Ahmedê Xanî

4

‘’Gurbet ne yana düşer ustam’’  türküsünü duymuş ama gurbet denen olguyla karşılaşmamıştım. Hatta doğup büyüdüğüm  Batman, Siirt’e bağlı olmasına rağmen Siirt’i hiç görmemiştim. Bizim için Siirt; ‘Orda bir şehir var uzakta, gitsek de gitmesek de bizim Batman ilçesinin bağlı olduğu bir  şehirdir’’ derdik. Batmanlılar olarak –trenin avantajından dolayı- ilişkilerimiz hep Diyarbakır ileydi. Mardin’se bizim için eski kütük için en fazla uğrak nahiyemiz Hasankeyf ve ilçemiz Gercüş’tü.

1970’ten sonra Batman Petrol Okulu’nu bitirdim. Kırşehir Parasız Yatılı Öğretmen Okulu’nu kazanmakla adımı gurbete yazdırdım ve biletimi Nevşehir Yerköy’e kestim.

Kırşehir’de okulumuz sanayiye yakındı. Bir gün orda bir mermer ustası tanıdım. Yaşça benden büyüktü. Gelip gitmeye başladım ve süreç içinde boş zamanlarında yanında çalıştım. O yaşlı Kırşehirli ustam sayılıyordu. Bir gün bana;

‘’Kürd müsün?’’ dedi. Ben de ‘’Evet’’ dedim. Bana kağıt kalem getirdi. Ve oturttu,

‘’Bak yeğenim. Kürd ve Türk birdir. Neden diyeceksin? Şimdi yazalım: KÜRT-TÜRK!.. Harflere dikkat et. Hepsi aynı. KÜRT’ü tersten oku! TRÜK! Bu su sefer TÜRK’ü  yaz! Tersten oku! KRÜT… Onun için yok öyle bir ayrık gayrık. Sonra elhammülillah hepimiz Müslümanız, dedi. Ben elindeki kalemi aldım.

KÜRD’ü (T) ile değil de (D) ile yazdım ve bu birliği, bu eşitliği ve aynılığı bozdum.
Bir daha da yanına uğramadım. Ben kendimi, anamı, babamı ve çevremi bilirim. Kürd ve Türk birse, aynıysa; niye ben Türkçe bilmiyordum? Babam niye askerlikte Ali Okulunda Türkçe’yi öğrendi?

Bana çok saçma geldi. Kafam basmadı ve inadım inat, inadım murat, o gün bugün KÜRD’ü hep (D)’li yazarım. Bu (D)’li yazma bir farklılığım oldu.

Türkçe TÜRK yazılır. Türk dili imla kuralına yanlıştır, (D) ile yazmak, diyenler oldu. Aldırmadım.

Reklam

Bunun için ben Ahmet’i de Ahmed yazarım. Sonuna da bir (O) eklerim. Böylece Ahmedo olur. Sempatikleşir ve daha hoş olur.

Peki benim Amed’im kimdir?

‘’Ağlama Ahmed ağlama

İki de birde  elini atma kuşağına

Anam avradım olsun değişicek bu günler.

Büyük balık küçük balığı yutar, demişler

Bok yemişler Ahmed!

Sonra sen balık değil, insansın insan’’ şiirindeki Ahmed mi?

Reklam

Hayır!.

Benim Ahmed’im Ahmedê Xanî’dir.

Dikkat edin yazılımıma;  Ahmedê (Sondaki e, şapkalıdır.)

Soyadı Xanê değil, Xanî’dir.

O zamanlar, medreseler vardı. Veya bir Kürd bireyi yazınsal alana girerken, Bir mahlas bulurdu kendisine. Mesela; bir imam olan Mele Şeyhmus, kendisine ‘’Cegerxwîn’’ dedi ve bu mahlasla tanındı. Fekiyê Teyra, Meleyê Cizirî ve Çolamerig (Hekkari)’li, olan Ahmed, Bazîd (Beyazid) geçer. Kendi aşireti olan Xanî’yî soyad olarak alır.

Ahmedê Xanî’nin  Kürdler paha bilimez armağanı Mem û Zîn kitabıdır.

Xanî bu eserlerle Kürdlere bir roman değil, ölümsüz bir eser bırakmıştır.

Bu nedenle, Ahmedê Xanî ve ölümsüz eseri Mem û Zîn bir araştırma konusu.

Ben sadece üçüncü ve en anlamlı olan merhaba mı da Ahmedê Xanî’li olmasınıı istedim. Xanî’den bir dörtlükle noktalıyorum yazımı.

Ki elâlem çıkıp da demesin, ‘Kürtler

Yeteneksiz, hünersiz, temelsizdirler

Türlü türlü milletler kitap sahibi

Yalnızca şu Kürtlerin yoktur nasibi

Kürtler asla yetenekte az değiller

Ve fakat kimsesiz ve mecalsizdirler

2 Temmuz 2020

Almanya-Essen

(NOT: Ahmede Xani (Ahmed-i Hani) 1650 yılında Hakkari’de dünyaya gelmiştir. Doğu Anadolu’nun birçok yerini dolaşarak Arapça, belagat ve dini ilimleri okumuş ve ayrıca astronomiyle de ilgilenmiştir. Kürtçe olarak kaleme aldığı eserlerinin incelenmesinden önemli bir şair ve mutasavvıf olduğu anlaşılmaktadır. Üluhiyet ve varlık konuları başta olmak üzere ahlaki, sosyal ve kültürel meselelerdeki görüş ve düşüncelerini manzum eserlerinde dile getirmiştir. Kürt edebiyatçı, astronom, şair, tarihçi ve İslam alimi olan yazar 1707 yılında Doğubayazıt’da hayatını kaybetmiştir).

4 YORUMLAR

  1. Sayın yazar! Renkli bir kışıliğiniz var; ilginç ve değişik konulara değiniyorsunuz.
    Kişiliğiniz’le Ocak Medya’yi adeta Kürtlerin gözde renkleri olan Al, ve yeşil ile allayip pulluyorsunuz.
    Ellerinize sağlık

    Yalnız şu deyiş konusunda sizinle ayni görüşteyim”

    “Kürtler asla yetenekte az değiller”

    Fakat şu satılarınız bana göre yalnış.

    “Ve fakat ki
    msesiz ve mecalsizdirler…”

    Kürtler ne kimsesiz nede mecalsız dırlar.
    Birkerece Kürtlerin Kanla beslene siyasetçilerin sahipliğine ihtiyaçları yok ve hiç bir zamanda olmaz…
    Rahmetli Selahhadin Eyyubi, ve Saidi (Kürdü) Nursi gibi nice alim ve kahramanlar yetiştirmiş bir millettin sahibe ihtiyaci yok, çünkü onlar heşeye sahipler.

    12 Eylül 1980 darbesinden sonra Kürtçeyi yasaklamak için darbeciler sadece Türkçe konuşlaçek diye ucube bir yasa çıkardılar.
    Oysaki Fıransızca, ve İngilizce özel okullarına dokunmadılar.
    Neden acaba? Bence Kürtler kıskandıklarından.
    Merhum Saidi Nursinin Cansız bedeninden korkan bir zihniyet mi! Kürtlere Sahiplik edecek?.
    Sağlıkli ve mutlu kalın.

  2. Değerli dostum şükrü xocam. Yazılarını zevkle okuyorum. Bir sonraki yazını merakla bekliyorum. Ahmed e xaniyi merhaba yapman kürd edebiyatına olan ayrı güzelliktir. Kutluyorum. Başarılar diliyorum. selam ve sevgilerimle sağlıkla kal

  3. Değerli okurum Nurdan Hanım ve sevgili kardeşim, okul arkadaşım, hemşerim, adaşım Mehmet Salih Kızar’a bu güzel yorum ve temennilerinden dolayı teşekkür ederim.

  4. SELAM ALEYKÜM
    KÜRD :)MİLLETİNİ ANCAK FAŞİST ,ZALİM İNSANOĞLU!ANLAMAYACAK ÇÜNKÜ ;KÜRTLER HER ZAMAN DÜZELTİLECEK KERESTE GİBİ DÜŞÜNÜLÜYOR .DÜNYADA ÜSTÜN IRK OLDUĞUNU İDDAA EDEN KAFALAR VAR.HER ZAMAN BİR DÜZELTME GEREĞİ DUYARLAR .ŞU VARLIK ALEMİNDE ALLAH IN İNSANLARA VERDİĞİ EŞİTLİĞİ BİRİ BİRİNDEN ALMAYA ÇALIŞIR VE KILIF UYDURUR .BÖLÜCÜ-KABA -CAHİL VS VS…AMA BİR GÜN MUHAKKAK BİR GÜN HAKİKAT İDRAK EDİLECEK .MÜSLÜMANSA HUCURAT SURESİ OKUYACAK VE ÜSTÜNLÜK OLMADIĞINI SADECE ALLAH IN BİR SEBEP İÇİN IRKLARIN SOSYALLEŞME VE BİRLİKTE YAŞAMAK İÇİN VESİLE KILINDIĞINI ANLAYACAK .MÜSLÜMAN DEĞİLSE İNSAN HAK VE HÜRRİYETİNE ESAS ALIP İNSANLIK KARDEŞLİĞİNİ KEŞFEDECEK
    VESSELAM

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here