9 yaşındaki Ceylan’ın, babası tarafından vahşice katledilmesinin nedeni İnfaz Yasasıdır..

0

HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, partisinin sosyal medya hesaplarından gündemi değerlendirdi. “Sosyal devlet taleplerini otoriter devlet zihniyetiyle bastırmaya çalışan, krizi ekonomik ve siyasi fırsata çevirmekten başka bir şey düşünmeyen AKP iktidarını bu salgın sürecinde herkes bir kez daha çok net olarak görmüş oldu.” diyen Buldan, şunları söyledi:

“İktidarın sadece kendisini ve yandaşlarının çıkarını gözeten ayrımcı, otoriter düzeni inanın ki en az virüs salgını kadar toplumsal yaşamı tehdit etmektedir. İnsanların dayanışmaya ve yardımlaşmaya en çok ihtiyaç duyduğu böylesi bir dönemde yerel yönetimlerin başlattığı insani yardım kampanyalarını dahi engellemek, virüsle mücadele eden belediyelere kayyım atamak, toplumsal dayanışmayı terörize etmek örgütlü kötülüğün geldiği noktayı bize göstermektedir.

Eleştirel tweet atanı, sosyal medya paylaşımı yapanı, muhalif yayın yapanı susturmaya çalışan bu iktidar salgınla değil toplumla mücadele etmektedir. Virüsü fırsat bilip, katillere, çetelere, tecavüzcülere özel af çıkartan, siyasi tutsaklara karşı ise adeta düşman hukuku işleten, ‘cezaevlerinde ölsünler’ söylemini dahi kullanmaktan çekinmeyen AKP iktidarının gerçek yüzünü herkes çok net olarak görmüştür. Otoriterleşmenin en fazla mağdur ettiği kesim ise yine kadınlardır.

Kadınlar salgın günlerinde daha fazla şiddete uğramakta, katledilmekte, yoksullaştırılmakta, işsiz bırakılmaktadır. Hep söylüyoruz. Kadına karşı şiddet uygulayan erkek yalnız değildir; erkek iktidarla, erkek yargıyla el eledir. AKP iktidarı boyunca kadına karşı şiddet adeta pandemi haline gelmiştir.

Türkiye’de pandemi sürecinde kadına yönelik ev içindeki şiddet yüzde 27,8 oranında artmış durumdadır. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun tespitlerine göre Mart ayında 29 kadın katledildi. Evde kalın çağrısı yapıp, kadınlara güvenli ortam yaratmayan iktidar bu katliamlardan birinci dereceden sorumludur. Kadınlar dışarıda virüs tehdidi, evde ise erkek şiddetiyle karşı karşıyadır.

İktidar, ‘Hayat eve sığar’ kampanyasıyla aslında erkek şiddetini eve sığdırmıştır. Kadına yönelik şiddetin en çok arttığı bu dönemde salgınla birlikte kadın sığınma evlerine kabul de zorlaştırılmıştır. Sadece yüksek derecede can güvenliği tehlikesi olanların başvurusu kabul edilmektedir. Bunun için de kadınların önüne türlü engeller çıkartılmakta, şiddete uğrayan kadınlardan bu süreçte darp raporu istenerek başvuru süreci zorlaştırılmaktadır.

AKP iktidarının kadına yönelik şiddetin önünü açtığı en büyük kötülüklerden biri de İnfaz Yasasıdır. Meclis’te 7 gün 70 saat görüşmeleri süren İnfaz Yasasının yol açacağı felaketleri sabahlara kadar Meclis kürsüsünden anlattık. 70 maddenin de değiştirilmesi için 70 değişiklik önergesi verdik. AKP-MHP oylarıyla reddedildi. Bu ayrımcı yasanın çetelere, katillere, tecavüzcülere özel af olduğunu söyledik.

Siyasi tutsakların ölüm riskiyle karşı karşıya bırakıldığını her fırsatta anlattık. Bu yasayla hem içerideki hem de dışarıdaki ölümlerin artacağı konusunda iktidarı uyardık, dinlemediler. AKP; hukuktan, adaletten, toplumu savunmaktan yana değil çetelerden yana tercihini koydu ve yasayı kendi çoğunluklarıyla çıkarttılar.

AKP iktidarı, 100 yıl önce kurucu halkların iradesiyle kurulan Meclis’i 100’üncü yılında çetelere, katillere, yandaşlara af çıkartan, halk iradesini yok sayan bir yere dönüştürdü. Gerçek suçluları dışarıda, suçsuz insanları ise cezaevlerinde bırakan düzen AKP’nin adaletsizlik ve vicdansızlık düzenidir. Kadın katilleri dışarıdadır; barış isteyen Selahattin Demirtaş, İdris Baluken, Figen Yüksekdağ, Gülten Kışanak, Sebahat Tuncel ve daha nice arkadaşımız cezaevindedir. Elbette bunu ne biz kadınlar ne halkımız ne de demokratik kamuoyu asla unutmayacaktır.

Ve ölüm yasası olan İnfaz Yasasına karşı mücadelemiz bitmemiştir, bundan sonra da kararlılıkla devam edecektir. Herkes şunu iyi bilmeli ki; bu ölüm yasası Meclis iradesinin kararıyla değil, AKP-MHP iradesiyle çıkarılan bir yasadır. AKP bu yasayı hazırlarken muhalefet partilerinin, demokratik kamuoyunun, hukukçuların, insan hakları savunucularının görüş ve taleplerini değil; çetelerin, katillerin taleplerini esas aldı. İnfaz Yasası bir vahşet yasasıdır. Erkek şiddetine cezasızlık getiren bir yasadır.

Antep’te 9 yaşındaki Ceylan’ın babası tarafından vahşice katledilmesinin nedeni İnfaz Yasasının getirdiği cezasızlık politikalarıdır. Kadına yönelik artan şiddetin nedeni, erkeği koruyan yasal düzenlemelerdir. Bunun da mimarı AKP’dir. Çocukların katledilmesinin, yüzlerce kadının şiddet tehdidiyle karşı karşıya bırakılmasının sorumlusu kadın katillerine af getiren bu İnfaz Yasasını çıkaran AKP iktidarıdır. Yaşanacak tüm şiddet ve ölümlerin sorumlusu bu yasaya evet oyu verip sonra da utanmadan maskeleriyle Genel Kurul kürsüsü önünde poz verenlerdir.

Şiddete karşı devlet ve iktidar tarafından alınması zorunlu olan acil önlemler vardır. Buradan şu çağrıyı yapmak istiyorum. Şiddete karşı acil olarak bir kriz koordinasyonu kurulmalı ve bu koordinasyon kadın örgütleriyle ortak çalışmalıdır. Şiddete uğrayan kadınlara destek amaçlı fon oluşturulmalıdır. Şiddete maruz kalan kadınların kalabilecekleri mekânlar arttırılmalı ve gerekli sağlık tedbirleri alınmalıdır. Sığınma evlerinin sayıları arttırılmalıdır. Başvurular derhal kabul edilmelidir. İstanbul Sözleşmesi uyarınca cinsel şiddet kriz merkezleri bir an önce kurulmalıdır. 24 saat erişilebilir, çok dilli bir acil yardım hattı kurulmalı ve kadınlara psikolojik, sosyal ve hukuki destek verilmesi sağlanmalıdır.”

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here