Ali Babacan’ın farkı ne diyenlere

0

Ali Babacan’ın parti kuracağı ve siyasette aktif olarak yer alacağı gün yüzüne çıkmaya başladıkça, bu yeni oluşumla ilgili olumlu-olumsuz haberler, yorumlar da gündeme düşmeye başladı. 

Hem muhafazakar kesimden, hem diğer kesimden eleştiriler, sorular, katkılar. 

Ali Babacan’ın kuracağı partinin Ak partiden farklı olmayacağı ve Ak partinin ilk kurulduğu zamanki gibi bir söylem içinde olduğunu ifade ederek şu soruyu yöneltenler oluyor: ‘İyi de, Ali Babacan’ın farkı ne?’

Ali Babacan, Ak partide çeşitli görevlerde bulunmuş bir siyasetçi. Partinin kuruluşundan itibaren yapılan çalışmaları en yakından takip ettiği için partinin yaşadığı dönüşümün de farkında. 

Ak partinin ilk kurulduğu zamanda özgürlüklere, hukukun üstünlüğüne ne kadar önem verdiğini hepimiz biliyoruz. 

Ne değişti de, bunlar bırakıldı ve bugünkü halini aldı? 

Burada birçok etkenden söz edebiliriz: 

Devletle bütünleşme, derin devletle tanışma ve barışık halde yaşama zorunluluğu, gücün verdiği rahatlık ve sıradanlaşma. 

Reklam

İlk iki madde bile Ak partinin dönüşmesi için yeterli. Bunların üzerine güç zehirlenmesini ve mıuhafazakar kesimin güçle imtihanını da eklediğimizde, bugün yaşadığımız keşmekeş ortaya çıkıyor. 

Böyle olunca da, insanlarımızın zihninde sorular beliriyor:

Ali Babacan’ın kuracağı parti böyle olmayacak mı? 

Bunu nasıl garanti edebilirsiniz? 

Ali Babacan’ın kuracağı partinin böyle olup-olmayacağı, kurulacak yeni partinin ve partideki kişilerin kişisel bakış açıları ile şekillenecek. 

Bunun garantisi olamaz. Hayatın içinde yaşarken aslında hiçbir şeyin garantisi yok. Babacan’ın kuracağı partinin avantajı bütün kesimleri kucaklayacak olması. 

Bunun ne olumlu etkisi olacak? 

Farklı düşüncedeki insanların olması, olaylara farklı pencerelerden bakma imkanını sağlar. Hayata ve olaylara farklı pencerelerden bakabilmek, insanın bakış açısının kristalleşmesini sağlar ve akıllı insan bu aşamadan sonra tek boyutlu bakmanın sığlığını içselleştirir. 

Reklam

Babacan’ın demecindeki şu cümle bence önemli: ‘İnsan hakları ve özgürlükler konusunda en yüksek standartları hedeflemek, ileri demokrasi için ısrarla çalışmak, hukukun üstünlüğü ilkesini tavizsiz bir şekilde savunmak, itibarlı kurumları ve kuralları esas alan bir ekonomi politikası uygulamak, çevreyi korumada güçlü bir irade ortaya koymak ülkemiz için yeniden önemli bir ihtiyaç haline gelmiştir..’

Bir konuda ihtiyaç hissetmek, kendini ve çevresini bilen bireylerin özelliğidir. 

‘Yeniden önemli bir ihtiyaç hissetmek’ ise çok daha farkındalık gerektiren bir özellik. 

Daha önce ihtiyaç olduğunu bilmek ve çalışmak. 

Geçen zamanda bu ihtiyacın yeterince karşılanmadığının farkına varmak. Bunun sebebini kavramış olmak. 

Aynı sorunlar için yeniden ve aynı tarzda çözümler aranması gerektiğini düşünmek-tasarlamak ve bunu ifade ederek, harekete geçmek. 

‘Yeni şeyler söylemek lazım’ cümlesi önemli. Ben de bunun gerekli olduğunu savunanlardanım. Hayatın döngüsüne baktığımızda aslında ‘yeni şeyler’ olmadığını ama varmış gibi tezahür ettiğini görüyoruz. 

İnsanlar aynı insan ve hayatlar da öyle. 

Binlerce yıldır toplumların ihtiyacı olanlar da aynı: Hukuk, adalet, insan hakları, özgürlükler ve adil paylaşım. Tarih boyunca hep aynı kalan kriterler bunlar. 

Ak parti bunlardan uzaklaştığı için yeni bir parti kurma ihtiyacı hasıl oldu. Yeni partiyi kuranlar da, bunun farkında oldukları için ‘yeniden önemli bir ihtiyaç haline gelmesine’ vurgu yapıyorlar. 

Bu durumu gönderilen dinler gibi de düşünebilirsiniz. 

Dinler, insanlar tarafından eskitildiği ve başkalaştırıldığı için yeni dinler gelmiştir. 

Dinleri bozup, başkalaştıran insan varlığının; kul yapımı olan siyasi partileri de eskitip, başkalaştırmaları ve bozmaları da çok doğal. 

Bunun farkına vararak yeni bir enerjiyle ülke menfaatleri için çalışmak isteyen insanları da gayet doğal karşılamak gerektiği kanaatindeyim. 

Sevgi ve Bilgiyle kalın

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here