18 yıl sonra tekrar başa dönmek…

2

Üzücü ve can sıkıcı haberleri sizler gibi ben de hiç sevmem.

Hazzetmem.

Hayatın zorlu bir süreç olduğunu yaşayarak idrak edince (idrak, sadece anlamak değil. Bir işi, fikri ya da işleyişi düşünerek en ince ayrıntısına kadar araştırıp, tecrübelerle en iyi şekilde anlamak) de, kalp kırmanın, insanlara ve hayata negatif bakmanın ne kadar boş olduğunu bilerek, hayata dolu bardak kabilinden olumlu bakmaya gayret ediyorum.

Gayret ediyorum.

Ve tekrar gayret ediyorum.

Ama gerçekler buz gibi yüzümüze vuruyor.

Halbuki ne kadar sevinmiştik o zamanlar.

2002 yılının sonunda iktidara gelen Ak Parti, yapısal ve hukuksal reformlarla nefes aldırmıştı.

Ekonomideki ısrarlı çalışmalar, dengeli bütçe ve üretime endeksli ekonomi anlayışıyla çok güzel noktalara gelmiştik.

Gururlandık.

Sevindik.

Ümitlerimiz yeşerdi.

Ekip ruhu ile çalışan kadroların tek hedefi vardı, ülkeyi düzlüğe çıkarmak.

Öyle de oldu.

O zamanlar Ak Parti’nin yanında ne MHP vardı, ve ne de kim olduğunu hala anlamadığımız başkaları..

Ak Partiü bütün bu başarıları tek başına yaptı.

Tek yumruk olmuş bir ekiple…

Foto www.abdullahgul.gen.tr adresinden

11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül önderliğindeki Yenilikçiler iddialarında başarılı olmuşlardı.

Bağımsız Milletvekili olan Abdullah Gül, Ak Parti’yi sırtlayan isimdi.

Kadife kese içinde demir yumruk olan Gül, vakur duruşuyla sadece görevini yaptı. Bu da çalışma, sabır ve sonrasında gelen başarı…

Aradan 18 yıl geçti.

Bugün Ak Parti MHP ile koalisyon halinde ülkeyi yönetiyor.

Ve bir de yanlarında küçük ortakları…

18 yıl sonra 2002 yılındaki başlanan noktaya geri dönüldü.

2002 yılındaki nokta demek bile aslında olumlu.

Moody’s Türkiye’nin kredi notunu düşürdü. Hem de öyle bir düşürdü ki, 2002 yılından önceki dönemde olduğu gibi.

‘Aman bize ne canım. Düşürdüyse, düşürdü..’ diyenler vardır. Ve hatta çoktur bile.

Ak Parti’nin başarıyı yakaladığı zamanlarda bu cümle söylenmezdi.

Çünkü ekonominin tek taraflı bir iş olmadığını herkes bilirdi.

Moody’s’in kredi notunu düşürmesi ne demek?

Ekonominin işleyişi için gereken krediler için güvensizsiniz demek.

Biraz daha açıklayayım.

Bir memur ay sonunu getiremiyor. Sağdan soldan borçla ay sonunu anca ediyor.

Mahalledeki esnaf diyor ki, ‘bu memura borç vermeyin. Çünkü güvenli değil’.

Konuyu daha da kişiselleştirelim. Sizin paranız var, yakın arkadaşınız borç istiyor. Siz de çevreye soruyorsunuz. Çevre de diyor ki: ‘Güvensiz. Paranı geri alamazsın’.

Siz de diyorsunuz ki, ‘kusura bakma bilader’, veremem.

Sonra o arkadaşınız size diyor ki, ‘vermezsen verme, ben kendi kendime yeterim’. Ama siz de biliyorsunuz ki, kendi kendine yetemez. Yetecek olsa, borç istemezdi.

Sonra o arkadaşınız, sizi bütün aleme kötülüyor.

Diyor ki, işte bu herif, dış güçlerden….

Moody’s neden bunu yaptı?

Çünkü,

Azalan rezervler.

En küçük gelişmeden etkilenecek kadar güçsüzleşen ekonomimiz.

Artan bütçe açığı.

Hani yukarıda dediğim memur gibi, ay sonunu getirememek.

Bütün bunlara, ‘hadi canım, yalan. Yok öyle bir şey’ diyenler var.

Var, var biliyorum.

E tabi, kabullenmek zor.

Hazine, yani devlet, yani eskiden ekonomide çok güzel başarılara imza atmış Ak parti yönetimindeki siyasi iktidar, piyasaya 2 MİLYAR 114 MİLYON TL borçlandı.

Tahvil ihalesi sonuçlandı.

Yani devlet dedi ki, şu kadar faizle geri ödemek üzere bana borç verin.

Bu miktar da eski parayla 2 KATRİLYON…. Küsuru da var… 114….

18 yıl sonra tekrar başa dönmek….

Çok acı.

Acı ama gerçek…

Sevgi ve Bilgiyle kalın

2 YORUMLAR

  1. Türkiye 2002 öncesinden daha beter oldu.

    “Ekip ruhu ile çalışan kadroların tek hedefi vardı, ülkeyi düzlüğe çıkarmak”

    Elinden birşey gemeyenler, Ekibi kullanarak her başarıyi kendi hanesine kayıt ettirdikten sonra, meydani iyce boş bulup cep doldurmaya sülaleden başlayıp hemşerilerden çıkınca, milli damat ve hayırsever iş adamları ile birlikte Türkiye’nın canıan okudu.

    Bu seferede diş düşmanlık zirhina sığındı ve rant elde eldebilmek için komşu devletlere saldırdı.
    Bu saldırılar onu ûlkedeki cahillerin Kahramanı yaptı.

    Kahramanlığını pekiştirmek için önüne gelen herkese meydan okuyup tehdit ederek yaptıkları yolsuzlukları kapatmaya çalıştįkça ülkeyi de bitirdi.
    Keşke o zaman hiç kazanmasaidiler.
    En azından millet bu kadar cahilleşmemış olurdu.

  2. Eskiden toplanan vergiler için yol su elektrik hastane olarak size dönecek denirdi.
    Şimdi ise toplanan vergiler pahalılıktan geçilemeyen ve gidilemeyen köprüler ve otobanların müteahhitlerine garanti ödemeleri olarak kullanılıyor.
    AKP sözcüsü oylarının hiç bir zaman yüzde 40 ın altına düşmediğini cumhurbaşkanlığı için ise yüzde 52-56 bandında olduğunu
    Stocholm sendromu bu durumun yanında solda sıfır kalır.
    Yapılan anketler rockfellerin pembe gazetesi gibi olmasın.

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here