Veysi Dündar’dan haftanın portresi: Yılmaz Büyükerşen…

0

Şehri Doğru Kişiye Emanet Etmek: Yılmaz Büyükerşen

Türkiye’de yaşanılacak en güzel şehir hangisi diye sorulduğunda üç beş örnekten biridir Eskişehir.

Eskişehir’in adı niye Eskişehir bilmiyorum. Anlamsız gelse de Haçlıları Anadolu’da ilk yenilgi ile o zamanki Dorylaion yani Eskişehir’de tanıştıran Selçuklu kumandanı Kılıçarslan’ın bu galibiyetine binaen eskiliğini hak ettiğini hayal etsek çok da birşey kaybolmaz.

Eskişehir Türkiye’de sobanın başkenti idi bir zamanlar. Şimdi gelip görenler için önce metroyu, yolu, kanalizasyonu ve daha sonra evi, binayı yapanların şehri oldu. Tuhaf değil mi?

2 üniversitesi, güzelim organize sanayisi ile memleketin orta yerinde ideal bir Türkiye modelidir Eskişehir.

Tabii ki merkezinden bahsediyorum.

Yoksa ilçelerini toplasan bir derde derman olmaz maalesef. Çorak orta Anadolu bozkırının buğdayı zar zor veren tarlalarındadır Eskişehir’in garip ilçeleri.

Eskişehir bir çok şehir gibi merkezinde AKP’yi istemeyenlerden. Merkezlerin merkezleri ve çevrelerin merkezleri AKP’yi istemedi bu ülkede. Çevrelerin çevrelerinin partisidir AKP ve merkezlerin çevrelerinin.

AKP yoksulun ve yoksulluğun partisi olarak iktidara gelmiştir. Bundan gurur duymuş, bunu slogan etmiştir.

Lakin şarkıda denildiği üzere “Yoksulluk kader olamaz”

Eskişehir’in çalışkan ve üretken merkezine Odunpazarı-Tepebaşı denir. AKP-Cumhur İttifakı 24 Haziran seçimini Eskişehir’de kaybetti.

Çünkü Eskişehir’in bu üreten ve üretken merkezinde icra eden Yılmaz Büyükerşen’in pozitif enerjisini alt etmeye gücü yetmedi.

Büyükerşen’in detayını benden dinlemeye lüzum tabii ki yok.

Ne biyografisini, ne yaptıklarını benim anlatmama, ne onun ne de sizlerin ihtiyacı var.

Aslında bu haftanın portresi Yılmaz Büyükerşen’den de ziyade Yılmaz Büyükerşen’in Eskişehir’i. Eskişehir’in Büyükerşen’i ya da.

Kent gibi kent. Şehir gibi şehir.

İstanbul için kullanılan anti-şehir kavramı son 25 yıllık Akparti devrinde bizatihi onun da tespit ettiği üzere dikey ve biteviye beton bloklar ile kaimse, Eskişehir de Büyükerşen’in devrinde planla, proje ile sulh ile kaim.

Akparti’yi 16 yıllık iktidarında 19 yıldır yeniyor. 4 defa seçim kazanan bir şampiyon. Gölgesinde ot bitmez denilen bir partiyi hem de AKP’nin en güçlü olduğu an ve zamanlarda yeşillendiren bir bahçıvan.

Komşu ve başkent Ankara’nın AVMland’a dönüşümüne nazire hep özgün, hep sakin, hep turistik. Büyükerşen tarzı Orta Anadolu’nun tam ortasında AKP’ye yenilgiyi tattırdı ise bundan çıkacak ders şu ki, şehremaneti lafı işte tam da burada ve bu anda geçerlidir. Şehir emanettir ve şehir herşeyden önce süknaya ve onların çocuklarına aittir.

Hem AKP’ye hem de muhalefet külliyatına çok dersler vardır Büyükerşen tarzında. O derslerin belki de son halkasını icra ederek belki de bundan sonra dinlenmeye çekilecek. Devam da etse yadırgayacak halde değiliz. İçerden bilgim yok. Samimiyetle bilmiyorum.

Benim kaygım bu ülkede 81 tane Eskişehir nasıl olur onun kaygısı.

Büyükerşen’i yenmek marifet değil. Marifet ondan iyisini yapmak. Ondan iyisini yapmak için önce ona sorun. İktidar da olsanız muhalefet de olsanız sorun.

Yerel seçimler uzak vade. Bu bir seçim yazısı da değil. Ama velev ki seçim yazısı. O niyetle de okuyun. Yılmaz Büyükerşen seçime girmese de galiptir.

CEVAP VER