Akşener: İnfaz yasasına en küçük itiraza çok çirkin bir tavır konuldu

0

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Fox TV’de gündemi değerlendirdi. “Yardımcımda koronavirüs çıkmasının ardından bizler de test yaptırdık.” diyen Akşener, şunları söyledi:

“Testlerimizin sonucu negatif çıktı. Kendisi de daha önce hastaneye gitmişti, kendisine aspirin verip göndermişler. Gelinim yeni doğum yaptığı için Allah’tan onunla temasımız yoktu. Sağlık sistemimiz bizim evde pişen yemek nedeniyle iyi. Ben titiz bir tipim, Leyla da titizdi. Bir masada karşılıklı öğle yemeği yedik. Biz hazır yemek yemiyoruz. Son derece basit sağlıklı yemek yiyoruz. İkinci titizliğimiz. Hijyen kurallarına uymamız. Üçüncüsü de Allah korumuş, salgın bize bulaşmadı.

Şimdi Fox TV’nin başına gelen, Cumhuriyet gazetesindeki bir haber üzerine terör üzerinden soruşturma açılması, son üç gazetecinin, MİT mensubu bir kardeşimizin şehit haberi üzerinden hapsa atılmaları. Buna bir bütün olarak bakmak zorundayız. Sayın Altun’un evi ile ilgili haberde diyelim ki yanlış var. Biz bir ev almıştık oğlum ve gelinim için. Her bir aşamasında izin alıyorsunuz. Boğaziçi imar kurumunun gönderdiği bir hesaplamada 15 cm fazlalık vardı. Ben gittim bunun için müracaat ettim. Bir dilekçe verdim. Beklendi ki oraya buraya ulaşayım.

Sayın Erdoğan’ın damadının televizyonunda bana iftira atıldı eşimi aldattığıma dair. Bir kadın hakim söz konusu davada jet hızında beraat verdi. Bu serbest artık. Sayın Altun’a diyelim ki haksızlık yapılmıştır. Tekzib gönderirsiniz gereken yapılır. A Haberler, ülkeler her gün benim evime geldiler, zilimi çaldılar. ‘Seni tutuklamaya geliyorlar7 diye kapımda beklediler. Ben çay demledim o arkadaşlara.

İnfaz yasasını açık, şeffaf bir biçimde getirin ve kamuoyu ile paylaşın dedik. Çocuk evliliklerine yönelik bir maddenin geleceğine dair bir şey ortaya atıldı. Ben bir açıklama yaptım. Bu kadar çirkin bir süreç başladı. AKP’nin trolleriyle birlikte benim ölmüş anama kadar sövüldü. Dolayısıyla bu infaz yasasında böyle bir şeffaflık söz konusu olmadı. En küçük itiraza çok çirkin bir tavır konuldu. Bütün ceza yasasında eş üzerinden tanımlanmıştır, kadın konusu. Bir kadına eşi şiddet uyguladığında daha az ceza veriliyor. Şiddet uygulayanın kadın ile bir bağı yoksa normal ceza alıyor.

Meslek haline getirilen suçlar diye bir kapsam var. Dolandırıcılık, rüşvet, kadın cinayeti, bu insanlar infaz yasası ile bu aftan faydalandılar. Fındıklı’da Gamze diye bir kızımız canice öldürüldü. Bu yeni düzenleme ile bu katile ağırlaştırılmış müebbet verilmeyecek. 36 yıl ceza alması gerekirken, sadece 9 yıl yatıp aramıza tekrar denecek bu şahıs. İstanbul sözleşmesi üzerinde bir gazetenin yazarları saldırdılar. Sayın Sümeyye Erdoğan Bayraktar geriye çekildi. Sayın Erdoğan’ın kızının derneği inanılmaz çirkin suçlamalarla karşı karşıya kaldı. Demem o ki Sayın Erdoğan bu çevreler tarafından kadın konusunda kontrol altında tutuluyor.

Ekonomik yardım planı açıklanması lazım. Bugün dediğim gibi biz Merkez Bankasının yedek akçesi gitmiş. İşsizlik fonunun 131 milyar TL’si nerede belli değil. Mesela ben köprü otoyol ve hastaneler için verilen garantileri şu bela başımızdan gidene kadar keserdim. Milletin parası çarçur edilmesin. Bu salgına ekonomi olarak çok kötü bir zamanda yakalandık. Bizim bu 100 milyar TL’lik paranın 2 milyar TL’si nakit olacak deniliyor. Bir bakan ‘yardım ettik’ diyor diğeri ‘başlamadık’ diyor.

Sayın Soylu istifa etti, gerekçesi neydi. Denildi ki Soylu, sokağa çıkma yasağı ilan edildi, bu yasağı ilan etme nedeninin Erdoğan’ın talimatı olduğunu söyledi. İkinci açıklamasında yaşanan başarısızlığı sorumluluğunu üzerime alıyorum dedi istifa etti. Bilim Kurulu kuruldu, dedik ki ‘iyi bir şey bu.’ Kurulun bugüne kadar önerdiği hiçbir şey Erdoğan tarafından kabul edilmedi.

Nereden baksanız vahim. MİT bütün ülkelerin en gizlediği elamanını, yöneticilerinin fotoğrafının bulunmadığı kurumlardır. Ne yapılıyor bir cenaze yapılıyor, siyasi parti temsilciler davet ediliyor. Yani ortaya çıkıyor. Sayın Özdağ bunun üzerine Meclis’te konuşuyor. Murat Ağırel ve Barış’lar da haberini yapıyor. Gazeteci arkadaşların hapse atılması ve Sayın Özdağ hakkındaki fezleke de MİT için büyük sorun demektir. Sayın Özdağ bizim arkadaşımız, bir aile ferdimiz. Bir aile ferdimize haksız yere korkutmak amaçla gözdağı verilmesini doğru bulmuyorum.”

“Tarımı stratejik bir alan olarak görmemiz gerek”

Akşener, koronavirüsle mücadele çerçevesinde açıklanan ve nakit kısmı düşük olan ekonomik paketin, kredilerin faizsiz yeniden yapılandırıldığı bir sistem üzerinden yapılmış olduğunu söyledi. Bunun yeterli olmadığını ifade ettiklerini anımsatan Akşener, “Ekonomi ve Kalkınma Başkanlığımızın yaptığı çalışmalara göre, gayri safi milli hasılamızın yüzde 7-11’i arasında bir yardım paketi açıklanması gerek. Stopajın alınmaması gerek. Berber, lokanta, kafe gibi 241 bin yer şu an kapalı. Bunlar, ‘açın’ denildiği zaman o sistemi sürdürebilecek mi?” dedi.

Tarım sektörüne değinen Akşener, bu süreçte gıdanın önemine işaret etti. Akşener, şunları kaydetti: “Mart, nisan, mayıs endüstriyel bitkilerin ekim tarihleri. Trabzon’da, Giresun’da, Ordu’da fındığın artık toplanması gerekecek. Bunlar hep geçici mevsimsel işçi ile yapılan işlerdi. Bunların durumu ne olacak? Burada bir planlama yok. Ekme biçme işlemleri ile ilgili yaş ortalaması 51 olan bir sistemde, tarlaya bu insanlar gidip nasıl ekip, nasıl çekecekler? Bununla ilgili bir bilgi yok. Buğday ithalatı yapılıyordu Ukrayna ve ağırlıklı olarak Rusya’dan. Koronavirüsten sonra acaba biz bu ülkelerden buğday ithalatı yapabilecek miyiz? Kanada’dan mercimek, nohut ithal ediliyordu. Saman ithal ediyoruz. Bütün bunları yapabilecek miyiz? Hayvancılık ve gıda konusu salgından sonra en çok dikkat edilmesi gereken alandır. Tarımın özendirilmesi, gıdaya erişimin önemsenmesi, tarıma üretim anlayışı içerisinde bakılması ve gençlerin tarımda yer almasının sağlanması lazım. Tarımı stratejik bir sektör ve alan olarak görmemiz gerekiyor.”

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here