Ali Babacan: Partimizin kuruluş dilekçesini bugün İçişleri Bakanlığı’na vereceğiz

0

AK Parti’den istifa ettikten sonra yeni parti kurma çalışmaları yürüten eski Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, FOX Tv’de konuştu.

Partisinin resmi kuruluş dilekçesini bugün İçişleri Bakanlığı’na vereceklerini açıklayan Babacan, “Partizin adı adı Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) mi olacak?” şeklindeki soruya “Partinin ismi çarşamba günkü lansman programında teyit edeceğiz. Bu çıkan isim olabilir de başka bir isim de olabilir.” karşılığını verdi.

“90 kurucu üyemiz hafta sonu bir kampa girdi ve tüzüğün son hali ortaya çıktı.” diyen Babacan, şöyle konuştu: “Kuruluşta İçişleri Bakanlığı’na bir dilekçe veriliyor. 90 kişilik bir kurucular kurulu ile bu sabah bakanlığa dilekçemiz veriliyor. Partinin tüzüğünün, programının son halini verdik. Heyetimiz gidecek İçişleri Bakanlığı’na dilekçeyi verecek.

Temel ilkeleri ihya eden, özgürlükleri demokrasiyi, hukukun üstünlüğünü ihya eden, bu evrensel değerler temeline oturmuş, kendi vatandaşı için çok daha yaşanabilir Türkiye’yi oluşturmak bugünün ihtiyacı. Bu yönetimle, bunu gerçekleştirmek mümkün değil. Bu siyaset tarzıyla, bu ülkenin refaha erişmesi mümkün değil. Sen neden iktidar partisini destekliyorsun diye sorduğunda insanlar ‘daha kötüsü olur mu’ diye verdiğini söylüyor. Korku siyaseti var. Korkular üzerinden beslenen bir siyaset var. Biz Türkiye için refah seviyesi çok daha arttığı, insanların korkmadan geleceğini planladığı bir Türkiye istiyoruz. Bunları yapmazsak Türkiye çok daha kötü günleri görür.

Çarşamba günü partimizin programını paylaşımda göreceksiniz birinci sayfa basın özgürlüğü. İfade özgürlüğü olmayınca problemleri dile getiremiyorsunuz. Problemlerini tartışmayan bir ülkenin sorunları çözmesi mümkün değil .Sorun var diyeni susturuyorsanız, bir şekilde o ülke sorunlarını konuşamıyor emektir. Aynı hastalığını inkar eden bir hasta olarak düşünün. Tedaviyi reddettiği için bir türlü iyileşemiyor. Türkiye’nin şu anki sorunu bu.

Her devletin kendi güvenliği ile ilgili bazı refleksleri olabilir. Ancak bunun gelişmiş ülkelerde nasıl uygulandığına bakmak lazım. Almanya’nın Fransa’nın bir güvenlik riski yok mu? Bu olmasına rağmen basın özgürlüğü nasıl beraberce ele alınıyor buna bakmak lazım. Türkiye’deki sorunların temelinde kötü yönetim yatıyor.

Sistem kısmı çok önemli ama bütün suçu da sisteme atmayalım. Sistem değişmeden önce de bu sorunların çoğu vardı. Meclisin bir denetim gücü vardır. Yeni sistemde de Meclis’in bu fonksiyonunun çalışıyor olması lazım. Sistemdeki yeri önemsizleşmiş durumda Meclis’in. Sistem değişikliğinden önce de sorunlar vardı. Bu kadar büyük bir potansiyel varken Türkiye’nin içinde bulunduğu şartları bu ülke hak etmiyor.

Bizim hedefimiz Türkiye’nin sorunlarıyla, biz kişilerle uğraşmayacağız. Biz ülkenin meseleleriyle uğraşacağız. Rakip olacağız doğru ama biz mevcut siyasi partilerin hepsine de rakip olarak çıkıyoruz. Hedefimiz sadece o parti ve o partinin tabanı değil. Siyasi partinin tam ortasında ve ana akım bir siyasi hareket başlatıyoruz.

Geçmişte anlaşmak belki zor, geçmişinde mutabakat zor ama ortak bir Türkiye geleceği etrafında insanlarımızın buluşmasının mümkün olduğunu görüyoruz. Farklı kesimlere baktığınızda hepsinin hedefi aslında ortak. Bizimle uğraşacaklar, biz de onlara gerekli cevapları vereceğiz, kuşkusuz ama kavga üzerinden siyaset yapmak istemiyoruz.”

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here