Ahmet ile Rabia Naz Adaleti Beklerken

2

Bugün sizlere adalet bekleyin iki çocuktan bahsedeceğim. Bunlardan biri hayatta, biri ise çoktan aramızdan ayrıldı. Aramızda olan çocuk ise Allah korusun her an aynı akıbete uğrayabilir. Bunu önlemenin yolu ise bürokratik engellerin biran önce kaldırılmasıdır.  

Ahmet Burhan Ataç, 8 yaşında. Anne ile babası tutuklandığı dönemde kemik kanseri hastalığına yakalandı. Anne Zekiye Ataç, tahliye edildi. 

Almanya’nın Köln şehrinde bulunan İmmün-Onkoloji Merkezi, Ahmet’i tedavi etmeyi kabul etti. Fakat Ahmet yurt dışına gidemiyor, çünkü önünde Everest Dağı gibi bir pasaport sorunu duruyor. 

Anne Zekiye Ataç, oğlu Ahmet’in tedavisi için yetkililerden yurt dışına çıkış yasağının kaldırılmasını istiyor. 

Bu talebe şimdiye kadar olumlu bir cevap verilmiş değil.

HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, Ahmet, kardeşi ve annesini internet üzerinden canlı yayına aldı. Ahmet Burhan’a ne istediğini sordu. Cevabı pasaport değildi Ahmet’in..

Ben Babamı istiyorum!..

4. evre kanser hastası Ahmet Burhan Ataç, yetkililerden merhamet değil adalet bekliyor. 

Reklam

İnsanın, bazı konularda kalem oynatırken yüreği daralıyor, kelimeler yetersiz kalıyor. Ne diyeceğini bilemiyor. Elden bir şey gelmiyor. 

Bunun adı öğrenilmiş çaresizlik mi?

İşte Ahmet şuan bunu yaşıyor. Sosyal medya üzerinden Ahmet’e yönelik destek amaçlı başlatılan kampanya devam ediyor. Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ile Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığından bir ses yok.  

Ahmet Burhan Ataç, tüm insanlığın göz önünde adeta ölüme yelken açıyor. Ev, araba, uçak, saray istemiyor sadece sağlığına kavuşması için hakkı olan pasaportunu istiyor.

Bu kadar insanlıktan düşmüş olacağımıza inanmak istemiyorum. Yetkililerin biran önce harekete geçip bu sorunu çözeceklerine inanıyorum veya inanmak istiyorum. Kaybedilecek zaman kalmadı. Çünkü zaman Ahmet’in aleyhine işliyor.

Ahmet’i kendi evladınızın yerine koyun!..   

Kur’an-ı Kerim’de Tekvir Sûresinde şöyle deniyor: 

Güneş, dürüldüğü zaman,

Reklam

Yıldızlar, bulanıp söndüğü zaman,

Dağlar, yürütüldüğü zaman,

Gebe develer salıverildiği zaman,

Yaban hayatı yaşayan (irili ufaklı) tüm canlılar toplandığı zaman,

Denizler kaynatıldığı zaman,

Ruhlar (bedenlerle) eşleştirildiği zaman,

Diri diri gömülen kız çocuğunun, hangi günahtan ötürü öldürüldüğü sorulduğu zaman,

Amel defterleri açıldığı zaman,

Gökyüzü (yerinden) sıyrılıp koparıldığı zaman,

Cehennem alevlendirildiği zaman,

Cennet yaklaştırıldığı zaman,

Herkes önceden hazırlayıp getirdiği şeyleri bilecektir.

Ahmet aramızda ancak Rabia Naz Vatan maalesef aramızda değil, 11 yaşındaki Rabia Naz, 12 Nisan 2018 tarihinde Giresun’un Eynesil ilçesindeki evinin önünde yaralı bulundu. Kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. 

Rabia Naz Vatan’ın apartmanın terasından düştüğü ya da intihar ettiği iddiaları var. Baba Şaban Vatan ise bir otomobilin kızına çarptığını ileri sürüyor. Dosya üzerindeki gizlilik kararı da kaldırıldı. Vatan’ın ölümünü araştırmak için TBMM Araştırma Komisyonu kuruldu. 

İşte adalet bunun için var. Kılı kırk yarcasına araştıracak ve gerçekleri ortaya çıkaracak. İddialarla, dedikodularla değil somut delillerle tüm kamuoyunu ikna edecek.

Peki, yapılan nedir?

Varolan kafa karışıklığının daha da derinleştirilmesi, işin içinden çıkılmaz bir hal alınmasıdır. Rabia Naz olayı kamuoyuna mal oldu. Bu süreçten sonra intihar mı etti yoksa biri arabasıyla mı çarptı; bunu aydınlatacak olan yargı mercileridir.  

Hayatını kaybetmiş Rabia Naz’ı toprağa vermek istiyorsak gerçekten ne olduğunun ortaya çıkarılması gerekiyor. Bu, en başta devletin Rabia Naz’ın ailesine karşı en büyük sorumluluğudur. 

“Diri diri gömülen kız çocuğunun, hangi günahtan ötürü öldürüldüğü sorulduğu zaman” vereceğimiz cevabı şimdiden düşünsek iyi olacak.

Unutmayın!.. 

Ahmet ile Rabia Naz’ın vebali hepimizin üzerinde duruyor.

2 YORUMLAR

  1. Onlar kendilerini zekalı hatta üstün zekalı zannederler. Oysaki onlarda zerre kadar zeka olmamakla beraber, vijdanda yok.
    Imana gelince! Oda sadece oy makinesi olarak kullanmak için seçimden seçine kuyudan çıkarirlar.

  2. ey muktedirler bir gün sizde ölümüm acı gerçeği ile karşılaşacaksınız.vereceğiniz hesab hiç aklınıza gelmiyormu.düşünmüyorsanız inanmıyorsunuz demektir.inanıyorsanız tekvir suresini hergün okuyun.
    Rabbim o tehdidi ve bilgilendirmeyi kime yapıyor.biz kullarına.tekvir suresini okurken kıyametin dehşetini iliklerinize kadar hissettiriyor o mucize belagat.
    iki cihan serveri resulun(S.A.V) sakalını hud suresi ağartmıştı ama tekvir suresinin de bu surelerden olduğunu rivayet edenler de var.
    ey muktedirler siz neyinize güveniyorsunuz.bu dünya nelerini gördü görmeye de devam edecek.
    bu kadar zulme karşı Rabbimiz niye zulmedenlere gazabını indirmiyor diye düşünmeyin.
    unutmayın ki bu kainatın Rabbimiz için değeri bir sineğin kanadından bile değersizdir.
    Rabbimiz ihmal etmez fırsat verir.o fırsatı kullanmak lazım.

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here