“Ananı “öpen” Kadı ise, kimi kime şikâyet edeceksin?”

0

İzmir depremi olunca yine klasik söylemleri duyuyoruz, okuyoruz.

“Herkes müteahhit olabiliyor” (muş).

Sanki herkes siyasetçi olmuyor bu ülkede..! 

Daha önce kaç kez yazdım hatırlamıyorum.

Bu ülkede bir “berber dükkânı” açmak için bile yığınla prosedür var. Diploma, ustalık, kalfalık, çıraklık belgesi olmadan açamıyorsun dükkanını…!

Bu ülkede bir “kasap dükkânı” açmak için bile yığınla prosedür var. Diploma, ustalık, kalfalık, çıraklık belgesi olmadan açamıyorsun dükkanını…!

Mesela bu ülkede bir “eczane” açmak için prosedürler bellidir. Diploma lazım, eğitim lazım, yani liyakatin olması lazım…

Ama bir belediye başkanı olmak için senden ne gibi bir liyakat, eğitim, tecrübe, belge aranıyor?

Bir milletvekili olmak için senden ne gibi bir liyakat, eğitim, tecrübe, belge aranıyor?

Yeni devlet yönetimimizde bakan olabilmek için ne gerekiyor?

Ve bir berber müşterisine..

Bir kasap dükkanı müşterisine..

Bir eczaneden alışveriş yapacak müşteriye duyulan özen(!), korumacılık(!), siyasetçilere(!) neden gösterilmiyor?

Milletin malını, mülkünü, sağlığını, eğitimini, geleceğini, teknolojisini, ormanını, suyunu, dağını, taşını, her türlü yer altı ve yer üstü zenginliklerini, geleceğe dair tüm hayallerimizi, varlıklarımızı idare etmesi için seçtiğimiz(!) siyasetçiler, görevliler, neden bu kadar lakayıt bir şekilde seçiliyor(!)..!

Ondan sonra gayet rahatça, enkaz altında kalan vatandaşları riskli binalarda oturmakla itham ediyorlar!

O bina oluşana ve insanlar o binalarda yaşamaya başlayana kadar görev ve sorumlukları olanlar nerede?

Ruhsat verenler, kontrol edenler, denetim yapanlar nerede?

Mesela bindiniz bir taksiye.

Bindiğiniz taksi yasal mı, değil mi, nereden bileceksiniz?

Taksiyi kullanan şoför, yasal belge sahibi mi, belgenin gerekliliklerini taşıyor mu, nereden bileceksiniz?

Dikkatsiz ve özensiz bir şoföre denk geldiniz mesela!

Hızlı araç kullandı mesela!

Kaza yaptı ve yaralandınız, belki de hayatınızı kaybettiniz mesela!

Burada suçlu, o taksiye binen yolcu mu?

Yoksa, belgesi bile olmaması gereken, taksi kullanmaması gereken, bilinçsizce ehliyet sahibi olabilen şoför mü suçlu!

Denetimlerden sorumlu ve yetkili olan kurumlar ne iş yapar!

Günümüz teknolojilerinde elektronik denetim, kontrol ve uyarı sistemini sağlayabilmek bile çok da zor olmasa gerek..!

Ama kim düşüneceeek!

Kim yapacak!

Kimi kime şikayet edeceğiz ki!

Yetkili ve sorumlu olanlar bu kadar çabuk sorumluluktan sıyrılabildikten sonra..

***

Kıssadan hisse;

Türkiye Cumhuriyeti’mizin 9.Cumhurbaşkanı merhum Süleyman Demirel’e, zamanın birinde ülkenin durumu hakkında ne düşündüğü sorulmuş.

Demirel; “Bak sana bunu bir fıkrayla anlatayım da sabah neşesi olsun” demiş.

Osmanlı döneminde yolsuzlukları ile ünlü Karakuşi adında bir kadı varmış.

Bir gün Karakuşi Kadı, bir fırının önünden geçerken burnuna güzel bir koku gelmiş. Vitrinde güveç içinde nar gibi kızarmış sahibini bekleyen nefis bir ördek var.

Karakuşi Kadı, fırıncıya:

“Ben bunu aldım, demiş. Kadıya itiraz edilir mi? Fırıncı hemen ördeği paket yapıp vermiş.

Az sonra ördeğin asıl sahibi gelmiş.

“Hani bizim ördek?”

Fırıncı boynunu büküp..

“Uçtu”, deyince iş kavgaya dönüşmüş.

Kavga sırasında fırıncı, araya giren bir gayrimüslim müşterinin gözünü çıkarınca korkup kaçmaya başlamış. Gayrimüslim de peşinde kovalıyor.

Bir duvardan atlarken, bilmeden duvarın öteki tarafındaki hamile bir kadının üstüne düşmüş.

Kadın, çocuğunu düşürdüğü için, kadının kocası da fırıncının peşine düşmüş. Can havliyle kaçan fırıncının çarpıp devirdiği Yahudi bir vatandaş da kızıp peşlerine takılmış.

Sonunda duruma müdahale eden zaptiyeler hepsini yakalayarak Karakuşi Kadı’nın karşısına çıkarmışlar.

Kadı sırayla sormuş.

Ördeğin sahibi;

“Bu adam ördeğimi hiç etti”, diye şikâyet etmiş.

Karakuşi Kadı, fırıncıya sormuş;

“Ne yaptın bu adamın ördeğini?”

Fırıncı;

“Uçtu”, demiş.

Kadı, kara kaplı defterini açmış. Ördeğin karşısında tayyar yazılı. Tayyar “uçar” anlamına gelir. O halde ördeğin uçması suç değil? diyerek, fırıncının ördek işinden beraatına karar vermiş.

Gözü çıkan gayrimüslim vatandaşa sormuş. Onun şikayetine de kara kaplı defterden bir madde bulmuş.

“Her kim, gayrimüslimin iki gözünü çıkara, o müslimin tek gözü çıkarıla?”

Davacı:

“Benim tek gözüm çıktı. Şimdi ne olacak?? diye sorunca Karakuşi Kadı;

“Şimdi, fırıncı senin öbür gözünü de çıkaracak, biz de onun tek gözünü çıkaracağız.?

Tabi gayrimüslim şikayetinden hemen vazgeçmiş, fırıncı bu davadan da beraat etmiş.

Çocuğunu düşüren kadının kocasına da Karakuşi Kadı;

“Tamam, karını vereceksin, bu adam yerine yeni çocuk koyacak?

Böyle olunca adam da şikayetini anında geri almış, fırıncı bu davadan da kurtulmuş.

Kadı dönmüş Yahudi’ye;

“Senin şikayetin nedir bre?”

Yahudi bir süre düşündükten sonra ellerini açmış,

“Ne diyeyim kadı efendi?” demiş.

“Adaletin ile bin yaşa sen e mi!”

Demirel bu fıkrayı anlattıktan sonra kendisini dinleyen topluluğa dönerek, kıssadan hisse:

“Ananı “öpen” kadı ise, kimi kime şikâyet edeceksin?” Bugün ülkedeki durum bu! Anladın mı?

Önceki İçerikİnanmak bilmek değildir
Sonraki İçerikJulia Roberts veya Biden Bizi Üzdü
Mustafa Kalabalık
16 Ağustos 1970 Kocaeli-Gölcük-Değirmendere’de doğdu. Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi, İktisat Bölümü ve Atılım Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nün, “Kamu Yönetimi ve Siyaset Bilimi” dalında Yüksek Lisans’ını tamamladı. Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Kamu Yönetimi Anabilim Dalı, “Siyaset ve Sosyal Bilimler” Doktora (Ö) Öğrencisi olarak dersler aldı. 2010 yılında “Öteki Siyaset”, 2013 yılında da “9. Köy’den Sonra” isimli kitapları Vadi Yayınlarından yayınlandı. 2011 yılında, Kocaeli’ndeki yerel gazete ve dergilerde yazarlığı başladı. Aynı zamanda “Kocaeli TV” televizyon kanalında, “Öteki Siyaset” isimli TV program hazırlayıp sundu. 2016 yılından itibaren de Ocak Medya’da yazarlık yapmaktadır. Özel sektörde, aynı zamanda halen yöneticilik yapmakta olan Kalabalık, Demokraside Birlik Vakfı, İnsani Değerler Derneği, Türkiye Yazarlar Birliği ve Gazeteciler Cemiyeti üyesidir.

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here