Akşener: Sizi mutsuz eden Anayasa Mahkemesi değil hukukun ve adaletin kendisidir

0

Meclis Grup toplantısı sonrası İYİ İstanbul Milletvekili Ümit Özdağ’ın İstanbul İl Başkanı Saltuk Buğra Kavuncu’yu “FETÖ üyeliği” ile suçlaması hakkında konuşan Akşener, şu ifadeleri kullandı:

“Sayın Buğra Kavuncu bugün Sayın Ümit Özdağ’ın sözlerini, iddialarını, sizin deyiminizle imalarını ispatlayabilmesi için bir imkan sunuyor. Kendisiyle ilgili suç duyurusunda bulunuyor. Dolayısıyla onu hep beraber göreceğiz.

Fakat arkadaşlarımızın ne konuştuğu değil de bugün Sayın Bülent Turan’ın, AK Parti Grup Başkanvekilinin ne konuştuğu benim için önemli. Biz bir demokrasi mücadelesi vererek geldik. Partimizin içinde de o demokrasi mücadelesini içselleştirmeye çalışıyoruz. Bu yolculukta hatalar, kusurlar elbette oluyor. Ama büyük bir dikkatle demokrasiyi, her şeye rağmen demokrasiyi, istişareyi içselleştirmeye gayret ediyoruz. Çünkü hepimiz, bende dahil çok otoriter sistemlerin içinden geliyoruz. Nefes almanın patronun iznine tabi olduğu sistemlerden geliyoruz. Dolayısıyla hür iradeleriyle partimizde, yönetimde, milletvekilliği görevlerinde bulunan bütün arkadaşlarımızın hür iradeleriyle fikirlerini söylemelerinin çok önemli olduğuna ve partimize zenginlik kattığına inanıyorum. Bu konuda da direnmeye, demokrasiyi içselleştirme konusunda direnmeye devam edeceğim. Bunu daha önce de defalarca paylaştım. 

Ama ben Meral Akşener olarak Doğru Yol Partisi’nin Genel Başkan Yardımcılığını ve bakanlığını yaptığım bir dönemde, o dönemde 43 milletvekili Doğru Yol Partisinden hangi şartlarda nasıl ayrılmıştı, onu biliyorum ve sonra onun Türkiye’ye nelere mal olduğunu da biliyorum. Şimdi ilginç olanı ben hem Sayın Çıray’ın hem Sayın Özdağ’ın ölçü kaçsa da fikirlerine yönelik saygı duydum. Grev ve protesto yapma eylemlerine de saygı duydum. Benim konuştuğum gruba katılmamalarına saygı duydum. Ama Sayın Bülent Turan’ın bugün büyük bir iştiyakla büyük bir zevkle ortaya koyduğu düşünceleri de benim için çok manidar oldu. Birden kendimi 1997’lerde, 1998’lerde hissettim. Şimdi Sayın Bülent Turan’ın yazdıkları, attığı tweet üzerinden baktığımız zaman elbette başka bir gözle inceleyeceğiz bundan sonraki hadiseleri. Biz, partimize bir saldırının olacağını bekliyorduk elbette çünkü araştırma şirketlerinde 13-15 arasında sonuçlar bulununca kışkışlığını, her zaman onu biliyorduk da şimdi bakacağız duruma.”

Bir gazetecinin, “Özdağ, partinin HDP ile yakınlaştığını söyledi.” şeklindeki ifadesi üzerine ise Akşener, “O çok büyük bir yalandır. Yalancıdır bunu söyleyen.” karşılığını verdi.

AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, Twitter hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda, “İYİParti’de kim FETÖ’cü, kim değil bilemem ama 1 yıl önce ‘İYİ Parti bir operasyon için kuruldu, seçimden sonra dağılma süreci başlayacak’ demiştik. Partisine küsen Gn Bşk, Mv istifaları, kongrede liste oyunları derken şimdi de malum tartışma. Bekleyin, Grup bile kuramayacaklar!” ifadelerine yer vermişti.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin Meclis Grup Toplantısında konuştu. Dünyaya 100 yıldır soykırım yalanını söyleyen Ermenistan’ın gerçek yüzünü bir kez daha gösterdiğini dile getiren Akşener, Azerbaycan’a ateşkese rağmen füzeyle saldırdığını kaydetti.

“Yer utandı, gök utandı, insanlık utandı ama onlar utanmadı.” diyen Akşener, şöyle devam etti: “Daha bir yaşındaki Medine bebek anasının koynunda can verdi. O, artık bir melek. Büz o yüzü daha önce Hocalı’da görmüştük. Biz yine kendi yaramızla, kendi derdimiz ile, kendi acımızla baş başayız.

Yalancılar, zalimler vicdansızlar duysun diye söylüyoruz ki Tanrı Türk’e yar olsun, Azerbaycan var olsun. Ermenistan’a silah veren Rusya’nın ateşkes masası kurmasından daha saçma bir şey olamaz. Sayın Erdoğan’ın dediği gibi Minsk üçlüsü Ermenistan’a destek veriyor. Bu konu, parti kongrelerinde konuşmakla geçiştirilecek bir konu değildir. Kurulacak masalarda Türkiye’nin Azerbaycan’ın yanında yer almak zorundadır.

Türkiye, güçlü ve sağlam durmak zorundadır. Ancak bu iktidarda bunu gerçekleştirecek bir vizyonu yok. Şahsi ikballerini korumak için her şeyi mübah görmek için, oynamadıkları hiçbir değer kalmadı. Anayasayı korumakla görevli Anayasa Mahkemesi sistemli bir şekilde tartışmaya açıldı. İçişleri Bakanı sataştı, küçük ortak koroya katıldı, Erdoğan’da her zaman yapığı gibi Meclis adım atarsa biz de gereğini yaparız dedi.

Anayasa Mahkemeleri medeni dünyada demokrasilerin vazgeçilmez kurumlarıdır. Burdan bir kez daha sesleniyorum. Türkiye’nin temel taşlarıyla oynamaktan vazgeçin. Biliyoruz çekilmeyecekler ama biz iktidar olunca o eller çekilecek. Anayasa Mahkemesi’ni tartışacağımıza gelin halktan saklanan kovid 19 verilerini tartışalım, şiddet gören, öldürülen kadınlarımızı; tacize çocuklarımızı tartışalım.

8 liraya yükselen doları, işsiz gençleri tartışalım. 83 milyon vatandaşımızın yeniden nasıl adalete güveneceğini tartışalım. Ama siz bunları tartışmak istemezsiniz. Sizin derdiniz memleketin sorunlarıyla uğraşmak istemezsiniz. Sizi mutsuz eden Anayasa Mahkemesi değil hukukun ve adaletin kendisidir. Yiğit olun, dürüst olun deyin ki ben tek adam düzeni istiyorum hukuk yok adalet yok. Çadır düzenini tartışalım. Arkadan dolanmayı birilerini kullanmayı bırakın.

Bir yandan burası kabile düzeni yok diyeceksiniz, diğer yandan küçük ortağınıza Anayasa Mahkemesi’ni istemezük dedirteceksiniz. Devlet yönetenler siyasette, yargıda, ekonomide adil olmalıdır. Aksi halde milletin hakkını çiğnetirsiniz. TMSF, 1 milyon bile ödeyemeyen şirkete 1 milyar 324 milyon liralık işi ihalesiz veriyor. Sonra ne oluyor? Çapının çok üzerindeki firma işi yapamıyor. Bu firmanın ceza ödemesini beklersiniz ama çok beklersiniz. Bu firma devletin hazinesinden 45 milyon lira tazminat alıyor. Ekmek bulamayan vatandaşa askıda ekmeği bile düzgün yapamıyorlar. Hem ekonomi uçuyor deyip hem aksıda ekmek kampanyası başlatıyorsanız birileri yalan söylüyor demektir.

Artık yalanlar dikiş tutmuyor. Biliyorsunuz sayın Erdoğan hep sıkıştığında yalanlarını saklar. Geminin güvertesine çıkıp 85 milyar metreküplük yeni doğalgazı açıkladı. Biz 1 metreküplük gazı bile sevinçle karşılarız ama sıktı be kardeşim. Bir yandan gaz bulduk diye caka satıyorsunuz, diğer yandan vatandaşın kullandığı gaza zam yapıyorsunuz. Türkiye’nin gençler için plan ve programa ihtiyacı var. Ama bunları umursamayan iktidar kaynaklarını eşe dosta saçmaya devam ediyorum. Geçtiğimiz cumartesi 2021 yılı bütçesi Meclis’e sunuldu. Bu bütçe milletten en kopuk bütçe. Bu bütçede işsizin, emeklinin feryadına çare yok.

Uzaktan eğitim en çok dar gelirli ailelerimizin evlatlarını vurdu. Bir yanda her türlü teknolojik imkanları olan ailelerin çocukları, diğer yanda hiçbir imkanı olmayan ailelerin çocukları. Ey sayın Erdoğan, bu cumhuriyet olmasaydı sen de o sarayda sefa süremezdin.Öğrenme uçurumu daha da derinleşti. Bir zamanlar meşhur FATİH projesi vardı. Milyarlarca lira çöpe atıldı.

FATİH projesinden geriye çekmecelerde çürüyen tabletler ve ceplerini dolduran yandaşlar kaldı. Varlık içinde yaşayıp yokluğu görmeyenler unutmayın ki bu vurdumduymazlıkla bir neslin geleceğini karartıyorsunuz. Olan yine dar gelirli vatandaşa, aziz öğretmenlere oldu.İyi bir eğitimin anahtarı işini iyi yapmış kutsal öğretmenlerdir. AKP, öğretmenlere 3600 ek gösterge sözü verdi ama yerine getirmedi. El üstünde tutmaları gerekirken inatla mağdur edilen öğretmenler var.”

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here