Veysi Dündar’dan Haftanın Portresi: Mustafa Sönmez

0

ODTÜ’nün Hocası Çarşının Çocuğu İktisadın Derdinde

İktisadi Bağımsızlık Müzesini kuran İş Bankası ekseninde yazdığım gün için portreyi de bir iktisatçı olarak belirlemek zorunda hissettim kendimi.

Bugün Türkiye’de iktisat kuramcılarının ölmüşlerini mezarında ters döndüren, sağlarını “doğru mu duydum?” denilen gelişmeler yaşanıyor.

Türkiye ekonomik kalkınma yarışında ve dünya ekonomisinde arzu edilenin gerisinde kalmış olsa da çok önemli iktisatçılar yetiştirmiş bir ülkedir. Türk insanı Niyazi Berkes’den Doğan Avcıoğlu’na, Yakup Kepenek’ten Korkut Boratav’a, İstanbul Üniversite’sinden Uludağ Üniversite’sine, ODTÜ’den Boğaziçi’ne hep iyi iktisatçılar yetiştirmiştir.

Türk iktisatçılarının bir dönem TV ekranlarında münhasıran programlar yapıp rating rekorları kırması boşuna değildir. Onların ortaya koydukları vizyon her zaman makbul olmuş, takdir görmüştür. Nasıl görmesin ki?

Ekonomi altyapıdır…
Bu altyapı sağlıklı ve sağlam olmadığı sürece, istediğiniz kadar konuşun, nutuk atın, hepsi mugalatadan ibarettir. AKP’nin 7 Haziran’dan bu yana ekonomi alanında kaybettirdikleri siyasi tercihlerine dayalı olsa da, neticeleri iktisadi sahada görüldüğünde can yakıcı olmaktadır.

Ekonomi de tıpkı fizik, kimya, biyoloji gibi bir pozitif bilimdir. Nobel ödülüne her yıl layık görülenlerden birini de iktisat alanında yapılan çalışmalar oluşturur. Nobelli iktisatçıların bulguları tıpkı fizik, kimya ve tıp Nobelleri gibi bilim başlığı altında yer alır.

Ülkemizde hemen her alana yansıyan vasatlık ortamında işlerin ehillerine verilmemesinin örnekleri çokçadır. İktisat alanında gerçeklikten kopuşu uzun süredir deneyimliyoruz. Bu kopuşun maliyetini toplum olarak ödüyor, giderek daralan ve piyasa mekanizmalarından uzaklaşan bir ekonomik ortamı yaşıyoruz.

Çığlık çığlığa doğruyu gösterme telaşındaki meslek erbabı arasında duruşunu hiç bozmadan kurşunu eritmeye gayret edenlerin en önünde Mustafa Sönmez geliyor. Bir ODTÜ’lü, 78 mezunu bir ODTÜ’lü olarak bu ülkenin en parlak gençlerinden biri olduğunu kanıtlamak için çok da başka bir meziyete ihtiyacı yok.

Bu ülkenin üniversite sınavına giren çocuklarının en parlak %1’inin kazanabildiği ODTÜ İktisatı kazanmak dahi Mustafa Sönmez’in bu ülkenin ilkokulunda, ortaokulunda, lisesinde öğrendiklerine sadece zekasıyla ilave ettiklerinin delili olmalı.

Bir zamanlar bu ülkede tüm çocuklar babalarının paraları ya da bir yerlere biatlarına göre değil, sadece okulda öğrendiklerine ve zekalarına göre üniversitede kendilerine yer bulurdu. ODTÜ bu ülke çocuklarının uzun yıllar boyunca ve kısmen hala sadece en çalışkan ve en zekilerinin kazandığı okul idi.

Sonradan mertlik bozulmuştur. Tüfek icat edilmiştir. Hemen her bölümün özeli, çakması, çıkması vardır. Onu da geçtim, üniversite sınavının dahi şerefi iki paralık edilmişltir.
Şuyuu vukuundan beter biçimde bir zamanlar devletin en üst mevkilerinden olan efsanevi isimlerle anılan ÖSYM adeta çula çevrilmiştir.

Konumuz bu olmasa da bunları anlatmadan Mustafa Sönmez portresi eksiktir.
Gecenin bir yarısında yatağından kaldırılıp savcılığa taşınacak kadar ürküntü veren bu adamın tek yaptığı, ekonomik verileri irdelemekten ibarettir.
Bir de sıkı bir çarşılı olduğunu da ayrıca belirtmek lazım.

Mustafa Sönmez ona harcanan emeklerin bedelini son kuruşuna dek ödemekten öte bir borç hissetmediğini her zaman ve herkese anlatma derdindedir.
Bize borcu, sadece onu bugünlere getirenlere olan bilim adamları olması gerekir.
Mustafa Hoca bunun hem farkında hem de fark ettirme kaygısında.
Bugünleri geçerken susarak değil anlatarak hatırlanmanın kıymetinin farkında.
Biz de onun fazlasıyla farkındayız.

CEVAP VER