Almanlar (Klopapier) tuvalet kağıdı, Fransızlar şarap ve kondom

3

Almanya’da korona virüs salgını yüzünden hasta olanların sayısı hızlı şekilde artıyor.

Virüs salgını ilk başladığı zaman (Mart ayında)dan çok yüksek sayılara ulaştı. Nisan ayında pozitifli hasta sayısı 6156 idi, 24 Ekim’de 14714’e çıktı.

Sayılar artınca ‘hamsterkauf’ dediğimiz stok yapanlar tekrar ortaya çıktı. Hamsterların yiyecek depoladığı gibi depolayanlar marketlerdeki rafları boşalttılar.

Her şehirden ve eyaletten fotoğraflar paylaşılıyor.

İnsanlar kendilerini güvensiz hissettikleri için bunu yapıyorlar.

Almanlar ‘Herdentier’ derler, ‘sürü hayvanı’ demek.

İnsanların sürü hayvanı oldukları böyle durumlarda daha da belirginleşiyor. İnsanların bu davranışları sadece Almanya’da değil, dünyanın her yerinde aynı.

İnsanların böyle olmamaları için çeşitli sözler de bulunmuş: ‘Jesus würde sein Klopapier teilen!’ (İsa tuvalet kağıdını paylaşırdı)

İşletme psikoloğu olan bir bilim kadını bunu açıklamış: ‘İnsanlar medyada başkalarının tuvalet kağıdı aldıklarını duyuyorlar. İş hayatında da, büyük ailede de, arkadaşlarından da duyuyorlar. Ve sonra bu sürüye katılmayı güvende olmak olarak algılıyorlar. Bu yüzden onlar da tuvalet kağıdı depoluyorlar’.

Almanya’da ortalama bir kişi yılda 12 kg tuvalet kağıdı tüketiyormuş.

Almanlar çok temiz oldukları için mi bu kadar stok yapıyorlar?
Aslında hayır.

Neden tuvalet kağıdı?

Bu sorunun cevabını bilen YOK!…

Almanlar hijyen ürünleri, makarna ve tuvalet kağıdı depolarken, Fransızlar başka şeyleri depoluyorlar.

Fransızlar da hijyen, tuvalet kağıdı ve makarna stoku yapıyorlar. Ama başka şeyleri de…

Şarap ve kondom.

Şarap ve komdomun stoklanması Fransızların zorluk anında önem verdikleri şeyleri de gösteriyor:

Genießen (Tadını, keyfini çıkarmak)

En doğru kelime keyif sanırım.

Almanlar çalışmaya odaklanıyorlar ve de tuvalette rahat etmeye.

Fransızlar ise keyfini çıkarmayı seviyorlar.

Almanya’da bu karşılaştırmayı duyanları da gözlemliyorum.

İkiye ayırmam gerekir:

Erkekler hemen öne çıkıp,  ‘Ja, ich mach das auch’ (ben de öyle yapıyorum) diyorlar.

Kadınlar ise özenir bakışlarla, ja stimmt, die sind Südländer… (Evet, tabiki, onlar Güneyliler) diyorlar…

Kadınların böyle demelerinin sebebi de, Güneylileri daha çok beğenmelerinde yatıyor.

İnsanların nasıl olduklarını daha iyi anlamak için onların zor zamanlarda neler yaptıklarına ve neleri istediklerine bakmamız gerek.

Türklerden de duyduğum bir söz de galiba aynı anlamda: ‘Birinin nasıl biri olduğunu bilmek istersen, ona para ve koltuk ver ve dene’.

Hem çok imkan hem az imkan ve zorluk, içimizdeki bizi açık ediyor.
Yakalanıyoruz.

Acaba Türkiye’de tuvalet kağıdı mı stoklanır, yoksa şarap ve kondom mu?

Hoşçakalın

3 YORUMLAR

  1. türkiye de tuvalet kağıdı stoklandığı defaatle görüldü.
    iki günlük sokağa çıkma yasağında tv haberlerinde market arabaları tuvalet kağıdı doluydu. fırın önünde ekmek sırası ayrı bir haber konusu.
    sokağa çıkma yasağı bittikten sonra çöpe atılan ekmekler.
    fransızları almanları avrupanın kahir ekseriyetini tuvalet kağıdı konusundaki hassasiyetlerini anlarım çünkü onların taharet muslukları yok.
    peki biz ne oluyor tuvalet kağıdına ne bu düşkünlük.
    bir zamanlar her rengi ayrı dantelli taharet bezlerinin gelin çehizlerine konulduğu bir ülke de yaşıyoruz.
    velhasıl herşey bir yana tuvalet kağıdı bir yana o olmazsa olmaz.

  2. Temizlik için su yetiyor, stok yapacak olsam (ki yapmadım) un, tuz ve yağ tedarik ederdim. Un açlığa kafi.Ekmek yap, börek yap, katmer yap, tuzlu pasta ürünleri yap. Çeşit çeşit…

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here