Askıda olan ekmek mi yoksa düşüncelerimiz mi?

0

Malumunuz üzere memleketimiz zamlara uzak bir ülke değil. 7/24 zamlarla ekonomimizi büyütüyoruz. Doları kendi haline bırakmış olsak dahi ekonomimiz yukarıya doğru pik yapmayı başarabiliyor.

Bu sırrımızı kimseye kaptırmamalıyız.

Çözmek için CIA ile MOSSAD peşimize düşmüş olabilir.

Sofralarımızın vazgeçilmezi ekmek, zam lobisinin sürekli hedefinde. İstanbul’dan gelen ekmeğe zam haberi sonrası MHP lideri, harekete geçti ve kimse aç yatağa girmesin diye “Askıda Ekmek” kampanyasını başlattı.

İktidar ortağının buradaki amacı, yine ekonominin şaha kalktığını gösterebilmekti. Bunun altında başka art niyet aramak ise art niyetsizlerin kötü huyuydu.

Peki “Askıda Ekmek” nedir?

Ekmek almak isteyenler, aldıkları ekmek sayısından bir veya birkaç ekmek daha fazla alıyor. Vatandaş tarafından parası verilen ancak alınmayan ekmekler, ihtiyaç sahiplerinin alması için askıya bırakılıyor. Daha önce parası verilen ve bu nedenle de askıya bırakılan ekmekler, ihtiyaç sahipleri tarafından askıdan alınıyor. Osmanlı döneminden itibaren var olan bu yöntem, yardımlaşmanın göstergesi olarak tarif ediliyor.

“Askıda Ekmek” kampanyasına Erzurum’dan tepki gösteren DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, “‘Askıda Ekmek’ diye yeni bir proje başlattılar. Ya bu yaptıklarından hiç utanmıyorlar mı? Siz bir ülkede adaleti askıya alırsınız, insan haklarını askıya alırsınız, demokrasiyi askıya alırsanız işte o ekmeği de askıya koymak zorunda kalırsınız.” dedi.

Bu açıklamaya tepki gösteren MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ise “Askıda Ekmek Kampanyası siyasal bir tepki veya eleştiri değil, manevi bir görevi ifa hassasiyeti, kardeşliği, hatırlamayı, paylaşmayı ve kader ortaklığını ifade hasbiliğidir. İnsan hakları, demokrasi askıda değildir. Aksini iddia eden siyasi dolandırıcı, siyasi yağmacıdır.” şeklinde konuştu.

Proje için Bahçeli’ye teşekkür eden CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da şöyle konuştu: “Projeye bakın, ne proje ama. Çağ açan bir proje. Bizim fakirliğimizi, bu iktidarın 18 yıl sonunda bizi getirdiği rezilliği bundan daha iyi dünyaya anlatamazsınız. O nedenle Sayın Bahçeli’ye yürekten teşekkür ediyorum. Kuru soğana mahkum ettiniz. 21. yüzyıldan söz ediyorum. 83 milyon, bir avuç tefeciye hizmet eder hale geldik. Beyler tefecilere milyar dolarları yağdırırken, işinden olan adama ‘Sana ayda 1168 lira vereceğim. Günde 39 lira. Krallar gibi yaşayacaksın.’ diyor. Bunlarda vicdan var mı? Açlık sınırı 2448 lira. Açlık sınırının altında milyonlar var.”

Bahçeli her ne kadar “Bölüşürsek tok oluruz, bölünürsek yok oluruz.” dese de biz askıya çıkardığımız düşüncelerde bölünüp parçalanıyoruz.

Parçalayamadıklarımızı ise demir parmaklıklar arkasına gönderiyoruz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Küresel ve bölgesel tüm dengeler, yerlerini yenilerine bırakmak üzere hızla yıkılıyor. Türkiye, yeni küresel ve bölgesel arayışların, güçlü siyasi ve ekonomik yapısıyla yükselen yıldızı konumundadır. Ülkemizin, yaşadığı kimi sıkıntılara rağmen, krizlerden olumlu yönde ayrıştığını, izan ve vicdan sahibi herkes kabul ediyor.” diyor.

Bakış açısı çok önemlidir.

Böyle düşünmüyorsanız lütfen bakış açınızın ayarlarını kontrol ediniz!..

Denizli Valisi Ali Fuat Atik, koronavirüs denetimine çıkınca memleketin halide gözler önüne seriliverdi. Dönerciyle yaşadığı diyalog sonrası devreye sosyal medyanın girmesiyle özür dileyen Atik, maske takmayan esnafa sebebini sorunca aldığı cevap ekonominin vardığı zirveyi gösteriyordu.

İşte esnaf Üzeyir Yazır’ın o sözleri: “Gebermek istiyorum. Maske, korona, hastalık benim son derdim. Cebimde meteliğim yok. Para kazanamıyorum. Ceza yazsalar ödeyemem. Ben batak, bitik adamın tekiyim.”

“Eski Türkiye” ile “Yeni Türkiye”nin içiçe geçtiği bir zaman dilimindeyiz.

Düşünün ki herkes kendine göre Türkiye’nin durumundan memnun değil. Mesela Erdoğan da şundan dert yanıyor: “Medeniyet tasavvurumuzu layıkıyla hayata geçiremiyoruz. Medyamız, en modern altyapıya sahip, ama bizim sesimizi ve nefesimizi yansıtmıyor. İlimde, sanatta, kültürde hep benzer sıkıntılarla karşı karşıyayız. En haklı olduğumuz konularda bile dünyaya kendimizi anlatamıyoruz.”

Cumhurbaşkanımız bile ‘özgür basın’dan memnun değil.

Demek ki bir yerlerde yanlış yapılan şeyler var ama ne?

İktidar dertli, muhalefet tam dertli.

O zaman vatandaş ne yapsın?

Askıdan başlayan ekmek kavgasının nerede ve nasıl sonuçlanacağını şimdiden kestirmek zor.

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here