Veysi Dündar’dan haftanın portresi: Celal Doğan

0

AKP’nin Küme Düşürdüğü Antep’i Tekrar Zirveye Çıkarmak İçin

Gaziantep’e dair yol hikayemizi yazdığımız gün tabii ki portremiz için de fazla kafa yormadık. Aslında röportaja niyetlenmiştik ama yoğun program trafiği içinde henüz fırsat olmadı. Biz de röportaj olursa iyi olur deyip tanıyan tanımayana bir Celal Doğan portresi çizdik.

21 Nisan 2001 tarihini çok az kişi hatırlar. Ama Fenerbahçe’nin 3-0’dan 3-3’lük beraberliği yakaladığı Beşiktaş maçının hemen ertesinde 4-3’lük Gaziantep maçı desek herkes hemen yüksek sesle ‘unutulur mu?’ diyecektir.

Gerçekten de 3-0 önde girdiği ilk yarıya rağmen maçı 4-3 kaybeden Gaziantep eğer o maçı alsa tarih büyük olasılıkla şimdi can çekişir haldeki Gaziantepspor’u Türkiye Liginin şampiyonlarından biri diye kaydedecekti.

Tam 16 yıl Celal Doğan’ın başkanı olduğu Gaziantepspor Nirvana yaptığı 2000’li yılların başında şampiyonluğun kapısından dönmenin yanısıra bir Fransız takımını da evire çevire kupanın dışına itmişti.

2006’dan sonra bir daha eski günleri görmeyi bırakın berbat bir performans ile serbest düşüşe geçen takım adını dahi değiştirme utancına tabi oldu. Belli ki yeni Türkiye Gaziantepspor’a hiç iyi gelmedi.

Celal Doğan işini iyi yapan dürüst insan timsali olarak ne Gaziantepspor’un ne de Gaziantep’in kılına zarar gelmesin diye çaba gösterdi.

1989’dan 2004’e kadar yönettiği Gaziantep’te kendinden sonra gelenlerin rahatlıkla üzerinde iş kurabilecekleri bir altyapı kurdu.

Öyle milyon dolarlık sahil tecavüzcüsü binaların arasındaki ürkek millet bahçesi değil, kent, tam 14 km yolu bulunan Allaben parkı ile anılır. Daha AKP yeşili keşfetmemişken hatta AKP diye bir kavram yok iken hayal ettiği yeşil rüyayı Antep’e kazandırmıştır. Dünya Kentsel Parklar yarışmasına katılan yegane ülke varlığıdır.

Demokratlığını HDP’den iki seçim üstüste aday olarak, dirayetini iki seçimi de kazanarak göstermiştir. HDP’yi sözde kriminalize eden siyaset aklının aktörleri, geçmişte farklı konularda söyledikleri envai çeşit beyanı silmek için sağlam birer silgi ararken o gururla dahil olduğu HDP çatısı altında hiçbir zaman geleneksel çizgisinden ödün vermemiştir.

HDP’li olmuş ama HDP’ci olmamıştır. HDP onu bağrına basmış, ayrılınca da kapısını gönlünü kapatmamıştır. DSP oluşumu içinde gireceği başkanlık seçiminde aslında AKP’yi yenmek için de ciddi bir alternatif olarak öne çıkmıştır.

Yandaş basın ne derse desin DSP içinden aday olan Celal Doğan neredeyse ortak bir ititfakın temsilcisi konumuna gelmiştir. AKP’nin devletin tüm kaynaklarını sonuna kadar istismar ettiği bir ortamda Celal Doğan’ın adaylığına gösterilen ilgi muhalefetin seçenekte çeşitlilik kaygısının da bir sonucu gibidir.

68 kuşağının temsilcisi olarak heyecanını hiç kaybetmemiştir. Yaşca kendisinden genç Ahmet Hakan’a Tahir Elçi için sorduğu soruya hala yanıt alınmamıştır.

Güzel olan herşeyi sevmesi ile de bilinir
Güzeli kendi için isteyip topluma hasis olanlardan değildir. Celal Doğan hukukçu olmaktan gelen adalet duygusu ile doğru peşinde geçen ömründe zirveyi hep kovalamıştır.

AKP’nin bırakın şampiyonluk kovalamayı tarihten sildiği Gaziantepspor’da cisimleşen kalite eksikliği vasatlığa olan ilgi ile Celal Doğan’la müthiş tezattır. Celal Doğan vasat olmamış vasatı azamiye çekmeye adanmıştır.

Şahinlerin başkanı “Doğan” için başkanlık seçimleri zor olsa da imkansız değil. İnsan onurunun ardında neredeyse 50 yıldır koşan başkanın yaptıkları zaten yapacaklarının delili. Tek gereksinim bunu halka tekrar anlatmak.
Zor ama imkansız değil. Zaten bir 68’li için gerçekçi olmak imkansızı istemektir.

CEVAP VER