Ayasofya’nın istikamet oyunu

0

Ayasofya yeniden camiye dönüştürülünce ülkemizde Bizans’a karşı zafer kazanmanın coşkusu yaşandı.

İstanbul’u ikinci defa fethedince doğal olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan da ‘İkinci Fatih’ ilan edildi.

Köprünün altından çok sular akmadan önce Erdoğan şöyle demişti: “Bu işin bir siyasi boyutu var, yanı var. Yan tarafta Sultanahmet’i doldurmayacaksın, ‘Ayasofya’yı dolduralım’ diyeceksin. Büyük Çamlıca Camii’ni yaptık, 4-5 tane Ayasofya eder. Bu oyunlara gelmeyelim. Bunların hepsi tezgâh. Biz ne zaman neyin nasıl yapılacağını çok iyi biliyoruz. Bu namussuzlar böyle dedi diye biz adım atmayız. Ayasofya’yı açmanın bir götürüsü var. Ayasofya’nın açılmasını isteyenler, yurt dışındaki camilerimizin başına ne gelir hiç düşünüyor mu? Ben bir siyasi lider olarak bu oyuna gelecek kadar istikametimi kaybetmedim.”

Bu açıklamaları hatırlatanlara verilen cevap “Bu bir kimlik bunalımıdır”, “Ağır bir kimlik krizi yaşıyorlar” oldu.

Rahmetli Demirel’in dediği gibi “Dün dündür, bugün bugündür.”

Kimse, Ayasofya’nın tekrar neden camiye çevrildiğini tartışmıyor çünkü Ayasofya aslına rücu etti.

Asıl tartışılan konu; daha bir yıl öncesine kadar iktidarın, ısrarla müze kalmasını istediği ve Danıştay’daki davada da bu yönde savunma yaptığı Ayasofya’nın birden niçin camiye dönüştürüldüğüydü.

Seçim yatırımı mıydı yoksa düşen puanları toparlama girişimi miydi?  

Reklam

Bu konuya ilişkin şimdiye kadar aydınlatıcı bir bilgi gelmedi.

‘Özgür basın’ da bir açıklama yayınlamadığına göre bizi kim aydınlatacak?

Sadece “milletin sevinciyle sevinme” tavsiyesi yapılıyor.

Ama en azından ‘vatan haini’, ‘terörist’, ‘dış mihraklar’ gibi suçlamalar yapılmadığı için sevinilebilinir.

Muhalefette Ayasofya için bırakın karşı koymayı açık desteğini gösterdi. Bu sebeple ciddi bir siyasi gerginlik yaşanmadı.

Genel bakış açısı; muhalefetin, iktidarın Ayasofya üzerinden yürüteceği siyasi oyunu bozduğu yönünde.

Siyaseten kullanılamayacağı düşünülüyor.

Bunu öğrenmenin yolu seçim zamanını görmekten geçiyor.

Reklam

İktidar, “milletimiz istedi, bizde yaptık” şeklinde savunma yapıyor.

Oysa bu millet, 18 yıldır Ayasofya’nın cami yapılmasını istiyor ve bekliyordu.

Aklımızdakini DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan söyledi:

“Bu yönetimin en önemli sorunu tutarsızlık. Ne değişti dünden bugüne?”

Yazımızı bazı sorularla tamamlayalım.

18 yılda camiye çevrilemeyen Ayasofya’nın 18 günde dönüştürülmesinde MHP’nin katkısı, rolü, etkisi, gücü nedir?

Bahçeli’nin ifade ettiği “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin devamını da mümkün kılacak bazı reformlar” içerisinde Ayasofya da var mıydı?

Ankara kulislerinde konuşulan ekim ayı sonu kasım ayı başında olası bir baskın seçim için Ayasofya ön hazırlık mıdır?

Ayasofya’yı açmanın bir götürüsü vardı; o götürü getiri haline çevrilmiş midir?

Ayasofya’nın istikameti bir daha duruma, zamana, şekle göre değişecek midir?

Ayasofya müze görünümlü cami mi yoksa cami görünümlü müze mi olacaktır?

Ermenistan’ın bir gün ansızın Azerbaycan’a saldırmasının arka planında Ayasofya var mıdır?

Ayasofya’nın statü değişikliği, Suriye başta olmak üzere Orta Doğu’daki Türk dış politikasına nasıl yansıyacaktır?

Son olarak Erdoğan-Putin görüşmesinde de gündeme gelen Ayasofya için ne tür bir garanti verilmiştir?

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here