Askeri strateji uzmanı yazarımız Serkan Yıldız yazdı: Ermeni Ruleti

2

Ermenistan ile Azerbaycan arasında karşılıklı verilen “Savaş İlanından” sonra Türk Silahlı Kuvvetleri birim ve komutanlıklarının bölgeye sevk edilmesinden sonrası ülkemizde de bir heyecan dalgası oluştu.

Her fırsatta “Can Azerbaycan’ın yanındayız. ” diye yapılan siyasi  açıklamalar sonrası ilk defa Türkiye Cumhuriyeti bu kadar kararlılıkla adım attı. Sınırdaki  hareketlilik bize bunu gösteriyor.

       Azerbaycanlı kardeşlerimize her fırsatta “Kardeşimiz” diyen ama kendi içindeki Kürtlere, Çerkezlere, Araplara; Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olup askerlik, vergi (hatta kullanmadığı yol ve köprülerin ücretini dahi verme gibi) ve tüm mükkelifetlerini yerine getiren Rum, Ermeni, Musevi ve diğer gayrimüslim vatandaşlarımıza “Kardeşimiz” diyemeyen bir politikanın bu konuda bu kadar hassas davranmasının altında yatan sebebi iyi okumamız da ayrıca lazımdır.

       Konumuza dönelim.

Sınırdaki TSK birim ve komutanlıklarına baktığımızda 20 dakika içinde Ermenistan’ı işgal edebilecek bir güce sahip olduğunu  görebiliriz. Bu artık gizli bilgi olmaktan çıkmıştır.

Peki böyle bir teşebbüs ne kadar doğrudur?

       İlki, bu ciddi bir savaş sebebidir. Savaşa sebebiyet verebilecek şartlar tamamen bizim tarafımızdan yaratılmış olur. Ve bu sefer ilan edilecek bir savaş yani Türkiye Cumhuriyeti’nin Ermenistan’ın toprak bütünlüğüne taciz ve tecavüzü ile meydana çıkabilecek bir savaş birçok farklı parametreyi de tetikleyecektir. .

Türkiye Cumhuriyeti bunu yaparsa Ermenistan’ın (daha önceki yazılarımda dikkatle yazdığım) Ermeni lobisinin çok güçlü olduğu Fransa, direkt hatta koşa koşa gelecektir Ermenistan’ın yanına. Kutuplaşma başlamış demektir o zaman.

Türkiye ve Azerbaycan’ın yanında Azeri nüfusunun fazlaca olduğu İran, ister istemez yer alacaktır. İran’ın yanımızda yer alması, Amerika’yı taraf seçmek zorunda bırakır ve seçeceği taraf bellidir. İngiltere bu duruma kayıtsız kalamaz, tarafını seçer.

Fransa’nın baskısı karşısında ise AB ülkeleri bu duruma, her ne kadar tarafsız yaklaşmak isteseler bile bunu başaramayacaklardır. Kutuplaşma süratle devam eder. Belki birkaç Türki cumhuriyet yanımızda olur ama ne kadar olurlar, ondan da emin değilim.

Müslüman dünyasının zerre yardımı olacağını sanmıyorum. “Kendine Müslüman” sözünü test edeceğimiz bir gündür bu günler. Umalım da karşı tarafta olmasınlar ki o da yüksek ihtimal öyle olacak.

Azerbaycan – Türkiye – İran ve birkaç Türki cumhuriyetin karşında Ermenistan – Fransa – ABD – İngiltere ve bazı AB ülkeleri ile oluşmuş bir cephe meydana gelecek.

       Buyurun size Üçüncü Dünya Savaşı!!!

Ve tek sebep ne? Türkiye Cumhuriyeti Silahlı Kuvvetleri’nin Erivan’a yapacağı bir müdahele…

Ancak biz Türkiye Cumhuriyeti olarak bu andan sonraki savaş stratejimizi “Can Azerbaycan”ın toprak bütünlüğü, özgürlüğü, halkın refahı  adına Ermenistan Silahlı Kuvvetleri’ne karşı Azerbaycan cephesinde “Savunma Hattı” olarak kurarsak o zaman işlerin bu noktaya geleceğini sanmıyorum. Yapmamız, uygulamamız ya da izlememiz gereken siyasi harita bu olmalı. O bölgedeki TSK birim ve komutanlıkları titizlikle “Azerbaycan Toprak Bütünlüğü” için “Savunma Cephelerine” destek ve mukavemet görevi ile hareket etmek zorundadırlar.

Diğer türlüsünün nasıl bir fatura çıkaracağını yukarıda ifade ettim. Sadece bizim değil birçok devletin, milletin, masum insanın sonu olur.

Heyecana, duygusallığa kapılmadan ve galeyana gelmeden; sükunet içinde hareket etmemiz lazımdır. Ülkemiz sınırları içinde yaşayan, askerliği yapan, vergisini veren ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan Ermeni vatandaşlarımıza karşı bir taşkınlık, bir fanatizm ya da holiganlık seviyesinde saldırganlıklardan  uzak “sükunetle” bu krizi yönetmemiz gerekmektedir.

Tekrardan ‘6-7 Eylül’ olaylarını yaşamayı bu ülke kaldıramaz.

TSK Kurmay Komutanlıklar’nın aldığı kararlara güven duyarak hareket eden bir  “Ulus” olmaya işte şimdi ihtiyacımız vardır.

“Ümmet” olmaktan bir fayda görmedik, görmeyeceğiz. O zaman “Ulus” olmayı deneyelim. Kazanırız, kazandık ve yine kazanacağız…

      “Can Azerbaycan’ın yanındayız” derken bu sefer sözde kalmasın.

Yüreğimizle, dişimizle, tırnağımızla yanında olalım. Ama ulusların kader haklarını yine uluslara vererek yapalım bunu. Günaha, harama, namahreme göz dikmeden ve “Yurtta Barış, Dünyada Barış” felsefesini bir an olsun aklımızdan çıkarmadan yapalım.

       Yaşasın Halkların kardeşliği!!!

2 YORUMLAR

  1. Askeri Strateji Uzmanı…Evet!Hakkını vermiş.İyi bir strateji çizmiş.Hareket edersek Erivan’a bu savaş sebebidir. Ve dünya savaşına dönüşür.Yazarın yazılarını öğrencilerimden birinin tavsiyesi ile takip etmeye başladım.Ama askeri strateji uzmanı sıfatıyla medyanızda yazıları yayınlanan bir yazarın “siyasi görüşünün” olmaması gerekmektedir.Onun işi “Askeri Stratejidir” Halkların kardeşliği, Gayri Müslüm vatandaş haklarından ona ne? Komik geldi bu bana.Siz sayın yazar, askeri strateji yapınız.Geri kalan tüm politik ve siyasi çıkarımlar başkalarının işi olsun.Lüzumsuz bir kaç kelime ile kendi değerinizi düşürmeyin.Çok başarılı değerlendirmeleriniz var ama bir hocanız olarak size tavsiyem, naçizane olarak bu yöndedir.

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here