- Kadir Has Üniversitesi’nin ‘Kadın’ raporu açıklandı - 29 Mart 2022
- KÜSTÜM ÇİÇEĞİ VE ASLAN AĞZI - 29 Mart 2022
- Rusya Ukrayna krizi nereye gidiyor? - 29 Mart 2022
Ah tiyatro…
Ne çok söz söylenebilir bu aşka dair…
Ah ne kadar büyülü bir rüyadır…
O hayatın harcayıp geride bıraktıklarına yeniden can verip yaşamadır, yaşatmadır…
O bütün dünyayla, kurumlarıyla, yalanlarıyla, çalınanlarıyla, ölenleri kalanlarıyla güzellikler, insanlıklar pazarında hesaplaşmadır…
Ah tiyatro…
O bir insanın bütün insanlara, onları uyarmak için avaz avaz… güzel, zarif bir melodi ile bağırmasıdır…
O bir insanın bütün krallara, bütün muktedirlere, bütün padişahlara insan olduğunuzu siz de bir kere olsun hatırlayın ey zavallılar diye meydan okumasıdır…
O bu dünyada cehennemi yaşayanlara, yaşam hakkı tanınmayanlara, zulüm görenlere, hakkı yenenlere sahip çıkma, onlarla tok oturup aç kalkılan bir sofraya oturabilmedir…
Kimsesiz bir çocuğun gözünden bütün dünyaya bakabilme, onunla ağlayıp onunla gülebilmedir…
O kimsesizler mezarlığına gömülenlerin, toplu mezarlara gömülenlerin, cesedi dahi kaybedilenlerin hakkını hukukunu savunabilmedir…
O, dini, dili, ırkı farklı diye anavatanından kan ve gözyaşlarıyla kovulan milyonların hakkını savunabilme, yasını tutabilmedir…
Ah tiyatro…
O bütün bir toplumun dertsiz kaygısız hep birlikte omuz omuza halay çekmesi, aşka gelmesi, birbirine el uzatıp, gönül akıtıp sevişebilmesidir…
Aşktır tiyatro…
Kara sevdadır…
Dürüstlüktür…
Işıktır…
Namustur…
Adalet için canını ortaya koymaktır…
Hesapsız kitapsız yaşamaktır…
Deliliktir…
Çılgınlıktır…
Bütün ırkları aynı sıcaklıkla kucaklamaktır…
Bütün dillerde aynı mutlulukla coşarak şarkılar söylemektir…
Bütün canlıları kardeş bilmektir… yoldaş bilmektir… can bilmektir…
Gönlü tiyatro ile coşanlara selam olsun…
EMİN KEŞMER
27 MART 2022












