Akşener: Apo posteri bulunca şaşırıyorlar ama seçim zamanı mektubunu okutmaya gelince dert etmiyorlar

0

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin Meclis Grup Toplantısında konuştu. HDP Esenyurt ilçe binasında terör örgütü PKK’nın elebaşı Abdullah Öcalan’ın afiş ve posterlerinin asıldığını hatırlatan Akşener, şunları söyledi:

“Cumhur İttifakı gerçekten acayip. HDP binasında Apo posteri bulununca şaşırıyorlar. Niye şaşırdıklarını anlayabilmiş değilim. İçişleri Bakanı nasıl sosyal medya üzerinden şaşkınlığını dile getirir onu anlayabilmiş hiç değilim. Ama seçim zamanı mektubunu okutmaya gelince bunların hiçbiri bunu dert etmiyor. Sayın Erdoğan, seçim zamanı Apo için kendisine sorulan bir soruya ‘Bizim Mehmet’i gönderiyorum İmralı’ya’ diyor. Allah Allah diyoruz bu Mehmet kim? Bir bakıyoruz Apo’nun kardeşiymiş. Ailecek görüşüyor bunlar. Ailecek ahbap olmuşlar. Gerçekten ben şoktayım. Eminim siz de şoktasınız. Kankilik yapanlar şaşkın. Biz ne yapacağız? Yana yakıla ‘HDP kapatılsın’ diyorlar. Ama bunun için en ufak bir adım bile atmıyorlar, atamıyorlar. Buraya koca bir soru işareti koyduk.”

Çin sansürü

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in grup toplantısında konuşma yaptığı kürsüyü Doğu Türkistanlı Nursimangül Abdurraşid’e bırakması üzerine TBMM TV canlı yayından çıkarak yayını kesti. Nursimangül Abdurraşid, tüm ailesinin hapse atılmasının sebebinin kendisinin Türkiye’ye okumaya gelmesi olduğunu söyledi. Çin’de yaşananları şöyle aktardı: 

“Doğduğum topraklara faydalı bir evlat olmak için çok çalıştım. Bu uğurda Türkiye’ye geldim. Mezun oldum ve şu anda prestijli bir firmada çalışıyorum. Fakat bu sevincimi ailemle paylaşamıyorum. Ailem toplama kamplarına götürdü. 4 yıldır haber alamıyorum. 3 ila 5 milyon kardeşimiz bu kamplarda esir tutuluyor. Erkeklerimiz köle gibi çalıştırılırken kadınlarımız ise evlilik adı altında tecavüze uğruyor. Benim ailemin bu durumunun sebebi benim Türkiye’de bulunmam.

“ANNEM VE BABAMIN HAYATTA OLUP OLMADIKLARINI BİLMİYORUM”

Benim de bir çocuğum var. Bir an gözümün önünden kaçarsa ödüm kopuyor. Benim Ankara’ya geleceğimi öğrendikten sonra çok üzüldü. Benden ayrı kalmak istemiyor. Hatta bir resim çizmiş ve çantama koymuş. ‘Anne sana eşlik etsin. Çünkü ben seni çok özlüyorum belki sen de beni çok özlersin’ dedi. Yani benim annem ve babam 4 çocuğunun şu an nerede olduğunu, hayatta olup olmadığını bile bilmeden toplama kamplarında yaşıyorlar. Ve ben onların hayatta olup olmadığını bilmeden koskoca 4 sene geçirdim. 

Benim feryadım siyasi değildir. Ben sadece bir insan olarak annem ve babamı görmek, onlara sarılmak, insan gibi yaşamak istiyorum. İnsanlıktan, Müslümanlıktan, Türklükten yardım bekleyerek 4 sene geçti ama toplama kampları hala orada. Hatta büyüyorlar. Kamplardan ailesine hasta ya da ölü teslim edilenlerin haberlerini sosyal medyada görünce canım burnuma geliyor. Her geçen gün can kaybı artıyor ve oradaki işkenceleri, tecavüzleri sizlere anlatmaya dayanamıyorum. 

Şunu sormadan edemiyorum. Dünya neyi bekliyor? Oradaki milyonlarca insanın ölmesini mi? Eğer bu suskunluk Doğu Türkistan’daki kardeşlerimin silinmesine sebep olursa ben nasıl insan hakları diye bir şeyin olduğuna nasıl inanırım ki? Nasıl inanırım ki Müslümanların ve Türklerin kardeş olduğuna? Lütfen elinizi yüreğinize koyunuz. Vicdanı olan, insan olan herkesin yapması gerekeni bir an evvel yapmasını istiyorum. Bu zulme hep birlikte dur demenizi istiyorum. Ben sözümü söyledim şimdi insanlıktan cevap bekliyorum.”

Perinçek açıklaması

Akşener’in konuşmasında, AKP iktidarına destek veren Doğu Perinçek için Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in ismiyle ses benzetmesi yaparak “Cinping Perinçek” demesi dikkat çekti. Akşener’in konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

İŞLER TIKIRINDA DEMEK DÜPEDÜZ CEHALETTİR: Esnafımızın kredi borçlarını erteleme kararı aldığına göre, Sayın Erdoğan, piyasa şartlarını biliyor olmalı, değil mi? Ancak nedense, bu karara rağmen ‘bazı dostlar diyorlar ki dükkanlar kapanıyor, şirketler kapanıyor, kapanan falan yok, her şey ortada’ dedi. Ben de şimdi doğal olarak, kendisine sormak istiyorum: Eğer işler yolundaysa ve her şey de ortadaysa, kredi taksitlerini neden öteliyorsun? Yok eğer esnaf zordaysa ve ödemelerini öteliyorsan, o halde nasıl oluyor da işler tıkırında diyorsun? Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu Sayın Erdoğan? 2020 yılında, 40 binin üzerinde gerçek kişi işletmesi ve şirket kapandı. Kaldı ki resmi kapanma işlemi zaman aldığı için fiilen kapanan işletme sayısı, maalesef bunun çok üzerinde. Ayrıca, kriz dönemlerinde kurulan şirket sayısının artması kimseyi yanıltmasın. Böyle dönemlerde, borçlarını ödeyemediği için birçok firmanın kredibilitesi bozulur. O nedenle firmalar, iş yapabilmek ve bazı yükümlülüklerden kaçınmak için, çareyi yeni şirket kurmakta bulurlar. Sayın Erdoğan’a şiddetle tavsiye ediyorum; tespitlerini sağlam analizlere dayandır. Danışmanlarının kulağına üfledikleriyle, milletimizin huzuruna çıkıp, yalan yanlış konuşma. Veriler ortadayken, ‘kapanan işletme yok’ demek en hafif tabiriyle ciddiyetsizliktir. Çaresizlikten kurulan şirketlere bakıp, ‘işler tıkırında’ demekse, düpedüz cehalettir.

SARAY DANIŞMANLARININ ELİNDE OYUNCAK OLDUN: Eylül sonu itibarıyla, istihdamımız 896 bin kişi azaldı. Geniş tanımlı işsizlik ise, 10 milyon 600 bin kişiye ulaştı. Sayın Erdoğan; madem bu kadar iş imkânı var, madem yeni yeni şirketler kuruluyor, madem ekonomi şaha kalktı gidiyor, o zaman, neden istihdam sürekli azalıyor? Sen git danışmanlarına asıl bunu sor. Sayın Erdoğan; bu ucube sistem sana yaramadı. Bunu kabul et artık. Servet kovalayan saray danışmalarının elinde oyuncak oldun. Kürsüden söylediklerinle, yaptıkların, birbirini tutmaz hale geldi. Senin keyfin yerinde olabilir, ama bu sırada olan milletimize oluyor. Gittiğin yol, yol değil. Gel, şu saray hayatından bir sıyrıl, milletin arasına karış. Bir bak bakalım, memlekette neler oluyor. Bir gör bakalım, vatandaş ne çekiyor. Kepenk kapatan dükkanlar, iflas eden firmalar, artık Türkiye’nin acı bir gerçeği. Sen, ‘bugün 1 lira 35 kuruşluk satış yaptım’ diyen, esnaf kardeşimin dükkanı açık mı sanıyorsun? Saray duvarlarından milletimizin sesini duymuyorsun, onu anladık.  Ama hiç olmazsa bize kulak ver.

VATANDAŞA KEYİF ÇAYI FIRLATAN ADAM OLDUN: Dün ‘milletin adamıyım’ diyerek gezerken, bugün o saray yüzünden, firmalar ardı ardına kapanırken, ‘işler tıkırında’ deyip, vatandaşa keyif çayı fırlatan adam oldun Sayın Erdoğan! Sen hayal aleminde yaşarken, ben, çarşıda, pazarda, esnafımızı dinliyorum. Sen sarayında sefa sürerken, ben işsiz gençlerimizi dinliyorum. Seni uyaran dostların az bile söylemiş. Sadece esnaf kepengini değil, vatandaş evde kombisini kapatıyor Sayın Erdoğan! Sen ne kadar uğraşırsan uğraş, artık mızrak çuvala sığmıyor. Sizin masallarınız hafif, milletin gerçeği ise artık çok ağır Sayın Erdoğan! Memleketin dört bir yanında, işyerlerinde, mutfaklarda, hanelerde yangın var. Bunun yanında, bir de yüreğimizdeki yangın var. Üç kuruş menfaat uğruna, kapalı kapılar ardında yapılan pazarlıklar uğruna, kardeşini yüzüstü bırakan, vicdansız bir iktidarla karşı karşıyayız.  

BÖYLE CIVIKLIK OLMAZ: Görüyoruz ki; Çin Merkez Komitesi Türkiye Komiseri, namı diğer ‘kısmen iktidar’, Sayın Cinping Perinçek, ‘Müslümanım’ diye diye gezen Sayın Erdoğan’ı da, ‘Türk milliyetçisiyim/ diye diye gezen Sayın Bahçeli’yi de, nasıl olduysa esir almış. Çin’in, Türkistan’da, Uygur kardeşlerimize uyguladığı zulme, Avrupa’dan, Amerika’dan ses geliyor, ama Ankara’dan hala çıt çıkmıyor. Bu Cumhur ittifakı gerçekten bir acayip… HDP binasında, Apo posteri bulunca şaşırıyorlar, ama seçim zamanı mektubunu okutmaya gelince, dert etmiyorlar. Yana yakıla, ‘HDP kapatılsın’ diyorlar, ama bunun için en ufak bir adım bile atmıyorlar. Nitekim bunlara sorarsan, En büyük Türk, en has Müslüman kendileridir ama ‘Müslüman Türküm’ dediği için, zulüm gören kardeşlerimizi duymuyor, iki laf edemiyorlar. Böyle cıvıklık, böyle ciddiyetsizlik olmaz. Böyle devlet yönetilmez. Yazıklar olsun. Sayın Erdoğan’ın dar vizyonu, Türkiye’ye, Bangladeş’le rekabet etmeyi layık görüyor olabilir. Biz, Türkiye’nin potansiyelini görüyoruz, milletimize inanıyoruz. O nedenle, İYİ Parti iktidarında biz, Türkiye’yi önce Polonya’yla, sonra Almanya’yla rekabet eder hale getireceğiz! Bundan kimsenin şüphesi olmasın.

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here