekipleri bazı yolcuların vazilzlerini aradıkları görüldü.

 
Kaynak: Hürriyet

16Bakan Bozdağ: Kılıçdaroğlu, duruşunuz neden milli ve yerli değil

DHA
08 Nisan 2017 – 13:56Son Güncelleme : 08 Nisan 2017 – 13:56

Harun GÖKÇEOĞLU/ŞEFAATLİ(Yozgat), (DHA)- REFERANDUMDA ‘Evet’ tercihi yapılması amacıyla çalışmalarını Yozgat’ta sürdüren IAdalet Bakanı Bekir Bozdağ, “Sayın Kılıçdaroğlu bir karar versin. Türkiye’nin ana muhalefet lideri misiniz, yoksa Esad’ın kabinesindeki bir bakan mısınız? Duruşunuz neden milli ve yerli değil? Onu lütfen Türkiye’ye açıklayın” dedi.
Yozgat’ta referandum öncesi ilçe ziyaretlerinde bulunan Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Şefaatli İlçesi’nde, gazetecilerin sorularını yanıtladı. Bozdağ, CHP Milletvekili Tuncay Özkan’ın bir polis memuruna hakaret içerdiği öne sürülen ifadelerde bulunduğu hatırlatılınca “Büyük bir saygısızlık, büyük bir ahlaksızlıktır. Bu halk oylamasına sona doğru yaklaşıldığında halkın ortaya koyacağı iradeden şimdiden rahatsızlığın saygısızlık diliyle ifade edilmesi olarak görüyorum” diye yanıt verdi.
KILIÇDAROĞLU’NUN KENDİ SÖYLEDİKLERİNDEN HABERİ YOK
Kılıçdaroğlu’nun, Türkiye’de kontrollü darbe iddiasını ilk dile getiren kişi olduğuna dikkati çeken Bozdağ, konuyla ilgili şunları söyledi:
“Kendisine ulaştırılan ‘Kontrollü darbe’ iftirasının Türkiye’de ilk avukatlığını yapan o. Yaptığı iftiranın asılsızlığı ortaya çıktıktan sonra dahi utanmadan bu iftirayı dile getiren yine o. Bugün hala devam ettiriyor. Sana da bu iftirayı dile getirmek için ulaştıranlar FETÖ terör örgütü ve o örgütlerle irtibatlı olan çevreler. Çünkü FETÖ elebaşı terörist Gülen,  ilk darbe girişiminin başarısız olduğunu, anlar anlamaz benzer açıklamaları yaptı ve daha sonra bu örgüt bunu yaymaya çalıştı. Sonra da Kılıçdaroğlu ve arkadaşlarına ulaştırılan bu asılsız iftiraları gerçekmiş gibi alıp Türkiye’de bunu araştırmadan sorgulamadan yayan kullanan kendisi.”
ADİL ÖKSÜZ KONUSU
Bozdağ, bir başka soru üzerine Adil Öksüz’ün MİT ajanı olmadığına dair açıklamanın MİT, hem de hükümet tarafından yapıldığını kaydederek, “Hem de adli yargının verdiği kararla bu da sabit olmuş oldu. Çünkü o sunulanların sahte, oluşturulmuş belge olduğu da açık bir şekilde ortaya konmuş oldu. Buna rağmen şimdi hala konuşmasını sürdürüyor. O zaman bizim sormamız gereken ana soru şu; Çık deki dürüstçe kim sana bu haberi kim getirdiyse o haberi getireni açıkla ve ya partine getireni açıkla. Bu belgeleri size vereni açıkla” diye konuştu.
“KILIÇDAROĞLU ESAD’IN DIŞİŞLERİ BAKANI GİBİ”
Türkiye’nin Suriye ve Ortadoğu’da izlediği politikayı eleştiren Kılıçdaroğlu’na Yozgat’tan yanıt veren Bakan Bozdağ şöyle devam etti:
“Suriye’de 600 binden fazla insan öldürülmüş, ikinci defa kimyasal silah kullanılıyor. Sayın Kılıçdaroğlu, her defasında söz konusu olduğunda, Suriye’den göç eden milyonlarca insanı, öldürülen yüz binlerce insanı görmezden geldi. Sanki Suriye’de bu kimyasal silahı atan bu insanların üzerine ölüm yağdıran Türkiye gibi, daima Türkiye’yi suçladı. Sayın Kılıçdaroğlu bir karar versin. Türkiye’nin ana muhalefet lideri misiniz yoksa Esad’ın kabinesindeki bir bakan mısınız?  Duruşunuz neden milli ve yerli değil? Onu lütfen Türkiye’ye açıklayın, Amerika’da Rusya’da, başka ülkelerde kendi ülkelerinin Suriye politikaları konusunda siyasi partilerin yaklaşımları ortada. Şimdi Türkiye’deki muhalefetin yaklaşımı ortada ben bunu da milletimizin takdirine bırakıyorum.”

FOTOĞRAFLI
Kaynak: Hürriyet

15FETÖ soruşturması yapan savcı FETÖ’den ihraç edildi (2) – yeniden

DHA
08 Nisan 2017 – 13:31Son Güncelleme : 08 Nisan 2017 – 13:31

Sayın Yazıişleri müdürlerine
‘FETÖ soruşturması yapan savcı FETÖ’den tutuklandı’ başlıklı haberimizi savcının adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığı için yeniden veriloruz.
—————
YENİDEN

Ali Ekber ŞEN/ MERSİN, (DHA)-MERSİN’in Silifke İlçesi’nde  Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PYD) soruşturmalarını yapan Cumhuriyet Savcısı Tevfik Önen meslekten ihraç edildi.
HSYK tarafından bir süre önce yayınlanan genelgesiyle FETÖ/PDY soruşturmaları kapsamında 45 hakim ve savcı daha meslekten ihraç edildi. Meslekten ihraç edilen Cumhuriyet Savcıları arasında Silifke’de FETÖ/PYD soruşturmalarına yürüten Cumhuriyet Savcısı Tevfik Önen de yer aldı. Savcı Tevfik Önen, meslekten ihraç edildiği gün Silifke’deki evinde gözaltına alındı. Cumhuriyet Savcısının  tutuklama istemiyle nöbetçi mahkemeye sevk ettiği Tevfik Önen, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

FOTOĞRAFLI
Kaynak: Hürriyet

14Bakan Özhaseki: Allah CHP’lileri o adamdan kurtarsın

DHA
08 Nisan 2017 – 13:25Son Güncelleme : 08 Nisan 2017 – 13:25

Olcay DÜZGÜN/KAYSERİ, (DHA)- ÇEVRE ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, Sarıoğlan Kadın ve Gençlik Merkezi açılış tanıtım toplantısında CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu eleştirerek, “Allah, Cumhuriyet Halk Partilileri o adamdan kurtarsın” dedi.
Sarıoğlan Kadın ve Gençlik Merkezi tanıtım toplantısına, Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Çelik, AK Parti İl Başkanı Hüseyin Cahit Özden, Sarıoğlan Belediye Başkanı Ali Osman Yıldız, davetliler ve çok sayıda kişi katıldı. Törende konuşan Bakan Özhaseki, yıllardan bu yana dürüst siyaset yaptıklarını anlatırken, “Sizlere hizmet ederken hiç yalan söylemedim. Yapabileceğim şeyleri söyledim. İnsanları hiç kandırmadık. Bugün de bunun mutluluğunu yaşıyoruz” ifadelerini kullandı. Bakan Özhaseki konuşmasını şöyle sürdürdü:
“15 Temmuz darbe girişimi başarılı olsa Türkiye paramparça olurdu. Türkiye’de iç savaş çıkardı. Türkiye’de ‘Bağımsız Türk devleti’ diye bir devlet kalmazdı. 40 yıldır PKK ile uğraşıyoruz. Orada bağımsızlık kurmaya çalıştılar. Dün Şırnak’taydım. Orada; ‘Bu PKK belasını çukurlara gömdük, bir daha gelirlerse bir daha gömeceğiz’ dedik. Bir de FETÖ denen bela vardı. Darbe girişimi başarılı olsa Amerika’da ki zat gelecekmiş. Zor gelir. Yiğitlikleri varsa bir gelsinler. Amerika’da oturmakla dindarlık olmuyor. Bunların hepsi ortaklar. Türkiye huzura kavuşuyor. Bunları besleyen ülkelerin yüzlerinin aşikar olduğunu da görüyorsunuz. Hayır cephesinde kimler var? FETÖ hayır cephesi için geberiyorlar. DHKP/C diye bir örgüt var hayır cephesinde çalışıyor. DEAŞ yine hayır cephesinde çalışıyor. Bizim ana muhalefet de onlara uyuyor. Biz de beraber olalım Allah cennette buluştursun.”
Özhaseki, CHP’yi eleştirirken, Muharrem İnce’yi dün izlediğini anlattı. Bakan Özhaseki, İnce’ye “Lokantalar, muhtarları da kapatılacakmış bu hangi madde de yazıyor?’ diye sorulduğunu belirtirtirken, “Sağa- baktı sola baktı yanımda ‘Maddeyi getirmemişim’ dedi. El insaf bu kadar yalan olmaz. Buna şaşırmıyorum. 3-4 yıl önce bana da iftira attılar. Allah CHP’lileri o adamdan kurtarsın. Söyledikleri doğru değil. ‘Meclis fesholacak’ diyorlar.Meclis fesholmuyor. Güçlü hale geliyor. Sonra ‘Bunlar çocuklarını milletvekili yapacak’ diyorlar. Hiçbirimizin 18 yaşında çocuğu yok. Böyle bir şey yok” diye konuştu.
Yapılan konuşma ardından Sarıoğlan Kadın ve Gençlik Merkezinin tanıtımı yapıldı.

FOTOĞRAFLI
Kaynak: Hürriyet

13Ümit Özdağ: Milletimizin adı tek milletse bu ülkenin adı da Tekiye

DHA
08 Nisan 2017 – 13:22Son Güncelleme : 08 Nisan 2017 – 13:22

Hakan AKGÜN/SAMSUN, (DHA) – MHP’den ihraç edilen Gaziantep Milletvekili Ümit Özdağ, “Cumhurbaşkanı, konuşmasında ‘Türk demiyorum. Kürt demiyorum. Tek millet diyorum’ diyor. O zaman milletimizin adı tek milletse, bu ülkenin adı da Tekiye. Arkasından devam ediyor. ‘Türkiye için projesi olan herkesle yol yürürüz. Yeter ki elinde silah olmasın’ diyor. Bahsettiği açıkça PKK terör örgütüdür. Demek ki PKK ile müzakereler tekrar başlama konusunda kararlı” dedi.
MHP’den ihraç edilen Gaziantep Milletvekili Ümit Özdağ, referandum çalışmaları kapsamında geldiği Samsun’daki bir otelde, vatandaşlarla ve basın mensuplarıyla buluştu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Diyarbakır’da yaptığı konuşmasıyla ilgili açıklamalarda bulunan Özdağ, milletin adı tek milletse ülkenin adının da ‘Tekiye’ olduğunu belirterek, “Cumhurbaşkanı, konuşmasında ‘Türk demiyorum. Kürt demiyorum. Tek millet diyorum’ diyor. O zaman milletimizin adı tek milletse bu ülkenin adı da Tekiye. Arkasından devam ediyor. ‘Türkiye için projesi olan herkesle yol yürürüz. Yeter ki elinde silah olmasın’ diyor. Bahsettiği açıkça PKK terör örgütüdür. Demek ki PKK ile müzakereler tekrar başlama konusunda kararlı. Sonra geliyor Ankara’da da ‘Eğer evet çıkmazsa, ezanlar susar gönderden bayrak iner’ diyor. Yetmedi, ‘Ahiretinizi kaybetmemek için evet deyin’ diyor. Meselenin ne noktaya geldiğini aziz milletimiz herhalde takdir ediyordur. Hayır çıktığı zaman ezan susmayacak. Bu topraklarda ezan susmadı. Bu gönderden bayrak inmedi. Hayır çıktığı zaman bayrak inmeyecek Sayın Cumhurbaşkanı, hiçbir endişeniz olmasın. Ahiret konusunda ben bir şey söyleyecek değilim. Onu Diyanet İşleri Başkanına bırakıyorum” dedi.
BİLDİKLERİMİZİ PAYLAŞAMIYORUZ
FETÖ/PDY operasyonları ile ilgilide konuşan Özdağ, bildiklerini paylaşamadığını belirterek, “FETÖ operasyonları sadece Recep Tayyip Erdoğan’ın iradesiyle yürüyen bir operasyon. AK Parti’nin burada iradesi ve iddiası yok. Bu bir devlet meselesi Recep Tayyip Erdoğan’ın kişisel meselesi değil. Bugünlük planlamalarla yürütülecek bir mesele değil. Bu ancak stratejik planlamayla ve uzun vadeli bir çalışmayla üstesinden geline bilinecek bir husus. Çünkü özellikle son 14 yılda bu terör ve casusluk örgütü Türk devletinin tüm mekanizmaları içerisine en ağır şekilde sızmış, sızmasına müdahale edilmiş, hatta önü açılmış. Ne yazık ki bu konuda bildiklerimizin hepsini sizinle paylaşamıyoruz. Durum bu kadar vahim. Siyasi ayağı olmayan bir terör ve casusluk örgütlenmesi olabilir mi?” diye konuştu.
KİLİS’TE OKUL MÜDÜRÜ 14 ÇOCUĞA CİNSEL TACİZ’DEN TUTUKLANDI
Kilis’te yaşları 7, 8, 10 ve 11 olan toplam 14 çocuğa bir ilköğretim okulu müdürünün cinsel tacizde bulunduğunu ve tutuklandığını ancak olayın duyulmaması için baskılar yapıldığını ileri süren Ümit Özdağ, “Yargı bağımsızlığının ne kadar önemli olduğu Kilis’te 16 Mart 2017’de yaşanan bir tutuklama sonrasında bir kez daha ortaya çıkmıştır. 16 Mart 2017’de Kilis’te bir ilköğretim okulu müdürü yaşları 7, 8, 10 ve 11 olan 14 çocuğa cinsel taciz suçlamasıyla tutuklanmıştır. Savcılık iddianameyi dün mahkemeye teslim etmiştir. Ancak olayın ortaya çıkması üzerine 5 ailenin daha savcılığa suç duyurusunda bulunduğu bilgisi bana ulaşmıştır. Tutuklama sonrası yayın yasağı konulduğu gibi Kilis’te basın üzerinde büyük bir baskı başlatılmıştır. Milli Eğitimde şube müdürü olduğu ifade edilen ve ismi bende olan bir kişi aileleri dolaşarak şikayetlerin geri alınması için baskı yapmıştır. Bu inanılır ve kabul edilebilir de değildir. Olay adeta kapatılmaya çalışılırken, Milli Eğitim Bakanlığı tutuklanan kişiyi sadece açığa almakla yetinmiş, fakat meslekten ihraç etmemiştir. Kilis Baro Başkanı, Milli Eğitim Bakanlığı’nın Kilis’te ki yetkililerini ihraç konusunda uyarmış ancak ‘yargılama bitmediği için ihraç etmiyoruz’ cevabını almıştır.  Aile bakanlığı yetkilileri de Kilis Baro Başkanı tarafından uyarılmalarına rağmen taraf olmak için kısa bir süre öncesine kadar harekete geçmemişlerdir. Bugün itibariyle geçip geçmedikleri de belli değildir” dedi.
SAYIN BAKAN AVRUPA’YI TİTRETTİNİZ KİLİS’İ DE TİTRETİN
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’ya da seslenerek “Avrupa’yı yeterince titrettiniz gelin Kilis’te de suçluları titretin” diyen Özdağ, “Bu olayı gizli tutmak için gösterilen yoğun çabanın arkasında ki neden? İddia edildiği gibi tutuklanan okul müdürünün bir AK Parti milletvekilinin akrabası ve köylüsü olması mıdır? Olaya benim dün müdahil olacağımı ve kamuoyunun gündemine taşıyacağımı açıklamam üzerine bütün kademelerde hummalı bir faaliyet başlamıştır. Aldığım duyum Kilis Valisi’nin süreç ile ilgili sorumlu bürokrat olarak gelişmelerden yaşananlardan çok rahatsız olduğudur. Başbakanın kendisinden rica ediyorum. Hollanda’ya gitmesini engelleyemediği Aile Bakanını Kilis’te yaşanan ve en az olayın kendisi kadar vahim olan ağırdan alma, ailelere baskı süreçlerini gelip incelemek üzere buraya yollamasıdır. Sayın bakandan da rica ediyorum. Sayın bakan Avrupa’yı yeterince titrettiniz gelin Kilis’te de suçluları titretin. Sayın Başbakan, Milli Eğitim Bakanınız beni ararsa kendisine şube müdürünün ailelere şikayetlerini geri almaları gerektiği hususunda baskı yaptığını söyleyebilirim. Ayrıca bir başka okulda öğrencilere taciz gerçekleştiği olayın kapatıldığı, işlem yapılmadığı ve öğretmenin başka okula atandığı bilgisi olacak. Eğer ilgilenirse Sayın Milli Eğitim Bakanı araştırır ve gerçeği bulur. Başta Sayın Başbakan olmak üzere bu olan üzerine en şiddetli biçimde gidip, gerçeklerin ortaya çıkartılması konusunda ve hukuki sürecin yürütülmesi konusunda yardımcı olmaları içinde çağrıda bulunuyorum” diye konuştu.

FOTOĞRAFLI
Kaynak: Hürriyet

12El Bab’da patlayıcı temizliğine devam ediliyor

DHA
08 Nisan 2017 – 12:20Son Güncelleme : 08 Nisan 2017 – 12:20

GAZİANTEP, (DHA) – FIRAT Kalkanı Harekatı ile desteklenen Özgür Suriye Ordusu denetimine giren Suriye’nin El Bab bölgesinde patlayıcı ve mayın arama temizleme çalışmaları devam ediyor.
Türkiye sınırının terör unsurlarından ve teröristlerden temizlenmesi için geçen yıl 24 Ağustos’ta Fırat Kalkanı Harekatı başlatıldı. Harekat kapsamında Gaziantep’in Karkamış ilçesinden sınırı geçerek Suriye’ye giren TSK tarafından desteklenen ÖSO güçleri, aynı gün terör örgütü DEAŞ denetimindeki Cerablus’ta kontrolü sağladı. TSK’nın desteklediği ÖSO, son olarak geçen Şubat ayında DEAŞ’ın merkezleri arasında gösterilen El Bab bölgesinde denetimi ele geçirdi.
Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından yapılan bilgilendirmede DEAŞ’tan arındırılan El Bab bölgesinde teröristler tarafından tuzaklanmış patlayıcıların imha çalışmalarının sürdüğü kaydedildi. Bilgilendirmede, sınır hattında terör örgütü PYD’nin doğu ve batıya olabilecek saldırılarını durdurmaya yönelik alınan tedbirlerin uygulanmasına devam edildiği vurgulanarak şöyle denildi:
“Hudut güvenliğini sağlamak, DEAŞ tehdit ve saldırılarını önlemek, yerinden edilmiş kimselerin yurtlarına dönüşüne katkı sağlamak ve sivilleri korumak, yaşanan terör olaylarından zarar görmesini engellemek maksatlarıyla icra edilmekte olan harekatta, TSK tarafından desteklenen ÖSO’nun yoğun ve kararlı mücadelesi sayesinde Azaz-Cerablus arasında bulunan toplam 243 meskun mahal ve 2015 kilometre karelik alan kontrol altına alınmıştır. Bab ilçe merkezi, Kabbasin ve Bzagah bölgelerinde patlayıcı ve mayın arama/temizleme çalışmaları sürdürülürken; PKK/PYD terörist unsurlarının Afrin’den doğuya, Münbiç’ten batıya doğru olabilecek saldırılarını durdurmaya yönelik alınan tedbirlerin uygulanmasına hassasiyetle devam edilmektedir. Türk Silahlı Kuvvetleri, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin hak ve menfaatlerinin korunmasına destek olmak ve vatandaşlarının can güvenliğini sağlamak maksadıyla, milli birliğimizi ve bölünmez bütünlüğümüzü hedef alan başta PYD/YPG/PKK, FETÖ/PDY ve DEAŞ olmak üzere diğer tüm terör örgütleriyle mücadelesini kesintisiz olarak sürdürecektir. Türk Silahlı Kuvvetleri, yüce Türk Milletinin emrinde, kendisine tevdi edilen tüm görevleri, geçmişte olduğu gibi bugün de yerine getirme azim ve kararlılığındadır.”

Kaynak: Hürriyet

11Bursa’da yakalanan FETÖ şüphelisi: Emirsultan Hazretleri Türbesi’ni ziyarete gidiyordum

DHA
08 Nisan 2017 – 12:16Son Güncelleme : 08 Nisan 2017 – 12:16

Halil ÖZÇOBAN/BURSA (DHA) -KAYSERİ’de devam eden FETÖ/PDY soruşturması kapsamında aranırken, gizlendiği İstanbul’dan Bursa’ya gelirken jandarma tarafından yakalanan 48 yaşındaki R.Ç. çıkartıldığı nöbetçi mahkemece tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Pişmanlık yasasından faydalanmak istediğini söyleyen R:Ç. Bursa’ya Emirsultan Hazretleri Türbesi’ni ziyarete geldiğini söyledi.
Bursa İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üyeliği ile birlikte 8 ayrı suçtan Kayseri Cumhuriyet Savcılığı tarafından Ağustos 2016 tarihinden bu yana aranan R.Ç.’nin, saklandığı İstanbul’dan, sahte kimlikle otobüs bileti alarak Bursa’ya hareket ettiğini belirledi. Yolda önlem alan jandarma ekipleri, R.Ç.’yi Bursa girişinde yakaladı. Dün adliyeye çıkartılan ve Bursa’ya, Emirsultan Hazretleri Türbesi’ne ziyarette bulunup, dua etmek için geldiğini söyleyen R.Ç., pişmanlık yasasından yararlanmak istediğini belirtince, SEGBİS sistemiyle Kayseri Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği’ne bağlandı. Burada yaklaşık bir saatte 6 sayfalık ifade veren R.Ç., Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği tarafından, yurt dışına çıkış yasağı konularak tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

FOTOĞRAFLI
 
Kaynak: Hürriyet

10Konya’da polislere FETÖ operasyonu: 38 gözaltı

DHA
08 Nisan 2017 – 11:03Son Güncelleme : 08 Nisan 2017 – 11:03

Tolga YANIK/ KONYA, (DHA) – KONYA’da Fethullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) operasyonunda, daha önce meslekten ihraç edilen ve hakkında yakalama kararı çıkarılan 48 polisten 38’i gözaltına alındı.10 şüphelinin yakalama çalışmalarının sürdüğü bildirildi. Şüphelilerin örgütün haberleşme programı bylock’u kullandıkları iddia edildi.
Konya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından darbe girişiminin ardından FETÖ/PDY’ye yönelik soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında daha önceden meslekten ihraç olan, aralarında müdür, komiser ve polislerin olduğu 48 kişi hakkında yakalama kararı çıkartıldı. Bu sabah yapılan eş zamanlı operasyonda 38 şüpheli gözaltına alındı.10 şüpheliyi yakalama çalışmalarının sürdüğü bildirildi. Şüphelilerin örgütün haberleşme programı bylock kullanıcısı oldukları ileri sürüldü.
Konya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde sağlık kontrolündün geçirilen şüpheliler, ifadeleri alınmak üzere Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’ne götürüldü.

FOTOĞRAFLI
Kaynak: Hürriyet

9Roman vatandaşlardan ‘evet’ oyu istedi

DHA
08 Nisan 2017 – 11:00Son Güncelleme : 08 Nisan 2017 – 11:00

AK Parti Çanakkale Milletvekili Ayhan Gider, referandum çalışmaları kapsamında Biga’da Roman vatandaşların yoğunlukta olduğu Şehitlik Mahallesi’ni ziyaret etti.

AK Parti Çanakkale Milletvekili Ayhan Gider, Biga’nın Şehitlik Mahallesi’nde Roman vatandaşlar ile bir araya geldi. Ziyarete AK Parti Biga ilçe Başkanı Ahmet Şahin, İlçe Kadın Kolları Başkanı Nesrin Sirkeci, Gençlik Kolları Başkanı Furkan Sezer ile partililer katıldı. Roman vatandaşlardan 16 Nisan’daki referandum için ‘evet’ oyu isteyen Milletvekili Gider, “15 Temmuz FETÖ’nün başarısız darbesi sonunda hep beraber sizlerle sokaktaydık. Bu mahalle insanları milletini, memleketini, bayrağını seven insanlardır. Bu bir milletvekili seçimi değildir. Bu bir anayasa değişikliği seçimidir. Parti olarak sizlerden hepinizden evet oyu bekliyorum” dedi.

Safiye TARI GÜNER / BİGA (Çanakkale), (DHA)

FOTOĞRAF

 

 

 

 

 

 
Kaynak: Hürriyet

8Antalya’da FETÖ’den 3 tutuklama

DHA
08 Nisan 2017 – 10:59Son Güncelleme : 08 Nisan 2017 – 10:59

 

ANTALYA, (DHA) – ANTALYA’da, FETÖ/PDY soruşturması kapsamında Kanun Hükmünde Kararnameyle (KHK) askeriyeden ihraç edilen 3 şüpheli tutuklandı.

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın FETÖ/PDY’ye yönelik soruşturma kapsamında, İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince, askeriyeden ihraç edilen teğmenler M.E.G. (25) ve İ.Ç. (25) ile astsubay çavuş M.Ö. (27), 31 Mart’ta gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüpheliler çıkarıldıkları sulh ceza hakimliğince tutuklandı.

 
Kaynak: Hürriyet

7TRT’de 32 gözaltı

ANKARA
08 Nisan 2017 – 00:41Son Güncelleme : 08 Nisan 2017 – 00:42

Güvenlik güçleri, şüphelilerden 32’sini gözaltına aldı. Şüphelilerin isimlerinin ByLock listesinde bulunduğu iddia ediliyor.
Kaynak: Hürriyet

6Emniyet imamı kafede yakalandı

Çetin AYDIN/İSTANBUL
08 Nisan 2017 – 00:40Son Güncelleme : 08 Nisan 2017 – 00:40

Biri çorap iki tekstil şirketi TMSF’ye devredildi ve kayyum atandı. Abdullah Y. hakkında yakalama kararı çıkarıldı. Abdullah Y., Avcılar’da eşi ile birlikte oturduğu bir kafede önceki gece saat 22.30 sıralarında Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından yakalandı.
Kaynak: Hürriyet

5‘Deliller toplanmadan tahliye ettiler’

Oya ARMUTÇU/ANKARA
08 Nisan 2017 – 00:38Son Güncelleme : 08 Nisan 2017 – 00:38

Yılmaz, özetle şöyle dedi: “Dijital deliller çözülmemişken, deliller tam toplanmamışken, kuvvetli suç şüphesi bulunduğu halde neye dayanarak 21’ini tahliye ettin de kalan 5’ini etmedin? Bir ay önce tahliye taleplerinin reddine diyorsun, 1 ay sonra ByLock kullanıp kullanmadığının cevabı bile gelmeden, tanıkların yarısı dinlenmeden tahliye diyorsun. İşte bu, araştırılması gereken bir şüphe.”
Kaynak: Hürriyet

4‘Ortalık sakin maç izleyelim’

Mesut Hasan BENLİ / ANKARA
08 Nisan 2017 – 00:36Son Güncelleme : 08 Nisan 2017 – 11:13

ANKARA Cumhuriyet Savcısı Ramazan Dinç tarafından hazırlanan iddianamede, tuğgeneral Recep Ünal hakkında tespitlere yer verildi. FETÖ’nün Hava Kuvvetleri imamı olduğu belirtilen Adil Öksüz’ün Ünal’la 25 Ağustos 2010 ile 7 Şubat 2012 arasında 177 kez; örgütün sivil imamlardan Kemal Batmaz’ın da 21 Ağustos 2010 ile 7 Şubat 2012 tarih aralığında 62 kez telefon görüşmesi yaptığı belirtildi.

Ünal’ın, hava trafiğinin merkezi olan Eskişehir Birleştirilmiş Hava Harekât Merkezi’nde darbenin önlenmesine yönelik bir faaliyette bulunmadığı, saat 20.00 sıralarında hava trafiği kapalıyken “Ortalık sakinleşti, uçuşlar normale döndü, televizyonda hazırlık maçı var ise maçı izleyelim” diyerek personeli maç izlemeye yönlendirdiği kaydedildi.

Diyarbakır’dan illegal kalkan uçakları önlemek için Albay İsmail Üner’in Erzurum’dan F-16 uçağı kaldırmak için talimat verdiği, ancak Ünal’ın bu talimatı iptal ettirdiği ifade edildi. Ünal’ın 13 Temmuz 2016’da da darbeci Gökhan Şahin Sönmezateş’in Ankara – İzmir, İzmir – Ankara dönüşlü 2 adet F-16 uçağının uçuş güzergâhına, Dalaman güzergâhının eklenmesi için onay verdiği ifade edildi. Bu uçakların Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın kaldığı otelin fotoğraflarını çektiği belirtildi. Ünal ifadesinde, darbe girişimini engellemeye çalıştığını öne sürdü.

İLTİCA SORUSU
İddianamede, İncirlik 10. Tanker Üs Komutanlığı’nda 15 Temmuz gecesi Asena 1, Asena 2, Asena 3 isimli üç tanker uçağın kalktığı belirtildi. Uçaklardan ikisinin Ankara üzerinde, birinin de Afyon yakınlarında İstanbul üzerinde silahlı kalkışma eylemine destek veren savaş uçaklarına 10 kez yakıt ikmali yaptıkları anlatıldı.

İddianamede tuğgeneral Bekir Ercan Van’ın, uçak kaldırılmayacak talimatlarına rağmen, 3 adet tanker uçağını kaldırdığı kaydedildi. Şüpheli binbaşı Orçun Kuş da ifadesinde kendisine yöneltilen bir soru üzerine, “Silahlı darbe girişiminden sonra üs komutanı Bekir Ercan Van’ın İncirlik Üssü’ndeki Amerikan kuvvetlerine iltica talebinde bulunduğu ve bu hususun Amerikalı komutanlar tarafından Almanya’daki Amerikan üs komutanlarına iletildiğini, ancak kabul görmediğini duymadım” dedi.

SON 24 SAATTE BUNLAR OLDU

Kaynak: Hürriyet

3İddianame: Bylock çıktı

Ayşegül USTA / İSTANBUL
08 Nisan 2017 – 00:32Son Güncelleme : 08 Nisan 2017 – 00:32

15 YIL HAPİS TALEBİ
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan 12’si tutuklu 13 firari olan 25 hâkim-savcının ‘FETÖ / PDY silahlı terör örgütüne üye olmak’ suçundan 7.5 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi. Ergenekon savcılarından Cihan Kansız, Şike davasına bakan mahkemenin başkanlığını yapan Mehmet Ekinci, Ergenekon davasına bakan mahkeme heyeti üyesi Sedat Sami Haşıloğlu, Hrant Dink cinayeti davasının duruşma savcısı Hikmet Usta, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi oldukları gerekçesi ile tutuklanan polislerin de arasında bulunduğu 62 şüpheliyi tahliye eden hâkimler Mustafa Başer ve Metin Özçelik de iddianamenin şüphelileri arasında yer aldı. İddianamede şüpheli 16 eski hâkim ve savcının FETÖ’nün şifreli yazışma programı olan ByLock kullanıcısı olduğu belirtildi.

‘CEMAAT CUNTASI’
FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün yargı yapılanmasına ilişkin 216 sayfalık iddianamede, ‘suç faili veya masum olduğuna bakılmaksızın birçok kişiyi yargı eliyle mağdur eden, çözümü mümkün olmayan, abartılı, gerçeklerin gizlendiği, kasıtlı, taraflı ve delilsiz davalar açarak, hukuki temelden yoksun bu davalarla da Türkiye’nin mafya ve terörle mücadele ettiği algısı yaratan örgütün yargı mensuplarının, yargı içerisinde cemaat cuntası şeklinde paralel bir yargı gücü oluşturdukları’ belirtildi. İddianamede hâkim adayı Didem Yaylalı ve hâkim Alaatin Çambel’in örgütün yargıda etkili olduğu dönemde haksızlıklara dayanamayarak intihar ettiği anlatıldı. İddianame İstanbul 24. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi.

Kaynak: Hürriyet

2‘Türkiye barışın tarafı olmalı’

İSTANBUL
08 Nisan 2017 – 00:27Son Güncelleme : 08 Nisan 2017 – 00:27

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ‘Türkiye’de insanların yarı açık cezaevinde yaşadığını’ söyledi, son dönemlerde yargıda yaşanan gelişmeleri örnek göstererek ‘Türkiye’nin Hitler dönemi Almanyası haline geldiğini’ öne sürdü. Gazetelerin genel yayın yönetmenleriyle dün bir araya gelen Kılıçdaroğlu, ABD’nin kimyasal silah kullanımına misilleme olarak Suriye’ye füze saldırısı konusunda “Kimyasal silah kullananlara karşı bombalanarak geçiştirilemez; asıl faillerin bulunup cezalandırılması gerekir” dedi.

GEÇİŞTİRMEYELİM
Kimyasal silah kullanmanın bir insanlık suçu olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, “Asıl faillerin ortaya çıkarılması, yargılanması ve cezalandırılması hepimizin ortak hedefi olmalıdır. Burada asıl failleri belirleyecekler; bu işin uzmanları, bağımsız otoritelerdir. Bir yeri bombalamanın ötesinde kimyasal silah üretimine karar verenlerin yargılanması gerekir. Bombalayarak bu olayı geçiştirmeyelim. Faillerin yargılanması bir daha başka kişi grup ya da devletlerin bu tür bir şeye tevessül etmemesi açısından önemli” diye konuştu.

NEDİR ÜZERİMİZE DÜŞEN
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ABD Başkanı’ndan Suriye’ye dönük olarak gelen sert sözler üzerine “Üzerimize düşeni yaparız” şeklindeki açıklamasının doğru bir ifade olmadığını belirten Kılıçdaroğlu; “Nedir üzerimize düşen, bir yerden talimat alındıktan sonra mı hareket edeceğiz? Ortadoğu’daki ağırlığımız büyük ölçüde kayboldu. Türkiye tarafları bir araya getirip barışı sağlamak için öne çıksaydı ağırlığımız olurdu. Biz Türkiye’nin bölgede savaşın tarafı olmasını asla istemeyiz; Türkiye’nin barışı inşa etmek için aktif rol üstlenmesi lazım” dedi. CHP Lideri, bölgede büyük güçler arasında çıkacak savaşın olumsuz etkilerini Türkiye’yi yönetenlerin tarafları itidale çağırması gerektiğini söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Suriye ve Irak’ta olası ek askeri operasyonlara dair açıklamalarını ise Kılıçdaroğlu şöyle değerlendirdi:

İKİ GÜÇ DE DIŞLADI
“Türkiye’yi yönetenler çok şey söylüyor ama söylediklerinin hiçbirisini gerçekleştirme şansları olmuyor. Örneğin Münbiç’e gireceğiz dediler. Girdiler mi? Hayır. İzin verdiler mi? İzin de verilmedi. Rakka’ya gideceklerdi. Oldu mu, olmadı. Bir büyük gücün arkasında olup da nasıl o bölgelere gireriz; onun arayışı var ama bölgedeki iki güç de istemiyor. İki güç de Türkiye’yi dışlamış durumda.”

Kılıçdaroğlu, toplantı sonunda basına yaptığı açıklamada da “Suriye’de kullanılan kimyasal silahlarla ilgili olarak; kimyasal silahların kullanılması insanlığa karşı bir suçtur. Bu konuda Suriye’deki rejimin rolünün belirlenmesi hepimizin ortak görevidir” diye konuştu.

SANKİ BEN İSTEMİŞİM REFERANDUMU
16 Nisan’daki referandumda bütün sandıklara sahip çıkacaklarını belirten Kılıçdaroğlu, Güneydoğu’da yerlerinden edilenlerin nasıl oy kullanacakları konusunda endişeli olduklarını söyledi. Ana muhalefet lideri, anayasa değişikliklerinin yeterince tartışılmadığını vurgularken de iktidarın meydanlarda neden evet denilmesini gerektiğini anlatmadığını belirterek, “Miting meydanlarında referandum konusu Kemal Kılıçdaroğlu. Sanki ben referandum istemişim de benimle ilgili anayasada bir konu var, biz bunu tartışıyoruz” dedi.

KOLEKTİF SUÇ YARATILDI
Kılıçdaroğlu, Cumhuriyet iddianamesi sonrasında gazeteden yeni kişilerin gözaltına alınması ve FETÖ/PDY medya yapılanması soruşturmasından tutuklu, aralarında Atilla Taş ve Murat Aksoy’un da bulunduğu bir grup sanığın tahliye kararının ardından cezaevinden çıkar çıkmaz yeniden gözaltına alınmalarıyla ilgili bir soru üzerine de şu değerlendirmeyi yaptı: “Türkiye’de insanlarımız yarı açık cezaevinde yaşıyor. Bunu kanıtlayan yüzlerce örnek gösterebiliriz. Evrensel hukukta bile olmayan kolektif suç kavramı yaratıldı. Savcının; bir kişiyi suçladığı zaman, o kişinin eşinin ve çocuklarının pasaportunu elinden alan, onları da suçlu gibi gören bir hukuk düzeni oluşmaya başladı.”

Serbest bırakma kararının ardından yeniden gözaltı kararının, ‘siyasi otoritenin izni olmadan hiçbir hâkimin gözaltına alınanları ve tutukluları bırakamayacağı anlamına geldiğini’ savunan Kılıçdaroğlu “Bu ne anlama geliyor, Hitler döneminin Almanyası. Bunun Türkçesi bu” dedi. Tahliye kararı veren hâkim ile savcının kamuoyundan gelen tepki ileri sürülerek açığa alındığını hatırlatan muhalefet lideri, “Kamuoyundan gelen tepki üzerine mi adalet dağıtılıyor yoksa hukukun üstünlüğü kuralına göre mi? Hukukun üstünlüğü geçerli olmalıdır” diye konuştu.

Kaynak: Hürriyet

DHA
07 Nisan 2017 – 21:30Son Güncelleme : 07 Nisan 2017 – 21:30

Ömer KOÇ/KAHRAMANMARAŞ, (DHA) – KAHRAMANMARAŞ’ta Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) soruşturması kapsamında gözaltına alınan 10 kişiden 4’ü tutuklandı.
Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı, FETÖ soruşturması kapsamında daha önce kamudan ihraç edilen 11 kişi hakkında gözaltı kararı verdi. Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri çarşamba günü yaptığı operasyonda 10 kişiyi gözaltına aldı. Sorgularının ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden 2’si savcılıkr sorgularının ardından serbest bırakıldı. Mahkemeye çıkarılan şüphelilerden 4’ü tutuklanırken, 4 kişi ise adli kontrol şartıyla serbest kaldı.
Adresinde bulunamayan 1 şüphelinin yakalanması için çalışmaların devam ettiği belirtildi.
Kaynak: Hürriyet

1Bakan Soylu: Kılıçdaroğlu’nun arkasına tenekeyi takıp, yallah diyecekler (3)

DHA
07 Nisan 2017 – 21:25Son Güncelleme : 07 Nisan 2017 – 21:25

‘TERÖR DEVLETLERİN EYLEM ARACINA DÖNÜŞTÜ’
Artvin’deki programının ardından akşam saatlerinde helikopterle Trabzon’a gelen İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Karadeniz Teknik Üniversitesi’nde (KTÜ) organize edilen, ‘Küresel terör ve Türkiye’nin güvenlik politikaları’ konulu söyleşide öğrencilere hitap etti. Dünyaya tehditlerin farklılaştığı ve değiştiği, buna ilişkin olarak güvenlik anlayışının da değişmesi gerektiğini belirten Bakan Soylu, “Devlet merkezli ve askeri güç odaklı soğuk savaş dönemine ait tehdit algısı yerini vekâlet savaşlarının sahne aldığı yeni bir mücadele düzenine bırakmıştır. Bu yeni düzenin baş aktörü terördür. Terör bugün bütün dünyanın, büyük ülkelerin maalesef kendi coğrafyalarının dışında araçsallaştırdığı bir hain eylem aracına dönmüştür. Tüm bu faktörlerin etkisiyle güvenlikçi siyaset tüm dünyada yükselmektedir” dedi.
‘ÖNDE PİYONLAR, ARKADA OYUNU KURAN BÜYÜK FİGÜRLER’
Dünyadaki yeni güvenlik oyunundaki dizilişi satranç tahtasına benzeten Bakan Soylu, “PKK terörü Türkiye’yi sınırları içerisinde, aslında bu vekâlet savaşlarıyla uzun yıllar yüz yüze bırakmıştır. Türkiye, yanı başında yaşananlarla aynı kodlara sahip bir çatışmayı kendi içinde hemen hemen aynı dönemlerde yaşamaya devam etmiştir. Tıpkı dışarıda olduğu gibi bu çatışmanın sahibi hepimiz biliyor ve anlıyoruz ki; ortada yoktur. Terör örgütü açısında nihai olarak ulaşabileceği bir yer de yoktur. Aslında mantıkla izah edilebilir bir amaç ta yoktur. Dünyadaki yeni güvenlik oyunundaki diziliş tıpkı bir satranç tahtası gibi; önde piyonlar, arkada büyük figürler var. Önde piyonlar savaşıyor, arkada oyunu kuran büyük figürler mücadele ediyor. Burada hem piyonları savuşturmalıyız, hem de büyük figürlerin ne yaptığını anlamak ve stratejimizi de doğru belirlemek zorundayız” ifadelerini kullandı.
‘FETÖ, PKK KAMPLARINDA EĞİTİM VERİYOR’
Türkiye’de terörle mücadelenin sürdüğünü anlatan ve FETÖ’nün PKK kamplarında eğitim verdiğini söyleyen Bakan Soylu, “Öyle cinlikler, öyle ihanetler düşünüyorlar ki; yumurta arabaları içerisinde silah, bomba. Öyle hainlikler düşünüyorlar ki; bu ülkenin huzurunu bozabilmek için insanın aklına gelmeyecek şeytanlıklar planlıyorlar. Gerek DAEŞ, gerek PKK olsun. Burada başka bir şeyi daha söyleyeyim; Silahlı kuvvetlerimizdeki FETÖ’cülerin bazı PKK kamplarında eğitim verdiğini dahi biliyoruz. Tehdidin hangi boyutta olduğunu ve Türkiye’nin nasıl bir süreçle karşı karşıya kaldığını, eğer Türkiye kendisini dik tutmazsa nasıl bir süreçle karşı karşıya kalacağımızı da bir şekilde ifade etmek için bu örneği verdim” diye konuştu.

FOTOĞRAFLI
Kaynak: Hürriyet

CEVAP VER