Ayasofya tartışmasının altında ne var? 
İmparatorculuk isteği mi

5

Yeni haftaya Bingöl’deki depremle başladık. 5,8 şiddetinde olan deprem çevre illerden de hissedilmiş. 

Yeni haftaya ayrıca Korona salgınındaki artışla başladık. 50’nin altına inmiş olan vaka sayısı tekrar yükseldi ve 1500’e dayandı. 

Bunlar öne çıkan haberler. 

Ekonomi, işsizlik, salgın sebebiyle işi daha da zorlaşan esnafın durumu, dövizdeki artış gibi konular sıradan hale geldiği için gereken tepkileri gösteremiyoruz bile. 

Öne çıkan başlıkların haricinde bir de ne var? Eveeeettt…
Ayasofya’nın cami olarak ibadete açılması…. 

‘Siyasete damga vurdu’ denecek türde bir gelişme. 

Ne hissediyorum biliyor musunuz? Sanki bütün dertlerimizi bitirdik ve artık enerjimizi, çalışmamızı kanalize edeceğimiz konu ve sorun kalmadı; ‘hadi artık şu Ayasofya meselesine bir el atalım’ dedik. 

Bu cümleleri kuran kişi, sanmayın ki meseleden uzakta olan biri. 90’lı yıllarda mitinglerde, ‘Zincirler kırılsın, Ayasofya açılsın’ nidalarına sonuna kadar katılmış biri olarak bunları söylüyorum. 

Genç iken tecrübesizlikle olaylara yüzeysel bakıp, aslında ne kadar da basit düşünmüş olduğunu sonradan görüyor insan. Öyle değil mi? 

‘Zincirler kırılsın, Ayasofya açılsın’ diye haykırırken, birisi gelip: ‘Eeee açılsın, tamam da, açılınca ne olacak?’ deseydi, ne cevap verirdik acaba?.. 

‘Namaz kılacağız’ derdik sanırım. 

Bazı kişiler de zaten açıkça ifade ediyorlar: ‘Konu sadece namaz kılmak değil. Ayasofya’nın açılması sembolik ve çok önemli…’ 

Bir başkası da diyor ki: ‘Ayasofya’yı tekrar fethedeceğiz…’ 

Kimden? 

Kendimizden mi? 

Hani çocuklar evde oyun oynarlar ya… Bir tanesini esir alırlar, öbürü de onu kurtarmaya gider, kurtarır ve kahraman olur. Oyun biter… Diğer oyunda bir başkası kahraman olmak için sıraya girer… 

Ayasofya’yı tekrar fethetme ile ne yapıyoruz?
İmparatorculuk mu oynuyoruz…

Ülkemizin sorunları ortadayken ve Korona salgını sebebiyle ekonomik tablo daha da ağırlaşırken; Ayasofya’nın açılma konusunun gündem olmasını anca böyle açıklayabiliriz gibi geliyor bana. 

Yeni sistem için ne çalışmalar yapıldı. 

Demeçler verildi.

Yeni sistemle uçuşa geçileceğinin vurgusu yapıldı. 

Ve yeni sisteme geçtik. 

Artık çalışma zamanı değil mi? 

Ülkede maddi durumu çok kötü olan insanlar kalmayıncaya kadar, milliyetinden dolayı ötelenen-hakir görülen vatandaşların gönülleri alınıncaya kadar, haksızlığa uğrayanların haklarını teslim edinceye kadar, betonlaşan şehirlerin yeşillendirilmesi tamamlanıncaya kadar, insan hakları ve özgürlükler noktasında dünyaya örnek olacak çalışmalara imza atıncaya kadar çalışmamız gerekmiyor mu sizce de…

İmparatorculuk oynama isteğimiz neden? 

Ayasofya bir kere fethedilir; o da 1453’de gerçek padişah Fatih Sultan Mehmet tarafından yapıldı zaten. Öyle değil mi, yoksa ben mi yanlış biliyorum?.. 

Ayasofya’nın cami olarak açılma isteğinin altında psikolojik nedenler mi var acaba, demeden de edemiyorum. 

Nasıl yani?
Seçim yarışlarıyla zevklenen bir düşünce artık seçimler olmayınca bocalar. Yeni kavga, yeni seçim yok. Erkene almak da mantıklı değil. Ülke içinde ortam yok. Bari ülke dışını da ilgilendiren bir konu olsun da, gündem olalım. Konu nasıl olsa Yunanistan’ı, AB’yi ve Rusya’yı ilgilendirir. Onlar da tartışmaya katılırlar ve hır-gür çıkar.

Bu hır-gür ortamında: Kime ne, açlık sınırı 2350 TL olmuş; yoksulluk sınırı 7733 TL’ye varmış; Dolar 6,82 TL ve Euro 7,67 . Öyle değil mi?..

Sevgi ve Bilgiyle kalın 

5 YORUMLAR

  1. Ayasofya siyasi bir mabed olarak mevcut durumu, ülkenin siyasi ‘bağımsızlık’ının da bir göstergesi aynı zamanda. Aslında Türkiyede var olan fikri akımların öne çıkan simaları ‘tam bağımsızlık’ ın hiç bir ülke için mümkün olamayacağını ortaya koydukları halde hamaset siyaseti yapanlar bu mabedi kendi sığ siyasetlerine malzeme yapmaktan geri durmuyorlar. En aslına bakarsanız da güttükleri siyaset kendilerine ait değil, başkalarının siyasetine malzeme oluyorlar. En son yeni şafak’ın Karagüllesinden çıkıp geldim buraya of of Amerikayı yıkıp NATO yu dağıtmış yüzyılın Türkiyesini kurmuş, kiminle Çin Rusya İran ve Almanya ile. Emekliliklarine hazırlanan Merkel ve Putin bu işe ne diyor acaba?

    Amaan bana ne ne derlerse desinler.

  2. “Ayasofya’nın cami olarak açılma isteğinin altında psikolojik nedenler mi var acaba,”
    Bence, birinci sırada pisikolojik nedenlerden ziyade gündemi saptırarak ve HEMŞRİLER den oluşan yandaş Mutahitler’e ülkenin kaynaklarını peşkeş çekmenin yani sıra, foyalarını ortaya çıkaracak ispatlayaca birince derecede şahitler var..
    Yurt dışına cami bahanesi ile yapılan yatırımlar bıraz azalınca Ayasofyayi camiye çevirecek malzemeleri ithal etme bahanesi ile
    değişik ülkelere yatırım yapmak.
    Mâlum Keser Döner.Sap Döner. Bir Gün Gelir Hesap Döner. (görünüşde öğle olasılığı hayli yüksek) İşte o hesap döndüğü zaman sığınacak limanların sayısını artırıyorlar.

    Ahmet Davutoğlu! Ağırdan, ağırdan, ihlalerdeki yolsuzluklar ve diğer dönen dolapları seslendirmeye başladı. Eee birde buna Babacan ve arkadaşlarının bildiklerını eklersek….!!!!! Ayasofyanın neden gündeme geldiğini daha iyi anlamış oluruz. Bu girişimin ikinciside’de
    “DİŞ DÜŞMAN” yaratarak milleti uyutma taktiği var.

  3. Ayasofya tartışmasının altında M.Kemal Atatürk Paşa döneminde “aldatılmışlık”, “haksızlık”, din mensubu olarak “aşağılık” görülme şeklinde algılanan noktalar var. Bunun altında “İmparatorluk” varsa bu çok çaylakça bi özenti ve hayal dünyası olabilir. Bu tarihi engeli aşmak için Turizme hizmeti, Fatih ve Atatürk’ün de kanımca onaylayacağı bir format olarak “Hem Müze ve Hem Cami” tasarımı mümkün ve şıklar içersinde en iyisi. Ekonomik değeri en yüksek olan da budur (Ayrıntılar için bknz: https://www.ocakmedya.com/ayasofya-icin-teklifimiz-var/ H.K.)

  4. Sayin Baran,
    Bir bakima sanal resimle insanlar kandiriliyor.
    Cok ama cok iyi düsünüp tahlil etmek gerekli diye düsünüyorum
    Sevgi ve Bilgiyle kalin

  5. Sayin Nurdan,
    Nurdan hanim katkiniz icin tesekkür ederim.
    Bazi seyleri buraya yazmak kolay olmuyor. Davutoglu nun demecinin tahlili, ya da Babacan in sahit oldugu usulsüzlükler gibi.
    Sevgi ve Bilgiyle kalin

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here