3 Aylık Muhasebe : Seçimler, Sayımlar ve 151 Yazının Hikayesi

5

2019 yılının ilk 3 ayında Ocak Medya’da tam 151 yazı yayınlamışım. Bunların 90 tanesi günlük yazılar. 13 tanesi Cumartesi Portresi, 13 tanesi ise Pazar günü panoraması, yani Ocakbaşı. Ve bu arada 25 röportaj sığmış 3 aya. Yani neredeyse 3 güne 1 söyleşi.

Arkamızdan atlılar kovalar gibi yazmışız. Seçimin değil ama sayımın bitmemesinden anlıyorum ki, gerçekten atlılardan kılı kılına kurtulmuşuz.

AKP bütün seçimleri almak için kurduğu basın ekspres yoluna doluşan genç ihtiyar yazı çizi esnaf ve erbabı ile seçimi en geniş mecralarda kendi lehine çekmeye uğraştı. Bizim içinse internetin milyar sayfaları içinde derdini anlatacak muhatap bulmak hiç de kolay iş değil kuşkusuz.

Hürriyet’in Takvimleştiği günlerde aslında bu satırlarda en çok atıf yaptığım ve İsmet Özel’in de kitabına isim olarak seçtiği sözler geliyor gözümün önüne : “Waldo Sen Neden Burada Değilsin?”

Ralph Waldo Emerson’a bunu söyleyen ve düşünceleri için cezalandırılan Henry David Thoreau sadece iktidarın mutlak gücüne olan itirazını ifade etmenin derdinde idi. Bugün iktidarın güç halkalarına tutunmuş sayısız medya mensubunun bu halkadan aldıkları enerji ile ve yine sadece iktidarı doğrulamak için gösterdikleri gayreti hayret etmeden takip etmek mümkün mü?

İktidarın mutlak biçimde desteklenmesine adanan basın faaliyeti ile; bir zamanlar ortalamayı temsil eden marka gazete ve tvlerin dahi bütünüyle iktidar safına dahil olması ile yeni bir aşamaya geldik. Maaş aldıkları kurumu iktidara kovalent bağlanmış gören medya mensuplarının artık tüm refleksleri de bu kurumun nihai çıkarına endekslenmiş oldu.

AKP’nin ve yanına aldığı MHP’nin sonuçlarını öngörmedikleri ağır bir dille kurdukları seçim söyleminin memleket üzerine koymak istediği perde ağır ve elindeki kaynaklar da fazla idi. İnternet mecrasında yazmaktan ve tanıdığı insanların sesini duyurmalarına aracılıktan başka kaynağı olmayanlar karşısında rekabetin eşitsiz olduğu bir yarışmaya şahit oluyorduk. Terazinin bir kefesinde dirhem, diğerinde 5 kilo vardı.

Saadet Partisi’nin 1389 adayla memleketin tamamında varolduğunu yazdık. Oy oranını katlamış ve oy tabanının üstüne plaza ve rezidans kondurmuş iktidarı nasıl zorladığını gördüğümüzde 1389 adayın her birinin yaklaşık 1000 kişilik bir çarpan ile büyüttüğü bu idealist cephenin detaylarını bir karınca yuvasının estetiğinde sunmanın anlamı bir kez daha ortaya çıktı.

Reklam

Bir karınca yuvasını işçi karıncalar nasıl özenle kurar; her bir geçidini, her bir yolunu ince ince bina ederse ben de Saadet Partisi’nin cepsiz ceketli hayallerinde bu inceliği keşfettim.

Karşınızda devasa bir propaganda makinesi varsa her bir yazınız bu makinenin biteviye imalatına karşı elle dikilmiş bir gömlek titizliğini icap ettirir.

Hıyanetin, varlık yokluğun, ikna edici güzel sözlerin havada uçuştuğu bir dile tane tane sözcükleri seçerek yanıt vermekle mükellefsinizdir. Sizin iktidarın o başıboş dilini kullanmaya ne hakkınız ne isteğiniz vardır.

Bir kuyumcu gibi işlemek, bir nakkaş gibi boyamak, bir hattat gibi süslemekle mesulsünüz ve derdinizi anlatacak kadar da sözcüklerden haberdar olmanız gerek.

Herşeye rağmen bu yapılan iktidara ram olmuş en hafifinden ben yandaş değilim diyen bir yazarın dahi yaptığına nazaran dünyanın en kolay işi bana göre.

İnsanın aklını ve vicdanını birilerine emanet etmesinden daha zor ne olabilir?

Devletin bütün olanaklarını ele geçirip rakiplerini soluksuz bırakacak bir tempoda koşan, bisikletine akü takmış bir turcu olarak pedallara basan, rakibini geçtiği için mutlu olan bir ismin yanında olmadığım için mutluyum.

Einstein ne diyor : “Hayat bisiklete binmek gibidir, pedallamazsak düşeceğiz.” Ben pedallara sonuna kadar bastım, akülü bisikletleri geçemesem de peşlerinde varlığımı hissettim. Bu bana yetti.
Herkesin bir köşesinden tuttuğu bu bisikletin dağ ne kadar yüksek olsa da onu geçecek yolu bulacağına kuşku duymadım.
Yanıldım mı bilmiyorum.
Yanılmadım onu biliyorum, biiznillah.

Reklam

5 YORUMLAR

  1. “Yanıldım mı bilmiyorum.
    Yanılmadım onu biliyorum, biiznillah” Yanılmadım, yanıltmadı mı olacaktı yoksa ben mi yanılıyorum.

  2. Say yazar elinize bilginize yüreğiniz e sağlık kaleminiz elinizde doğruları yazmakla daim olsun. Bugünkü yazınızı diğer yazılarınız gibi haraka konulara değinmişsiniz. Biz okuyucular yazılarınızı okuyunca sıkılan yüreklerimize şu serpistigini hissediyoruz sağ olasın. Arkasına gücü olanlar yazdıklarıyla yazarlar çizerler kendilerini mutlu hissederler zamanı tükettikleri zaman zırvalayıp giderler.Ama sen güzel insan her zaman var ol daim ol gözlerinden öpüyorum

  3. Uzaktan kalabalık ve heybetli görünenlerin,yanlarına varıldığında ne kadar küçük,kof ve de kibirli olduğunu;
    Uzaktan az görünenlerin yanına varıldığında,gösterildiğinden büyük ama mütevâzi olduğunu gösterme gayretiniz için teşekkür ederim.
    %2.7’nin,%51.5’dan büyük olduğunu, niteliksiz kalabalığın şaşkınlığından farkettik.
    Allah yâr ve yardımcınız olsun…

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here