Atatürk’e hakaret imandan mı?

1

Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Türkiye Cumhuriyeti bir bütündür, sanıyorum bu konuda kimsenin itirazı yoktur.

Peki neden Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusuna yapılan hadsiz cümleler ve hatta hakaretler bu kadar normal karşılanıyor?

Böyle bir durumun beni rahatsız ettiğini hemen belirteyim. Hele ki Müslümanların ve kendilerini dindar Müslüman olarak sunan kişilerin ölmüş birisinin ardından bu tarz konuşmaları yapması ne insan olmaya ne de İslam dinine uygun bir davranış, öncelikle bunu belirteyim.

Mustafa Demirkan isimli din görevlisinin kullandığı ‘zalim ve kafir’ kelimeleri

kabul edilemez!.

Neden?

Çünkü Mustafa Kemal Atatürk bu ülkenin düşmandan kurtarılmasında büyük gayretler göstermiş bir askerdi. Bu bakımdan ahde vefayı hatırlamamız ve hatırlatmamız gerek.

Atatürk, ülkenin düşmandan kurtarılması için din adamlarıyla birlikte bir davaya inanmıştı. İnandığı dava da ülkeyi düşmandan kurtarmak ve yeni bir devletle yola devam etmekti. Bu davaya inanan din adamları da Atatürk’e destek verdiler.

Kendisiyle ilgili araştırma yaptığım Denizli Müftüsü Ahmet Hulusi Efendi’yi bu konuyla ilgili olarak örnek verebilirim.

Din adamlarımızın neden Atatürk’e bu şekilde baktıklarını ve neden böyle hissettiklerini irdeliyorum.

İrdeledim.

Müslüman Kardeşlerden Ak Parti’ye İslamcılık kitabımda bu konuyu özellikle irdeledim.

İslamcılık dediğimiz kavramı kabul eden ve ısrarla savunan dindarlara baktığımızda hep gördüğümüz bakış açısı aynı.

Üzüntü verici ama aynı.

Mustafa Kemal Atatürk ve CHP düşmanlığı.

Bunun nedeni de Müslüman Kardeşler.

İslamcılık akımının oluşmasının ve gelişmesinin kaynağı Mısır, Afganistan, Pakistan gibi ülkelerden çıkan yazarlar, düşünürler ve oluşumlar.

Bu ülkelerden çıkan düşünürler ve fikir insanları ülkelerini işgal eden İngilizlere karşı olarak düşüncelerini kurmuşlardı. Onlar için önemli olan ortak düşman, İngilizlere karşı olmak çok önemliydi.

İslam’ın yeniden canlandırılmasını kendilerine amaç edinen Türkiyeli Müslümanlar da bu düşünürlerden ve oluşumlardan çok etkilendiler.

Bu etkilenmenin sonucu da şu oldu: ‘Düşman bulmak ve bu düşmana karşı durmak ve mücadele etmek’.

Türkiyeli Müslümanların ülkelerini işgal eden bir düşmanları yoktu. Çünkü ülke işgalci düşmanlardan kurtarılmıştı.

Peki o zaman düşman kim olacaktı?

Yeni Cumhuriyeti kuran Mustafa Kemal Atatürk ve onun kurduğu parti CHP ve Atatürk İlke ve İnkılapları…

Artık düşman belirlenmişti.

Bundan dolayı da eskiden beri dindar Müslümanlar Atatürk’e ve Atatürk’ün ilkelerine karşı duruşla övündüler. Artık dindar Müslümanlar bu düşmanla savaşmaya başladılar. Hem savaştılar hem de düşmanlarına karşı hissettikleri duygularla övündüler.

İnsanlar demeçlerinde, vaazlarında ve konuşmalarında Atatürk’e olan düşmanlıklarını sürekli ifade etmelerinin sebebi de dindar Müslümanlar tarafından kutsanmak.

Atatürk’e hakaret ne kadar artarsa o kadar sevap kazanacaklarına inandılar ve bunu da eskiden olduğu gibi bugün de uyguluyorlar.

Dindar Müslümanlar kendilerine düşman arıyorlarsa onlara şunu tavsiye edeyim: ‘İnsanın içinde olan şeytani duygularla savaşın’.

Sevgi ve Bilgiyle kalın

Önceki İçerikCaminin misyonu
Sonraki İçerikErdoğan: Tekrar bizim başımızı belaya sokmayın
Sinan Eskicioğlu kimdir? 1974 İzmir’de dünyaya geldi. Agah Efendi İlkokulu’nda eğitim hayatına başladı. İzmir İmam Hatip Lisesi’ni bitirdikten sonra ÖSYM sınavlarında Dokuz Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ni kazandı. Kelam dalında ‘Allah’ın iradesi ve Nedensellik Problemi’ isimli bitirme teziyle, gecikmeli olarak 2000 yılında üniversiteden mezun oldu. 28 Şubat sürecinin etkisiyle İlahiyat fakültesi mezunlarının öğretmen yapılmaması yüzünden 2002 yılına kadar ticaretle ilgilendi. 2002 yılında D.E.Ü. İlahiyat Fakültesi’nde Din Felsefesi dalında yüksek lisansa başladı. Aynı yıl yüksek lisans programını yarıda bırakıp Almanya’ya gitti. Almanya’da Diyanet’e bağlı çeşitli camilerde eğitmenlik ve öğretmenlik yaptı. Duisburg-Essen Üniversitesi Sosyal işler ve yöneticilik bölümünde eğitim aldı. 2007-2011 yılları arasında IGMG (Avrupa Milli Görüş)’de Düsseldorf Bölgesi Eğitim Merkezi müdürlüğü ve bölge eğitmeni olarak çalıştı. 2011-2013 yılları arasında Osnabrück Üniversitesi Protestan Mezhebi bölümünde eğitimine devam etti. 2016 yılından itibaren Ocak Medya gazetesinde köşe yazarlığı yapmaktadır. 2020 yılında gazetenin genel yayın yönetmenliğini üstlenen yazar Almanca, İngilizce bilmektedir. şimdiye kadar yayınlanmış olan yedi kitabı vardır. Yok Edin İnsanın İnsana Kulluğunu- Kişiselleştirilmiş İslam, Zeytin Ağacı (Roman), Katar istanbul, Müslüman Kardeşlerden Ak Parti’ye İslamcılık., Tarihteki Dindar Zalimler. İbn Sina, İbn Haldun

1 YORUM

  1. Mustafa Kemal siyasi ve askeri bir deha. Ülkemizin kurucusu , Kurtuluş Savaşı’nın önderlerinden bir tanesi hiç şüphesiz. Allah rahmet eylesin ,askeri başarısı tartışmasız bir lider.
    Yalnız nasıl bir araştırma içine girdiniz de Pakistan , Mısır, Afganistan ülkelerinin yaşadığı durumlardan ülkemize pay çıkardınız da Atatürk ve CHP düşmanlığına vardınız. Çok alakasız, afaki bir yorum sizin ki.
    Düşmanlık yok bence inkılapları kabul etmeme , inkar etme eylemi var. Atatürk çok güzel icraatlar yapmış ülkemize , ama her icraatı her inkılabı doğru olacak diye bı durum yok. Şahsen ben şapka inkilabini çok gereksiz buluyorum.Anayasaya işlenmiş bide. Kılık kıyafet şahsi bı karar. Halkla devlet arasında bu kanundan dolayı savaş bile çıkmış.Dersimdeki Ali Rıza efendi malumunuz.İsklipli Atıf hoca. Misaller çok.
    Ölmüş gitmiş, bir adamla bu kadar uğraşmanın ne anlamı var ya. Allah akıl fikir versin. Neden hakaret ediyorsun .Sevmek zorunda değilsin kimseyi ama saygı duymak zorundasın.

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here