Bugünkü (4 Mayıs 2017) FETÖ haberleri

0

1315 Temmuz gazisi: Darbeciler o gece hastanelerde kanlara zehir enjekte etti

Deniz BAŞLI / ARDAHAN, (DHA)- GENÇLİK ve Spor Bakanlığı’nın “Tecrübe konuşuyor, içimizdeki kahramanlar” projesi kapsamında Fethullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) darbe teşebbüsü sırasında yaşadıklarını anlatmak üzere Ardahan’a gelen 15 Temmuz Gazisi Levent Deveci, darbecilerin o gece hastanelerde kanlara zehir enjekte ettiğini ileri sürdü.
Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından, Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) 15 Temmuz’daki darbe teşebbüsünü halka anlatmak amacıyla hayata geçirilen ‘Tecrübe Konuşuyor, İçimizdeki Kahramanlar’ projesi kapsamında Ardahan’da program düzenlendi. Ardahan Üniversitesi Konferans Salonunda düzenlenen programda, 15 Temmuz gazileri Ahmet Kasarcı ve eşi Ayla Kasarcı ile Levent Deveci, salonu dolduran kalabalığa darbe teşebbüsü sırasında yaşadıklarını anlattı.
15 Temmuz gecesi İstanbul’da yaşadıklarını anlatan gazilerden Levent Deveci, o gece darbecilerin, hastaneye kaldırılanlara verilecek olan kanlara zehir enjekte ettiklerini ileri sürdü. Kaos olabileceği düşünülerek bu zamana kadar bu konuyu açıklamadıklarını ifade eden Deveci, “Yemin ediyorum, bunu ilk defa burada söylüyorum. Kanlar zehirlenmiş. Bu güne kadar kaos oluşabilir dediler diye sustuk. Bunlar böyle alçak. Kanı zehirlemeyi düşünmüşler düşünebiliyor musunuz? Enjekte etmişler ve anlayamıyorsunuz. Allah’tan uzman bir hemşire kardeşimiz uyanmış bu duruma”  diye konuştu.
Darbecilerin o gece hastaneye giden yolları kapattıklarını dile getiren Gazi Ayla Kasarcı ise “Evden çıkarken kızım ağlamaya başladı. Silah sesleri geliyor, gitmeyin size bir şey olur dedi. Kızıma tek bir cümle söyledim. Şehit olmak için çıkıyoruz dedim. Biz şehit olur isek siz de Allah’a emanetsiniz. Bize ateş edeceklerini düşünmüyorduk. Çünkü dilimizde sadece tekbir vardı. Bu kadar adi olacaklarını ve bayrağımıza kurşun sıkacaklarını düşünemedik. Bu hainler o gece hastanelere giden yolları da kapatmışlardı. Yani hainlik üstüne hainlik, şerefsizlik üstüne şerefsizlik yapıyorlardı” dedi.
O gece korkuya dair bir his yaşamadığını anlatan Ahmet Kasarcı da, “Cenabı Allah içinizden korku denen şeyi siliyordu. Vurulacaksınız falan aklınıza hiç bir şey gelmiyor” diye konuştu.
Programda konuşan Vali İbrahim Özefe ise  “Bu milletin inancından gözüken, bu milletten gözüken gençleri, çocukları, insanları devşirerek bizi içimizden yıkmaya çalıştılar. 15 Temmuz işte bunun bir tezahürüdür. Belki bütün kalkışmalardan daha ağırdı, çünkü 10 yıllardır bu milletten göründüler. Ama üst akıl mı dersiniz, yoksa derin akıl mı dersiniz, onlara hizmet ettikleri 15 Temmuz’dan önce de ortaya çıkmıştı. Ancak 15 Temmuz’da kesinleşti” diye konuştu.
Programa Vali İbrahim Özefe, Tugay Komutanı Tuğgeneral Hasan Kaymaz, Belediye Başkanı AK Parti’li Faruk Köksoy, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı.

Kaynak: Hürriyet

12Son Dakika…TUSKON iddianamesi hazırlandı

Damla GÜLER

03 Mayıs 2017 – 14:40Son Güncelleme : 03 Mayıs 2017 – 19:35
TUSKON ve üye şirketlerine yönelik yürütülen FETÖ soruşturması sonucunda hazırlanan iddianamede FETÖ elebaşı Fetullah Gülen, TUSKON Başkanı Rızanur Meral ve TUSKON Genel Sekreteri Mustafa Muhammet Günay’ın 3’er kez ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılması talep edildi. Gizli tanığın ifadesine yer verilen iddianamede, örgüt üyelerinin ekmeklerde büyü olduğu için Halk Ekmek’ten asla ekmek almadıkları belirtildi. İddianamede “yurtta sulh konseyi isminin” ilk olarak Tuskon toplantısında dile getirildiği ifade edildi. Gizli tanık, 15 Temmuz darbe girişiminden bir hafta kadar önce Mustafa Şevki Kavurmacı’nın oğlu Ömer Faruk Kavurmacı ile birlikte Sefaköy Cennet’te Koru Florya’daki dairelerinden bavullarını toplayarak ayrıldığını söyledi.

İddianamede, aralarında Ömer Faruk Kavurmacı ve Faruk Güllü’nün de bulunduğu diğer 83 iş adamının ise örgüt üyeliği suçundan cezalandırılmaları
istendi.

Türkiye İş adamları ve Sanayiciler Federasyonu (TUSKON) ve üye şirketlerine yönelik “FETÖ/PDY” soruşturması tamamlanarak FETÖ lideri Fetullah Gülen ve 35’i tutuklu 85 iş adamı hakkında iddianame hazırlandı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan 120 sayfalık iddianamede, İsa Akalın ve Emre Er adlı kişiler ‘ihbar eden’ sıfatıyla yer aldı. İddianamede 1 numaralı şüpheli olarak FETÖ elebaşı Fetullah Gülen gösterildi.  İddianamede firari şüphelilerden FETÖ lideri Fetullah Gülen, TUSKON Başkanı Rızanur Meral ve TUSKON  Genel Sekreteri Mustafa Muhammet Günay’ın “anayasayı ihlal”, “TBMM’yi ortadan kaldırmaya teşebbüs”, “Türkiye Cumhuriyeti’ni ortadan kaldırmaya teşebbüs”, “Silahlı terör rögütü kurmak veya yönetmek” ve “Özel belgede sahtecilik” suçlarından 3’er kez ağırlaştırılmış müebbet ve 16 yıldan 25 yıl 6’şar aya kadar hapisleri istendi.
İddianamede aralarında Kadir Topbaş’ın damadı Ömer Faruk Kavurmacı ile Ahmet Tuzlu, Cahit Durmaz, Faruk Güllü,İsmail Hakkı Kısacık, Mehmet Fatih Baltacı, Murad Abdurrahman Baltacı, Murat Atakan Kayalar, Mustafa Şevki Kavurmacı, Rana Tezcan Açıkgöz, Harun Akca, Mehmet Zenginer, Salih Zeki Azak, Semih Sadır, Tolga Güven, Yüksel Nalbant ve Süleyman Düzgün’ün de bulunduğu diğer 83 iş adamının “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan 7,5 yıldan 15’er yıla kadar hapisle cezalandırılmaları talep edildi. Şüphelilerden Ramazan Erdem, Serkan Ercan ve Süleyman Tari’nin örgüt üyeliği suçunun yanında “özel belgede sahtecilik” suçundan 1’er yıldan 3’er yıla kadar hapisleri istendi.

“YURTTA SULH” İSMİ İLK KEZ O TOPLANTIDA KULLANILDI

İddianamede, darbe girişimini yapan Yurt’ta Sulh Konsey’i isminin ilk olarak TUSKON toplantısında firari şüpheli Rıza Nur Meral’in yaptığı konuşmada geçtiği belirtildi. “Konuşmanın hemen giriş bölümünde şüpheli tarafından sarf edilen, “Yurtta sulh, cihanda sulh!” ve “Hayır sulhtadır ve sulh hayırdır!” ibarelerinin ilk bakışta barışa dönük, masumane mesajlar verdiği düşünülse de, FETÖ/PDY tarafından gerçekleştirildiği yönünde artık şüphe bulunmayan 15 Temmuz darbe girişimini yöneten terörist grubun da kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak tanıtmış olması ve FETÖ/PDY’nin, subliminal mesajlarla bilinç altını etkilemeye çalışması konusu birlikte değerlendirildiğinde bu ifadelerin o an için kullanılan ifadeler olmadığı anlaşılmıştır” denildi.

Yine şüphelinin konuşmasının devamında sarf ettiği, “İşittiklerimize göre şuna da inanıyorum ki, yakın gelecekte kimlerin inlerde yaşadığını, kimlerin saklanacak in arayacağını, kimlerin müsvedde, kimlerin asıl olduğunu herkes görecek!” ifadesiyle de FETÖ’nün, Hükümeti yakın bir zamanda yasa dışı yollarla ortadan kaldırmayı amaçladığı kaydedildi.

GİZLİ TANIK: ÖMER FARUK KAVURMACI, DARBE GİRİŞİMİNDEN BİR HAFTA ÖNCE BAVULUNU TOPLADI

İddianamede, gizli tanık ifadelerine de yer verildi. Şirketin Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Faruk Kavurmacı’nın inşaat bölümüyle ilgilendiğini Mustafa Şevki Kavurmacı’nın şirketin kurucusu, hakim hissedarı ve danışma kurulu başkanı olduğunu belirten gizli tanık Berat, 15 Temmuz darbe girişiminden bir hafta kadar önce oğlu Ömer Faruk Kavurmacı ile birlikte Sefaköy Cennet’te Koru Florya’daki dairelerinden bavullarını toplayarak ayrıldıklarını, bu nedenle şahısların darbe girişiminden haberleri olabileceği yönünde yorumladığını söylediği ifade edildi.

ASLA THY UÇAKLARINA BİNMİYORLARDI

Bir gizli tanığın ifadesine yer verilen iddianamede, örgüt üyelerinin ekmeklerde büyü olduğu için Halk Ekmek’ten asla ekmek almadıklarını ve fişlenecekleri korkusuyla uçuşlarda Türk Hava Yolları’nı kullanmadıkları belirtildi.

Gizli tanık ifadelerinin de yer aldığı iddianamede bir ifade dikkat çekti. Savcılık tarafından ifadesi alınan gizli tanık Boran örgüte ilişkin çarpıcı bilgiler paylaşarak, “FETÖ/PDY örgütü 15 Temmuz darbe girişiminden sonra Amerika’dan örgüt liderinden aldığı talimatla darbe girişiminin bir senaryodan ibaret olduğu ve cemaatin bu olaylarda dahli olmadığı algısını oluşturmak için büyük çaba sarf etmektedir” ifadelerini kullandı.

HALK EKMEĞİNDE BÜYÜ VAR DİYE YEMİYORLAR

Örgütün 15 Temmuz darbe girişiminden sonra irtibat ve faaliyetlerini akıllı telefonların “Facetime” programıyla gerçekleştirdiğini anlatan gizli tanık, “Uçuşlarda THY’yi fişleneceklerini düşündükleri için kesinlikle kullanmıyorlar. İstanbul Halk Ekmeğin ürettiği ekmeği almazlar. Bu ürünlerde büyü olduğu algısı vardır” dedi.

Ömer Faruk Kavurmacı ve Faruk Güllü’ye tutuklama talebi
FAALİYETLERİNE DEVAM EDİYORLAR

Gizli tanık verdiği ifadede çarpıcı bir bilgiye de yer verdi. 15 Temmuz sonrası yapılan binlerce gözaltı ve tutuklamaya rağmen örgütün hala faaliyetlerine aralıksız devam ettiğini anlatan gizli tanık, “Şunu net olarak söyleyebilirim ki 15 Temmuz olaylarından ve bunca gözaltı ve tutuklamalardan sonra dahi örgüt ayakta kalmak için faaliyetlerine aralıksız devam etmektedir. İşadamları kendilerini gizleyerek örgütü finanse etmeye, yandaş toplamaya ve algı oluşturmaya devam etmektedir” dedi. Gizli tanık KHK ile kapatılan derneklerin de gayri resmi olarak örgüte maddi ve manevi yardıma tüm hızlarıyla devam ettiklerini söyledi.

“FETULLAH GÜLEN İŞ ADAMLARINA BEREKET OLSUN DİYE 100 DOLAR GÖNDERMİŞ”

2009-2013 yıllarında cemaatin çeşitli departmanlarında bulunduğunu anlatan gizli tanık Boran’ın ifadelerinde, örgüt lideri Fetullah Gülen’in örgüt mensuplarının doğan her çocuğuna isim koyduğunu, bunun örgüt içerisinde bir mecburiyet ve itaatin sınanması olduğunu belirtti. Gülen’in iş adamlarına bereket için ve cüzdanlarında peçete içerisinde muhafaza edilmek üzere 100 dolar banknot gönderdiğini, başarılı bölgecilere de kendi taktığı takke, gömlek ve benzeri eşyasını gönderdiğini de ifade etti. Örgüt mensuplarının üstünden çıktığı belirtilen 1 dolarlık banknotların da böyle olduğunu belirten tanık Boran’ın, “Örgüt mensubu kim olursa olsun, bu paraları ya da eşyayı hiçbir şekilde elinden çıkarmaz ve imha edemezler” dediği belirtildi.

FARUK GÜLLÜ ÖRGÜT ADINA ÇOK İYİ PARA TOPLARDI

İddianamede yer alan başka bir gizli tanık olan “Demir” ise, Güllüoğlu Pastaneleri’nin sahibi Faruk Güllü’yü örgütün, “Şirin ve sempatik olarak” nitelendirdiğini söyledi. Geldiği her toplantıya koli koli baklava ile gelen Güllü’nün, “Yumuşak” tavırlarla örgüt adına çok iyi para topladığı iddia edildi.

“DEVLET SANA OPERASYON YAPACAK. ÜZÜLMENİ İSTEMİYORUZ”

Örgütün Güllü’yü uyardığını söyleyen gizli tanık, “Örgütün en önemli adamlarından biridir. Örgüt özellikle kendisine ‘yurtdışına çıkmalısın, devlet sana operasyon yapacak. Üzülmeni istemiyoruz’ diyerek baskı yapmaktadır” dedi.

7,5 YILDAN 15 YILA VARAN SÜRELERDE HAPİS

İddianamede aralarında Ömer Faruk Kavurmacı, Ahmet Tuzlu, Cahit Durmaz,Faruk Güllü,İsmail Hakkı Kısacık, Mehmet Fatih Baltacı, Murad Abdurrahman Baltacı, Murat Atakan Kayalar, Mustafa Şevki Kavurmacı, Rana Tezcan Açıkgöz, Harun Akca, Mehmet Zenginer, Salih Zeki Azak, Semih Sadır, Tolga Güven, Yüksel Nalbant ve Süleyman Düzgün’ün de bulunduğu diğer 83 iş adamının “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan 7,5 yıldan 15’er yıla kadar hapisle cezalandırılmaları talep edildi. Şüphelilerden Ramazan Erdem, Serkan Ercan ve Süleyman Tari’nin örgüt üyeliği suçunun yanında “özel belgede sahtecilik” suçundan 1’er yıldan 3’er yıla kadar hapisleri istendi.

Kaynak: Hürriyet

11THY ile uçmaz Halk Ekmek yemezler

Ayşegül USTA/İSTANBUL
03 Mayıs 2017 – 22:15Son Güncelleme : 03 Mayıs 2017 – 22:17
TUSKON ve üyelerine yönelik 31’i tutuklu 3’ü firari 86 şüpheli hakkındaki FETÖ/PDY soruşturması tamamlandı. İddianamede gizli tanığın, “Fişlenecekleri korkusuyla THY’yi kullanmazlar, büyü olduğu algısıyla Halk Ekmek yemezler” ifadesi de yer aldı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan Türkiye İşadamları ve Sanayiciler Federasyonu (TUSKON) ve üye şirketleriyle ilgili iddianamede, firari şüpheliler Fetullah Gülen, Mustafa Muhammet Günay, Rızanur Meral’in “Anayasal düzeni silah zoru ile değiştirmeye teşebbüs”, “TBMM’yi ortadan kaldırmaya teşebbüs”, “Hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs”, “Silahlı terör örgütü yöneticisi olmak” suçlarından 3’er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ile 16 yıldan 25.5 yıla kadar hapisle cezalandırılmaları istendi.

Ramazan Erdem, Serkan Ercan ve Süleyman Tari’nin “Silahlı terör örgütüne üye olmak”, “Belgede sahtecilik” suçundan 8.5 yıldan 18 yıla, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın damadı Ömer Faruk Kavurmacı, Mustafa Şevki Kavurmacı, ünlü baklavacı Faruk Güllü, TUSKON Başkan Yardımcısı Rana Tezcan Açıkgöz’ün de arasında bulunduğu 80 kişinin “Silahlı terör örgütü üyesi olmak”tan 7.5 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılmaları istendi.

İddianamede yer alan gizli tanık Boran’ın ifadesi de şöyle: “Örgüt, darbe girişimi sonrasında irtibatını ve faaliyetlerini Facetime programıyla yürütüyor. Uçuşlarda THY’yi fişleneceklerini düşündükleri için kesinlikle kullanmıyorlar. Hamidiye suyunu içmezler ve İstanbul Halk Ekmek’in ekmeği almazlar. Bunlarda büyü olduğu algısı vardır.”
18 Ağustos 2016’da şüphelilere ait taşınmazlara, araçlarına, hesaplarına, kiralık kasa mevcutlarına el konulduğu hatırlatılarak, adli emanetteki maddi değer taşıyan eşya ve paralarının müsadere edilmesi talep edildi.

İddianamede Topbaş’ın damadı Kavurmacı’nın ortaklarından olduğu Aydınlı Hazır Giyim’in hesaplarından, hesaplarına havale yapılanların çoğunluğunun FETÖ üyeliğinden ve terörizmin finansmanı suçlarından haklarında soruşturma yapılanlar olduğu öne sürüldü.

Kaynak: Hürriyet

10FETÖ’nün “İş adamları iddianamesi” tamamlandı (2)

Ümit TÜRK/ İSTANBUL, (DHA)TUSKON ve üye şirketlerine yönelik yürütülen FETÖ soruşturması tamamlandı. Hazırlanan iddianamede Fetullah Gülen, TUSKON Başkanı Rızanur Meral ve TUSKON Genel Sekreteri Mustafa Muhammet Günay, hakkında 3’er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi. Aralarında Ömer Faruk Kavurmacı’nın da bulunduğu 83 iş adamı hakkında ise “Silahlı terör örgütü üyeliği” suçundan 15’er yıla kadar hapis cezası talep edildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu tarafından hazırlanan iddianamede 31’i tutuklu, 3’ü firari 86 kişi şüpheli sıfatıyla yer alırken 2 kişi de ihbarcı olarak yer aldı.

FETULLAH GÜLEN, RIZA NUR MERAL VE MUSTAFA GÜNAY’A 3’ER KEZ AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET TALEBİ

Firari şüphelilerin; FETÖ elebaşısı Fetullah Gülen, TUSKON Başkanı Rızanur Meral ve TUSKON Genel Sekreteri Mustafa Muhammet Günay olduğu ve bu kişiler hakkında, “Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs”, “TBMM’yi ortadan kaldırmaya teşebbüs” ve “Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçlarından 3’er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi. Yine bu şüpheliler hakkında, “Silahlı terör örgütü yöneticiliği” ve “Özel belgede sahtecilik” suçlarından da, 16 yıldan 25 yıl 6’şar aya kadar hapisleri istendi.

83 İŞ ADAMINA SİLAHLI TERÖR ÖRGÜTÜ ÜYELİĞİ SUÇLAMASI

İddianamede aralarında işadamları Ömer Faruk Kavurmacı,  Faruk Güllü, Ahmet Tuzlu, Cahit Durmaz, İsmail Hakkı Kısacık, , Mehmet Fatih Baltacı, Murad Abdurrahman Baltacı, Murat Atakan Kayalar, Mustafa Şevki Kavurmacı, Rana Tezcan Açıkgöz, Harun Akca, Mehmet Zenginer, Salih Zeki Azak, Semih Sadır, Tolga Güven, Yüksel Nalbant ve Süleyman Düzgün’ün de bulunduğu 83 şüpheli hakkında ise, “Silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan 7,5 yıldan 15’er yıla kadar hapisle cezalandırılmaları talep edildi. Şüphelilerden Ramazan Erdem, Serkan Ercan ve Süleyman Tari’nin ayrıca “Özel belgede sahtecilik” suçundan 1’er yıldan 3’er yıla kadar hapisleri talep edildi.

Kaynak: Hürriyet

9Yunanistan, FETÖ’cüler için ikinci talebi de reddetti

Hürriyet Haber
03 Mayıs 2017 – 15:06Son Güncelleme : 03 Mayıs 2017 – 15:19
Reuters’ın haberine göre, Yunan mahkemesi 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Yunanistan’a kaçan sekiz askerden üçünün iadesi için Türkiye’nin yaptığı ikinci talebi de reddetti.

Yunan mahkemesi geçen hafta diğer üç asker için ikinci kezyapılan iade talebini de reddetmişti. Geri kalan iki askeriniadesi için Türkiye’nin iade talebin değerlendirmesi ise devam ediyor.

‘SUÇLAMALAR FARKLI DEĞİL’

Darbe girişiminin ardından Yunanistan’a kaçan darbeci sekiz askerden Ahmet Güzel, Gencay Böyük ve Bilal Kurugül, Türkiye’nin yeni iade talebi üzerine başkent Atina’daki temyiz mahkemesinde hakim karşısına çıkarıldı. Suçlamaları reddeden askerlerin savunmalarından sonra söz alan savcı Evgenia Kivelou, Türkiye’nin yeni iade talebindeki suçlamaların öncekilerden farklı olmadığını savunarak, askerlerin iade edilmemelerini istedi. Darbeci üç askerin Türkiye’ye iadesinin reddedilmesine karar veren mahkeme, gözaltında tutulan darbecilerin idari kurumlar tarafından da uygun görülürse serbest bırakılmasında mahsur görülmediğini bildirdi.
Darbeciler, FETÖ’nün 15 Temmuz darbe girişimi sonrası askeri helikopterle Yunanistan’a kaçmış ve sığınma talebinde bulunmuştu. Yunanistan Yüksek Mahkemesi (Arios Pagos), ocak ayında bu askerlere yönelik Türkiye’nin iade talebini reddetmişti. Bunun üzerine Türkiye, iki yeni suçlamayla askerlerin iadesini yeniden talep etmişti. Mahkeme geçen haftadaki duruşmada darbecilerden Süleyman Özkaynakçı, Feridun Çoban ve Abdullah Yetik’in iadesi için ret kararı vermişti. Askerlerin sığınma başvuruları, Yunanistan İltica Ofisi tarafından değerlendirilmeye devam ediyor. Yunan makamları, daha önce, sığınma başvuruları sonuçlanana kadar darbecilerin gözaltında tutulmalarını kararlaştırmıştı.

Kaynak: Hürriyet

8Düzce’de 54 işadamına FETÖ iddianamesi

Tezcan SOLMAZ / DÜZCE, (DHA) – DÜZCE’de, aralarında Bolu Dağı’ndaki ‘İsmail’in Yeri’ adlı et lokantasının sahibi İsmail Çolak ile Düzce Sanayici ve İşadamları Derneği (DÜSİAD) Başkanı Eyüp Çakır’ın da bulunduğu 54 kişi hakkında, FETÖ/PDY soruşturması kapsamında hazırlanan iddianame mahkemeye gönderildi.
Düzce Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, FETÖ/PDY’nin işadamları ve şirketlere yönelik yapılanmasıyla ilgili yürütülen soruşturması tamamlandı. Örgüt ile bağlantısı tespit edilen 11’i firari 43’ü tutuklu 54 kişi hakkında hazırlanan 600 sayfalık iddianame Düzce 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. İddianamede, soruşturma kapsamında kapatılan Bolu Dağı’daki ünlü et lokantasının sahibi İsmail Çolak ile DÜSİAD Başkanı Eyüp Çakır, firari şüpheliler arasında yer aldı.
Şüphelilerin, örgüte finansman desteği sağladığı, Bank Asya’da kendileri ve akrabaları adına çok sayıda katılım hesabı açtıkları, toplamda 6 milyon lira parayı bankayı kurtarmak için Bank Asya’ya yatırdıkları belirtildi. Öte yandan şüphelilerden bazılarının mal varlıklarını yanlarında çalışan güvendikleri kişilere devir ettikleri iddianamede yer aldı.

Kaynak: Hürriyet

7FETÖ’den tutuklanan Tuğgeneral Mustafa Doğru’ya, PKK’nın karakol saldırısında görev ihmalden dava

Hakan KABAHASANOĞLU/GİRESUN, (DHA) – GİRESUN Cumhuriyet Başsavcısı Ozan Kaya, geçen yıl FETÖ suçlamasıyla tutuklanan Giresun Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Mustafa Doğru hakkında, Çaldağ Karakolu’na PKK’lılarca yapılan saldırı sonrasında gerekli desteği vermediği ve takviye kuvvetini de zamanında göndermeyerek görevini ihmal ettiği iddiasıyla kamu davası açtığını açıkladı.
Giresun Gazeteciler Derneği’ni ziyaret eden ve basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Cumhuriyet Başsavcısı Ozan Kaya, Espiye ilçesinde geçen yıl terör örgütü PKK’nın Karadeniz yapılanmasına yönelik operasyonlarda bir sığınak bulunduğunu ve 1 teröristin de yakalandığını hatırlattı. Sığınakta Fethullah Gülen’e ait kitapların ele geçirildiğini anlatan Kaya, teröristin yer göstermesiyle başka sığınakların da tespit edildiğini belirterek,  “Sığınaktan Fethullah Gülen’in kitapları çıkınca terör örgütü mensubuna, ‘Sizin bu adamın kitaplarıyla ne işiniz var?’ diye sordum. ‘Biz her şeyi okuruz’ diye cevapladı. ‘Orada İncil yok, Zebur yok, Kuran’ı Kerim yok. Her şeyi okuyorsunuz da terör örgütü elebaşıyla bağlantısını kuramadım’ dedim, aynı cevabı aldım” ifadelerini kullandı ve PKK ve FETÖ yapılanmalarının birbirleri ile ilgileri olduğunu söyledi.
‘BAĞLANTILARA İLİŞKİN ÖNEMLİ DELİLLER ELDE EDECEĞİZ’
Giresun’da FETÖ soruşturması kapsamında gözaltına alınan bir trafik baş komiserinin evinde yapılan aramalarda da PKK terör örgütünün propagandasına ilişkin malzemeler ele geçtiğini anlatan Başsavcı Kaya, “Baş komiserin evinde yapılan aramada elde edilen flaş bellek ve hafıza kartından PKK terör örgütünün propagandasına ilişkin görüntüler çıktı. Mesleki amaçla siz bunu evinize götürüp şahsi eşyanıza yüklemezsiniz. Zaten bu kişi de trafik polisi. İlginç tespitler olacak. Haklarında işlem yapılan bir kısım şüpheli ile ilgili el koyduğumuz materyallerin incelemesini bitiremedik. Bu incelemelerde terör örgütlerinin birbirleri ile olan bağlantılarına ilişkin önemli deliller elde edeceğimizi düşünüyoruz. Böyle bir delil de elde ettik” dedi.
‘TUĞGENERAL MUSTAFA DOĞRU HAKKINDA KAMU DAVASI AÇTIM’
Geçen yıl 6 Mayıs’ta Çaldağ Jandarma Karakolu’na düzenlenen saldırıyla ilgili bir gelişme olup olmadığı yönündeki soruyu da yanıtlayan Başsavcı Ozan Kaya, geçen yıl FETÖ suçlamasıyla tutuklanan Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Mustafa Doğru hakkında kamu davası açtığını belirterek şunları söyledi:
“Delilleri tespit ettiğimiz bir husus var. Çaldağ Jandarma Karakolu’na yapılan saldırı sırasında gerekli desteği vermediği ve takviye kuvveti de zamanında göndermeyerek görevini ihmal ettiği suçlamasıyla eski Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Mustafa Doğru hakkında kamu davası açtım. Mustafa Doğru ile ilgili olarak Fethullahçı Terör Örgütü üyesi olduğuna dair de bir şüphe var. Bu yönüyle soruşturma devam ediyor. Dosya Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderildi ve yargılanması da orada yapılacak.”
‘VATANDAŞ DESTEĞİ GEREKLİ’
Kaya, FETÖ ile mücadelede tam bir halk desteği alınabilmesi için örgütün vatandaşa çok iyi anlatılması gerektiğini, bu anlamda da vatandaşın desteğine ihtiyaçları olduğuna işaret ederek şunları söyledi:
“Bu insanlar alnı secde gören insanlar değil. Bunlar din adı altında bizim Anayasal düzenimizi yıkmaya kararlı ve dış güçlerin oluşturduğu bir yapılanma. Kesinlikle dini bir cemaat veya hareket değil. Bunu çok sağlıklı şekilde anlatabilmemiz lazım. Onun için bizlere ve sizlere çok ciddi işler düşüyor. Sadece emniyet, savcılığın, valiliğinin, jandarmanın çalışmasıyla bu iş olmayacak. Devletin tüm kurumlarının bu işe çok ciddi eğilmesi gerekiyor ve yeni bir nesil yetiştireceğiz. Yeni nesil eğitimini sözde cemaatlerin dershanelerinden değil bizim okullarımızdan alacak. 15 Temmuz süreci bizi kendimize getirmeliydi, inşallah da getirecektir. Bize dedikodu lazım değil. Bize bu işi bir vatan borcu olarak bilen, millete, devlete hizmet olarak bilen, bildiğini samimi bir biçimde evraka dökecek, gelip bize ifade verecek vatandaş lazım. Vatandaş kahvede konuşuyor, camide konuşuyor ama gelip bizim karşımızda maalesef konuşmaktan çekiniyor. Bugün vatandaşın taşıdığı endişeleri biz de taşıyoruz. Bu devletin, bu milletin sağlıklı bir şekilde hedeflediğimiz noktalara gidebilmesi için hepimizin kellesinin koltuğunda olması lazım. Vatandaş olarak bu risklere katlanmak gerekiyor. Biz onun için vatandaştan destek bekliyoruz. Bu mahrem yapıları, kendisini saklamış gizlenen örgüt mensuplarının bulunabilmesi için de vatandaş desteği gerekli.”
ÇALDAĞ’DA KIDEMLİ BAŞÇAVUŞ ÇALIŞKAN HAYATINI KAYBETMİŞTİ
Giresun’un Çaldağ Köyü Jandarma Karakoluna geçen yıl Mayıs ayında düzenlenen silahlı saldırıda 46 yaşındaki 2 çocuk babası Jandarma Astsubay Kıdemli Başçavuş Zafer Çalışkan ağır yaralanmış ve kaldırıldığı hastaneye hayatını kaybetmişti.

Kaynak: Hürriyet

6İşadamı suçladı, savcı fezleke gönderdi

Bülent SARIOĞLU / ANKARA
03 Mayıs 2017 – 21:43Son Güncelleme : 03 Mayıs 2017 – 21:44
MECLİS’e gönderilen 20 yeni fezleke arasında AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Şaban Dişli hakkındaki dosyadan ‘FETÖ’ tartışmasından kaynaklı ‘tehdit’ iddiası çıktı.

AK Parti’de 11 yıl il başkan yardımcılığı yapan işadamı Yusuf Elturan’ın, tehdit suçlaması üzerine soruşturma açan Sakarya Başsavcılığı, ifadesinin alınabilmesi için Dişli’nin dokunulmazlığının kaldırılmasını istedi. Elturan, sosyal medyada paylaştığı bir makalenin ardından Dişli’nin kendisini tehdit ettiğini öne sürdü. Elturan, savcılığa verdiği dilekçede, “Dişli bana ‘Neden böyle bir şey paylaştın, vali ve savcı ile yakınlığımı biliyorsun. Seni Sakarya’da FETÖ’cü ilan edeceğim, içeri aldıracağım’ dedi” iddiasına yer verdi.

Kaynak: Hürriyet

5Bakanın koruma amiri de listede

Toygun ATİLLA/İSTANBUL
03 Mayıs 2017 – 22:17Son Güncelleme : 03 Mayıs 2017 – 22:18
EMNİYET Genel Müdürlüğü ile Milli İstihbarat Teşkilatı’nın birlikte yaptığı operasyonda ‘mahrem imam’ olduğu tespit edilen 1013 kişi gözaltına alındı.

Operasyonda ele geçirilen bilgilerin değerlendirilmesiyle ‘tedbir’ amaçlı 9 bin 103 polis görevden uzaklaştırıldı. Operasyonun omurgasını FETÖ’nün Türkiye imamlığına vekalet eden kişiden ele geçirilen 2 terabaytlık arşivdeki bilgiler oluşturdu. Listede adı FETÖ ile ilişkisi olan polis sayısı 38 binin üzerindeydi. İlk aşamada kritik yerlerde görev yapan polisler açığa alındı. 2’si rütbeli 19 polis Cumhurbaşkanlığı Koruma Dairesi’ndeki görevlerinden uzaklaştırıldı. Örgütle mücadelede etkin ve stratejik sorumluluğu bulunan bir bakanın koruma amirinin ismi de aynı listede çıktı. O amir de önceki gün açığa alındı.

Kaynak: Hürriyet

4FETÖ’nün imam listesi:

Son güncelleme Ocak 2017
Mesut Hasan BENLİ / ANKARA
03 Mayıs 2017 – 22:15Son Güncelleme : 03 Mayıs 2017 – 22:15
FETÖ’nün itirafçı olarak tanık koruma programına alınan üst düzey yöneticisinin verdiği bilgi üzerine ele geçirilen çipten ‘Emniyet imamları’nın listesi çıktı. Emniyet’te 3 bin 895 imam bulunduğu, 65’inin kadın olduğu ve bu listenin en son 30 Ocak 2017’de güncellendiği tespit edildi.

MİT ve Emniyet’in ortak sürdürdüğü, FETÖ soruşturması kapsamında gözaltına alınan FETÖ yöneticisinin ifadeleri doğrultusunda bazı örgüt evlerinde aramalar yapıldı. Bu aramalarda peçeteye sarılmış halde çip bulundu. İddiaya göre, çipin incelenmesi sonucunda, FETÖ’nün Emniyet teşkilatında 273 bin polisi, 63 farklı kodlama kullanarak fişlediği bilgisine ulaşıldı. Son kodlamanın da 2015’in nisan ayında yapıldığı belirlendi. Örgütün Emniyet teşkilatındaki imam listesinin ise son olarak 30 Ocak 2017’de güncellendiği tespit edildi. Buna göre 3 bin 895 imam statüsünde örgüt yöneticisi bulunduğu, bunlardan 65’inin kadın olduğu tespit edildi. Örgüt ile halen bağlantısı olduğu iddia edilen polis sayısının 35 bin olduğu belirtildi.

1 ÇEYREK ALTIN
Örgütün polis teşkilatını Ankara, İstanbul, İzmir, Gaziantep ve Erzurum olmak üzere 5 ayrı üst bölgeye ayırdığı, bölge sorumluların ayda bir Ankara’da toplanarak ‘bilgi havuzu’, ‘maddi kaynak havuzu’ gibi konuları ele aldıkları iddia edildi. 17–25 Aralık operasyonlarının ardından himmet geliri azalan örgütün, polislerden bir çeyrek altın aldığı, kurban ve fitre organizasyonları adı altında paralar topladığı da öne sürüldü. İfadeleriyle Emniyet’in mahrem yapılanmasının açığa çıkarılmasında etkili olduğu iddia edilen kişinin, tanık koruma programına alındığı belirtildi. KHK ile kapatılan bir eğitim kurumunda görevli olan FETÖ yöneticisinin ilk ifadesinde, “9 yıl önce de örgütün mahrem yapılanması için görev aldım. Ancak 17-25 Aralık operasyonlarının ardından bu yapıdan uzaklaşmaya başladım” dediği öne sürüldü.

Kaynak: Hürriyet

3FETÖ imamlarına operasyonda 9 tutuklama

Tolga YANIK/KONYA, (DHA)- KONYA merkezli 23 ilde Fethullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması’na (FETÖ/PDY)  yönelik operasyonda gözaltına alınan aralarında ‘örgüt imamlarının’ da bulunduğu öne sürülen 31 kişiden 9’u çıkarıldığı mahkemece tutuklanırken, 22 şüpheli serbest bırakıldı.
Konya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, 15 Temmuz darbe girişimi ardından FETÖ/PDY’ye yönelik soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında daha önceden 6 etapta gözaltına alınan 285 şüphelinin ifadeleri ve polisin çalışmaları sonunda; örgütün üst düzey yönetiminde il, ilçe imamı, büyük, ‘küçük bölge imamı’, ‘ünite imamı’, ‘bölge talebe mesulü’, ‘şehir dışı talebe mesulü’, ‘arama tarama mesulü’, ‘bölge muhasebecisi’, ‘eyalet mesulü’, ‘eyalet muhacir mesulü’, ‘mütevelli grubu sohbet hocası’, ‘ser rehber’ gibi pozisyonlarda görev aldığı belirlenen 85 kişi hakkında yakalama kararı çıkartıldı. 20 Nisan da 23 ilde yapılan eş zamanlı operasyonda 31 kişi gözaltına alındı.
Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nde işlemleri tamamalanan şüpheliler adliyeye sevk edildi. Şüphelilerden 9’u çıkarıldığı mahkemece tutuklanırken, 22 şüpheli adli kontrol ve yurt dışı yasağı konularak serbest bırakıldı.

Kaynak: Hürriyet

2FETÖ’nün ‘Amiş’ oyunu

AA03 Mayıs 2017 – 11:41Son Güncelleme : 03 Mayıs 2017 – 16:18
ABD’de FETÖ üyeleri, kurdukları süt ürünleri firmasında “Amiş” ismini kullanıyor. Firmanın sahibi, FETÖ elebaşı Gülen’in kaldığı kampın aşçısı Murat Hokka.
ABD’de Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) üyeleri, kurdukları “Natürlich” adlı süt ürünleri firmasında teknolojiyi kullanmayı reddeden ve doğal şekilde hayatlarını sürdüren Amişlerin ismini kullanarak ticaret yapıyor.

FETÖ elebaşı Fetullah Gülen’in kaldığı “Altın Nesil” kampının aşçısı Murat Hokka’nın başkanlığını yaptığı süt ürünleri firması Natürlich, “Mudi Farm Export LLC” şirketine bağlı olarak faaliyet gösteriyor. Şirketin internet sayfasında ne çiftlik ne de fabrikanın adresi ve resimleri bulunuyor. Natürlich’in internet sayfasında üretilen yoğurt ve peynirlerin “Lancaster ürünü” olduğu ve “Saylorsburg’da sevgiyle üretildiği” ifadesi yer alıyor.

FETÖnün Amiş oyunu

Gülen’in kaldığı kampın yaklaşık 100 metre yakınında “Mudi Farm” adlı bir çiftlik bulunuyor ve çiftliğin içinde hayvanların otladığı görülüyor. Ancak bu çiftliğin “Mudi Farm Export LLC”ye ait olduğuna ilişkin bir iz yok. Çiftliğin girişinde bir posta kutusu bulunuyor ancak herhangi bir tabela yer almıyor.
Amişlerin yoğun yaşadığı Lancaster ile Mudi Farm’ın bulunduğu Saylorsburg arasında ise 150 kilometreden fazla mesafe var. İnternet sayfasındaki telefon numarasını arayan AA muhabirine cevap veren yetkili, fabrikalarının Lancaster’da olduğunu söyledi ancak ısrarlı sorulara rağmen adresi vermedi. Yetkili, Amiş ortakları bulunduğunu ve ürünlerin ortakları tarafından üretildiğini savundu. İnternet sayfasında ise herhangi bir ortaklık yapısından bahsedilmiyor ve sadece Hokka’nın başkan olduğu bilgisi yer alıyor.
ALTIN NESİL KAMPININ AŞÇISININ ŞİRKETİ

Firmanın internet sayfasında “Mudi Farm Export LLC”nin 2005’te Saylorsburg’ta kurulduğu, 2009-2013 yıllarında Türkiye, Suudi Arabistan ve
Rusya’ya büyükbaş hayvan ihracatı yaptığı, 2016’da “Natürlich Amish Yogurt” ve “Natürlich Amish Artisanal Cheeses” markalarının kurulduğu anlatılıyor.
Sadece başkan olarak Hokka’nın isminin geçtiği sitede, “Başkanımız Murat Hokka’nın şef olarak edindiği tecrübeler lezzetimize katkı yapıyor.” ifadeleri yer alıyor.

FETÖnün Amiş oyunu

Hokka, kapatılan Samanyolu TV’de geçen yıl yayınlanan bir programda “Altın Nesil” kampının aşçısı olarak açıklamalarda bulunmuştu. Hokka’nın FETÖ kampının hemen yakınında yaklaşık 350 bin dolar değerinde son derece lüks bir de evi bulunuyor. Pensilvanya’da Mudi Farm adıyla faaliyet gösteren bir şirket daha bulunuyor: “Mudi Farm İnc”. Bu şirket ise Türkiye’de birçok FETÖ davasında yargılanan ve FETÖ’nün ikinci adamı olduğu belirtilen Cevdet Türkyolu’nun üzerine kayıtlı.

Gülen’in kaldığı kampın da yöneticisi olduğu belirtilen Türkyolu’nun kampın aşçısı ile resmiyette bir ortaklığı gözükmüyor ancak iki şirketin de “Mudi Farm” ile başlaması ortak olabilecekleri olasılığını gündeme getiriyor. FETÖ elebaşı Gülen’in yeğeni Mebrüke ile evli olan Türkyolu’nun “Mudi Farm Inc” şirketinin herhangi bir internet adresi ve irtibat numarası bulunmuyor. Ne tür bir ticaret yaptığına ilişkin de bilgi yok.

UZUN CEVDET GAYRİMENKUL ZENGİNİ

Geçen yılın ağustos ayında Sakarya’da, FETÖ’nün darbe girişimiyle ilgili yürütülen soruşturma kapsamında FETÖ’nün ikinci adamı olduğu öne sürülen Türkyolu ve akrabalarının tüm mal varlıklarına el konulması kararı verilmişti. Örgüt içinde “Uzun Cevdet” lakabıyla bilinen Türkyolu’nun Sakarya’da 24, İstanbul’da 11, İzmit’te 3 ve Ankara’da 1 olmak üzere dört şehirde 39 mülkünün bulunduğu tespit edildi.

ABD’nin başta Pennsylvania olmak üzere bazı orta batı eyaletlerde yaşayan Amişler, Hristiyanlığın katı kuralları olan bir mezhebinden geliyor.

Amişler doğal ve basit bir yaşamı benimseyerek elektrik, motorlu araçlar, telefon gibi teknolojik imkanları kullanmayı reddediyor. Son dönemde bazı Amiş gruplarda bu kurallar esnetilse de Amişler doğal yaşamı benimsedikleri için ürettikleri tarım ve hayvancılık ürünlerine organik ve sağlıklı olduğu gerekçesiyle ciddi talep oluyor. Bu talebi değerlendirmek isteyen bazı firmalar da Amiş ürünü olmasa da ürünlerinde Amiş ismi kullanabiliyor.

Kaynak: Hürriyet

1Şovmen Atalay Demirci’nin ağırlaştırılmış müebbet hapsi istendi

Özkan ARSLAN / ANKARA, (DHA) – ANKARA Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen FETÖ soruşturması kapsamında tutuklanan komedyen Atalay Demirci hakkında yürütülen soruşturma tamamlanarak iddianame düzenlendi. Demirci’nin ‘Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme’ ve ‘Silahlı terör örgütüne üye olma” suçlamalarından bir kez ağırlaştırılmış müebbet ve 15 yıla kadar hapis cezası istendi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçları Soruşturma Bürosu savcısı Muhammed Akif Ongun tarafından yürütülen soruşturma tamamlandı. Mahkemeye gönderilen iddianamede Demirci’nin, FETÖ ile irtibatının olduğu bilinen Hakan Şükür ve Enes Kanter ile yapmış olduğu Twitter konuşmalarına yer verildi. Şükür’ün sosyal medyada yazdığı “kimse yardım etmedi” şeklindeki sözüne karşılık Demirci’nin, Şükür’ü teselli etmeye çalıştığı belirtilen iddianamede, Enes Kanter’e de “Enes’im biliyorum az çok tahmin edebiliyorum. Allah yardımcımız olsun hepimizin kardeşim. Tedbiren takibi bırakmak zorundayım bu arada anlarsın kardeşim” şeklinde mesaj attığı kaydedildi.

ÇEVREMDE FETÖ ÜYELERİ OLDUĞU İÇİN POPÜLERLİĞİM ARTTI

Bank Asya’da hesabının olduğunu, 17-25 Aralık sürecinden sonra bu hesabında cüzi miktar bırakarak tüm kredi kartı ve hesaplarını kapattığı anlatılan iddianamede Demirci’nin, gösteri amacı ile birçok kez yurt dışına çıktığı belirtildi. İddianamede ifadesine de yer verilen Demirci, Dünya Radyo’da çalıştığı sıralarda ‘Vefa’ kod adlı Muhammed Yusuf Kulaksız isimli kişinin kendisini Gülen ile tanıştırmak için yurt dışına birlikte gittiklerini söyledi. Demirci, ifadesinde bu ziyaretten dolayı gittiği gösterilerden de Fetullah Gülen’i ziyaret etmenin manevi hazzı nedeni ile ücret kazancının olmadığını kaydederek, çevresinde daha çok FETÖ’ye mensup kişilerin olduğundan dolayı popülerliğinin de arttığını da söyledi.

KİMSEDEN DESTEK İSTEMEDİM

Demirci, 2013 yılında ‘Yetenek Sizsiniz’ adlı yarışmaya katıldığını ve bu yarışmada kendisi adına cemaat tarafından oy kullanan şahısların olduğunu düşündüğünü anlattı. Demirci, ifadesinde radyodan ayrılmasını üstü konumundaki Muhammed Yusuf Kulaksız nedeniyle olduğu, kendisinin cemaate bağlı hiç kimseyi arayıp destek olmalarını istemediğini, Muhammed Yusuf Kulaksız’la tartışmalarının nedeninin kendisinin, cemaatine ve hizmet hareketi yaptığı gösterilerde kazanılan parayla destek verdiğini zannederken, kazanılan paraların bu şahsın şirketine aktarıldığını fark etmesi nedeni ile olduğunu ileri sürdü.

YAPTIĞIM HİZMETLERDEN DOLAYI PİŞMANLIK DUYDUM

Demirci, ifadesinde darbe girişimi ile ilgili kimseden duyum almadığını da ifade ederek, örgütü dine hizmet etmekte olan bir cemaat yapısı olarak değerlendirdiğini, kendisini örgüt mensubu olarak görmediğini fakat kandırıldığını ve kullanıldığını hissettiğini anlatarak, “Yaptığım hizmetlerden dolayı pişmanlık duyuyorum” dedi.

İddianamede, Demirci’nin üstünde ve evinde yapılan aramalarda ele geçirilen bir adet telefon, bir adet bilgisayar, bir adet Ipad, 31 Ocak 2011 tarihine ait Zaman gazetesinin ilk sayfası ve çeşitli sayılarda CD/DVD ile flash belleğe el konulduğu belirtildi.

Kaynak: Hürriyet

 

CEVAP VER