10 büyükelçisiyle değil dünyadaki bütün büyükelçileriyle toplansınlar, vallahi bu milletten bir kıl dahi koparamazlar..

0

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Deniz Feneri Derneğinin kuruluşunun 25. yılı sebebiyle Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen programa katıldı.

Sivil tolum alanında çalışmaların hızla sürdüğünü belirten Soylu, 2004 yılından bu yana özellikle sivil toplum alanında dernek sayısında yüzde 76, dernek üyesi sayısında yüzde 116 artış sağlandığını söyledi. Dernek gelirlerinde ise son 10 yılda yüzde 363 oranında artış sağlandığını ve şu an itibarıyla ülkedeki toplam aktif dernek sayısının 121 bin 874 olduğunu anlatan Soylu, 10 ülkenin büyükelçisinin Osman Kavala’nın serbest bırakılmasına ilişkin yaptığı açıklama hakkında “Kim ne söylerse söylesin. Topuyla gelsinler, tüfeğiyle gelsinler. 10 büyükelçisiyle değil, dünyadaki bütün büyükelçileriyle buraya toplansınlar. Vallahi bu milletten bir kıl dahi koparamazlar.” dedi.

Diyarbakır’da açılan “Hafıza Odası” adlı sergi hakkında ise Soylu, şöyle konuştu: “Ben ticaretin sanatı kullandığını çok gördüm. Siyasetin de sanatı çok kullandığını, çok istismar ettiğini gördüm. Hatta Gezi olaylarında sanatın nasıl vandalizmle bu ülkenin huzurunu bozmak için istismar edildiğine ve kullanıldığına hepimiz şahit olduk. Ancak terörün sanatı kullandığına ilk kez şahit oldum. Bunlardan korkulur.

Sanat ötekileştirmez. Sanat terörü kendisine alet etmez. 1,5-2 kilometre ileride Diyarbakır annelerini görmeden hafıza odası yapanlara sadece acıyorum. Bedirhan bebeği o hafıza odası içerisine koymadan teröre meşruiyet kazandırmaya çalışanlara sadece acıyorum. Sanatçı kisvesi altında kendisini terör örgütüne, bir vesileyle terör örgütünün siyasi koluna kullandıranlara daha fazla acıyorum.

Aziz milletimizle beraber yapacak çok işimiz var. Biraz önce İdlib gösterildi. Ne yapsaydık yani, annesini, babasını kaybetmiş yetimleri orada yalnız mı bıraksaydık? O zaman Müslümanlığımızla alakalı dönüp kendi kendimize bakmamız gerekmez miydi? O zaman komşusu açken kendisi tok yatanla ilgili söylenen sözleri bir değerlendirmemiz gerekmez miydi?

Biraz önce gösterilen Filistin’deki o çocukların gülümsemelerini yarım mı bıraksaydık? Amerika istemiyor, Batı istemiyor diye yarım mı bıraksaydık? Onlara sahip çıkmasa mıydık? Çobanbey’den Resulayn’a kadar, Tel Abyad’a kadar o bölgelerde huzuru sağlamasak da oraları Mehmet Akif’in kendi ifadelerinde buyurduğu gibi, ‘Tek dişi kalmış canavara’ mı teslim etseydik? Tarih ne yazar bilmem ama ben bugün söylüyorum. Türkiye 21. asrın başından itibaren cürmünden büyük işler başarmaktadır. Allah’a şükürler olsun.

Biraz sonra buradan Hakkari’ye gideceğim. Tunceli’deydim Ovacık’ta geçen hafta, bulunduğum bölgede, Ahpanoz Vadisi derler oraya. Orada bundan 5 yıl önce 570 terörist vardı. Bu hafta ikisini daha tepeledik. Bilanço veriyorum, 3’ü de birisinin kolu yok, birisinin bacağı yok. Bir tanesinin de başka bir iç hastalığı var, yatıyorlar. Tam 16 tane kaldı. Onlar da kafalarını, burunlarını çıkaramıyorlar, burunlarını çıkardıkları an tepeliyoruz. Şunu söyleyeyim, 180’inin altına düştü. Biz onları ne görüyoruz biliyor musunuz? Biz onları tepelediğimiz zaman Amerika’yı da tepeliyoruz, Batı’yı da tepeliyoruz.”

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here