Ayasofya’yı ibadete mi açacaksınız; atın o imzayı bitsin..

0

CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısı, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında video konferans aracılığıyla yapıldı.

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, toplantının ardından yaptığı açıklamada, Türkiye’de adalet sisteminde, ekonomide, eğitim sisteminde, dış politikada ve demokraside sorunlar yaşandığını, ülkenin 2014’ten bu yana her alanda patinaj yaptığını söyledi.

Sakarya’da patlamanın meydana geldiği havai fişek fabrikasında 6 yurttaşın hayatını kaybettiğini, 126’sının yaralandığını, 1 kişinin ise kaybolduğunu hatırlatan Öztrak, bunun aynı fabrikada son 11 yılda yaşanan 5’inci patlama olduğuna dikkati çekti. Öztrak, bundan önceki patlamalarda ise 4 işçinin hayatını kaybettiğini, 40 işçinin yaralandığını anımsatarak “Yani bu fabrikanın iş cinayetlerinde sabıkası hayli kabarık. Şimdi soruyoruz, bu kadar iş cinayeti ve patlamaya rağmen, bu fabrika bugünlere kadar sahibini değil ama ismini değiştire değiştire nasıl geldi? Kimler burayı koruyup, kolladı?” dedi.

Barolarla ilgili yasa teklifinin Adalet Komisyonu’ndaki görüşmelerinin dün gece yarısı tamamlandığını anımsatan Öztrak, “Bu teklifte, emperyal güçlerin, mütareke döneminde uygulamaya koydukları, ‘adaleti böl ve yönet projesi’ var. Bu teklifte, etnik, mezhepsel, siyasi meşrebe göre ayrı ayrı barolar kurarak ‘cumhuriyetin modernleşme projesinin adalet ayağını’ tamamen bitirmek var.” görüşünü savundu.

Öztrak, Halk Tv, Tele 1 kanallarına ekran karartma cezası verildiğini, sosyal medyaya karartma uygulamak istendiğini dile getirerek sosyal medyada nefret dilinin, lincin önlenmesi, kişisel verilerin izinsiz kullanılmasının önüne geçilmesi, bu mecralardaki kazançların vergilenmesi gibi konularda, tüm dünyada çalışma yapıldığını, Türkiye’nin de bu bağlamda tüm paydaşlarla herkesin görüşünü alarak çalışabileceğini söyledi. Ancak bunlar gerekçe gösterilerek “Sosyal medya mecralarını topyekün yasaklayıp kapatırız.” denilmesini kabul etmenin mümkün olmadığını vurgulayan Öztrak, konuşmasına şöyle devam etti:

“Dijital ortamın sansürlendiği ve yasaklandığı bir ülkede yaratıcılık, katma değer, güven, yatırım, refah olmaz, tencere dolmaz. Son 7 çeyrektir, yani neredeyse iki yıldır ülkemizde yatırımlar sürekli geriliyor. Yabancı sermaye ardına bakmadan kaçıyor. En son, o kadar teşvik, o kadar taviz ve garanti verilmesine rağmen, alman otomobil devi Türkiye’de yatırım yapmaktan vazgeçti. 1 milyar doların üzerindeki bir doğrudan yatırımı kaçırdık. Ülkede hukuk ve adalet olmadan, doğru düzgün istatistik olmadan, yatırımcı önünü göremiyor.”

“Böyle bir düşüş görülmedi”

Salgının en etkili olduğu “nisan-mayıs-haziran” aylarında, elektrik tüketiminin, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 11,5 düştüğüne işaret eden Faik Öztrak, “Mevcut seride böyle bir düşüş daha önce hiç görmemişiz. Küresel finansal krizin en derin hissedildiği 2009’un ilk üç ayında bile, elektrik tüketimi sadece yüzde 6,3 daralmıştı. Aynı dönemde ekonomik daralma ise yüzde 14,4 oldu. Şimdi elektrik tüketimindeki daralma 2009’daki daralmanın neredeyse iki katı. TÜİK’in başına atanan yeni saray damadı sihirli bazı dokunuşlar yapmazsa ekonomik daralma da o dönemin 2 katı olacak gibi görünüyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Öztrak, fedakar sağlık çalışanlarına ayrım yapmadan bayram öncesi birer maaş ikramiye verilmesini, emeklilerin ikramiyelerinin en az 1500 lira yapılmasını istedi.

“Velilerden taahhüt isteniyor”

Salgında G-20 ülkeleri içinde vatandaşına en az karşılıksız maddi destek veren yönetimin Türkiye’de olduğunu öne süren Öztrak, vatandaşların salgın sürecinde yaşadığı sıkıntılara değindi.

Sosyal devletin öneminin bu salgında çok daha iyi anlaşıldığının altını çizen Öztrak, “Siz getirmezseniz, CHP iktidarında ilk iş ‘aile destekleri sigortası’ uygulamasını başlatacağız. Bu ülkede hiçbir babanın evladına okul pantolonu alamadığı için canına kıymasına izin vermeyeceğiz. Hiçbir çocuğumuzun, yatağa aç girmesine müsaade etmeyeceğiz.” dedi.

Öztrak, salgın sürecinde eğitimin normalleşmesine ilişkin alınan tedbirlere de değinerek şu açıklamada bulundu:

“Salgın sürecinde eğitimin normalleşmesinde kaos devam ediyor. Okulların başlama tarihi ikide bir değişiyor. Velilerden taahhüt isteniyor. Bilim Kurulu ve Sağlık Bakanlığı, ’40 metrekarelik sınıfta 10 öğrenci ve 1 öğretmen olacak’ diyor. Resmi okullarda 15 milyon 88 bin 592 öğrenci var, buna karşılık 571 bin 351 derslik var. Bu, derslik başına 26 kişi eder. Nerede 10 kişi? Ne yapacaksınız? Bu sorunu nasıl çözeceksiniz? Bilim Kurulunun ve Sağlık Bakanlığının ‘sosyal mesafe’ şarlarını nasıl yerine getireceksiniz? 1 milyon 200 bin açıköğretim öğrencisi, bütünleme sınavı veya yaz okulu beklentisi içinde. Bu konuda ne yapacaksınız?”

“İmamoğlu yapması gerekeni yaptı”

Öztrak, açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı. “Kurultay hazırlıklarında son durum ne?” sorusu üzerine Öztrak, delegeleri sağlık ve demokrasi arasında bırakmadan, her iki kriteri de yerine getirerek son derece başarılı bir kurultay yapacaklarını bildirdi.

“CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu bir röportajında ‘Genel başkan, cumhurbaşkanı adayı olmamalı’ dedi. Cumhurbaşkanı adayının kriterleri ne olmalı?” sorusuna karşılık Öztrak, Türkiye’nin 1940’lı yıllarda cumhurbaşkanının aynı zamanda parti genel başkanı olması olgusundan vazgeçtiğini hatırlattı. Öztrak, CHP’nin cumhurbaşkanı ile parti genel başkanlığının aynı kişide olmamasını savunduğunu dile getirdi.

“CHP İstanbul Milletvekili İlhan Kesici’nin, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin satın aldığı Fatih’in portresine ilişkin eleştirileri oldu. Bu konuda ne diyeceksiniz?” sorusuna Öztrak, “Bu resim uluslararası tanınırlığı olan bir müzayede salonunda alındı. Bu resmi daha önce alan ve sonra satan belli. Bu resmin o dönem alındığı fiyat da belli. Dünyadaki kriz nedeniyle bu resim o dönem alınan fiyatın oldukça altında bir fiyatla İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından alındı.” yanıtını verdi.

Öztrak, bu resmin yerinin İstanbul olduğunu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da yapması gerekeni yaparak resmi İstanbul’a getirdiğini belirterek İmamoğlu’nu kutladı.

“Bu ne biçim yorumdur”

“Çoklu baro düzenlemesine karşı CHP’nin yol haritası ne olacak?” sorusuna Öztrak, “Genel Kurulda meramımızı anlatmaya çalışacağız. Çoklu baro sisteminin nasıl bir beka meselesi olduğunu AK Parti ve MHP milletvekillerine anlatabilmek için Meclis İç Tüzüğü’nden kaynaklanan haklarımızı sonuna kadar kullanacağız.” yanıtını verdi.

“Yunanistan Başpsikoposu, Ayasofya’nın ibadete açılıp açılmayacağı tartışmalarıyla ilgili ‘Türklerin buna cüret edeceğini sanmıyorum’ dedi. Buna ilişkin yorumunuz ne olacak?” sorusu üzerine Öztrak, “Bu ülkenin neye cüret edip neye cüret etmeyeceğini tayin ve tespit etmek hakkı Yunanistan Başpiskoposunda yok. Bu ne biçim bir yorumdur anlamak mümkün değil” dedi.

CHP Sözcüsü Öztrak, Ayasofya’nın ibadete açılması tartışmalarına ilişkin, “Ayasofya’yı açmak, müze yapmak Cumhurbaşkanlığı koltuğunda oturan AK Parti Genel Başkanının bir imzasına bakar. İbadete mi açacaksınız? Atın o imzayı bitsin, başka kimse karışamaz.” ifadelerini kullandı.

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here