Asgari ücret 1000 lira artırılacak

2

Türkiye İstatistik Kurumu’na göre kasım ayı enflasyon 21.31.

Ekonomist ve akademisyenlerden oluşan Enflasyon Araştırma Grubu‘na (ENAG) göre ise enflasyon yüzde 58,65.

İstanbul Ticaret Odası verilerine göre de enflasyon yüzde 24,05.

Sayıların enflasyonla ağır imtihanı.

Peki kimin enflasyonu doğru?

Asıl enflasyon halkın yaşadığı, hissettiğidir.

Yoksa sayıların eğilip bükülmesiyle oluşturulan verilerin hiçbir geçerliliği yoktur.

Vatandaşın yaşadığı enflasyon ise en az yüzde 50.

Dolar 14 liraya Euro ise 16 liraya göz kırpıyor.

İğneden ipliğe her şey zam yağmuru altında.

Asgari ücret, bekar bir işçi için aylık brüt 3 bin 577 lira 50 kuruş;

Net 2 bin 825 lira 90 kuruş olarak uygulanıyor.

İşçi, işveren ve hükümet temsilcilerinden oluşan Asgari Ücret Tespit Komisyonu, ilk toplantısını gerçekleştirdi.

İkinci toplantının ana gündem maddesi ise ekonomiye ilişkin raporlar.

Asgari ücret net 4 bin lira olur mu?

Geçen yıla göre bin lira artırıma gidilse net 3 bin 825 lira 90 kuruş olarak uygulanacak.

DİSK’in 2022 yılı asgari ücret önerisi net 5 bin 200 TL.

Bu talebin karşılanması imkânsız görünüyor.

DİSK, TÜRK-İŞ ve HAK-İŞ, asgari ücretin insanca yaşamaya yetecek ücret olmasını istiyor.

O zaman gelin asgari düzeyde bir hesap yapalım!..

Kira: 800 TL.

Yakıt: 400 TL.

Faturalar: 500 TL.

Mutfak: 2000 TL.

Toplam: 3700 TL.

4 kişilik bir ailenin 2 bin lirayla aylık mutfak masrafı karşılanır mı; takdir sizlerin.

Ona eklenecek her sayı asgari ücretin 4 bin ve üzeri olmasını gerektirecektir.

Kaldı ki bu rakam, sadece karın tokluğuna çalışanlar için ancak yeter veya yetmez.

Evden işe, işten eve.

Okumak için kitap almaya, sinemaya gitmeye veya dışarıda ailece ayda bir yemek yemeye asla imkân sağlamıyor.

Bunların olması için asgari 5 bin lira gerekir.

Memur-Sen Konfederasyonu tarafından her ay düzenli olarak yapılan açlık-yoksulluk araştırmasına göre Kasım ayında Türkiye’deki 4 kişilik bir ailenin açlık sınırı 3.107,3 TL, yoksulluk sınırı ise 8.823,2 TL olarak hesaplandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ise şu açıklamayı yaptı: “Asgari ücret noktasında da inşallah en uygununu, en ideal olanını gerek brüt gerek net, masaya yatırarak nihai kararımızı vereceğiz. Bu nihai kararla birlikte de temenni ediyorum ki sadece işçi kesiminin buradaki memnuniyeti değil, iş verenin de bu alınan kararla memnun olması lazım. Hem işçinin emeğine, iş verenin de bu noktadaki yatırım gücüne ihtiyacımız var. Bu iki gücün ayakta durması bizim için büyük önem arz ediyor. İnşallah sadece bu dönemde alınacak karar değil, bir de önümüzdeki yıl seçim öncesi alınacak olan karar da var. Bütün bunları düşünerek bir karar vereceğiz. Bu kararla beraber yolumuza devam edeceğiz.”

Bu açıklamadan Erdoğan’ın işçi-işveren dengesini gözeteceğini anlıyoruz.

Bu durumda asgari ücretin 4 bin ve üzerinde olması zor görünüyor.

Eğer devlet, işverenden belli yükleri alırsa işte o zaman bu gerçekleşebilir.

Mevcut tablo, asgari ücretin net 3 bin 800 ila 4 bin lira arasında olacağını gösteriyor.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, kasım ayında İstanbul’dan Zonguldak’a kadar 26 ilde 604 işverene asgari ücretin ne kadar olması gerektiğini sordu.

Yüzde 34’ü 3 bin 500-3 bin 750 lira arasında olması gerektiğini söyledi.

3 bin 750 ile 4 bin lira arasında olanların oranı yüzde 13, ikinci sırada ise 3 bin 251 ile 3 bin 500 lira arasında yer alan iş işveren grubu.

İşverenlerin yüzde 74’ü, asgari ücret arttıkça işten çıkarmalardan endişe ediyor.

İşçilerin yüzde 60’ı ise ‘hayır, işten çıkarmaya yol açmaz’ diyor.

2 bin 500 işçiye asgari ücret beklentilerinin ne olduğu da soruldu.

Yüzde 37,3 ile 3 bin 751 ve 4 bin rakamı arasında.

4 bin 500 ile 5 bin lira arasında isteyenlerin oranı yüzde 21.

Ağırlıklı oran 3 bin 751 ile 4 bin lira arasında bir rakam.

Geçen yıla göre asgari ücrette bin lira artırıma gidilse dahi soru şu:

Geçen yılın 2 bin 825 lira 90 kuruşun alım gücüyle bu yılın 3 bin 825 lira 90 kuruşun alım gücü aynı mıdır?

Çünkü Türk lirası kan kaybetmeye devam ediyor.

Bir önlem alınmazsa bu gidişat Türk lirasını komaya sokacak.

2 YORUMLAR

  1. Asgari ücretin vergiden muaf olması gerekir.
    Peki bu olabilirmi çok zor.
    Devlet vergi toplamazsa canım güzelim beşi bir yerde müteahhitlerimizin garanti paraları nasıl ödenecek.
    Hemen seçime gidilip bu iktidar sandığa gömülmeli.
    Beşi bir yerde müteahhitlerin tüm projeleri incelemeye alınmalıdır.
    Bu incelemeler bitene kadar onlara bir kuruş ödenmemeli.
    Sadece kredi taksitleri ödenmelidir.

  2. Bu gidişle Türk lirası tedavülden kalkar. Artık halk eline geçeni, maaşını alır almaz dövize çevirip parça parça kullanarak, gerekirse harcamalarından kısarak biraz olsun kazancının erimesine engel olmak istiyor. Zaten şartlar da bunu gerektiriyor, birilerinin döviz bozdurun söyleminin gerçekleri yansıtmadığı çok net görülebiliyor. Yeni asgari ücret rakamdan ziyade gerçek enflasyona göre belirlenmediği müddetçe, halkın cebine girmeden eriyecektir. Memur sendikaları memurlara yapılan zammı, toplu sözleşmede ileriyi öngöremedikleri için mi yoksa başka sebepten dolayı ocak ayına kadar hiç zam almamış gibi yoluna devam edecekler. Bu ülkede TUİK ve benzeri kurumlar gerçekleri yansıtmadığı sürece çalışanların sırtına yük olmaya devam edeceklerdir. Devlet vatandaşından dürüstlük bekler hatta yaptırım da yapar faka devlet kurumları, ya tuz kokarsa misali……

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here