6 aydır kayıp olan kişilerin gözaltında yaşadıklarına dair iddiaları Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay’a sordu..

0

HDP Kocaeli Milletvekili ve İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Üyesi Ömer Faruk Gergerlioğlu, 6 aydır kayıp olan ve 29 Temmuz 2019 tarihinde bulunan Özgür Kaya, Yasin Ugan, Erkan Irmak ve Salim Zeybek’in gözaltında yaşadıklarına dair iddiaları Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’a sordu.

Meclis Başkanlığına soru önergesi veren Gergerlioğlu, şunları söyledi: “İşkence ve kötü muamelede zaman sınırlaması yoktur. Bu insanlık suçuyla mücadele herkesin görevidir. 90’lı yıllardan kalma Türkiye’nin sabıkası hiç temiz değildir. Bugün hükümet işkenceye ‘0’ tolerans gösterdiğini söylerken işkence gördüğü iddiasında olan 4 vatandaşı ne sağlık kontrolüne gönderiyor ne de avukatlarıyla görüştürüyor. Bu durum kabul edilebilir değildir. Aileler perişan halde ortadayken dün Ankara 2. Sulh Ceza Mahkemesinin gözaltı süresini 5 gün daha uzatması anlaşılır değil. Ben bir an önce ulusal ve uluslararası kamuoyunu Ankara’nın göbeğinde yaşanan bu hukuk skandalına ses çıkarmaya davet ediyorum.

Ankara Barosunun Kaçırılan 4 kişi hakkında yaptığı basın açıklamasında şu ifadeler yer almıştır: Ankara ilinde 6 kişinin Şubat 2019’dan itibaren kaybolduğu iddiası basına yansımış, bu kişilerin yakınlarının Ankara Barosu İnsan Hakları Merkezine yaptıkları başvurular Merkezimiz tarafından incelenmeye alınmıştır. Haklarında başvuru yapılmış bulunan 6 kişiden Özgür Kaya, Erkan Irmak, Yasin Ugan ve Salim Zeybek’in Ankara Emniyeti Terörle Mücadele Şubesinde gözaltında oldukları 29 Temmuz 2019 tarihinde erken saatlerde ailelerine bildirilmiştir. Kişilerin gözaltında oldukları haberinin yakınları tarafından kamuoyuna duyurulması üzerine Baromuz ve Merkezimiz üyesi avukatlar bu kişilerle görüşme yapmak üzere görevlendirilmiştir.

Polis, şüpheli yakınlarına, yaklaşık 6 aydır kayıp olan yakınlarının rutin GBT sorgusu esnasında gözaltına alındıklarını ve teslim olmak üzere TEM şubeye geldiklerini belirtmiştir. Ankara Barosu İnsan Hakları Merkezi ile Avukat Hakları Merkezinden aldıkları görev ile TEM şubeye giden avukatların ve ailelerin özel avukatlarının gözaltındakilerle görüşme talebi üzerine avukatların kimlik fotokopileri istenmiş ve gerek Baromuz tarafından görevlendirilen avukatların gerekse şüpheli yakınlarının özel avukatlarının gözaltında tutulan kişiler ile görüşmeleri engellenmiştir.

6 aydır kayıp oldukları aileleri tarafından resmi makamlarla ve kamuoyu ile paylaşılan gözaltındaki şüphelilerin ‘Müdafiye erişim hakkı’ güvencelerinin sağlanması hem iç mevzuatımız gereği hem de Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) tarafından zorunlu kabul edilmektedir. Hali hazırda uzun süre haklarında bilgi alınamayan ve gözaltında bulunan şüphelilerin hiçbir meşru gerekçe sunulmaksızın, bu haktan yararlandırılmadığı gözlenmiştir.

İnsan haklarının korunmasından sorumlu ve tarafsız olan Baroların bu tür ciddi ihlal iddialarının olduğu vakalarda varlığı hem kamu makamları hem de kişiler açışından bir güvence olduğu gibi demokrasinin, hukuk devleti ilkesi ile temel hak ve özgürlüklerin korunması bakımından zaruridir. Soruşturmanın hiçbir aşamasında avukat görüşmesinin engellenemeyeceği ulusal ve uluslararası mevzuatta açıkça düzenlenmiştir. Bu nedenle gerek soruşturmanın selameti, gerek kamuoyunun sağlıklı olarak bilgilendirilmesi, gerekse şüphelilerin haklarının korunması amacıyla Baromuz İnsan Hakları Merkezi tarafından görevlendirilen avukatların yukarıda adı geçen şüphelilerle görüşme yapmalarına izin verilmesinin hukuki bir zorunluluk olduğu açıktır.

Tüm bu hususlar dikkate alınarak Ankara Barosu İnsan Hakları Merkezini temsilen görevlendirilen avukatların halen TEM’de gözaltında tutulan şüphelilerle görüştürülmesinin gecikmeksizin sağlanması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından gereğinin yapılması ve yapılan işlemlerle ilgili kamuoyunun bilgilendirilmesi talebimizi saygılarımızla duyururuz.”

Fuat Oktay’a Gergerlioğlu, konuya ilişkin şu soruları yöneltti:

Reklam

Kaçırıldığı ve işkence gördüğü iddia edilen 4 kişinin halen daha avukatları ile görüşememesinin sebepleri nelerdir?

Cumhuriyet Savcısı Muhammet Ali Korkmaz’ın 29 Temmuz’da kayıp 4 kişinin bulunmasından itibaren ailelerin sağlık kontrolü yapılması ve avukatları ile görüşmesi taleplerini reddettiği doğru mudur? Eğer bu iddia doğruysa Savcı bu şekilde neye ulaşmaya çalışmaktadır? Eğer bu iddia doğru değilse halen neden bir tatmin edici açıklama yapılmamaktadır?

İstanbul Protokolü çerçevesinde 4 yurttaşın neden sağlık kontrolleri yapılmamıştır? Bu taleplerin reddiyle ilgili iddialar doğruysa Cumhuriyet Savcısını tedirgin eden hususlar nelerdir?

Bulunan 4 kişinin avukatlarını değiştirmek, kendileri için açılan Twitter hesabının kapatılmasını ve uluslararası hukuk mekanizmalarına başvuruların geri çekilmesini talep ettikleri doğru mudur? Bu iddia doğruysa 6 aydır kayıp olan ailelerin anlatımıyla bitkin vaziyetteki 4 kişinin ilk taleplerinin bunlar olması mantıklı gelmekte midir?

6 aydır kayıp olan 4 kişinin bir anda aynı zamanda bir GBT kontrolünde bulunması Savcılık için tatmin edici midir?

Savcının 6 aydır kayıp 4 kişinin vereceği ifadeden tedirginlik duyduğu iddiası doğru mudur? Bu iddia doğru değilse neden şüpheleri ortadan kaldıracak bir açıklama halen İçişleri Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı’ndan yapılmamaktadır?

Bu 4 yurttaş haricinde Mustafa Yılmaz ve Gökhan Türkmen halen ortada yoktur? Bu yurttaşların ortaya çıkması için de bir GBT araması mı beklenmektedir? Bunun haricinde de bir arama çalışması bir kamuoyu bilgilendirilmesi yapılacak mıdır?

Bağımsız bir kurum olan Ankara Barosunun yaptığı açıklamada sıkıntılar yaşadığı belirtilmiştir. Böyle bir ortamda aileler nasıl güvende olacaklardır?

Reklam

Yargı reformu konuşulduğu bir ortamda Müdafiye erişim hakkının bile engellenmesiyle ilgili topluma karşı sorumluluk hisseden herhangi bir yetkili açıklama yapacak mıdır?

1 Ağustos 2019 itibariyle Ankara 2. Sulh Ceza Mahkemesinin gözaltı süresini 5 gün daha uzattığı iddiası doğru mudur?

Bu süreçlerle ilgili ailelerin kesinlikle bilgilendirilmemesi talimatı verildiği iddiası doğru mudur?

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here