Veysi Dündar’dan Haftanın Portresi: Avcılar Belediye Başkanı Dr. Handan Toprak Benli

1

Toprak Ana, Doktor Hanım ya da Avcılar’ın Gülen Yüzü

İstanbul’un yakın tarihinin kenar semti Avcılar’ı nasıl bilirsiniz? Ben iyi bilirim. Çünkü Türkiye’nin iç denizi Marmara’nın sınırlarında başka kadın belediye başkanı bulamazsınız. Önceki gün “bir hayalim var” demiştim Martin Luther King’e özenip. Onun hayali rengin egemenliğine dur demekti. Benim de derdim cinsiyetin egemenliğine dair idi. Biraz hayal, biraz umut katıp adında gül geçen iki kadından bir gül kokusu metaforu üretmiş idim. (Binnaz Toprak hanıma selam olsun, twitterda paylaştı bu yazıyı).

Binnaz hanımın paylaşımına yorum yapan bir twitter kullanıcısı bu nüansı anlamamış, kadını çiçeğe tahvil eden naifliği eleştirmiş ya, canı sağolsun.

Avcılar’ın kadın başkanı Handan hanımın adı Şen ve Gülen demek. Bunu da kadınsı bulur mu bilmem? Kuşkucular benim gözümde gülmek de şenlik de gayet insanidir. Kadına da erkeğe de yakışır.

Geçtiğimiz günlerde tiyatro oyunu vesilesi ile kendisi ile tanışıp hikayesine yakından vakıf olmuş idim. Benim portre dediğim ama asıl gayesi memleketin bu halinde yolunu düz tutanları anımsatmak olan Cumartesi köşemin konuğu olarak onu seçtim.

1980’lerin o kasvetli havasında Hacettepe’de başlayan tıp eğitimini Sivas’ta bitiren Dr. Handan hanım uzman olmamış. Malum Türkiye’de doktorlar eğer uzman olmazlarsa gelirleri daha az olur ister istemez.

Türkiye’nin en iyi ve kazanması en zor tıbbını kazanan Handan hanım ne oldu da Sivas’a yolunu düşürdü bilmesek de, uzman olamadım diye küsüp üzülmediğine eminim.

Uzmanlar gücenmesin acilde nöbet tutan, hastanın en ham halini tanıyan acil doktorlarının teşhis tedavi yeteneğini elde etmek uzmanlıkta mümkün değildir. Uzmanın nöbeti dalına göredir. Acil hekiminin nöbeti ayak ucundan saç telinedir.

Doktorluğu fasılasız ekmek parası peşinde ve Hipokrat’ın izinde yapan Handan hanımı geziden hatırlarsınız. Yalancı gazeteciler Kabataş yalanının kefaretini ödemedi, camide içki içeni, ayakkabıyla gireni görmedik de uyumadan yaralı bakan Dr. Handan’ı iyi gördük.

Gezi bu aralar gündemde. Lakin “İstanbul’a ihanet ettik” diyenler, “dikey mimari hataydı” diyenler, Gezi parkına bina dikmeyi başaramadıkları için neden üzgünler orayı çözemedik.

Tevafuka bakın ki, Taksim meydanında Cami ve AKM inşaatlarına karşı çıkan da yok ama biri bitmiyor, biri başlamıyor acep neden?

Yandaş medyanın yaptığı heykeli beğenmeyip mevzu ettiği Handan hanım ise Avcılar’ın 100 yıllık imar planını hazırlatmış. İmar planı deyince de akla emsal kaçağı ile 12,4 milyon m2 fazla bina dikilmesi geliyor. Ona da imar plansızlığı deniyor ancak yandaş medyada bu haberleri bulamazsınız.

Aracı kurşunlandığında anlattığı otobüs kazası hikayesi ile ölüme yakın olmanın hiç de onu korkutmadığını anlatmış. Saniyeler içinde olan bir kaza anında dahi sükunetini muhafaza ettiğini anladığımız bir yüreği, makam aracının kaportasını kurşunlayarak ürkütmek mümkün mü?

Belli ki Allah’ın ona bahşettiği ekstra günlerin, hakkını teslim etmenin telaşı onda.

1993’ten yani 33 yaşından beri siyasette. 22 senenin emeği ona Avcılar’da başkanlık, Avcılar’a ise acil servis hekiminin dikkat ve özenini vermiş.

Saniyenin kıymetini ondan öte kim bilir?
Canın değerini muhasebesini ondan öte kim yapar?

Avcılar’ın antik adı Bothanea’yı da biliyor, Türklerin reva gördüğü ismin kökenini de. Kuşların avlanmasından yana değil, isimlerini bilelim, bir de yuvalarına ev yapmayalım yeter diyenlerden.

Sn. Cumhurbaşkanı’nın pasta kaymağı yiyenlere dahil etmediği Avcılar ahalisinin seçmeni de belli ki kuru ekmeği pasta niyetine kemirenlerden. Yine de Erdoğan’ın pasta kaymağı sandığı İstanbul’un üretken ruhu Avcılar’da da bolca mevcut.

Zaten en az tarihi yarımada kadar da kadim ve köklü bir yerleşim burası. Handan Hanım da farkında bunun ve İstanbul’a gelen turistlerin bir gün geçireceği yerlerden biri olarak da hayal ediyor beldesini.

Bir soyadı da Toprak ve Avcılar’da ona Toprak Ana diyenler var.

Anadolu’nun kadim anası Kibele doğurganlığı bereketi simgeler. Artemis’ten Meryem Ana’ya uzanan yolun başlangıcıdır Kibele Ana.

Bugün memlekette çalışma yaşamındaki 100 kadından 25’i sadece iş sahibi emeğinin hakkını alıyor. Kadınlara ya eşine tabiyet ya da sadaka kültürüne bidayet layık görülüyor.

AKP’nin sırr-ı siyaseti tam da burada yatıyor. Kadının katılmadığı iktisadi hayatta bütün seçimler 15.000.000 – 0 başlıyor.

Divriği’li Handan bileğinin hakkı ile Hacettepe için ter döküp doktor olup annesine baktı. Şimdi Avcılar’a bakıyor. Avcılar da onun gözünün içine. Tıpkı Türkiye gibi.

Türkiye Handan Toprak Benli’nin suretinde kadının adını öğreniyor.
Kadının adı da, işi de, umudu da, oyu da var.
Hem de iyi ki var.

1 YORUM

  1. Say yazar handan hanımla seçimlerde avcıları gezerken derya bloklarda insanlarla konuşurken avcılarla ilgili yapacaklarını anlatırken hep beraber avcıları güzelleştirecegiz bayan arkadaşlarla beraber ve bayanlardan biri nasıl olacak dediğinde bayanlar bir anne bayanlar bir gül kadar kokan sevgi doludur bu sevgimizi katacağız hep beraber gül kokan bir ilçe yapacağız demişti.hakıkaten güzel bir ilçe oldu sokaklarıyla parklarıyla verdiği hizmet takdire değer insanlar mutlu.bende kendisine avcılarda yaşayan insanlara teşekkür ediyorum.yaşadıkları ilçesine sahip çıktıkları için.

CEVAP VER