Bugünkü (29 Nisan 2017) FETÖ haberleri

0

11‘15 Temmuz sonrası 35 kişi intihar etti’

Rifat BAŞARAN / ANKARA
28 Nisan 2017 – 21:02Son Güncelleme : 28 Nisan 2017 – 21:03
CHP, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından meydana gelen intiharları raporlaştırdı. CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba’nın Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’na sunduğu ‘OHAL Sürecinde Gerçekleşen İntiharlar Raporu’nda, FETÖ üyeliği suçlamasıyla açığa alınan veya tutuklanan 35 kişinin intihar ettiği belirtti.

Raporda özetle şöyle denildi: “FETÖ üyeliği kapsamında ihraç edilen, tutuklanan ve yakınlarından tespit edilebilen 35 kişi intihar etti. Bu vakaların 13’ü evde, 7’si cezaevinde, 1’i nezarethanede, 1’i yurtta, 8’i çalıştığı kurumda, 5’i dışarıda gerçekleşmiştir. Bu kişilerin 17’si polis, 4’ü asker, 4’ü öğretmen, 2’si infaz koruma memuru, 1’i rehberlik uzmanı, 1’i kaymakam, 1’i cami imamı, 1’i savcı, 1’i mühendis, 1’i öğrenci, 1’i doktor ve 1’i diş hekimidir.” Son olarak FETÖ soruşturmasında açığa alınan polis Hasan Erkuş (23) intihar etmiş ve sosyal medya hesabına “Vatan haini değilim” diye yazdığı öne sürülmüştü.

Kaynak: Hürriyet

10Hanefi Avcı: Kim ne suç işlemişse, o suçunun karşılığını görmeli

Eyüp KELEBEK/ESKİŞEHİR, (DHA) – ESKİ Emniyet Müdürü Hanefi Avcı, FETÖ/PDY ile mücadelenin hukuk temelinde olması gerektiğini belirterek, “Burada önemli olan şu; kim ne suç işlemişse o, suçunun karşılığını görmeli” dedi.
Türk Ocağı’nın düzenlediği konferans için Eskişehir’e gelen Hanefi Avcı, konferans öncesinde gazetecilerin sorularını yanıtladı. Avcı, FETÖ ile mücadeleye dikkat çekerek, “Şöyle veya böyle bir şekilde irtibatlı olmuş, okullarına gitmiş, dershanelerine gitmiş, bankalarına para yatırmışlarla ilgili çok ağır yaptırımlar uygulanmasını ciddi hukuk ihlalleri yaratacağı, ciddi mağduriyetler yaratacağını, hatta bu çok yüz binlere bu sayılara bulduğu zaman da uzun vadede tersine bu örgüte hizmet edeceği kanaatindeyim. Çünkü bu tip yapılar, böyle belli yöneticiler tarafından yönlendirilir. Onlara ulaşamadığınız müddetçe diğer etrafındaki sıradan insanlara yapacağınız işlemlerle bu önlenemez, tersine hem mağduriyet artar, hem de o insanlar bir müddet sonra karşınıza örgüt militanına dönüşebilir. Bu konulara daha dikkat edilmesi gerektiği kanaatindeyim” dedi.
2013’e kadar devletin bütün hukuk düzeninin bozulduğunu, FETÖ’nün kurumları ele geçirdiğini belirten Hanefi Avcı, “Örgüt yargıyı ele geçirdi, polisi ele geçirdi, tüm devlet kurumlarında ciddi mağduriyetlere sebep oldu. Kişisel mağduriyetleri bırakalım devletin kendisi ciddi mağduriyet oldu. Bütün devlet kurumlarının hepsi ciddi zarar, darbe gördü. Bugün emniyet teşkilatı, asker, MİT, Milli Eğitim bütün devletin kurumları hepsi bu cemaatin operasyonlarına mağdur oldu, bütün halk üzerinde, basın üzerinde ciddi bir korku yaratıldı. Yani devletin bir bütün halinde işleyişini sistematiği bozuldu bu örgüt tarafından. 15 Temmuz sonrası ise çok daha ağır bir tramvayla ülke karşı karşıya kaldı” diye konuştu.
‘MÜCADELE HUKUK TEMELİNDE OLMALI’
15 Temmuz ağır travmasına karşı verilen tepkilerin de ölçüsünün belli olmadığını ifade eden Hanefi Avcı konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Eğer bu ölçüler geleneksel devlet gelenekleriyle, devlet kurallarıyla, hukukla yapmazsanız bu tedbirler, alınan tedbir diye gözüken şeyler tersine zarar vermeye başlayabilir. Şu anda da bunlarda bu ölçünün belli oranda kaçtığını, hukukun yerine daha farklı şeylerin hakim olmaya başladığı, bunun da aynı şekilde topluma zarar verdiğini görüyoruz. Biz diyoruz ki; bu mücadele hukuk temelinde olmalı. Ama gerçek evrensel hukuk değerlerinde olmalı. Yoksa hukuk gibi gözüken, ama bütün topluma korku yayan bir anlayışla olamaz. Burada önemli olan şu; kim ne suç işlemişse, o suçunun karşılığını görmeli. Bu örgütün bazı mensupları bu ülkeye en büyük şeyi yaptı, darbeye kalkıştı, elbette onlar karşılığını görmeli. Ama bundan haberi olmayan, bu örgüte şu veya bu şekilde irtibatlı olmuş, onlarla teması olmuş, hatta gizli faaliyete girmemiş insanlara ona göre işlem yapılması lazım. Darbeye destek olana, ona göre işlem yapılması lazım. Ama hiç ayrım gözetmeksizin hepsi tek tip bakılarak, hepsi sanki darbeye katılmış gibi kabul edersek, o zaman ciddi hatta yapmış oluruz. Hukuk olmadığı yerde zulüm olur. Ona dikkat etmek lazım. ”
‘HER OLAYI KULLANMAK İSTEDİLER’
Hrant Dink olayı ile ilgili soruyu da yanıtlayan Avcı, bu olayla ilgili soruşturmanın ve yargılanmanın devam ettiğini belirterek şunları söyledi:
“Oldukça da büyük bir devasa hacme büründü dava. Belli bir noktada başladı, geldiğimiz noktada da her gün de büyüyor bir yumak halinde. Ama benim genel kanaatim, bu örgüt her olayı kullanmak istedi. Dink olayını da böyle kullanmaya kalktı. Olayı soruşturmaya kalkan, özellikle idari görevler noktasında müfettişleri de etkileyerek kendilerinin mensuplarının olduğu kişileri hiç suçlu yapmamak, hiç hatalar görmeden ve o tarihte önlerinde engel gördükleri İstanbul Emniyeti’ni ele geçirmek adına bu olayı suistimal ettiler. Bugün o yaptıkları hatalar kendi ayaklarına takıldı ve kendiler sorgulanıyorlar, bu yaptıkları soruşturmaların hepsini yanlı yapıldığından dolayı kendileri yargılanıyorlar. Rahmetli Özal’ın ölümünü farklı yerlere bulaştırdılar. Yani onlar kendi hedeflerine birtakım kişileri koymuşlardı, onlara birtakım işlemler yapmak adına her olayı bahane kullanıyorlardı. Bu olayı da bahane olarak kullanarak, belirli bir kesime operasyon düşünüyorlardı. O gün yaptıkları hatalar, kumpaslar, sahte deliler şimdi onların karşısına çok daha büyük bir olay olarak çıkıyor.”
Avcı, FETÖ’nün tüm devletin tüm birimlerinde olduğunu belirterek, “Polis içerisindeki, asker içerisindeki, milli istihbarat içerisindeki cemaat, ayrı bir gizlilik içinde çalışıyor. Oraya adamlarını sokarken bile özel bir gizlilikle kendilerini kamufle etmeyi, farklı gözükmeyi, farklı bir yaşam, farklı bir felsefe, farklı bir düşünce insanlarıymış gibi gösteriyorlar” dedi.

Kaynak: Hürriyet

9Adil Öksüz’ün yengesi itirafçı oldu

Bülent DİKTEPE/KARABÜK, (DHA)
29 Nisan 2017 – 00:09Son Güncelleme : 29 Nisan 2017 – 08:59
Mahkeme Heyeti Başkanının, “Havva Emel Öksüz kimdir?” sorusuna Öksüz, “Eşim” diye cevap verdi.Mahkeme başkanının, “Eşinizin bu yapı içinde herhangi bir konumu var mı?” diye sorması üzerine Öksüz, “Hayır, eminim” cevabını verdi.Bunun üzerine başkan, daha önce FETÖ/PDY kapsamında gözaltına alınan eşi Havva Emel Öksüz’ün ifadesinden, “‘ByLock’ isimli programın yüklenmesi işini Fatih Koleji’nin düzenlediği çaylardan tanıdığım ve daha sonra detaylı kendisinden bahsedeceğim Ayşe isminde bir bayan telefonla görüşmelerimizin sakıncalı olduğundan bir program üzerinden konuşmamızın daha iyi olacağını söyleyerek telefonumu istedi, bir program yükledi. O anda ne şekilde yüklediğini hatırlamıyorum. Programı kuran kişinin program üzerindeki ismini ‘Meryem’ olarak hatırlıyorum. Benim adım ise yanlış hatırlamıyorsam ‘Hansa’ kod adıyla kayıtlıydı. Bu görüşmelerimizi ‘ByLock’ üzerinden birebir yapıyorduk. Başka hiç kimse olmuyordu. Bu görüşmeleri birebir yapıyorduk, başka kimseyle ‘ByLock’ üzerinden görüşmedik.” bölümünü okudu.
Tutuklu sanıklar Ahmet Öksüz, Alaaddin Yılmaz, Cahid Özdeveci, Erdal Biber, Hakan Suvak, Hüseyin Cinoğlu, Hüseyin Çevik, Süleyman Semiz, Serkan Esen, Salih Yıldırım, Mustafa Kurt, Mahmut Çelik ve Seymen Kahraman iletutuksuz sanıklar Turgay Türker ve Rüveyda Kılıçbay’ın,Karabük Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanmasına devam edildi.’Silahlı terör örgütüne üye olmak’ suçundan 5 yıldan, 10 yıla kadar hapis cezası istenen sanıkların tümü duruşmada hazır bulunurken, Seymen Kahraman, Burhaniye F Tipi Cezaevi’nden telekonferans sistemiyle ifade verdi. Firari Halil İbrahim Demirci ise duruşmaya gelmedi.

Adil Öksüz’ün kardeşiYrd. Doç. Dr. Ahmet Öksüz, savunmasında bir önceki duruşmada söylediklerini tekrarladı. Çocuklarının mağdur olduğunu, eşinin ve kendisinin sağlığının bozulduğunu söyleyen Öksüz, bakıma muhtaç annesi ve babası olduğundan bahsederek onlara destek olabilecek kimsenin bulunmadığını belirtti.

Öksüz, hakimin sorusu üzerine daha önce soruşturma kapsamında gözaltına alınıp serbest bırakılan eşi Havva Emel Öksüz’ün örgüt içinde bir konumu olmadığından emin olduğunu söyledi.Bunun üzerine hakim, Havva Emel Öksüz’ün, “Fatih Koleji’nin düzenlediği çaylardan tanıdığım Ayşe isminde bir bayan telefonla görüşmelerimizin sakıncalı olduğundan bir program üzerinden konuşmamızın daha iyi olacağını söyleyerek telefonumu istedi, bir program yükledi. Programı kuran kişinin program üzerindeki ismini ’Meryem’ olarak hatırlıyorum. Benim adım ise yanlış hatırlamıyorsam ’Hansa’ kod adıyla kayıtlıydı. Bu görüşmelerimizi ’ByLock’ üzerinden bire bir yapıyorduk” şeklindeki ifadesini okudu. Ahmet Öksüz ise “Bu yapıdan bana hiç bahsetmedi. ’ByLock’ kullanmasından bahsetmedi dedi. Hakim, “Eşiniz nerede şu an, örgütün haberleşme programı ’ByLock’u kullanmasına rağmen neden dışarıda, var mı bilginiz?” diye sordu.Sanık Öksüz’ün bilgisi olmadığını söylemesi üzerine hakim, “Etkin pişmanlıktan faydalanmak istemiş. Bildiklerini anlatmış, savcılık takdiriyle de serbest kalmış” dedi. Bunu bilmediğini tekrarlayan Öksüz, “Avukatlar aracılığıyla yalınızca ByLock kullandığını öğrendim” diye konuştu.

Duruşmada diğer sanıklar da tek tek, tekrar savunmalarını yaptı. Ardından avukatlar, müvekkilerinin tahliyesini talep etti. Mahkeme,Ahmet Öksüz ve diğer tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar vererek duruşmayı erteledi.

Kaynak: Hürriyet

….

8Tanktaki sır Albay

Mesut Hasan BENLİ / ANKARA
28 Nisan 2017 – 21:07Son Güncelleme : 29 Nisan 2017 – 06:32
Ankara’da darbe girişimi sırasında 16 tankın kullanılmasıyla ilgili soruşturma tamamlandı. Polis aracını namlusuna takarak itmesiyle birçok kişinin ölümüne sebep olan tank belirlenirken, 092692 plakalı başka bir tanka binen albayın kimliği ise Emniyet ve MİT’in araştırmalarına rağmen tespit edilemedi.

Darbe girişimine katılmak için 28. Mekanize Piyade Tugayı’ndan çıkış yapan 16 tankla ilgili soruşturma tamamlandı. Cumhuriyet Savcısı Serdar Coşkun’un hazırladığı ve 64 şüphelinin bulunduğu iddianamede, darbe teşebbüsünün başarılı olması ve halkın Genelkurmay Başkanlığı Karargâh binasını ele geçirmesini önlemek için 28. Mekanize Tugay Komutanlığı’nda 16 tankın, Tugay Kurmay Başkanı Savaş Kabaklı’nın talimatı ile tabur komutanı Nuri Büyükyazıcı’nın komutasında kışladan çıktıkları belirtildi. Bir tankın yolu kaybederek Beştepe bölgesine gittiği anlatıldı.

Namlusuna taktığı polis aracını halka savuran 092635 plakalı tank boyadan tespit edildi

YARBAYIN ARACINDA 1400 KELEPÇE

Genelkurmay önünde 092624 plakalı tankın sivillere ateş açtığı belirtildi. Namlusunu polis aracına takıp halka savurarak birçok kişi hayatını kaybetmesine neden olan tankın 092635 plakalı olduğu, boyadan tespit edildiği, 092662 plakalı tankın Hava Kuvvet Komutanlığı’na ateş açtığı kaydedildi.

İddianamede şüpheli Ahmet Özkılıç’ın komutanı olduğu 092692 plakalı tanka bir albayın bindiği, Genelkurmay Karargâhı’nda indiği, tugayla ilgisinin bulunmadığı vurgulandı. Asker olup olmadığı da şüpheli olan albayın kimliğini MİT ve Emniyet’in de tespit edemediği kaydedildi.

Yarbay Büyükyazıcı’nın aracında 1400 adet plastik kelepçe ele geçirildiği belirtildi.
İddianamede MİT’in, “FETÖ’nün mahrem yapılanmasında Kara Kuvvetleri ağının çözüldüğü, Sayıştay’daki ByLock kullanıcısı sivil imama bağlı olduklarının tespit edildiği” bilgi notuna da yer verildi.

Kaynak: Hürriyet

7Yazıcıoğlu’nun ölümü davasında, duruşma Ekim’e ertelendi

Ömer KOÇ/KAHRAMANMARAŞ, (DHA) – BÜYÜK Birlik Partisi (BBP) Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nun, 5 kişi ile birlikte bindiği helikopterin düşmesi sonucu ölümüyle ilgili dönemin Kahramanmaraş Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdür Yardımcısı Dursun Özmen’in yargılandığı davanın duruşması, 13 Ekim’e ertelendi.
Aynı zamanda FETÖ/ PDY soruşturmasından tutuklu bulunan Dursun Özmen’in katılmadığı duruşma, Kahramanmaraş 1’inci Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, Yazıcıoğlu ile birlikte yaşamını yitiren İHA muhabiri İsmail Güneş’in eşi Yasemin Güneş, avukatlar ve parti yöneticileri katıldı. Mahkeme heyeti, duruşmayı 13 Ekim’e erteledi. Adliyede çıkarken açıklama yapan Destici, davanın takipçisi olmaya devam edeceklerini söyledi.

Kaynak: Hürriyet

6FETÖ’den aranan PTT memuru yakalandı

Ali GÜNDOĞAN/MARMARİS (Muğla), (DHA) – MUĞLA’nın Marmaris İlçesi’nde, FETÖ/PDY soruşturması kapsamında önce açığa alınan, daha sonra hakkında gözaltı kararı verilen PTT memuru 34 yaşındaki E.K., polis tarafından yakalandı.
Marmaris’te, kapatılan FEM Dershanesi’nde öğretmen olarak çalışan, 3 yıl önce meslekten ayrılarak PTT merkez şubesinde gişe memuru olarak işe başlayan E.K., bir ay önce Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında açığa alındı. Şüpheli E.K. hakkında bir süre önce, FETÖ/PDY mensubu olmak suçundan yakalama kararı çıkarıldı. Marmaris Terörle Mücadele Grup Amirliği ekipleri, E.K.’nin Armutalan Mahallesi’ndeki bir evde olduğunu tespit etti. Bugün saat 16.30 sıralarında Camiavlu Mevkii’nde terk edilmiş bir eve baskın düzenleyen polis, E.K.’yi yakaladı. Emniyete getirilen E.K.’nin işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edileceği belirtildi.

Kaynak: Hürriyet

5Kırklareli’de FETÖ’nün adliye yapılanması davasında 4 tahliye

Selçuk VURUCU/KIRKLARELİ, (DHA) – KIRKLARELİ’de FETÖ/PDY’nin adliye yapılanmasına yönelik soruşturma kapsamında 15’i tutuklu, 20 sanığın yargılandığı davada 4 kişi tahliye edildi.
Kırklareli’nde FETÖ/PDY’nin adliye yapılanmasına yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, aralarında örgütün şifreli haberleşme programı ‘ByLock’ kullandığı belirtilen adliye ve ceza infaz kurumu personeli 15’i tutuklu, 20 sanığın yargılanmasına devam edildi. Kırklareli Halk Eğitim Merkezi’nde oluşturulan 2’inci Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya, haklarında, ‘terör örgütü üyesi olmak’ suçlamasıyla 10 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanan sanıklardan Hasan Uzun, Mehmet Emin Doğan, Muhammed Cengiz ve Osman Göktürk, tahliye edildi. Davada tutuksuz yargılanan Türkmen uyruklu Yhtyyar Annayev’in FETÖ’ye ait bir yurtta öğretmenlik yaptığı ve yurt dışına kaçma ihtimalinin bulunması üzerine tutuklanmasına karar verildi.

Kaynak: Hürriyet

….

4Denizli’de 9 öğretmen ‘ByLock’tan tutuklandı

Ramazan ÇETİN- Deniz TOKAT/DENİZLİ, (DHA)- DENİZLİ’de, FETÖ/PDY’nin kriptolu haberleşme sistemi olan ‘ByLock’u kullandıkları gerekçesiyle gözaltına alınan 10 öğretmenden 9’u tutuklandı.
Denizli İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, FETÖ/PDY soruşturması kapsamında, örgütün kriptolu haberleşme sistemi olan ‘ByLock’u kullandığı belirlenen öğretmenlere yönelik geçen salı günü operasyon yaptı. Operasyonda, örgütün okullarında çalıştığı belirtilen 3’ü kadın 10 öğretmen gözaltına alındı. Sorgularının ardından bugün adliyeye sevk edilen zanlılardan 1’i adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, 2’si kadın 9 öğretmen tutuklandı.

Kaynak: Hürriyet

3FETÖ sanığı avukat: İtirafçı olan, ahiretini kaybeder dediler (2)

”EŞİM TUTUKLANDIĞI İÇİN BEN DE FETÖ’DEN TUTUKLANDIM”
Kayseri’de 6’sı tutuklu 17 avukatın yargılan FETÖ/PDY davasının öğleden sonraki bölümünde tutuklu avukat Sibel Gürkök, Burhaniye Kapalı Cezaevinden Sesli ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile verdiği ifadede suçlamaları kabul etmedi. Eşi Süleyman Gürkök tutuklandığı için kendisinin de FETÖ’cü olarak tutuklandığını söyledi. Savcının tutukluluk hallerinin devamı yönelik verdiği mütaala sonrası tekrar söz alan sanıklardan Ahmet Kemal Göncü, etkin pişmanlıktan yararlanmak için savunma yapan Mahmut Aydın’ın yalan söylediği belirtti. Göncü savunmasında “Etkin pişmanlık diyerek yalan söyleyen bu kişinin ismini ağzıma alıp, ağzımı kirletmek istemiyorum. Mahmut Aydın köşeye sıkıştığı için bizlerin üzerine suç atıyor” dedi.
2 TAHLİYE
Tutuklu sanıklardan Hakan Özbek de verdiği savunmada etkin pişmanlık gösteren Mahmut Aydın’ın, Ekrem Horozoğlu ve Ali Fuat Yıldız’ın şirket avukatlıklarını yaptığını ifade ederek, “Benim işyerimle, Mahmut’un evi yakındır, her zaman ofisime uğrar. Benim cep telefona ByLock’u Mahmut yüklemiştir” diye konuştu.
Mahkeme heyeti yargılama sonunda verdiği ara kararda, etkin pişmanlıktan yararlanmak isteyen ve bu doğrultuda ifade veren Mahmut Aydın’ın ve tutuklu avukat İsmail Yağmur’un tahliyesine, diğer tutuklu 4 sanığın tutukluluk halinin devamına karar verdi. Dava, 15-16 Ağustos tarihine erteledi.

Kaynak: Hürriyet

2İşte savcının Erdoğan’a suikast girişiminde istediği ceza!

Hürriyet Haber
28 Nisan 2017 – 17:12Son Güncelleme : 28 Nisan 2017 – 17:23
Cumhurbaşkanı Recep Erdoğan’a suikast girişimi davasında savcı mütalaasını açıkladı. Savcı, aralarında ‘Menfez Paşası’ lakaplı Zekeriye Kuzu’nun da bulunduğu suikast timi için 6’şar kez müebbet hapis istedi.

Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde  görülen davada savcı, mütalaasında 15 Temmuz gecesi Erdoğan’ın kaldığı oteli basan sanıkların, ‘Cumhurbaşkanı’na suikast’, ‘anayasayı ihlal’, ‘yasama organına karşı suç’, ‘hükümete karşı suç’, ‘silahlı terör örgütü yöneticisi olma’, ‘yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle kasten öldürme’, ‘kasten öldürmeye teşebbüs etme’ gibi suçlardan 6’şar kez müebbet hapis cezasına çarptırılmasını istedi.

Marmaris baskınına katılan Özel Kuvvetler ve MAK (Muharebe Arama Kurtarma) timlerinden oluşan 37 kişilik darbeci, başarılı olamayınca 2 polisi şehit edip kaçmıştı. Bu kişilerden, aralarında ‘Çiğli Ana Jet Üssü’nün FETÖ imamı’, ‘Paşa’ lakaplı astsubay Zekeriya Kuzu’nun da olduğu 36’sı yakalandı.

Kaynak: Hürriyet

1Edirne’de FETÖ’nün ‘astsubay abisi’ tutuklandı

Engin ÖZMEN/EDİRNE, (DHA)- EDİRNE’de FETÖ/PDY soruşturması kapsamında gözaltına alınan 5 astsubay, denetimli serbestlik uygulamasıyla serbest bırakıldı. ‘Astsubayların abisi’ olduğu öne sürülen A.T. ise tutuklanarak cezaevine konuldu.
Edirne Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi ekipleri, FETÖ/PDY soruşturması kapsamında astsubaylar H.D., S.Ö., A.E., M.M.O. ve Y.Ç. ile onların abisi olduğu öne sürülen A.T.’yi gözaltına aldı. Evlerinde arama yapılan şüpheliler, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Savcılık sorgularının ardından 5 astsubay denetimli serbestlik şartıyla tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.  Edirne’de astsubayların ‘abisi’ olduğu öne sürülen serbest meslek sahibi A.T. ise tutuklanarak cezaevine konuldu.

Kaynak: Hürriyet

 

CEVAP VER