Ankara’dan haberler.. Konu fetö… Herkes anonim…

2

Ankara’dan haberleri aktarmaya devam ediyorum. Zaten sizler de takip ediyorsunuz bir süredir kulislerdeki konuşmaları ve Devlet dediğimiz aygıtın kendi içindeki tartışmaları da aktarmıştım.

Bugünlerde konuşulan ve tartışılan konu daha çok fetö yapılanması etrafında şekilleniyor.

15 Temmuz’un yıldönümünün üzerinden sadece yedi gün geçtiği için konunun tartışılıyor olmasını normal karşılayabilirsiniz. Haklısınız.

Ama konu yıldönümden önce de gündemdeydi.

Hani sizlere Devlet içindeki pazarlıklardan bahsetmiştim ya, pazarlıklar başladığından beridir bu konu da maddeler arasındaydı. Yani bayadır bu konu masaya yatırılmış durumda.

Peki neden şimdi?
15 Temmuz yıldönümü geçti, Ahmet Davutoğlu Hakan Şükür’le ilgili demeç verdi, Marmara İlahiyat’ın dekanı Ali Köse de fetö yapılanması benzeri örgütlenmelerle ilgili uyarılarda bulundu ve Fetö konusu hararetle tartışılmaya başlandı.

Çok sert gibi görünen bu tartışma gerçeğin dış ve görünen yüzü.

Peki asıl konu ne?

Asıl konu fetö konusunda yeni projelerin olduğu ve bunun gerçekleşmesi için de toplumun hazırlanması.

Ali Köse’nin demecini yarına bırakalım, biz merkezdeki konuyla devam edelim.

Siyasi ayak tartışması.

Ahmet Davutoğlu ne dedi?

‘Mesela Hakan Şükür siyasi ayaktı, görevli olarak gelmişlerdi!’

Çok akıllıca bir cümle kurdu Davutoğlu. Gelmişlerdi dedi, dikkat ederseniz, getirildiler demedi. Hakan Şükür ve çevresi geldi ama onu ve onları kabul edenler de oldu, öyle değil mi?

Meclis’te konuyla ilgili ‘gizli oturum’ tarzında bir çalışma yapılmadığı için, olaylara ve yaşananlara derinlemesine vakıf olmak pek mümkün olmuyor.

Araştırma olması için verilen teklifler de zaten kabul görmüyor.

Peki ne olacak?
İşte Ankara’daki, Devlet’teki pazarlık dediğim konu da bu.

Konu o kadar çetrefilli ki, ne deseniz ucu birine dokunuyor. İster Ak partili olsun, ister CHP’li ve ister MHP’li.

Siyaset ve Devlet bu çetrefilli durumdan kurtulmak istiyor.

Bir örnekle açayım.

Hürriyet gazetesinde yazan Abdülkadir Selvi Deva Partisi ve Ali Babacan için fetö suçlaması yapıyor. Ama kendisinin fetö başı ile fotoğrafı her yerde arzı endam ediyor…

Ne diyebileceksiniz, öyle değil mi.

Kime ne için yaranmaya çalışıyorsunuz.

Ankara’da bu tartışmanın olduğunu duyanlar, bilenler var. Kimisi ucu kendine dokunduğu için, kimi de birilerine yaranmak için strateji yapmaya çalışıyorlar.

Satranç.

Hamleyi görenler duyanlar, başka hamlelerle konum almaya çalışıyorlar.

Örnekle açalım.

Didem Arslan Yılmaz’ın programına katılan Hasan Öztürk buna çok güzel bir örnek. Kendisi zaman gazetesinde işe başlasa da Hak-İş’le ve o çizgiyle daha yakın olduğu aşikar. Ankara’daki tartışmaların farkında olduğu için hamleleri görüyor, duyuyor. Birilerine yaranmak için de programın en heyecanlı yerinde, alevli fetö tartışmasının tam ortasında ‘Ali Babacan kurtarmak istemiş mesela’ diyiveriyor..

Ne ilginç öyle değil mi?

Neden?

Birilerine mesaj veriyor.

‘Ben, Ali Babacan tarafından değilim, sizdenim’ mesajı.

Ankara’da yapılan pazarlıklarda ve tartışılan fetö konusunda herkes ‘anonim’ kalarak bunu yapıyor.  Ne demek istiyorum?
Kimin hangi tarafta olduğunu bilmek ya da tahmin etmek imkansız.

Devletin başından ortasına, solundan sağına, doğusundan batısına kadar herkes ‘anonim’ (adsız) kalmak istiyor. Birilerine yaranmaya çalışanlar da bu yüzden taktik hatası yapıyorlar.

En şiddetli cümleleri kullananlar bir süre sonra çok farklı şeyler ifade ederlerse şaşmayın derim…

Sevgi ve Bilgiyle kalın

2 YORUMLAR

  1. Hem sözüne hemde kendisine en son güvenilecek adam, Davutoğludur…
    Bence Erdoğan ile arasının açık olması Babacan’ öünü kesmek içi bir oyun.
    Tıpkı Abdullah Güle yaptįkları sahtakarliklar gibi.

    Hakan Şükürü nasıl getirdiklerini sağır sultan dahı duymuş şimdi onun üzerinden kumpasa hazırlaniyor.
    Hakan Şkürü kendileri getirdi ve kullanmak içinde spor bakanı yaptılar liste yayınlanmadan Hakan Şükür AKPden istifa etti.

    Ben Kanadaya 1998 de geldim, oğlumda ayni yil ABD ye Ünüversite okumak ıçin gelmişti.
    O zamanlar Seattle’de Ankarada okurken Gülen cemaatinın evlerinde kalmış Microsoft’a çalışan bir çocuk vardı.
    Kanadada gene ayni BC Vancouver’da yaşlı bir karı koca vardı, onlarda Hiristiyan olmak için baptis olmayı beklerlerken bunların hırıstiyan olmasına yardımcı olan sonradan hırıstıyan olmüş bir Türk tatil için gittiği Ankardan bunlara hediye bir kitap getiriyor. O amca! Geçen yıl rahmetlo oldu, o kitabı okumaya başlar başlamaz hemen Ankaraya gidiyor ve Gülen cemaatını buluyor, orda 15 gün kaliyor. Yani õnceden beyenmediği Müslümanlığa busefer dõrt elle sarılıyör.

    1998 den 2003 sonua ve 2004 başına kadar tek bir camaatci raslamadık.
    Fakat bu tarihrihlerden itibaren abartısız Gülen Cemaatinden en az 50 aile Türkiyeden Seattle’a 15 Ailede Vancouvura geldiler
    Hepsının ortak yani Karadenizli olmalari.
    Ben 2005 yılıbda Londuraya Küćük oğlumu ziyarete gittiğmde ‘de orasıda ayne buralar gibiidi, hepsi Karadenizli ve cemaaten olduklarını söyliyordular.onlar geldikten sonra Microsofta çalışan o çocuk vatandaş olmasına 3 ay kala green kartįnı yakti ve geri dõndü.

    Erdoğan başbakam oluncaya kadar ABD Karadenizlilere vize vermiyordu. O geldikten sonra buralar Karadenizli doldu, ve çiftlikler alındı
    karadenizli mutahitlet tarafından içinde Camiler olan işmerkezleri yapıldı, kisacası hem Karadenizli Mutahitler hemde Karadenizli hemşerilerden her isteyen ABD de köşeyi döndüler.
    2011 seçimlerinden sonra Kurulan hükümetin bakanlarının nerde ise yarısı Karadenizli idi.

    Geçen yıl, Gülen cematının Çartır okuları olan bir eyalete gitmiştim, geri dõnerken hava alanında lisede müdûr olan birisi ile karşılaştım, kendini tanıtdı. Anne ve babası yazın Türkiyede kışında ABD de kaliyormuşlar, onları almaya gelmişti. Karadenizli Cemaatın Çartır okulunda müdür Anası babası rahatlikla Türkiyeye gidip gelebiliyorlar.
    Bankaya para yatıranların kökünü kazan hükümet nedense Kara denizlilere dokunmiyor.
    Göstermelik dokunduklarının 15 Temmuzdan sonra buralara vize alip el kol sallayak gelen akrabalari oturm aldıktan sonra ordaki hapis cezaları kesinleşenleri konutrol şarti ile sebest birakiyorlar ve Gürcistan üzerinden guya kaçak olara buraya gõnderiyorlar.
    Evet 15 Temmuzu hangi cemaat yaptise şimdi ikinci 15 temmuz darbesinide ayni cemaat yaptırmak için zemin hazırliyorlar.
    Hükümeti ele geçirenler bunlardan başkaları değiller.

    Sinan bey! Bunlar 4 yıldır O kelimeden nefrer ettiğim için hatta o kelime geçen yazıları dahi okumak istemiyorum bu nedenden dolayı ben Retocu olarak yaziyorum.
    Reto aşağı reto yukarı.
    Perinçek giller arkalarına Cahil halk kitlelerini õnlerinde trolleri katmışlar her tarafı yakıp yıkıyorlar suçularınıde günahsız insanlara atiyorlar.
    Şimdi hesap veremiyecekleri için her türlü entirkayi çeviriyorlar.

  2. hakan şükür bakan olmadı abla. you tuba da kendisi siyaset hayatını anlattı.” bakanlık teklif edildiğini ama karşılığında istedikleri benim yapabileceğim şeyler değildi, ben de istifa ettim” şeklinde anlatıyor.

    diğer yandan cemaati sömürerek semirdikleri bir gerçek. hala utanmadan yüzsüzce çocuklarına özel ders vermeleri için hapis yatmış ğretmenlerin bile kapılarını çalıyorlarmış.

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here