31 Ağustos 2020 tarihinde okullar uzaktan eğitimle açılacak..

0

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, önümüzdeki günlerde Kovid-19 iletişimi konusunda yeni çalışmalar ortaya koymaya çalışacaklarını ve düzenlemelere gideceklerini söyledi.

“Önerimiz, yüz yüze eğitimin, en az bir ay boyunca başlatılmaması, gerekirse online yapılması, yüz yüze eğitime kademeli geçilmesi yönünde.” diyen Koca, şunları söyledi: “Artış bu hızla devam ederse bir daha yaşamak istemediğimiz ağır tedbirlere dönmemiz gerekebilir. Tedbirlere riayet hala istediğimiz, arzuladığımız seviyede değil. Bu konudaki gevşeme bize bu günlerimizi aratabilir.”

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Koronavirüs Bilim Kurulu toplantısının ardından konuştu. “31 Ağustos 2020 tarihinde okulları uzaktan eğitimle açıyoruz.” diyen Selçuk, şunları ifade etti: “21 Eylül’de Bilim Kurulu tarafından tavsiye edilen sınıflarda, aşamalı ve seyreltilmiş şekilde yüz yüze eğitime başlanacak. Dileyen özel okullar 17 Ağustos itibarıyla uzaktan eğitim araçlarıyla eğitim faaliyetlerine başlayabilecek.

Bakanlık olarak tüm süreç boyunca sahada ve okullarımızda olacağız. Sınava giren öğrencilerimizle ilgili müfredat içeriği ve onlara yönelik yapılacak destek çalışmalarında planlamalar yapılıyor. Toplumun her bir bireyini salgınla mücadele kapsamında sorumluluk almaya davet ediyorum. Hangi yaş gruplarında öncelikli olarak başlayacağı hususunu bilim insanlarının tavsiyeleri doğrultusunda belirleyeceğiz. Seyreltilme sonucunda oluşabilecek açık, uzaktan eğitimle, canlı dersler, EBA TV vasıtasıyla giderilecek.”

“Gevşeme bu günlerimizi aratabilir”

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) önlemlerine ilişkin, “Tedbirlere riayet hala istediğimiz, arzuladığımız seviyede değil. Bu konudaki gevşeme bize bu günlerimizi aratabilir” ifadesini kullandı.

Koronavirüs Bilim Kurulu Toplantısı’nın ardından yazılı açıklama yapan Koca, toplantının bugünkü ana gündeminin, öğrenci aileleri başta olmak üzere bütün halkın merakla beklediği okulların eğitim-öğretime hazırlanması konusu olduğunu, bunun yanı sıra salgının dünyadaki ve Türkiye’deki seyri, vaka artışının sebepleri, vaka sayılarının arttığı illerde alınacak önlemler, hastane kapasiteleri ve aşı çalışmalarının ele alındığını aktardı. 

Kovid-19 salgının dünyada hız kesmeden yayılmaya, ekonomileri, çalışma hayatını, sosyal hayatı, eğitimi etkilemeye, daha trajik olan sağlık boyutuyla can almaya devam ettiğine dikkati çeken Bakan Koca, “Bugün itibarıyla tespit edilebilen vaka sayısı 20 milyon 500 bin, can kaybı ise 746 bini buldu” bilgisini verdi. 

Birçok ülkede vakaların tespitinin sağlıklı şekilde yapılmadığına işaret eden Koca, ülkelerin büyük bölümünün, sağlık altyapısı itibarıyla imkanları elvermediği için yeterli tespiti yapamadığını kaydetti. 

Fahrettin Koca, gelişmiş ülkelerde ise tarama yapmaktan imtina edildiğini ve ancak hastaneye yatışı yapılan ağır vakaların kaydının tutulduğunu belirterek, “Gururla söyleyebiliriz ki Türkiye, filyasyon ve temaslı takibi çalışmalarını sağlıklı şekilde yürüten nadir ülkelerden biridir. Türkiye, vaka sayılarını ilk günden beri şeffaf şekilde açıklamaktadır. Bugünler de vaka sayılarına göre daha üst seviyede bir alarm halinde olmamız öngörülen risklere bir hazırlıktır. Kaygıları anlayabiliriz. Fakat spekülasyonlar, tedbirden çok tehdide hizmet etmektedir” değerlendirmesinde bulundu.

“Ekim-kasım aylarında riskin artması muhtemel” 

Dünyada vaka artışlarının hız kesmeden devam ettiğini vurgulayan Koca, şöyle devam etti: “Ülkemizde de bölgesel artışlara şahit oluyoruz. Birçok ülkenin aksine bizde vaka artışlarının kontrolden çıkmamış olması, devlet kurumlarımızın ve vatandaşımızın bugüne kadar özveriyle uyguladığı önlemler sayesindedir. Ancak altını çizerek ifade etmek istiyorum; Tedbirlere riayet hala istediğimiz, arzuladığımız seviyede değil. Bu konudaki gevşeme bize bugünlerimizi aratabilir. Özellikle ekim, kasım aylarında gribal enfeksiyonların da devreye girmesiyle riskin daha fazla artması muhtemeldir. Gribal hastalıklarının semptomlarının benzer olması kaygı ortamına da yol açabilecektir.”

Sağlık Bakanı Koca, vatandaşların tedbirlerden ister istemez yorulduğunu bildiklerine işaret ederek “Hepimiz sevdiklerimiz, akrabalarımız, dostlarımızla yakın ilişkiler içinde olmayı özledik. Seyahatlerimizde eskisi gibi rahat olabilmeyi, sosyal ve kültürel hayata tam olarak dönebilmeyi arzuluyoruz. Kontrollü sosyal hayat, salgın günlerinde, bize bunların en makul sınırlarını sunuyor. Kurallara uymak kaydıyla özlediğimiz şeyleri, tam olmasa da yaşayabilme imkanımız var. Hem kendi sağlığımız, hem sevdiklerimizin hayatı 3 basit kurala bağlı. Temizlik, maske, mesafe. Bu kuralları dikkate almazsak, yarın karşımıza kontrol edilemez bir tablo çıkabilir.” açıklamasında bulundu.

“Yüz yüze eğitime kademeli olarak geçilmeli” 

Koca, vaka sayılarındaki artış eğilimine değinerek, şu bilgileri paylaştı: “Artış bu hızla devam ederse bir daha yaşamak istemediğimiz ağır tedbirlere dönmemiz gerekebilir. Çabamız, bunun bir daha yaşanmaması içindir. Önümüzdeki günlerde Kovid-19 iletişimi konusunda yeni çalışmalar ortaya koymaya çalışacak, düzenlemelere gideceğiz.

Bilim Kurulunun gündeminde öne çıkan, önümüzdeki dönemde eğitim ve öğretim süreçlerinin hangi şartlarla yürütüleceği konusuydu. Bu konudaki öneri, yüz yüze eğitimin, en az önümüzdeki bir ay boyunca başlatılmaması, gerekirse online eğitim yapılması, yüz yüze eğitime kademeli olarak geçilmesi yönündedir. Bu görüş ve öneriyi, Milli Eğitim Bakanlığımız ile paylaştık. Konuyla ilgili planlarını Sayın Bakanımız açıklayacaktır.”

Okullar yüz yüze eğitime 21 Eylül’de başlayacak

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Bakanlıkta düzenlediği basın toplantısında, 2020-2021 Eğitim-Öğretim yılına ilişkin açıklamalarda bulundu.

Eğitimcilerin sınıflarındaki her bir öğrencinin gözünün içine bakıp derse öyle başladığını ifade eden Bakan Selçuk, bunun böyle devam etmesi ve okulların yüz yüze eğitimle açılabilmesi için herkesi sorumlu olmaya davet ederek, “okulları birlikte açacağız” dediklerini ve bu sorumluluğu paylaşmak istediklerini belirtti.

Bu süreçte Bakanlık olarak okulların sağlık ve güvenle açılabilmesi için sınıfların sosyal mesafeye göre ayarlanması, dezenfektan, maske tedariği, fiziki ve sosyal yeterlilikler hususunda tüm detayları çalıştıklarını, hazırlıkları ve standartları da tamamladıklarını anlatan Selçuk, uzun süreden beri Sağlık Bakanlığı ve Bilim Kuruluyla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde yaptıkları görüşmeler neticesinde 2020-2021 Eğitim-Öğretim yılına nasıl başlanacağıyla ilgili kararları olgunlaştırdıklarını söyledi.

Bilim Kurulunun tavsiye kararları neticesinde aşamalı ve seyreltilmiş bir modelle 2020-2021 Eğitim-Öğretim yılına başlanacağını ifade eden Ziya Selçuk, şöyle konuştu:

“Buna göre 31 Ağustos 2020 tarihinde okulları uzaktan eğitimle açıyoruz ve öğretim yılımıza da bu şekilde başlamış oluyoruz. 21 Eylül’de Bilim Kurulu tarafından tavsiye edilen sınıflarda aşamalı ve seyreltilmiş şekilde yüz yüze eğitimin de başlamasına karar vermiş bulunuyoruz. Dileyen özel okullar tabii ki 17 Ağustos Pazartesi gününden itibaren uzaktan eğitim araçlarıyla eğitim faaliyetlerine başlayabilecek. Yüz yüze eğitim alamayan öğrenciler eğitimlerine uzaktan eğitim araçlarıyla devam edecekler. Uzaktan eğitim araçları, kendi kademelerine uygun içerikler çerçevesinde EBA televizyon kanalları, kendi öğretmenleriyle yaptıkları canlı dersler ve bu derslerin devamında EBA internetin içeriğindeki bir takım konulardan da oluşuyor.”

Hazırlanan destek materyalleriyle öğrencilerin yanında olmaya devam edeceklerini dile getiren Selçuk, okullar açıldığında öğrencilere, öğretmenlere, okulların destek personeline, servis sürücülerine varana kadar okullarla ilgili herkesin sağlık durumunun HES kodları marifetiyle takip altında olacağını bildirdi.

Bakan Selçuk, ailesinde ya da yakın çevresinde virüs tanısı konulmuş kişilerin bu sistem sayesinde tespit edileceğini ve gerekli önlemlerin alınacağını vurguladı.

Servislerde, okul bahçesine, binasına girişte, ders başlayana kadar maske ve benzeri hususlardaki standartların daha önce hazırlanan kontrol kılavuzu çerçevesinde belirlendiğini anımsatan Selçuk, bu kapsamda hem öğrenciler, hem öğretmenler hem de veliler için bir takım rehberler hazırlandığını kaydetti.

Ziya Selçuk, teneffüslerde ve benzeri durumlara ilişkin standartların da bu kılavuzlarda yer aldığını ve zamanı geldiğinde ayrıntılı biçimde bunları açıklayacaklarını anlattı.

Maske tedarikinin Bakanlık tarafından da sağlanacağını, okulların hijyen standartlarını geliştirmek üzere çeşitli kurumlarla çalışmaları devam ettirdiklerini aktaran Selçuk, bu standartların denetimi için 2 bin denetmenin şu anda sahada ve okullarda olduklarını ve her bir okulun standardını gözden geçirdiklerini ifade etti.

Okulun ilk haftasında da özel bir uyum programı ortaya koyacaklarına işaret eden Bakan Selçuk, “Yani öğretmenlerle ilgili daha önce bir çalışmamız olacak ama çocuklarımız için de 1 hafta boyunca uyum çalışmaları konusunda açıklamalarımız devam edecek.” diye konuştu.

“Personel sayısında artışa gidildi”

Okulların hijyenini sağlamak için temizlik ve güvenlik personeli alımının da süratle devam ettiğine dikkati çeken Selçuk, salgın şartları nedeniyle bu personelin sayısında artışa gidildiğine değindi.

Okullarla ilgili bütün ihtiyaç kalemlerinin tek tek çıkarıldığını ve il, ilçe, okul düzeyinde nelere ihtiyaç olduğunun somut şekilde ortaya konulduğunu anlatan Ziya Selçuk, buna uygun şekilde okullara mali destek vermek ve diğer teknik destekleri sağlamak için de gereken planlamaları yaptıklarını, bu hafta içinde il müdürleriyle de bir toplantı yapacaklarını açıkladı. 

Her bir ili kendi durumunu dikkate alarak tek tek incelediklerini anlatan Selçuk, kısa zaman içerisinde öncelikli okullardan başlamak üzere bu desteklerin ulaştırılacağını hatırlattı.

Bakanlık bürokratlarının çeşitli ilerde gruplar halinde risk analizlerine katılacaklarını ve o illerdeki çalışmaları takip etme imkanı bulacaklarını ifade eden Bakan Selçuk, bu çalışmalarla yol haritasını ortaya koymayı planladıklarını kaydetti.

Bakanlık olarak tüm süreç boyunca sahada ve okullarda olacaklarını belirten Selçuk, “Çocuklarımın ve öğretmenlerimizin 31 Ağustos itibarıyla başlayacak eğitim öğretim yılını şimdiden kutluyor, okullarımızda buluşmak ve yüz yüze eğitime de bir an önce başlamak temennisini iletmek istiyorum. Toplumun her bir bireyini salgınla mücadele kapsamında da sorumluluk almaya davet ediyorum.” şeklinde konuştu.

“Ayrıntılarıyla paylaşacağız”

Daha sonra soruları yanıtlayan Bakan Selçuk, hangi sınıfların aşamalı şekilde yüz yüze eğitime geçeceğine yönelik soru üzerine, Bilim Kurulunun 21 Eylül’den itibaren yüz yüze eğitimin başlaması konusunda tavsiyesi olduğunu belirtti. 

Selçuk, “Hangi yaş gruplarında öncelikli olarak başlayacağı hususunu da yine bilim insanlarının tavsiyeleri doğrultusunda belirleyeceğiz. Zamanı geldiğinde bunu muhakkak suretle ayrıntılarıyla paylaşacağız.” ifadesini kullandı.

Gelecek yıl sınava girecek öğrenciler için bir planlama yapılıp yapılmadığı sorusuna karşılık Ziya Selçuk, “Tabii ki. Bu sınava giren öğrencilerimizle ilgili olarak müfredat içeriği ve onlara yönelik olarak yapılacak destek çalışmaları konusunda planlamalar yapılıyor.” dedi.

Selçuk, aşamalı ve seyreltilmiş eğitime yönelik bir başka soru üzerine, “Aşamalı ve seyreltilmiş derken, aslında belli sınıf düzeylerinin öncelikli olarak açılmasından ve derslerin ve konuların seyreltilmesi, yani tam olarak içeriğin tümüyle yüz yüze aynı saat ve süre içerisinde değil de belirli konuların belirli noktalarının özellikle ve öncelikle işlenmesini kastediyoruz. Peki seyreltilme sonucunda oluşabilecek açık nasıl giderilecek? Elbette uzaktan eğitimle, canlı dersler vasıtasıyla ve EBA televizyonları vasıtasıyla giderilecek.” yanıtını verdi.

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here