Almanya’da hareketli bir hafta

0

Hani derler ya: ‘Bir iyi, bir de kötü haberim var. Önce hangisini duymak istersin?’ Benim de Almanya’dan haberlerim çok. ‘İyiden mi başlayayım, kötüden mi’ gibi sınıflandırmaya yapmadan, ortaya karışık yazayım, siz iyiyi ya da kötüyü isteğe göre alırsınız. 

9 Kasım Berlin Duvarı’nın yıkılışı:

1961 yılında yapılan ve 46 km uzunluğunda olup Berlin’i doğu ve batı diye ikiye ayıran meşhur duvar. 

2. Dünya savaşında yenilmiş olan Almanya dört ülkenin kontrolü altına girmişti. ABD, İngiltere, Fransa ve Rusya. Berlin de bu dört devlet tarafından bölündü. ABD, İngiltere ve Fransa tarafı birleşerek tek grup oldu ve bu bölüm batı Berlin’di. Rusya bu duruma yanaşmadı ve Berlin’in doğusu Rusya tarafından yönetildi. Doğu Berlin’den batı tarafına kaçışlar arttı ve buna çözüm olması için bir duvar örülmesine karar verildi. Gözetleme kuleleri, köpekli polisler ve tel örgülerle güçlendirilen bu duvar, 9 Kasım 1989’da açıklanan kararla hükmünü yitirmiş oldu. 

9 Kasım günü Berlin’deki duvarın yıkılışının yıldönümü olarak kutlandı. Utanç duvarı olarak da adlandırılan bu duvar Berlin’i ikiye bölmüştü. Sadece şehir değil, bir millet ikiye bölünmüştü. Bu yüzden Almanya için çok önemliydi. 

(Duvarın Bonn Müzesinde bulunan bir parçası)

9 Kasım’da yaşanan diğer bir gelişme de: Bielefeld şehrindeki yürüyüş ve karşı yürüyüş. Aşırı sağcılar, Holokost’u yalanlayan Ursula Haverbeck için yürüyüş planlamışlar ve bunu da duyurmuşlardı. Açıkcası gövde gösterisi yapmak istiyorlardı. Neden mi? Çünkü 9 Kasım 1938 gecesi Almanya’da bir vahşet yaşanmıştı. Yahudi vatandaşların evleri, işyerleri ve ibadethanleri yakılıp talan edilmişti ve bugünün yıldönümünde gövde gösterisi yapmak önemliydi. 

Ancak istenen olmadı. 

Duyarlı vatandaşlarımız Bielefeld şehrine akın ettiler. Polisin 4000 kişilik karşı gösteri beklediği alanda 14000 vatandaş bir araya geldi. Aşırı sağcılık ve faşizm karşıtı gösteri ve yürüyüş yaptılar ve bizler de onlarla gururlandık. 

Reklam

Ursula Haverbeck’in kim olduğunu bir cümleyle özetleyeyim: Aşırı sağcı gençlik hareketinde bulunmuş bir suçlu. Bu kişi Auschwitz’deki insanların yakıldığı (yazarken bile tüylerim diken diken oluyor) o meşhur ‘insan imha yerleri’ için iş depoları diyen cani. 

Karşı yürüyüş yapanların da çok güzel bir pankartları vardı: ‘Faşizm, düşünce özgürlüğü değil, SUÇ’tur’. 

10 Kasım, Kristal geceyi anma: 

Pazar günü Almanya’nın birçok şehrinde Kristal gece anıldı ve yaşananlar hatırlandı. Ben de sizlere Pazar günkü yazımda aktarmıştım. 9 Kasım 1938 gecesi yaşanan acı olaylar. Kimileri benim bu konuyu neden tekrar tekrar ele aldığımı sorgulayabilirler. Kendi açılarından haklı olduklarını da düşünebilirler. Neden böyle ifade ediyorum? Çünkü öyle düşünenleri çok iyi tanıyorum. İçlerindeki Yahudi karşıtlığı (özellikle düşmanlık diye ifade etmiyorum) o kadar ki, böyle bir haksızlık ve vahşete sessiz kalabiliyorlar ve hata…..

Tekrar ifade edeyim: Haksızlık ve vahşet. 

Halbuki her Cuma hutbede ne duyuyoruz? 

إِنَّ اللّهَ يَأْمُرُ بِالْعَدْلِ……… 

Allah adaleti emreder….

Reklam

Ve bu da ayettir: Nahl suresi 90. ayet. 

Allah adaleti emrediyor. Yani haksızlığı yasaklıyor ve burada da alenen bir haksızlık vardır ve bunun karşısında SUSMAMALIYIZ…

Hannover Büyükşehir Belediye Başkanı: Belit Onay 

Hannover şehrinin Büyükşehir belediye başkanı, Yeşiller’den Türk kökenli siyasetçi Belit Onay oldu. Almanya tarihinde ilk defa bir Büyükşehir belediye başkanı Türk kökenli bir siyasetçi. Gururlandık ve sevindik. CDU’nun desteklediği bağımsız adayın oylarını geride bırakarak, geçerli oyların %53’ünü alarak başkanlığa seçildi. Belit Onay’ın başkan seçilmesiyle 73 yıldan beri SPD tarafından yönetilen Hannover ilk defa Yeşiller’e geçmiş oldu. 

Ein Bild, das Person, Personen, Gruppe, stehend enthält.

Automatisch generierte Beschreibung
 (Foto T-Online sitesinden alınmıştır) 

Sevgi ve Bilgiyle kalın

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here