ABD Neden Bu Kadar Güçlü..?

0

Uygulamanın adı Radio Garden yani Radyo Bahçesi.
Bilgisayarınızda ya da telefonunuzda adresi yazıyorsunuz ve karşınızda kocaman dünya bir radyo bahçesi gibi açılıyor.
Şarkıda “Zagrep Radyosunda Lili Marlen Türküsü” der ya siz uygulamayı açıyorsunuz ve Zagreb’in bütün radyoları karşınıza çıkıyor.

21 radyo var Zagrep’ten yayın yapan. Dünyanın bütün kentlerinin sesini duymak muhteşem bir duygu. Tabii ki dünyanın adaletsiz gelir bölüşümü, radyoların ışıltısında da kendini hissettiriyor.
Avrupa ve Kuzey Amerika ışıl ışılken, Asya ve Afrika’nın karanlığı iç burkuyor.

Türkiye’de hep şikayet ettiğimiz eşitsizlik sadece bu uygulamaya bakılarak dahi kendini açık ediyor. Türkiye’nin ışıltılı yerleri batıda ya da bilindik merkezlerde. Onun dışında 780 bin km2’lik bir ülkeden beklenmeyecek karanlık ve radyosuz boş alanlara tesadüf ediyorsunuz.

Dünya nasıl 5’ten küçükse, Türkiye de batısındaki gelişkin şehirlerinden küçük.
Kanal projesi ile bu farkı daha da açmak ne kadar akıl işi tartışmalı.

ABD’nin; İran’ın kelimenin gerçek anlamında aklını aldığı son birkaç haftalık gündem, dünyanın bırakın 5’ten büyük olmayı, 2’den dahi küçük olduğunu gösterdi.

‘Primus İnter Pares’ yani ‘Eşitler Arasında Birinci’ olmak belli ki Amerika için vaka-i adiye haline gelmiş.

Birleşmiş Milletlerin 5 daimi üyesine atıfla, dünyanın eşitsizliğinden siyasi nema kovalayan AKP liderinin yönettiği ülkenin ABD’nin gövde gösterisine neredeyse kayıtsız kalmasıyla aslında bugüne kadarki tüm “5’ten büyük” söylemin hamasetten ibaret olduğu bir kez daha ortaya çıktı.

ABD’nin neredeyse doğal bir hak olarak ilan ettiği saldırının ardından yaşananlar bazılarına da dünyanın aslında kaç bucak olduğunu gösterdi.

Reklam

ABD’nin ilan edilmemiş bir savaşın tarafı olarak giriştiği mücadelede kimseye fikrini sormadığı ve sormaya niyeti de olmadığı görülüyor.
ABD’nin sadece askeri sahada değil, rakiplerinin kendilerini ifade için ortaya çıktıkları mecralarda da üstünlüğe haiz olması aslında bu özgüvenin dolaysız bir örneği.

Eskiden herkesin Televizyonu/Radyosu/Gazetesi vardı. Ama bunlar ancak içeride kıymetli.
Dünyada sesinizi duyuracaksanız Twitter’a muhtaçsınız.
Ve size kimsenin bilmediği sırrı vereyim.
Twitter ABD’ye ait.
Ajanslara düşen ‘Hamaney’in Twitter hesabı askıya alındı’ haberini ne kadar iyi niyetli olursanız olun, artniyet aramadan algılamak kolay değil…

Öte yandan Twitter’in Hamaney’in görüşlerini beğenmediği için değil, hackerlara önlem olarak askıya aldığı ifade ediliyor.

ABD’nin; Vietnam Savaşına karşı çıktığı ve askerlik görevini yapmadığı için hapse atılan, bizim bildiğimiz adıyla Muhammed Ali doğum adı ile Cassius Clay’a, reva görülen muameleden bu zamana çok yol aldığını söylemeliyiz.

Irkçı ve ötekileştirici olmadığınız sürece Twitter’da istediğiniz her şeyi söyleyebilirsiniz. Zaten İran liderinin twitter hesabı olsa da, halkının sınırsız bir twitter özgürlüğünün olmaması her şeyi açıklamıyor mu?

Diğer taraftan bolca seçim yapıldığı için çok demokratik olduğunu varsaydığımız ülkemizde de, twitterda hükümeti hele ki onun başını sertçe eleştirmek başlı başına bir suç!

Sonuçta ABD beğenmesek de dünyada tek başına hareket edebiliyor.
ABD’nin ürettiği değerler ise dünyada gayet geçer akçe olarak el üstünde tutuluyor.

Face’te hikayeler, İnsta’da resimler, Twitter’da haberler dünyayı turluyor.
ABD 1776’da kurulduğunda binlerce yıllık birikime sahip uluslar, bu sonradan gelen milletin işleri bu noktaya getireceğini tahmin etmediler.

Reklam

Amerika Birleşik Devletlerinin kurucu babaları denilen ilk liderleri arasında Benjamin Franklin gibi bir bilim adamının olması belki de bu başarının arkasındaki asıl neden.

Avrupa’nın yüzlerce yıllık birikimini yeni bir kıtaya taşıyıp, orada kurdukları medeniyetle Avrupa’ya yön veren insanların ortak bilinci, ne dine ne milliyete ne de ideolojiye dayanır.
ABD’de ortak payda başarılı olmaktır.
Başardığınız ölçüde ileri gider, ileri gittiğiniz ölçüde başarılı olursunuz.

Başa dönecek olursak; Radio Garden bize dünyada sesin çok olduğu yerlerin, sesin az olduğu yerlerden daha zengin ve müreffeh olduğunu gösteriyor.
Sese, daha çok sese ihtiyacımız var.
Tıpkı Amerika’yı kuranlar gibi; herkesin sesinin duyulacağı, bir ortak inanç birliğine ihtiyacımız var.

Anayasayı, Bağımsızlık Bildirgesini ve Haklar Bildirisini 200 küsur yıldır koruyan bir ulusun koyduğu temellerin sağlamlığına inancı hiç azalmıyor.
Kuralları koyan ve buna harfiyen uyan uluslar başarılı oluyor.

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here