Afetler beş katına çıktı..

0

Birleşmiş Milletler’in (BM), hava, iklim ve su konularındaki yetkili organı Dünya Meteoroloji Teşkilatı’nın açıkladığı rapora göre 1970-2019 zaman diliminde dünya çapında hava ve iklim bağlantılı felaketlerde büyük artış kaydedildi.

Rapora göre 1970 ile 2019 arasında doğal afetler beşe katlandı. Bu afetler sebebiyle oluşan zararlar ise yedi kat artış kaydetti. Öte yandan, söz konusu olumsuz gelişmelere rağmen, kurulan erken uyarı sistemleri sayesinde meydana gelen afetlerdeki can kaybı azaldı.

Raporun sunumunda bir konuşma yapan BM’nin Dünya Meteoroloji Teşkilatı Genel Sekreteri Petteri Taalas, hava, iklim ve sularla bağlantılı aşırı hava muhalefetlerinin arttığını ve kötüleştiğini söyleyerek uyarılarda bulundu.

Dünya Meteoroloji Teşkilatı’nın topladığı verilere göre, 1970 ile 2019 arasında 11 binden fazla hava, iklim ve su bağlantılı doğal afet kayıtlara geçti. Bu afetlerde 2 milyondan fazla insan hayatını kaybetti. Kayda geçen bu afetlerde oluşan zararın ise yaklaşık 3 trilyon 600 milyar dolar olduğu tahmin ediliyor.

Dünya Meteoroloji Teşkilatı, ortalama olarak 1970’ten bu yana her gün fırtına, sel, kuraklık veya aşırı sıcak hava gibi bir felaket yaşandığını haber veriyor. Raporda, bütün bu afetlerden dolayı günde ortalama olarak 115 insanın hayatını kaybettiği belirtiliyor. Yine bu doğal afetlerin yol açtığı günlük maddi zararın da 202 milyon dolar olduğu rapor ediliyor.

Raporda dikkat çeken bir diğer nokta da söz konusu hava, iklim ve sular bağlantılı muhalefetlerde hayatını kaybeden insanların yüzde 91’den fazlasının gelişmekte olan ülkelerde yaşadığı. Can kaybına en çok neden olan hava muhalefetinin de yaklaşık 650 bin ölüm ile kuraklıklar sonucu meydana geldiği vurgulanıyor. Raporda, hava muhalefetleri yüzünden ölen insan sayısı 577 bin, seller nedeniyle 59 bin, aşırı hava dereceleri nedeniyle de 56 bin kişinin öldüğü aktarılıyor.

Rapora göre kurulan erken uyarı sistemleri sayesinde 1970-2019 zaman diliminde doğal afetlerde yaşanan can kayıplarının azaltılmasında ilerleme kaydedildi. 1970’lerde hava, iklim ve sular bağlantılı felaketlerdeki can kaybı senede 50 binin üzerindeyken 2010’larda bu rakamın 20 binlere düşürülmesi sağlanabildi. Dünya Meteoroloji Teşkilatı Genel Sekreteri Taalas, “Erken uyarı sistemleri şimdiye kadar olduğundan daha iyi biçimde hayat kurtarma imkanına sahip olmamızı sağladı” diye konuşuyor.

BM’nin bir kuruluşu olan Dünya Meteoroloji Teskialtı, kaydedilen iyileşmeye rağmen yapılması gereken daha çok iş olduğunu, nitekim üye 193 ülkeden sadece yarısında erken uyarı sistemleri kurulduğunu hatırlatıyor. Bu arada Teşkilat, hava, su ve yağış gözlemi ve veri toplanmasına dair Afrika ile Güney Amerika’nın bir kısmı ile Karibik ile Pasifik bölgelerinde açıklar bulunduğunu da vurgulayarak, çıkarılan raporlarda buralara dair bilgiler konusunda alınması gereken yol olduğuna işaret ediyor.

BM’ye bağlı teşkilat, erken uyarı sistemleri sayesinde insan hayatı kurtarma konusunda yol alınıp, ilerleme kaydedilirken tehdit altındaki bölgelerin korunması veya ekonomik zararın oluşmasının önüne geçilemediğine de dikkat çekiyor. Buna göre 2010-2019 döneminde günde ortalama 383 milyon dolar maddi zarar oluştuğu ve bu miktarın 1970’li yıllarla karşılaştırıldığında yedi kat artış demek olduğu belirtildi. 1970’lerde hava, iklim ve sularla bağlantılı doğal afetler nedeniyle oluşan günlük maddi zararın 49 milyon civarında olduğu vurgulanırken, erken uyarı sistemi ile can kaybının azaltılmasına karşı, oluşan maddi zararın katlanarak arttığı kaydedildi.

Yine Dünya Meteoroloji Teşkilatı’nın raporuna göre, doğal afetler arasında en yüksek maddi zarara yol açan felaketler kasırgalar. Tarihte en çok zarara yol açan on kasırgadan üçünün 2017 yılında yaşandığı bildiriliyor. Bunlardan birinci sırada 97 milyar dolar zararla “Harvey”, yaklaşık 70 milyar dolar zararla “Maria” ve yaklaşık 60 milyar dolar ile “Irma” yer alıyor.

Her 3 ağaç türünden biri yok olabilir, Türkiye’de 13 tür tehdit altında

Londra merkezli Uluslararası Botanik Bahçelerin Korunması (BGCI) isimli kurumun yayımladığı raporda, dünyada ağaç türlerinin en az yüzde 30’unun vahşi doğada yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğu belirtildi. Kuruma göre yüzlerce ağaç türü de yok olmaya çok yakın.

“Dünya Ağaçlarının Durumu” isimli güncel raporda, tüm dünyada toplamda 58 bin 497 ağaç türü içerisinde 17 bin 510 türün büyük risk altında olduğu; 142 türün ise çoktan yok olduğu belirtildi. 442 ağaç türü ise 50’den daha az ağaçla varlığını sürdürüyor.

Rapora göre 185 ağaç türü bulunan Türkiye’de türlerin yüzde 7’sini oluşturan 13 tür tehdit altında. Yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olan ağaç türleri, tehdit altındaki memeliler, kuşlar, amfibiler ve sürüngenlerin toplam sayısının iki katını oluşturuyor.

Çevre örgütleri, ormansızlaşma, ağaç kesimi ve iklim değişikliği tehditlerine karşısında ağaç türleri için acil koruma çağrıları yapıyor. BGCI’dan Dr. Malin Rivers, “Gezegenimizde yaklaşık 60 bin ağaç türümüz var. İlk kez hangi ağaç türlerinin nerede olduklarını, hangi tehditlerle karşı karşıya kaldıklarını ve korumak için nelere ihtiyaç duyduklarını biliyoruz” diyor.

Dünya Doğa ve Doğal Kaynakları Koruma Birliği’nin Küresel Ağaç Uzmanları Grubu’nun eş başkanı Sara Oldfield ise sağlıklı bir dünya için ağaç tür çeşitliliğine ihtiyacın olduğunu ifade ederek, “Her ağaç türünün kendine özgü bir ekolojik rolü var. Dünyadaki ağaç türlerinin yüzde 30’unun yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olması sebebiyle koruma eylemini acilen artırmamız gerekiyor” diye konuşuyor.

Dünyada en fazla ağaç türü Orta ve Güney Amerika’da bulunuyor. Bu bölgeleri Güneydoğu Asya ve Afrika’nın tropikal bölgeleri izliyor. En fazla ağaç türünün risk altında olduğu ülkeler sıralamasında Brezilya, bin 788 tür ile birinci sırada. Endonezya, Malezya, Çin, Kolombiya ve Venezuela ise Brezilya’yı takip eden diğer ülkeler.

Tehdit altındaki türlerin en yüksek oranı ise Tropikal Afrika’da. Nispeten düşük ağaç çeşitliliğine sahip olan Avrupa, Asya ve Kuzey Amerika’nın ılıman bölgeleri ise nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olan ağaç türlerinin en düşük oranına sahip.

Dünya genelinde ağaçlara yönelik en büyük tehditlerin başında mahsül için yapılan orman temizliği geliyor. Bu durum türlerin yüzde 29’unu etkiliyor.

Öte yandan yüzde 27’lik oran ile tomrukçuluk, yüzde 14’lük oran ile hayvan otlatma veya çiftçilik için temizleme de türleri etkileyen diğer faktörler arasında. Ağaç geliştirme için yapılan temizlik ve yangınlar da yüzde 13’lük oranla ağaç türleri için tehdit barındırıyor.

İklim değişikliği, şiddetli hava koşulları ve deniz seviyesinin yükselmesi ağaçlara yönelik artan diğer tehditler. Ancak raporun yazarları, oluşturulacak koruma eylemlerinin gelecek için umut barındırdığını söylüyor.

Dr. Rivers, raporun kendilerine ve yetkililere doğal hayatı koruma için önemli bir yol haritası sunduğunu dile getiriyor. Uzmanların önerdiği eylem çağrılarından bazıları şöyle:

  • Mevcut ormanları korumak ve korunan alanları genişletmek. (Şu anda tüm ağaç türlerinin en az yüzde 64’ü korunan bölgelerden en az birinde bulunuyor olabilir.)
  • Tehdit altındaki türleri bir gün doğaya geri döndürülebilecekleri umuduyla botanik bahçelerinde veya tohum bankalarında tutmak. (Şu anda tüm ağaçların yaklaşık yüzde 30’u bu şekilde yedekleniyor.)
  • Nadir ve tehdit altındaki türler de dahil olmak üzere, ağaçlandırma ve ağaç dikme planlarının bilimsel olarak, doğru yerde doğru ağaçla gerçekleştirilmesini sağlamak için eğitim verilmesi.
  • Ağaçların korunması için ayrılan ödeneklerin artırılması.

Bilim insanları, bir milyon hayvan ve bitki türünün yok olma tehdidi altında olduğunu tahmin ediyor. Son 300 yıl içerisinde küresel orman alanı yaklaşık yüzde 40 azaldı. 29 ülke ise orman örtüsünün yüzde 90’ından fazlasını kaybetti. Dikkate değer yok olma riski altındaki ağaçların bazıları şunlar:

  • Palm yağı çiftliklerinin genişlemesi nedeniyle kaybolan “dipterocarps” olarak bilinen büyük tropikal ağaçlar.
  • Meşe ağaçları, Meksika, Şili ve Arjantin’in bazı bölgelerinde tarım nedeniyle kayboldu.
  • Madagaskar’da abanoz ve gül ağaçları kereste için kesiliyor.
  • Manolya ağaçları sürdürülemez bitki toplama nedeniyle tehlike altında.
  • İngiltere ve Kuzey Amerika’da dişbudak gibi ağaçlar zararlı böcekler ve hastalıklardan dolayı ölüyor.

Kaynak: DW Türkçe ve BBC Türkçe

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here