Bugünkü (28 Nisan 2017) FETÖ haberleri

0

12Hassas nokta operasyonu

Fevzi KIZILKOYUN
27 Nisan 2017 – 23:10Son Güncelleme : 28 Nisan 2017 – 08:41
Emniyet Genel Müdürlüğü’nce (EGM) FETÖ’yle bağlantılı oldukları iddiasıyla açığa alınan 9 bin 103 polis arasında Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık, TBMM Koruma Daire başkanlıkları ve Hassas Bölgeler Koruma Şube Müdürlüğü’nde görevli olan 95 polis de bulunuyor. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan başta olmak üzere siyasilere suikast yapılacağı istihbaratının ardından kritik isimlerin görevden alındığı belirtildi.

DARBE girişiminin ardından FETÖ’nün Emniyet içerisinde yeniden yapılanmaya başladığı istihbaratı üzerine çalışma başlatıldı. Örgütün Emniyet’ten sorumlu mahrem imamları ile sivil imamlarının ifadeleri doğrultusunda yapılan çalışmada, FETÖ’nün, deşifre olmamış kripto örgüt üyeleri üzerinden faaliyet yürütmeye başladığı belirlendi. Müfettiş görevlendirilerek soruşturma başlatıldı.

Yapılan çalışmaların ardından FETÖ bağlantılı olduğu değerlendirilen 9 bin 103 polis açığa alındı. Başta Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan olmak üzere siyasilere yönelik suikast yapılacağı istihbaratının ardından çok kritik isimler görevden uzaklaştırıldı. Açığa alınan polisler arasında güvenlik açısından büyük risk taşıyan noktalarda görevli olanlar da yer alıyor.

İSTİHBARAT VE TERÖR DE VAR
TBMM KORUMA DAİRE BAŞKANLIĞI: 2’si rütbeli 36 polis açığa alındı. Açığa alınanlar arasında Emniyet Amiri Halil Ürkmez, Komiser Murat Kayabaşı ile 34 polis memuru bulunuyor.

BAŞBAKANLIK KORUMA DAİRE BAŞKANLIĞI: 13 polis memuru açığa alındı.

HASSAS BÖLGELER KORUMA ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ: Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık, Bakanlıklar, büyükelçilikler, resmi konutlar gibi ‘hassas bölge’ olarak nitelendirilen yerlerde görevli 27 polis açığa alındı. Bu polisler kritik noktalar ve çevrelerinde 24 saat hizmet veriyordu.

Açığa alınanlar arasında FETÖ ile mücadelenin merkezlerini oluşturan İstihbarat, Terör ve KOM birimlerinde görevde bulunan polislerin olması da dikkat çekti.

TBMM Koruma Daire Başkanlığı’nda görevli polis Hasan Erkuş’un açığa alınanlar listesinde ismini görünce intihar ettiği öğrenildi.

Trafikte tartıştığı alkollü bir kişi vurarak öldürdüğü için yargılanan ve beraat eden eski İstanbul Emniyet müdür yardımcılarından Celal Yılmaz da açığa alınanlar listesinde.

19’U BEŞTEPE EKİBİNDEN
15 Temmuz darbe girişiminin ardından Emniyet içerisinde başlatılan birçok soruşturmaya rağmen Cumhurbaşkanlığı Koruma Daire Başkanlığı’nda görevli 19 polisin yeni açığa alınması dikkat çekti. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile ailesini ve Cumhurbaşkanlığı’nı korumakla görevli ekibin içinde yer alan 3. Sınıf Emniyet Müdürü İbrahim Kaya, 4. Sınıf Emniyet Müdürü Mehmet Çiftçi, Emniyet Amiri Burak Kayar, Komiser Mehmet Bacaksız ve komiser yardımcıları Ali Eyüp, İbrahim Ceylan, Kenan Koç, Ergün Bozok, Halil İbrahim Çubuk ile 10 polis memuru FETÖ bağlantılı oldukları gerekçesiyle açığa alındı.

Kaynak: Hürriyet

1115 Temmuz ziyareti iddianamede

Mesut Hasan BENLİ
27 Nisan 2017 – 23:15Son Güncelleme : 27 Nisan 2017 – 23:15
15 Temmuz darbe girişimi sırasında, Genelkurmay Başkanlığı Karargâhı’nın işgal edilmesine ilişkin 221 şüpheli hakkında hazırlanan iddianamede çarpıcı bir detay yer aldı. 15 Temmuz’da öğleden sonra AK Parti İstanbul Milletvekili Şirin Ünal’ın, MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar ile görüşmesinden önce, Karargâh’a geldiği belirtildi.

ÖĞLEDEN SONRA GELDİ
İddianamede ifadesine yer verilen Genelkurmay Başkanlığı’nın özel kaleminde görev yapan yüzbaşı Oktay Felekoğlu, “…aynı gün öğleden sonra ilk önce Adalet ve Kalkınma Partisi Milletvekili Şirin Ünal, daha sonra Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Salih Zeki Çolak ve saat 16.00 sıralarında MİT Müsteşarı Dr. Hakan Fidan’ın Genelkurmay Başkanı ile görüşmeye geldiklerini, ancak MİT Müsteşarı’nın komutanın yanında beklenenden çok uzun kaldığını, MİT Müsteşarı’nın saat 21.00’e doğru Genelkurmay Başkanı’yla yaptığı görüşmeden sonra odadan çıktığını, MİT Müsteşarı odadan çıktıktan 5-10 dakika sonra koridordan bağırma sesleri geldiğini ve hareketlilik olduğunu” anlattı. İddianamede yer verilen ‘Genelkurmay Başkanlığı İdari Tahkikat Raporu’nda da Akar’ın emir subayı Levent Türkkan’ın eylemlerinin değerlendirildiği bölümde, “15 Temmuz 2016 Cuma günü öğleden sonra 16.00 civarında karargâhtan ayrılan Milletvekili Şirin Ünal’ı tekrar çağırmak üzere 1A koridorunda görülmüştür; Serdar Tekin’in kamera kayıtları mevcuttur, ancak yansıları bulunmamaktadır” bilgisi yer aldı.

TELEFONU YÖNLENDİRMİŞ
İddianamede yer alan bir diğer dikkat çekici detay ise ifadesinde FETÖ üyesi olduğunu itiraf eden Levent Türkkan’ın HTS kayıtlarına ilişkin oldu. Türkkan’ın HTS kayıtlarına ilişkin bölümde, “Şirin Ünal adına kayıtlı olan Sarıyer/İstanbul baz bilgisi bulunan(532…) GSM hat numarası kullanıcısı ile 18.07.2016 tarihinde saat 11.58.11 sn de 1 (bir) kez arama yönlendirme olarak irtibatının bulunduğu” bilgisi yer aldı.

16.07’DE AYRILDI
Anadolu Ajansı’nın dosyanın eklerinde yer alan görüntülere dayanarak yayınlandığı haberinde ise “Saat 16.00’da AK Parti Milletvekili, emekli general Şirin Ünal karargâhtan çıkarken, karacı bir subay, aracına binen Ünal’ı yoldan geri çevirdi. Görüntülerde Ünal’ın Genelkurmay’dan saat 16.07’de tekrar çıkış yaptığı belirlendi” ifadeleri yer aldı.

ÜNAL’DAN SERT TEPKİ: SAVCI HALT ETMİŞ
İddianamede yer alan iddialarla ilgili olarak Hürriyet’in ulaştığı AK Partili Şirin Ünal önce, “Özgür bir insanım, her yere gidebilirim. Benim mesai arkadaşlarım. Komutanların yanlarına gidip gelirim” dedi. HTS kayıtları hatırlatılınca Ünal, “Benim bütün yaverlerde telefonlarım vardır” açıklamasını yaptı. “Türkkan neden telefonu sizin telefonunuza yönlendirmiş olabilir” şeklindeki soru üzerine ise Ünal, “Gerekli açıklamaları zaten Meclis’te sizlere yapıyorum. Savcı halt etmiş” diyerek telefonu kapattı.

Kaynak: Hürriyet

10Zaman Gazetesi iddianamesi kabul edildi

AA27 Nisan 2017 – 17:05Son Güncelleme : 27 Nisan 2017 – 17:07
FETÖ’nün yayın organı olduğu gerekçesiyle kayyum atanan, daha sonra kapatılan Zaman gazetesinin eski yönetici ve yazarlarına yönelik yürütülensoruşturma kapsamında, aralarında Mümtazer Türköne ve Şahin Alpay’ın da bulunduğu 21’i tutuklu 30 şüpheli hakkında hazırlanan iddianame kabul edildi.

Kaynak: Hürriyet

9Fethullah Gülen’in avukatı hakim karşısında

 

Bahri KARATAŞ/İZMİR, (DHA) – TERÖR örgütü lideri Fethullah Gülen’in yaklaşık 26 yıl avukatlığını yapan İzmir Barosu’na kayıtlı Feti Ün, FETÖ/PDY üyesi olduğu iddiasıyla 15 yıl hapis cezası istemiyle tutuklu yargılandığı davada ilk kez hakim karşısına çıktı. Ün ifadesinde, “Gülen’in diğer müvekkilerim gibi sadece avukatlığını yaptım. Kimseden talimat almadım. Adı geçen örgütede mensup değilim” dedi.
Fethullah Gülen’in Türkiye’de 28 yıl önce vekalet verdiği kişi olan avukat Feti Ün, geçen kasım ayında, İzmir Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi ekipleri tarafından, FETÖ/PDY üyesi olmak suçundan gözaltına alındı. 1989 yılından 2015 yılına kadar Gülen’in yaşadığı Pensilvanya’ya 6 -7 kez gidip geldiği ve görüştüğü belirtilen avukat Feti Ün, çıkarıldığı nöbetçi sulh ceza hakimliği tarafından denetimli serbestlik ile tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.
Olayı soruşturan Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu Savcısı, hakimliğin verdiği karara itiraz edip, tutuklanmaya yönelik yakalama kararı talebinde bulundu. Bir üst sulh ceza hakimliği talebi yerinde gördü. Hakkında tutuklama kararı bulunan Feti Ün, geçen kasım ayında İzmir Adliyesi’ne gelince, adliye karakolunda görevli polisler tarafından gözaltına alındı. İzmir 4’üncü Sulh Ceza Hakimliği’ne çıkartılan Feti Ün’ün yüzüne karşı tutuklanma kararı okundu. Ün, daha sonra polis tarafından cezaevine götürüldü.
FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olmak suçundan 15 yıl hapis cezasına çarptırılması istenen Feti Ün, İzmir 13’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ilk duruşmasına avukatları ile katıldı. Üç çocuk babası olan ve aylık gelirinin 5 bin lira olduğunu söyleyen sanık Feti Ün’ün ifadesi SEGBİS sistemiyle kayda alındı. İddianamade geçen iddiaların hiçbirini kabul etmediğini söyleyen Feti Ün, “Fethullah Gülen benim müvekkilim olur. Amerika’ya gittiğim doğrudur. Gülen’in 26 yıllık eski avukatı olduğum için tutuklandım. İlk önce serbest kaldım. Ardından tutuklama kararı çıktı. Karakola kendim gidip teslim oldum. Örgütle herhangi bir bağlantım yok. 17-25 Aralık ve 15 Temmuz darbe girişimi ile bir ilgim yok. Ben kesinlikle kimseye baş eğmedim, kimseden emir ve talimat da almadım. Kim darbe girişiminde bulunduysa onların karşısındayım. Yapılanmayla ilgili bir bağlantım yok. 1989 yılında Gülen’in tazminat davaları dışında başka davalarına bakmadım. Ben sadece bende bulunan davalarına baktım. Örgütle ilgim varsa Allah kahretsin. Böyle bir örgütün varlığından haberim yok. Hiçbir zamanda yer almadım” dedi.
Irmak TV’de verdiği bir röportajdaki konuşmalarının da iddianamade suç olarak yer aldığını söyleyen Feti Ün, “Bu televizyonun açılışını da Bekir Bozdağ yaptı. Altı aydır tutukluyum. İddianamenin ilk 17 sayfasında örgütün yapısı anlatılıyor. Ben bu örgütün hiçbir yapılanmasında yer almadım. Bir röportaj verdim, başım belaya girdi. Hizmet hareketinde de bulunmadım. Sohbet ve toplantılara da katılmadım. Himmet ve zekat vermedim ve toplamadım. Tahliyemi ve beraatimi istiyorum” dedi.
Tanık olarak dinlenen Erkan B., “Feti Ün, cinayet suçundan yargılanan babamın avukatlığını yaptı. Bize ‘hoca efendi’ ve cemaatin avukatı olduğunu söyledi. Mahkeme heyeti ve soruşturma savcısını tanıdığını söyledi. Pensilvanya’ya gidip Gülen’le görüşme yaptığını da belirtti. Babamın davasında hakim ve savcıların yardımcı olacağını söyledi. Kendisine düşmanlığım yok. Vatandaşlık görevimi yaptım. İnternette Irmak TV’de yaptığı röportajı görünce babamın avukatlığından, Yargıtay aşamasında azlettik” dedi.
Mahkeme başkanı, tanık Nurettin Veren’in Kırklareli 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde verdiği ifadeyi okudu. Veren’in ifadesinde “Ün’ün Fethullah Gülen ile maddi ve manevi yönden bağlantıları vardı. Hücre yapılanmasında önemli yeri vardı. Avrupa koordinasyonunu sağlıyordu. Tüm Türkiye’de FETÖ’nün avukat yapılanmasını yönetiyordu. Deşifre olunca da onun yerine başka avukat atandı. Örgütte yeri bir başkaydı” dediğini belirtti. Sanık Feti Ün ise buna karşılık tanıkların ifadelerini kabul etmediğini belirtip, delile dayanılmadan kendisine iftira atıldığını, iki tanıkla da aralarında husumet bulunduğunu öne sürdü.
Cumhuriyet savcısı sanığın tutuklu yargılanmasını talep etti. Sanık avukatları ise tahliye edilmesini istedi. Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına karar verip duruşmayı 11 Temmuz’a eretedi.

Kaynak: Hürriyet

8Mahkeme başkanından itirafçı albaya “Bir doların faydasını gördün mü” çıkışı

Hürriyet Haber
26 Nisan 2017 – 23:25Son Güncelleme : 27 Nisan 2017 – 10:24
Cumhurbaşkanına suikast girişimi davasında ‘Şapka’ kod adlı gizli tanık Albay Hakan Bıyık ifade verdi. FETÖ elebaşının gönderdiği 1 doları 8 yıl taşıdığını söyleyince mahkeme başkanının, “Bari faydasını gördün mü?” diye çıkıştığı Bıyık, 6-9 Temmuz tarihleri arasında Ankara’da gerçekleşen toplantıda Adil Öksüz’ün de bulunduğunu belirtti.

15 Temmuz darbe girişimi sonrası gözaltına alınan Foça Jandarma Komando Okulu ve Eğitim Merkez Komutanlığı eski Kurmay Başkanvekili Albay Hakan Bıyık, İzmir’de görülen FETÖ/PDY davasında ‘Şapka’ kod adıyla gizli tanık olarak itiraflarda bulunmuştu. Daha sonra deşifre olan Bıyık, Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen Cumhurbaşkanına suikast girişimi davasında SEBBİS üzerinden tanık olarak ifade verdi.
Fetullah Gülen cemaati ile yakın temasının bulunduğunu kabul eden Bıyık, darbenin 15-22 Temmuz tarihleri arasında yapılmasının planlandığını, ağırlıklı olarak 15 Temmuz’un ön plana çıktığını ve belirtilen saatten öne çekildiğini daha sonra öğrendiğini söyledi. Bıyık, “15 Temmuz’dan 10 gün önce 5 Temmuz gecesi geç saatlerde jandarmanın cemaat imamı ‘Cihan’ kod adlı kişiden ‘Acil Ankara’ya gel’ mesajı aldım. 6 Temmuz tarihinde Ankara’ya gittim. Ama neden çağrıldığımı bilmiyorum. Ankara’da Tandoğan’dan bana mesajı gönderen kişi ile buluşarak Çayyolu üzerindeki bir villaya götürüldüm. Villada TSK’nın yönetime el koyma çalışmaları yapıldığını orada öğrendim. 6-9 Temmuz tarihine kadar o villada gördüğüm ve sonradan kim olduğunu öğrendim şu anda sanık olarak yargılanan Gökhan Şahin Sönmezateş de bulunuyordu. Bu toplantılarda grup çalışmaları yapılıyordu. Kimse kimse ile bilgi paylaşmıyordu. Sadece büyük salonda toplantı yapılıyordu. Gökhan Şahin Sönmezateş ile sadece bir kere konuştum. Darbenin 15-22 Temmuz gecesi yapılması ağırlıklı olarak konuşuluyordu. Ama 15 Temmuz tarihi ağırlıklı olarak görüşüldü. İki tarihte de saat 03.00 olarak düşünülüyordu. Daha sonra erkene çekildiğini öğrendim” dedi.

“Toplantıya katılanların hepsi Fetullahçı idi”

Hakan Bıyık, Ankara’daki villada yapılan toplantıya katılanların hepsinin Fetullahçı terör örgütüne mensup kişiler olduğunu kaydetti. Bıyık, ifadesine şöyle devam etti:

“Villaya gelen sivil imamların kod isimleri vardı. Sivil olarak gelen askeri personelin yanlarındaki kişiler imamlardı. Orada Gökhan Şahin Sönmezateş’in bire bir detaylı çalışmalarına vakıf değilim. Ama genel olarak konuşulan konu TSK’nın yönetime el koyması kara, hava kuvvetlerinin nasıl yol izleyeceği yönünde idi. Adil Öksüz o toplantının yapıldığı süre içinde oradaydı. O villada en büyük ‘Abi’ denilen kişi oydu. Namazları o kıldırıyordu. Herkes soruları ona soruyordu. Evin abisi bu herhalde demiştim. Daha sonra basından o kişinin Adil Öksüz olduğunu öğrendim. Adil Öksüz toplantılardan birinde salondan ayrılıp yan odaya geçip yaklaşık 10-15 dakika sonra yanımıza tekrar geldi. Bize yan odada ‘Sayın büyüğümüz ile görüştüm, hepinize selamımı var’ diye bir tabir kullandı. Bu selamı kimin gönderdiğini herkes biliyordu. Ben de bu kişinin Fetullah Gülen olduğunu biliyordum.”

Hakan Bıyık, ifadesinin ardından mahkeme heyeti ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın avukatları ve sanık avukatlarının sorularını cevaplandırdı. Mahkeme başkanı Bıyık’a “Villada yapılan toplantılarda darbe yapılırsa Cumhurbaşkanının durumu ile ilgili bir konu konuşuldu mu?” diye sordu. Bıyık, soruyu, “Salon toplantılarının birinde orada Cumhurbaşkanı ile ilgili kendisinin Huber Köşkü’nden bir ekiple alınarak hava yoluyla İstanbul’a getirileceği, oradan helikopterle denize açılan bir gemiye alınarak güvenliği sağlanacağı konuşuluyordu. Ama bununla ilgili olarak kimin görevlendirildiği konusu geçmedi. Sadece bir ara görevin Özel Kuvvetlere verilmesi konuşuldu. Ayrıca Özel Kuvvetlerde görevlendirilecek personel tek tek sıfırdan timler haline getirilerek oluşturulacağı ve bu kişilerin tamamının cemaatin üyelerinden oluşturulacağı konuşuldu” şeklinde cevapladı.

Mahkeme başkanının “Toplantılarda Yurtta Sulh Konseyi ile bir konuşma geçti mi” sorusuna ise Bıyık, “Toplantılarda Yurtta Sulh Konseyi ile ilgili bir konu konuşulmadı. Konseyin oluşturulduğu bir toplantı değildi. ‘Konsey şu kişilerden oluşuyor’ diye isim verilmedi. Sadece konuşmalarda Yurtta Sulh Harekatından bahsedildiğini hatırlıyorum” diye cevap verdi.

Toplantılar konusunda Adil Öksüz’ün yurt dışına çıkıp çıkmadığı sorulan Bıyık, “Telefonla yan odadan çıktıktan sonra Adil Öksüz bir konuşmasında ‘Bu Cumartesi ya da Pazar İstanbul’a, ardından ABD’ye uçacağım. Salı günü sayın büyüğümüz ile görüşeceğim, Çarşamba günü Türkiye’ye döneceğim’ şeklinde ifade kullandı” dedi.

Bıyık, ByLock kullanıp kullanmadığı sorusuna ise şu cevabı verdi:

“2012 yılında Diyarbakır’da yanımdaki imam aracılığı ile yüklemiştim ‘bundan sonra haberleşmeyi buradan yapacağız’ dedi. Uzun süre kullandıktan sonra o kişi bana telefonumdan ByLock’u kaldırmamı söyledi. Daha sonra WhatsAap programı kullandım. Ama kullanılan programdan farklı ana yüzü bulunan bir programdı.”

“1 doların faydasını gördün mü”

Mahkeme başkanı, Bıyık’a “O villada 1 dolar dağıtıldı mı?” diye sordu. Bıyık’ın “8 yıl benden sorumlu imam bana 1 dolar verdi. Bu doların Fetullah Gülen tarafından gönderildiğini, yanımdan ayırmamamı, bana bereket getireceğini söyledi” cevabı üzerine mahkeme başkanı da, “Bir faydasını gördün mü bari?” şeklinde çıkıştı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın avukatlarının ‘O villada gruplara ayrılmanın kriteri neydi’ sorusuna Bıyık, “Havacılar bir odada denizciler ayrı odada bulunuyordu. Ben jandarma olarak o evde tek başıma idim. Asıl jandarma grubu oradaymış, onlar bayrama gitmişler o yüzden beni oraya çağırmışlar. 15 Temmuz için bana görev verilmedi” dedi.

Yine avukatların ‘Darbe teşebbüsünün başarısız olması konusunda alternatif planlama yapılıyor muydu’ sorusuna Bıyık, “Toplantılarda böyle bir konuşmaya şahit olmadım” dedi.

Cumhurbaşkanın alınması planlanan yerde olamaması durumda alternatif bir plan var mıydı sorusuna BIyık, “Hayır konuşulmadı” cevabını verdi.

“Adil Öksüz’ün kod ismi telaffuz edilmedi”

Hakan Bıyık, avukatların Adil Öksüz’ün kod adı neydi sorusuna, “Orada kendisine abi veya hocam diye hitap ediyordu. Kod ismi telaffuz edilmedi” derken, ‘Adil Öksüz dışında kamuoyunun tanıdığı bir isim var mıydı’ sorusuna, “İsmini daha sonra basından öğrendiğim at kuyruklu gözlüklü olarak gördüğüm Harun Bibiş isimli bir şahısta orada bulunuyordu” dedi.

‘Adil Öksüz ve Gökhan Sönmezateş bir arada mıydı’ sorusuna ise Bıyık, “Mutfakta Adil Öksüz ve Gökhan Sönmezateş ile adını bilmediğim kişilerin bir arada oturduğunu ve sohbet ettiğini gördüm. Ama ne konuştuklarını bilmiyorum” dedi.

Cumhuriyet Savcısının ‘toplantılarda yaklaşık kaç kişi vardı’ sorusuna Hakan Bıyık, “Her gün giren çıkan değişmekle birlikte orada bulunan kişi sayısı sivil şahıslar dahil olmak üzere 15’ten aşağı değildi. Ben kalacak yerim olmadığı için orada kaldım” dedi.

Kaynak: Hürriyet

7FETÖ soruşturmasında TÜBİTAK’ın 7 eski çalışanı gözaltında

Selda Hatun TAN/ İZMİT(Kocaeli), (DHA)- KOCAELİ Emniyet Müdürlüğü, Fethullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) soruşturması kapsamında daha önce TÜBİTAK’ta çalışan 7 kişiyi gözaltına aldı.
Kocaeli Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, FETÖ/PDY soruşturması kapsamında TÜBİTAK da çalıştıkları dönemde örgüt içinde faaliyet gösterdikleri belirlenen, aralarında örgüt içerisinde sorumlu düzeyde bulunan kişilere yönelik operasyon düzenledi. Bu sabah Kocaeli, Ankara, Bursa ve İstanbul’da düzenlenen operasyonlarla İ.K., M.F.K., E.K., M.D., Ö.K., E.Ö. ve B.S.E. gözaltına alındı. Gözaltına alınan kişiler Kocaeli Emniyet Müdürlüğü’ne getirilirken, soruşturma devam ediyor.

Kaynak: Hürriyet

63 eski komutan hakim karşısında

Mustafa KOZAK/ANTALYA,(DHA) – ANTALYA’da darbe girişimi gecesi Vali Münir Karaloğlu’nun konutunda bulunan eski Antalya 3’üncü Piyade Tugay Komutanı Tuğgeneral Mustafa Kaya, eski Antalya Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Ahmet Yurdagül ile darbecilerin Antalya’ya sıkıyönetim komutanı olarak atadığı iddia edilen eski Burdur 58’inci Piyade Eğitim Komutanı Piyade Albay Metin Karagöz hakkında açılan dava yarın başlıyor.
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosu Başsavcı Vekili Sinan Tür’ün, FETÖ/PDY üyeliğinden tutuklu sanıklar Ahmet Yurdagül, Metin Karagöz ve Mustafa Kaya hakkında hazırladığı iddianamenin kabul edilmesi üzerine Antalya 8’inci Ağır Ceza Mahkemesi’de açılan davanın görülmesine 28 Nisan’da başlanıyor. İddianamede 3 eski komutanın, ‘Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs, silahlı terör örgütüne üyelik, askeri komutanlıkların gasp edilmesi, TBMM’yi ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs, Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs’ suçlarından ayrı ayrı üçer kez ağırlaştırılmış ömür boyu hapis, birer kez müebbet ve silahlı terör örgütü üyeliğinden de 10 yıl kadar hapisle cezalandırılmaları isteniyor. İddianamede, Metin Karagöz’ün Antalya’nın sözde sıkıyönetim komutanı olduğu belirtiliyor. Karagöz’ün olay tarihinde görevi devralmak için Tuğgeneral Mustafa Kaya’nın bulunduğu Antalya 3’üncü Piyade Er Eğitim ve Tugay Komutanlığına gittiği belirtilen iddianamede, yaşanan belirsizlik üzerine sözde sıkıyönetim komutanının görevi devralmak yerine ‘bekle gör’ taktiği uyguladığı öne sürüldü. Mustafa Kaya’nın da darbeciler tarafından gönderilen listeye göre Ankara Kara Kuvvetleri Komutanlığı emrine atandığı öne sürülen iddianamede, Ahmet Yurdagül’ün de Tunceli Sıkıyönetim Komutanlığına atandığı bilgisi yer alıyor.
Darbe girişimi gecesi Ahmet Yurdagül, Mustafa Kaya ve Metin Karagöz’ün, Antalya Valisi Münir Karaloğlu’nun talimatı doğrultusunda valinin konutuna gittikleri belirtilen iddianamede, Mustafa Kaya ve Ahmet Yurdagül’ün darbecilere karşı olduklarına dair açıklama yapmayı kabul etmedikleri öne sürüldü. Şüphelilerden Metin Karagöz’ün de darbe girişiminden önceden haberdar olduğu ileri sürülen iddianamede, olay tarihinde valilik konutunda bulunan iki cumhuriyet başsavcı vekilinden tanık sıfatıyla alınan ifadelere de yer verildi.

Kaynak: Hürriyet

5FETÖ sanığı: Kocamın eşi olmaktan çok çektim

 

Mustafa KOZAK/ANTALYA, (DHA) – ULUSLARARASI Antalya Üniversitesi’ndeki FETÖ yapılanmasına yönelik soruşturma kapsamında üniversitenin firari eski genel sekreteri Sedat Göçen’in eşi Aysun Göçen’in de aralarında bulunduğu 10 sanıktan 5’i tahliye edildi. Tahliye talebi reddedilen Aysun Göçen, Sedat Göçen’in eşi olduğu için çok çektiğini söyledi.
Antalya 8’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ilk duruşmasında tutuklu 10 sanık ile avukatları hazır bulundu. Sanıklar terör örgütü üyeliğini kabul etmeyip tahliye talebinde bulundu. 10 yıl hapis cezası istemiyle yargılanan sanıklardan Aysun Göçen, firari Uluslararası Antalya Üniversitesi eski Genel Sekreteri Sedat Göçen’in eşi olmanın cezasını çektiğini ileri sürdü. 1996’da ilk evliliğinden iki çocuğu olduğunu anlatan Aysun Göçen, 2006 yılında şimdiki eşi Sedat Göçen ile evlendiğini söyledi. 2’nci evliliğinden de 2 çocuğu olduğunu anlatan Aysun Göçen, 2006 ile 2009 yılları arasında Toros Koleji’nde İngilizce öğretmenliği yaptığını belirtti. Hamilelik nedeniyle işinden ayrıldığını ve sonrasında hiçbir işte çalışmadığını söyleyen Göçen, “Sedat Göçen darbe girişiminden 1 hafta önce babasının hastalığı nedeniyle İzmir’e gitmişti. En son o zaman gördüm. Gittikten sonra 1 kez aradı. Başka görüşmedim. Beni aradığında polislerin kendisini aradığını, gelmesi gerektiğini söyledim. Bu görüşmem darbeden 1 hafta kadar sonraydı. Şimdiki eşim hakkında yakalama kararı çıkartıldığı için arama yapıldı. Nerede olduğunu sorduklarında bilmediğimi söyleyince bana yalancı dediler. Eşimin eşi olmaktan çok çektim. Benim bu örgütle irtibatım olmamıştır. 8 ay önce de tutuklandım. Eşim arandığı için beni dinleyen kimse de olmadı. Çocuklarım da mağdur” dedi. Aysun Göçen, telefonunda tespit edilen ByLock programını ise kendisinin indirip kullanmadığını ileri sürdü.
Mahkeme, sanıklardan Ahmet Gündüz, Osman Toy, Fatih Özkoçak, Emrullah Uçar ile Ali Kemal Aksu’nun adli kontrolle tahliyesine karar verdi. Sanıklardan Aysun Göçen, Ayşe Köroğlu ve Eyyüp Sayılır ByLock tespit tutanağı olduğu, Erdal Kıyak ile Fatih Filiz ise arama el koyma tutanakları gerekçesiyle tahliye edilmedi. Duruşma ertelendi.

Kaynak: Hürriyet

4Kayseri’de FETÖ sanığı 5 öğretmene beraat

KAYSERİ,(DHA) – KAYSERİ’de yürütülen FETÖ/PDY soruşturması kapsamında tutuksuz yargılanan 5 öğretmen, çıkarıldıkları mahkemede beraat etti.
FETÖ/PDY soruşturması kapsamında ‘silahlı terör örgütüne üye olmak’ suçundan yargılanan 5 öğretmen, 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıktı. Bank Asya’ya para yatırarak örgüte destek oldukları iddiasıyla yargılanan Hüseyin Alioğlu, Ömer Güneş, Eyüp Canpolat, Köksal Karakula ve Ali Öncül suçlamaları kabul etmedi. Mahkeme heyeti, yargılama sonunda 5 öğretmenin beraatine karar verdi.

Kaynak: Hürriyet

3Kütahya’da FETÖ şüphelisi 10 kişi adliyede

Oğuzhan KILIÇ / KÜTAHYA,(DHA)- KÜTAHYA merkezli düzenlenen FETÖ/PDY operasyonunda, gözaltına alınan aralarında yardımcı doçent, araştırma görevlisi, öğretmen ve sağlık görevlilerinin bulunduğu 10 kişi, sorgularının ardından adliyeye sevk edildi.
Kütahya Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele (TEM) Şubesi ekipleri, terör örgütünün haberleşme programı ByLock kullandıkları ve örgütün mahrem imamları oldukları öne sürülen kişilere yönelik olarak geçen 21 Nisan’da İstanbul, Denizli, Afyonkarahisar ve Kütahya’da eş zamanlı operasyon düzenledi. Operasyonda aralarında yardımcı doçent, araştırma görevlisi, öğretmen ve sağlık çalışanlarının bulunduğu C.A., F.B., İ.K., S.D., H.I., Ş.A.K., O.G., H.K., S.Ü. ve H.A. adlı şüpheliler yakalandı.
Gözaltına alınan şüpheliler, Kütahya Emniyet Müdürlüğü TEM Şubesi’nde yapılan sorgulamalarının ardından bugün adliyeye sevk edildi.

Kaynak: Hürriyet

2Vali Yardımcısı FETÖ’dan tutuklandı

Nezir GÜNEŞ/MARDİN, (DHA)- MARDİN’de FETÖ/PDY terör örgütüne yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan Vali Yardımcısı Mustafa Mendeş, çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklandı.
İçişleri Bakanlığı’nca FETÖ/PDY terör örgütüne yönelik başlatılan soruşturma kapsamında görevden uzaklaştırıldıktan bir süre sonra açığa alınan Mardin Vali Yardımcısı Mustafa Mendeş, geçtiğimiz günlerde gözaltına alınarak sorgusuna başlanmıştı. Emniyetteki sorgusu tamamlanan Mendeş, bugün adliyeye sevk edildi. Savcılıkta ifade veren Mendeş, daha sonra tutuklanma talebiyle nöbetçi mahkemeye sevkedildi. Mahkemede ifadesi alınan Mendeş, tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Kaynak: Hürriyet

1FETÖ elebaşı ByLock’tan darbenin mesajını vermiş

Selda Hatun TAN/İZMİT(Kocaeli), (DHA) – KOCAELİ Adalet Komisyonu Başkanı Muhiddin Paça, bir tanığın ifadesinde FETÖ elebaşı Fethulah Gülen’in 2014 yılında ByLock’tan “Allah bu milletin ordusuna büyük bir fetih daha nasip edecek. Onu da şanlı Türk subayları yapacak” mesajını paylaştığını, tanığın darbe girişimi olduğunda mesajın ne olduğunu anladığını söyledi.
Kocaeli Adalet Komisyonu Başkanı Muhiddin Paça, Kocaeli Adliyesi’nin çalışmaları hakkında bilgi verdi. FETÖ/PDY soruşturması kapsamında Donanma Komutanlığı ve Deniz Hava Üs Komutanlığı’nda görev yaparken tutuklananların aynı iddianame içerisinde yargılanacağını belirten Paça, yaklaşık 250 sanığın yargılanması için Kocaeli Kapalı İnfaz Kurumu içerisinde salon yapıldığını, yargılamaların burada yapılacağını söyledi.
Kocaeli’de görülen FETÖ/PDY davaları ile ilgili bilgi paylaşan Paça, “Kocaeli’de 842 FETÖ/PDY’ye yönelik dava açıldı. Bu davaların 364’ü 2. Ağır Ceza, 468’i 4. Ağır Ceza ve 10 tanesi de yeni kurulan 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde açıldı. Bu davalardan 198’i hakkında karar verildi. Yeni kurulan 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde ilk dava ise 15 Mayıs’ta görülecek” dedi.
FETÖ/PDY Terör örgütü davalarına 2. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı olarak baktığını belirten Paça, FETÖ/PDY davalarında tanık ifadelerinin önemine değindi. Paça yapı içerisinde memurların maaşlarından bekar olanlardan yüzde 15, evli olup da evi kendisine ait olanlardan yüzde 10, evli olup evi kira olanlardan yüzde 5 tutarında para toplandığı yine tanık ifadelerinde yer aldığını söyledi. Paça, yapı içerisinde ‘renklenmek’ teriminin kendini saklamak için alkol almak, askerlerinin eşlerinin başını açması, yada polislerin silahlarına 3 hilal yapıştırarak kendini ülkücü gibi göstermesi anlamına geldiğini belirtti.
GÜLEN MESAJ ATMIŞ
Paça bir tanığın ise, “2014 yılında ByLock’ta Fethullah Gülen tarafından gelen mesajda ‘Allah bu milletin ordusuna büyük bir fetih daha nasip edecek. Onu da şanlı Türk subayları yapacak’ yazıyordu. O zaman ne olduğunu anlamamıştım. 15 Temmuz’da bu mesajın ne olduğunu anladım. 17-25 Aralık sürecinde 1 ABD doları cezaevine girenlerin ailelerine dağıtılmıştı. Bu plaket, bir nişane gibi bir şeydi. Zaten Fethullah Gülen’den gelen her ne ise o eve şeytan girmeyeceği anlamına gelirdi” ifadesini verdiğini belirtti.

Kaynak: Hürriyet

 

CEVAP VER