Araba büyüklüğünde kaplumbağa..

0

Güney Amerika’da, yaklaşık 7 milyon yıl öncesine kadar yaşadığı tahmin edilen araba büyüklüğündeki kaplumbağa fosili bilim insanları tarafından gün yüzüne çıkarıldı.

İlk olarak 13 milyon önce yaşamaya başladığı düşünülen ‘stupendemys geographicus’ türüne ait fosiller, Kolombiya’nın Tatacoa Çölü ile Venezuela’nın Urumaco bölgesinde bulundu. Bu türe ait ilk fosiller 1970’li yıllarda bulunmuştu, ancak 4 metre uzunluğunda olduğu tahmin edilen hayvana dair çok sayıda mesele gizemini korumaya devam ediyor.

Bir araba büyüklüğünde ve ağırlığında olduğu düşünülen bu türün Güney Amerika’da Amazon ve Orinoco nehirleri oluşmadan önce yaşadığı tahmin ediliyor. Bu türün erkeklerinde kabuklarının iki yanında da bir boynuz olduğu düşünülüyor. Fosillerde bulunan derin yaralardan ötürü bu boynuzların rakiplerle yapılan kavgalarda kullanıldığı tahmin ediliyor.

Araştırmacılar, üç metre uzunluğunda bir kabuk ve alt çene kemiği bulduklarını, bu keşifler sayesinde hayvanın yemek alışkanlıklarıyla ilgili ipucu elde ettiklerini söylüyor. Araştırmacılara göre bu dev kaplumbağa göllerin ve nehirlerin derinlerinde dev timsahlar ile beraber yaşıyordu; daha küçük hayvanları, otları, meyveleri ve tohumları yiyordu. Bu türün bu kadar büyük olmasının nedeni kendini diğer vahşi hayvanlara karşı koruması olarak düşünülüyor.

Hayalet insan türüne ait bulgular

Bilim insanları, Afrika’da en az yarım milyon yıl önce yaşayan ve genleri günümüze kadar gelen gizemli bir insan türüne işaret eden bulgulara ulaştı. Batı Afrika halklarının genlerinin beşte birinin bu türden gelmiş olabileceği belirtiliyor.

İngiltere’de yayımlanan Guardian gazetesinin haberine göre bilim insanlarının “hayalet tür” dedikleri eski insanlara ait izler, Batı Afrika’da yapılan bir gen araştırması sırasında bulundu. Daha önceki araştırmalar, Homo sapien’lerin (modern insan) Afrika’dan göç ettikten sonra Neandertal ve Denisovanlarla ilişkiye girdiğini ve melezlendiğini gösteriyordu.

Ancak ataları Afrika’yı hiç terk etmemiş insanlardaki eski hominin genlerinin varlığıyla ilgili fazla bir şey bilinmiyordu. Uzmanlara göre bu büyük ölçüde, sıcak iklimlerde bozulan eski DNA’larla ilgili veri toplamanın zorluklarından kaynaklanıyordu.

Reklam

California Üniversitesi’nden Sriram Sankararaman ve Arun Durvasula bu engeli aşmak için bilgisayar modellemesiyle 405 Batı Afrika genomunu, Neandertal ve Denisovan gen dizilimleriyle kıyasladı. Araştırma kapsamında Nijerya’nın İbadan bölgesinde yaşayan Yoruba halkının genlerindeki modern ve eski segmentlere bakıldı.

Araştırma sonucunda eski segmentlerde Neandertal ve Denisovanlara ait genlerdekinden daha fazla genetik varyasyon bulundu. Uzmanlara göre bu, genom varyasyonunun kaynağının Neandertal ya da Denisovanlar olmadığına işaret ediyor. Aynı bulgulara Sierra Leone’de yaşayan Mende halkıyla Nijerya ve Gambiya’nın batı bölgelerinde yaşayan Esan halkının genomlarında da rastlandı.

Bu toplulukların genlerinin yüzde 2’si ile 19’unun eski gen gruplarından geldiği tahmin ediliyor. Uzmanlar ortada bir kemik ya da gen olmadığı için bulguların kesin olmadığını vurguluyor. Ancak bilim insanları, bu “hayalet” insanların, Neandertaller ve modern insanların atalarından 360 bin ile bir milyon yıl önce koptuğunu tahmin ediyor. Bu türün 124 bin yıllık zaman diliminin bir noktasında modern Batı Afrikalılarının atalarıyla melezlendiğini düşünülüyor.

Kaynak: BBC Türkçe

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here