21.7 C
İzmir
17.2 C
Istanbul
16 C
Ankara
Donnerstag, September 17, 2026 2:08:03
Start Güncel Meclis tatile giriyor.. İçtüzük değişiklik teklifi görüşülecek

Meclis tatile giriyor.. İçtüzük değişiklik teklifi görüşülecek

0
11

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda bu hafta, AK Parti ve MHP tarafından ortak hazırlanan Meclis İçtüzük değişiklik teklifi görüşülecek. İçtüzük görüşmelerinin ardından TBMM, 1 Ekim 2017 Pazar gününe kadar tatile girecek.

HDP ise Meclis İçtüzük değişiklik teklifine ilişkin muhalefet şerhini hazırladı. Gerek yasal olarak gerekse fiilen yürütmenin orantısız ve denetimsiz bir biçimde güçlendiğinin belirtildiği gerekçede, TBMM’nin gün geçtikçe işlevsizleştirildiğine, yetki ve görevlerini kaybettiğine dikkat çekildi.

HDP’nin eş genel başkanlarının da aralarında olduğu 15 milletvekilinin tutuklandığının hatırlatıldığı gerekçede, şu görüşler dile getirildi:

„Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin İçtüzük yapma geleneğine bakıldığında, yıllara yayılan çalışmaların ürünü olarak ortaya çıkan metinler yerine, çalakalem yazılmış, Anayasa ve İçtüzük ile hatta kendi kendisiyle çelişen ifadelerle dolu bir metni hoyrat bir telaşla Meclis’e taşımak, basit bir hukuka aykırılık sonucunu doğurmaz. Bu telaş sadece metni sakatlamakla kalmaz, ileride bu metnin izi sürülerek yapılacak yasama faaliyetlerini de sakatlar.

Bu İçtüzük değişikliği ile getirilmek istenen düzen, iki temel başlık altında incelenebilir. Bunlardan ilkini başta yeni rejime uyum yasaları olmak üzere Türkiye Cumhuriyeti’nde yapılacak tüm yasama faaliyetleri esnasında muhalefetin sesini kısmak şeklinde özetlemek mümkündür. İkincisi ise, özellikle değişiklik teklifinin 14, 15 ve 16. maddelerinde karşımıza çıkan düzenlemedir. Bu düzenlemeyle anayasal güvence altındaki kürsü dokunulmazlığı ve ifade hürriyeti ortadan kaldırıldığı gibi, tüm milletvekilleri çoğunluğun sözcükleriyle kendilerini ifade etmeye zorlanmakta, farklı fikirler veya ifade biçimleri cezalandırılmaktadır.

Eşit temsil ilkesine dayanarak, grup başkan vekilleriyle görüş birliği temelinde belirlenen başkaca bir yöntem ile bu çalışmaların yapılması demokratik bir tercih olurdu. Bu teklifin bütünüyle geri çekilerek, Meclis’teki tüm siyasi partilerin temsil edildiği bir uzlaşma komisyonu ile yeni ihtiyaçlar da dikkate alınarak bir değişiklik yoluna gidilmesi HDP olarak ilkesel önerimizdir.

Anayasa yok sayılarak bir içtüzük ihdas edilemez. Anayasa’ya uygunluk mecburiyeti olan içtüzükler, kendi içlerinde de tutarlı olmak ve İçtüzük’le belirlenen kurallarla uyumlu olmak durumundadır. Bununla beraber içtüzük hazırlanırken, parlamentonun teamül hukuku da göz ardı edilemez. İçtüzük, norm yaratıcı niteliği nedeniyle gelecekteki yasama işlemlerinin yükünü de sırtlamaktadır. Bu nedenle demokratik nitelikten uzaklaşması, baştan aşağı hukuk sistemini etkileyecek önemdedir. Anayasa’ya aykırılık iddialarının titizlikle denetlenmesi gerekirken, komisyon çalışmalarında üstünkörü ele alınması ve hiçbir düzenlemenin yeniden gözden geçirilmemesi bu itibarla tedirgin edicidir.

Türkiye bir senedir sert OHAL koşullarında, yürütmenin sınırsız ve denetimsiz yetkisi altında yönetilmektedir. Bu süreçte, hükümetin kontrol edemediği gazete, televizyon ve ajanslar kapatılmakta, gazeteciler, insan hakları savunucuları, avukatlar hukuki gerekçeler olmaksızın hapsedilmektedir. Bu ağır iklim, toplumun üzerine de çökmüş durumdadır. Basında iktidar, muhalefetle kıyaslanmayacak bir sıklıkta ve genişlikte yer almaktadır. Yüksek seçim barajına rağmen parlamentoda temsil imkanı bulan muhalefetin elindeki en önemli araçlardan biri Meclis kürsüsüdür. Değişiklik teklifinin çoğu maddesi, muhalefetin bu anlamda sesini kısmaya yöneliktir. Teklif ile getirilmek istenen yeni düzende, sadece muhalefetin sesini kısmak değil, yasa yapım süreçlerine aktif katılımının önüne geçerek, muhalefetsiz bir Mecliste yasa yapım süreci hedeflenmektedir.

Mevcut İçtüzük değişikliği, bir yanıyla muhalefetin sesini kısmayı amaçlarken, bir yanıyla da iktidarın dilini ve siyaset biçimini muhalefete dayatmakta, muhalefeti bu terminolojiye hapsetmeye çalışmaktadır. Bunun uygulanabilir olması için öngörülen disiplin cezalarının, demokratik hukuk devletiyle bir ilgisi yoktur. Aksine bu düzenlemelerle güdülen amaç, giriş bölümünde açıklanan siyasi konjonktürde, ama özellikle 16 Nisan referandumu sonrası tesis edilmek istenen yeni sistemde, muhalefetsiz bir Meclis ve nihayet muhalefetsiz bir toplum yaratmaktır.

Keyfilik esasına dayalı, rövanşist bir yaklaşımın sonucu olan, hiçbir denge, denetleme veya fren mekanizması öngörmeyen bu düzenleme, sadece Meclis’i etkisizleştirmekle kalmamakta, toplumu çözümü çok güç bir kutuplaşmaya itmektedir. Unutmamak gerekir ki, çoğunluğun temsil kabiliyetinin, halkın yüzde kaç oyuyla seçilmiş olursa olsun, farklı görüşleri ve toplumun çoğulcu yapısını, seçimler neticesinde oluşan aritmetikle bütüncül bir biçimde temsil eden ve müzakere imkanını her zaman elinde bulunduran TBMM’nin temsil kabiliyetiyle yarışamayacağı tartışmasızdır. Bu itibarla, Meclis İçtüzüğü vasıtasıyla bu çoğulcu yapıyı korumak ve daha da güçlendirmek yerine çoğunluğun azınlığa tahakkümü biçiminde karşımıza çıkan çoğunlukçu yapıyı tesis etmek amacıyla ve ‚huzuru korumak‘ kisvesi altında tek sesliliği dayatan bir anlayışla kaleme alınmış bu teklif kabul edilemez.“