ABD’nin LGBT Derneklerine Yaptığı Yardım Ne Anlama Geliyor ?

6

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, bir sendikanın düzenlediği toplantıda yaptığı konuşmada, ABD’nin Ankara’daki LGBT derneklerine 22 milyon dolar yardım ettiğini ifade etti. İyi de ABD, cinsiyet kimliğine meydan okuyan bir gruba neden bu yardımı yapar? Bu açıklamayı okuduğumuzda veya duyduğumuzda bu soruyu herkes sormuştur. Bunu anlamak için istihbarat servislerinin, operasyonel fonksiyonlarını bilmek gerekir.

İstihbarat servisleri, bir hedef ülke ile ilgili uygulanacak politikaların oluşturulmasında bilgi desteği sunmanın yanında, yöneticilerin aldığı kararlar doğrultusunda politik uygulamalarda da yer alır. Bu uygulamalar, bazen bir ülkenin istikrarsızlaştırılması için terör eylemlerini desteklemek şeklinde olabilirken bazen de ülkenin entelektüellerini etki altına alarak fikir dünyasını yönlendirmek şeklinde de olabilmektedir. Bu açıdan bakıldığında LGBT’lilere yapılan yardımların dört ana amacı olabilir:  

  1.   Hedef olarak belirledikleri organizasyonlara veya kişilere yaklaşmak için uygun bir örtü olarak bu organizasyonları kullanmak.
  2.    Ekstrem dernekler üzerinden istihbarat toplama organizasyonu inşa etmek.
  3.  Toplumun çoğunluğunun dini, ahlaki, kültürel değerlerine ters olan bir organizasyonu kamuoyunda daha görünür hale getirip infial uyandırmak.
  4.  Bu tercihi yaygınlaştırmak ve ahlaki kodlarla oynamak. 

Bu yardımın nedeni, saydığımız maddelerden biri olabileceği gibi gözden kaçan başka nedenleri de olabilir. Soylu’nun açıklaması, bir toplantıda ABD’nin Türkiye’ye karşı yaptığı faaliyetleri açıklayarak toplumu bilgilendirmesinin yanında, ABD’ye de “Türkiye’de ne dolaplar çevirdiğinizi biliyoruz, ne yapıyorsanız veya yapmayı tasarlıyorsanız lütfen vazgeçin; her attığınız adımdan haberimiz var” mesajıdır. İçişleri bakanına, bu açıklamayı yapması için istihbarat kurumlarının telkini mutlaka olmuştur. Yani laf arasında ağızdan çıkan bu sözler, bu faaliyeti yapanlara karşı bir mesajdır.

Türk istihbaratı “zararlı düşünce” akımlarına karşı koymak için sahada boşluk bırakmamalıdır. İstihbarat servisleri, sadece terör örgütlerini, siyasi veya sosyal amaçlı sivil toplum kuruluşlarının faaliyetlerini takip etmekle kalmamalı; bu zararlı fikirlerle/tercihlerle mücadele etmek, toplumda zemin bulmasını engellemek için “düşünce ajanlarından” da etkili bir biçimde istifade etmelidir.

İnsanların cinsel kimliğini seçmekte özgür olduğunu, bunu ülkenin çeşitliliği açısından yararlı olduğunu savunanlar olacaktır. Kişisel seçimlerin engellenmesi, baskılanması ve bu tercihlere yaşam hakkı sunulmaması doğru bir yaklaşım değildir. Ancak, bunun meşrulaştırılıp cazip hale getirilmesinin önünün açılması da toplumsal yaşamı olumsuz yönde etkileyecektir.

Devlet işleyişi gereği hangi dini, siyasi veya sosyal akımın tehdit olduğunun kararını seçilmiş hükümetler verir. Tehdit tanımlamaları siyasi olarak eleştirilebilir; ama karar vericinin algılamaları uygulamayı etkiler. Eğer istihbarat kurumları, etkili mücadele edeceklerse, bu faaliyetleri takip etmenin yanında, bu eğilimlerin marjinalleştirilmesi için pro-aktif önlemler almak zorundadır.

Sn. Bakan, ‘ne yaptığınızı biliyoruz’ mesajını gerekli kişilere iletti, şimdi sıra bu tür akımlara yaşam hakkını daraltmadan yayılmasının engellenmesinde…

Ben bu açıklamayı böyle okuyorum, siz ne düşünüyorsunuz?

Reklam

6 YORUMLAR

  1. Emeğinize sağlık Hocam.Kültürel istihbarat kavramını kullanarak toplumun temel ayarları ile oynama çalışması Aslında toplumla aynı frekans duygusu hissini vermek olan kültürel istihbarat kavramını burda tersten yapıp kaos ortamı olurturmak…. Konunun bir yönüyle değerlendirmem diyelim. Teşekkürler. Bülent Özdemir@Malatya

  2. Erken seçimin ilk sinyalini Soylu verdı.
    U.S.A, hükümetimi LGBT ye yardim etmiş?
    Hayret bu yardimdan Amerkan gazetelerinin haberi olmamismi?
    ABD hükümetimi yapmiş o yardimi?
    Garip ve mantik dişi haber. Birileri eş cinselleri hedef tahtasına yatirmiş altlarinada kablo döşeyip uçlarina dinemit baglamiş ve fitilinide ateşlemiş.

    • Soylu’nun Bu açıklaması , daha çok bu işleri yürütenlere ne yaptığınızı biliyoruz mesajıdır. Ama siyasiler öteki üzerinden kendi tabanını konsolide etmek için bu tarz durumları da kullanır .

  3. Hasan bey düşünce ve önerilerinize aynen katılmaktayım zira son zamanlarda dikkatimi çeken bir husus sosyal medyada da bu konunun eskiye göre çok daha sık işlenmesidir. Hatta geçenlerde 150 bin civarı üyesi olan bir kitap okuma grubunun yöneticisinin üst üste LGBT ile ilgili paylaşımlar yapması dikkatimi çekmiş ve eleştirmiştim. Postun adı; LGBT konulu okuduğunuz ve beğendiğiniz romanları paylaşmak ve insanlar sapkın ilişkileri konu alan romanları paylaşmaya başladı, demem o ki sizin yazınızdan önce de benzer şeyler aklıma gelmişti, kalabalık grupların yöneticileri de o yardımlardan pay almış olabilir.

  4. Çok kıymetli bir tespit. Lakin olaya global perspektiften bakılması gerekiyor kanaatindeyim. Lgbt vb. günümüz toplumsal genel ahlak algısının dışında kalan yaşamın temsilcileri ve eşcinsellik başta olmak üzere genel toplum/aile yapısına alternatif arayışların tamamı avrupa ve abd de zaten destekleniyor. Bu küresel güç dengesinin temel ikilemi şu anda. Teknoloji – Silah/Petrol lobileri bu tema üzerinden algı ve toplum mühendisliği yaparak mücadelelerine devam ediyor. Türkiye halkları olarak; dünyanın gittiği yerin aksine bir yol çizemeyeceğimizi lakin; bu yeni gelişen dünyada kendi ahlak/din/aile sistematiğimiz dahilinde, hoşgörü ve toplumsal dayanışmayı öncelleyen yeni ve -yerli- bir toplum modeli ortaya koymamız gerektiğini düşünüyorum.

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here