Ali Haydar Kaytan Operasyonun Analizi

1

Önceki gün; MİT ve TSK tarafından gerçekleşen operasyonda, Kuzey Irak’ta etkisiz hale getirilen grubunun içinde “Fuat” kod isimli Ali Haydar Kaytan’ın da olduğu birçok medya kanallarınca doğrulandı. PKK içinde çok önemli bir yeri ve oldukça önemi olan Kaytan’ın öldürülmesi birçok açıdan incelenmesi gereken bir konudur. Ancak ele alınması gereken en önemli sorular; “Nasıl gerçekleşti?” ve “Bundan sonra neler olacak?” kısımlarıdır.

 “Nasıl gerçekleşti” kısmı bu yazıya hatta bundan sonra birkaç yazımıza daha konu olacak bir parametredir.

Teknik olarak, hedef örgütün / düşmanın, yüksek kademeli yöneticilerine karşı girilecek operasyonlarında bir analizi olarakta okumakta fayda var.

İlki; Bu operasyonda ki “hedef” çok çok önemli. Hedefin, yaşadığı ve içinde bulunduğu “korku – endişe ve paranoyalar” düşünüldüğünde çok sık yer değiştirdiği ya da birçok teknolojik istihbarata (ELINT / SIGINT) karşı koyma önlemlerini aldığı bilinmektedir. Bu sebeple ilgili hedefe yönelik, ilk kaynak bilginin “HUMINT” yani “İnsan İstihbaratı” ile sağlandığı kesindir. Alan da ya da bölgede çalışan memurlarınız, hedef örgüt içinde elemanlaştırılmış üyeler ya da örgüt içine sızma gerçekleştirdiğiniz personelle “kesin bir bilgi” elde etmiş olmalısınız. Diğer tüm istihbarat kanallarında tıkanmalar, kirlilikler ya da etkin bilgiye ulaşma durumunuzda ciddi zorluklar yaşayabilirsiniz. Bu tip örgütsel yapılanmalarda yüksek kademeli hedeflere karşı girilecek en realist yol HUMINT kanalıdır. İngiliz MI5’ın IRA’ya karşı girdiği ve gerçekleştirdiği operasyonlarda HUMINT kanalını çok etkin kullanması iyi bir örnek olacaktır. İlgilenen arkadaşların araştırmasında fayda vardır.

Bu tip hedefler de “HUMINT” kanalını tercih etmenizin en kötü yolu; Zamanın sizin aleyhinizde olmasıdır. Geçen her gün, her saat istihbarat kaynağınızın deşifre olma riskinden daha çok hedefte kuşkuların artması sonucu daha septik alışkanlıklara bürünecek olmasıdır bir diğer olumsuz yanı ise; zamanın operasyonun akışını olumsuz etkileme riski ayrıdır. Bu sebeple hedefe oldukça yakın kaynaklardan beslenirsiniz. Hedefte kuşkuya yol açmayacak kaynaklardan bahsediyorum. Kendi mahiyetinizden bir çalışanı entegre etme bambaşka bir zaman israfı ve yüksek riskler doğuracağı için örgüt içinden “elemanlaştırma” yöntemi en akıllıcası olacaktır. Elemanlaştırma yöntemi ise örgüt yapısına göre işe yarar. Merkezden emir alan hücre tipi operasyon yapan örgüt yapılanmalarında (IŞİD gibi) çok fazla işe yaramazken Hiyerarşik Örgüt Yapılanmalarında (PKK gibi) oldukça kullanışlıdır.

Sağladığınız bilginin değerlendirilmesi sonrası işin operasyon kısmına gelmesi de oldukça meşakkatli bir iştir. Diğer operasyonlarda olduğu gibi; SİHA’ları hemen kaldırıp, düğmeye basıp yok edebileceğiniz kadar basit değildir bu tip yüksek montanlı ve kıymetli sonuçları olan operasyonlar. Hedefin sık sık yer değiştirmesi bu operasyonu zorlaştıran en basit etmenlerden biridir. Ancak bu durumu avantajınıza çevirip; ilgili hedefin yer değiştirmesi sırasında verilecek küçücük bir açıklıktan faydalanabilirsiniz. Fakat bu anı da çok doğru hesap etmelisiniz. Yoksa tüm bu emek – zaman ve masraf boşa gidebilir.

İlgili örgüt içinde çözülmeler yaşanması “Hiyerarşik Yapıya” sahip PKK’nın üst kadrolarına da yansıdığı artık gizli bir bilgi olmaktan çıkmıştır. Üst kadroların kendi aralarında ki çekişmeleri size çok güzel fırsatlar yaratır bu tip operasyonlarda. Düşmanlaşmış ve iktidar hırsı ile öfkelenmiş üyeleri rahatlıkla kullanabilirsiniz. Ki hedefiniz de oldukça önemli bir üst kadro elemanıysa, HUMINT kaynaklı istihbaratınız doğru çalışıyorsa, ilgili alandan doğru paralel bilgiler elde ediyorsanız “operasyon için doğru zaman” gelmiş demektir.

Yukarıda dediğimiz gibi, operasyon kısmı diğerlerine nazaran çok daha zorludur. Açık kaynaklarda operasyonun nasıl yapıldığı ile ilgili bir bilgi olmamasından dolayı değerlendirmemizi de “tahminlerle” yapmak zorundayız.

İlki; İnsansız Hava Araçlarının kullanılmadığını biliyoruz. Bu da bize “Sıcak bir Alan Operasyonu” olduğunu gösteriyor. Bu sebeple “zorlu” olduğunu iddia ediyorum. Bu kadar hareketli ve önemli hedeflere düzenleyeceğiniz “sıcak operasyonlarda” alanda kullandığınız personelin bu işte tecrübeli – yetenekli, rasyonel ve kullandığı sistemde operatör tekniklerinin muazzam seviyede olması çok önemlidir. Ki sınır dışı bir operasyondan bahsediyorsak bu da durumu biraz daha zorlaştırır. TSK’nın da bu operasyonun içinde olması, özellikle bu kısımda devreye girdiklerini düşündürmektedir. “Etkisiz hale getirilen bir grup” tan bahsedildiğine göre toplu bir “etkisizleştirme” operasyonu olduğu ortaya çıkıyor. Uzaktan ya da zaman ayarlı bir gömülü patlayıcı, orta ve düşük irtifalı füze sistemleri, veri bağlantılı füze sistemleri veya diğer alternatif uzak atış yöntemleri kullanılmış olması yüksek ihtimal. Ancak aslan payını yine “istihbarat toplama ve değerlendirme” kısmına vermek gerekir. Mutlaka alternatif yollarda da gerekli önlemler alınmıştır ancak bilginin kesin- doğru bir şekilde elde edilmesi ve iyi değerlendirmesi sonucunda operasyon başarıya ulaşmıştır.

Ve PKK’nın üst düzey yöneticilerinden biri daha etkisiz hale getirilmiştir.

“Bundan sonra neler olur?” kısmı konuyu biraz daha “desk-job” kısmına sokuyor aslında. Ve asıl hummalı çalışmanın gerektiği yerde burasıdır. İlgili hedef; Abdullah Öcalan’ın “Benden sonraki” diye nitelendirdiği, birçok canlı bomba ve kanlı eyleme imza atmış ve hatta PKK içinde de birçok üst kademede bulunmuş biri.

Böylesine önemli hedefler etkisizleştirildiğinde ilk yönetmeniz gereken kısım; “Doğru Propagandadır” Örgüt içinde mevcut bulunan çözülmeyi yükseltebilir ya da ters tepip durumu kendi aleyhinize çevirebilirsiniz. Doğru hamlelerle, doğru doneler ve doğru zamanda atacağınız adımlarla gerçekleşir bu. Daha önce 3 kere öldüğü haber yapılan bir hedefin tekrar öldüğünü haber yapıp altı boş bir propaganda yaparsanız bu durum “saman alevi” etkisinden öteye geçmez. İnandırıcılığını da etkisini de kaybeder. Önemsizleştirir hatta mizah konusu olursunuz. İlgili hedefin cesedinin “sadece üst düzey” yöneticilerin bildiği bir yere gömülmesi ve defin işlemini yapanların “infaz edildiğinin” haberleşmesi insanda biraz kuşku uyandırmıyor değil. Ancak “soru sormak” ve “şüphe etmek” bu yaptığım işin mayasında var.

Her ne şekilde olursa olsun, gerçekte Kaytan ölmemiş olsa bile etkisizleştirildiyse bile bunu daha keskin söylemelisiniz. Eğer bu bir propagandaysa o zaman doğru doneler kullanmalısınız. Şu halde, bu hedefe karşı girmiş olduğunuz “olmamış bir operasyonu” PKK içinde çözülmelerin altını beslemek için ortaya attıysanız kanımca bu ters tepebilir. Güvensizlik ortamı yaratmış bu haberler hedef kitlenizde ciddiye alınmayacak ve bir gün gerçekten etkisizleştirseniz bile o gün “inandırıcılığınızı” kaybettiğiniz için sağlam zemine oturmayacaktır.

Birçok masum insanın ölmesine sebep olan bu şahsın “etkisizleştirildiğinin” gerçek olmasını dilemekten başka bir umudumuz yok. Eğer bu haberler gerçekse, tüm operasyonda çalışan tüm görevli arkadaşlara “helal olsun” deriz, yürekten ve samimice. Çünkü başarılan iş, sadece bir insanı etkisizleştirmekten çok ötedir. Etkisi de sonuçları da çok çok büyük olacaktır. Ancak “altı boş bir propagandaysa” –üzülmekten- demekten başka da çaremiz yoktur.

NOT: Bu, kör bir intikam duygusuyla yazılmış bir yazıdan çok “çözüm” ve “barış” adına, “Çıkarcı, kötü ve art niyetli” bir insanın ortadan kalkmasının umudunu taşıyan bir temennidir.

1 YORUM

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here