378 ı̇şletmenı̇n faalı̇yetlerı̇ durduruldu..

0

İçişleri Bakanlığı, 26 Eylül 2020 tarihi itibarıyla yurt ve pansiyonlarda 2 bin 157 kişinin izolasyon altında tutulduğunu bildirdi. Koronavirüs tedbirlerine yönelik denetimlerde 22 Ağustos’tan bu yana 378 ı̇şletmenı̇n faalı̇yetlerı̇ geçı̇cı̇ olarak durduruldu.

İçişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, Kovid-19 ile mücadele çerçevesinde 22 Ağustos’ta tüm valilik ve kaymakamlıklar bünyesinde İl/İlçe Salgın Denetim Merkezlerinin (İSDEM) hayata geçirildiği hatırlatıldı. Bu merkezlerde, her bir iş kolu için uzmanlık bilgisine uygun oluşturulan “iş yeri denetim” ile izolasyon tedbirleri ve vatandaşların kalabalık şekilde bir arada bulunabildikleri alanların kontrolü amacıyla kurulan “mahalle denetim” ekiplerinin sevk ve idaresinin sağlandığı belirtildi.

Ekiplerin, başta izolasyon koşullarına uyum olmak üzere kişi ve işletmeler için belirlenen şartların uygulanmasına yönelik denetimleri gerçekleştirdiği vurgulanan açıklamada, şu bilgiler paylaşıldı:

“Bu kapsamda 22 Ağustos – 26 Eylül tarihleri arasında 5 milyon 958 bin 499’u valı̇lı̇k/kaymakamlıklarca resen uygulanan denetim gerçekleştirildi. Hayat Eve Sığar (HES) uygulaması veya 112, 155, 156 acı̇l çağrı numaraları üzerinden vatandaşlarca bildirilen toplam 155 bin 177 ihbar/şikayetin yüzde 97,9’u olan 151 bin 898’i kontrol edildi. Toplam (resen+ihbar/şikayet üzerine) 6 milyon 110 bin 397 denetı̇m faaliyetı̇ uygulandı.

İzolasyona tabi tutulan kişilere yönelik gerçekleştirilen 4 milyon 600 bin 409 denetim faaliyetinde ise izolasyona tabi tutulan 1 milyon 187 bin 3 kişinin 29 bin 692’sinin izolasyon koşullarına uymadığı tespit edildi. Belirlenen kural ya da alınan tedbirlere uymayan, 1. ihlal kapsamında 69 bin 906 kişi/işletme uyarıldı, 2. ihlal kapsamında 23 bin 553 kişi/işletmeye idari para cezası uygulandı, 3 veya daha fazla ihlal kapsamında 378 işletmenin faalı̇yetlerı̇ geçı̇cı̇ olarak durduruldu.”

İçişleri Bakanlığının valiliklere gönderdiği genelgeyle “hasta olanlar veya hasta olduğundan şüphe edilenler” ile “ilgili hüküm kapsamında alınan tedbirlere göre izolasyon koşullarını ihlal eden ya da sağlama imkanı olmayan geçici nitelikte yerlerde konaklayan kişiler”in, izolasyon süreçlerini geçirmek/tamamlatmak üzere valilerce belirlenecek yurt ve pansiyon gibi yerlere yerleştirileceğinin anımsatıldığı açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Bu kapsamda, 26 Eylül 2020 tarihi itibarıyla 92 bin 790 kişi kapasiteli yurt ve pansiyonlarda toplam 2 bin 157 kişi izolasyona tabi tutuluyor. Bunların 689’u izolasyon koşullarını ihlal ettiği gerekçesiyle zorunlu izolasyona tabi tutulan kişiler olurken, 1359’u ise geçici nitelikteki ikameti (mevsimlik tarım işçisi, şantiye çalışanı vb.) nedeniyle izolasyona tabi tutulan kişiler oldu. Genelge kapsamında ise şu ana kadar 3 bin 524 kişi zorunlu ya da geçici nitelikte yurtlarda ya da pansiyonlarda misafir edildi.”

Filyasyon ekiplerine doğru bilgi vermeyene hapis cezası

Karabük Valiliği, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) ile mücadele kapsamında yapılan “filyasyon” çalışmaları sırasında doğru bilgi vermeyenlere ve yalan beyanda bulunanlara üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası uygulanacağını bildirdi.

Valilikten yapılan açıklamada, salgınla mücadelenin en önemli unsurlarından biri olan “filyasyon” çalışmalarının sağlıklı bir şekilde yürütülebilmesi için tanı konulmuş kişilerin yakın dönemde temaslı ​oldukları kişiler hakkında en doğru bilgiyi eksiksiz şekilde vermelerinin son derece önem taşıdığı belirtildi. 

Açıklamada, “Bilindiği üzere Türk Ceza Kanununun 206’ncı maddesi ile ‘bir resmi belgeyi düzenlemek yetkisine sahip olan kamu görevlisine yalan beyanda bulunan kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılacağı’ hükme bağlanmıştır. Salgınla mücadelede temel kanun olan 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanununun 27’nci maddesinde ise İl/İlçe Hıfzıssıhha Kurullarının halk sağlığını korumak amacıyla hastalığın ortadan kaldırılmasına yönelik önlemlerin uygulanmasını sağlayacağı hüküm altına alınmıştır. Bu bağlamda koronavirüs tanılı hastalar tarafından temaslı kişiler hakkında yapılan eksik veya yanıltıcı veya gerçeğe aykırı beyanlara/bildirimlere ilişkin olarak, bu tür eylemler içerisinde bulunanlar hakkında Türk Ceza Kanununun 206’ncı maddesi gereğince işlem tesis edilecektir.” denildi.

“2021 yılını Türkiye’de Afet Eğitim Yılı ilan edeceğiz”

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu,  AFAD Afet ve Acil Durum İl Müdürlüğü’nde düzenlenen İstanbul Afet Koordinasyon ve Değerlendirme Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, toplantıda “tahliye yerleştirme ve planlama”, “bilgi yönetimi değerlendirme ve izleme” ile “muhasebe bütçe ve mali raporlama” konularını ele alacaklarını söyledi.

2020’nin afetler noktasında uzun yıllar hafızalardan çıkmayacak bir yıl olduğunu ifade eden Soylu, şu bilgileri verdi:

“Size bir rakam vereyim. Bundan bölgelerin ve ülkemizin yaşadığı ekonomik kayıpları çıkararak, sadece yerine koyma maliyetini söylüyorum. Bu yılki afetlerin toplam maliyeti ülkemizin hazinesine 10 milyar liradır. Bundan devletimize ve bireylere olan maliyetlerini çıkartıyorum. Bu da doğal afetler, pandemi hariç. Deprem, sel, toprak kaymasıyla karşı karşıya kaldığımız durumların sadece bakınız, bunda sivil toplum örgütlerinin, vatandaşlarımızın yardımlarının, ekonomik kayıpların bunda hiç hesabı yok. Yerine koyma maliyeti 10 milyar lira.”

Depremin ve afetin plan dinlemediğini, zamanla yarışmak zorunda olunduğunu belirten Soylu, “2021 yılını Türkiye’de Afet Eğitim Yılı ilan edeceğiz. İki ağırlığımız olacak. Yeni doğan çocuktan en yaşlımıza kadar büyük bir seferberlikle 2021 yılında herkese dokunacağız. Afetten önce neler yapmamız lazım, riskleri nasıl azaltmalıyız, hangi tedbirleri almalıyız, afet anında ve sonrasında neler yapmalıyız? AFAD Başkanlığımız, bu meselelerle ilgili afete hazırlık yapıyor. Tüm Türkiye’de afet eğitim seferberliğini ortaya koymamız gerekir.” diye konuştu.

“Hedefimiz 81 milyon vatandaşımıza afet eğitimi vermek”

Bakan Soylu, geçen yılın 6’ncı ayından bu yılın haziran ayına kadarki süreyi “Afete Hazırlık Yılı” ilan ettiklerini anımsatarak, bu yıl afet eğitimiyle ilgili çalışmalara başladıklarını ama maalesef salgının önlerini kestiğini anlattı. 

Yılın ilk 3 ayında afete eğitimiyle ilgili 1,5 milyonu aşkın vatandaşa ulaştıklarını aktaran Soylu, “Önümüzdeki yıl hedefimiz 81 milyon vatandaşımıza afet meselesiyle ilgili eğitimle ulaşabilmektir. Bunun için her şeyi kullanacağız. 81 milyon insanımıza bire bir ulaşacağız. Herkesin afetle ilgili bir baz ve taban bilgisi ile afet öncesi, esnası ve sonrasında neler yapılmasına yönelik bilgisi olacak.” ifadelerini kullandı.

İçişleri Bakanı Soylu, afetlere hazırlığa ilişkin 2021 yılı planlarına da değinerek, şu bilgileri paylaştı: “Kahramanmaraş’ta İl Afet Riskleri Azaltma Planı’nı gerçekleştirdik. Bunun bazında üniversitelerimiz var. Tüm hocalarımızla, üniversitelerle, kurumlarımızla Kahramanmaraş ölçeği şu anda 6 vilayetimizde devam ediyor. 81 vilayetimiz 31 Aralık 2021 bittiğinde herkesin elinde İl Afet Riskleri Azaltma Planı hazır olacak. Her kurumun neler yapabileceği ve bu konuda eylemine başlamış bir anlayış ortaya koyacağız. Yine önümüzdeki günlerde Sayın Cumhurbaşkanımızın imzasıyla yürürlüğe giren Türkiye Afet ve Acil Durum Kurulu’nu toplayacağız İçişleri Bakanlığının başkanlığında. Orada da şu ana kadar çalışmalarını yaptığımız Türkiye Afet Müdahale Planı’nın revizesini gerçekleştireceğiz.”

İstanbul’da, Afet Müdahale Planı Koordinasyon Toplantıları kapsamında 26 çalışma grubunun önemli bir bölümünü tamamladıklarını kaydeden Soylu, ekim ayının sonuna kadar bu grupları tamamlayacaklarını ve kasım ayında masa başı tatbikatlarını gerçekleştireceklerini anlattı.

Aralık ayında ise İstanbul’da bütün kurumlarla saha tatbikatlarına başlayacaklarını bildiren Soylu, “2020 yılı bitmeden evvel İstanbul’da bu çalışma grupları toplantılarını ve masa başı tatbikatlarını tamamlayıp tüm belediyelerimize senaryomuzu, yani 7,5’lik depremdeki son senaryo düzeltmemizi ortaya koyacağız. Saha tatbikatlarımızı da gerçekleştireceğiz. Önümüzde çok büyük bir zaman dilimi yok, ekim, kasım, aralık, bu 3 ay içerisinde bunları tamamlayacağız. 2021 yılında ise daha büyük tatbikatları burada gerçekleştireceğiz. Tüm İstanbul’a diyeceğiz ki, ‘Şu saatte deprem oldu.’ Bütün kurumlar harekete geçeceğiz. Bunları saat saat değerlendireceğiz. Gündüz çalışma saatinde ve gece uyku saatinde yapacağız. Bunların tamamını gerçekleştirip hazırlamazsak, tüm vatandaşlarımız bu konularda ne yapacağını bilmezse bir kakafoniyle kaosla karşı karşıya kalırız.” diye konuştu.

“Türkiye’de bir ‘afet refleksi’ oluşturabilmeyi hedefliyoruz”

Son yıllarda afetlere hazırlık noktasında ciddi stratejik adımlar ortaya koyduklarının altını çizen Soylu, şunları kaydetti:

“Bu değişimi hem kendi içimizde gerçekleştirdik hem de bunu dünya ile entegre şekilde, dünyada bu konudaki gelişmeleri yakından takip ederek gerçekleştirdik. Daha da önemlisi, bunu bir yönetim aklı olarak ortaya koyduk. Bir yandan AFAD Başkanlığımız eliyle afet yönetiminde kurumsallaşmayı gerçekleştirdik, diğer yandan kurumsal kapasiteyi arttırdık. Diğer yandan da bu işin stratejisini doğru şekilde kurguladık. Türkiye Afet Risk Azaltma Planı (TARAP), Türkiye Afet Müdahale Planı (TAMP), Türkiye Afet Sonrası İyileştirme Planı (TASİP) ile birlikte afet yönetimini üç ana süreçte ele aldık ve bunlara ait planları, hareket stratejilerini, gerekli alt yapıları oluşturuyoruz. İşte bu toplantılar, planlarımızın ve stratejik yaklaşımın bir neticesidir. Bu adımların ulaşmak istediği hedefin en kısa tarifi ise Türkiye’de bir ‘afet refleksi’ oluşturabilmektir. Hem kamunun afet davranışları hakkında bir refleks hem de toplumun afete bakışına ait bir refleks oluşturmak istiyoruz. Afet odaklı düşünmeyi refleks haline getirmek istiyoruz.”

Deprem ve afetlerde ilk 6 saatin önemi

Bakan Soylu, deprem ve afetlerde ilk 6 saatin çok önemli olduğunu, amaçları vatandaşları bu 6 saatlik zaman dilimindeki davranışı biçimi konusunda bilgilendirmek olduğunu belirterek, “İlk 6 saati iyi yönettik yönettik, sonrası devletimizin kapasitesiyle başarılı bir şekilde gidecektir. Bugüne kadar bunu başardık. Özellikle ilk 6 saatteki iletişim, trafik, sağlık müdahaleleri, tahliyeler… Bütün bunları sağlamaktır.” dedi.

Depremlerde toplanma alanları bilgisini belediyeler ve muhtarlar vasıtasıyla her vatandaşa ulaştıracaklarını ifade eden Soylu, aynı zamanda mesajla bilgilendirme yapılacağını, bu vesileyle deprem-afet sırasında ve ilk 6 saatteki olumsuzluğu minimize etmeyi hedeflediklerini söyledi.

İstanbul’da Afet Müdahale Planı Koordinasyon Toplantıları kapsamında 26 çalışma grubunun önemli bir bölümünü tamamladıklarını kaydeden Soylu, ekim ayının sonuna kadar bu grupları tamamlayacaklarını ve kasım ayında masa başı tatbikatlarını gerçekleştireceklerini anlattı.

Aralık ayında ise İstanbul’da bütün kurumlarla saha tatbikatlarına başlayacaklarını bildiren Bakan Soylu, “2020 yılı bitmeden evvel İstanbul’da bu çalışma grupları toplantılarını ve masa başı tatbikatlarını tamamlayıp tüm belediyelerimize senaryomuzu yani 7,5’lik depremdeki son senaryo düzeltmemizi ortaya koyacağız. Saha tatbikatlarımızı da gerçekleştireceğiz. Önümüzde çok büyük bir zaman dilimi yok, ekim, kasım, aralık bu 3 ay içerisinde bunları tamamlayacağız. 2021 yılında ise daha büyük tatbikatları burada gerçekleştireceğiz. Tüm İstanbul’a diyeceğiz ki, ‘Şu saatte deprem oldu.’ Bütün kurumlar harekete geçeceğiz. Bunları saat saat değerlendireceğiz. Gündüz çalışma saatinde ve gece uyku saatinde yapacağız. Bunların tamamını gerçekleştirip hazırlamazsak, tüm vatandaşlarımız bu konularda ne yapacağını bilmezse bir kakafoniyle kaosla karşı karşıya kalırız.” diye konuştu.

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here