- Kabinedeki 17 bakanın 9’u kadın.. - 30 Mart 2022
- Tarihe geçti.. - 30 Mart 2022
- Virüs patojenlerinin küresel takibi için 10 yıllık plan.. - 30 Mart 2022
CHP Konya Milletvekili Abdüllatif Şener, Karar Tv’de gündemi değerlendirdi. “28 Şubat Tayyip Erdoğan’ı var kılan bir süreçtir, mağduru değildir.” diyen Şener, şunları söyledi:
“Öteden beri belli çevreler zannederler ki 28 Şubat nedeniyle mağdur olanlar Refah Partisi kadroları ve muhafazakar çevrelerdir. Üstelik sürekli olarak o süreçte yaşanan olumsuzlukları bugün Ana Muhalefet Partisi olduğu için onun üzerinden siyaset yapmak da avantaj sağladığı için CHP bağlantılı olarak göstermeye çalışıyorlar. Bu karar açıkça göstermiştir ki 28 Şubat’ın mağdurları sadece muhafazakarlar değil, muhafazakarların bir taraftan itham ettiği CHP Genel Başkanıdır. Bu önemli bir hadise bu nedenle 28 Şubat’ın yeniden yazılması, kurgulanması lazım.
Özellikle 28 Şubat’ın kimin işine yaradığına bakmak lazım. 28 Şubat’la başlayan süreç Tayyip Erdoğan’ı ve partisini iktidara taşıyan süreçtir. Dolayısıyla 28 Şubat döneminde Refah Yol hükümeti vardı. Erbakan başkandı ben o kabinede maliye bakanıydım. O dönem bizim hükümeti iktidardan etti. Anayasa Mahkemesi Refah Partisi’ne kapatma davası açtı kapatıldı. Arkasından Fazilet Partisi kuruldu, yine kapatma davası açıldı. 2 partinin kapatılması suretiyle Tayyip Erdoğan iktidarının yolu açıldı. Mağdur gibi gösteriliyordu. 3 ay ceza aldı ben cezaevinde kendisini ziyarete gittim. Krallar gibi oda döşenmiş, VİP servisi yapılan, yanına yardımcı verilen, şık kıyafetlerle dolaşılan, misafirlerini özel VİP odada karşıladığı bir süreçtir.
28 Şubat süreci Erdoğan’ı doğuran, siyasette iktidara taşıyan sürecin başlangıcıdır. Siyaseten doğum tarihi 28 Şubat’tır. 28 Şubat Tayyip Erdoğan’ı var kılan bir süreçtir, mağduru değildir. Garip bazı tesadüfler ve planlamalar içerisinde süreç oluşmuştur. Bunlardan biri de Siirt konuşmasıdır. Bu kadar dağınık, anlamsız, bütünlükten yoksun bir konuşma ben ömründe görmedim. Orada geçen bazı ifadeler nedeniyle siyasi yasak getirildi. İstanbul Belediyesi’yle ilgili çok sayıda dosya vardı bunlardan verilmedi, fakat bu konuşmaya niye ceza verildi. İşin özetine geldiğimizde bunu sorgulamak lazım bazen işin içinde olduğunuzda fazla bilgiye belgeye ulaşmak kolay olmasa da zamanla tarih bir çok şeyi ortaya çıkarıyor.
6’lı masanın fotoğrafı bile güzel. Zaten bir araya gelmiş olması da güzel. İktidarı devralmaya hazırız, bunun için birlikte çalışacağız. Şuanda ekonomiyi batıran, vatandaşı perişan eden, enflasyonu işsizliği patlatmış olan iktidardan bu ülke kurtulacak mesajını vermiştir. Bu başlı başına bir değer ifade eder. Demokrasiden ve insan haklarından yana oldukları vurgulanıyor. Hükümet sisteminin ülkeye zarar verdiği vurgulanıyor bu safhada bu kadarı yeterli bence.
Cumhurbaşkanlığı adayı önemli, bu genel başkanlar açısından daha belirleyicidir. Masanın etrafında toplanırken liderler Kemal Kılıçdaroğlu’nun bu düşüncelerini biliyorlar. İttifak son derece önemli, bu yeni rejimde iktidar olabilmek seçim kazanabilmek için yüzde 50’den fazla oy almanız lazım. İktidar olma hedefinde olan bütün partilerin birinci başarmak zorunda olduğu şey ittifak kurmaktır.
Millet İttifakının başarısı tescillenmiştir. Ve bu başarıyı ortaya çıkaran en önemli Genel Başkanlar arasında Kılıçdaroğlu var. Elbette Akşener’in ittifaka verdiği destek ve kararlılığı önemlidir. Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu önemlidir. Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal’ın kararlı duruşu önemlidir. Şimdi iki parti de girmiş. Bunların hepsi bir değerdir ama bunları bir arada tutmada Kemal Beyin önemli bir rolü vardır.
Bu seçimi almanın olmazsa olmazı ittifaklar kurmaktır. Bunu başaran isimlerde ortada. Özellikle Kemal Beyin katkısı ve bunu sağlamaktaki dirayetli siyaseti de biliniyor. Elbette Cumhurbaşkanı adayı olmayı en fazla hak eden kişi kendisidir. Bunu kendisinin de belirttiği gibi masanın etrafında birlikte belirleyecekler.”












