Ay Işığı

0

Ay ışığını severim.

O beyaz ışığın ruhuma verdiği anlam çok başkadır.

Ben de Haşim gibi akşamların adamıyım sanırım.

Hele gökyüzünün berrak olduğu akşamlar, ayı, ay ışığının oynaşmalarını seyretmeye bayılırım.

Bir göl üzerindeki cilveleşmelerini, veya deniz üzerindeki raksını.

xxx

Ama ay ışığının yansıdığı bir göle veya denize baktığımızda, göl ışığı veya deniz ışığı demeyiz.

Ay ışığı deriz.

Gölün ve denizin kendi ışığının olmadığını biliriz.

O göl veya denizin üzerinde yansıyan ışığın bir ışık kaynağından geldiğini, göl ve denizde ışık kaynağı olacak bir özelliğin olmadığını biliriz.

Bundandır ki göl ışığı veya deniz ışığı demeyiz.

Ay ışığı deriz.

xxx

Dünyanın güneş ile ay arasına girdiği zaman ayı göremeyiz.

Çünkü biliriz ki ayın da kendi ışığı yoktur.

Aslında ay ışığı dediğimiz, güneş ışığıdır.

Güneşin yansıyan ışığıdır.

Güneş ışığının bir kütle üzerinde yansımasıdır ay ışığı dediğimiz.

O zaman nasıl  göl ve deniz ışık kaynağı değillerse ve üzerlerinde yansıyan ışık başka bir kaynağa işaret ediyorsa; öyle de aydaki ışığın kaynağı da kendisi değildir, bir başka ışık kaynağı olduğuna işaret etmektedir.

xxx

Milyarlarca yıldır yanan bir kaynaktır güneşimiz.

Ama biz biliriz ki hiçbir şey kendi kendisine yanmaz.

Her yanan şeyi bir yakan vardır.

Biliriz ki yanan, ışık ve ısı veren, enerji kaybeden her şey zamanla azalır, hatta biter.

Hele bir de milyarlarca yıldır yanıp, milyarlarca yıldır ışığını ve ısısını milyarlarca kilometreye gönderiyorsa.

xxx

Güneşe çıplak gözle bakamıyoruz.

Bazen sapsarı, bazen kıpkızıl görünüyor.

Oysa güneş sadece beyazdır.

Güneşi güneş yapan atmosferin ışığını kırmasıdır.

Güneş atmosfere, atmosfer güneşe aşık olmasa, sevgiyle el ele vermeseler güneş bizim için bir hiçtir.

xxx

Göl ve deniz ışığı ay ışığının yansıması.

Ay ışığı güneş ışığının yansıması.

Güneş ışığı atmosfer ile güneşin aşklarının kıvılcımı.

xxx

Hayatın kaynağı göl değil, deniz değil, ay değil, güneş değil, atmosfer değil,  ışık değil…

Tüm bunları bir aşk etrafında Mevleviler gibi intizamla, sanatla, ilimle, kudretle döndüren…

Ay ışığı ayın, güneş ışığı güneşin değil.

Atmosferin aşkı olmasa güneş ne işe yarar?

Bizim gören gözlerimiz, anlayan aklımız, anlamlandıran ruhlarımız olmasa ay ve güneş ne kıymeti kalır?

xxx

Bir denklem eşya, hayat ve varoluş.

Orkestradan çıkan müzik sadece Şef’in dokunuşu.

Ay’ın ışığı hüzünlü kadınların bakışı.

Hayat kaynağı güneşin bu yalana isyanı.

xxx

Gerçek ay doğmuyorsa yüzüne ve  gerçek güneş ışığı dokunmuyorsa tenine, kabahati ne ayda ne de güneşte ara.

Sadece gözlerindeki perdeyi arala.

Önceki İçerikBu besinler unutkanlığa iyi geliyor…
Sonraki İçerikPandemi ve Kıyamet Sahnesi!
Levent Bilgi
(Özgeçmiş ve özgelecek) İzmir'in yokuşlu sokaklarında doğdu. Kuşadası'nın denizlerinde sonsuzluğun lezzetini tattı. İstanbul'da okudu. Ordu, Zonguldak, İstanbul, Şanlıurfa'da dersler yaptı. Hayatı, edebiyatı, Kur'an ve Risale (okumayı değil) çalışmayı önemsiyor. Bunların monotonlaştırılmalarına,sıradanlaştırılmalarına, dünyevileştirilmelerine karşı çıkıyor. Artık okuyarak değil, okuduklarımız üzerinde çalışarak, kafamızı çatlatırcasına düşünerek, tahkik ederek bir şeyler öğrenebileceğine inanıyor. Cenneti de cehennemi de önce bu dünyada görüyor. Varlığı, insaniyetini, duygularını ve düşünceyi önemsiyor. Artık nutuk, vaaz, ben en iyi bilirim zamanlarının bittiğine inanıyor. Hakikati eşit bir ilişki içinde; beraber, arayarak, bir masa etrafındaki çalışma grupları ile yakalayabileceğine, en azından hissedebileceğine inanıyor. Hayatı, dünyayı, varlığı, insaniyeti vs. anlamaya, anlamlandırmaya çalışıyor. Allah'ı, âlem-i gaybı ve ölümden sonrasını çok özlüyor ve merak ediyor.

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here