15 Temmuz ve İstihbarat Hataları

9

İstihbarat çalışmalarında neyin doğru veya yanlış olduğu genellikle geç ortaya çıkar. Atılan bir adım, ilk bakışta başarı gibi gözükse de uzun vadede başarısızlıkla sonuçlanabilir. Bundan dolayı istihbarat konularında kalem oynatmadan önce yeterli veriye sahip olmak ve suların durulmasını beklemek gerekir.

15 Temmuz darbe girişimi hakkında birçok şey yazıldı. Ancak bu darbe girişimine giden süreçte  MİT’in neden bu girişim teşebbüs aşamasında iken yetkili mercileri makul bir süre içinde uyaramadığı hakkında tatmin edici açıklamalar yapılmadı. Cumhurbaşkanı Erdoğan bile darbe girişimini eniştesinden öğrendiğini ifade etti. Peki, devletin en tepesindeki isim, darbe girişimini eniştesinden öğreniyorsa, istihbarat kurumları ne iş yapar? Neden, yetkili merciler uyarılmadı?  Bütün bu soruların cevabını almak için istihbarat üretim süreçlerini ve istihbarat- karar ilişkisini ortaya koymak gerekir. Bunlar teknik konular olduğu için bir analoji ile açıklamak konunun anlaşılması açısından yararlı olacaktır.

Öncellikle istihbarat üretim surecinin nasıl işlediğini açıklamaya çalışalım. Vücudunuzun her hangi bir yerinde bir yara olduğunu düşünün. Hastaneye gittiğinizde doktor, bu yaranın kaynağının ne olduğuna yönelik uzmanlığının verdiği donanımla bir ihtimaller serisi hazırlar.  Örneğin bu yaranın karaciğer kaynaklı bir belirti mi, enfeksiyondan kaynaklı mı, yoksa cilt hassasiyetinden mi kaynaklandığına dair bir ön tespit yapar.  Bu ön tespitler sonucunda doktor, her üç olasılık için ayrıntılı tahliller ister. Tahlillerden gelen sonuca göre, doktor eğer hastalığın nedeni ile ilgili bir kanaat oluşturacak kadar yeterli veriye sahipse, teşhisi koyar; yok eğer bir değerlendirme yapmak için yeterli veri yoksa, ek araştırma isteyerek kesin neden bulunana kadar, araştırmaya devam eder.  

İşte bu süreçte istihbarat kurumlarında analizciler ve toplayıcılar görev alır. Analizci, ön teşhisi koyan doktordur; toplayıcı istihbarat görevlisi ise, tahlilleri yapan yetkilidir. Bazen,  bir hasta genel sağlık taraması için hastaneye gidip rutin kontrollerini yaptırdığı gibi, siyasi karar alıcılar da, ihtiyaç duyduğu konular hakkında istihbarat servisinden bilgi talep eder. Yani istihbarat servisi, emare ortaya çıkmadan da rutin çalışma temposu içinde müşterinin ihtiyaçlarına cevap vermek zorundadır. Hastalıkla ilgili teşhis konulduktan sonra, bu hastalığın nasıl tedavi edileceği ile ilgili istihbarat servisleri, çözüm önerileri de sunabilir. Ancak hastalığın tedavisi ile ilgili hangi ilacın yazılacağı, nasıl bir tedavi yönteminin uygulanacağı kararı siyasilere aittir. Örneğin, bu hastalığın bitkisel bir ilaç kullanılarak mı, yoksa yarayı iyileştirip karaciğerde kalıcı hasar bırakabilecek bir ilaçla mı tedavi edileceği kararını liderler verir. İstihbarat ve politika ilişkisi genel olarak bu şekilde işler.

15 Temmuz darbe girişiminde, bu sürecin hangi noktasında aksaklıklar olduğu konusunda, açık kaynaklara yansıyan verilerle genel bir değerlendirme yapmak mümkün. 26. Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ yaptığı bir açıklamada, 2012’den bu yana FETÖ ile mücadelede Erdoğan’ın yalnız kaldığını söyledi.  Eğer bu değerlendirme doğru ise, bu durum, Erdoğan, var olan bir yara ile ilgili şikâyetlerini dile getirmesine rağmen, ilgili kurumların konu ile ilgili teşhis koymakta geciktiklerini gösteriyor. Yani ilgili kurumlar, yapması gereken stratejik uyarıyı, ağrı hastalığa dönüşmeden yapmamışlar demektir.

Diğer bir husus ise, bu rahatsızlık kansere dönüşmeden önce ilgili kurumların emekli yöneticileri sorunun ne olduğu ile ilgili yeterli bilgiyi alamamaları ile ilgili çeşitli görüşler öne sürdüler. Bu görüşleri şu şekilde toplamak mümkün:

• Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ MİT içinde askeri kadroların yeterince olmadığını, dolayısıyla kendilerine yeterince bilgi gelmediğini ifade etti.

• MİT Müsteşarı Emre Taner ise, askeri birliklerde istihbarat yapma yetkilerinin olmadığını, ordu içindeki bir yapılanmayı takip edebilmelerinin güç olduğunu vurguladı. 

Reklam

• Diğer eski askeri ve sivil yetkililer, FETÖ’nün devlet içindeki yapılanmasının 40 yıldır devam ettiğini, bu kadrolaşmasının siyasi tercihler sonucu olduğunu, dolayısıyla, bu konuda yapabilecekleri bir şeyin olmadığını söyledi.

İlk iki açıklama, doktorun, kan tahlili için gönderdiği hastadan, damar yolunu bulamıyoruz, tahlil yapmamız mümkün değil diye şikayet eden hemşirenin bahanesi kadar, gayri ciddi. Askeri birliklerde, istihbarat yapılamıyorsa, askeri yapılanmaları yöneten sivil imamlar bir şekilde kontrol altında tutulabilirdi. Yüksek düzeyli askeri yetkililer ise temas yolu ile kontrol altına alınabilirdi. İstihbarat servislerinin işi bahane üretmek değil, iş yapmaktır. Örneğin 1961 ‘de  MOSSAD ajanı Eli Cohen, Suriye’nin en üst düzey karar alma mekanizmasına sızmayı başarmış,  Savunma Bakan yardımcısı olmasına ramak kalmıştı. Genelkurmay Başkanlığı ise kendi birliklerinde çok rahat bir şekilde bu faaliyetleri takip edebilme imkânına sahipti.

Son görüşler ise, üzerinde önemle durulması gereken bir husustur. Çünkü, hastalığından şikayet edip doktora gitmeyen bir hasta için doktorun çok fazla yapabileceği bir şey yoktur. Ancak bunun ölümcül bir vaka olduğunu sürekli hatırlatılarak uyarılar yapmak ve bundan sonuç beklemek dışında başka yapılabilecek bir şey yoktur. 

Özetle, istihbarat servisi, stratejik uyarılar yaparak, sorunla ilgili farkındalık yaratamamıştır.  Sorunun ne ve kaynağının ne olduğu ile ilgili ön teşhisler ve bununla ilgili yeterli tahliller yapılamamıştır. Doğru teşhis olmadan, eksik yanlış tedavi yöntemleri ile bu sorun kansere dönüşmüş ancak milletimizdeki güçlü bağışıklık sistemi bu sorunun bizi öldürmesini engellemiştir.  

İnsanlar elbette  vücut direncine güvenir, hiçbir şeyin hasta etmeyeceğine inanır. Ama doğru önlemler alınmazsa ve tedavi uygulanmazsa, farklı hastalıklar vücudu felç edebilir. Devletler neyin kendini hasta edebileceğini öngörmeli, bu hastalığa yakalanmamak için çabalamalıdır. Bütün bunlara rağmen hastalığa yakalanıyorsa, kendini uyaracak, hastalığı tespit edecek uzman kadrolara ihtiyacı vardır.

9 YORUMLAR

  1. Türkiye üç tarafı denizlerle, dört tarafı işini doğru ve hakkıyla yapmayan insanlarla dolu bir ülkedir. İdare et abicilik, kalitesizlik, liyakatsizlik, ilim ve fenne gönülden önem vermemek bize bir imparatorluga mal oldu, hala akıllanmadık. Düşmanlarımız ise hem modern bilim ve teknikle hem de metafizik yöntemler ve gizli ilimlerle gece gündüz çalışmaktadır. Allah c.c. milletimizi maddi manevi her sahada ayağa kaldırsın, hidayet versin.

  2. Hasan mesut benim kafam cok karisik bu 15temmuz olaylarindan sebebi ben 12eylulu gørdum tam darbeydi supem o turkiye gazetesi yazari bir ay ønce nerden bildi tavuklar toy a toplansin øyle bogazini koparacagiz yazisinin anlami 2meclis sorusturmasi arastirmasina akp ret 3rus ajani duden 4mit mustesari neden reisin tlf cevap vermedi daha kafamda cok soru var buda yoksa 1925menemen hadisesi gibi bir duzenmi kimin isine yaradi bu fetø bunun neresinde ?bu olaydan sonra ulkenin sangay isbirligine evrilmesi neler oluyor perincekin hayelleri gercekmi oluyor ?saplantilardan arinip bu sorularimi køse ne tasirsan bende aydinlanmis millette bir cevap almis olur bu 15temmuzda kapanir gider

    • Saplantı ile kastettiğiniz şeyin ne olduğunu bilmiyorum .yazılarım , ulaşabildiğim veriler ışığında yaptığım değerlendirmeler . Elbette sorulduğunuz sorularla ilgili verileri de ayrıntılı şekilde paylaşırsanız , üzerine analiz yaparız . Ancak işlediğim konu sadece işin teknik boyutu . Takdir edersiniz ki bir konunun birçok boyutu var ve bir köşe yazısında her boyutu ele almanız zor . Her görüş ortaya çıkan yeni verilere göre doğrulanır veya yanlışlanır . Ben analizlerimin mutlak doğru olduğunu iddia etmiyorum . İşlediğim temayı yanlışlayacak bulgularınız veya verileriniz varsa paylaşın lütfen . Bundan memnuniyet duyarım . Görüşlerimi revize etmekten de çekinmem . Her türlü katkıyı beklediğimi ve dikkate aldığımı belirtmek isterim

  3. Asıl konu ve hastalığı meydana getiren, hızlandıran, destekleyen vektörü yazmamaya çok çok özen göstermişsiniz. Ne istedilerse vereni görmek istememişsiniz. At gözlüğü modunda bir bakış…

    • O kısmı zaten yazdık . Yazıyı dikkatle okursanız , göreceksiniz . Hastalıktan şikayet etmeyen kimseye doktor birşey yapamaz . O kısım , sizin belirttiğiniz kısmı zaten içeriyor .

  4. Sayın yazar! “ALLAHIN LÜTFÜ” olan bir darbeye darbe girişimi diyenlermi mağdur? Yoksa esas darbeyi iliklerine kadar hissedenler ve mezara gömülenlermi “MAĞDUR”?

    Size esas darbecilerin kimler olduğunu SÖYLEYEYIMI? Darbeden aylsr ve yıllar sonra doğan çocuklar var onlar sorumlu darbeyide o çocuklar yaptı.
    Sayilaride hemen hemen 1000 civarinda.
    Zaten cezalarinide çekiyorlar.

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here